الأرشيف

CİHAD BÖLÜMÜ

واجهة أرشيف عميقة لموضوع أحاديث CİHAD BÖLÜMÜ.

Cihad Ve Mücahidlerin Faziletleri

Resulullah (sav)'i dinledim söyle diyordu: "Allah yolunda bir günlük ribat, diger menzillerde (Allah yolunda geçirilen) bir günden daha hayirlidir." Ravi: Osman Kaynak: Tirmizi, Fedailul-Cihad 26, (1667, 1664, 1665); Buhari, Cihad 73; Müslim, Imaret 163; Ibnu...

• Resulullah (sav)'i dinledim söyle diyordu: "Allah yolunda bir günlük ribat, diger menzillerde (Allah yolunda geçirilen) bir günden daha hayirlidir." Ravi: Osman Kaynak: Tirmizi, Fedailul-Cihad 26, (1667, 1664, 1665); Buhari, Cihad 73; Müslim, Imaret 163; Ibnu Mace, Cih • Her ölenin ameline son verilir, ancak Allah yolunda ölen murabit müstesna. Çünkü onun ameli kiyamet gününe kadar artirilir. Ayrica o, kabir azabina da ugratilmaz. (Tirmizi'nin rivayetinde su ziyade mevcuttur: "Gerçek mücahid, nefsiyle cihad edendir.") Ravi: Fadale Ibnu Ubeyd Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 2,(1621); Ebu Davud, Cihad 16, (2500) • Her ölenin ameline son verilir, ancak Allah yolunda ölen murabit müstesna. Çünkü onun ameli kiyamet gününe kadar artirilir. Ayrica o, kabir azabina da ugratilmaz. (Tirmizi'nin rivayetinde su ziyade mevcuttur: "Gerçek mücahid, nefsiyle cihad edendir.") Ravi: Fadale Ibnu Ubeyd Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 2,(1621); Ebu Davud, Cihad 16, (2500) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ögleden evvel veya ögleden sonra bir kerecik Allah yolunda yola çikis, dünya ve içindeki her seyden daha hayirlidir." Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Cihad 5, 6, 73, Rikak 2, 51; Müslim, Imaret 112-115, (1880); Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 17, (1 • Resulullah (sav) buyurdular ki: "(Müslüman erkeklerden) kim, Allah yolunda, ila-yi kelunetul-lah için, devenin iki sagimi arasinda geçen müddet kadar savasacak olsa cennet kendisine vacib olur." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 21, (1657); Ebu Davud, Cihad 42, (2541); Nesai, Cihad 25, (6, 26); Ibnu Mac • Içinden samimi sekilde Allah yolunda cihad yapmayi temenni eden bir kimse, bilahare ölse de, öldürülse de sehid sevabi kazanir. Kim de Allah yolunda yara alsa veya Allah yolunda -düsmanin sebep olmadigi- bir musibetle bile yaralansa bu yara, kiyamet günü, en büyük hali içinde rengi zaferin renginde, kokusu da misk kokusunda olarak gelir. Kimin vücudunda, Allah yolunda iken çikan, iltihab gibi bir yara açilacak olsa bu da onun için sehidlik mührü olur. Ravi: Muaz Ibnu Cebel Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 21, (1657); Ebu Davud, Cihad 42, (2541); Nesai, Cihad 25, (6, 26) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah yolunda yaralanan hiçbir yarali yoktur ki, kiyamet günü, yarasi kaniyor olarak gelmis olmasin, bu kanin rengi kan renginde, kokusu da misk kokusundadir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 10, Zebaih 31; Müslim, Imaret 103; Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 21, (1656); Nesai, Cenaiz • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri, Allah rizasi için yola çikan kimse hakkinda: "Bu kulum, benim yolumda cihad etmek üzere bana inanarak peygamberlerimi tasdik ederek yola çikmistir, artik onu ya cennetime koymak yahut da ücret veya ganimet elde etmis olarak, çikmis oldugu meskenine geri çevirmek hususunda garanti veriyorum" diyerek te'minat verir. Muhammed'in nefsini kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun ki, Allah yolunda yaralanmis hiçbir yarali yoktur ki, kiyamet günü, yaralandigi ilk günkü manzarasiyla gelmis olmasin: (Yarasi taze) kan renginde, kokusu da misk kokusunda olarak. Muhammed'in nefsini kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e yemin ediyorum ki, Müslümanlar'a mesakkat vermeyecek olsam, Allah yolunda gazveye çikan hiçbir seriyyeden asla geri kalmazdim. Ancak onlari hayvana bindirecek imkan bulamiyorum. Onlar da beni takibe imkan bulamiyorlar. Benden geri kalmak da onlara zor geliyor. Muhammed'in nefsi kudret elinde olan Zat-i Zülcelal'e kasem olsun, Allah yolunda gazaya çikip öldürülmeyi, sonra tekrar hayat bulup gazada tekrar öldürülmeyi, sonra tekrar gazaya çikip öldürülmeyi ne kadar isterim!" Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Iman 25, Cihad 2, 119, Hums 8, Tevhid 28, 30; Müslim, Imaret 103-107, (1876), (8, 119); Muva • Resulullah (sav)'dan bir gün sordular: "Ey Allah'in Resulü! Allah yolunda yapilan cihada hangi amel denk olur?" "(Baska bir amelle)" dedi, "ona güç getiremezsiniz!" Soruyu soranlar ikinci ve hatta üçüncü sefer tekrar sordular. Resulullah her seferinde ayni cevabi verip: "(Bir baska amelle)" ona güç getiremezsiniz!" dedi ve sonra sunu ilave etti: "Allah yolundaki mücahidin misali gündüzleri ve geceleri hiç ara vermeden oruç tutup, namaz kilan, Allah'in ayetlerine de itaatkar olan ve Allah yolundaki mücahide cihaddan dönünceye kadar namaz ve oruçtan hiç gevsemeyen kimse gibidir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 2; Müslim, Imaret 110, (1878); Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 1, (1619); Nesai, Cihad 17, (6 • Resulullah (sav)'a: "Ey Allah'in Resulü! Insanlarin en efdali kimdir?" diye soruldu. Su cevabi verdi: "Allah yolunda maliyla caniyla cihad eden mü'min kisi!" "Sonra kim?" diye tekrar soruldu. Bu sefer: "Tenhalardan bir tenhaya Allah korkusuyla çekilip, insanlari serrinden birakan kimsedir" diye cevap verdi. Ravi: Ebu Said Kaynak: Buhari, Cihad 2, Rikak 34; Müslim, Imaret 122, 123, 127, (1888); Ebu Davud, Cihad 5, (2485); Tirmizi • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Size, insanlarin en hayirlisi ve en serlisini haber vermiyeyim mi! Insanlarin en hayirlisi o kimsedir ki, kendi veya baskasinin ati sirtinda ya da yaya olarak, ölünceye kadar Allah yolunda çalisir, insanlarin en serlisine gelince o da, Allah'in Kitabini okuyup (emir ve yasaklarina) riayet etmeyen kimsedir." Ravi: Ebu Saidi'l-Hudri Kaynak: Nesai, Cihad 8, (6,11-12) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Size insanlarin en hayirlisini haber vermiyeyim mi! O, atinin yularindan Allah yolunda tutan kimsedir. (Hayirda) bunu takip edeni haber vermiyeyim mi? O da koyunlarinin pesine takilip (insanlari) terkeden, koyunlarda bulunan Allah'in hakkini da ödeyen kimsedir. Size insanlarin en kötüsünü de haber vermiyeyim mi! O da, Allah'tan isteyip, Allah adina vermeyendir." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Muvatta, Cihad 4, (2, 445); Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 18, (1652); Nesai, Zekat 74, (5, 83-84) • Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Ümmetimin seyahati Allah yolunda cihaddir." Ravi: Ebu Ümame Kaynak: Ebu Davud, Cihad 6, (2486) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah korkusuyla göz yasi döken kimse, süt memeye geri dönmedikçe atese girmez. Bir kul üzerinde, Allah yolunda yapisan tozla, cehennemin dumani biraraya gelmez." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 8, (1633), Zühd 37, (2372); Nesai, Cihad 8, (6, 12) • Resulullah (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Iki göz vardir, onlara ates degemez: Allah için aglayan göz ile, Allah yolunda uyanik sabahlayan göz." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 7, (1632) • Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kafir ile onu öldüren ebediyyen cehennemde bir araya gelmezler, keza bir kulun karninda, Allah yolunda (yutulmus olan) tozla cehennem atesi bir araya gelmezler, keza, bir kulun kalbinde imanla hased bir araya gelmezler." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Müslim, Imaret 130, 131, (1891); Ebu Davud, Cihad 11, (2495); Nesai, Cihad 8, (6, 12-14); Ibnu Mace, • Resulullah (sav) bir gün söyle dedi: "Kim Rabb olarak Allah'tan, din olarak Islam'dan, peygamber olarak Muhammed'den razi ise ona cennet vacib olmustur." Bu söz hayretime gitti ve: "Ey Allah'in Resulü, bir kere daha tekrar eder misiniz?" dedim. Aynen tekrar etti ve arkadan da sunu söyledi. "Bir baska sey daha var ki, Allah, onun sebebiyle, kulun cennetteki makamini yüz derece yüceltir. Bu derecelerden ikisi arasindaki uzaklik sema ile arz arasindaki mesafe gibidir." Ben: "Öyleyse bu nedir?" dedim. Su cevabi verdi: "Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad, Allah yolunda cihad." Ravi: Ebu Said Kaynak: Müslim, Imaret 116, (1884); Nesai, Cihad 18, (6,19-20) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah iki kisi hakkinda güler: Bunlardan biri digerini öldürmüs oldugu halde ikisi de cennete gider. Bunlardan digeri, Allah yolunda cihad eder ve sehid olur. Allah katile magfiretini ulastirir, o da Müslüman olur, sonra Allah yolunda cihada katilir ve sehid olur (Böylece her ikisi de cennette bulusurlar)." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 28; Müslim, Imaret 128, 129, (1890); Muvatta, Cihad 28, (2, 460); Nesai, Cihad 37, (2, • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Allah'a iman ederek ve va'dini tasdik ederek, Allah yolunda (kullanmak üzere) bir at "tutarsa" bu atin yedigi, teri, gübresi, bevli kiyamet günü terazisine girecektir, yani sahibine sevap olacaktir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 46; Nesai, Hayl 11 • Bir adam, Resulullah (sav)'a yularlanmis bir deve getirerek: "Bu Allah yoluna bagisimdir" dedi. Resulullah (sav) adama: "Buna karsilik sana, kiyamet günü, her biri yularlanmis yedi yüz deve vardir!" dedi. Ravi: Ebu Mes'ud el-Bedri Kaynak: Müslim, Imaret 132, (1892); Nesai, Cihad 46, (6, 49) • Resulullah (sav)'a: "Sadakanin hangisi efdal (Allah nazarinda en kiymetli)dir?" diye sorulmustu, su cevabi verdi: "Allah yolunda bir köleyi hizmete koymak veya Allah yolunda (askerler için) bir çadir kurmak (bagislamak) veya döl alma yasina basan bir deveyi (hibe, iare veya karz suretinde) bagislamak." Ravi: Adiyy Ibnu Hatim Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 5, (1626) • Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatini temin ederse bizzat gaza yapmis olur. Kim, gazaya çikan bir askerin geride kalan ailesine hayirli himayede bulunursa gaza yapmis olur." Ravi: Zeyd Ibnu Halid Kaynak: Buhari, Cihad 38; Müslim, Emaret 135, 136, (1899); Ebu Davud, Cihad 21, (2509); Tirmizi, Fedailu'l-C • Resulullah (sav)'i dinledim söyle demisti: "Size bir çok memleketlerin fethi müyesser kilinacak. Oralarda (komsu küffarla cihad için) toplanmis askeri birlikler göreceksiniz. Size bu birliklerle sefere çikmak vazifesi verilecek. Bazilariniz onlarla (hasbi olarak) sefere çikmak istemiyerek, adamlarinin arasindan sivisip gazveye (ücretsiz) katilmamanin yollarini arayacak. Arkadan da kendileriyle anlasacak kabileler arastirip, onlara: "Falanca orduya size bedel katilmam için beni ücretle tutacak yok mu, falanca orduya size bedel katilmam için beni ücretle tutacak yok mu?" diyecek. Bilesiniz, (hasbeten gazveye gitmekten kaçan bu adam) bir ücretlidir, son damlasina kadar kanini akitsa da (gazi degildir, sehit sayilmaz, uhrevi ücretten mahrumdur)." Ravi: Ebu Eyyub Kaynak: Ebu Davud, Cihad 30, (2525) • Ebu Ubeyde, Hz. Ömer (ra)'e yazarak Rum cemaatlerini ve bunlardan duydugu endiseyi belirtti. Hz. Ömer (ra) kendisine su cevabi verdi: "Emma ba'd: Bil ki, mü'min bir kula nerede bir siddet inecek olsa Allah ondan sonra bir ferec (kurtulus) verir. Zira bir zorluk iki kolayliga asla galebe çalamaz. Cenab-i Hakk da Kur'an-i Kerim'inde söyle buyurmustur: "Ey iman edenler, sabredin, düsmanlarinizdan daha sabirli olun, cihada hazir bulunun, Allah'tan da korkun ki basariya eresiniz." (Al-i Imran 200). Ravi: Zeyd Ibnu Eslem Kaynak: Muvatta, Cihad 6, (2,446) •
Şehadet Ve Şehidin Fazileti

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her sey orada vardir. Ancak sehid böyle degil. O, mazhar oldugu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere sehit olmayi temenni eder" Bir rivayette su ziyade...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her sey orada vardir. Ancak sehid böyle degil. O, mazhar oldugu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere sehit olmayi temenni eder" Bir rivayette su ziyade mevcut: "... Sehid hariç, o, sehidlik sebebiyle mazhar oldugu üstünlükler ve kerametler sebebiyle... (dönmek ister)" Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Cihad 5, 21; Müslim, Imaret 108, 109, (1877); Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 13, (1643); Nesai, Ci • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah yolunda öldürülmem; bana bütün evlerde ve çadirda yasayanlarin benim olmasindan daha sevgilidir." Ravi: Ibnu Ebi Umeyre Kaynak: Nesai, Cihad 30, (6, 33) • Mugire (ra) dedi ki: "Peygamberimiz (sav), Rabbimizin risaletini getirmistir. Bir de bize bildirdi ki, bizden kim öldürülürse cennetlik olacaktir. Bu sebeple biz, ölümü, sizin hayati sevdiginizden daha çok seviyoruz." (Buhari, Kitabu't-Tevhid'de muallak olarak kaydetmistir. Rezin tam olarak kaydeder.) Ravi: Mugire Kaynak: Buhari, Cizye 1, Tevhid 46 • Bir adam sordu: "Ey Allah'in Resulü, Allah yolunda öldürüldügüm takdirde, bütün hatalarim örtülecek mi?" Resulullah (sav): "Evet, sen sabreder, mükafaat bekler, geri kaçmadan ileri atilir vaziyette oldugun halde öldürülürsen!" diye cevap verdi. Ve adama sordu: "Nasil sormustun?" Adam sorusunu aynen yeniledi. Bunun üzerine aleyhissalatu vesselam Efendimiz sözlerini söyle tamamladi: "Evet, (kul) borcu hariç, bütün günahlarin affedilecek. Zira Cebrail bu hususu bana haber verdi!" Ravi: Ebu Katade Kaynak: Müslim, Imaret 117, (1885); Muvatta, Cihad 31, (2, 461); Nesai, Cihad 32, (2, 33) • Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Sehidin -borç hariç- bütün günahlari affedilir." Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As Kaynak: Müslim, Imaret 118 • Hz. Ömer (ra)'i dinledim, "Hz. Peygamberden isittim" diyerek su hadisi rivayet etti: "Dört çesit sehid vardir: 1- Imani kavi mü'min kisi düsmanla karsilasir, öldürülünceye kadar Allah'a sadik kalir, iste bu kiyamet günü, insanlarin gibta ile gözlerini kaldirip bakacaklari gerçek sehiddir. -Bunu yaparken basini kaldirir ve kalansuvesi yere düser- (Fadale der ki:) "Bu, Hz. Ömer'in kalansuvesi mi idi, yoksa Resulullah (sav)'in kalansuvesi mi idi anlayamadim." 2- Imani saglam (ancak önceki kadar secaat sahibi olmayan) bir mü'min düsmanla karsilasir. Korkudan vücudu -talh agacinin dikeni batmis gibi- titrer. Bu sirada gelen serseri bir ok darbesiyle hayatini kaybeder. Bu, ikinci derecede bir sehiddir. 3- Iyi amelle kötü ameli karistirmis mü'min kisi, düsmanla karsilasir. Bu karsilasma esnasinda (sabir ve secaatte, sehidligin mükafaatini beklemekte) Allah'a sadik kalir, öldürülünce bu üçüncü mertebede bir sehid olur. 4- Günahkar bir mü'min düsmanla karsilasir, ölünceye kadar Allah'a sadik kalir. Bu da dördüncü derecede bir sehid olur." Ravi: Fadale Ibnu Ubeyd Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 14, (1644) • Resulullah (sav) (Bedir'de bizleri) cihada tesvik etti, cenneti hatirlatti. Bu sirada Ensar'dan biri, elindeki hurmalardan yemekte idi. Birden: "Ben sunlari bitirinceye kadar oturacak olursam dünyaya fazla hirs göstermis olacagim" dedi ve ellerindeki hurmalari firlatarak kilincini çekip öldürülünceye kadar savasti. Ravi: Yahya Ibnu Said Kaynak: Muvatta, Cihad 42, (2, 466); Buhari, Megazi, 17; Müslim, Imaret 145, (1901) • Zirh giyinmis bir adam gelerek: "Ya Resulullah! Hemen savasa mi katilayim, Müslüman mi olayim?" diye sordu. Resulullah (sav): "Müslüman ol, sonra savasa katil!" dedi. Adam Müslüman oldu, savasa katildi ve öldürüldü. Resulullah (sav) onun hakkinda: "Az bir amelde bulundu fakat çok sey kazandi" buyurdu. Ravi: Bera Kaynak: Buhari, Cihad, 13; Müslim, Imaret, 144, (1900) • Rasid Ibnu Sa'd, ashaba mensup birinden naklen anlatiyor: "Bir zat Resulullah'a gelip: "Ey Alah'in Resulü, niye sehid disinda kalan mü'minler kabirde imtihan edilirler?" diye sordu. Resulullah su cevabi verdi: "Sehidin ölüm aninda tepesinin üstünde kiliç pariltisini hissetmesi imtihan olarak ona kafidir." Ravi: Rasid Ibnu Sa'd Kaynak: Nesai, Cenaiz 112, 3 • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sehidin ölüm (darbesinden) duydugu izdirab sizden birinin çimdikten duydugu izdirap kadardir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 26, (1668) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Rabbimiz, Allah yolunda savasan su kimseye taaccüb etmistir: Arkadaslari hezimete ugra(yip kaçmis)tir. Ancak O, (kaçmanin haram oldugunu düsünerek) kendisine düsen sorumlulugun idrakiyle geri dönerek, öldürülünceye kadar düsmanla çarpismistir. Bunun üzerine Aziz ve Celil olan Allah, meleklere (iftiharla) söyle der: "Su kuluma bakin, benim nezdimde olan mükafaati) düsünüp katimda olan (cezadan) korkarak geri döndü, öldürülünceye kadar savasti." Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Ebu Davud, Cihad 38, (2536) • Resulullah (sav)'a Ümmü Halid adinda bir kadin yüzü örtülü oldugu halde gelerek Allah yolunda öldürülmüs olan oglu hakkinda sormak istedi. Ashab'tan biri kadina: "Sen, yüzü örtülü oldugun halde gelip oglundan mi soracaksin?" dedi. Kadin: "Oglumu kaybetti isem de hayami kaybetmedim" dedi. Resulullah (sav) kadina: "Oglun iki sehid mükafati elde etmistir!" dedi. Kadin: "Bunun sebebi nedir, ey Allah'in Resulü?" diye sorunca su cevabi verdi: "Çünkü onu Ehl-i Kitap öldürdü!" Ravi: Abdü'l'Habir Ibnu Kays Ibni Sabit Ibni Kays Ibni Semmas (an ebihi an ceddihi) Kaynak: Ebu Davud, Cihad 8, (2488) • Resulullah (sav), "Kim sidk ile Allah'tan sehid olmayi taleb ederse, Allah onu sehidlerin derecesine ulastirir, yataginda ölmüs bile olsa" buyurdu." Ravi: Sehl Ibnu Huneyf Kaynak: Müslim, Cihad 156, 157, (1908, 1909); Ebu Davud, Salat 361, (1520); Tirmizi, Fedailul-Cihad 19, (165 • Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kim Allah yolunda evinden ayrilir, sonra da öldürülür, yahut ati veya devesi (yere atip) boynunu kirar veya bir zehirli sokar veya yataginda ölür ise, Allah'in diledigi hangi musibetle ölmüs olursa olsun sehit olarak ölür." Ravi: Ebu Malik el-Es'ari Kaynak: Ebu Davud, Cihad 15, (2499) • Ebu Davud'un bir diger rivayetinde geldigine göre, "Resulullah (sav)'a: "Ey Allah'in Resulü, kim cennete gidecek?" diye sorulmus, o da su cevabi vermistir: "Peygamber cennetliktir, sehid cennetliktir, çocuk(ken ölen) cennetliktir, diri diri gömülen çocuk cennetliktir." Ravi: Kaynak: Ebu Davud, Cihad 27, (2521) • Resulullah (sav) Uhud sehidlerine ugradi ve: "Iste bunlar var ya, bunlar için sehadet ederim" dedi. Ebu Bekir (ra): "Ey Allah'in Resulü biz onlarin kardesleri degil miyiz? Onlar nasil Müslüman oldularsa biz de Müslüman olduk, onlarin cihad etmeleri gibi biz de cihad ediyoruz!" dedi. Resulullah su cevabi verdi: "Evet (söylediginiz hususlar dogru), ancak benden sonra ne gibi bid'alar çikaracaginizi bilemiyorum." Hz. Ebu Bekir (ra) agladi, agladi ve sonra: "Yani biz senden sonraya mi kalacagiz? (diye eseflendi)." Ravi: Ebu'n-Nasr Kaynak: Muvatta, Cihad 32, (2, 461-62) •
Cihadın Vacip Oluşu Ve Cihada Teşvik Edici Hadisle

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Emiriniz, fazil veya facir her nasil olursa olsun, (onun emri altinda) cihad etmeniz size farzdir. Keza, namazi da fazil veya facir ve hatta kebair islemis bile olsa her Müslümanin, arkasinda kilmasi bütün Müslümanlara...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Emiriniz, fazil veya facir her nasil olursa olsun, (onun emri altinda) cihad etmeniz size farzdir. Keza, namazi da fazil veya facir ve hatta kebair islemis bile olsa her Müslümanin, arkasinda kilmasi bütün Müslümanlara farzdir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Ebu Davud, Cihad 35, (2533) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müsriklere karsi mallarinizla, canlarinizla ve dillerinizle cihad edin." Ravi: Enes Kaynak: Ebu Davud, Cihad 18, (2504); Nesai, Cihad 1, (6, 7) • Resulullah (sav) Mekke'nin fethi günü buyurdular ki: "Artik bu fetihten sonra hicret yoktur. Fakat cihad ve niyyet vardir. Öyleyse askere çagrildiginiz zaman hemen silah altina kosun!" Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Cihad 1, 27, 194, Cizye 22, Hacc 43, Cezau's-Sayd 10; Müslim, Imaret 85, (1353), Hacc 445, ( • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim gazve yapmadan ve gaza yapmayi temenni etmeden ölürse nifaktan bir sube üzerine ölmüs olur." Ibnu'l-Mübarek der ki: "Biz bunun Hz. Peygamber (sav)'in sagligina has bir keyfiyet olduguna hükmetmistik." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Müslim, Imaret 158, (1910); Ebu Davud, Cihad 18, (2502); Nesai, Cihad 2, (6, 8) • Kim bizzat gazveye katilmaz veya bir gaziyi teçhiz etmez veya bir gazinin ailesini hayirli bir sekilde himaye etmez ise, Allah kiyamet gününden önce ona hiç beklemedigi bir musibet ulastirir. Ravi: Ebu Ümame Kaynak: Ebu Davud, Cihad 18, (2503) • Ebu'n-Nadr merhum Abdullah Ibnu Ebi Evfa (ra)'dan naklen anlatiyor: "Resulullah (sav) düsmanla karsilastigi günlerden birinde, günesin meyletmesini bekledi. Sonra kalkip yanindakilere söyle dedi: "Ey insanlar, düsmanla karsilasmayi temenni etmeyin, Allah'tan afiyet dileyin. Ancak karsilasacak olursaniz sabredin, bilin ki cennet kiliçlarin gölgesindedir." En sonda Resulullah (sav) sözlerini söyle tamamladi: "Ey Kitab'i indiren, bulutlari yürüten, (Hendek Savasanda düsman müttefikler olan) Ahzab'i hezimete ugratan Rabbimiz, bunlari da hezimete ugrat ve onlar karsisinda bize yardim et!" Ravi: Ebu'n-Nadr Kaynak: Buhari, Cihad 156, 22, 32, 112, Temenni 8; Müslim, Cihad 20, (1742); Ebu Davud, Cihad 98, (2631) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ümmetimden bir grup, hak yolunda mücadeleye (hiç ara vermeden) devam edecek, Allah da, onlar(la mücadele sebebi) ile bazi kavimlerin kalplerini saptiracak ve bunlardan (alinanlarla) onlarin rizkini saglayacaktir, bu hal kiyamet gününe, Allah'in va'dinin gelme anina kadar devam edecektir. Atin, kiyamete kadar alninda hayir baglidir. Rabbim bana, aranizda kalici degil, gidici oldugumu, ruhumu kabzedecegini, sizin de beni, (birbirinizin boynunu vuran gruplar olarak) takib edeceginizi bildirdi. Sakin birbirinizin boynunu vurmayin. Mü'minlerin (fitne sirasinda emniyette olacaklari) asil yerleri Sam'dir." Ravi: Seleme Ibnu Nüfeyl el-Kindi Kaynak: Nesai, Hayl 1, (6, 214-215) •
Cihad'ın Adabı

Resulullah (sav) gazve yaptigi zaman: "Ey Rabbim sen benim destekçim ve yardimcimsin. Senin sayende çare düsünür, senin sayende saldirir, senin sayende mukatele ederim" derdi. Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Da'avat 132, (3578); Ebu Davud, Cihad 99, (2632)

• Resulullah (sav) gazve yaptigi zaman: "Ey Rabbim sen benim destekçim ve yardimcimsin. Senin sayende çare düsünür, senin sayende saldirir, senin sayende mukatele ederim" derdi. Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Da'avat 132, (3578); Ebu Davud, Cihad 99, (2632) • Resulullah (sav) ve askerleri (sefer sirasinda) tepeleri tirmandikça tekbir getirirler, inise geçince de tesbihte bulunurlardi. Namaz dahi buna göre vazedildi." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Ebu Davud, Cihad 78, (2595) • Resulullah (sav) bir gazve sirasinda basimiza Hz. Ebu Bekir (ra)'i komutan tayin etti. Bu seferde müsriklerden bir gruba gece baskini yaptik. Onlardan çokça öldürüldü. Ben kendi elimle yedi kisi öldürdüm. Bunlar, farkli ailelerdendi. O gün parolamiz: "Ey Mansur (yardim gören) öldür, öldür!" idi. Ravi: Seleme Ibnu'l-Ekva Kaynak: Ebu Davud, Cihad 78, (2596), 102, (2638) • Resulullah (sav)'i dinleyen birisinden, Efendimiz'in söyle söyledigini naklediyor: "Düsman size gece baskini yaparsa "Ha-mim La yunsarün deyin." Ravi: Mühelleb Ibnu Ebi Sufre Kaynak: Tirmizi, Cihad 11, (1682); Ebu Davud, Cihad 78, (2597) • Resulullah (sav) gazveye çikmaya karar verdigi zaman, sasirtarak baska bir zan uyandirir ve: "Harb bir hiledir" derdi. Ravi: Ka'b Ibnu Malik Kaynak: Ebu Davud, Cihad 101, (2637); Buhari, Cihad 157; Müslim, Cihad 18, (1740) • Resulullah (sav) buyurdular ki: Gazve iki çesittir: Birincisi kisinin Allah'in rizasini aramak için yaptigi gazvedir. Bu maksadla gazve yapan imama da itaat eder, en kiymetli seyini harcar, ortagina kolaylik gösterir, fesaddan kaçinir. Bunun uykusu da uyanikligi da tamamen kendisi için ücret olur. Bir de övünmek, riyakarlikta bulunmak ve kendini satmak için savasan, imama isyan eden, arzda fesad çikaran kimse vardir. Böyle gazveden asgari ücreti bile elde edemez." Ravi: Muaz Ibnu Cebel Kaynak: Ebu Davud, Cihad 25, (2515); Nesai, Cihad 46, (6, 49); Muvatta, Cihad 18 (2, 466) • Resulullah (sav)'in ashabi (ra) savas sirasinda ses çikarmayi sevmezlerdi." Ravi: Kays Ibnu Abbad Kaynak: Ebu Davud, Cihad 112, (2656) • Anlattigina göre, cihada giderken, yola çikip, halkin geçecegi yere durarak, herkese duyuracak sekilde söyle bagirirmis: "Ey insanlar: Kimin üzerinde bir borç oldugu halde, cihada katilir ve bilirse ki, öldügü takdirde bu borç ödenmeyecektir, hemen geri dönsün, sakin pesime takilmasin. Zira, o, bu haliyle cihadin karsiligini alamaz." (Rezin'in ilavesidir.) Ravi: Ebu'd-Derda Kaynak: Rezin •
Cihada Niyette Sıdk Ve İhlas

Hz. Peygamber (sav)'e, secaat olsun diye veya hamiyyet (kavmi, ailesi, dostu) için veya gösteris için mukatele eden kimseler hakkinda sorularak bunlardan hangisi "Allah yolundadir?" dendi. Resulullah: "Kim, Allah'in kelami yücelsin diye mukatele ederse, o...

• Hz. Peygamber (sav)'e, secaat olsun diye veya hamiyyet (kavmi, ailesi, dostu) için veya gösteris için mukatele eden kimseler hakkinda sorularak bunlardan hangisi "Allah yolundadir?" dendi. Resulullah: "Kim, Allah'in kelami yücelsin diye mukatele ederse, o Allah yolundadir" diye cevap verdi." Ravi: Ebu Musa Kaynak: Buhari, Cihad 15, Hums 10, Ilm 35, Tevhid 28; Müslim, Imaret 149, (1904); Tirmizi, Fedailu'l-Cihad 1 • Bir adam gelerek Hz. Peygamber (sav)'e: "Ey Allah'in Resulü, bir kimse Allah yolunda cihad arzu ettigi halde bir de dünyalik isterse durumu nedir?" diye sordu. Su cevabi verdi: "Ona hiçbir sevab yoktur!" Adam ayni soruyu üç sefer tekrar etti, Resulullah (sav) da her seferinde: "Ona sevab yoktur!" diye cevap verdi." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Ebu Davud, Cihad 25, (2516) • Bir bedevi gelerek Resulullah (sav)'a iman etti. Sonra da sordu: "Seninle hicret edeyim mi?" Resulullah (sav) onu ashabindan birine teslim edip mesgul olmasini söyledi. Sonra yapilan gazvede Resulullah (sav), bir miktar ganimet elde etmisti. Bunu taksim etti ve bedeviye de bir pay ayirdi. Bedevi: "Bu nedir?" diye sordu. Resulullah (sav): "Bu payi sana ayirdim" dedi. Adam: "Ben bunun için sana tabi olmus degilim, ben -eli ile bogazini göstererek- suraya bir ok atilip ölmem ve cennete gitmem için sana tabi oldum" dedi. Resulullah (sav) da: "Sen Allah'a sadik oldun mu o da sana sadik olur (diledigini verir)" dedi. Askerler bir müddet durdular. Sonra düsmanla mukatele etmek üzere kalktilar. Adamcagizi, az sonra sirtlayip Hz.Peygamber (sav)'e getirdiler. Tam gösterdigi yere bir ok isabet etmis ve ölmüstü. Resulullah (sav): "Bu, o adam mi?" diye sordu: "Evet, odur!" dediler. "Öyleyse o Allah'a dogru söyleyip sadakat gösterdi, Allah da ona sadakat gösterdi" dedi. Adam, Resulullah (sav)'in cübbesi ile kefenlendi. Resulullah (sav) cenazeyi öne çikardi, üzerine namaz kildi. Okudugu duadan isitilenler arasinda su da vardi: "Ey Allahim, bu senin bir kulundur. Senin yolunda hicret etmek üzere memleketinden ayrildi. Sehid olarak öldürüldü. Ben buna sahidlik ediyorum." Ravi: Seddad Ibnu'l'Had Kaynak: Nesai, Cenaiz 61, (4, 60, 61) • Abdurrahman Ibnu Ebi Ukbe, babasindan naklediyor: Babasi Iran asilli bir azadli idi. Der ki: "Resulullah (sav) ile birlikte Uhud Savasi'na katildim. Müsriklerden bir adama darbeyi indirdim ve: "Al, bu sana benden, ben Iranli bir köleden!" dedim. (Sözlerimi isitmis bulunan) Resulullah (sav) bana dogru bakti ve: "Niye, ben Ensari bir köleyim demedin? Bir kavmin kizkardeslerinin oglu o kavimden sayilir" dedi. (Bu hadisin son cümlesi diger kitaplarda da yer alir) Ravi: Abdurrahman Ibnu Ebi Ukbe Kaynak: Ebu Davud, Edeb 121, 5/23; Ibnu Mace, Cihad 13, (2784); Buhari, Feraiz 24, Tirmizi, Menakib 85, (389 •
Kıtal Ve Gazve Ahkamı

Resulullah (sav) bir ordunun veya seriyyenin basia komutan tayin ettigi zaman, -hassaten komutana- Allah'a karsi muttaki olmasini, beraberindeki Müslümanlara da hayir tavsiye eder ve sonra sunlari söylerdi: "Allah'in adiyla ve Allah'in rizasi için savasin....

• Resulullah (sav) bir ordunun veya seriyyenin basia komutan tayin ettigi zaman, -hassaten komutana- Allah'a karsi muttaki olmasini, beraberindeki Müslümanlara da hayir tavsiye eder ve sonra sunlari söylerdi: "Allah'in adiyla ve Allah'in rizasi için savasin. Allah'i inkar eden kafirlerle çarpisin. Gaza edin fakat ganimete hiyanet etmeyin, haksizlikda bulunmayin, ölülerin vücudlarina satasip burun ve kulaklarini kesmeyin, (önünüze çikan) çocuklari öldürmeyin! Müsrik düsmanlarla karsilasinca onlari önce üç seyden birine çagir: Bunlardan birine cevap verirlerse onlardan bunu kabul et ve artik dokunma! Önce Islam'a davet et. Icabet ederlerse hemen kabul et ve elini onlardan çek. Sonra onlari yurtlarindan muhacirler diyarina hicrete davet et ve onlara haber ver ki, eger bunu yapacak olurlarsa Muhacirleri va'dedilen bütün mükafaat ve vecibeler aynen onlara da terettüp edecektir. Hicretten imtina edecek olurlarsa bilsinler ki, Müslüman bedeviler hükmündedirler ve Allah'in mü'minler üzerine cari olan hükmü onlara icra edilecektir; ganimet ve fey'den kendilerine hiçbir pay ayrilmayacaktir. Müslümanlarla birlikte cihada katilirlarsa o hariç, (o zaman ganimete istirak ederler.) Bu sartlarda Müslüman olma teklifini kabul etmezlerse, onlardan cizye iste, müsbet cevap verirlerse hemen kabul et ve onlari serbest birak. Bundan da imtina ederlerse, onlara karsi Allah'tan yardim dile ve onlarla savas. Bu durumda bir kale ahalisini muhasara ettiginde onlar senden Allah ve Resulü'nün ahd ve emanini talep ederlerse kabul etme; onlar için, kendine ve ashabina ait bir eman tani. Zira sizin kendi akdinizi veya arkadaslarinizin ahdini bozmaniz, Allah'in ve Resulü'nün ahdini bozmaktan ehvendir. Eger bir kale ahalisini kusattiginda onlar, senden Allah'in hükmünü tatbik etmeni isterlerse sakin onlara Allah'in hükmünü tatbik etme, lakin kendi hükmünü tatbik et. Zira Allah'in onlar hakkindaki hükmüne isabet edip etmeyecegini bilemezsin." Ravi: Büreyde Kaynak: Müslim, Cihad 3, (1731); Tirmizi, Siyer 48, (1617), Diyat, 14, (1408); Ebu Davud, Cihad 90, (2612, 2 • Nafi'ye yazarak savastan önce (müsrikleri Islam'a) davet etme hususunda sordum. Su cevabi verdi: Bu Islam'in basinda idi. Resulullah (sav) Beni Müstalik'e ani baskin yapti. Adamlari gafildi, hayvanlari su kenarinda sulanmakta idi. Savasabilecekleri öldürdü, kadin ve çocuklarini da esir etti. O gün Cüveyriye (ra) validemizi esir almisti. Bunu bana Abdullah Ibnu Ömer (ra) rivayet etti. Abdullah bu orduya asker olarak katilmistir. Ravi: Abdullah Ibnu Avn Kaynak: Buhari, Itk 13; Müslim, Cihad 1, (1730); Ebu Davud, Cihad 100, (2633) • Resulullah (sav) ashabindan birini herhangi bir is için gönderince su tenbihte bulunurdu: "Müjdeleyin. nefret ettirmeyin; kolaylastirin, zorlastirmayin." Ravi: Ebu Musa Kaynak: Müslim, Cihad, (1732) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müsriklerin yaslilarini öldürün, fakat tifillarina (serh) yani henüz tüyü çikmayanlara dokunmayin." Ravi: Semure Ibnu Cündeb Kaynak: Ebu Davud, Cihad 121, (2670); Tirmizi, Siyer 28, (1583) • Resulullah (sav)'in katildigi gazvelerden birinde öldürülmüs bir kadin bulundu. Resulullah (sav) bunun üzerine kadinlari ve çocuklari öldürmeyi yasakladi." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Cihad 147, 148; Müslim, Cihad 24, (1744); Muvatta, 3, (2, 447); Tirmizi, Cihad 19, (1569); E • Resulullah (sav) ile birçok gazvelere katildim. (Sunu gördüm): Resulullah (sav), safak sökünce, günes doguncaya kadar mukateleyi durdururdu. Günes dogunca ögle vaktine kadar tekrar mukateleye geçerdi. Tam ögle vaktinde mukateleyi durdurur, günes batiya meyledinceye kadar ara verirdi. Meyledince, ikindi vaktine kadar mukatele eder, ikindi vaktinde ikindi namazini kilincaya kadar ara verir, sonra tekrar mukateleye geçerdi. (Ashab) derdi ki: "Bu vakitte (yani günesin zevali vaktinde) yardim rüzgarlari eser, mü'minler namazlarinda ordulari için dua ederler." Ravi: Nu'man Ibnu Mukarrin Kaynak: Tirmizi, Siyer 46, (1612); Ebu Davud, Cihad 111, (2655); Buhari, Cizye 1 • Resulullah (sav), sabah vakti baskin yapardi. (Yaklastigi yerlesim bölgesine) kulak kabartir, (ezan okunup okunmadigini kontrol eder) ezan sesi isitecek olursa durur, isitmezse saldiriya geçerdi. Ravi: Enes Kaynak: Müslim, Salat 9, (382); Tirmizi, Siyer 48, (1618); Ebu Davud, Cihad 100, (2634) • Resulullah (sav) bir ordu veya seriyye yola çikardigi zaman, askerlere sunu tenbihlerdi: "Bir mecsid görür veya müezzini isitirseniz, orada kimseyi öldürmeyin." Ravi: Isam el-Müzeni Kaynak: Ebu Davud, Cihad 100, (2635); Tirmizi, Siyer 2, (1549) • El-Haris Ibnu Müslim Ibni'l-Haris babasindan Müslim Ibnül-Haris (ra)'den naklediyor: Resulullah (a.s) bizi bir seriyye ile gazveye gönderdi. Baskin mahalline vardigimiz zaman, atimi hizlandirdim ve arkadaslarimi geçtim. Köy halki beni imdat çigliklariyla karsiladi. Ben onlara: Lailahe illallah deyip kendinizi koruyun dedim. Öyle yaptilar. Arkadaslarim beni bu davranisim sebebiyle "Ganimeti bize haram ettin" diyerek ayipladilar. Resulullah (sav)'in yanina dönünce, yaptigimi ona haber verdiler. Resulullah (sav) beni çagirtti. Yanina varinca davranisimdan dolayi takdir etti ve: "Bilesin, Allah (cc) senin için, o kurtardigin insanlardan her birisi sebebiyle su su kadar sevab yazmistir" buyurdu. Sonra Resulullah (sav) bana: "Sana kendimden sonra bir tavsiye yazacagim" dedi ve yazip, üzerini mühürleyip bana verdi." Ravi: El-Haris Ibnu Müslim Ibni'l-Haris Kaynak: Ebu Davud, Edeb 110, (5080) • Resulullah (sav) benim de katildigim bir seriyye gönderdi. Orduya Benu'l-Mülevvah kabilesine baskin yapilmasi talimatini verdi. Yola çiktik. Kedid nam mevkiye geldigimiz zaman el-Haris Ibnu'l-Bersa el-Leysi ile karsilastik. Onu yakaladik. Bize: "Ben Müslüman olmak arzusuyla geliyordum. Memleketten de Resulullah (sav)'a gitmek düsüncesiyle ayrilmistim" dedi. Kendisine: "Eger Müslümansan bizim sana bir gün bir gecelik bagimiz zarar vermez, dedigin gibi degilsen sana karsi tedbirimizi tam yapmis oluruz" dedik ve baglarini daha bir sikiladik." Ravi: Cündeb Ibnu Mekis Kaynak: Ebu Davud, Imaret 137, (1896) • Resulullah (sav) Beni Lihyan kabilesine bir askeri birlik gönder(meye karar ver)misti: "Her iki kisiden biri atilsin, sevapta ortak olacaklar" buyurdu. Ravi: Ebu Said Kaynak: Müslim, Imaret, 1896 • Ebu Said (ra)'in bu rivayeti bir baska vecihte söyledir: "Resulullah (sav) Beni Lihyan'a bir müfreze gönderdi. (Bunu tertiplerken) söyle demisti: "Her iki kisiden biri (orduya katilmak üzere) çiksin!" Resulullah (sav), sonra oturanlara: "Sizden kim, gidenin ailesine ve malina iyi sekilde nezaret eder, hami olursa, ona gidenin sevabinin yarisi eksiksiz verilir" buyurdu. Ravi: Ebu Said Kaynak: Ebu Davud, Cihad 21, (2510) • Ben bir seriyyeye katilmistim. Askerler (bir ara) bir firarda bulundu, ben de onlar arasinda idim . Oradan uzaklasinca: "Simdi ne yapacagiz, cihaddan kaçtik, Allah'in gazabiyla dönüyoruz" diye müzakere ettik. Sonunda: "Medine'ye girelim, bizi kimse görmez" diye düsündük. Ancak Medine'ye varinca: "Resulullah (sav)'a gidip, kendimizi arzederek, bizim için bir tevbe imkani varsa onu yerine getirsek, yoksa geri gitsek" diye kararlastirdik. Resulullah (sav)'a ugrayip "Biz firarileriz!" dedik. Bize yaklasarak: "Hayir, siz, firariler degil, savasa tekrar dönmek üzere manevra yapmis kisilersiniz" buyurdu. Kendisine yaklastik, mübarek ellerinden öptük. Bize: "Ben Müslümanlarin ilticagahiyim" dedi." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Ebu Davud, Cihad 106 (2647); Tirmizi, Cihad 36, (1716) • Necdet Ibnu Amir el-Haruri'den rivayet edildigine göre, Ibnu Abbas (ra)'a yazarak bes haslet hakkinda sormustur. 1- Resulullah (sav) gazveye çikarken kadinlari da alir miydi? 2- Kadinlara ganimetten pay ayirir miydi? 3- Savas sirasinda çocuklari öldürür müydü? 4- Yetimin yetimligi ne zaman kalkar? 5- Hums (ganimetin beste biri) kimler içindi? (Kavilerden Yezid Ibnu Hürmüz der ki:) Ibnu Abbas (ra), (mektubu yazarken söyle) dedi: "Bir ilmi gizleme durumuna düsmüs olmasaydim asla cevap vermezdim." Sonra su cevabi yazdi: "Bana yazip "Resulullah (sav)'in gazveye kadinlari da götürüp götürmedigini" sordun. Evet, kadinlari gazveye götürürdü. Onlar yaralilari tedavi ederlerdi. Kendilerine de ganimetten bir seyler verilirdi. Hisseye gelince, kadinlara belli bir hisse ayirmazdi. Resulullah (sav) gazve sirasinda çocuklari öldürmezdi. Öyle ise onlari sen de öldürme. Yine sen bana yazip: "Yetimin yetimligi ne zaman kalkar?" diye soruyorsun. Kasem olsun kisi vardir, sakali çiktigi (buluga erdigi) halde hakkini almaktan hala acizdir.Öyle ise kendisi için, baskalarinin aldiginin iyisinden alan kimseden yetimlik kalkar. Yine sen bana yazip "humstan kimlere verilecegini" soruyorsun. Ben: "Bu bize aittir" demistim. Ancak kavmimiz bunu bize vermekten imtina etti." Ravi: Necdet Ibnu Amir el-Haruri Kaynak: Müslim, Cihad 137, (1812); Tirmizi, Siyer 8, (1556); Ebu Davud, Cihad 152, (2727, 2728) • Ben Resulullah (sav) ile birlikte yedi ayri gazveye çiktim. Ordugahlarda ben geride kalir, askerlere yemek yapar, yaralilari tedavi eder, hastalara bakardim. Ravi: Ümmü Atiyye Kaynak: Müslim, Cihad 142, (1812) • Resulullah (sav) bizi (bir tecziye vazifesi ile Mekke'ye) gönderdi ve (Kureys'ten iki kisinin ismini vererek) : "falanca ve falancayi yakalayabilirseniz onlari ateste yakin" dedi. (Hazirliklari bitirip) tam Medine'den ayrilacagimiz sirada (bizi çagirtarak): "Ben size falan ve falani yakmanizi emretmistim. (Sonra düsündüm ki) atesle yakma cezasini vermek Allah'a aittir. Onlari yakalarsaniz öldürün" Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 149; Ebu Davud, Cihad 122, (2674); Tirmizi, Siyer 20, (1571) • Urve, Hz. Üsame Ibnu Zeyd (ra)'den naklen anlatiyor: "Resulullah (sav) bana: "Übna'ya sabahleyin baskin yap ve yak" dedi." Ebu Müshir'e soruldu. Übna nedir? "Evet, haklisiniz" dedi, "bunu biz daha iyi biliriz. O, (bildigimiz) Filistin'deki Yübna'dir." Übna veya Yübna, Filistin'de, Askalan ile Ramle arasinda bir yerin adidir." Ravi: Urve Kaynak: Ebu Davud, Cihad 90, (2616) • Resulullah (sav): "Sizden iki kisi kavga edecek otursa, yüze vurmaktan kaçinsinlar" buyurdu. Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Itk 20; Müslim, Birr 117, (2613) • Abdurrahman Ibnu Halid Ibnu Velid ile birlikte gazveye çiktik. Bize, düsmandan, izbandut gibi dört tanesini yakalayip getirdiler.Derhal öldürülmelerini emretti ve hemen ok atilarak öldürüldüler." Bu haber Ebu Eyyub el-Ensari (ra)'e ulasti. O sunu söyledi: "Resulullah (sav) bu çesit öldürmeyi yasakladi. Nefsimi kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e kasem olsun, (degil insan) bir tavuk bile olsa onu öldürücü atislar için hedef kilmayiz." Ebu Eyyub'un bu sözü Abdurrahman'a ulasinca dört köle azad etti." Ravi: Ibnu Ya'la Kaynak: Ebu Davud, Cihad 129, (2687) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Öldürme hususunda insanlarin en iffetlisi iman ehlidir." Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Ebu Davud, Cihad 120, (2666) • Resulullah (sav) nühba (arsizlikla alma) ve müsle'yi yasakladi." Ravi: Abdullah Ibnu Yezid el'Ensari Kaynak: Buhari, Mezalim 30, Zebaih 25 • Müsrikler, Hz. Peygamber (sav) ve mü'minler karsisinda iki kisimdi. Ehl-i harb olan müsrikler, ki Resulullah (sav) kendileriyle savas halinde idi. Bir de ehl-i ahd yani aralarinda antlasma yapilmis olan müsrikler vardi. Onlarla savasilmiyordu. Onlar da Resulullah (sav)'a, karsi savasmiyorlardi. Ehl-i harb'ten bir kadin hicretle geldigi zaman, hayiz olup temizleninceye kadar evlenmek üzere istetilmiyordu. Temizlenince onun nikahlanmasi helal oluyordu. Sayet nikahtan önce, kadinin kocasi da hicret ederek gelecek olsa, kadin kendisine veriliyordu. Ehl-i harbten bir köle veya cariye hicret edecek olsa bunlar hür olur ve Muhacirlerin bütün haklarini elde ederler. Sonra Ibnu Abbas (ra), -Mücahidin rivayetinde oldugu sekilde- Ehl-i ahdia ilgili olarak rivayete devam etti: "...kendileriyle antlasma yapilmis müsriklere ait bir köle veya cariye hicret edecek olsa, bunlar da iade edilmezlerdir ancak degerleri ne ise o ödenirdi." Ibnu Abbas devamla der ki: "Kureybe Bintu Ebi Umeyye Hz. Ömer'in yaninda idi, bosadi. Kadinla, Muaviye Ibnu Ebi Süfyan evlendi. Ümmül-Hakem Bintü Ebi Süfyan da Iyaz Ibnu Ganem el-Fihri'nin nikahi altinda idi. O da bunu bosadi. Ümmül-Hakem'le de Abdullah Ibnu Osman es-Sakafi evlendi." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Talak 19 •
Cihada Müteallik Hadisler

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah yolunda cihada çikip gazve yapan selamete erip ganimetle dönen her ordu ve her seriyye ahirette elde edecegi mükafaatin üçte ikisine dünyada kavusmus olur. Hiçbir ganimet elde edemeyen, korku geçiren ve musibetlere maruz...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah yolunda cihada çikip gazve yapan selamete erip ganimetle dönen her ordu ve her seriyye ahirette elde edecegi mükafaatin üçte ikisine dünyada kavusmus olur. Hiçbir ganimet elde edemeyen, korku geçiren ve musibetlere maruz kalan her ordu ve her seriyye ise (ahirette) tam ücrete erer." Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibnul-As Kaynak: Müslim, Imaret 153, (1906); Ebu Davud, Cihad 13, (2785); Nesai, 15, (6, 17, 18); Ibnu Mace, Cihad 13 • Biz bir gazvede Resulullah (sav) ile beraberdik, bir ara söyle buyurdular: "Medine'de kalan öyleleri var ki, kateddiginiz her mesafe ve geçtiginiz her vadide ayrica sizinle berabermis gibi sevabiniza eksiksiz ortak oluyorlar. Bunlar, (cihada katilmayi can u gönülden arzulayip da) özürleri sebebiyle orada kalanlardir." Bu rivayeti Buhari ve Ebu Davud, Hz. Enes (ra)ten tahric etmislerdir. Ravi: Cabir Kaynak: Müslim, Imaret 159, (1911) • Resulullah (sav)'i isittim söyle diyordu: "Zincirlere bagli olarak cennete sevkedilen bir zümrenin haline Rabbimiz taccüb (hayret) etti" Ebu Davud: "Harp esiri yakalanir, zincire vurulur sonra da Müslüman olur" diyerek açiklamistir. Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 144; Ebu Davud, Cihad 124, (2677) • Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "Imam bir perdedir, onunla birlikte (düsmana karsi) savas yapilir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad, 109, Ahkam 1; Müslim, Imaret 43, (1841); Ebu Davud, Cihad 163, (2757); Nesai, Büyu, 3 • Eslem kabilesinden bir genç: "Ey Allah'in Resulü! Ben gazveye katilmak istiyorum, ancak gazve için gerekli teçhizati temin edecek malim yok!" dedi. Hz. Peygamber (sav): "Öyleyse falancaya git. O hazirlik yapmisti ama hastalandi (gelemeyecek)" dedi. Genç o adama gidip: "Resulullah (sav)'in sana selami var, cihad için hazirladigin teçhizati bana vermeni söyledi" dedi. Adam, ismen çagirarak hanimina: "Hanim! Cihad için hazirladigim teçhizati su gence ver, onlardan hiçbir seyi alikoyup esirgeme, Allah'a kasem olsun, esirgemeden her ne verirsen hakkinda mübarek kilinir" dedi. Ravi: Enes Kaynak: Müslim, Imaret 134, (1894); Ebu Davud, Cihad 177, (2780) • Emma ba'd, bilesiniz, Resulullah (sav) atlarimiza "Allah'in atlari" diye isim verdi. Bize, korktugumuz zaman cemaat olmamizi, savastigimiz zaman da sabirli ve sakin olmamizi emrederdi." Ravi: Semure Ibnu Cündeb Kaynak: Ebu Davud, Cihad 54, (2560) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "En hayirli arkadas (grubu) dört kisiliktir. En hayirli askeri birlik dört yüz kisiliktir. En hayirli ordu dört bin kisidir. On iki bin kisi, sayica az diye maglub edilemez." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Ebu Davud, Cihad 89, (2611); Tirmizi, Siyer 7, (1555); Ibnu Mace, Cihad 25, (2827) • Resulullah (sav) bir kavme galebe çalinca, (evler arasindaki) bos bir arsada üç gece ikamet ederdi." Ravi: Ebu Talha Kaynak: Buhari, Cihad 185, Megazi 7; Müslim, Cennet 78, (2875); Tirmizi, Siyer 3, (1551); Ebu Davud, Cihad 1 • Sakif, Beni Ukayl'in müttefiki idi. Sakifliler, Resulullah (sav)'in ashabindan iki kisiyi esir ettiler. Buna mukabil Müslümanlar da Beni Ukayl'dan bir kisiyi esir ettiler, adamla birlikte Adba adli deveyi de ele geçirdiler. Adam bagli halde iken Resulullah (sav) yanina geldi. Adam: "Ey Muhammed!" dedi. Resulullah (sav): "Ne istiyorsun?" diye sordu: "Beni niye yakaladiniz, hacilari geçene (yani Adba'ya) niye el koydunuz?" dedi. Resulullah (sav) meseleyi büyütmek için: "Seni müttefiklerin olan Sakifin cinayetinden dolayi yakaladim!" cevabini verdi, sonra oradan ayrilip gitti. Adam tekrar seslenerek: "Ey Muhammed! Ey Muhammed" dedi. Resululah (sav) merhametli ve nezaketli idi. Adama dönerek: "Ne istiyorsun?" dedi. Adam: "Ben Müslümanim!" dedi. Resulullah (sav): "Sen bunu, daha önce, kendi umuruna malik iken söylemis olsaydin, tamamiyle kurtulurdun" dedi ve adamdan uzaklasti. Adam tekrar: "Ey Muhammed, ey Muhammed!" diye bagirdi. Resulullah (sav) geri gelerek: "Ne istiyorsun?" dedi. Adam: "Açim, doyur beni, susadim, su ver bana!" dedi. Resulullah (sav): "Hacetin bu mu?" dedi. Adam öbür iki kisiye mukabil fidye yapildi. Ravi Imran sözüne söyle devam etti: "Ensar'dan bir kadin esir edildi. Adba dahi ele geçirildi. Kadin baga vurulmustu. Halk develerini evlerinin önünde dinlendiriyorlardi. Bir aksam bu kadin ipten bosanarak develerin yanina geldi. Kadin deveye yaklasti mi deve bögürüyordu. O da birini birakip öbürüne yaklasiyordu. Sonunda Adba'ya yaklasti. Bu bögürmedi." Ravi der ki: "Bu piskin bir deve idi" -bir rivayette: "O terbiyeden geçmis bir deve idi" denmistir. Ebu Davud'da: "Uysal bir deve" denmistir. Kadin devenin arkasina bindi, hayvani sürüp yola revan oldu. Kadinin kaçtigini hissettiler, arayip taradilar, ama bulamadilar. Kadin, Allah kendisine kurtulma nasib ederse, deveyi Allah için kurban etmeyi adadi. Medine'ye gelince, halk onun kurtuldugunu görünce: "Adba, Resulullah (sav)'in devesi!" diye bagristi. Kadin: "Ben nezretmisim. Allah beni kurtarirsa onu kurban edecegim diye!" dedi. Resulullah (sav)'a, gelip bu durumu haber verdiler. O: "Sübhanallah! Hayvancagiza ne kötü mükafaat vermis: Allah onu, bunun üzerinde kurtarirsa o tutup bunu kesecek ha! Olacak sey mi? Hayir! Günah olan bir nezre uyulmaz, sahsen sahip olmadigi bir sey üzerine yaptigi nezre de uymaz!" dedi. Ravi: Imran Ibnu'l-Husayn Kaynak: Müslim, Nüzur 8, (1641); Ebu Davud, Eyman 28, (3316) • Müsrikler, bir müsrikin cesedini parayla satin almak istediler. Resulullah (sav) bunun para ile satilmasina karsi çikti. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Tirmizi, Cihad 35, (1715) •
Eman Ve Sulh

Osman Ibnu Ebi Hazim, babasi vasitasiyla dedesi Sahr (ra)'dan rivayet ediyor: "Resulullah (sav) Taife karsi gazveye çikmisti. Sahr bunu isitir isitmez, Resulullah (sav)'a imdad etmek üzere bir grup atliyla hareket etti. Ancak, Resulullah (sav)'i fetih yapmadan...

• Osman Ibnu Ebi Hazim, babasi vasitasiyla dedesi Sahr (ra)'dan rivayet ediyor: "Resulullah (sav) Taife karsi gazveye çikmisti. Sahr bunu isitir isitmez, Resulullah (sav)'a imdad etmek üzere bir grup atliyla hareket etti. Ancak, Resulullah (sav)'i fetih yapmadan geri dönmüs buldu. Sahr, o gün Allah'a yemin ederek: "Su Kasr, Resulullah (sav)'in hükmüne boyun egmedikçe kusatmayi kaldirmayacagim" dedi ve oradan ayrilmadi. Nihayet içeridekiler Resulullah (sav)'in hükmüne boyun egdiler. Sahr, Resulullah (sav)'a söyle yazarak durumu bildirdi: "Emma ba'd: Ey Allah'in Resulü! Sakif senin hükmüne boyun egmistir. Ben, onlari süvariler arasinda getiriyorum." Resulullah (sav) "Es-salatu Camiatun" diye nida edilmesini emretti. Kahraman (yani Sahr) için: "Rabbim, su kahramana atlarini adamlarini mübarek kil!" diye on kere dua etti. Derken halktan bir grup Resulullah (sav)'in yanina geldi. Mugire Ibnu Su'be söz alip: "Ey Allah'in Resulü! Sahr, halami yakaladi. Halbuki halam Müslümanlarin girdigi seye (imana) girmisti" dedi. Resululah (sav) onlari çagirip: "Ey Sahr, bir kavm Müslüman oldu mu, artik kanlarini da mallarini da korumus olurlar. Mugire'ye halasini iade et!" dedi. O da kadini ona iade etti. Sahr, Beni Süleym'e ait olan bir suyu Hz. Peygamber (sav)'den istedi. Beni Süleym, Islam'dan kaçarak bu suyu terketmisti. Sahr: "Ey Allah'in Resulü, beni ve kavmimi oraya yerlestir!" dedi. Resulullah (sav): "Pekala!" dedi ve onu oraya yerlestirdi: Sonra Süleymiler Müslüman oldular ve Sahr'a gelip suyu kendilerine iade etmesini söylediler. Sahr, buna imtina edince Süleymiler, Resulullah (sav)'a basvurdular: "Ey Allah'in Resulü, biz Müslüman olduk, suyumuzu idde etmesi için Sahr'a geldik. O imtina edip vermedi" dediler. Resulullah (sav) Sahr'i çagirtti. Gelince: "Ey Sahr, bir kavm Müslüman olunca mallarini ve kanlarini korurlar, bunlara sularini geri ver!" diye emretti. Sahr: "Basüstüne ey Allah'in Resulü!" dedi. Ravi der ki: "Ben Resulullah (sav)'in yüzünün bu sirada suyu Sahr'dan geri almaktan duydugu haya sebebiyle genç kizin yüzü gibi kizardigini gördüm." Ravi: Osman Ibnu Ebi Hazim Kaynak: Ebu Davud, Haraç 36, (3067) • Biz Basra'da Mirbed denen yerde idik. Saçlari daginik, bir adam geldi, elinde kirmizi renkli bir deri parçasi vardi. Kendisine: "Köylüsün galiba." dedik. "Evet!" dedi. "Elindeki su deri parçasini bize ver (de ne var bir bakalim)!" dedik. Hemen alip içindekini okuduk. Su yazili idi: "Allah'in Resulü Muhammed'den Beni Züheyr Ibnu Kays'a. Siz, sayet Allah'tan baska ilah olmadigina ve Muhammed'in Allah'in elçisi olduguna sehadet eder, namaz kilar, zekat verir, ganimetten beste biri, Peygamber'in hissesini ve 'safiyy payi'ni eda ederseniz, sizler Allah ve Resulü'nün emaniyla emniyette olursunuz." Biz: "Bu mektubu size kim yazdi?" diye sorduk. "Resulullah (sav)" dedi. Ravi: Zeyd Ibnu Abdillah Kaynak: Ebu Davud, Haraç 21, (2999); Nesai, Fey 1, (7, 134) • Resulullah (sav) (peygamber olarak ortaya) çiktigi zaman, Hamdan kabilesi bana: "Gidip su adam hakkinda arastirip bize haber getirebilir misin? Sayet bizim adimiza memnun kalirsan biz de onu kabul ederiz, sayet begenmedigin bir husus olursa biz de reddederiz" dediler. Ben de: "Pekala!" dedim. Yola çikip Hz. Peygamber (sav)'in yanina kadar geldim. (Gördüm, inceledim ve) memnun kaldim. Kavmim de Müslüman oldu. Resulullah (sav), Ümeyr Zi Merran'a su mektubu yazdi. Ravi devamla der ki: Resulullah (sav) Malik Ibnu Mirare er-Rehavi'yi Yemen'in tamamina (elçi olarak) yolladi. Akk Zü Hayvan Müslüman oldu. Ravi devamla der ki: "Akk'a: "Resulullah (sav)'a git, köyün ve malin için kendisinden eman al" dendi. O da hemen Resulullah (sav)'a geldi. Resulullah (sav) kendisine su eman mektubunu yazdi: "Bismillahirrahmanirrahim, Allah'in Resulü Muhammed'den Akk Zü Hayvan'a: "Eger arazisinde, malinda, kölesinde (Islam'a) sadik kalirsa, kendisine eman vardir, Allah'in ve Allah'in Resulü Muhammed'in garantisi vardir. Bu emani Halid Ibnu Said Ibni'l-As yazdi." Ravi: Amir Ibnu Sehr Kaynak: Ebu Davud, Haraç 27, (3027) • Ka'b Ibnu'l-Esref, Resulullah (sav)'in aleyhine hicviyeler düzüyor ve bunlarla Kureys kafirlerini, ona karsi tahrik ediyordu. Resulullah (sav) Medine'ye hicretle geldigi zaman, sehrin ahalisi kozmopolitti: Bir kismi Müslüman, bir kismi putlara tapan müsrik, bir kismi da Yahudi idi. Yahudiler, Resulullah (sav) ve ashabina rahatsizlik veriyorlardi. Cenab-i Hakk, Resulü'ne (sav) sabir ve af emrediyordu. Allah su ayeti onlar hakkinda inzal buyurmus idi. (mealen): "Hiç süphesiz, sizden önce kitap verilenlerden ve Allah'a es kosanlardan çok üzücü sözler isiteceksiniz. Sabreder ve Allah'a karsi gelmekten sakinirsaniz bilin ki, bu üzerinizde sebat edilecek islerdendir." (Al-i Imran 186). Ka'b Ibnu'l-Esref, Hz. Peygamber (sav)'e eza vermekten bir türlü vazgeçmiyordu. Sonunda Resulullah (sav) Sa'd Ibnu Mu'az (ra)'a, onu öldürecek birini yollamasini emretti. Onu Muhammed Ibnu Mesleme (ra) öldürdü. Ka'b öldürülünce, Yahudiler ve müsrikler çok korktular. Resulullah (sav)'a gelerek: "Arkadasimizi geceleyin kapisini çalarak öldürdüler" dediler. Resulullah (sav) onlara Ka'b Ibnu'l-Esref'in geçmiste söylediklerini hatirlatti. Sonra da hepsini kendisiyle onlar arasinda yapilacak ve (serirlerin uyarak sikintilari) sona erdirecek bir antlasma imzalamaya çagirdi. Resulullah (sav) onlarla kendisi ve bütün Müslümanlar arasinda muteber olacak yazili bir antlasma yapti. Ravi: Ka'b Ibn Malik Kaynak: Ebu Davud, Haraç 22, (3000) • Resulullah (sav), Necranlilarla iki bin takim elbise üzerine sulh yapti. Yarisini Safer ayinda, yarisini da Recep ayinda Müslümanlara teslim edeceklerdi. Ayrica gazvede kullanmak üzere ariyeten otuz zirh, otuz at, otuz deve ve her çesit silahtan otuzar aded vereceklerdi. Müslümanlar, bunlari, Yemenide ihanetli bir harb oldugu takdirde Necranlilardan alip kullanacaklar, sonra iade edeceklerdi. Buna mukabil Müslümanlar da Hiristiyan mabedlerini yikmayacaklar, dini-ilmi reislerine dokunmayacaklar, bir hadise çikarmayip yahut da faiz yemedikleri müddetçe dinlerinde rahatsiz etmeyeceklerdir. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Ebu Davud, Haraç 30, (3041) • Hz. Ali (ra) buyurdu ki: "Eger sag kalirsam, Beni Taglib Hiristiyanlarinin eli kilinç tutanlarini öldürüp, çocuklarini esir edecegim. Çünkü Resulullah (sav)'in onlarla yaptigi antlasmayi elimle bizzat yazdim: "Çocuklarini Hiristiyanlastirmayacaklari" sarti vardi." Ravi: Ziyad Ibnu Hudeyr Kaynak: Ebu Davud, Haraç (30,40) • Resulullah (sav)'la Hayber Kalesine indik. Beraberinde baska birçok Müslüman da vardi. Hayber'in sahibi (lideri) cebbar, mütekebbir birisi idi. Resulullah (sav)'a gelerek: "Ey Muhammed! Sizin eseklerimizi kesmeye, meyvelerimizi yemeye, kadinlarimizi dövmeye hakkiniz mi var?" dedi. Resulullah (sav) bu sözlere öfkelenerek emretti: "Ey Ibnu Avf, merkebine bin ve söyle nida et: "Haberiniz olsun, cennet sadece mü'minlere helaldir, namaz kilmak üzere toplanin!" Ravi, devamla, der ki: "Cemaat toplandi. Resulullah (sav) onlara namaz kildirdi. Sonra da kalkip sunlari söyledi: "Sizden biri, (rahat) koltuguna kurulup, Allah'in sadece su Kur'an'da yazdiklarini mi haram ettigini saniyor? Haberiniz olsun, vallahi ben (Allah'in yasaklarini) duyurdum, (Kur'an'da olmayan hayirlar) emrettim, birçok seylerden sizleri yasakladim; bunlar, Kur'an'in bir misli kadar ve belki de daha çoktur. Allah Teala hazretleri, Ehl-i Kitabin evlerine izinsiz girmenizi helal kilmamistir. Kadinlari dövmenizi, borçlarini (olan cizyeyi) verdikten sonra meyvelerini yemenizi de helal kilmamisti." Ravi: Irbaz Ibnu Sariye es-Sülemi Kaynak: Ebu Davud, Haraç 33, (3050) • Cüheyneli bir adam anlatmistir: "Resulullah (sav) buyurdu ki: "Sizler muhtemelen bir kavimle savasip onlara galebe çalacaksiniz. Onlar mallariyla kendilerini ve çocuklarini size karsi koruyacaklar." Said (Ibnu Mansur) rivayetinde der ki: "Sizinle belli sartlarla sulh yaparlar." (Bu cümleden sonra Müsedded ve Said Ibnu Mansur su ifadede) ittifak ederler: "... Artik onlardan (sulh sirasinda belirlenenden) baska bir sey alamazsiniz. Zira bu size yakismaz." Ravi: Kaynak: Ebu Davud, Haraç 33, (3051) • Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Müslümanlar arasinda, harami helal, helali de haram etmedikçe sulh caizdir." Yine buyurdular ki: "Müslümanlar harami helal, helali de haram etmedikçe kabul etmis bulunduklari sartlara uyarlar." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Ebu Davud, Akdiye 12, (3394); Tirmizi, Ahkam 17, (1352) • Resulullah (sav) Hayber Yahudilerine sunu söyledi: "Mahsulat, sizinle bizim aramizda olmak sartiyla sizi Allah'in biraktigi müddetçe yerinizde birakiyorum." Resulullah (sav) Hayber'e (tahminci olarak) Abdullah Ibnu Revaha (ra)'yi gönderdi. Resulullah (sav)'la Yahudiler arasinda, mahsulün miktarini tahmin ve takdir isini o yapmis, neticede, onlara: "Isterseniz siz alin, isterseniz bana kalsin" demisti. Yahudiler mahsulün kendilerine kalmasini tercih ettiler. Ravi: Ibnu'l-Müseyyeb Kaynak: Muvatta, Müsakat 1, (2, 703) • Hayber halki dediler ki: "Ey Muhammed, bizi birak, burada kalalim, araziyi islah edip isleyelim." Resulullah (sav) da her ekinin ve Resulullah (sav)'in uygun görecegi her bir seyin mahsulünün yarisi onlarin olmak sartiyla araziyi onlara birakti. Abdullah Ibnu Revaha (ra), her yil oraya gelir, miktari tahmin eder ve yarisinin karsiligini onlardan alirdi. Yahudiler, Abdullah'i tahminde gösterdigi titizlik sebebiyle Hz. Peygamber (sav)'e sikayet ettiler. Hatta bir ara (lehlerine gevsek davranmasi için) rüsvet vermek istediler. Abdullah onlara: "Bana haram mi yedirmek istiyorsunuz. Vallahi ben en ziyade sevdigim insanin yanindan geldim. Sizin topunuz bana maymunlar ve hinzirlardan daha menfurdur. Buna ragmen, benim size olan bugzum, size karsi adil olmama mani degildir." Yahudiler, Abdullah (ra)'i takdir edip: "Iste bu adalet ve dogrulukla semavat ve arz nizam içinde ayakta durur" dediler. Resulullah (sav), her bir hanimina her yil seksen vask hurma, yirmi vask arpa veriyordu. Hz. Ömer (ra) zamaninda, Yahudiler Müslümanlara hile yaptilar Ibnu Ömer (ra)'i bir evin daminda uyurken geceleyin asagi attilar, el ve (ayak) bileklerini çikardilar. Hz. Ömer Ibnu'l-Hattab: "Hayber'de hissesi olan hazirlansin, aralarinda taksim edelim" dedi. (Taksim edilecegi zaman) reisleri: "Bizi buradan çikarma. Bizi Resulullah (sav) ve Hz. Ebu Bekir'in yaptiklari gibi yerlerimizde birak" dedi. Hz. Ömer (ra) ona: "(Kararimizda) Resulullah (sav)'in sözüne ters düstügümüzü mü zannediyorsun? Binegin seni Suriye'ye dogru bir gün, sonra bir gün, sonra bir gün daha kosturmasina ne dersin?" diye cevap verdi. Hz. Ömer (ra), Hayber'i, Hudeybiye ashabindan Hayber Seferine istirak etmis olanlar arasinda taksim etti. Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Megazi, 38; Ebu Davud, Cihad 24, (3006) • Resulullah (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Kim (kendisine eman verilerek) antlasma yapilan bir kimseyi vakti disinda öldürürse, Allah ona cenneti haram eder" Ravi: Ebu Bekir Kaynak: Ebu Davud, Cihad 165, (2760); Nesai, Kasame 14, (8, 24) • Safvan Ibnu Süleym, birçok sahabi evlatlarinin, babalarindan yapmis olduklari rivayetlere dayanarak, Resulullah (sav)'in söyle buyurmus oldugunu naklediyor: "Kim antlasma yapilan bir kimseye zulmeder veya hakkini tenkis eder veya takatinin fevkinde emreder veya onun rizasi disinda bir seyini alirsa, kiyamet günü aleyhine ben delil olacagim." Ravi: Safvan Ibnu Süleym Kaynak: Ebu Davud, Haraç 33, (3052) • Ben kocamin akrabalarindan iki kisiye civar (himaye) vermistim. Resulullah (sav) "Senin civar verdigine biz de civar verdik" buyurdu." Ravi: Ümmü Hani Kaynak: Buhari, Cizye 9, Salat 4, Edeb 94; Müslim, Hayz 70, (336), Müsafirin 80; Muvatta, Sefer 27, (1, 152) • Ahdine kim vefasizlik edip bozarsa, Allah mutlaka ona bir düsman musallat eder." (Imam Malik bunu belag (senetsiz) olarak rivayet etmistir) Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Muvatta, Cihad 12, (2, 449), 26 (2, 460) •
Cizye Ve Cizye İle İlgili Hükümler

Resulullah (sav), kendisini Yemen'e gönderdigi zaman, ihtilam olan herkesten (vergi olarak) bir dinar veya -Yemen'de imal edilen bir kumas olan meafiriden, bir dinara tekabül eden miktarda almasini emretti." Ravi: Muaz Ibnu Cebel Kaynak: Ebu Davud, Haraç 30,...

• Resulullah (sav), kendisini Yemen'e gönderdigi zaman, ihtilam olan herkesten (vergi olarak) bir dinar veya -Yemen'de imal edilen bir kumas olan meafiriden, bir dinara tekabül eden miktarda almasini emretti." Ravi: Muaz Ibnu Cebel Kaynak: Ebu Davud, Haraç 30, (3038, 3039); Tirmizi, Zekat 5, (623); Nesai, Zekat 8, (25-26) • Ca'fer Ibnu Muhammed babasindan naklediyor: "Ömer Ibnul-Hattab (ra) Mecüsileri mevzubahis ederek: "Onlar hakkinda nasil hareket etmem gerektigini bilmiyorum" dedi. Abdurrahman Ibnu Avf (ra): "Sana sehadet ederim ben Resulullah (sav)'in söyle söyle dedigini isittim: "Onlara, Ehl-i Kitab'a davrandiginiz gibi davranin". Ravi: Ca'fer Ibnu Muhammed Kaynak: Muvatta, Zekat 42 (1, 278) • Bana ulasti ki, "Resulullah (sav) Bahreyn Mecusilerinden cizye almistir, keza Hz. Ömer (ra) Iran Mecusilerinden, Hz. Osman (ra) da Berberilerden cizye almistir." Ravi: Ibnu Sihab Kaynak: Muvatta, Zekat 41, (1, 278) • Anlattigina göre, Resulullah (sav) Dümetli Ükeydir'den de cizye aldi. Ravi: Enes Kaynak: • Harb Ibnu Ubeydillah, baba tarafindan dedesi Umeyr es-Sakafi (ra)'den nakleder: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Haraç Yahudi ve Hiristiyanlardan alinan vergidir. Müslümanlara haraç yoktur." Bir rivayette "usur yoktur" buyurmustur. Ravi: Harb Ibnu Ubeydillah Kaynak: Ebu Davud, Harac 33, (3046-3049) • (Babam) Ömer (ra) Nebat ahalisinden bugday ve zeytinyagindan ösrün yarisi (yirmide bir nisbetinde) vergi alirdi. Bu davranisiyla kasdi Medine'ye bunlardan çokça gelmesini saglamakti. Kintiyye (denen bugday ve arpa disinda kalan, nohut, mercimek, bakla nevinden tahil) dan da ösür aliyordu." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Muvatta, Zekat 46, (1, 281) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir yerde iki kiblenin varligi uygun olmaz. Müslüman kimseye cizye yoktur." Süfyan merhum der ki: "Bunun manasi sudur: "Bir zimmi, kendisine cizye vermesi gerektikten sonra (vergisini henüz ödemeden) Müslüman olursa, artik bu vergi ondan düser." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Ebu Davud, Haraç 34, (3053); Tirmizi, Zekat 11, (633) • Kim kendi boynuna cizye akdi yaparsa, Resulullah (sav)'in gittigi yoldan (sünnetten) beri olmus olur. Ravi: Muaz Kaynak: • Resulullah (sav) efendimiz buyurdular ki: "Kim bir araziyi haraci ile birlikte (satin) alirsa hicretinden rücü etmis demektir. Kim de bir kafirin boynundan zilleti kaldirip onu kendi boynuna koyarsa Islam'a sirtini dönmüs olur." Sinan Ibnu Kays der ki: Halid Ibnu Ma'dan bu hadisi benden isitince bana: "Bunu sana Sebib mi rivayet etti?" dedi. "Evet" dedim, "öyleyse" dedi, "gidince, söyle bu hadisi bana yazip göndersin." Sinan Ibnu Kays devamla dedi ki: "(Sebib'e) söyledim, onun için hadisi yaziverdi. Tekrar geldigim zaman Halid Ibnu Ma'dan kagidi sordu. Ben de verdim. Okuyup bu hadisi isitince sahip oldugu arazinin hepsini terketti. Ravi: Ebu'd Derda Kaynak: Ebu Davud, Haraç 38, (3082) •
Ganimetler Ve Fey

Resulullah (sav) ile birlikte Hudeybiye sulhünde hazir bulunduk. (Sulh yapilip) oradan döndügümüz zaman, halk, develerini hizlandirarak (bir yere birikmeye) basladilar. Biz hayretle: "Bu insanlara ne oluyor, (niçin hayvanlarini hizlandirip bir yere...

• Resulullah (sav) ile birlikte Hudeybiye sulhünde hazir bulunduk. (Sulh yapilip) oradan döndügümüz zaman, halk, develerini hizlandirarak (bir yere birikmeye) basladilar. Biz hayretle: "Bu insanlara ne oluyor, (niçin hayvanlarini hizlandirip bir yere üsüsüyorlar?)" diye sorduk. "Resulullah (sav)'a vahiy gelmis" dediler. Biz de, halkla birlikte harekete geçip develeri hizlandirdik, ilerleyince Resulullah (sav)'i Kura'u'l-Gamim denen (Mekke ile Medine arasinda Usfan'in önünde bulanan) yerde bulduk. Devesinin üzerinde duruyordu. Halk toplaninca bize Fetih süresini tilavet buyurdular. Askerlerden biri: "Yani bu sulh bir fetih midir?" dedi. Resulullah (sav): "Evet!" deyip ilaveten: "Muhammed'in nefsini kudret elinde tutan Zat'a yemin ederim bu bir fetihtir" buyurdu. Süre-i celileyi okumaya devam eden Resulullah (sav): "Allah size, ele geçireceginiz bol bol ganimetler vaadetmistir. Iman edenler için bir delil olmasi ve sizi dogru yola ulastirmasi için bunlari size hemen vermis ve insanlarin size uzanan ellerini önlemistir" mealindeki ayete kadar (Fetih 20) okudu. (Ayet'i kerimede isaret edilen acil ganimetle) Hayber kastediliyordu. Buradan ayrilinca Hayber'e gazveye çiktik. (Elde edilen ganimet) Hudeybiye'ye katilanlara taksim edildi. Bunlar bin bes yüz kisi idi. Bunlardan üç yüzü süvari idi. Ganimet on sekiz hisseye ayrildi. Süvari olana iki, yaya olana bir hisse verildi." Ravi: Mücemm'i Ibnu Cariye el-Ensari Kaynak: Ebu Davud, Cihad 155, (2736), Harac 24, (3015) • Resulullah (sav) Hayberi iki kisma ayirdi: Biri vukua gelecek hadiseler ve kendi ihtiyaci içindi, öbür kismi da Müslümanlar arasinda taksim etti. Bu kismi on sekiz hisseye ayirdi. Ravi: Sehl Ibnu Ebi Hasme Kaynak: Ebu Davud, Haraç 24, (3010) • Resulullah (sav) Hayber'i bese taksim edip beste birini aldiktan sonra geri kalani, Hudeybiye Seferi'ne katilanlardan Hayber'e istirak eden ve etmeyenler arasinda taksim etti. Ravi: Ibnu Sihab Kaynak: Ebu Davud, Harac 24, (3019) • Resulullah (sav) Hayber (fethedildigi) sene, (babam) Zübeyr'e dört hisse ayirdi. Bir hisse Zübeyr için, bir hisse zilkurba [(ya giren Abdulmuttalib'in kizi ve Zübeyr'in annesi olan Safiyye (ra)] için, iki hisse de ati için. Ravi: Ibnu'z Zübeyr Kaynak: Nesai, Hayl 17, (6, 228) • Hasrec Ibnu Ziyad'in babaannesinden (ra) anlattigina göre, babaannesi (Ümmü Ziyad el-Esceiyye) Resullulah (sav) ile birlikte alti kadindan biri olarak Hayber Gazvesine katilir. Kadin der ki: "Bizim de istirak ettigimiz Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a ulasinca Hz. Peygamber (sav) bizi yanina çagirtti. Gittik. Yüzünde öfke okunuyordu. Bize: "Kiminle çiktiniz, kimin izniyle çiktiniz?" diye çikisti. Biz: "Yün egirip onunla Allah yolunda yardimci oluruz. Oklari (toplar gazilere) veririz, diye çiktik. Ayrica yanimizda yaralilari tedavi için ilaç var, yemek de yapariz" dedik. Bunun üzerine: "Öyleyse kalin!" buyurdu. Cenab-i Hakk Hayber'in fethini müyesser kilinca, bize de ganimetten, tipki erkeklere oldugu gibi pay ayirdi." Hasrec der ki: "Ey babaannecigim, bu verilen ne idi?" diye sordum. "Hurma idi" diye cevap verdi. Ravi: Hasrec Ibnu Ziyad Kaynak: Ebu Davud, Cihad 152, (2729) • Efendilerimle birlikte Hayber Gazvesi'ne katildim. Resulullah (sav)'a benden bahsettiler ve benim köle oldugumu söylediler. Resulullah (sav) da bana kiliç kusatmalarini emretti. Bana kiliç kusatildi. (Ancak yasça küçük olmam ve boyumun kisaligi sebebiyle) kilici yerde sürüyordum. Sonra Hz. Peygamber (sav) bana ev esyasi verilmesini emretti. Delileri tedavi için okudugum bir rukyeyi (afsunlama duasi) (kontrol ettirmek için) Resulullah (sav)'a arzettim. Bir kismini atip, diger bir kismini muhafaza etmemi emretti." Ravi: Umeyr Mevla Abil-Lahm Kaynak: Tirmizi, Siyer 9, (1557); Ebu Davud, Cihad, (2730); Ibnu Mace, Cihad 37, (2855) • Resulullah (sav), kendisiyle birlikte savasmis olan Yahudilerden bir gruba, ganimetten pay ayirdi. Ravi: Zühri Kaynak: Tirmizi, Siyer 10, (1558) • Hayber'in fethinden sona bir grup Es'ari ile Resulullah (sav)'in yanina geldik. Ganimetten bize de pay vardi. Halbuki (Habesistan'dan dönmüs olan) gemi arkadaslarimiz Ca'fer (ra) ve arkadaslari hariç, Hayber Gazvesi'ne fiilen istirak etmeyen kimseye pay ayirmamistir. Ravi: Ebu Musa Kaynak: Ebu Davud, Cihad 151, (2725); Tirmizi, Siyer 10, (1559) • Resulullah (sav) bir gün -yani Bedir Savasi günü- kalkip söyle buyurdu: "Muhakkak ki Osman Allah'in ve Resulü (sav)'nün rizasina uygun bir hizmet sebebiyle gelmistir. Ben onun adina bey'at akdediyorum." Sonra Resulullah (sav) ganimetten hisse ayirdi, Savasa katilmayan onun disinda kimseye hisse vermedi." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Ebu Davud, Cihad 151, (2726) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hangi bir köye varir da orada ikamet ederseniz, hisseniz oradadir. Hangi bir belde de Allah ve Resulü'ne isyan ederse o beldenin beste biri Allah ve Resulüne aittir ve o (geri) kalan) da sizindir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Müslim, Cihad 47, (1756); Ebu Davud, Haraç 29, (3036) • Resulullah (sav) ganimet taksiminde on keçiyi bir deveye bedel tutardi." Ravi: Rafi' Ibnu Hadic Kaynak: Nesai, Dahaya 15, (7, 221) • Resulullah (sav) gazveye gönderdigi kimselerden bazilarina, umumi ganimet taksiminden düsecek hisseden ayri olarak, sahislarina ait olmak üzere (bir nevi armagan olmak üzere) fazladan ganimet verirdi." Ravi: Abdullah Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Hums 15, Megazi 57; Müslim, Cihad 35, (1749); Muvatta, Cihad 15, (2, 450); Ebu Davud, Cihad • Resulullah (sav) Bedir günü, Ebu Cehlin kilincini bana armagan etti. Ebu Cehl'i, Ibnu Mes'ud öldürmüs idi. Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Ebu Davud, Cihad 150, (2722) • Rum diyannda içinde dinar bulunan kirmizi bir küp ele geçirdim. Bu sirada emir, Hz. Muaviye (ra) idi. Basimizda da komutan olarak, Hz. Resulullah (sav)'in ashabindan, Ma'n Ibnu Yezid (ra) adinda Beni Süleym'den biri vardi. Küpü ona getirdim. O altinlari Müslümanlara taksim etti. Bana da, öbürlerine verdigi kadar bir pay verdi. Sonra da, "Resulullah (sav)'in: "Nefl (armagan) ancak hums'tan sonra olur" dedigini isitmemis olsaydim sana (daha fazla) verirdim" dedi. Sonra bana, kendi hissesinden bagista bulundu. Ravi: Ebu'l-Cüveyriyye el'Cermi Kaynak: Ebu Davud, Cihad 160, (2753, 2754) • Resulullah (sav), ben yaninda otururken, bir grub insana ihsanda bulundu. Ancak onlardan benim daha çok hoslandigim birine hiçbir sey vermedi. Ben: "Falanca ile aranizda ne var (ona niye vermedin)? Allah'a kasem olsun, ben onu mü'min görüyorum!" dedim. Resulullah (sav): "Müslüman (görüyorum de!)" buyurdu. Sa'd (dayanamayip) bu kanaatini üç kere söyledi. Resulullah (sav) da her seferinde ayni sekilde karsilikta bulundu. Sonuncu sefer sunu ekledi: "Ben, nazarimda daha sevgili olana hiçbir sey vermezken, yüzü üstü atese düseceginden korktugum insani kurtarmak için ona ihsanda bulunurum (ihsanda bulunmam sevgime ölçü degildir)" Ravi: Sa'd Ibnu Ebi Vakkas Kaynak: Buhari, Zekat 3, Iman 53; Müslim, Iman 236, (150); Ebu Davud, Sünnet 16, (4685); Nesai, Iman 7, (8,1 • Resulullah (sav) Huneyn günü Ebu Süfyan Ibnu Harb, Savfan Ibnu Ümeyye, Uyeyne Ibnu Hisn, Akra' Ibnu Habis ve Alkame Ibnu Ulase'den herbirine yüzer deve verdi. Abbas Ibnu Mirdas'a ise daha az verdi. Bunun üzerine (ayni zamanda sair olan) Abbas Ibnu Mirdas su manada bir siir düzdü: "Benimle atim Ubeyd'in payini Uyeyne ile Akra' arasinda mi taksim ediyorsun? Ne Bedr ne de Habis, cemiyette, Mirdas'tan üstün degillerdir. Ben de onlarin hiçbirinden asagi degilim. Ancak bugün sen, kimi alçaltirsan o bir daha yükselmez." Rafi' der ki: "Bunun üzerine Resulullah (sav) onun payini da yüz deveye yükseltti." Ravi: Rafi' Ibnu Hadic Kaynak: Müslim, Zekat 137, (1060) • Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Savas sirasinda kim bir düsmani öldürür ve bunu isbatlarsa, maktulün seleb'i kendisinin olur." Ravi: Ebu Katede Kaynak: Buhari, Hums 18, Büyu 37, Megazi 54, Ahkam 21; Müslim, Cihad 46, (1571); Muvatta, Cihad 18, (2, 454) • Resulullah (sav) bir seferde idi, müsriklerden bir casus gelip, ashabinin yaninda bir müddet oturup konustu. Sonra sivisip gitti. Resulullah (sav): "O bir casustur, arayip bulun ve öldürün" diye emretti. Ben (erken) bulup öldürdüm. Resulullah (sav) selebini bana bagisladi. Ravi: Seleme Ibnu'l-Ekva Kaynak: Buhari, Cihad 173; Müslim, Cihad 45, (1754); Ebu Davud, Cihad 110, (2653); Ibnu Mace, Cihad 29, (283 • Avf Ibnu Malik ve Halid Ibnu Malik (ra) sunu söylemislerdir: "Resulullah (sav) selebin katile ait olduguna hükmetti, selebi ganimet malina katarak besli taksime (humus) tabi kilmadi. Ravi: Avf Ibnu Malik Kaynak: Ebu Davud, Cihad 149, (2721) • Anlattigina göre, kendisine: "Resulullah (sav) zamaninda, gida maddelerini humus taksimine tabi tutar miydiniz?" diye sorulmustu, su cevabi verdi: "Hayber günü yiyecek maddeleri de ele geçirdik, kisi gelir, ihtiyaci kadar alir, sonra giderdi." Ravi: Abdullah Ibnu Ebi Evfa Kaynak: Ebu Davud, Cihad 138, (2704) • Resulullah (sav) zamaninda bir ordu ganimet olarak yiyecek maddesi ve bal ele geçirdi. Ancak bundan humus alinmadi." Ravi: Abdullah Ibnu Ömer Kaynak: Ebu Davud, Cihad 137, (2701) • Resulullah (sav) kible istikametinde (sütre olarak) bir ganimet devesi bulundugu halde gerisinde bize namaz kildirdi. Namaz kilinca, hayvanin yan kismindan bir tutam yün aldi (elinde tutup göstererek): "Ganimetinizden humus disinda su kadari bile bana helal degildir. Humus da size iade edilecek (sizin maslahatlarinizda harcanacaktir" dedi. Ravi: Amr Ibnu Abese Kaynak: Ebu Davud, Cihad 161, (2755) • Humustan Beni Hasim ve Beni Muttalib'e ayrilan pay hakkinda konusmak üzere Osman Ibnu Affan (ra) ile birlikte Resulullah (sav)'a gittik. Ben: "Ey Allah'in Resulü," dedim, "kardeslerimiz olan Beni Muttalib'e verdin, bize hiçbir sey vermedin. Halbuki bizim de onlarin da (size) yakinligi birdir" dedim. Resulullah (sav): "Beni Muttalib ile Beni Hasim tek bir seydirler!" buyurdular. Cübeyr der ki: "Resulullah (sav) ne Beni Abdu Sems'e, ne de Beni Nevfel'e, (Beni Hasim ve Beni Muttalib'e verdigi halde humustan) pay ayirmadi. Hz. Ebu Bekir (ra) de humusu aynen Resulullah (sav) gibi taksim etti. Ancak O, Resulullah (sav)'in yakinlarina, Resulullah (sav)'in onlara verdigi kadar vermedi. Hz. Ömer (ra) de onlara humustan verdi. Sonra da Osman (ra) verdi. Ravi: Cübeyr Ibnu Mut'im Kaynak: Buhari, Humus 17, Menakib 2, Megazi, 38; Ebu Davud, Haraç 20 , (2978, 2979, 2980); Nesai, Fey 1, (7, • Ali (ra)'yi dinledim, demisti ki: "Resulullah (sav)'in yaninda ben, Abbas, Fatima ve Zeyd Ibnu Harise toplanmistik. Ben sunu söyledim: "Ey Allah'in Resulü, Aziz ve Celil olan Allah'in kitabinda zikri geçen su humustaki hakkimizin taksimine beni vazifelendirseniz de hayatinizda bu isi ben bir yapsam! Ta ki sonradan kimse bu hususta bizimle ihtilafa düsmese!" Ali (ra) devamla der ki: "Resulullah bu istegimi yerine getirdi. Hayati boyunca ben taksim ettim. Sonra buna, Hz. Ebu Bekir de beni vazifelendirdi. Ayni is, Hz. Ömer (ra) devrinin son senesine kadar bende devam etti. O yil (fetihlerden dolayi) bol mal gelmisti. Bizim hakkimizi yine ayirdi ve bana gönderdi. Ben: "Bu sene ihtiyacimiz yok, Müslümanlarin ihtiyaci var, onlara ver!" dedim. O da bu hisseyi Müslümanlara dagitti. Artik, Hz. Ömer (ra)'den sonra kimse beni bu ise çagirmadi. (Zaten o sene) Hz. Ömer'in yanindan çiktiktan sonra Abbas (ra)'a rastladigimda (hayiflanarak) bana: "Ey Ali, dün bize öyle bir seyi haram ettin ki, bundan sonra artik kimse bunu bize vermez!" demisti. (Meger ne kadar dogru söylemismis. Dedigi aynen çikti), O ne dahi insan imis!" Ravi: Abdurrahman Ibnu Ebi Leyla Kaynak: Ebu Davud, Haraç 20, (2983-2984) • Resulullah (sav) gazveye bizzat istirak edince, onun sehm-i safiyy denen riyaset hissesi olurdu. Bu hisseyi, taksimden önce köle, cariye, at gibi ganimete dahil mallardan dilediginden alirdi. Safiyye validemiz de iste bu hissedendi. Gazveye bizzat istirak etmedigi takdirde bu hisse giyabinda ayrilirdi, ancak bu durumda seçme hakki yoktu (ne ayrilmissa onu kabul ederdi.) Ravi: Katade Kaynak: Ebu Davud, Haraç 21, (2993) • Hz. Ömer (ra) bana haber gönderdi. Ben de gün yükseldigi zaman ona gittim. Kendisini evinde bir sedirin üzerinde, deri yüzlü bir yastiga dayanmis vaziyette oturmus buldum. Sedirin örgü ipleri adalelerine gömülmüs durumdaydi. Bana: "Ey Malik, seni sunun için çagirdim: Senin kavminden bir kaç hane halki pes pese geldiler (ihtiyaç arzettiler). Ben de kendilerine biraz bagista bulunulmasini söyledim. Iste ! Al bunu aralarinda dagitiver!" dedi. Ben: "Bu isi benden baskasina söyleseniz daha iyi olur!" dedim. Ancak o israrla: "Ey Malik al sunu!" dedi. Az sonra Hz. Ömer'in azadlisi (kapici) Yerfe' geldi ve: "Ey müzminlerin emiri! Osman, Abdurrahman Ibnu Avf, Zübeyr ve Sa'd (ra)'in girmelerine izin veriyor musunuz? (sizi görmek istiyorlar!) dedi. O da: "Evet, buyursunlar!" diyerek izin verdi, onlar da girip selam vererek oturdular. Az sonra Yerfe' tekrar gelip: "Abbas'la Ali (ra) için de izin var mi?" dedi. Hz. Ömer, onlara da izin verdi. Girdiler, selami verip oturdular. Abbas (ra) söz alarak: "Ey müzminlerin emiri! Benimle Ali arasinda hükmet!" dedi. Bunlar bir meselede ihtilafa düsmüs, birbirlerini dava ediyorlardi. Oradaki cemaat de: "Evet ey müzminlerin emiri, aralarinda hükmet, onlari rahatlat!" dediler. Hz. Ömer (ra) (önceden gelenlere yönelerek): "Söyle bir sakin olun!" deyip devam etti:"Arzi ve semayi ayakta tutan Allah askina soruyorum. Resulullah (sav)'in söyle söyle söyledigini biliyor musunuz? "Bize mirasçi olunmaz, ne birakmissak o sadakadir." "Evet!" dediler. Sonra da Hz. Abbas ve Hz. Ali'ye yönelerek: "Arz ve sema izniyle ayakta duran Zat'in askina size soruyorum, Resulullah (sav)'in: "Bize mirasçi olunmaz, her ne birakmissak sadakadir" dedigini biliyor musunuz?" O ikisi de: "Evet!" dediler. Hz. Ömer de: "Allahu Teala hazretleri, Resulü'ne (sav) bazi imtiyazlar bahsetmistir, bunlari ondan baska kimseye vermemistir. Söz gelimi, beldeler ahalisinden Allah'in fey kildigi seyler (hassaten) Allah ve Resulü'ne aittir. Allah Resulü (sav) Beni Nadir'in mallarini aranizda taksim etti. Allah'a kasem olsun, o iste, kendisini size tercih etmedi, sizi birakip, onu kendisi almadi. (Nitekim, onu aranizda dagitti.) Sadece su mal (kendisine) kaldi. Resulullah (sav) bundan (ailesinin) yillik nafakasini alir, mütebakisini beytü'l-male koyardi" dedi. Ravi: Malik Ibnu Evs Ibni Hadesan Kaynak: Buhari, Feraiz 3, Humus 1, Cidad 80, Megazi 14, Tefsir, Hasr 3, Nafakat 3, I'tisam 5; Müslim, 48, (1 • (Yukaridaki vak'a ile alakali olan) bir rivayet söyledir: Resulullah (sav) (yillik ihtiyacini aldiktan sonra) geri kalani Allah'in mali kilar (Beytu'l-male koyar) idi. Ömer (ra) sonra (cemaate yönelerek) dedi ki: "Arz ve semanin izniyle ayakta durdugu Zat askina sizden soruyorum, bunu biliyor musunuz?" Onlar: "Evet!" dediler. Sonra Hz. Ömer teker teker, Hz. Abbas ve Hz. Ali'ye yönelerek, öbür cemaate yaptigi gibi, ayni sekilde yemin vererek bu hususu bilip bilmediklerini sordu. Her ikisi de: "Evet, biliyoruz!" dediler. Sonra Hz. Ömer (ra) sözüne devam etti: "(Hatirlayin! Siz,) Resulullah (sav) vefat edince, Ebu Bekir'e bu meseleyi götürdünüz. O, size: "Ben Resulullah (sav)'in velisiyim, ikiniz bana ihtilafinizi getirdiniz, sen ey Abbas, kardesin oglunun mirasini taleb ediyorsun, sen de ey Ali, hanimin Fatima'nin babasindan olan mirasini taleb ediyorsun" dedi ve devamla: "Ebu Bekir (ra) size, Resulullah (sav)'in su sözünü hatirlatti: "Bize varis olunmaz. Her ne birakti isek sadakadir." Siz ikiniz (onu ithamda) ittifak ettiniz. (Allah biliyor o, bu tatbikatta dogru, iyi, isabetli ve hakka uygun hareket ediyordu. Sonra Ebu Bekir (ra) vefat etti. Resulullah (sav) ve Ebu Bekir'in velisi ben oldum, böylece o malin sorumlulugu bana geçti. Allah biliyor, bu iste ben de dogru, iyi, isabetli ve hakka uygun hareket ediyorum. Simdi (ey Abbas!) sen ve Ali bana geldiniz. Meseleniz ayni mesele. Bana: "(Beni Nadir'den kalan fey malini) bize ver!" diyorsunuz. Ben de su cevabi veriyorum: "Dilerseniz, bir sartla o mali size vereyim. O sart da sudur: "Bu mali, Resulullah (sav), (Ebu Bekir ve sorumlulugunu aldigim günden beri ben) nasil kullandi isek sizin de öyle kullanacaginiza dair Allah'a söz vermenizdir. Onu bu sartla aldiniz mi? Tamam mi?" Onlar: "Evet!" dediler. Hz. Ömer de: "Sonra siz bana aranizda (baska sekilde) hükmedeyim diye (mi)? geldiniz. Hayir, vallahi aranizda, kiyamet kopuncaya kadar, bundan baska bir hüküm veremem. Bu sarti yerine getirmede aciz kalirsaniz, mali bana iade ediverin" dedi. (Kaynaklar önceki rivayette kaydedilenlerdir.) Ravi: Malik Ibnu Evs Ibni Hadesan Kaynak: Buhari, Feraiz 3, Humus 1, Cidad 80, Megazi 14, Tefsir, Hasr 3, Nafakat 3, I'tisam 5; Müslim, 48, (1 • Resulullah (sav)'e Bahreyn'den bir mal getirildi. Resulullah (sav): "Bunu mescide dökün" dedi. Bu mal (simdiye kadar) Resulullah (sav)'e gelenlerin en çok olani idi. Resulullah (sav) namaza gitti ve mala hiç nazar etmedi. Namaz bitince gelip malin yaninda durdu. Her gördügüne ondan veriyordu. Derken amcasi Abbas (ra) geldi ve: "Ey Allah'in Resulü, bana da ver. Zira ben hem kendimin, hem de Akil'in (esaretten kurtulus) fidyesini verdim!" dedi. Resulullah (sav) da: "Al!" dedi. Bunun üzerine o da torbasini iyice doldurdu. Sonra onu sirtlamaya çalisti, ancak muvaffak olamadi. "Ey Allah'in Resulü, birilerine söyle de sirtima kaldiriversin" dedi ise de: "Hayir" cevabini aldi. Bunun üzerine; Abbas: "Öyleyse sen sirtima kaldiriver!" dedi. Yine: "Hayir!" cevabini aldi. Bunun üzerine Abbas, torbadan bir miktarini döktü, tekrar sirtlamaya çalisti, yine kaldiramadi. Ve: "Birilerine söyle sirtima kaldiriversin!" dedi. "Hayir!" cevabini alinca, yine: "öyleyse sen kaldiriver" dedi. Resulullah (sav) buna da "Hayir!" deyince Abbas bir miktar daha bosaltti, sonra kaldirip omuzuna koyup çekip gitti. Resulullah (sav), Abbas (ra)'in para hirsina taaccübünden, bize görünmez oluncaya kadar gözleriyle onu takip etmisti. Resulullah (sav) tek dirhem kalincaya kadar oradan ayrilmadi. Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Salat 42, Cizye 4, Cihad 172) • Resulullah (sav)'a fey mali gelince, hemen gününde dagitirdi. Evliye iki hisse, bekara bir hisse verirdi Ravi: Avf Ibnu Malik Kaynak: Ebu Davud, Hara 14, (2953) • Resulullah (sav) Hayber mahsulünden her sene zevcelerine yüz vask veriyordu. Bunun seksen vaski hurma, yirmi vaski arpa idi. Hz. Ömer (ra) halife olunca, Hayber'den Yahudileri çikardigi zaman orayi taksim etti ve Resulullah (sav)'in zevcelerini muhayyer birakti. Dileyene arazi ve (sulama) suyu verecek, dileyene de eskiden oldugu sekilde belli miktardaki vaski verecekti. Bazilari arazi ve suyu tercih etti -ki Hz. Aise ve Hafsa (ra) bu gruptandi- bir kismi da kendilerine hurma verilmesini tercih etti. Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Hars 8, 9, 11, Icare 22, Sirket 11, Surut 5, Megazi 40; Müslim, Musakat 1, (1551); Ebu Davud • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Peygamberlerden (a.s) biri, gazveye çikti da kavmine: "Nikahla baglanip, gerdege girmek istedigi halde henüz gerdek yapmadigi kadini olan benimle gelmesin, keza bina yapip henüz çatisi atilmamis insaati olan da gelmesin, keza gebe koyun veya develer satin alip dogurmalarini bekleyeniniz varsa o da gelmesin" dedi. Gazveye çikti. Derken tam ikindi namazi sirasinda veya buna yakin bir zamanda (fethedecegi) beldeye yaklasti. Günes'e: "Sen bir memursun, ancak ben de bir memurum" dedi ve Allah'a yönelerek: Ey Rabbim, su günesi bize durdur (da namazimiz geçmesin!)" diye dua etti. Günes, o yerlerin fethini Allah müyesser kilincaya kadar durduruldu. Sonra elde edilen ganimetleri topladilar. Toplanan ganimetleri yemek üzere ates geldi. Fakat ates tatmadi bile. Bunun üzerine Peygamber: "Içimizde ganimetten çalan bir hirsiz var, her kabileden bir kisi bana biat etsin!" dedi. Bu suretle ona biat etmeye basladilar. Derken bir adamin eli peygamerin eline yapisip kaldi. "Hirsiz bu kabilede. Kabilenin her ferdi bana teker teker biat etsin!" dedi. Biat etmeye basladilar, iki veya üç kisinin eli O'nun eline yapisti kaldi. "Ganimet hirsizi sizde" dedi. Öküz basi kadar iri bir altin getirdiler. Ganimet yigininin içine o da atildi. Ates gelip ganimeti yedi. Bilesiniz, bizden önce hiçbir ümmete ganimet helal kilinmamistir. Ganimetleri Allah sadece bize helal kildi. Bu da, bizde gördügü aczimiz ve za'fimiz sebebiyledir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Humus 8, Nikah 58; Müslim, Cihad 32 • Resulullah (sav) bir gün kalkip gulül'ü (yani ganimet malindan çalma) hatirlatti, bunun kötülügünü, günahinin büyüklügünü belirtti ve bu meyanda sunlari söyledi: "Sakin sizden birini, kiyamet günü, boynunda bögürmesi olan bir deve oldugu halde bana gelmis: "Ey Allah'in Resulü, bana yardim et!" diye yalvariyor ve kendimi de cevaben: "Senin için hiçbir sey yapamam, ben sana teblig etmistim" der bulmayayim..." Resulullah (sav) bu tarzda hayvanlari ve diger ganimet mallarini teker teker zikretti. Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Cihad 189; Müslim, Imaret 24, (1831) • Resulullah (sav)'in söyle söyledigini haber verdi: "Kim ganimet hirsizini gizlerse bu da onun gibi olur." Ravi: Semüre Ibnu Cündeb Kaynak: Ebu Davud, Cihad 146, (2716) • Resulullah (sav) bir ganimet ele geçirilince, Hz. Bilal (ra)'e emrederdi, o da halka yüksek sesle duyulur, askerler de ganimet olarak ne ele geçirmisse getirip teslim ederdi. Peygamberimiz (sav) de önce beste birini (humus) alir, geri kalani taksim ederdi. Bir gün, (Bilal'in) çagirmasindan sonra bir adam kildan mamul bir yular getirdi ve: "Ey Allah'in Resulü, ganimet olarak biz de bunu ele geçirmistik!" dedi. "Sen," dedi, "üç kere bagirdigi vakit Bilal'i isitmedin mi? O zaman niye getirmedin?" Adam, Resulullah (sav)'a (gecikmenin sebebiyle ilgili olarak kabul görmeyen) özürler beyan etti. Ancak neticede su cevabi aldi: "Hayir! Bunu senden kabul etmiyorum. Kiyamet günü sen bununla birlikte geleceksin." Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As Kaynak: Ebu Davud, Cihad 144, (2712) • Resulullah (sav)'in agirliklarinin basini bekleyen Kerkere denen bir zat vardi, derken vefat etti. Resulullah (sav): "O cehennemdedir!" buyurdu. Bu söz üzerine adami görmeye gittiler. Üzerinde, ganimetten çalinmis bir aba buldular." Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As Kaynak: Buhari, Cihad 190; Ibnu Mace, Cihad 34, (2849) • Hayber Savasi sirasinda Resulullah (sav)'in ashabindan biri öldürülmüstü. Resulullah (sav)'a haber verildi. "Arkadasiniz üzerine namaz kilin!" dedi. Resulullah (sav)'in sözü üzerine, halkin çehresi degismis, (bir sogukluk çökmüstü). Resulullah (sav) açikladi: "Arkadasimiz Allah için cihad sirasinda ganimetten çalmistir. Bunun üzerine, maktulün esyasini karistirdik. Yahudilere ait boncuk kolyelerden iki dirhem bile etmeyen bir kolyeyi çalmis oldugunu gördük. Ravi: Zeyd Ibnu Halid Kaynak: Muvatta, Cihad 23, (2, 458); Ebu Davud, Cihad 143, (2710); Nesai, Cenaiz 66, (4, 64); Ibnu Mace, Cih • Mesleme (ra) ile birlikte Rum diyarina girdik. Ganimetten çalan bir adam getirildi. Mesleme, bu mesele hakkinda Salim'e sordu. Salim su cevabi verdi: "Babam'i (Abdullah Ibnu Ömer) (ra) dinledim, babasi Ömer (ra)'den naklen Resulullah (sav)'in su sözünü rivayet etmisti: "Kim ganimetten çalarsa, (bütün) esyasini yakin, kendisini de dövün." Salih Ibnu Muhammed devamla der ki: "Adamin esyasi arasinda bir Mushaf bulduk. Salim'e bunun hakkinda da sorduk (yakalim mi? diye). "Onu satip, bedelini tasadduk edin!" buyurdu. Ravi: Salih Ibnu Muhammed Ibni Zaide Kaynak: Tirmizi, Hudud 28, (1461); Ebu Davud, Cihad 145, (2713) • Hz. Peygamber (sav), Ebu Bekir ve Ömer (ra), ganimet hirsizinin mallarini yaktilar ve kendisini de dövdüler." Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As Kaynak: Ebu Davud, Cihad 145, (2715) • Asim Ibnu Küleyb (ra) babasi Küleyb'den o da ensari birinden naklederek anlatiyor: "Biz Resulullah (sav) ile birlikte bir sefere çikmistik. Sefer sirasinda siddetli bir kitlik ve sikintiya maruz kaldik. Derken, bir ganimet ele geçirdik. Askerler, onu hemen yagmalayiverdiler. Resulullah (sav), yaya olarak (teftis maksadiyla) yanimiza geldiginde tencerelerimiz kaynamaya baslamisti bile. Yayi ile tencereleri deviriverdi. Etleri de topraga buladi. (Hepsini böylece yenmeyecek hale getirdikten) sonra su açiklamayi yapti: "Yagma mali, iaseden daha helal degildir" veya (söyle demisti): "Lase, yagma malindan daha helal degildir." (Rivayetin sonundaki) sek ravilerden Hennad'a aittir." Ravi: Asim Ibnu Küleyb Kaynak: Ebu Davud, Cihad 138, (2705) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Koruluk ittihazi sadece Allah ve Resulü'ne ait (bir hak)dir." Ravi: Sa'b Ibnu Cessame Kaynak: Buhari, Sirb 11, Cihad 146; Ebu Davud, Haraç 39, (3083, 3084) • Bize ulasan habere göre, Resulullah (sav) Nakii, Hz. Ömer (ra) de Seref ve Rebeze'yi hima ilan etmislerdir. Ravi: Sihdbu'z-Zühri Kaynak: Buhari, Sirb 11 • Cahiliye devrinde taksim edilmis olan her mal, taksim edildigi sekil üzeredir. Islam döneminde yapilan taksimat, Islam'in taksim esasina göredir. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Ebu Davud, Feraiz 11, (2914); Ibnu Mace, Ruhun 21, (2485) • Imam Malik, Sevr Ibnu Zeyd ed-Dili'den mürsel olarak rivayet ettigine göre ed-Dili demistir ki: "Bana Resulullah (sav)'in söyle söyledigi ulasti: "Hangi ev veya arazi, cahiliye devrinde taksim edilmis ise, artik o, cahiliye taksimi üzerinedir. Ancak hangi ev veya arazi, taksim edilmeden Islam'a girmis ise, artik onun taksimi Islam'a göre yapilir." Ravi: Sevr Ibnu Zeyd ed-Dili Kaynak: Muvatta, Akdiye 35, (2, 746) • Ibnu Ömer (ra)'den anlatiyor: "Ibnu Ömer'in bir kölesi kaçarak Rum diyarina geçti. Bilahare, Halid Ibnu'l-Velid (ra) Rumlara galebe çaldi. (Esirler arasinda, kaçan bu köle de vardi) Halid köleyi Ibnu Ömer'e iade etti. Onun kaybolan bir ati vardi. (Askerler) onu da ele geçirdiler. Halid ati da Ibnu Ömer'e iade etti" (Bu rivayetin lafzi Buhari'nin rivayetine uygundur.) Bir rivayette: "Hz. Peygamber (sav) zamaninda kaçan bir at mevzubahistir." Muvatta'nin bir rivayetinde, düsman tarafindan ganimet edildikten sonra ele geçirilen bir köle ve at mevzubahistir. Bunlar, taksimden önce eski sahibine iade edilebilirler. Ebu Davud, köleyi mevzubahis eder ve Hz. Peygamber (sav)'in taksime tabi tutmadan eski sahibine iade ettigim belirtir. Ravi: Nafi' Kaynak: Buhari, Cihad 187; Muvatta, Cihad 17, (2, 452); Ebu Davud, Cihad 135, (2698, 2699); Ibnu Mace, Cihad • Biz gazvelerimiz sirasinda, bal ve kuru üzüm elde ederdik ve bunlari (taksim edilmek üzere, diger ganimet mallarinin yanina) kaldirmaz, yerdik. Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Humus 20 • Resulullah (sav)'a içerisinde boncuk bulunan bir dagarcik getirildi. Boncuklari Resulullah (sav), hür ve cariye kadinlar arasinda dagitti. Hz. Aise devamla der ki: "Babam da (boncugu) hür-köle ayrimi yapmadan kadinlara dagitirdi." Ravi: Aise Kaynak: Ebu Davud, Haraç 14, (1952) • El-Misver Ibnu Mahreme (ra)'ye Amr Ibnu Avf (ra) sunu anlatmistir: "Resulullah (sav) Ebu Ubeyde (ra)'yi Bahreyn'e, oranin cizyesini getirmek üzere yolladi. Mallarla dönünce Ensar geldigini isitti. Sabah namazini Hz. Peygamber (sav)'le kildilar. Namaz bitince, Resulullah (sav)'in etrafini sardilar. Resulullah (sav) tebessüm buyurdular ve: "Öyle zannediyorum, Ebu Ubeyde'nin birseyler getirdigini isittiniz" dedi. Hep birlikte: "Evet!" dediler. Bunun üzerine sunlari söyledi: "Öyleyse sevinin ve sizi sevindiren seyi ümid edin, Allah'a yemin olsun, sizler için fakirlikten korkmuyorum. Ben size dünyanin genislemesinden korkuyorum. Sizden öncekilere dünya genislemisti de hemen dünya için birbirleriyle bogusmaya basladilar ve helak oldular. Genisleyen dünyanin onlar gibi sizi de helak etmesinden korkuyorum." Ravi: Amr Ibnu Avf Kaynak: Buhari, Rikak 7, Cizye 1, Megazi 11; Müslim, Zühd 6, (2961); Tirmizi, Kiyamet 29, (2464) • Ömer Ibnu'l-Hattab (ra), bir kisim burguyu Medineli kadinlar arasinda taksim etmisti, geriye güzel bir burgu kaldi. Yanindakilerden bazilari kendisine: "Ey müminlerin emiri, bunu da senin yaninda bulunan Resulullah (sav)'in kizina ver" dediler. Bununla, Hz. Ali (ra)'in kizi Ümmü Gülsüm'ü kastediyorlardi. Hz. Ömer onlara: "Ümmü Selit, buna daha çok hak sahibidir. Zira o, Resulullah (sav)'a biat etmisti ve Uhud Savasi'nda bize kirbalarla su tasiyordu" dedi. Ravi: Sa'lebe Ibnu Ebi Malik Kaynak: Buhari, Megazi 22, Cihad 66 •
Şehadet Hakkında

Resulullah (sav) sordular: "Içinizden kime sehid dersiniz?" "Ey Allah'in Resulü," dediler, Allah yolunda öldürülen sehiddir." "Öyleyse," dedi, Resulullah (sav), "ümmetimin sehidleri azdir." "Peki," dediler, "daha kimler sehiddir, ey Allah'in Resulü?" "Allah...

• Resulullah (sav) sordular: "Içinizden kime sehid dersiniz?" "Ey Allah'in Resulü," dediler, Allah yolunda öldürülen sehiddir." "Öyleyse," dedi, Resulullah (sav), "ümmetimin sehidleri azdir." "Peki," dediler, "daha kimler sehiddir, ey Allah'in Resulü?" "Allah yolunda öldürülen sehiddir. Allah yolunda ölen sehiddir. Taunda ölen sehiddir. Karni sebebiyle ölen sehiddir, bogularak ölen sehiddir." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Müslim, Imaret 165, (1915); Muvatta, Salatu'l-Cema'a 6, (1, 131); Tirmizi, Cenaiz 65, (1063) • Imam Malik ve Tirmizi'nin kaydettikleri bir rivayette Resulullah (sav) söyle buyurmaktadir: "Su bes kisi sehiddir, (deyip önceki hadiste geçenleri saydiktan sonra): Yikinti altinda kalan da sehiddir" diye ilave etti. Hz. Cabir (ra)'den gelen bir rivayette: "Karninda çocugu oldugu halde ölen kadin da sehiddir" buyrulmustur. Abdullah Ibnu Amr Ibnu'l-As (ra) tarafindan rivayet edilen bir diger sahih hadiste: "Malini müdafaa ederken öldürülen sehiddir" buyurulmustur. Ravi: Kaynak: Muvatta, Salatu'l-Cema'a 6, (1, 131); Tirmizi, Cenaiz 66, (1063) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Deniz tutmasi sebebiyle (gemide) kusan kimseye sehid sevabi verilir. Bogularak ölene de iki sehid sevabi vardir." Ravi: Ümmü Haram Kaynak: Ebu Davud, Cihad 10, (2493) • Resulullah (sav)'i dinledim söyle buyurdular: "Kim malini müdafaa sirasinda öldürülürse sehiddir. Kim kanini müdafaa sirasinda öldürülürse sehiddir. Kim dinini müdafaa sirasinda öldürülürse sehiddir. Kim ailesini müdafaa sirasinda öldürülürse o da sehiddir." Ravi: Said Ibnu Zeyd Kaynak: Tirmizi, Diyat 22, (1418, 1421); Ebu Davud, Sünnet 32, (4772); Nesai, Tahrim 22, (7,115,116); Ibnu M • Ebu Sellam, sahabeden birinden rivayet etmektedir: "Cüheyne'den bir mahalle üzerine baskin yaptik, Müslümanlardan biri, (teke tek vurusmak üzere) onlardan bir adam taleb etti. (Bir cengaver gelince) hemen kilinciyla saldiriya geçti. Ancak hata yapti ve kilinci kendisine isabet etti. Resulullah (sav): "Ey Müslümanlar, kardesinize (yardim edin)" diye bagirdi. Halk ona dogru kosustu. Ama ölmüstü. Hz. Peygamber (sav) onu elbisesi ve kani ile birlikte sardi, üzerine namaz kildi ve defnetti. "Ey Allah'in Resulü, bu sehid midir?" diye sordular. "Evet o sehiddir ve ben ona bu hususta sahidim" cevabini verdi." Ravi: Ebu Sellam Kaynak: Ebu Davud, 40, (2539) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sehidlerle yataklarinda ölenler, taundan ölenler hakkinda Cenab-i Hakk'a birbirlerini sikayet ederler. Sehidler: "Onlar bizim kardeslerimizdir, onlar da bizim gibi öldürüldüler!" derler. Yataklarinda ölenler de: "Onlar bizim kardeslerimizdir, bizim gibi öldüler!" derler. Rabbimiz onlara söyle seslenir: "Yaralarina bakin, öldürülenlerin yaralarina benziyorlarsa onlardandirlar ve onlarla beraber olurlar!" Bakilir ve onlardaki yaranin, öbürlerininki gibi oldugu görülür." Ravi: Irbaz Ibn Sariye Kaynak: Nesai, Cihad 36, (6, 37-38) • (Babam) Ömer Ibnu'l-Hattab (ra) sehid oldugu halde yikandi, kefenlendi, üzerine namaz kilindi. Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Muvatta, Cihad 36, (2,463) •
اكتشف المزيد

صفحات روحية يومية أخرى