الأرشيف

أرشيف الأحاديث

أرشيف أحاديث مرقّم مبني على قاعدة بيانات الأحاديث الحالية.

Kıraat İhtilafının Cevazı Hakkında

Hisam Ibnu Hakim Ibni Hizam'i, Furkan suresini farkli sekillerde okurken dinledim. Resulullah (sav) bana bu sekillerden hiçbiriyle okumamisti. Namazin içinde adamin üzerine atilacak oldum. Kendimi zorla zabtedip namazi bitirmesini bekledim. Selami verir vermez...

• Hisam Ibnu Hakim Ibni Hizam'i, Furkan suresini farkli sekillerde okurken dinledim. Resulullah (sav) bana bu sekillerden hiçbiriyle okumamisti. Namazin içinde adamin üzerine atilacak oldum. Kendimi zorla zabtedip namazi bitirmesini bekledim. Selami verir vermez ridasindan tutup kendime dogru çektim ve: "Sana bu süreyi (böyle okumayi) kim ögretti?" diye sordum. Hisam: "Onu bana Resulullah (sav) ögretti!" demez mi! (Tepem atti): "Yalan söylüyorsun, onu Resulullah (sav) bana da ögretti, ama senin okuduguna hiç benzemiyor!" dedim. Adami derdest edip dogru Resulullah (sav)'a götürdüm. "Ey Allah'in Resulü," dedim, "bu adami Furkan süresini, bana hiç okumadigin çok farkli sekillerde okuyor gördüm!" Resulullah, sükunetle: "Hele yakasini sal!" diye emretti ve ona dönerek: "Ey Hisam oku bakalim!" dedi. Hisam, kendisinden isittigim sekilde, süreyi yeniden okudu. Resulullah (sav) bana yönelerek: "Evet, süre bu sekilde indirildi" buyurdu. Sonra bana: "Ey Ömer," dedi. "Sen de oku". Ayni sureyi ben de, bana ögretmis oldugu sekilde okudum. Bunun üzerine Resulullah (sav) su açiklamayi yapti: "Evet sure bu sekilde (de) nazil oldu. Biliniz ki, bu Kur'an yedi harf (sekil) üzere indirilmistir. Bunlardan hangisi kolayiniza gelirse onunla okuyun." Ravi: Ömer Ibnu'l-Hattab Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Kur'an 5, 27, Husumat 4, Tevhid 53; Müslim, Müsafirin 270, (818); Ebu Davud, Salat •
Kıraatler Hakkında Çeşitli Hadisler

Hz. Peygamber (sav), Hz.Ebu Bekir, Hz. Ömer - ve öyle zannediyorum Osman da demisti (ra) - Fatiha süresinin dördüncü ayetinde geçen, ... kelimesini ... diye degil, elifli olarak ... diye okuyorlardi." Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Kira'at 1, (2929); Ebu Davud,...

• Hz. Peygamber (sav), Hz.Ebu Bekir, Hz. Ömer - ve öyle zannediyorum Osman da demisti (ra) - Fatiha süresinin dördüncü ayetinde geçen, ... kelimesini ... diye degil, elifli olarak ... diye okuyorlardi." Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Kira'at 1, (2929); Ebu Davud, Huruf 1, (4000) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Zülcelal Hazretleri Beni Israil'e söyle emretti: "Su kasabaya kapisindan secde ederek girin ve hitta deyin de günahiniz affedilsin" yani ... seklinde" (Bakara 58). Ravi: Ebu Said Kaynak: Ebu Davud, Huruf 1, (4006) • Resulullah (sav): "Siz de Ibrahim'in makamindan bir namazgah edinin" (Bakara, 125) mealindeki ayette geçen ... kelimesini "hi" harfi kesreli olacak sekilde ... diye okudu." Ravi: Cabir Kaynak: Ebu Davud, Huruf 1, (3969); Müslim, Hac 147, (1218) • Resulullah (sav) Nisa süresinin 95. ayetinde geçen ... ibaresindeki ... kelimesini ... seklinde yani re'yi üstün olarak okumustur." Ravi: Zeyd Ibnu Sabit Kaynak: Ebu Davud, Hurufi, 3975 • Resulullah (sav) "O vakit havariler: "Ey Meryemoglu Isa, Rabbin bizim üstümüze gökten bir sofra indirebilir mi?" (Maide 112) mealindeki ayeti ... diye okuyordu." Ravi: Muaz Ibnu Cebel Kaynak: Tirmizi, Kira'at, 1, (2931) • Resulullah (sav) kisas ayetinde geçen ... ibaresini ... diye birinci kelimeyi ötüreli okurdu." Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Kira'at 1, (2930); Ebu Davud, Huruf 1, (3976, 3977) • Resulullah (sav), Yunus süresinde geçen, "De ki: "Bunlar, Allah'in bol nimeti ve rahmetiyledir, Buna sevinsinler..," (58. ayet) mealindeki ... ayetinin ... kelimesini ... seklinde "te" ile okurdu." Ravi: Übey Ibnu Ka'b Kaynak: Ebu Davud, Huruf 1, (3981) • Anlattiklarina göre, Resulullah (sav) Hud süresinde geçen ... ayetini söyle okumustur: ... Ravi: Esma Bintu Yezid ve Ümmü Seleme Kaynak: Tirmizi, Kira'at 1, (2932); Ebu Davud, Huruf 1, (3982, 3983) • Anlatildigina göre, Yusuf süresinde geçen "gelsene" manasindaki ... ibaresini ... diye okumus. Keza Saffat süresinde geçen ... ayetini de ... diye nasb halinde okumustur. Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Buhari, Tefsir, Yusuf 4; Ebu Davud, Huruf 1, (4005) • Hz. Peygamberber (sav) Kehf süresinin 76. ayetini ... seklinde, (yani ... kelimesindeki "nun"u) seddeli olarak okudu." Ravi: Übey Ibnu Ka'b Kaynak: Tirmizi, Kira'at 1, (2934); Ebu Davud, Huruf 1, (3985, 3986) • Resulullah (sav), Kehf süresinin 86. ayetinde geçen ... ibaresindeki ... kelimesini ... seklinde, hafif olarak okumustur." Ravi: Übey Ibnu Ka'b Kaynak: Tirmizi, Kira'at 1, (2935); Ebu Davud, Huruf 1, (2976) • Resulullah (sav) Hacc süresinin ikinci ayetini söyle okudu: ... Ravi: Imran Ibnu'l-Husayn Kaynak: Tirmizi, Kira'at 1, (2942) • Resulullah (sav)'in Nur süresinin 1. ayetini, kendilerine ... seklinde -yani ... kelimesinde sedde olmaksizin- okudugunu söylemistir. Ravi: Aise Kaynak: Ebu Davud, Huruf 1, (4008) • Nur süresinin 15. ayetini söyle okudugu ... ve ... kelimesinin kizb (yalan) manasini tasiyan ... masdarindan geldigini söyledigi rivayet edilmistir. Ravi: Aise Kaynak: Buhari, Tefsir, Nur 8, Megazi 33 • Ibnu Ömer (ra)'den yapilan rivayete göre Rum süresimn 54. ayetinde geçen ... kelimesini Hz. Peygamber (sav)'e ... diye okumus, ancak Resulullah, kendisine, "... olacak" demistir. Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Ebu Davud, Huruf 1, (3938, 3979); Tirmizi, Kira'at 1, (2937) • (Zuhruf süresinin 77. ayetini) Resulullah (sav) minberde hutbe verirken ... seklinde okurken isittim. Ebu Davud der ki: "Yani (malik kelimesinde kisaltma) terhim olmaksizin." Süfyan dedi ki: "Abdullah'in kiraatinda (malik kelimesi söyle) kisaltmali olarak gelmistir: ... Ravi: Ya'la Ibnu Ümeyye Kaynak: Buhari, Tefsir, Zuhrufi, Bed'u'l-Halk 6, 10; Müslim, Cum'a 49, (871); Ebu Davud, Huruf 1, (3992); Ti • Resulullah (sav) (Zariyat suresinin 58. ayetini bana söyle okuttu: ... "Süphesiz ben, güç ve kuvvet sahibi, rizik vericiyim." Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Tirmizi, Kira'at 1, (2941); Ebu Davud, Huruf 1, (3993) • Resulullah (sav) Vakia süresinin 89. ayetini söyle okurdu: ... Ravi: Aise Kaynak: Tirmizi, Kira'at, 1, (2939); Ebu Davud, Huruf 1, (3991) • Ben Kamer suresinin 15. ayetinde geçen ... kelimesini Hz. Peygamber (sav)'e ... diye okumustum, düzelti, ... diye okumami söyledi." Ravi: Ibni Mes'ud Kaynak: Buhari, Tefsir, Ikterebeti's-Sa'a 3; Müslim, Müsafirin 280, (823); Tirmizi, Kira'at 1, (2938); Ebu D • Cum'a süresinin 9. ayetini Hz. Ömer'in su sekilde okudugunu söylemistir: ... Ravi: Ibnu Sihab Kaynak: Muvatta, Cum'a 5, (1, 106) • Anlattigina göre, Resulullah (sav) kendisine: "Allah, sana Kur'an okumani emretti" demis ve Lem yekunillezine keferü'yu ve bu süreden olmak üzere sunu okumustur: "Allah indindeki din muvahhid islam dinidir, ne Hiristiyanlik, ne Yahudilik ne de Mecusilik degildir. Kim bir hayir yaparsa asla zayi olmayacak." Übey Ibnu Ka'b: "Bana sunu da okudu" dedi: "Ademoglunun bir vadi dolu mali olsa ikincisini de arar. Ikincisini de elde etse üçüncüsünü arar. Ademoglunun iç boslugunu ancak toprak doldurur. Allah tevbe edenleri affeder." Ravi: Übey Ibnu Ka'b Kaynak: Tirmizi, Menakib (3894) •
Kur'an'ın Tertibi Ve Cem'i

Hz. Ebu Bekir (ra), (irtidad edenlere karsi yapilan) Yemame Savasi sirasinda beni çagirtti. Gittim. Yaninda Hz. Ömer (ra) oturuyordu. Ebu Bekir bana: "Bak! Ömer bana gelip: "Kurra'nin da katilmis bulundugu Yemame savaslari siddetlendi. Ben her yerde kurralari...

• Hz. Ebu Bekir (ra), (irtidad edenlere karsi yapilan) Yemame Savasi sirasinda beni çagirtti. Gittim. Yaninda Hz. Ömer (ra) oturuyordu. Ebu Bekir bana: "Bak! Ömer bana gelip: "Kurra'nin da katilmis bulundugu Yemame savaslari siddetlendi. Ben her yerde kurralari tüketeceginden, onlarla birlikte Kur'an'nin da çokça zayi olacagindan korkuyorum. Bu sebeple Kur'an'in cemedilmesini emretmeni uygun görüyorum!" dedi. Ben kendisine: "Resulullah'in yapmadigi bir seyi nasil yaparim?" diye cevap verdim. Ancak Ömer (ra): "Bunda hayir var!" diye israr etti. Ben her ne kadar bu meseleye yanasmak istemedi isem de Ömer, taleb ve müracaatlarinin pesini birakmadi. Sonunda Allah, Ömer'de aklini yatirdigi seye benim de aklimi yatirdi. Ben de meselenin geregine aynen Ömer gibi inanmaya basladim." Zeyd devamla der ki: "Ebu Bekir (ra) bana yönelerek sunu söyledi: "Sen genç, akilli bir kimsesin, hiç bir hususta sana karsi bir itimadsizligimiz yok. Üstelik sen Resulullah (sav)'in vahiy katipligi yaptin, nazil olan vahiyleri yazdin. Simdi Kur'an'in pesine düs ve onu cemet!" Zeyd (ra) der ki: "Allah'a yemin olsun, Ebu Bekir bana daglardan birini tasima vazifesi verse bu teklif ettigi isten daha agir gelmezdi. Kendisine itiraz ettim: "Siz, Resulullah (sav)'in yapmadigi bir seyi nasil yaparsiniz?" dedim. Ebu Bekir (ra) beni ikna için: "Vallahi bu, hayirli bir istir!" dedi, taleb ve müracaatlarinin pesini birakmadi, öyle ki, sonunda Allah, Hz. Ebu Bekr'in aklini yatirdigi gibi bu ise benim aklimi da yatirdi. Artik Kur'an'in pesine düstüm. Onu kumas parçalari, hurma yapraklari, düz tas parçalari ve ezberlemis olanlarin hafizalarindan toplamaya basladim. Tevbe süresinin son kismini Huzeyme -veya Ebu Huzeyme el-Ensari'nin yaninda buldum. Bu kismi ondan baskasinin yaninda bulamamistim. (Cem ettigim) sahifeler Hz. Ebu Bekir (ra)'in yaninda idi. Vefat edinceye kadar da orada kaldi. Sonra Hz. Ömer (ra)'e intikal etti. Allah ruhunu kabzedinceye kadar onun yaninda kaldi. Sonra Resulullah'in zevce-i pakleri Hafsa Bintu Ömer Ibni'l-Hattab (ra)'a intikal etti ve onun yaninda kaldi." Ravi: Zeyd Ibnu Sabit Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Kur'an 3, 4, Tefsir, Tevbe 20, Ahkam 37; Tirmizi, Tefsir, Tevbe, (3102) • Zühri, Hz. Enes (ra)'den rivayet ediyor: "Huzeyfe (ra) Hz. Osman (ra)'in yanina geldi ve: "Ey Emirül-Mü'minin! Yahudiler ve Hiristiyanlar gibi, kitaplari hakkinda ihtilafa düsmeden, bu ümmetin imdadina yetis!" dedi, Hz. Osman (ra) derhal Hz. Hafsa (ra)'ya birisini yollayarak: "Sendeki Suhufu bize gönder, istinsah edip sana tekrar iade edecegiz" diye haber saldi. Hz. Hafsa (ra) da gönderdi. Hz. Osman (ra) Kur'an'in istinsahi için Zeyd Ibnu Sabit, Abdullah Ibnu'z-Zübeyr, Said Ibnu'l-As ve Abdullah Ibnu'l-Haris Ibni Hisam (ra)'a emretti: Onlar da bunu istinsah ettiler. Hz. Osman Kureysli gruba: "Kur'an-i Kerim'le ilgili olarak herhangi bir hususta siz ve Zeyd Ibnu Sabit ihtilaf edecek olursaniz, onu Kureys lisanina uygun olarak yazin. Çünkü Kur'an onlarin lisani üzere indi" dedi. Çalisma esnasinda heybet bu minval üzere hareket ettiler. Suhufu mushaflar halinde ortaya koyma isi bitince, Hz. Osman (ra) her diyara bir mushaf gönderdi. Ayrica bunun haricinde kalan bir sahife veya mushafin yakilmasmi emretti. Zeyd (ra) der ki: "Resulullah (sav)'dan isitmis oldugum, Ahzab süresine ait bir ayet(e ait yazili parça bana gelmemisti), eksikti. Onu arastirdim. Sonunda Huzeyme Ibnu Sabit el-Ensari (ra)'de çikti. Resulullah (sav) onun sahitligini iki kisinin sahitligine denk tutmustu. Bu ayet su idi: (Mealen): "Mü'minlerden Allah'a verdigi ahdi yerine getiren kimseler vardir. Kimi, bu ugurda canini vermis, kimi de beklemektedir. Ahdlerini hiç degistirmemislerdir" (Ahzab 23). Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Kur'an 2, 3, Menakib 3; Tirmizi, Tefsir, Tevbe, (3103) • O gün ... kelimesinde ihtilaf ettiler. Zeyd Ibnu Sabit ... dedi. Ibnu'z-Zübeyr ve Said Ibnu'l-As ... dediler. Anlasamayip, ihtilafi Hz. Osman'a arzettiler. Hz. Osman: "... yazin, çünkü o Kureys lisaniyla (inmis)tir" dedi." Ravi: Ibnu Sihab Kaynak: • Resulullah (sav) zamaninda Kur'an-i Kerim'i dört kisi cem'etmistir ve hepsi de Ensari'dir: Übey Ibnu Ka'b, Muaz Ibnu Cebel, Zeyd Ibnu Sabit, Ebu Zeyd (ra). Enes'e: "Ebu Zeyd de kim?" diye sorunca: "Amcalarimdan biri" dedi." Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Kuran 8, Menakibu'l-Ensar 17; Müslim, Fedailu's-Sahabe 119, (2465); Tirmizi, Menak • Buhari'nin bir diger rivayetinde Ibnu Abbas (ra): "Resulullah (sav) zamaninda Muhkem'i cem'ettim" demistir. Yanindakiler kendisinden: "Muhkemle neyi kastediyorsun?" diye sorunca: "Muhkem, mufassal (sureler)dir" diye cevap vermistir. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Kur'an 25 •
Tevbe

Abdullah Ibnu Mes'ud (ra) bize iki hadis rivayet etti. Bunlardan biri Hz. Peygamber (sav)'den di, digeri de kendisinden. Dedi ki: "Mü'min günahini söyle görür: "O, sanki üzerine her an düsme tehlikesi olan bir dagin dibinde oturmaktadir. Dag düser mi diye...

• Abdullah Ibnu Mes'ud (ra) bize iki hadis rivayet etti. Bunlardan biri Hz. Peygamber (sav)'den di, digeri de kendisinden. Dedi ki: "Mü'min günahini söyle görür: "O, sanki üzerine her an düsme tehlikesi olan bir dagin dibinde oturmaktadir. Dag düser mi diye korkar durur. Facir ise, günahi burnunun üzerinden geçen bir sinek gibi görür" Ibnu Mes'ud bunu söyledikten sonra eliyle, söyle diyerek, burnundan sinek kovalar gibi yapmistir. Sonra dedi ki: "Ben Resulullah (sav)'in söyle söyledigini duydum: "Allah, mü'min kulunun tevbesinden, tipki su kimse gibi sevinir: "Bir adam hiç bitki bulunmayan, issiz, tehlikeli bir çölde, beraberinde yiyecegini ve içecegini üzerine yüklemis oldugu binegi ile birlikte seyahat etmektedir. Bir ara (yorgunluktan) basini yere koyup uyur. Uyandigi zaman görür ki, hayvani basini alip gitmistir. Her tarafta arar ve fakat bulamaz. Sonunda aç, susuz, yorgun ve bitap düsüp: "Hayvanimin kayboldugu yere dönüp orada ölünceye kadar uyuyayim" der. Gelip ölüm uykusuna yatmak üzere kolunun üzerine basini koyup uzanir. Derken bir ara uyanir. Bir de ne görsün! Basi ucunda hayvani durmaktadir, üzerinde de yiyecek ve içecekleri. Iste Allah'in, mü'min kulunun tevbesinden duydugu sevinç, kaybolan binegine azigiyla birlikte kavusan bu adamin sevincinden fazladir." Müslim'in bir rivayetinde su ziyade var: "(Sonra adam sevincinin siddetinden sasirarak söyle dedi: "Ey Allah'im, sen benim kulumsun, ben de senin Rabbinim" Ravi: Haris Ibnu Süveyd Kaynak: Buhari, Da'avat 4; Müslim, 3, (2744); Tirmizi, Kiyamet 50, (2499, 2500) • Saffan Ibnu Assal el-Muradi (ra) bize, Resulullah (sav)'in söyle söyledigini rivayet etti: "Magrib cihetinde bir kapi vardir. Bu kapinin genisligi veya bunun genisligi binekli bir kimsenin yürüyüsüyle kirk veya yetmis senedir. Allah o kapiyi arz ve semalari yarattigi gün yaratti, iste bu kapi, günes batidan doguncaya kadar tevbe için açiktir." Ravi: Zirrü'bnü Hubeys Kaynak: Tirmizi, Da'avat 102, (3529) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim günes batidan dogmazdan evvel tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Müslim, Zikr 43, (2703) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Son nefesini vermedikçe Allah, kulun tevbesini kabul eder." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Tirmizi, Da'avat 103, (3531); Ibnu Mace, Zühd 30, (4253) • Hz. Peygamber (s)a buyurdular ki: "Aziz ve Celil olan Allah, gündüz günah isleyenlerin tevbesini kabul etmek için geceleyin elini açar. Gece günah isleyenlerin tevbesini kabul etmek için de gündüz elini açar, bu hal, günes batidan doguncaya kadar devam edecektir" Burada "el", Allah'in ihsan ve fazlindan kinayedir. Ravi: Ebu Musa Kaynak: Müslim, Tevbe 32, (2760) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden önce yasayanlar arasinda doksan dokuz kisiyi öldüren bir adam vardi. Bir ara yeryüzünün en bilgin kisisini sordu. Kendisine bir rahib tarif edildi. Ona kadar gidip, doksan dokuz kisi öldürdügünü, kendisi için bir tevbe imkaninin olup olmadigini sordu. Rahib: "Hayir yoktur!" dedi. Herif onu da öldürüp cinayetini yüze tamamladi. Adamcagiz, yeryüzünün en bilginini sormaya devam etti. Kendisine alim bir kisi tarif edildi. Ona gelip, yüz kisi öldürdügünü , kendisi için bir tevbe imkani olup olmadigim sordu. Alim: "Evet, vardir, seninle tevben arasina kim perde olabilir?" dedi. Ve ilave etti: "Ancak, falan memlekete gitmelisin. Zira orada Allah'a ibadet eden kimseler var. Sen de onlarla Allah'a ibadet edeceksin ve bir daha kendi memleketine dönmeyeceksin. Zira orasi kötü bir yer." Adam yola çikti. Giderken yari yola varir varmaz ölüm melegi gelip ruhunu kabzetti. Rahmet ve azab melekleri onun hakkinda ihtilafa düstüler. Rahmet melekleri: "Bu adam tövbekar olarak geldi. Kalben Allah'a yönelmisti" dediler. Azab melekleri de: "Bu adam hiçbir hayir islemedi" dediler. Onlar böyle çekisirken insan suretinde bir baska melek, yanlarina geldi. Melekler onu aralarinda hakem yaptilar. Hakem onlara: "Onun çiktigi yerle, gitmekte oldugu yer arasini ölçün, hangi tarafa daha yakinsa ona teslim edin" dedi. Ölçtüler, gördüler ki, gitmeyi arzu ettigi (iyiler diyarina) bir karis daha yakin. Onu hemen rahmet melekleri aldilar." Bir rivayette su ziyade var: "Bir miktar yol gidince, ölüm gelip çatti. Adamcagiz yönünü salih köye dogru çevirdi. Böylece o köy ehlinden sayildi." Ravi: Ebu Said Kaynak: Buhari, Enbiya 50; Müslim, Tevbe 46, (2766); Ibnu Mace, Diyat 2, (2621) • Bir diger rivayette (ayni hikaye - 954.nolu hadis - ile ilgili olarak) söyle denmistir: "Allah Teala beriki köye adamdan uzaklasmayi, öbür köye de yaklasmayi vahyetti, sonra da: "Adamin geldigi ve gitmekte oldugu köylere uzakliklarini ölçüp kiyaslayin" dedi." Ravi: Ebu Said Kaynak: Buhari, Enbiya 50 • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Insanoglunun herbiri hatakardir. Ancak hatakarlarin en hayirlisi tövbekar olanlaridir." Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 50, (2501); Ibnu Mace, Zühd 30, (4251) •
Rüya Ve Rüya Adabına Dair

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zaman yaklasinca, mü'minin rüyasi, neredeyse yalan söylemeyecek. Esasen mü'minin rüyasi, peygamberligin kirk alti cüzünden bir cüzdür." Buhari'nin rivayetinde su ziyade var: "Peygamberlikten cüz olan sey yalan olamaz." Ravi:...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zaman yaklasinca, mü'minin rüyasi, neredeyse yalan söylemeyecek. Esasen mü'minin rüyasi, peygamberligin kirk alti cüzünden bir cüzdür." Buhari'nin rivayetinde su ziyade var: "Peygamberlikten cüz olan sey yalan olamaz." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Ta'bir 26; Müslim, Rüya 8, (2263); Tirmizi, Rüya 1, (2271); Ebu Davud, Edeb 96, (5019) • Resulullah (sav)'in söyle söyledigini isitmistir: "Rüya Allah'tan dir. Hulm (sikintili rüya) seytandandir. Öyle ise, sizden biri, hosuna gitmeyen kötü bir rüya (hulm) görecek olursa sol tarafina tükürsün ve ondan Allah'a istiaze etsin (siginsin). (Böyle yaparsa seytan) kendisine asla zarar edemiyecektir." Ravi: Ebu Katade Kaynak: Buhari, Tibb 39, Bed'ü'l-Halk 11, Ta'bir3, 4, 10, 14, 46; Müslim, Rüya 5, (2262); Muvatta, 1, (2, 95 • Resulullah (sav) söyle buyurur: "Beni rüyada gören, gerçekten beni görmüstür, çünkü seytan benim suretime giremez." Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Tabir 2, 10; Müslim, Rüya 10, (2266); Muvatta, Rüya 1, (2, 956) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü'minin rüyasi, nübüvvetin kirk cüzünden bir cüzdür. Bu rüya, anlatilmadigi müddetçe bir kusun ayaginda (takili vaziyette) durur. Anlatilacak olursa hemen düser." Ravi: Ebu Rezin el-Ukeyli Lakit Ibnu Amir Ibni Sabire Kaynak: Tirmizi, Rü'ya 6, (2279, 2280); Ebu Davud, Edeb 96, (5020) • Mü'minin rüyasi, nübüvvetin kirk alti cüzünden bir cüzdür. Ravi: Ebu Said Kaynak: Buhari, Ta'bir 4; Muvatta, 1, (2,956) • Tirmizi'de Ebu Said'den su rivayet kaydedilmistir: "En sadik rüya seher vakitlerinde görülen rüyadir." Ravi: Ebu Said Kaynak: Tirmizi, Rü'ya 3, (2275) • Resulullah (sav) söyle demisti: "Benden sonra, peygamberlikten sadece mübessirat (müjdeciler) kalacaktir!" Yanindakiler sordu: "Mübessirat da nedir?" "Salih rüyadir!" diye cevap verdi." Muvatta'nin rivayetinde su ziyade var: "Salih rüyayi salih kisi görür veya ona gösterilir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Tabir 5; Muvatta, Rüya 3, (2, 957); Ebu Davud, Edeb 96, (5017) •
Tabir Edilmiş Rüyalar

Resulullah (sav) sik sik: "Sizden bir rüya gören yok mu?" diye sorardi. Görenler de, O'na Allah'in diledigi kadar anlatirlardi. Bir sabah bize yine sordu: "Sizden bir rüya gören yok mu?" Kendisine: "Bizden kimse bir sey görmedi!" dediler. Bunun üzerine: "Ama...

• Resulullah (sav) sik sik: "Sizden bir rüya gören yok mu?" diye sorardi. Görenler de, O'na Allah'in diledigi kadar anlatirlardi. Bir sabah bize yine sordu: "Sizden bir rüya gören yok mu?" Kendisine: "Bizden kimse bir sey görmedi!" dediler. Bunun üzerine: "Ama ben gördüm" dedi ve anlatti: "Bu gece bana iki kisi geldi. Beni alip haydi yürü! dediler. Yürüdüm. Yatan bir adamin yanma geldik. Yaninda biri, elinde bir kaya oldugu halde basucunda duruyordu. Bazan bu kayayi basina indirip onunla basini yariyordu, tas da saga sola yuvarlanip gidiyordu. Adam tasi takip ediyor ve tekrar aliyordu. Ama, basi eskisi gibi iyilesinceye kadar vurmuyordu, iyilestikten sonra tekrar indiriyor, önceki yaptiklarini aynen yeniliyordu. Beni getirenlere: "Sübhanallah! nedir bu? dedim. Dinlemeyip: "Yürü! Yürü!" dediler. Yürüdük, sirtüstü uzanmis birinin yanina geldik. Bunun da yaninda, elinde demir kancalar bulunan biri duruyordu. Adamin bir yüzüne gelip, çengeli takip yüzünün yarisini ensesine kadar soyuyordu. Burnu, gözü enseye kadar soyuluyordu. Sonra öbür tarafina geçip, ayni sekilde diger yüzünün derisini de ensesine kadar soyuyordu. Bu da, yüz derileri iyilesip eskisi gibi sihhate kavusuncaya kadar bekliyor, sonra tekrar önce yaptiklarini yapmaya basliyordu. Ben burada da: "Sübhanallah, nedir bu?" dedim. Cevap vermeyip: "Yürü! Yürü!" dediler. Beraberce yürüdük. Firin gibi bir yere geldik, içinden birtakim gürültüler, sesler geliyordu. Gördük ki, içinde bir kisim çiplak kadinlar ve erkekler var. Asagi taraflarindan bir alev yükselip onlari yaliyordu. Bu alev onlara ulasinca çiglik kopariyorlardi. Ben yine dayanamayip: "Bunlar kimdir?" diye sordum. Bana cevap vermeyip: "Yürü! Yürü!" dediler. Beraberce yürüdük. Kan gibi kirmizi bir nehir kenarina geldik. Nehirde yüzen bir adam vardi. Nehir kenarinda da yaninda bir çok tas bulunan bir adam duruyordu. Adam bir müddet yüzüp kiyiya dogru yanasinca yaninda taslar bulunan kiyidaki adam geliyor, öbürü agzini açiyor bu da ona bir tas atip kovaliyordu. Adam bir müddet yüzdükten sonra geri dönüp adama dogru yine yaklasiyordu. Her dönüsünde agzini açiyor, kiyidaki de ona bir tas atiyordu. Ben yine dayanamayip: "Bu nedir?" diye sordum. Cevap vermeyip yine: "Yürü! Yürü!" dediler. Beraberce yürüdük. Çok çirkin görünüslü bir adamin yanina geldik. Böylesi çirkin kimseyi gormemissindir. Bunun yaninda bir ates vardi. Adam atesi tutusturup etrafinda dönüyordu. Ben yine: "Bu nedir?" diye sordum. Cevap vermeyip: "Yürü! Yürü!" dediler. Beraberce yürüdük, iri iri agaçlari olan bir bahçeye geldik. Içerisinde her çesit bahar çiçekleri vardi. Bu bahçenin içinde çok uzun boylu bir adam vardi. Semaya yükselen basini neredeyse göremiyordum. Etrafinda çok sayida çocuklar vardi. Ben yine: "Bunlar kimdir?" dedim. Cevap vermeyip: "Yürü! Yürü!" dediler. Beraberce yürüdük. Ulu bir agacin yanina geldik. Ne bundan daha büyük, ne de daha güzel bir agaç hiç görmedim. Arkadaslarim: "Agaca çik!" dediler. Beraberce çikmaya basladik. Altun ve gümüs tuglalarla yapilmis bir sehre dogru yükselmeye basladik. Derken sehrin kapisina geldik, Kapiyi çalip açmalarini istedik. Açtilar ve beraberce girdik. Bizi bir kisim insanlar karsiladi. Bunlar yaratilisça bir yarisi çok güzel, diger yarisi da çok çirkin kimselerdir. Sanki böylesine güzellik, böylesine çirkinlik görmemissindir. Arkadaslarim onlara: "Gidin su nehire banin!" dediler. Megerse orada açikta bir nehir varmis. Suyu sanki safi süttü, bembeyaz.,. Gidip içine banip çiktilar. Çirkinlikleri tamamen gitmis olarak geri geldiler. Iki taraflari da en güzel sekli almisti. Beni dolastiran arkadaslarim açikladilar: "Bu gördügün Adn cennetidir. Su da metin makamindir. Gözümü çevirip baktim. Bu bir saraydi, tipki beyaz bir bulut gibi. "Beni gezdirin, içine bir gireyim!" dedim. "Simdilik hayir! Amma mutlaka gireceksin," dediler. Ben: "Geceden beri acaip seyler gördüm, neydi bunlar?" diye sordum. "Sana anlatacagiz," dediler ve anlattilar: "Tasla basi yarilan, o ilk gördügün adam, Kur'an'i atip reddeden, farz namazlarda uyuyup kilmayan kimsedir. Ensesine kadar yüzünün derileri, burnu, gözü soyulan adam, evinden çikip yalanlar uydurup, etrafa yalan saçan kimsedir. Firin gibi bir binanin içinde gördügün kadinli erkekli çiplak kimseler, zina yapan erkek ve kadinlardir. Kan nehrinde yüzüp agzina tas atilan adam faiz yiyen adamdir. Atesin yaninda durup onu yakan ve etrafinda dönen pis manzarali adam, cehennemin, atesin bekçisidir. Bahçede gördügün uzun boylu adam Ibrahim (a.s)'di. Onun etrafindaki çocuklar ise, fitrat üzere (buluga ermeden) ölen çocuklardir." Cemaatten biri hemen atilarak: "Ey Allah'in Resulü! Müsrik çocuklari da mi?" diye sordu. Resulullah (sav) "Evet," dedi, "müsrik çocuklari da." ve anlatmaya devam etti: "Yarisi güzel yarisi çirkin yaratilisli olan adamlara gelince, bunlar iyi amellerle kötü amelleri birbirine karistirip her ikisini de yapan kimselerdir. Allah onlari affetmistir." Ravi: Semüre Ibnu Cündeb Kaynak: Buhari, Ta'bir 48, Ezan (Sifatu's-Salfit) 166, Teheccüt 12, Cenaiz 93, Büyu 2, Cihad 4, Bed'ül-Halk • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Biz öne geçen sonunculariz. Ben uyurken bana arzin hazineleri getirildi. Elime altindan iki bilezik kondu. Bunlar benim nazarimda büyüdüler ve beni kederlendirdiler. Bana: "Bunlara üfle" diye vahyedildi. Ben de üfledim, derken uçup gittiler. Ben bunlari, çikacak olan ve aralarinda bulundugum iki yalanci olarak te'vü ettim: Birisi San'a'nin lideri , digeri de Yemame'nin lideridir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Tahrir 40, 70; Müslim, Rüya,22, (2274); Tirmizi, 10, (2293) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Rüyamda kendimi Mekke'den, hurma agaçlari bulunan bir beldeye hicret ediyorum gördüm. Ben bunu, hicretimin Yemame'ye veya Hacer'e olacagi seklinde tahmin etmistim, meger Yesrib sehrine imis. Bu rüyamda kendimi bir kilinci salliyor gördüm, kilincin basi kopmustu. Bu, Uhud Savasinda mü'minlerin maruz kaldiklari musibete delalet ediyormus. Sonra kilincimi tekrar salladim. Bu sefer, eskisinden daha iyi bir hal aldi. Bu da, Cenab-i Hakk'in fetih ve Müslümanlarin biraraya gelmeleri nevinden lütfettigi nimetlerine delalet etti. O ayni rüyamda sigirlar ve Allah'in (verdigi baska) hayrini gördüm. Sigirlar Uhud gününde mü'minlerden bir cemaate çikti, (gördügüm baska) hayir da Allah'in Bedir'den sonra (nasib ettigi fetihlerin) hayri ve bize Rabbimizin lütfettigi (Bedru'l-Mev'id) sidkinin sevabi olarak çikti." Ravi: Ebu Musa Kaynak: Buhari, Ta'bir 39, 44, Menakib 25, Megazi 9, 26, Menakibu'l-Ensar 45; Müslim, Rü'ya 20, (2272) • Hz. Peygamber (sav)'in söyle söyledigini isittim: Ben bu gece, rü'yamda, kendimi Ukbe Ibnu Rafi'in evinde imisim gördüm. Orada bana Ibnu Tab denen cinsten taze hurma getirildi. Ben bu rüyayi söyle te'vil ettim: "Yükselme dünyada bizimdir, ahirette de hayirli akibet bizimdir, dinimiz de tamamlanmistir." Ravi: Enes Kaynak: Müslim, Rü'ya 18, (2270); Ebu Davud, Edeb 96, (5026) • Resulullah (sav) söyle demisti: "Ben (rüyamda), saçlari karma karisik siyah bir kadinin Medine'den çikip Mehyea'ya indigim gördüm. Burasi Cuhfe'dir. Ben bunu, Medine'deki vebanin oraya nakledilmesine yordum." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Ta'bir 41, 42, 43; Tirmizi, Rü'ya 10, (2291) • Resulullah (sav)'in zamaninda kisi, bir rüya görecek olsa onu aleyhissalatu vesselam efendimize anlatirdi. O siralarda ben genç, bekar bir delikanliydim, mescidde yatip kalkiyordum. Bir gün rüyamda, iki melegin beni yakalayip cehennemin kenarina kadar getirdiklerini gördüm. Cehennem kuyu çemberi gibi çemberlenmisti. Keza (kova takilan) kuyu diregi gibi iki de diregi vardi. Cehennemde bazi insanlar vardi ki onlari tanidim. Hemen istiazeye baslayip üç kere: "Atesten Allah'a siginirim" dedim. Derken beni getiren iki melegi üçüncü bir melek karsilayip, bana: "Niye korkuyorsun? (korkma)" dedi. Ben bu rüyayi kizkardesim Hafsa (ra)'ya anlattim. Hafsa da Resulullah (sav)'a, anlatmis. Resulullah (sav): "Abdullah ne iyi insan, keske bir de gece namazi kilsa!" demis. Salim der ki: "Abdullah bundan sonra geceleri pek az uyur oldu!" Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Ta'bir, 35, 36, Salat 58, Teheccüt 2, Fedailu'l-Ashab 19; Müslim, Fedailu's-Saha-be 140, (24 • Abdullah Ibnu Ömer (ra) bir baska rivayette söyle demektedir: "Rüyamda, avucumda seraka denen iyi cins ipekten bir parça gördüm, cennette, her nereyi arzu etsem beni oraya uçuruyordu. Bu rüyami Hafsa (ra)'ya anlattim. O da Resulullah'a anlatmis. Resulullah (sav): "Kardesin salih bir kimse" diye yormus." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Ta'bir 25; Müslim, Fedailu's-Sahabe 139, (2478) • Resulullah (sav) bir gün: "Sizden bir rüya gören var mi?" diye sual buyurdular. Cemaatten bir adam: "Evet ben (söyle bir rüya gördüm): Sanki gökten inmis bir terazi vardi. Siz ve Ebu Bekir tartildiniz. Sen, Ebu Bekir'den agir geldin. Ebu Bekir'le Ömer de tartildilar. Ebu Bekir agir geldi. Sonra Ömer'le Osman tartildilar. Ömer agir basti. Sonra terazi kaldirildi" dedi. (Adam sözünü bitirince) Resulullah (sav)'in mübarek yüzlerinde memnuniyetsizlik gördük." Ravi: Ebu Bekre Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 9, (4634); Tirmizi, Rüya 10, (2288) • Bir adam Resulullah (sav)'a gelerek su rüyayi anlatti: "Bu gece rüyamda buluta benzer bir sey gördüm, ondan yag ve bal yagiyordu, insanlar da ellerini açip bu yagmurdan almaya çalisiyorlardi. Azicik alan da vardi, çokça alabilen de. Derken arzdan semaya kadar uzanan bir ip gördüm. Siz o ipe yapisip çiktiniz. Sizden sonra birisi ona tutunup o da çikti. Sonra bir digeri yükseldi, sonra bir digeri daha ipe tutundu, ama ip koptu. Ancak onun için ipi eklediler, o da yükseldi." Hz. Ebu Bekir (ra) atilarak: "Ey Allah'in Resulü, annem babam sana kurban olsun, müsaade buyursaniz ben yorayim!" dedi. Resulullah da: "Pekala, yor!" dedi. Hz. Ebu Bekir sunlari söyledi: "O bulutumsu gölgelik, Islam bulutudur. Ondan yagan bal ve yag Kur'andir. Kur'an'in (bal gibi) halaveti ve (yag gibi) yumusakligidir. Insanlarin bundan avuç avuç almalari Kur'an'dan kiminin çok, kiminin az miktarda istifadeleridir. Arzdan semaya inen ip ise, senin getirdigin hakikattir. Sen buna yapismissin, Allah o sebeple seni yüceltecektir. Senden sonra bir adam daha ona yapisacak ve onunla yücelecek, ondan sonra biri daha ona yapisip o da yücelecek. Ondan sonra biri daha yapisir, fakat ip kopar, ancak onun için ip ulanir o da yapisip yükselir. Ey Allah'in Rasülü, annem babam sana feda olsun, dogru te'vil edip etmedigimi haber ver!" Resulullah (sav) su cevabi verdi: "Bazi te'vilinde isabet ettin, bazi te'vilinde de hata ettin" "Öyleyse, Allah'a kasem olsun, hatalarimi söyleyeceksin!" "Hayir," dedi, Resulullah (sav) "yemin verme!" Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Ta'bir 11, 47; Müslim, Rü'ya 17, (2269); Tirmizi, Rü'ya 10, (2294); Ebu Davud, Sünnet 9, (46 • Rüyamda hücreme üç ayin düstügünü gördüm. Rüyami babam Ebu Bekir (ra)'e anlattim. Sükut etti, cevap vermedi. Resulullah (sav) vefat edip de odama defnedilince Ebu Bekir: "Iste (rüyanda gördügün) üç aydan biri ve en hayirlisi!" dedi. Ravi: Aise Kaynak: Muvatta, Cenaiz 10, (1, 232) • Hz. Peygamber (sav)'e Varaka Ibnu Nevfel hakkinda soruldu. Hz. Hatice (ra): "O seni tasdik etti ve sen peygamberligini izhar etmeden önce vefat etti" dedi. Resulullah (sav) su cevabi verdi: "O bana rüyada gösterildi. Üzerinde beyaz bir elbise vardi. Sayet cehennemlik olsaydi, beyaz renkli olmayan bir elbise içerisinde olmasi gerekirdi." Ravi: Aise Kaynak: Tirmizi, Rü'ya 10, (2289) • Bir bedevi Hz. Peygamber (sav)'e gelip: "Rüyamda basimin kesildigini, kendimin de onun pesine düstügünü gördüm" dedi. Resulullah (sav) adami azarlayip: "Sakin ha! Seytanin, rüyanda seninle eglenmesini kimseye anlatma!" dedi. Ravi: Cabir Kaynak: Müslim, Rü'ya 12, (2268) • Muhacirler geldigi zaman (kur'a çekildi), bize Osman Ibnu Maz'un'un agirlanmasi çikti. (Onu evimize yerlestirdik.) Hemen hastalandi. Tedavisi ile mesgul olduk. (Sifa bulamadi), vefat etti. Osman (ra)'i rüyamda gördüm, akan bir çesmesi vardi. Düsümü Hz. Peygamber (sav)'e anlattim. Bana: "Bu onun amelidir, onun için akiyor" dedi. Ravi: Ümmü'l-Ala el'Ensariyye Kaynak: Buhari, Tabir 13, 37, Cenaiz 3, Sahadat 30, Menakibu'l-Ensar 46 •
İflas Hakkında

Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Bir kimse, iflas edenin yaninda malini aynen bulmus ise, bu mala o, herkesten daha ziyade hak sahibidir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Istikraz 14; Müslim, Müsakat 22, (1559); Muvatta, Büyu 42, (2, 678); Tirmizi, Büyu...

• Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Bir kimse, iflas edenin yaninda malini aynen bulmus ise, bu mala o, herkesten daha ziyade hak sahibidir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Istikraz 14; Müslim, Müsakat 22, (1559); Muvatta, Büyu 42, (2, 678); Tirmizi, Büyu 36, (1262 • Resulullah (sav) zamaninda, bir adamin satin aldigi meyveyi afat vurdu. Bu yüzden adamin borcu artti ve iflas etti. (Kendisine dava arzedilince) Resulullah (sav) halka: "Kardesinize mal tasadduk (ederek yardim) edin" dedi. Bunun üzerine, halk ona tasaddukta bulundu, ama toplanan, borcunu ödemeye kafi gelmedi. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz, bu sefer alacaklilara: "Bulduklarinizi alin, size bundan baska bir sey yok" buyurdu. Ravi: Ebu Said el-Hudri Kaynak: Müslim, Müsakat 18, (1556); Tirmizi, Zekat 24, (655); Ebu Davud, Büyu, 60, (3469); Nesai, Büyu, 30 ( •
Ölümü Temenni Hakkında

Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Sizden hiç kimse, maruz kaldigi bir zarar sebebiyle ölümü temenni etmesin. Mutlaka bunu yapmak mecburiyetini hissederse, bari söyle söylesin: "Rabbim, hakkimda hayat hayirli ise yasat, ölüm hayirli ise canimi al!" Ravi:...

• Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Sizden hiç kimse, maruz kaldigi bir zarar sebebiyle ölümü temenni etmesin. Mutlaka bunu yapmak mecburiyetini hissederse, bari söyle söylesin: "Rabbim, hakkimda hayat hayirli ise yasat, ölüm hayirli ise canimi al!" Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Merda 19, Da'avat 30; Müslim, Zikr 10, (2680); Tirmizi, Cenaiz 3, (971); Ebu Davud, Cenaiz 1 • Habbab Ibnu Eret (ra)'in yanina girmistim. Karnindan yedi yeri daglatmisti. Bana: "Eger Resulullah (sav) ölümü taleb etmekten bizi men etmeseydi mutlaka onu taleb ederdim" dedi. Ravi: Kays Ibnu Ebi Hazim Kaynak: Nesai, Cengiz 2, (4, 4); Buhari, Merda 19, Da'avat 30, Rikak 7, Temenni 6; Müslim, Zikr 12, (2681) •
Teşekkür Hakkında

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim, kendisine yapilan bir iyiige karsi, bunu yapana: "Cezakellahu hayran (Allah sana hayirli mükafaat versin)" derse tesekkürü en mükemmel sekilde yapmis olur." Ravi: Üsame Ibnu Zeyd Kaynak: Tirmizi, Birr 86, (2036)

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim, kendisine yapilan bir iyiige karsi, bunu yapana: "Cezakellahu hayran (Allah sana hayirli mükafaat versin)" derse tesekkürü en mükemmel sekilde yapmis olur." Ravi: Üsame Ibnu Zeyd Kaynak: Tirmizi, Birr 86, (2036) • Resulullah (sav): "Kim bir ihsana mazhar otursa, buldugu takdirde karsiligini hemen versin, bulamazsa, verene senada bulunsun. Zira onu övmekle, tesekkürünü yerine getirmis olur. Ketmeden (karsilik vermeyen) nankörlük etmis olur" dedi. Tirmizi'nin rivayetinde su ziyade var: "... Kim de kendisine verilmeyenle süslenirse iki yalan elbisesi giyen gibi olur." Ravi: Cabir Kaynak: Tirmizi, Birr 86, (2035); Ebu Davud, Edeb 12, (4813, 4814) • Resulullah (sav): "Kim bir ihsana mazhar otursa, buldugu takdirde karsiligini hemen versin, bulamazsa, verene senada bulunsun. Zira onu övmekle, tesekkürünü yerine getirmis olur. Ketmeden (karsilik vermeyen) nankörlük etmis olur" dedi. Tirmizi'nin rivayetinde su ziyade var: "... Kim de kendisine verilmeyenle süslenirse iki yalan elbisesi giyen gibi olur." Ravi: Cabir Kaynak: Tirmizi, Birr 86, (2035); Ebu Davud, Edeb 12, (4813, 4814) • Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "Halka tesekkürde bulunmayan Allah'a da sükretmez." Ravi: Ebu Said Kaynak: Tirmizi, Birr 35, (1955); Ebu Davud, Edeb 12, (4811) • Muhacirler hicretle Medine ye gelip (Ensarin yardimlarini gördükleri) vakit söyle dediler: "Ey Allah'in Rasülü! Biz, çok maldan böylesine cömertçe veren, az maldan da yardimi böylesine güzel yapan aralarina inmis bulundugumuz su Medinelilerden baska bir kavmi hiç görmedik! Bize bedel islerimizi yaptilar, hayatimizi düzene koymada yardimci oldular. Biz (hicret ve ibadetlerimizle kazandigimiz) sevaplarin hepsini onlar alacak diye korkuyoruz." Resulullah (sav) onlara su cevabi verdi: "Hayir! Onlar sizin dua ve tesekkürlerinizden hasil olan sevabi alacaklar." Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 46, (2489); Ebu Davud, Edeb 12, (4812) •
Cihad Ve Mücahidlerin Faziletleri

Resulullah (sav)'i dinledim söyle diyordu: "Allah yolunda bir günlük ribat, diger menzillerde (Allah yolunda geçirilen) bir günden daha hayirlidir." Ravi: Osman Kaynak: Tirmizi, Fedailul-Cihad 26, (1667, 1664, 1665); Buhari, Cihad 73; Müslim, Imaret 163; Ibnu...

• Resulullah (sav)'i dinledim söyle diyordu: "Allah yolunda bir günlük ribat, diger menzillerde (Allah yolunda geçirilen) bir günden daha hayirlidir." Ravi: Osman Kaynak: Tirmizi, Fedailul-Cihad 26, (1667, 1664, 1665); Buhari, Cihad 73; Müslim, Imaret 163; Ibnu Mace, Cih • Her ölenin ameline son verilir, ancak Allah yolunda ölen murabit müstesna. Çünkü onun ameli kiyamet gününe kadar artirilir. Ayrica o, kabir azabina da ugratilmaz. (Tirmizi'nin rivayetinde su ziyade mevcuttur: "Gerçek mücahid, nefsiyle cihad edendir.") Ravi: Fadale Ibnu Ubeyd Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 2,(1621); Ebu Davud, Cihad 16, (2500) • Her ölenin ameline son verilir, ancak Allah yolunda ölen murabit müstesna. Çünkü onun ameli kiyamet gününe kadar artirilir. Ayrica o, kabir azabina da ugratilmaz. (Tirmizi'nin rivayetinde su ziyade mevcuttur: "Gerçek mücahid, nefsiyle cihad edendir.") Ravi: Fadale Ibnu Ubeyd Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 2,(1621); Ebu Davud, Cihad 16, (2500) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ögleden evvel veya ögleden sonra bir kerecik Allah yolunda yola çikis, dünya ve içindeki her seyden daha hayirlidir." Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Cihad 5, 6, 73, Rikak 2, 51; Müslim, Imaret 112-115, (1880); Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 17, (1 • Resulullah (sav) buyurdular ki: "(Müslüman erkeklerden) kim, Allah yolunda, ila-yi kelunetul-lah için, devenin iki sagimi arasinda geçen müddet kadar savasacak olsa cennet kendisine vacib olur." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 21, (1657); Ebu Davud, Cihad 42, (2541); Nesai, Cihad 25, (6, 26); Ibnu Mac • Içinden samimi sekilde Allah yolunda cihad yapmayi temenni eden bir kimse, bilahare ölse de, öldürülse de sehid sevabi kazanir. Kim de Allah yolunda yara alsa veya Allah yolunda -düsmanin sebep olmadigi- bir musibetle bile yaralansa bu yara, kiyamet günü, en büyük hali içinde rengi zaferin renginde, kokusu da misk kokusunda olarak gelir. Kimin vücudunda, Allah yolunda iken çikan, iltihab gibi bir yara açilacak olsa bu da onun için sehidlik mührü olur. Ravi: Muaz Ibnu Cebel Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 21, (1657); Ebu Davud, Cihad 42, (2541); Nesai, Cihad 25, (6, 26) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah yolunda yaralanan hiçbir yarali yoktur ki, kiyamet günü, yarasi kaniyor olarak gelmis olmasin, bu kanin rengi kan renginde, kokusu da misk kokusundadir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 10, Zebaih 31; Müslim, Imaret 103; Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 21, (1656); Nesai, Cenaiz • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri, Allah rizasi için yola çikan kimse hakkinda: "Bu kulum, benim yolumda cihad etmek üzere bana inanarak peygamberlerimi tasdik ederek yola çikmistir, artik onu ya cennetime koymak yahut da ücret veya ganimet elde etmis olarak, çikmis oldugu meskenine geri çevirmek hususunda garanti veriyorum" diyerek te'minat verir. Muhammed'in nefsini kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun ki, Allah yolunda yaralanmis hiçbir yarali yoktur ki, kiyamet günü, yaralandigi ilk günkü manzarasiyla gelmis olmasin: (Yarasi taze) kan renginde, kokusu da misk kokusunda olarak. Muhammed'in nefsini kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e yemin ediyorum ki, Müslümanlar'a mesakkat vermeyecek olsam, Allah yolunda gazveye çikan hiçbir seriyyeden asla geri kalmazdim. Ancak onlari hayvana bindirecek imkan bulamiyorum. Onlar da beni takibe imkan bulamiyorlar. Benden geri kalmak da onlara zor geliyor. Muhammed'in nefsi kudret elinde olan Zat-i Zülcelal'e kasem olsun, Allah yolunda gazaya çikip öldürülmeyi, sonra tekrar hayat bulup gazada tekrar öldürülmeyi, sonra tekrar gazaya çikip öldürülmeyi ne kadar isterim!" Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Iman 25, Cihad 2, 119, Hums 8, Tevhid 28, 30; Müslim, Imaret 103-107, (1876), (8, 119); Muva • Resulullah (sav)'dan bir gün sordular: "Ey Allah'in Resulü! Allah yolunda yapilan cihada hangi amel denk olur?" "(Baska bir amelle)" dedi, "ona güç getiremezsiniz!" Soruyu soranlar ikinci ve hatta üçüncü sefer tekrar sordular. Resulullah her seferinde ayni cevabi verip: "(Bir baska amelle)" ona güç getiremezsiniz!" dedi ve sonra sunu ilave etti: "Allah yolundaki mücahidin misali gündüzleri ve geceleri hiç ara vermeden oruç tutup, namaz kilan, Allah'in ayetlerine de itaatkar olan ve Allah yolundaki mücahide cihaddan dönünceye kadar namaz ve oruçtan hiç gevsemeyen kimse gibidir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 2; Müslim, Imaret 110, (1878); Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 1, (1619); Nesai, Cihad 17, (6 • Resulullah (sav)'a: "Ey Allah'in Resulü! Insanlarin en efdali kimdir?" diye soruldu. Su cevabi verdi: "Allah yolunda maliyla caniyla cihad eden mü'min kisi!" "Sonra kim?" diye tekrar soruldu. Bu sefer: "Tenhalardan bir tenhaya Allah korkusuyla çekilip, insanlari serrinden birakan kimsedir" diye cevap verdi. Ravi: Ebu Said Kaynak: Buhari, Cihad 2, Rikak 34; Müslim, Imaret 122, 123, 127, (1888); Ebu Davud, Cihad 5, (2485); Tirmizi • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Size, insanlarin en hayirlisi ve en serlisini haber vermiyeyim mi! Insanlarin en hayirlisi o kimsedir ki, kendi veya baskasinin ati sirtinda ya da yaya olarak, ölünceye kadar Allah yolunda çalisir, insanlarin en serlisine gelince o da, Allah'in Kitabini okuyup (emir ve yasaklarina) riayet etmeyen kimsedir." Ravi: Ebu Saidi'l-Hudri Kaynak: Nesai, Cihad 8, (6,11-12) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Size insanlarin en hayirlisini haber vermiyeyim mi! O, atinin yularindan Allah yolunda tutan kimsedir. (Hayirda) bunu takip edeni haber vermiyeyim mi? O da koyunlarinin pesine takilip (insanlari) terkeden, koyunlarda bulunan Allah'in hakkini da ödeyen kimsedir. Size insanlarin en kötüsünü de haber vermiyeyim mi! O da, Allah'tan isteyip, Allah adina vermeyendir." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Muvatta, Cihad 4, (2, 445); Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 18, (1652); Nesai, Zekat 74, (5, 83-84) • Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Ümmetimin seyahati Allah yolunda cihaddir." Ravi: Ebu Ümame Kaynak: Ebu Davud, Cihad 6, (2486) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah korkusuyla göz yasi döken kimse, süt memeye geri dönmedikçe atese girmez. Bir kul üzerinde, Allah yolunda yapisan tozla, cehennemin dumani biraraya gelmez." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 8, (1633), Zühd 37, (2372); Nesai, Cihad 8, (6, 12) • Resulullah (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Iki göz vardir, onlara ates degemez: Allah için aglayan göz ile, Allah yolunda uyanik sabahlayan göz." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 7, (1632) • Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kafir ile onu öldüren ebediyyen cehennemde bir araya gelmezler, keza bir kulun karninda, Allah yolunda (yutulmus olan) tozla cehennem atesi bir araya gelmezler, keza, bir kulun kalbinde imanla hased bir araya gelmezler." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Müslim, Imaret 130, 131, (1891); Ebu Davud, Cihad 11, (2495); Nesai, Cihad 8, (6, 12-14); Ibnu Mace, • Resulullah (sav) bir gün söyle dedi: "Kim Rabb olarak Allah'tan, din olarak Islam'dan, peygamber olarak Muhammed'den razi ise ona cennet vacib olmustur." Bu söz hayretime gitti ve: "Ey Allah'in Resulü, bir kere daha tekrar eder misiniz?" dedim. Aynen tekrar etti ve arkadan da sunu söyledi. "Bir baska sey daha var ki, Allah, onun sebebiyle, kulun cennetteki makamini yüz derece yüceltir. Bu derecelerden ikisi arasindaki uzaklik sema ile arz arasindaki mesafe gibidir." Ben: "Öyleyse bu nedir?" dedim. Su cevabi verdi: "Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad." Ravi: Ebu Said Kaynak: Müslim, Imaret 116, (1884); Nesai, Cihad 18, (6,19-20) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah iki kisi hakkinda güler: Bunlardan biri digerini öldürmüs oldugu halde ikisi de cennete gider. Bunlardan digeri, Allah yolunda cihad eder ve sehid olur. Allah katile magfiretini ulastirir, o da Müslüman olur, sonra Allah yolunda cihada katilir ve sehid olur (Böylece her ikisi de cennette bulusurlar)." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 28; Müslim, Imaret 128, 129, (1890); Muvatta, Cihad 28, (2, 460); Nesai, Cihad 37, (2, • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Allah'a iman ederek ve va'dini tasdik ederek, Allah yolunda (kullanmak üzere) bir at "tutarsa" bu atin yedigi, teri, gübresi, bevli kiyamet günü terazisine girecektir, yani sahibine sevap olacaktir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 46; Nesai, Hayl 11 • Bir adam, Resulullah (sav)'a yularlanmis bir deve getirerek: "Bu Allah yoluna bagisimdir" dedi. Resulullah (sav) adama: "Buna karsilik sana, kiyamet günü, her biri yularlanmis yedi yüz deve vardir!" dedi. Ravi: Ebu Mes'ud el-Bedri Kaynak: Müslim, Imaret 132, (1892); Nesai, Cihad 46, (6, 49) • Resulullah (sav)'a: "Sadakanin hangisi efdal (Allah nazarinda en kiymetli)dir?" diye sorulmustu, su cevabi verdi: "Allah yolunda bir köleyi hizmete koymak veya Allah yolunda (askerler için) bir çadir kurmak (bagislamak) veya döl alma yasina basan bir deveyi (hibe, iare veya karz suretinde) bagislamak." Ravi: Adiyy Ibnu Hatim Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 5, (1626) • Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatini temin ederse bizzat gaza yapmis olur. Kim, gazaya çikan bir askerin geride kalan ailesine hayirli himayede bulunursa gaza yapmis olur." Ravi: Zeyd Ibnu Halid Kaynak: Buhari, Cihad 38; Müslim, Emaret 135, 136, (1899); Ebu Davud, Cihad 21, (2509); Tirmizi, Fedailu'l-C • Resulullah (sav)'i dinledim söyle demisti: "Size bir çok memleketlerin fethi müyesser kilinacak. Oralarda (komsu küffarla cihad için) toplanmis askeri birlikler göreceksiniz. Size bu birliklerle sefere çikmak vazifesi verilecek. Bazilariniz onlarla (hasbi olarak) sefere çikmak istemiyerek, adamlarinin arasindan sivisip gazveye (ücretsiz) katilmamanin yollarini arayacak. Arkadan da kendileriyle anlasacak kabileler arastirip, onlara: "Falanca orduya size bedel katilmam için beni ücretle tutacak yok mu, falanca orduya size bedel katilmam için beni ücretle tutacak yok mu?" diyecek. Bilesiniz, (hasbeten gazveye gitmekten kaçan bu adam) bir ücretlidir, son damlasina kadar kanini akitsa da (gazi degildir, sehit sayilmaz, uhrevi ücretten mahrumdur)." Ravi: Ebu Eyyub Kaynak: Ebu Davud, Cihad 30, (2525) • Ebu Ubeyde, Hz. Ömer (ra)'e yazarak Rum cemaatlerini ve bunlardan duydugu endiseyi belirtti. Hz. Ömer (ra) kendisine su cevabi verdi: "Emma ba'd: Bil ki, mü'min bir kula nerede bir siddet inecek olsa Allah ondan sonra bir ferec (kurtulus) verir. Zira bir zorluk iki kolayliga asla galebe çalamaz. Cenab-i Hakk da Kur'an-i Kerim'inde söyle buyurmustur: "Ey iman edenler, sabredin, düsmanlarinizdan daha sabirli olun, cihada hazir bulunun, Allah'tan da korkun ki basariya eresiniz." (Al-i Imran 200). Ravi: Zeyd Ibnu Eslem Kaynak: Muvatta, Cihad 6, (2,446) •
Şehadet Ve Şehidin Fazileti

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her sey orada vardir. Ancak sehid böyle degil. O, mazhar oldugu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere sehit olmayi temenni eder" Bir rivayette su ziyade...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her sey orada vardir. Ancak sehid böyle degil. O, mazhar oldugu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere sehit olmayi temenni eder" Bir rivayette su ziyade mevcut: "... Sehid hariç, o, sehidlik sebebiyle mazhar oldugu üstünlükler ve kerametler sebebiyle... (dönmek ister)" Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Cihad 5, 21; Müslim, Imaret 108, 109, (1877); Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 13, (1643); Nesai, Ci • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah yolunda öldürülmem; bana bütün evlerde ve çadirda yasayanlarin benim olmasindan daha sevgilidir." Ravi: Ibnu Ebi Umeyre Kaynak: Nesai, Cihad 30, (6, 33) • Mugire (ra) dedi ki: "Peygamberimiz (sav), Rabbimizin risaletini getirmistir. Bir de bize bildirdi ki, bizden kim öldürülürse cennetlik olacaktir. Bu sebeple biz, ölümü, sizin hayati sevdiginizden daha çok seviyoruz." (Buhari, Kitabu't-Tevhid'de muallak olarak kaydetmistir. Rezin tam olarak kaydeder.) Ravi: Mugire Kaynak: Buhari, Cizye 1, Tevhid 46 • Bir adam sordu: "Ey Allah'in Resulü, Allah yolunda öldürüldügüm takdirde, bütün hatalarim örtülecek mi?" Resulullah (sav): "Evet, sen sabreder, mükafaat bekler, geri kaçmadan ileri atilir vaziyette oldugun halde öldürülürsen!" diye cevap verdi. Ve adama sordu: "Nasil sormustun?" Adam sorusunu aynen yeniledi. Bunun üzerine aleyhissalatu vesselam Efendimiz sözlerini söyle tamamladi: "Evet, (kul) borcu hariç, bütün günahlarin affedilecek. Zira Cebrail bu hususu bana haber verdi!" Ravi: Ebu Katade Kaynak: Müslim, Imaret 117, (1885); Muvatta, Cihad 31, (2, 461); Nesai, Cihad 32, (2, 33) • Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Sehidin -borç hariç- bütün günahlari affedilir." Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As Kaynak: Müslim, Imaret 118 • Hz. Ömer (ra)'i dinledim, "Hz. Peygamberden isittim" diyerek su hadisi rivayet etti: "Dört çesit sehid vardir: 1- Imani kavi mü'min kisi düsmanla karsilasir, öldürülünceye kadar Allah'a sadik kalir, iste bu kiyamet günü, insanlarin gibta ile gözlerini kaldirip bakacaklari gerçek sehiddir. -Bunu yaparken basini kaldirir ve kalansuvesi yere düser- (Fadale der ki:) "Bu, Hz. Ömer'in kalansuvesi mi idi, yoksa Resulullah (sav)'in kalansuvesi mi idi anlayamadim." 2- Imani saglam (ancak önceki kadar secaat sahibi olmayan) bir mü'min düsmanla karsilasir. Korkudan vücudu -talh agacinin dikeni batmis gibi- titrer. Bu sirada gelen serseri bir ok darbesiyle hayatini kaybeder. Bu, ikinci derecede bir sehiddir. 3- Iyi amelle kötü ameli karistirmis mü'min kisi, düsmanla karsilasir. Bu karsilasma esnasinda (sabir ve secaatte, sehidligin mükafaatini beklemekte) Allah'a sadik kalir, öldürülünce bu üçüncü mertebede bir sehid olur. 4- Günahkar bir mü'min düsmanla karsilasir, ölünceye kadar Allah'a sadik kalir. Bu da dördüncü derecede bir sehid olur." Ravi: Fadale Ibnu Ubeyd Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 14, (1644) • Resulullah (sav) (Bedir'de bizleri) cihada tesvik etti, cenneti hatirlatti. Bu sirada Ensar'dan biri, elindeki hurmalardan yemekte idi. Birden: "Ben sunlari bitirinceye kadar oturacak olursam dünyaya fazla hirs göstermis olacagim" dedi ve ellerindeki hurmalari firlatarak kilincini çekip öldürülünceye kadar savasti. Ravi: Yahya Ibnu Said Kaynak: Muvatta, Cihad 42, (2, 466); Buhari, Megazi, 17; Müslim, Imaret 145, (1901) • Zirh giyinmis bir adam gelerek: "Ya Resulullah! Hemen savasa mi katilayim, Müslüman mi olayim?" diye sordu. Resulullah (sav): "Müslüman ol, sonra savasa katil!" dedi. Adam Müslüman oldu, savasa katildi ve öldürüldü. Resulullah (sav) onun hakkinda: "Az bir amelde bulundu fakat çok sey kazandi" buyurdu. Ravi: Bera Kaynak: Buhari, Cihad, 13; Müslim, Imaret, 144, (1900) • Rasid Ibnu Sa'd, ashaba mensup birinden naklen anlatiyor: "Bir zat Resulullah'a gelip: "Ey Alah'in Resulü, niye sehid disinda kalan mü'minler kabirde imtihan edilirler?" diye sordu. Resulullah su cevabi verdi: "Sehidin ölüm aninda tepesinin üstünde kiliç pariltisini hissetmesi imtihan olarak ona kafidir." Ravi: Rasid Ibnu Sa'd Kaynak: Nesai, Cenaiz 112, 3 • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sehidin ölüm (darbesinden) duydugu izdirab sizden birinin çimdikten duydugu izdirap kadardir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 26, (1668) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Rabbimiz, Allah yolunda savasan su kimseye taaccüb etmistir: Arkadaslari hezimete ugra(yip kaçmis)tir. Ancak O, (kaçmanin haram oldugunu düsünerek) kendisine düsen sorumlulugun idrakiyle geri dönerek, öldürülünceye kadar düsmanla çarpismistir. Bunun üzerine Aziz ve Celil olan Allah, meleklere (iftiharla) söyle der: "Su kuluma bakin, benim nezdimde olan mükafaati) düsünüp katimda olan (cezadan) korkarak geri döndü, öldürülünceye kadar savasti." Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Ebu Davud, Cihad 38, (2536) • Resulullah (sav)'a Ümmü Halid adinda bir kadin yüzü örtülü oldugu halde gelerek Allah yolunda öldürülmüs olan oglu hakkinda sormak istedi. Ashab'tan biri kadina: "Sen, yüzü örtülü oldugun halde gelip oglundan mi soracaksin?" dedi. Kadin: "Oglumu kaybetti isem de hayami kaybetmedim" dedi. Resulullah (sav) kadina: "Oglun iki sehid mükafati elde etmistir!" dedi. Kadin: "Bunun sebebi nedir, ey Allah'in Resulü?" diye sorunca su cevabi verdi: "Çünkü onu Ehl-i Kitap öldürdü!" Ravi: Abdü'l'Habir Ibnu Kays Ibni Sabit Ibni Kays Ibni Semmas (an ebihi an ceddihi) Kaynak: Ebu Davud, Cihad 8, (2488) • Resulullah (sav), "Kim sidk ile Allah'tan sehid olmayi taleb ederse, Allah onu sehidlerin derecesine ulastirir, yataginda ölmüs bile olsa" buyurdu." Ravi: Sehl Ibnu Huneyf Kaynak: Müslim, Cihad 156, 157, (1908, 1909); Ebu Davud, Salat 361, (1520); Tirmizi, Fedailul-Cihad 19, (165 • Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kim Allah yolunda evinden ayrilir, sonra da öldürülür, yahut ati veya devesi (yere atip) boynunu kirar veya bir zehirli sokar veya yataginda ölür ise, Allah'in diledigi hangi musibetle ölmüs olursa olsun sehit olarak ölür." Ravi: Ebu Malik el-Es'ari Kaynak: Ebu Davud, Cihad 15, (2499) • Ebu Davud'un bir diger rivayetinde geldigine göre, "Resulullah (sav)'a: "Ey Allah'in Resulü, kim cennete gidecek?" diye sorulmus, o da su cevabi vermistir: "Peygamber cennetliktir, sehid cennetliktir, çocuk(ken ölen) cennetliktir, diri diri gömülen çocuk cennetliktir." Ravi: Kaynak: Ebu Davud, Cihad 27, (2521) • Resulullah (sav) Uhud sehidlerine ugradi ve: "Iste bunlar var ya, bunlar için sehadet ederim" dedi. Ebu Bekir (ra): "Ey Allah'in Resulü biz onlarin kardesleri degil miyiz? Onlar nasil Müslüman oldularsa biz de Müslüman olduk, onlarin cihad etmeleri gibi biz de cihad ediyoruz!" dedi. Resulullah su cevabi verdi: "Evet (söylediginiz hususlar dogru), ancak benden sonra ne gibi bid'alar çikaracaginizi bilemiyorum." Hz. Ebu Bekir (ra) agladi, agladi ve sonra: "Yani biz senden sonraya mi kalacagiz? (diye eseflendi)." Ravi: Ebu'n-Nasr Kaynak: Muvatta, Cihad 32, (2, 461-62) •
Cihadın Vacip Oluşu Ve Cihada Teşvik Edici Hadisle

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Emiriniz, fazil veya facir her nasil olursa olsun, (onun emri altinda) cihad etmeniz size farzdir. Keza, namazi da fazil veya facir ve hatta kebair islemis bile olsa her Müslümanin, arkasinda kilmasi bütün Müslümanlara...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Emiriniz, fazil veya facir her nasil olursa olsun, (onun emri altinda) cihad etmeniz size farzdir. Keza, namazi da fazil veya facir ve hatta kebair islemis bile olsa her Müslümanin, arkasinda kilmasi bütün Müslümanlara farzdir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Ebu Davud, Cihad 35, (2533) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müsriklere karsi mallarinizla, canlarinizla ve dillerinizle cihad edin." Ravi: Enes Kaynak: Ebu Davud, Cihad 18, (2504); Nesai, Cihad 1, (6, 7) • Resulullah (sav) Mekke'nin fethi günü buyurdular ki: "Artik bu fetihten sonra hicret yoktur. Fakat cihad ve niyyet vardir. Öyleyse askere çagrildiginiz zaman hemen silah altina kosun!" Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Cihad 1, 27, 194, Cizye 22, Hacc 43, Cezau's-Sayd 10; Müslim, Imaret 85, (1353), Hacc 445, ( • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim gazve yapmadan ve gaza yapmayi temenni etmeden ölürse nifaktan bir sube üzerine ölmüs olur." Ibnu'l-Mübarek der ki: "Biz bunun Hz. Peygamber (sav)'in sagligina has bir keyfiyet olduguna hükmetmistik." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Müslim, Imaret 158, (1910); Ebu Davud, Cihad 18, (2502); Nesai, Cihad 2, (6, 8) • Kim bizzat gazveye katilmaz veya bir gaziyi teçhiz etmez veya bir gazinin ailesini hayirli bir sekilde himaye etmez ise, Allah kiyamet gününden önce ona hiç beklemedigi bir musibet ulastirir. Ravi: Ebu Ümame Kaynak: Ebu Davud, Cihad 18, (2503) • Ebu'n-Nadr merhum Abdullah Ibnu Ebi Evfa (ra)'dan naklen anlatiyor: "Resulullah (sav) düsmanla karsilastigi günlerden birinde, günesin meyletmesini bekledi. Sonra kalkip yanindakilere söyle dedi: "Ey insanlar, düsmanla karsilasmayi temenni etmeyin, Allah'tan afiyet dileyin. Ancak karsilasacak olursaniz sabredin, bilin ki cennet kiliçlarin gölgesindedir." En sonda Resulullah (sav) sözlerini söyle tamamladi: "Ey Kitab'i indiren, bulutlari yürüten, (Hendek Savasanda düsman müttefikler olan) Ahzab'i hezimete ugratan Rabbimiz, bunlari da hezimete ugrat ve onlar karsisinda bize yardim et!" Ravi: Ebu'n-Nadr Kaynak: Buhari, Cihad 156, 22, 32, 112, Temenni 8; Müslim, Cihad 20, (1742); Ebu Davud, Cihad 98, (2631) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ümmetimden bir grup, hak yolunda mücadeleye (hiç ara vermeden) devam edecek, Allah da, onlar(la mücadele sebebi) ile bazi kavimlerin kalplerini saptiracak ve bunlardan (alinanlarla) onlarin rizkini saglayacaktir, bu hal kiyamet gününe, Allah'in va'dinin gelme anina kadar devam edecektir. Atin, kiyamete kadar alninda hayir baglidir. Rabbim bana, aranizda kalici degil, gidici oldugumu, ruhumu kabzedecegini, sizin de beni, (birbirinizin boynunu vuran gruplar olarak) takib edeceginizi bildirdi. Sakin birbirinizin boynunu vurmayin. Mü'minlerin (fitne sirasinda emniyette olacaklari) asil yerleri Sam'dir." Ravi: Seleme Ibnu Nüfeyl el-Kindi Kaynak: Nesai, Hayl 1, (6, 214-215) •
Cihad'ın Adabı

Resulullah (sav) gazve yaptigi zaman: "Ey Rabbim sen benim destekçim ve yardimcimsin. Senin sayende çare düsünür, senin sayende saldirir, senin sayende mukatele ederim" derdi. Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Da'avat 132, (3578); Ebu Davud, Cihad 99, (2632)

• Resulullah (sav) gazve yaptigi zaman: "Ey Rabbim sen benim destekçim ve yardimcimsin. Senin sayende çare düsünür, senin sayende saldirir, senin sayende mukatele ederim" derdi. Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Da'avat 132, (3578); Ebu Davud, Cihad 99, (2632) • Resulullah (sav) ve askerleri (sefer sirasinda) tepeleri tirmandikça tekbir getirirler, inise geçince de tesbihte bulunurlardi. Namaz dahi buna göre vazedildi." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Ebu Davud, Cihad 78, (2595) • Resulullah (sav) bir gazve sirasinda basimiza Hz. Ebu Bekir (ra)'i komutan tayin etti. Bu seferde müsriklerden bir gruba gece baskini yaptik. Onlardan çokça öldürüldü. Ben kendi elimle yedi kisi öldürdüm. Bunlar, farkli ailelerdendi. O gün parolamiz: "Ey Mansur (yardim gören) öldür, öldür!" idi. Ravi: Seleme Ibnu'l-Ekva Kaynak: Ebu Davud, Cihad 78, (2596), 102, (2638) • Resulullah (sav)'i dinleyen birisinden, Efendimiz'in söyle söyledigini naklediyor: "Düsman size gece baskini yaparsa "Ha-mim La yunsarün deyin." Ravi: Mühelleb Ibnu Ebi Sufre Kaynak: Tirmizi, Cihad 11, (1682); Ebu Davud, Cihad 78, (2597) • Resulullah (sav) gazveye çikmaya karar verdigi zaman, sasirtarak baska bir zan uyandirir ve: "Harb bir hiledir" derdi. Ravi: Ka'b Ibnu Malik Kaynak: Ebu Davud, Cihad 101, (2637); Buhari, Cihad 157; Müslim, Cihad 18, (1740) • Resulullah (sav) buyurdular ki: Gazve iki çesittir: Birincisi kisinin Allah'in rizasini aramak için yaptigi gazvedir. Bu maksadla gazve yapan imama da itaat eder, en kiymetli seyini harcar, ortagina kolaylik gösterir, fesaddan kaçinir. Bunun uykusu da uyanikligi da tamamen kendisi için ücret olur. Bir de övünmek, riyakarlikta bulunmak ve kendini satmak için savasan, imama isyan eden, arzda fesad çikaran kimse vardir. Böyle gazveden asgari ücreti bile elde edemez." Ravi: Muaz Ibnu Cebel Kaynak: Ebu Davud, Cihad 25, (2515); Nesai, Cihad 46, (6, 49); Muvatta, Cihad 18 (2, 466) • Resulullah (sav)'in ashabi (ra) savas sirasinda ses çikarmayi sevmezlerdi." Ravi: Kays Ibnu Abbad Kaynak: Ebu Davud, Cihad 112, (2656) • Anlattigina göre, cihada giderken, yola çikip, halkin geçecegi yere durarak, herkese duyuracak sekilde söyle bagirirmis: "Ey insanlar: Kimin üzerinde bir borç oldugu halde, cihada katilir ve bilirse ki, öldügü takdirde bu borç ödenmeyecektir, hemen geri dönsün, sakin pesime takilmasin. Zira, o, bu haliyle cihadin karsiligini alamaz." (Rezin'in ilavesidir.) Ravi: Ebu'd-Derda Kaynak: Rezin •
Cihada Niyette Sıdk Ve İhlas

Hz. Peygamber (sav)'e, secaat olsun diye veya hamiyyet (kavmi, ailesi, dostu) için veya gösteris için mukatele eden kimseler hakkinda sorularak bunlardan hangisi "Allah yolundadir?" dendi. Resulullah: "Kim, Allah'in kelami yücelsin diye mukatele ederse, o...

• Hz. Peygamber (sav)'e, secaat olsun diye veya hamiyyet (kavmi, ailesi, dostu) için veya gösteris için mukatele eden kimseler hakkinda sorularak bunlardan hangisi "Allah yolundadir?" dendi. Resulullah: "Kim, Allah'in kelami yücelsin diye mukatele ederse, o Allah yolundadir" diye cevap verdi." Ravi: Ebu Musa Kaynak: Buhari, Cihad 15, Hums 10, Ilm 35, Tevhid 28; Müslim, Imaret 149, (1904); Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 1 • Bir adam gelerek Hz. Peygamber (sav)'e: "Ey Allah'in Resulü, bir kimse Allah yolunda cihad arzu ettigi halde bir de dünyalik isterse durumu nedir?" diye sordu. Su cevabi verdi: "Ona hiçbir sevab yoktur!" Adam ayni soruyu üç sefer tekrar etti, Resulullah (sav) da her seferinde: "Ona sevab yoktur!" diye cevap verdi." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Ebu Davud, Cihad 25, (2516) • Bir bedevi gelerek Resulullah (sav)'a iman etti. Sonra da sordu: "Seninle hicret edeyim mi?" Resulullah (sav) onu ashabindan birine teslim edip mesgul olmasini söyledi. Sonra yapilan gazvede Resulullah (sav), bir miktar ganimet elde etmisti. Bunu taksim etti ve bedeviye de bir pay ayirdi. Bedevi: "Bu nedir?" diye sordu. Resulullah (sav): "Bu payi sana ayirdim" dedi. Adam: "Ben bunun için sana tabi olmus degilim, ben -eli ile bogazini göstererek- suraya bir ok atilip ölmem ve cennete gitmem için sana tabi oldum" dedi. Resulullah (sav) da: "Sen Allah'a sadik oldun mu o da sana sadik olur (diledigini verir)" dedi. Askerler bir müddet durdular. Sonra düsmanla mukatele etmek üzere kalktilar. Adamcagizi, az sonra sirtlayip Hz.Peygamber (sav)'e getirdiler. Tam gösterdigi yere bir ok isabet etmis ve ölmüstü. Resulullah (sav): "Bu, o adam mi?" diye sordu: "Evet, odur!" dediler. "Öyleyse o Allah'a dogru söyleyip sadakat gösterdi, Allah da ona sadakat gösterdi" dedi. Adam, Resulullah (sav)'in cübbesi ile kefenlendi. Resulullah (sav) cenazeyi öne çikardi, üzerine namaz kildi. Okudugu duadan isitilenler arasinda su da vardi: "Ey Allahim, bu senin bir kulundur. Senin yolunda hicret etmek üzere memleketinden ayrildi. Sehid olarak öldürüldü. Ben buna sahidlik ediyorum." Ravi: Seddad Ibnu'l'Had Kaynak: Nesai, Cenaiz 61, (4, 60, 61) • Abdurrahman Ibnu Ebi Ukbe, babasindan naklediyor: Babasi Iran asilli bir azadli idi. Der ki: "Resulullah (sav) ile birlikte Uhud Savasi'na katildim. Müsriklerden bir adama darbeyi indirdim ve: "Al, bu sana benden, ben Iranli bir köleden!" dedim. (Sözlerimi isitmis bulunan) Resulullah (sav) bana dogru bakti ve: "Niye, ben Ensari bir köleyim demedin? Bir kavmin kizkardeslerinin oglu o kavimden sayilir" dedi. (Bu hadisin son cümlesi diger kitaplarda da yer alir) Ravi: Abdurrahman Ibnu Ebi Ukbe Kaynak: Ebu Davud, Edeb 121, 5/23; Ibnu Mace, Cihad 13, (2784); Buhari, Feraiz 24, Tirmizi, Menakib 85, (389 •
Kıtal Ve Gazve Ahkamı

Resulullah (sav) bir ordunun veya seriyyenin basia komutan tayin ettigi zaman, -hassaten komutana- Allah'a karsi muttaki olmasini, beraberindeki Müslümanlara da hayir tavsiye eder ve sonra sunlari söylerdi: "Allah'in adiyla ve Allah'in rizasi için savasin....

• Resulullah (sav) bir ordunun veya seriyyenin basia komutan tayin ettigi zaman, -hassaten komutana- Allah'a karsi muttaki olmasini, beraberindeki Müslümanlara da hayir tavsiye eder ve sonra sunlari söylerdi: "Allah'in adiyla ve Allah'in rizasi için savasin. Allah'i inkar eden kafirlerle çarpisin. Gaza edin fakat ganimete hiyanet etmeyin, haksizlikda bulunmayin, ölülerin vücudlarina satasip burun ve kulaklarini kesmeyin, (önünüze çikan) çocuklari öldürmeyin! Müsrik düsmanlarla karsilasinca onlari önce üç seyden birine çagir: Bunlardan birine cevap verirlerse onlardan bunu kabul et ve artik dokunma! Önce Islam'a davet et. Icabet ederlerse hemen kabul et ve elini onlardan çek. Sonra onlari yurtlarindan muhacirler diyarina hicrete davet et ve onlara haber ver ki, eger bunu yapacak olurlarsa Muhacirleri va'dedilen bütün mükafaat ve vecibeler aynen onlara da terettüp edecektir. Hicretten imtina edecek olurlarsa bilsinler ki, Müslüman bedeviler hükmündedirler ve Allah'in mü'minler üzerine cari olan hükmü onlara icra edilecektir; ganimet ve fey'den kendilerine hiçbir pay ayrilmayacaktir. Müslümanlarla birlikte cihada katilirlarsa o hariç, (o zaman ganimete istirak ederler.) Bu sartlarda Müslüman olma teklifini kabul etmezlerse, onlardan cizye iste, müsbet cevap verirlerse hemen kabul et ve onlari serbest birak. Bundan da imtina ederlerse, onlara karsi Allah'tan yardim dile ve onlarla savas. Bu durumda bir kale ahalisini muhasara ettiginde onlar senden Allah ve Resulü'nün ahd ve emanini talep ederlerse kabul etme; onlar için, kendine ve ashabina ait bir eman tani. Zira sizin kendi akdinizi veya arkadaslarinizin ahdini bozmaniz, Allah'in ve Resulü'nün ahdini bozmaktan ehvendir. Eger bir kale ahalisini kusattiginda onlar, senden Allah'in hükmünü tatbik etmeni isterlerse sakin onlara Allah'in hükmünü tatbik etme, lakin kendi hükmünü tatbik et. Zira Allah'in onlar hakkindaki hükmüne isabet edip etmeyecegini bilemezsin." Ravi: Büreyde Kaynak: Müslim, Cihad 3, (1731); Tirmizi, Siyer 48, (1617), Diyat, 14, (1408); Ebu Davud, Cihad 90, (2612, 2 • Nafi'ye yazarak savastan önce (müsrikleri Islam'a) davet etme hususunda sordum. Su cevabi verdi: Bu Islam'in basinda idi. Resulullah (sav) Beni Müstalik'e ani baskin yapti. Adamlari gafildi, hayvanlari su kenarinda sulanmakta idi. Savasabilecekleri öldürdü, kadin ve çocuklarini da esir etti. O gün Cüveyriye (ra) validemizi esir almisti. Bunu bana Abdullah Ibnu Ömer (ra) rivayet etti. Abdullah bu orduya asker olarak katilmistir. Ravi: Abdullah Ibnu Avn Kaynak: Buhari, Itk 13; Müslim, Cihad 1, (1730); Ebu Davud, Cihad 100, (2633) • Resulullah (sav) ashabindan birini herhangi bir is için gönderince su tenbihte bulunurdu: "Müjdeleyin. nefret ettirmeyin; kolaylastirin, zorlastirmayin." Ravi: Ebu Musa Kaynak: Müslim, Cihad, (1732) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müsriklerin yaslilarini öldürün, fakat tifillarina (serh) yani henüz tüyü çikmayanlara dokunmayin." Ravi: Semure Ibnu Cündeb Kaynak: Ebu Davud, Cihad 121, (2670); Tirmizi, Siyer 28, (1583) • Resulullah (sav)'in katildigi gazvelerden birinde öldürülmüs bir kadin bulundu. Resulullah (sav) bunun üzerine kadinlari ve çocuklari öldürmeyi yasakladi." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Cihad 147, 148; Müslim, Cihad 24, (1744); Muvatta, 3, (2, 447); Tirmizi, Cihad 19, (1569); E • Resulullah (sav) ile birçok gazvelere katildim. (Sunu gördüm): Resulullah (sav), safak sökünce, günes doguncaya kadar mukateleyi durdururdu. Günes dogunca ögle vaktine kadar tekrar mukateleye geçerdi. Tam ögle vaktinde mukateleyi durdurur, günes batiya meyledinceye kadar ara verirdi. Meyledince, ikindi vaktine kadar mukatele eder, ikindi vaktinde ikindi namazini kilincaya kadar ara verir, sonra tekrar mukateleye geçerdi. (Ashab) derdi ki: "Bu vakitte (yani günesin zevali vaktinde) yardim rüzgarlari eser, mü'minler namazlarinda ordulari için dua ederler." Ravi: Nu'man Ibnu Mukarrin Kaynak: Tirmizi, Siyer 46, (1612); Ebu Davud, Cihad 111, (2655); Buhari, Cizye 1 • Resulullah (sav), sabah vakti baskin yapardi. (Yaklastigi yerlesim bölgesine) kulak kabartir, (ezan okunup okunmadigini kontrol eder) ezan sesi isitecek olursa durur, isitmezse saldiriya geçerdi. Ravi: Enes Kaynak: Müslim, Salat 9, (382); Tirmizi, Siyer 48, (1618); Ebu Davud, Cihad 100, (2634) • Resulullah (sav) bir ordu veya seriyye yola çikardigi zaman, askerlere sunu tenbihlerdi: "Bir mecsid görür veya müezzini isitirseniz, orada kimseyi öldürmeyin." Ravi: Isam el-Müzeni Kaynak: Ebu Davud, Cihad 100, (2635); Tirmizi, Siyer 2, (1549) • El-Haris Ibnu Müslim Ibni'l-Haris babasindan Müslim Ibnül-Haris (ra)'den naklediyor: Resulullah (a.s) bizi bir seriyye ile gazveye gönderdi. Baskin mahalline vardigimiz zaman, atimi hizlandirdim ve arkadaslarimi geçtim. Köy halki beni imdat çigliklariyla karsiladi. Ben onlara: Lailahe illallah deyip kendinizi koruyun dedim. Öyle yaptilar. Arkadaslarim beni bu davranisim sebebiyle "Ganimeti bize haram ettin" diyerek ayipladilar. Resulullah (sav)'in yanina dönünce, yaptigimi ona haber verdiler. Resulullah (sav) beni çagirtti. Yanina varinca davranisimdan dolayi takdir etti ve: "Bilesin, Allah (cc) senin için, o kurtardigin insanlardan her birisi sebebiyle su su kadar sevab yazmistir" buyurdu. Sonra Resulullah (sav) bana: "Sana kendimden sonra bir tavsiye yazacagim" dedi ve yazip, üzerini mühürleyip bana verdi." Ravi: El-Haris Ibnu Müslim Ibni'l-Haris Kaynak: Ebu Davud, Edeb 110, (5080) • Resulullah (sav) benim de katildigim bir seriyye gönderdi. Orduya Benu'l-Mülevvah kabilesine baskin yapilmasi talimatini verdi. Yola çiktik. Kedid nam mevkiye geldigimiz zaman el-Haris Ibnu'l-Bersa el-Leysi ile karsilastik. Onu yakaladik. Bize: "Ben Müslüman olmak arzusuyla geliyordum. Memleketten de Resulullah (sav)'a gitmek düsüncesiyle ayrilmistim" dedi. Kendisine: "Eger Müslümansan bizim sana bir gün bir gecelik bagimiz zarar vermez, dedigin gibi degilsen sana karsi tedbirimizi tam yapmis oluruz" dedik ve baglarini daha bir sikiladik." Ravi: Cündeb Ibnu Mekis Kaynak: Ebu Davud, Imaret 137, (1896) • Resulullah (sav) Beni Lihyan kabilesine bir askeri birlik gönder(meye karar ver)misti: "Her iki kisiden biri atilsin, sevapta ortak olacaklar" buyurdu. Ravi: Ebu Said Kaynak: Müslim, Imaret, 1896 • Ebu Said (ra)'in bu rivayeti bir baska vecihte söyledir: "Resulullah (sav) Beni Lihyan'a bir müfreze gönderdi. (Bunu tertiplerken) söyle demisti: "Her iki kisiden biri (orduya katilmak üzere) çiksin!" Resulullah (sav), sonra oturanlara: "Sizden kim, gidenin ailesine ve malina iyi sekilde nezaret eder, hami olursa, ona gidenin sevabinin yarisi eksiksiz verilir" buyurdu. Ravi: Ebu Said Kaynak: Ebu Davud, Cihad 21, (2510) • Ben bir seriyyeye katilmistim. Askerler (bir ara) bir firarda bulundu, ben de onlar arasinda idim . Oradan uzaklasinca: "Simdi ne yapacagiz, cihaddan kaçtik, Allah'in gazabiyla dönüyoruz" diye müzakere ettik. Sonunda: "Medine'ye girelim, bizi kimse görmez" diye düsündük. Ancak Medine'ye varinca: "Resulullah (sav)'a gidip, kendimizi arzederek, bizim için bir tevbe imkani varsa onu yerine getirsek, yoksa geri gitsek" diye kararlastirdik. Resulullah (sav)'a ugrayip "Biz firarileriz!" dedik. Bize yaklasarak: "Hayir, siz, firariler degil, savasa tekrar dönmek üzere manevra yapmis kisilersiniz" buyurdu. Kendisine yaklastik, mübarek ellerinden öptük. Bize: "Ben Müslümanlarin ilticagahiyim" dedi." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Ebu Davud, Cihad 106 (2647); Tirmizi, Cihad 36, (1716) • Necdet Ibnu Amir el-Haruri'den rivayet edildigine göre, Ibnu Abbas (ra)'a yazarak bes haslet hakkinda sormustur. 1- Resulullah (sav) gazveye çikarken kadinlari da alir miydi? 2- Kadinlara ganimetten pay ayirir miydi? 3- Savas sirasinda çocuklari öldürür müydü? 4- Yetimin yetimligi ne zaman kalkar? 5- Hums (ganimetin beste biri) kimler içindi? (Kavilerden Yezid Ibnu Hürmüz der ki:) Ibnu Abbas (ra), (mektubu yazarken söyle) dedi: "Bir ilmi gizleme durumuna düsmüs olmasaydim asla cevap vermezdim." Sonra su cevabi yazdi: "Bana yazip "Resulullah (sav)'in gazveye kadinlari da götürüp götürmedigini" sordun. Evet, kadinlari gazveye götürürdü. Onlar yaralilari tedavi ederlerdi. Kendilerine de ganimetten bir seyler verilirdi. Hisseye gelince, kadinlara belli bir hisse ayirmazdi. Resulullah (sav) gazve sirasinda çocuklari öldürmezdi. Öyle ise onlari sen de öldürme. Yine sen bana yazip: "Yetimin yetimligi ne zaman kalkar?" diye soruyorsun. Kasem olsun kisi vardir, sakali çiktigi (buluga erdigi) halde hakkini almaktan hala acizdir.Öyle ise kendisi için, baskalarinin aldiginin iyisinden alan kimseden yetimlik kalkar. Yine sen bana yazip "humstan kimlere verilecegini" soruyorsun. Ben: "Bu bize aittir" demistim. Ancak kavmimiz bunu bize vermekten imtina etti." Ravi: Necdet Ibnu Amir el-Haruri Kaynak: Müslim, Cihad 137, (1812); Tirmizi, Siyer 8, (1556); Ebu Davud, Cihad 152, (2727, 2728) • Ben Resulullah (sav) ile birlikte yedi ayri gazveye çiktim. Ordugahlarda ben geride kalir, askerlere yemek yapar, yaralilari tedavi eder, hastalara bakardim. Ravi: Ümmü Atiyye Kaynak: Müslim, Cihad 142, (1812) • Resulullah (sav) bizi (bir tecziye vazifesi ile Mekke'ye) gönderdi ve (Kureys'ten iki kisinin ismini vererek) : "falanca ve falancayi yakalayabilirseniz onlari ateste yakin" dedi. (Hazirliklari bitirip) tam Medine'den ayrilacagimiz sirada (bizi çagirtarak): "Ben size falan ve falani yakmanizi emretmistim. (Sonra düsündüm ki) atesle yakma cezasini vermek Allah'a aittir. Onlari yakalarsaniz öldürün" Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 149; Ebu Davud, Cihad 122, (2674); Tirmizi, Siyer 20, (1571) • Urve, Hz. Üsame Ibnu Zeyd (ra)'den naklen anlatiyor: "Resulullah (sav) bana: "Übna'ya sabahleyin baskin yap ve yak" dedi." Ebu Müshir'e soruldu. Übna nedir? "Evet, haklisiniz" dedi, "bunu biz daha iyi biliriz. O, (bildigimiz) Filistin'deki Yübna'dir." Übna veya Yübna, Filistin'de, Askalan ile Ramle arasinda bir yerin adidir." Ravi: Urve Kaynak: Ebu Davud, Cihad 90, (2616) • Resulullah (sav): "Sizden iki kisi kavga edecek otursa, yüze vurmaktan kaçinsinlar" buyurdu. Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Itk 20; Müslim, Birr 117, (2613) • Abdurrahman Ibnu Halid Ibnu Velid ile birlikte gazveye çiktik. Bize, düsmandan, izbandut gibi dört tanesini yakalayip getirdiler.Derhal öldürülmelerini emretti ve hemen ok atilarak öldürüldüler." Bu haber Ebu Eyyub el-Ensari (ra)'e ulasti. O sunu söyledi: "Resulullah (sav) bu çesit öldürmeyi yasakladi. Nefsimi kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e kasem olsun, (degil insan) bir tavuk bile olsa onu öldürücü atislar için hedef kilmayiz." Ebu Eyyub'un bu sözü Abdurrahman'a ulasinca dört köle azad etti." Ravi: Ibnu Ya'la Kaynak: Ebu Davud, Cihad 129, (2687) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Öldürme hususunda insanlarin en iffetlisi iman ehlidir." Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Ebu Davud, Cihad 120, (2666) • Resulullah (sav) nühba (arsizlikla alma) ve müsle'yi yasakladi." Ravi: Abdullah Ibnu Yezid el'Ensari Kaynak: Buhari, Mezalim 30, Zebaih 25 • Müsrikler, Hz. Peygamber (sav) ve mü'minler karsisinda iki kisimdi. Ehl-i harb olan müsrikler, ki Resulullah (sav) kendileriyle savas halinde idi. Bir de ehl-i ahd yani aralarinda antlasma yapilmis olan müsrikler vardi. Onlarla savasilmiyordu. Onlar da Resulullah (sav)'a, karsi savasmiyorlardi. Ehl-i harb'ten bir kadin hicretle geldigi zaman, hayiz olup temizleninceye kadar evlenmek üzere istetilmiyordu. Temizlenince onun nikahlanmasi helal oluyordu. Sayet nikahtan önce, kadinin kocasi da hicret ederek gelecek olsa, kadin kendisine veriliyordu. Ehl-i harbten bir köle veya cariye hicret edecek olsa bunlar hür olur ve Muhacirlerin bütün haklarini elde ederler. Sonra Ibnu Abbas (ra), -Mücahidin rivayetinde oldugu sekilde- Ehl-i ahdia ilgili olarak rivayete devam etti: "...kendileriyle antlasma yapilmis müsriklere ait bir köle veya cariye hicret edecek olsa, bunlar da iade edilmezlerdir ancak degerleri ne ise o ödenirdi." Ibnu Abbas devamla der ki: "Kureybe Bintu Ebi Umeyye Hz. Ömer'in yaninda idi, bosadi. Kadinla, Muaviye Ibnu Ebi Süfyan evlendi. Ümmül-Hakem Bintü Ebi Süfyan da Iyaz Ibnu Ganem el-Fihri'nin nikahi altinda idi. O da bunu bosadi. Ümmül-Hakem'le de Abdullah Ibnu Osman es-Sakafi evlendi." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Talak 19 •
Cihada Müteallik Hadisler

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah yolunda cihada çikip gazve yapan selamete erip ganimetle dönen her ordu ve her seriyye ahirette elde edecegi mükafaatin üçte ikisine dünyada kavusmus olur. Hiçbir ganimet elde edemeyen, korku geçiren ve musibetlere maruz...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah yolunda cihada çikip gazve yapan selamete erip ganimetle dönen her ordu ve her seriyye ahirette elde edecegi mükafaatin üçte ikisine dünyada kavusmus olur. Hiçbir ganimet elde edemeyen, korku geçiren ve musibetlere maruz kalan her ordu ve her seriyye ise (ahirette) tam ücrete erer." Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibnul-As Kaynak: Müslim, Imaret 153, (1906); Ebu Davud, Cihad 13, (2785); Nesai, 15, (6, 17, 18); Ibnu Mace, Cihad 13 • Biz bir gazvede Resulullah (sav) ile beraberdik, bir ara söyle buyurdular: "Medine'de kalan öyleleri var ki, kateddiginiz her mesafe ve geçtiginiz her vadide ayrica sizinle berabermis gibi sevabiniza eksiksiz ortak oluyorlar. Bunlar, (cihada katilmayi can u gönülden arzulayip da) özürleri sebebiyle orada kalanlardir." Bu rivayeti Buhari ve Ebu Davud, Hz. Enes (ra)ten tahric etmislerdir. Ravi: Cabir Kaynak: Müslim, Imaret 159, (1911) • Resulullah (sav)'i isittim söyle diyordu: "Zincirlere bagli olarak cennete sevkedilen bir zümrenin haline Rabbimiz taccüb (hayret) etti" Ebu Davud: "Harp esiri yakalanir, zincire vurulur sonra da Müslüman olur" diyerek açiklamistir. Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 144; Ebu Davud, Cihad 124, (2677) • Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "Imam bir perdedir, onunla birlikte (düsmana karsi) savas yapilir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad, 109, Ahkam 1; Müslim, Imaret 43, (1841); Ebu Davud, Cihad 163, (2757); Nesai, Büyu, 3 • Eslem kabilesinden bir genç: "Ey Allah'in Resulü! Ben gazveye katilmak istiyorum, ancak gazve için gerekli teçhizati temin edecek malim yok!" dedi. Hz. Peygamber (sav): "Öyleyse falancaya git. O hazirlik yapmisti ama hastalandi (gelemeyecek)" dedi. Genç o adama gidip: "Resulullah (sav)'in sana selami var, cihad için hazirladigin teçhizati bana vermeni söyledi" dedi. Adam, ismen çagirarak hanimina: "Hanim! Cihad için hazirladigim teçhizati su gence ver, onlardan hiçbir seyi alikoyup esirgeme, Allah'a kasem olsun, esirgemeden her ne verirsen hakkinda mübarek kilinir" dedi. Ravi: Enes Kaynak: Müslim, Imaret 134, (1894); Ebu Davud, Cihad 177, (2780) • Emma ba'd, bilesiniz, Resulullah (sav) atlarimiza "Allah'in atlari" diye isim verdi. Bize, korktugumuz zaman cemaat olmamizi, savastigimiz zaman da sabirli ve sakin olmamizi emrederdi." Ravi: Semure Ibnu Cündeb Kaynak: Ebu Davud, Cihad 54, (2560) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "En hayirli arkadas (grubu) dört kisiliktir. En hayirli askeri birlik dört yüz kisiliktir. En hayirli ordu dört bin kisidir. On iki bin kisi, sayica az diye maglub edilemez." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Ebu Davud, Cihad 89, (2611); Tirmizi, Siyer 7, (1555); Ibnu Mace, Cihad 25, (2827) • Resulullah (sav) bir kavme galebe çalinca, (evler arasindaki) bos bir arsada üç gece ikamet ederdi." Ravi: Ebu Talha Kaynak: Buhari, Cihad 185, Megazi 7; Müslim, Cennet 78, (2875); Tirmizi, Siyer 3, (1551); Ebu Davud, Cihad 1 • Sakif, Beni Ukayl'in müttefiki idi. Sakifliler, Resulullah (sav)'in ashabindan iki kisiyi esir ettiler. Buna mukabil Müslümanlar da Beni Ukayl'dan bir kisiyi esir ettiler, adamla birlikte Adba adli deveyi de ele geçirdiler. Adam bagli halde iken Resulullah (sav) yanina geldi. Adam: "Ey Muhammed!" dedi. Resulullah (sav): "Ne istiyorsun?" diye sordu: "Beni niye yakaladiniz, hacilari geçene (yani Adba'ya) niye el koydunuz?" dedi. Resulullah (sav) meseleyi büyütmek için: "Seni müttefiklerin olan Sakifin cinayetinden dolayi yakaladim!" cevabini verdi, sonra oradan ayrilip gitti. Adam tekrar seslenerek: "Ey Muhammed! Ey Muhammed" dedi. Resululah (sav) merhametli ve nezaketli idi. Adama dönerek: "Ne istiyorsun?" dedi. Adam: "Ben Müslümanim!" dedi. Resulullah (sav): "Sen bunu, daha önce, kendi umuruna malik iken söylemis olsaydin, tamamiyle kurtulurdun" dedi ve adamdan uzaklasti. Adam tekrar: "Ey Muhammed, ey Muhammed!" diye bagirdi. Resulullah (sav) geri gelerek: "Ne istiyorsun?" dedi. Adam: "Açim, doyur beni, susadim, su ver bana!" dedi. Resulullah (sav): "Hacetin bu mu?" dedi. Adam öbür iki kisiye mukabil fidye yapildi. Ravi Imran sözüne söyle devam etti: "Ensar'dan bir kadin esir edildi. Adba dahi ele geçirildi. Kadin baga vurulmustu. Halk develerini evlerinin önünde dinlendiriyorlardi. Bir aksam bu kadin ipten bosanarak develerin yanina geldi. Kadin deveye yaklasti mi deve bögürüyordu. O da birini birakip öbürüne yaklasiyordu. Sonunda Adba'ya yaklasti. Bu bögürmedi." Ravi der ki: "Bu piskin bir deve idi" -bir rivayette: "O terbiyeden geçmis bir deve idi" denmistir. Ebu Davud'da: "Uysal bir deve" denmistir. Kadin devenin arkasina bindi, hayvani sürüp yola revan oldu. Kadinin kaçtigini hissettiler, arayip taradilar, ama bulamadilar. Kadin, Allah kendisine kurtulma nasib ederse, deveyi Allah için kurban etmeyi adadi. Medine'ye gelince, halk onun kurtuldugunu görünce: "Adba, Resulullah (sav)'in devesi!" diye bagristi. Kadin: "Ben nezretmisim. Allah beni kurtarirsa onu kurban edecegim diye!" dedi. Resulullah (sav)'a, gelip bu durumu haber verdiler. O: "Sübhanallah! Hayvancagiza ne kötü mükafaat vermis: Allah onu, bunun üzerinde kurtarirsa o tutup bunu kesecek ha! Olacak sey mi? Hayir! Günah olan bir nezre uyulmaz, sahsen sahip olmadigi bir sey üzerine yaptigi nezre de uymaz!" dedi. Ravi: Imran Ibnu'l-Husayn Kaynak: Müslim, Nüzur 8, (1641); Ebu Davud, Eyman 28, (3316) • Müsrikler, bir müsrikin cesedini parayla satin almak istediler. Resulullah (sav) bunun para ile satilmasina karsi çikti. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Tirmizi, Cihad 35, (1715) •
Eman Ve Sulh

Osman Ibnu Ebi Hazim, babasi vasitasiyla dedesi Sahr (ra)'dan rivayet ediyor: "Resulullah (sav) Taife karsi gazveye çikmisti. Sahr bunu isitir isitmez, Resulullah (sav)'a imdad etmek üzere bir grup atliyla hareket etti. Ancak, Resulullah (sav)'i fetih yapmadan...

• Osman Ibnu Ebi Hazim, babasi vasitasiyla dedesi Sahr (ra)'dan rivayet ediyor: "Resulullah (sav) Taife karsi gazveye çikmisti. Sahr bunu isitir isitmez, Resulullah (sav)'a imdad etmek üzere bir grup atliyla hareket etti. Ancak, Resulullah (sav)'i fetih yapmadan geri dönmüs buldu. Sahr, o gün Allah'a yemin ederek: "Su Kasr, Resulullah (sav)'in hükmüne boyun egmedikçe kusatmayi kaldirmayacagim" dedi ve oradan ayrilmadi. Nihayet içeridekiler Resulullah (sav)'in hükmüne boyun egdiler. Sahr, Resulullah (sav)'a söyle yazarak durumu bildirdi: "Emma ba'd: Ey Allah'in Resulü! Sakif senin hükmüne boyun egmistir. Ben, onlari süvariler arasinda getiriyorum." Resulullah (sav) "Es-salatu Camiatun" diye nida edilmesini emretti. Kahraman (yani Sahr) için: "Rabbim, su kahramana atlarini adamlarini mübarek kil!" diye on kere dua etti. Derken halktan bir grup Resulullah (sav)'in yanina geldi. Mugire Ibnu Su'be söz alip: "Ey Allah'in Resulü! Sahr, halami yakaladi. Halbuki halam Müslümanlarin girdigi seye (imana) girmisti" dedi. Resululah (sav) onlari çagirip: "Ey Sahr, bir kavm Müslüman oldu mu, artik kanlarini da mallarini da korumus olurlar. Mugire'ye halasini iade et!" dedi. O da kadini ona iade etti. Sahr, Beni Süleym'e ait olan bir suyu Hz. Peygamber (sav)'den istedi. Beni Süleym, Islam'dan kaçarak bu suyu terketmisti. Sahr: "Ey Allah'in Resulü, beni ve kavmimi oraya yerlestir!" dedi. Resulullah (sav): "Pekala!" dedi ve onu oraya yerlestirdi: Sonra Süleymiler Müslüman oldular ve Sahr'a gelip suyu kendilerine iade etmesini söylediler. Sahr, buna imtina edince Süleymiler, Resulullah (sav)'a basvurdular: "Ey Allah'in Resulü, biz Müslüman olduk, suyumuzu idde etmesi için Sahr'a geldik. O imtina edip vermedi" dediler. Resulullah (sav) Sahr'i çagirtti. Gelince: "Ey Sahr, bir kavm Müslüman olunca mallarini ve kanlarini korurlar, bunlara sularini geri ver!" diye emretti. Sahr: "Basüstüne ey Allah'in Resulü!" dedi. Ravi der ki: "Ben Resulullah (sav)'in yüzünün bu sirada suyu Sahr'dan geri almaktan duydugu haya sebebiyle genç kizin yüzü gibi kizardigini gördüm." Ravi: Osman Ibnu Ebi Hazim Kaynak: Ebu Davud, Haraç 36, (3067) • Biz Basra'da Mirbed denen yerde idik. Saçlari daginik, bir adam geldi, elinde kirmizi renkli bir deri parçasi vardi. Kendisine: "Köylüsün galiba." dedik. "Evet!" dedi. "Elindeki su deri parçasini bize ver (de ne var bir bakalim)!" dedik. Hemen alip içindekini okuduk. Su yazili idi: "Allah'in Resulü Muhammed'den Beni Züheyr Ibnu Kays'a. Siz, sayet Allah'tan baska ilah olmadigina ve Muhammed'in Allah'in elçisi olduguna sehadet eder, namaz kilar, zekat verir, ganimetten beste biri, Peygamber'in hissesini ve 'safiyy payi'ni eda ederseniz, sizler Allah ve Resulü'nün emaniyla emniyette olursunuz." Biz: "Bu mektubu size kim yazdi?" diye sorduk. "Resulullah (sav)" dedi. Ravi: Zeyd Ibnu Abdillah Kaynak: Ebu Davud, Haraç 21, (2999); Nesai, Fey 1, (7, 134) • Resulullah (sav) (peygamber olarak ortaya) çiktigi zaman, Hamdan kabilesi bana: "Gidip su adam hakkinda arastirip bize haber getirebilir misin? Sayet bizim adimiza memnun kalirsan biz de onu kabul ederiz, sayet begenmedigin bir husus olursa biz de reddederiz" dediler. Ben de: "Pekala!" dedim. Yola çikip Hz. Peygamber (sav)'in yanina kadar geldim. (Gördüm, inceledim ve) memnun kaldim. Kavmim de Müslüman oldu. Resulullah (sav), Ümeyr Zi Merran'a su mektubu yazdi. Ravi devamla der ki: Resulullah (sav) Malik Ibnu Mirare er-Rehavi'yi Yemen'in tamamina (elçi olarak) yolladi. Akk Zü Hayvan Müslüman oldu. Ravi devamla der ki: "Akk'a: "Resulullah (sav)'a git, köyün ve malin için kendisinden eman al" dendi. O da hemen Resulullah (sav)'a geldi. Resulullah (sav) kendisine su eman mektubunu yazdi: "Bismillahirrahmanirrahim, Allah'in Resulü Muhammed'den Akk Zü Hayvan'a: "Eger arazisinde, malinda, kölesinde (Islam'a) sadik kalirsa, kendisine eman vardir, Allah'in ve Allah'in Resulü Muhammed'in garantisi vardir. Bu emani Halid Ibnu Said Ibni'l-As yazdi." Ravi: Amir Ibnu Sehr Kaynak: Ebu Davud, Haraç 27, (3027) • Ka'b Ibnu'l-Esref, Resulullah (sav)'in aleyhine hicviyeler düzüyor ve bunlarla Kureys kafirlerini, ona karsi tahrik ediyordu. Resulullah (sav) Medine'ye hicretle geldigi zaman, sehrin ahalisi kozmopolitti: Bir kismi Müslüman, bir kismi putlara tapan müsrik, bir kismi da Yahudi idi. Yahudiler, Resulullah (sav) ve ashabina rahatsizlik veriyorlardi. Cenab-i Hakk, Resulü'ne (sav) sabir ve af emrediyordu. Allah su ayeti onlar hakkinda inzal buyurmus idi. (mealen): "Hiç süphesiz, sizden önce kitap verilenlerden ve Allah'a es kosanlardan çok üzücü sözler isiteceksiniz. Sabreder ve Allah'a karsi gelmekten sakinirsaniz bilin ki, bu üzerinizde sebat edilecek islerdendir." (Al-i Imran 186). Ka'b Ibnu'l-Esref, Hz. Peygamber (sav)'e eza vermekten bir türlü vazgeçmiyordu. Sonunda Resulullah (sav) Sa'd Ibnu Mu'az (ra)'a, onu öldürecek birini yollamasini emretti. Onu Muhammed Ibnu Mesleme (ra) öldürdü. Ka'b öldürülünce, Yahudiler ve müsrikler çok korktular. Resulullah (sav)'a gelerek: "Arkadasimizi geceleyin kapisini çalarak öldürdüler" dediler. Resulullah (sav) onlara Ka'b Ibnu'l-Esref'in geçmiste söylediklerini hatirlatti. Sonra da hepsini kendisiyle onlar arasinda yapilacak ve (serirlerin uyarak sikintilari) sona erdirecek bir antlasma imzalamaya çagirdi. Resulullah (sav) onlarla kendisi ve bütün Müslümanlar arasinda muteber olacak yazili bir antlasma yapti. Ravi: Ka'b Ibn Malik Kaynak: Ebu Davud, Haraç 22, (3000) • Resulullah (sav), Necranlilarla iki bin takim elbise üzerine sulh yapti. Yarisini Safer ayinda, yarisini da Recep ayinda Müslümanlara teslim edeceklerdi. Ayrica gazvede kullanmak üzere ariyeten otuz zirh, otuz at, otuz deve ve her çesit silahtan otuzar aded vereceklerdi. Müslümanlar, bunlari, Yemenide ihanetli bir harb oldugu takdirde Necranlilardan alip kullanacaklar, sonra iade edeceklerdi. Buna mukabil Müslümanlar da Hiristiyan mabedlerini yikmayacaklar, dini-ilmi reislerine dokunmayacaklar, bir hadise çikarmayip yahut da faiz yemedikleri müddetçe dinlerinde rahatsiz etmeyeceklerdir. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Ebu Davud, Haraç 30, (3041) • Hz. Ali (ra) buyurdu ki: "Eger sag kalirsam, Beni Taglib Hiristiyanlarinin eli kilinç tutanlarini öldürüp, çocuklarini esir edecegim. Çünkü Resulullah (sav)'in onlarla yaptigi antlasmayi elimle bizzat yazdim: "Çocuklarini Hiristiyanlastirmayacaklari" sarti vardi." Ravi: Ziyad Ibnu Hudeyr Kaynak: Ebu Davud, Haraç (30,40) • Resulullah (sav)'la Hayber Kalesine indik. Beraberinde baska birçok Müslüman da vardi. Hayber'in sahibi (lideri) cebbar, mütekebbir birisi idi. Resulullah (sav)'a gelerek: "Ey Muhammed! Sizin eseklerimizi kesmeye, meyvelerimizi yemeye, kadinlarimizi dövmeye hakkiniz mi var?" dedi. Resulullah (sav) bu sözlere öfkelenerek emretti: "Ey Ibnu Avf, merkebine bin ve söyle nida et: "Haberiniz olsun, cennet sadece mü'minlere helaldir, namaz kilmak üzere toplanin!" Ravi, devamla, der ki: "Cemaat toplandi. Resulullah (sav) onlara namaz kildirdi. Sonra da kalkip sunlari söyledi: "Sizden biri, (rahat) koltuguna kurulup, Allah'in sadece su Kur'an'da yazdiklarini mi haram ettigini saniyor? Haberiniz olsun, vallahi ben (Allah'in yasaklarini) duyurdum, (Kur'an'da olmayan hayirlar) emrettim, birçok seylerden sizleri yasakladim; bunlar, Kur'an'in bir misli kadar ve belki de daha çoktur. Allah Teala hazretleri, Ehl-i Kitabin evlerine izinsiz girmenizi helal kilmamistir. Kadinlari dövmenizi, borçlarini (olan cizyeyi) verdikten sonra meyvelerini yemenizi de helal kilmamisti." Ravi: Irbaz Ibnu Sariye es-Sülemi Kaynak: Ebu Davud, Haraç 33, (3050) • Cüheyneli bir adam anlatmistir: "Resulullah (sav) buyurdu ki: "Sizler muhtemelen bir kavimle savasip onlara galebe çalacaksiniz. Onlar mallariyla kendilerini ve çocuklarini size karsi koruyacaklar." Said (Ibnu Mansur) rivayetinde der ki: "Sizinle belli sartlarla sulh yaparlar." (Bu cümleden sonra Müsedded ve Said Ibnu Mansur su ifadede) ittifak ederler: "... Artik onlardan (sulh sirasinda belirlenenden) baska bir sey alamazsiniz. Zira bu size yakismaz." Ravi: Kaynak: Ebu Davud, Haraç 33, (3051) • Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Müslümanlar arasinda, harami helal, helali de haram etmedikçe sulh caizdir." Yine buyurdular ki: "Müslümanlar harami helal, helali de haram etmedikçe kabul etmis bulunduklari sartlara uyarlar." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Ebu Davud, Akdiye 12, (3394); Tirmizi, Ahkam 17, (1352) • Resulullah (sav) Hayber Yahudilerine sunu söyledi: "Mahsulat, sizinle bizim aramizda olmak sartiyla sizi Allah'in biraktigi müddetçe yerinizde birakiyorum." Resulullah (sav) Hayber'e (tahminci olarak) Abdullah Ibnu Revaha (ra)'yi gönderdi. Resulullah (sav)'la Yahudiler arasinda, mahsulün miktarini tahmin ve takdir isini o yapmis, neticede, onlara: "Isterseniz siz alin, isterseniz bana kalsin" demisti. Yahudiler mahsulün kendilerine kalmasini tercih ettiler. Ravi: Ibnu'l-Müseyyeb Kaynak: Muvatta, Müsakat 1, (2, 703) • Hayber halki dediler ki: "Ey Muhammed, bizi birak, burada kalalim, araziyi islah edip isleyelim." Resulullah (sav) da her ekinin ve Resulullah (sav)'in uygun görecegi her bir seyin mahsulünün yarisi onlarin olmak sartiyla araziyi onlara birakti. Abdullah Ibnu Revaha (ra), her yil oraya gelir, miktari tahmin eder ve yarisinin karsiligini onlardan alirdi. Yahudiler, Abdullah'i tahminde gösterdigi titizlik sebebiyle Hz. Peygamber (sav)'e sikayet ettiler. Hatta bir ara (lehlerine gevsek davranmasi için) rüsvet vermek istediler. Abdullah onlara: "Bana haram mi yedirmek istiyorsunuz. Vallahi ben en ziyade sevdigim insanin yanindan geldim. Sizin topunuz bana maymunlar ve hinzirlardan daha menfurdur. Buna ragmen, benim size olan bugzum, size karsi adil olmama mani degildir." Yahudiler, Abdullah (ra)'i takdir edip: "Iste bu adalet ve dogrulukla semavat ve arz nizam içinde ayakta durur" dediler. Resulullah (sav), her bir hanimina her yil seksen vask hurma, yirmi vask arpa veriyordu. Hz. Ömer (ra) zamaninda, Yahudiler Müslümanlara hile yaptilar Ibnu Ömer (ra)'i bir evin daminda uyurken geceleyin asagi attilar, el ve (ayak) bileklerini çikardilar. Hz. Ömer Ibnu'l-Hattab: "Hayber'de hissesi olan hazirlansin, aralarinda taksim edelim" dedi. (Taksim edilecegi zaman) reisleri: "Bizi buradan çikarma. Bizi Resulullah (sav) ve Hz. Ebu Bekir'in yaptiklari gibi yerlerimizde birak" dedi. Hz. Ömer (ra) ona: "(Kararimizda) Resulullah (sav)'in sözüne ters düstügümüzü mü zannediyorsun? Binegin seni Suriye'ye dogru bir gün, sonra bir gün, sonra bir gün daha kosturmasina ne dersin?" diye cevap verdi. Hz. Ömer (ra), Hayber'i, Hudeybiye ashabindan Hayber Seferine istirak etmis olanlar arasinda taksim etti. Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Megazi, 38; Ebu Davud, Cihad 24, (3006) • Resulullah (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Kim (kendisine eman verilerek) antlasma yapilan bir kimseyi vakti disinda öldürürse, Allah ona cenneti haram eder" Ravi: Ebu Bekir Kaynak: Ebu Davud, Cihad 165, (2760); Nesai, Kasame 14, (8, 24) • Safvan Ibnu Süleym, birçok sahabi evlatlarinin, babalarindan yapmis olduklari rivayetlere dayanarak, Resulullah (sav)'in söyle buyurmus oldugunu naklediyor: "Kim antlasma yapilan bir kimseye zulmeder veya hakkini tenkis eder veya takatinin fevkinde emreder veya onun rizasi disinda bir seyini alirsa, kiyamet günü aleyhine ben delil olacagim." Ravi: Safvan Ibnu Süleym Kaynak: Ebu Davud, Haraç 33, (3052) • Ben kocamin akrabalarindan iki kisiye civar (himaye) vermistim. Resulullah (sav) "Senin civar verdigine biz de civar verdik" buyurdu." Ravi: Ümmü Hani Kaynak: Buhari, Cizye 9, Salat 4, Edeb 94; Müslim, Hayz 70, (336), Müsafirin 80; Muvatta, Sefer 27, (1, 152) • Ahdine kim vefasizlik edip bozarsa, Allah mutlaka ona bir düsman musallat eder." (Imam Malik bunu belag (senetsiz) olarak rivayet etmistir) Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Muvatta, Cihad 12, (2, 449), 26 (2, 460) •
Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler

Resulullah (sav), kendisini Yemen'e gönderdigi zaman, ihtilam olan herkesten (vergi olarak) bir dinar veya -Yemen'de imal edilen bir kumas olan meafiriden, bir dinara tekabül eden miktarda almasini emretti." Ravi: Muaz Ibnu Cebel Kaynak: Ebu Davud, Haraç 30,...

• Resulullah (sav), kendisini Yemen'e gönderdigi zaman, ihtilam olan herkesten (vergi olarak) bir dinar veya -Yemen'de imal edilen bir kumas olan meafiriden, bir dinara tekabül eden miktarda almasini emretti." Ravi: Muaz Ibnu Cebel Kaynak: Ebu Davud, Haraç 30, (3038, 3039); Tirmizi, Zekat 5, (623); Nesai, Zekat 8, (25-26) • Ca'fer Ibnu Muhammed babasindan naklediyor: "Ömer Ibnul-Hattab (ra) Mecüsileri mevzubahis ederek: "Onlar hakkinda nasil hareket etmem gerektigini bilmiyorum" dedi. Abdurrahman Ibnu Avf (ra): "Sana sehadet ederim ben Resulullah (sav)'in söyle söyle dedigini isittim: "Onlara, Ehl-i Kitab'a davrandiginiz gibi davranin". Ravi: Ca'fer Ibnu Muhammed Kaynak: Muvatta, Zekat 42 (1, 278) • Bana ulasti ki, "Resulullah (sav) Bahreyn Mecusilerinden cizye almistir, keza Hz. Ömer (ra) Iran Mecusilerinden, Hz. Osman (ra) da Berberilerden cizye almistir." Ravi: Ibnu Sihab Kaynak: Muvatta, Zekat 41, (1, 278) • Anlattigina göre, Resulullah (sav) Dümetli Ükeydir'den de cizye aldi. Ravi: Enes Kaynak: • Harb Ibnu Ubeydillah, baba tarafindan dedesi Umeyr es-Sakafi (ra)'den nakleder: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Haraç Yahudi ve Hiristiyanlardan alinan vergidir. Müslümanlara haraç yoktur." Bir rivayette "usur yoktur" buyurmustur. Ravi: Harb Ibnu Ubeydillah Kaynak: Ebu Davud, Harac 33, (3046-3049) • (Babam) Ömer (ra) Nebat ahalisinden bugday ve zeytinyagindan ösrün yarisi (yirmide bir nisbetinde) vergi alirdi. Bu davranisiyla kasdi Medine'ye bunlardan çokça gelmesini saglamakti. Kintiyye (denen bugday ve arpa disinda kalan, nohut, mercimek, bakla nevinden tahil) dan da ösür aliyordu." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Muvatta, Zekat 46, (1, 281) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir yerde iki kiblenin varligi uygun olmaz. Müslüman kimseye cizye yoktur." Süfyan merhum der ki: "Bunun manasi sudur: "Bir zimmi, kendisine cizye vermesi gerektikten sonra (vergisini henüz ödemeden) Müslüman olursa, artik bu vergi ondan düser." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Ebu Davud, Haraç 34, (3053); Tirmizi, Zekat 11, (633) • Kim kendi boynuna cizye akdi yaparsa, Resulullah (sav)'in gittigi yoldan (sünnetten) beri olmus olur. Ravi: Muaz Kaynak: • Resulullah (sav) efendimiz buyurdular ki: "Kim bir araziyi haraci ile birlikte (satin) alirsa hicretinden rücü etmis demektir. Kim de bir kafirin boynundan zilleti kaldirip onu kendi boynuna koyarsa Islam'a sirtini dönmüs olur." Sinan Ibnu Kays der ki: Halid Ibnu Ma'dan bu hadisi benden isitince bana: "Bunu sana Sebib mi rivayet etti?" dedi. "Evet" dedim, "öyleyse" dedi, "gidince, söyle bu hadisi bana yazip göndersin." Sinan Ibnu Kays devamla dedi ki: "(Sebib'e) söyledim, onun için hadisi yaziverdi. Tekrar geldigim zaman Halid Ibnu Ma'dan kagidi sordu. Ben de verdim. Okuyup bu hadisi isitince sahip oldugu arazinin hepsini terketti. Ravi: Ebu'd Derda Kaynak: Ebu Davud, Haraç 38, (3082) •
اكتشف المزيد

صفحات روحية يومية أخرى