Resulullah (sav)'ın İsmi Ve Nesebi
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Buhari merhum, Aleyhissalatu vesselamin bi'setine (peygamber olarak gönderilisine) tahsis ettigi babta der ki: "O, Allah'in elçisi Muhammed Ibnu Abdillah Ibni Abdilmuttalib Ibnu Hasim Ibni Abdi Menafibnu Kusayy, Ibni Kilab Ibni Mürre Ibni Ka'b Ibni Lüeyy Ibni...
• Buhari merhum, Aleyhissalatu vesselamin bi'setine (peygamber olarak gönderilisine) tahsis ettigi babta der ki: "O, Allah'in elçisi Muhammed Ibnu Abdillah Ibni Abdilmuttalib Ibnu Hasim Ibni Abdi Menafibnu Kusayy, Ibni Kilab Ibni Mürre Ibni Ka'b Ibni Lüeyy Ibni Galib Ibni Fihr Ibni Malik Ibni'n-Nadr Ibni Kinane Ibni Huzeyme Ibni Müdrike Ibni Ilyas Ibni Mudar Ibni Nizar Ibni Maadd Ibni Adnan'dir."
Ravi:
Kaynak: Buhari, Menakibu'l-Ensar 28
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri, Ismail'in evlatlari arasindan Kinane'yi seçti, Kinane'den Kureys'i seçti, Kureys'ten Beni Hasim'i seçti. Beni Hasim'den de beni seçti."
Ravi: Vaile Ibnu'l-Eska'
Kaynak: Müslim, Fezail 1, (2276)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Benim bes ismim var: Ben Muhammed'im, ben Ahmed'im, ben Allah'a benimle küfrü mahvedecegi el-Mahi (mahvedici)yim. Ben Hasir (toplayiciyim, insanlar benim arkamda hasredilecektir. Ben Akib (sondan gelen)im, benden sonra peygamber gelmeyecektir."
Ravi: Cübeyr Ibnu Mut'im
Kaynak: Buhari, Menakib 17, Tefsir, Saff 1; Müslim, Fezail 125, (2354); Muvatta, Esmau'n-Nebi 1, (2, 1004);
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri, Kureyslilerin setmlerini (hakaretamiz sözlerini) ve lanetlerini benden nasil çevirdigine hayret etmiyor musunuz? Onlar zemmedilen birine setmediyorlar, zemmedilen birine lanet okuyorlar, ben ise (Muhammed'im) övülmüsüm."
Ravi: Ebu Hureyre
Kaynak: Buhari, Menakib 17; Nesai, Talak 25, (6, 159)
•
Resulullah (sav)'ın Doğumu Ve Yaşı
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Muttalib Ibnu Abdillah Ibni Kays Ibnu Mahreme babasi vasitasiyla ceddinden anlattigina göre ceddi söyle demistir: "Ben ve Resulullah (sav) Fil yilinda dogduk."
Ravi:
Kaynak: Tirmizi, Menakib 4, (3623)
• Muttalib Ibnu Abdillah Ibni Kays Ibnu Mahreme babasi vasitasiyla ceddinden anlattigina göre ceddi söyle demistir: "Ben ve Resulullah (sav) Fil yilinda dogduk."
Ravi:
Kaynak: Tirmizi, Menakib 4, (3623)
• Resulullah (sav) altmis üç yasinda vefat etmistir.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Menakib 10; Müslim, Fezail 115, (2349); Tirmizi, Menakib 28, (3655)
• Resulullah (sav) Mekke'de, kendisine vahiy geldigi durumda on üç yil ikamet etti. Altmis üç yasinda da vefat etti.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak:
• Bir baska rivayette de söyle demistir: "Mekke'de ses isitir ve isik görür oldugu halde on bes yil ikamet etti. Bunun yedi yilinda isiktan baska bir sey görmedi, sekiz senesinde vahiy aldi. Medine'de on yil ikamet etti. Altmis bes yasinda oldugu halde vefat etti.
Ravi:
Kaynak:
• Sahiheyn'de gelen bir diger rivayette söyle demistir: "Vahiy Aleyhissalatu vesselam'a kirk yasinda iken indirildi. Bundan sonra on üç yil kaldi. Sonra hicretle emir olundu. O da Medine'ye hicret etti. Orada on yil kaldi. Sonra vefat etti Aleyhissalatu vesselam."
Ravi:
Kaynak: Buhari, Megazi 85, Fezailu'l-Kur'an 1; Müslim, Fezail 117, 121, (2351, 2353); Tirmizi, Menakib 28, (
• Resulullah (sav) altmis üç yasinda vefat etti. Hz. Ebu Bekir de altmis üç yasinda vefat etti. Hz. Ömer de altmis üç yasinda vefat etti (ra).
Ravi: Enes
Kaynak: Müslim, Fezail 114, (2348)
•
Resulullah (sav)'ın Çocukları
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Kureysliler, birbirlerine küfrün ve sapikligin devamini tavsiye ettiler ve aralarinda; "Bizim üzerinde oldugumuz sey var ya, bu, o köksüz sürgün (mesabesinde olan Muhammed)in üzerinde oldugu seyden daha dogrudur!" dediler. Bunun üzerine, Allah Teala hazretleri...
• Kureysliler, birbirlerine küfrün ve sapikligin devamini tavsiye ettiler ve aralarinda; "Bizim üzerinde oldugumuz sey var ya, bu, o köksüz sürgün (mesabesinde olan Muhammed)in üzerinde oldugu seyden daha dogrudur!" dediler. Bunun üzerine, Allah Teala hazretleri Kevser suresini inzal buyurdu: "Süphesiz ki biz sana kevseri verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kil ve kurban kes. Asil arkasi kesik (nesilsiz) olan, sana düsmanlik edenin ta kendisidir" (Kevser 1-3). Bundan sonra Resulullah (sav)'in bes erkek çocugu oldu. Dördü Hz. Hatice (ra)'den: Abdullah: Bu en büyükleri idi; Tahir -bunun Abdullah oldugu ve bunlarin üç tane olduklari da söylenmistir-; Tayyib, Kasim ve Mariye'den olan Ibrahim. Resulullah (sav)'in dört tane de kizi vardi: Bunlardan Zeyneb, Ebu'l-As Ibnu'r-Rebi'in nikahi altinda idi. Rukiyye ve Ümmü Gülsüm: Bu ikisi, Ebu Leheb'in ogullari olan Utbe ve Uteybe'nin nikahi altinda idiler. "Ebu Leheb'in iki eli kurusun ve kurudu da..." (Tebbet 1-5) vahy-i serifi nazil oldugu zaman, Ebu Leheb ogullarina onlari bosamalarini emretti. Bunun üzerine Hz. Osman önce Rukiyye ile evlendi. Rukiyye onunla birlikte Habesistan'a hicret etti. Orada Hz. Osman'in Abdullah adinda bir oglu dünyaya geldi. Hz. Osman ona izafeten (Ebu Abdillah diye) künye almisti. Sonra Rukiyye (ra) vefat etti. Ondan sonra Hz. Osman Ümmü Gülsüm (ra) ile evlendi. Hz. Fatima (ra): Bu Hz. Ali (ra)'nin nikahi altinda idi. Hz, Ali'nin Fatma'dan Hasan, Hüseyin ve Muhsin adlarinda üç erkek çocugu ile Zeyneb ve Ümmü Gülsüm adlarinda iki kiz çocugu dünyaya geldi. Bunlardan Zeyneb, Abdullah Ibnu Ca'fer (ra)'in nikahi altinda idi. Hz. Ali, Ümmü Gülsüm'ü de Hz. Ömer'e nikahlamistir. Radiyallahu anhüm ecmain." [Rezin tahric etmistir.]
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Rezin
• Resulullah (sav), oglu Ibrahim öldügü zaman buyurdular ki: "O daha memede iken öldü. Onun cennette iki sütannesi var. Bunlar onun sütunu (iki yila) tamamlayacaklar. Çünkü o benim oglumdur."
Ravi: Enes
Kaynak: Müslim, Fezail 63, (2316)
•
Resulullah (sav)'ın Sıfatları Ve Ahlakları
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Ali'nin evladlarindan Muhammed'in oglu Ibrahim anlatiyor: "Hz. Ali (ra) Resulullah (sav)'i vasfettigi zaman söyle derdi: "Resulu-i Ekrem (sav) efendimiz çok uzun boylu olmadigi gibi, (azalari) birbirine girmis kisa boylu da degildi, orta boylu bir insandi....
• Ali'nin evladlarindan Muhammed'in oglu Ibrahim anlatiyor: "Hz. Ali (ra) Resulullah (sav)'i vasfettigi zaman söyle derdi: "Resulu-i Ekrem (sav) efendimiz çok uzun boylu olmadigi gibi, (azalari) birbirine girmis kisa boylu da degildi, orta boylu bir insandi. Saçlari kivircik degildi, düz de degildi, dalgaliydi. Sisman degildi, yuvarlak yüzlü de degildi, yanaklari uzuncaydi. Rengi kirmiziya çalan, beyazdi. Gözleri siyah ve kirpikleri uzundu, gogsünde göbegine kadar inen kildan bir hat vardi. El ve ayaklarinin parmaklari kalincaydi. Eklem yerleri ve iki küregin birlesme yeri olan omurga iri idi. Bir tarafa dönünce (sadece basini çevirmez) bütün vücudunu çevirirdi. Yürüyünce, yamaçtan iniyormuscasina öne meylederek yürürdü. Iki omuzu arasinda peygamberlik mührü vardi. O, peygamberlerin mührü (sonuncusu) idi. Insanlann en iyi kalplisi, en secaatlisi ve en dogru sözlüsü idi. O ahlakça herkesten yüce, muasere yönüyle de en geçimlisi idi. Onu aniden gören ondan heybet duyardi; bilerek beraber olan, kalpten severdi. Onu vasfeden söyle derdi: "Ben ne O'ndan önce, ne de O'ndan sonra O'nun gibisini görmedim." Resul-i Ekrem çabuk konusmazdi; her isitenin anlayacagi sekilde teker teker konusurdu."
Ravi: Ali
Kaynak: Tirmizi, Menakib 19, (3642)
• Ehl-i Kitap saçlarini düz salinmaya birakirlar, müsrikler de ayirirlardi. Resulullah (sav) ise (vahiy yoluyla) emredilmedigi hususlarda Ehl-i Kitab'a uygun hareket etmekten hoslanirdi. Bu sebeple saçini alnindan serbest birakti. Bilahare (bütün müsrikler Müslüman olduktan sonra) saçlarini (alnindan) ayirdi.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Libas 70, Menakib 23, Fezailu'l-Ashab 52; Müslim, Fezail 90, (2336); Ebu Davud, Tereccül 10,
• Anlattigina göre, "Resulullah (sav)'a saçindaki aklardan sorulunca (Enes) söyle cevap vermistir: "Allah O'nu, beyazla çirkinlestirmemistir." Bir rivayette de söyle demistir: "O, kisinin basinda ve sakalinda bulunan beyazlari yolmasini mekruh addederdi. Ve [Enes (ra)]: "Resulullah (sav) saçlarini boyamadi. Beyaz kil (onda nadirdi ve sadece) alt dudaginda, sakaklarinda ve basinda bir nebzecik vardi" derdi.
Ravi: Enes
Kaynak: Müslim, Fezail 104,105, (2341)
• Resulullah (sav)'i gördüm, sadece alt dudaginda yani anfetesinde beyaz gördüm.
Ravi: Ebu Cuhayfe
Kaynak: Buhari, Menakib 23; Müslim, Fezail 106, (2342)
• Resulullah (sav)'i, berber onu tiras ederken gördüm. Ashabi etrafini çevirmisti. Aleyhissalatu vesselam'in tek kilinin yere düsmesini istemiyorlar, birinin eline düssün istiyorlardi.
Ravi: Enes
Kaynak: Müslim, Fezail 75, (2325)
•
Peygamberlik Mührü Ve Muteferrik Hadisler
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) ile birlikte ekmek ve et yedim ve: "Ey Allah'in Resulü! Allah seni magfiret buyursun!" dedim. Bana: "Seni de!" diye karsilikta bulundu. Ravi der ki: "(Ibnu Sercis'e): "Resulullah sana istigfarda mi bulundu?" diye soruldu. O: "Evet, "Seni de!"...
• Resulullah (sav) ile birlikte ekmek ve et yedim ve: "Ey Allah'in Resulü! Allah seni magfiret buyursun!" dedim. Bana: "Seni de!" diye karsilikta bulundu. Ravi der ki: "(Ibnu Sercis'e): "Resulullah sana istigfarda mi bulundu?" diye soruldu. O: "Evet, "Seni de!" de dedi" diye cevap verdi ve sonra su ayeti okudu. (Mealen): "Kendi günahin için de, mü'min erkek ve mü'min kadinlar için de Allah'tan af diIe..." (Muhammed 19). Ibnu Sercis devamla dedi ki: "Sonra etrafinda döndüm, iki omuzu arasinda peygamberlik mührünü gördüm. Sol kürek kemiginin genis tarafinda idi, yumruk gibi ve üzerinde sigiller emsali benler vardi."
Ravi: Abdullah Ibnu Sercis
Kaynak: Müslim, Fezail 112, (2346)
• Resulullah (sav)'in peygamberlik mührü, iki omuzu arasinda idi. Tipki bir güvercin yumurtasi büyüklügünde kirmizi bir yumru (gudde = bez) idi.
Ravi: Cabir Ibnu Semüre
Kaynak: Tirmizi, 42, (3647)
• Ben Resulullah (sav)'dan daha güzelini hiç görmedim. Sanki günes mübarek yüzlerinde yürüyor gibiydi. Yürürken Resulullah (sav)'dan daha hizli yürüyen kimse de görmedim. Sanki yer O'nun ayagi altinda duruluyor gibiydi. Biz O'nunla beraber yürürken kendimizi zorlardik. O ise, aldirmazdi.
Ravi: Ebu Hureyre
Kaynak: Tirmizi, Menakib 26, (3650)
• Resulullah (sav) konusurken (agir agir konusurdu. Öyle ki) eger biri çikip, kelimeleri saymak istese sayardi. O, sözü sizin gibi pes pese getirmezdi.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Menakib 23; Müslim, Fezailu's-Sahabe 19, (2493), Zühd 71; Tirmizi, Menakib 20, (3643); Ebu D
• Resulullah (sav), söyledigi bellensin diye kelamini üç kere tekrar ederdi.
Ravi: Enes
Kaynak: Tirmizi, Menakib 21, (3644)
• Resulullah (sav), oturup konustugu zaman, (vahiy bekleyerek veya Mele-i A'la'ya istiyak duyarak) çok sik nazarini semaya çevirirdi.
Ravi: Abdullah Ibnu Selam
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 21, (4837)
• (Annem) Ümmü Süleym, Resulullah (sav) için yere bir post serer, O da üzerinde kaylule (ögle uykusu) kestiridi. Aleyhissalatu vesselam uyaninca annem O'nun terini ve killarini toplardi. Bunlan bir sisede toplar, sonra onu sürünme maddesine katardi. [Ravi devamla der ki: "Hz. Enes (ra) muhtazar (can çekisme halinde) olunca kefenine sürülecek hanuta bundan katilmasini vasiyet etti."]
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Isti'zan 41; Müslim, Fezail 84, (2331); Nesai, Zinet 119, (8,218)
• Medine'de bir panik olmustu. Resulullah (sav), Ebu Talha (ra)'dan el-Mendub denen (agir yürüyüslü) atini istiareten aldi ve bindi. Dönüsünde: "Bir sey görmedik. Ancak ati çok hizli bulduk" buyurdu."
Ravi: Enes
Kaynak:
• Bir baska rivayette söyle gelmistir: "Resulullah (sav) insanlarin en iyisi, en cömerdi ve en secaatlisi idi. Nitekim bir gece, Medine halki umumi bir korku yasamisti. Halk (korkusunun kaynagi olan) sesin geldigi tarafa yöneldi. Resulullah (sav) ise, herkesten önce o cihete gitmis, haberi tahkik etmis ve geri dönmüstü, onlari yari yolda karsiladi. Ebu Talha (ra)'nin çiplak ati üzerinde idi. Boynunda kilinci asiliydi. Söyle diyordu: "Korkulacak bir sey yok, korkulacak bir sey yok." Sonra, "Bu ati pek hizli bulduk" dedi. Halbuki at, agir yürürdü.
Ravi:
Kaynak: Buhari, Cihad 46, 82; Müslim, Fezail 48, (2307); Ebu Davud, Edeb 87, (4988); Tirmizi, Cihad 14, (168
• Resulullah (sav) iki is arasinda muhayyer birakilirsa, mutlaka en kolayini tercih ederdi. Yeter ki bu günah olmasin. Eger bir is günah idiyse, günaha karsi insanin en uzak durani idi. Aleyhissalatu vesselam kendisi için hiç intikam aramadi. Ama Allah'in bir harami ihlal edilince o zaman Allah için intikam alirdi.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Menakib 234, Edeb 80, Hudud 10, 42; Müslim, Fezail 77, (2327); Muvatta, Husnü'l-Hulk 2, (2,
• Resulullah (sav)'la birlikte ilk namazi kildim. Sonra Aleyhissalatu vesselam ehline gitti. Onunla ben de çiktim. Onu bir kisim çocuklar karsiladi. Derken onlarin yanaklarini bir bir oksamaya basladi. Benim yanagimi da oksadi. Elinde bir serinlik ve hos bir koku hissettim. Elini sanki attar havanindan çikarmis gibiydi.
Ravi: Cabir Ibnu Semüre
Kaynak: Müslim, Fezail 80, (2329)
• Resulullah (sav), zikri çok yapar, lagvi (hos sözü) de az yapardi, namazi uzatirdi, hutbeyi de kisa yapardi. Dul ve miskinlerle beraber yürümekten ar duymazdi, onlari ihtiyaçlarini mutlak yerine getirirdi.
Ravi: Ibnu Ebi Evfa
Kaynak: Nesai, Cuma 31, (3, 109)
• Resulullah (sav)'la birlikte yürüdüm. Üzerinde kenari sert necrani bir hirka vardi. Ona bir bedevi arkadan yetiserek hirkadan tutup siddetle çekti. Boynunun derisine baktigimizda siddetle çekilen hirkanin kenarinin zedeleyip iz biraktigini gördüm. Bedevi: "Ey Muhammed! Yanindaki Allah'in malindan bana da verilmesini emret" dedi. Aleyhissalatu vesselam ona yönelik bakti ve güldü. Sonra da bir ihsanda bulunulmasini emretti.
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Libas 18, Humus 19, Edeb 68)
• Resulullah (sav) sabah namazini kilinca, Medine'nin hizmetçileri ellerinde su bulunan kaplar oldugu halde kendisine gelirlerdi. Aleyhissalatu vesselam da hiçbirini ihmal etmeden kaplara elini batirirdi. Bazan sabahlari hava soguk olurdu. Aleyhissalatu vesselam yine de elini suya batirirdi.
Ravi: Enes
Kaynak: Müslim, Fezail 74, (2324)
•
Resulullah (sav)'ın Alametleri
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Babam anlatmis ve demisti ki: "Kureys büyüklerinden bir grupla Sam'a gitmistik; beraberimde Muhammed (sav) de vardi. Yolda bir rahib(in manastirin)a yaklastik ve yakinina konakladik. Develerimizi çözmüstük ki rahib yanimiza geldi. Daha önceki gelislerimizde...
• Babam anlatmis ve demisti ki: "Kureys büyüklerinden bir grupla Sam'a gitmistik; beraberimde Muhammed (sav) de vardi. Yolda bir rahib(in manastirin)a yaklastik ve yakinina konakladik. Develerimizi çözmüstük ki rahib yanimiza geldi. Daha önceki gelislerimizde yanimiza hiç ugramamisti. Aramizda dolasmaya basladi ve Muhammed'i (bulup) elinden tuttu ve: "Bu alemlerin efendisidir!" dedi. Kureys büyükleri ona: "Bu söyledigini nereden biliyorsun?" diye sordular. Adam: "Ben onun sifat ve evsafini bize indirilen kitapta bulmusum! Nitekim siz yaklastiginiz zaman, O'na secde etmedik ne tas, ne agaç kaldi, hepsi de secde ettiler. Bu cansiz seyler ancak bir peygambere secde ederler. Ben O'nu ayrica peygamberlik mührüyle de biliyorum, bu mühür omuz basindaki düz kemigin bas kisminin asagisinda bulunur, elma büyüklügündedir" dedi. Sonra bizden ayrildi, yemek hazirlayip getirdi. Muhammed o sirada, develeri gözetliyordu. Yanimiza geldiginde üzerinde ona gölge yapan bir bulut vardi. Yaklasinca, halkin kendinden önce agacin gölgesini kaptiklarini gördü. O da güneste oturdu. Agacin gölgesi, üzerine meyletti, onlar güneste kaldilar. Rahib: "Bakin, agacin gölgesi O'nun üzerine meyletti" dedi. Rahib onlarin yaninda iken, bu çocugu Allah askina Rum (diyarin)a götürmeyin diye ricada bulundu ve: "Eger O'nu götürürseniz, tasidigi sifatlariyla O'nu tanirlar ve öldürürler" dedi. O, bu hususta Allah'in adini vererek onlara ricada bulunurken, yan tarafina bir göz atti. Manastirina dogru gelen yedi rum gördü. Onlari karsiladi ve: "Niye geldiniz?" dedi. "Rahiplerimiz bize Araplar arasinda çikacak bir peygamberin bu ayda memleketimize dogru gelmekte oldugunu söylediler. (Buralara giris saglayan) her yola bir grup insan çikarildi. Biz de senin su yoluna gönderildik" dediler. Rahip: "Sizden daha hayirli birini geride biraktiniz mi?" dedi. Onlar: "O sahsin senin yolunun üzerinde oldugu bize haber verildi!" dediler. Rahip: "Allah'in icra etmek istedigi bir is hakkinda ne dersiniz, insanlardan bunu geri çevirebilecek biri var mi?" diye sordu. Onlar: "Hayir!" dediler. Rahip: "Öyleyse su kimseye biat edin. Zira bu , gerçek peygamberdir" dedi. Onlar da ona biat ettiler, rahiple birlikte orada kaldilar. Sonra rahip bize döndü, ve: "Allah için söyleyin, bunun velisi kim?" dedi. Beni kastederek: "Su" dediler. Rahib bana hususi sekilde, geri dönmemiz için ricada bulundu. Ben de O'nu içlerinde, Hz. Ebu Bekr'in gönderdigi, Bilal'in de bulundugu bir grup kimse ile geri çevirdim. Rahip O'na kek ve zeytinyagindan azik koydu." [Bu rivayeti Tirmizi, (Menakib 5, (3624) Ebu Musa el-Es'arî (ra)'den tahric etmistir. Rivayete: "Ebu Talib Sam için yola çikti..." diye baslar ve yukarida kaydedildigi sekilde zikreder. Yukaridaki metni Rezin, Hz. Ali (ra)'nin babasindan rivayet olarak, kaydedilen elfazla tahric etmistir.]
Ravi: Ali
Kaynak: Tirmizi, (Menakib 5, (3624); Rezin
• Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As (ra)'a rastladim ve: "Resulullah (sav)'in Tevrat'ta zikredilen vasiflarini bana söyle" dedim. Bunun üzerine hemen: "Pekala dedi ve devam etti: Allah'a yemin olsun! O, Kur'an'da geçen bazi sifatlariyla Tevrat'ta da mevsuftur (ve söyle denmistir): "Ey Peygamber, biz seni insanlara sahid, müjdeleyici ve korkutucu (Ahzab 45) ve ümmiler için de koruyucu olarak gönderdik. Sen benim kulum ve elçimsin. Ben seni mütevekkil diye tesmiye ettim. O, ne kati kalpli, ne de kaba biri degildir. Çarsi pazarda rastgele bagirip çagirmaz. Kötülügü kötülükle kaldirmaz, bilakis affeder, bagislar. Allah, bozulmus dini onunla tam olarak ikame etmeden onunla kör gözleri, sagir kulaklari, paslanmis kalpleri açmadan onun ruhunu kabzetmez."
Ravi: Ata Ibnu Yesar
Kaynak: Buhari, Büyu 50, Tefsir, Feth 3
• Tevrat'ta Hz. Muhammed (sav)'in sifati ve Isa ibnu Meryem'in de O'nunla birlikte defnedilecegi yazilidir. Ebu Mevdud el-Medeni der ki: (Resulullah'in kabrinin bulundugu) hücrede bir kabir yeri var."
Ravi: Abdullah Ibnu Selam
Kaynak: Tirmizi, Menakib 3, (3621)
• Habesistan'in sahibi (krali) Necasi merhumu isittim, demisti ki: "Ben sehadet ederim ki Muhammed Allah'in resulüdür. O, Hz. Isa (as)'nin gelecegini müjdeledigi zattir. Eger ben, su saltanatin basinda olmasaydim ve üzerimdeki insanlarla ilgili yük bulunmasaydi onun ayakkabilarini tasimak üzere yanina giderdim."
Ravi: Ebu Musa
Kaynak: Ebu Davud, Cenaiz 62, (3205)
• Bana Ebu Süfyan Ibnu Harb anlatti ve dedi ki: "Resulullah (sav) ile aramizda sulh(-u Hudeybiye) oldugu bir sirada Sam'a gitmistim. Ben orada iken, Herakliyus'a, Resulullah (sav)'dan bir mektup getirildi. Mektubu Dihyetu'l-Kelbi getirmisti. Onu Busra emirine teslim etti. O da, Rum Krali Herakliyus'a ulastirdi. Herakliyus: "Peygamber oldugunu zanneden su adamin kavminden buralarda birileri var mi?" diye sordu. Ona "evet var!" dediler ve ben bir grup Kureysliyle birlikte çagirildim. Yanina girdik. Bizi önüne oturttu. "Ona nesebce en yakin olan kimdir?" dedi. Ben atildim: "Benim!" dedim. Bunun üzerine beni, arkadaslarim arkamda kalacak sekilde önüne oturttu. Sonra tercümanini getirtti. "Sunlara söyle, ben suna, o peygamber oldugunu zanneden kimse hakkinda soracagim. Eger cevaplarinda bana yalan söylemeye kalkarsa, onu tekzib etsinler!" dedi. Ebu Süfyan der ki: "Allah'a yemin olsun. Eger yalanim, aleyhime tesir hasil eder korkusu olmasaydi, cevaplarim sirasinda yalan söylerdim. Sonra Herakliyus, tercümanina: "Sor suna! O zatin aranizdaki nesebi nasildir?" dedi. Ben: "O, aramizda asil bir nesebe sahiptir" dedim. O tekrar sordu: "Onun ecdadi arasinda kral var mi?" "Yok!" dedim. "Siz onu bu iddiasindan önce hiç yalanla itham ettiniz mi?" dedi. Ben: "Hayir!" dedim. "Ona insanlarin esraf takimi mi tabi oluyor, zayiflar takimi mi?" dedi. "Zayiflar takimi!" dedim. "Artiyorlar mi azaliyorlar mi?" dedi. Ben: "Eksilmiyorlar, bilakis artiyorlar" dedim. O tekrar sordu: "Dine girdikten sonra hosnutsuzlukla dininden vazgeçen, irtidad eden oldu mu?" "Hayir!" dedim. "Onunla hiç savastiniz mi?" dedi. Ben: "Evet!" dedim. "Onunla savasiniz nasil oldu?" dedi. "Harb onunla bizim aramizda münavebeli oldu. O bize karsi kazandi, biz de ona karsi kazandik!" dedim. "Verdigi sözden caydigi oldu mu?" dedi. "Hayir! Ancak, aramizda bir sulh var, bu esnada ne yapacak bilmiyoruz!" dedim. Ebu Süfyan der ki: "Allah'a yemin olsun o konusmamiz esnasinda, (aleyhte) bundan baska bir sey söyleme imkani bulamadim." Herakliyus sormaya devam etti: "Muhammed'den önce bu sözü söyleyen bir baskasi var miydi?" dedi. "Hayir!" dedim. Bunun üzerine tercümanina: "Söyle ona! Ben sana "aranizdaki nesebi" nden sordum, sen onun asaletli biri oldugunu söyledin, iste peygamberler de böyledir, hep kavimleri arasinda neseb sahiplerinden gönderilirler. Ben sana "ecdadi içinde kral var mi?" diye sordum "yok!" dedin. Ben de "eger ecdadi arasinda bir kral olsaydi bu ecdadinin kraliyetini arayan bir adam" diyecektim. Ben, "O'na tabi olanlar"dan sordum: "Cemiyetin zayif takimi mi yoksa esraf kesimi mi?" diye. Sen "zayiflar!" dedin. Peygamberlere tabi olanlar iste bunlardir. Ben sana "bu iddasindan önce onu hiç yalanla itham ettiniz mi?" diye sordum, sen "hayir!" dedin. Böylece anladim ki o, ne insanlara ne de Allah'a yalan söyleyecek biri degildir. Ben sana "dine girdikten sonra, hosnut olmayarak dininden dönen oldu mu?" diye sordum, sen "hayir!" dedin, iman böyledir, onun nesesi kalplere bir girdi mi, bir daha solmaz. Ben senden "onlar artiyorlar mi, eksiliyorlar mi?" diye sordum, sen arttiklarini söyledin, iman isi böyledir, tamamlanincaya kadar artarlar. Ben sana "onlarla savastiniz mi?" diye sordum, sen savastiginizi, savasin aranizda münavebeli cereyan ettigini, onlarin size, sizin de onlara galebe çaldiginizi söyledin. Peygamberler de böyledir, imtihandan geçirilir, sonunda akibet onlarin olur. Ben sana "verdigi sözden döndügü olur mu?" dedim, sen olmadigini söyledin. Peygamberler de böyledir, sözlerinden dönmezler. Ben, "bu iddayi ondan önce söyleyen oldu mu?" diye sordum. Sen "hayir!" dedin. Ben "Eger bu sözü ondan önce biri söylemis olsaydi, 'bu adam, kendinden önce söylenmis bir sözü tamamlamaya çalisan birisi' diyecektim." Herakliyus sonra: "Size ne emrediyor?" diye tekrar soru sordu. Biz: "Namaz, zekat, sila-i rahim ve iffet" dedik. Bunun üzerine Herakliyus dedi ki: "Eger, senin söylediklerin gerçekse, O peygamberdir! Ben onun çikacagini biliyordum. Ancak sizin aranizdan çikacagini zannetmiyordum. Eger, O'na kavusabilecegimden emin olsam karsilasmayi çok isterdim. Yaninda olsaydim, ayaklarina su dökerdim. O'nun hakimiyeti, ayaklarimin altinda olan su diyarlara kadar uzanacaktir." Sonra Resulullah (sav)'in mektubunu getirtti ve okuttu. Söyle diyordu: "Bismillahirrahmanirrahim. Allah'in elçisi Muhammed'den Rum'un büyügü Herakliyus'a. Selam hidayete tabi olanlara olsun. Emma ba'd! Seni Islam'a çagiriyorum. Islam'a gir, selameti bul! Allah da ecrini iki kat versin. Yüz çevirirsen, bütün tebeanin günahi üzerine olsun. "Ey Ehl-i Kitap! Sizinle bizim aramizda müsterek olan bir söze gelin: Allah'tan baskasina ibadet etmeyelim. Ona hiçbir seyi ortak kosmayalim, Allah'i birakip da birbirimizi Rabb edinmeyelim. Eger onlar yüz çevirirse siz deyin ki: "Sahit olun, biz Müslümanlariz" (Al-i Imran 64). Herakliyus, mektubun okunusunu tamamlayinca, yaninda sesler yükseldi ve gürültüler artti. Bize emretti, çikarildik. Ben arkadaslarima: "Ibnu Ebi Kebse'nin isi ciddidir. Su Beni Asfer'in (Rumlarin) krali ondan korkuyor!" dedim. Allah Islami bana nasib edinceye kadar onun galip gelecegi inancim tasidim. Herakliyus, ileri gelen cemaatini hep davet etti, kendine ait saraylarin birinde toplandilar. Onlara: "Ey Rum cemaati! Ebedi bir kurtulusunuz ve su saltanatinizin bekasina ne dersiniz?" dedi. Bunun üzerine, hep birden vahsi esekler gibi ürküp kapilara kostular. Ancak hepsini kapatilmis buldular. Herakliyus onlari geri çagirdi. "Ben sizin dindeki salabetinizi imtihan ettim. Sizde gördügüm durum hosuma gitti!" dedi. Bunun üzerine, ona secde ettiler ve ondan razi oldular."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Vahy 1, Iman 37, Sehadat 28, Cihad 11, 99, 102, 122, Cizye 13, Tefsir Al-i Imran 4,
• Cinler semaya yükselip, orada vahyi dinliyorlardi. Bir tek kelime isitince, ona doksan dokuz tane de (kendilerinden) ilave ediyorlardi. O tek kelime hak, ilave edilenler batildi. Resulullah (sav) gönderilince, semadaki yerlerine yükselmeleri sihablarla (göktaslari) önlendi. Bundan önce gökte sihablar (bu kadar çok) atilmazdi. Iblis onlara: "Nedir bu? Herhalde mühim bir hadise var!" dedi. Askerlerini gönderdi. Onlar Resulullah (sav)'i Mekke'de iki dagin arasinda namaz kilyor buldular, Iblis'e tekrar dönüp gördüklerini haber verdiler. O da: "Arzda meydana gelen hadise iste bu! (Sizin semadan haber almaniz bu sebeple engelleniyor)" dedi.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Cin (3321)
•
Vahyin Başlangıcı
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Resulullah (sav)'a vahiy olarak ilk baslayan sey uykuda gördügü salih rüyalar idi. Rüyada her ne görürse, sabah aydinligi gibi aynen vukua geliyordu. (Bu esnada) ona yalnizlik sevdirilmisti. Hira magarasina çekilip orada, ailesine dönmeksizin birkaç gece tek...
• Resulullah (sav)'a vahiy olarak ilk baslayan sey uykuda gördügü salih rüyalar idi. Rüyada her ne görürse, sabah aydinligi gibi aynen vukua geliyordu. (Bu esnada) ona yalnizlik sevdirilmisti. Hira magarasina çekilip orada, ailesine dönmeksizin birkaç gece tek basina kalip, tahannüsde bulunuyordu. -Tahannüs ibadette bulunma demektir.- Bu maksadla yanina azik aliyor, azigi tükenince Hz. Hatice (ra)'ye dönüyor, yine ayni sekilde azik alip tekrar gidiyordu. Bu hal, kendisine Hira magarasinda Hak gelinceye kadar devam etti. Bir gün ona melek gelip: "Oku!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Ben okuma bilmiyorum!" cevabini verdi. (Aleyhissalatu vesselam hadisenin gerisini söyle anlatiyor: "Ben okuma bilmiyorum deyince) melek beni tutup kucakladi, takatim kesilinceye kadar sikti. Sonra birakti. Tekrar: "Oku!" dedi. Ben tekrar: "Okuma bilmiyorum!" dedim. Beni ikinci defa kucaklayip takatim kesilinceye kadar sikti. Sonra tekrar birakti ve "Oku!" dedi. Ben yine: "Okuma bilmiyorum!" dedim. Beni tekrar alip, üçüncü sefer takatim kesilinceye kadar sikti. Sonra birakti ve: "Yaratan Rabbinin adiyla oku! O, insani bir kan pihtisindan yaratti. Oku, Rabbin kerimdir, o kalemle ögretti, insana bilmedigini ögretti" (Alak 1-5) dedi." Resulullah (sav) bu vahiyleri ögrenmis olarak döndü. Kalbinde bir titreme (bir korku) vardi. Hatice'nin yanina geldi ve: "Beni örtün, beni örtün!" buyurdu. Onu örttüler. Korku gidinceye kadar öyle kaldi. (Sükunete erince) Hz. Hatice (ra)'ye basindan geçenleri anlatti ve; "Nefsim hususunda korktum!" dedi. Hz. Hatice de: "Asla korkma! Vallahi Allah seni ebediyen rüsvay etmeyecektir. Zira sen, sila-i rahimde bulunursun, dogru konusursun, isini göremeyenlerin yükünü tasirsin. Fakire kazandirirsin, misafire ikram edersin, Hak yolunda zuhur eden hadiseler karsisinda (halka) yardim edersin!" dedi. Sonra Hz. Hatice, Aleyhissalatu vesselam'i alip Varaka Ibnu Nevfel Ibnu Esed Ibnu Abdi'l-Uzza Ibni Kusay'a götürdü. Bu zat, Hz. Hatice'nin amcasinin oglu idi. Cahiliye devrinde Hiristiyan olmus bir kimseydi. Ibranice (okuma) yazma bilirdi. Incil'den, Allah'in diledigi kadarini Ibranice olarak yazmisti. Gözleri ama olmus yasli bir ihtiyardi. Hz. Hatice kendisine: "Ey amcaoglu! Kardesinin oglunu bir dinle, ne söylüyor!" dedi. Varaka Aleyhissalatu vesselam'a: "Ey kardesim oglu! Neler de görüyorsun?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam gördüklerini anlatti. Varaka da O'na: "Bu gördügün melektir. O, Hz. Musa'ya da inmistir. Keske ben genç olsaydim (da sana yardim etseydim); keske, kavmin seni sürüp çikardiklari vakit hayatta olsaydim!" dedi. Resulullah (sav): "Onlar beni buradan sürüp çikaracaklar mi?" diye sordu. Varaka: "Senin getirdigin gibi bir din getiren hiç kimse yok ki, ona husumet edilmemis olsun! O gününü görürsem, sana müessir yardimda bulunurum!" dedi. Ancak çok geçmeden Varaka vefat etti ve vahiy de fetrete girdi (kesildi).
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Vahy, Enbiya 21, Tefsir, Alak Tabir 1; Müslim, Iman 252, (160); Tirmizi, Menakib 13,
• Ebu Seleme Ibnu Abdirrahman'a Kur'an'dan ilk inenin ne oldugunu sordum. "Ya eyyühe'l-Müddessir (ey örtüsüne bürünmüs)! (suresi)dir!" dedi. Ben; "Iyi ama, baskalari ilk inenin Ikra' bismi Rabbikellezi halak (süresidir). diyorlar" dedim. Bunun üzerine Ebu Seleme: "Ben bu hususta Hz. Cabir (ra)'e sormustum. O bana; "Sana, Resulullah Aleyhissalatu vesselam'in söylediginden baska bir sey söylemeyecegim, Aleyhissalatu vesselam: "Bir ay kadar Hira magarasina mücavir oldum (itikafa girdim). Mücaveretimi (itikafimi) tamamlayinca, dagdan indim. Derken bana bir seslenen oldu. Sagima baktim, hiçbir sey görmedim. Soluma baktim, yine bir sey görmedim. Arkama baktim bir sey görmedim. Derken basimi kaldirdim, bir sey gördüm, ama (bakmaya) dayanamadim. Hemen Hatice'nin yanina geldim: "Beni örtün!" dedim. Derken su ayetler nazil oldu. (Mealen): "Ey örtüsüne bürünen! Kalk! (insanlari ahiretle) korkut! Rabbini büyükle, elbiseni temizle. Pislikten kaçin.." (Müddessir suresi). Bu vahiy namaz farz kilinmazdan önceydi."
Ravi: Yahya Ibnu Ebi Kesir
Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Vahy, Bed'ül-Halk 6, Tefsir, Müddessir, Tefsir, Alak, Edeh 118; Müslim, Iman 257, (1
• Resulullah (sav)'a vahiy indigi zaman, yüzünün yakinlarinda ari ugultusu gibi bir ses isitilirdi. Bir gün, O'na vahiy indirildi. Bir müddet öyle kaldi. Sonra o hal açildi. O da Mü'minun suresinden ilk on ayeti okudu: "Mü'minler kurtulusa ermis, umduklarina kavusmuslardir. Onlar namazlarini Allah'tan korkarak, hürmet ve tevazu içinde ve tadil-i erkan ile kilarlar. Onlar dünya ve ahiretlerine faydasi dokunmayan her türlü seyden yüz çevirirler. Onlar nail olduklari her türlü nimetin zekatini aksatmadan verirler. Onlar namuslarini korurlar. Ancak hanimlarina ve cariyelerine karsi müstesna, bunlarla olan yakinliklarindan dolayi kinanmazlar. Kim helal sinirini asarak bunlarin ötesine geçmek isterse, iste öyleleri haddini asmis olanlardir. O mü'minler ki, Allah'a ve kullara karsi olan emanet ve mesuliyetlerini yerine getirirler ve sözlerinde dururlar. Onlar namazlarini devamli olarak, vaktinde ve sartlarina riayet ederek kilarlar, iste onlar varislerin ta kendileridir. Onlar Firdevs cennetine varis olurlar. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardir" (Mü'minun, 1-11). Arkadan dedi ki: "Kim bu on ayeti yerine getirirse cennete girer." Sonra kibleye yöneldi ve ellerini kaldirip: "Allahim (hayrimizi) artir, bizi (iyilik yönüyle) noksanlastirma. Bize ikram et, zillete düsürme. Bize ihsanda bulun, mahrum etme. Bizi tercih et, (düsmanlarimizi) bize tercih etme. Allahim, bizi razi kil, bizden de razi ol!" buyurdular.
Ravi: Ömer
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Mü'minun, (3172)
• Resulullah (sav)'a inen en son ayet Riba ayetidir.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Bakara 53
• Resulullah (sav), hacc mevsiminde vakfe mahallinde kendini hacilara arzediyor: "Beni kavmine götürecek bir kimse yok mu? Kureys, Rabbimin kelamini teblig etmeme mani oldu" diyordu.
Ravi: Cabir
Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 22, (4734); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 24, (2926)
•
İsra Hakkında
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Enes (ra) Malik Ibnu Sa'saa (ra)'dan naklen anlatiyor: "Resulullah (sav) onlara, Mirac'a götürüldügü geceden anlatarak demistir ki, "Ben Ka'be'nin avlusundan Hatim kisininda -belki de Hicr'da demisti- yatiyordum, -bir rivayette su ziyade var: Uyku ile...
• Enes (ra) Malik Ibnu Sa'saa (ra)'dan naklen anlatiyor: "Resulullah (sav) onlara, Mirac'a götürüldügü geceden anlatarak demistir ki, "Ben Ka'be'nin avlusundan Hatim kisininda -belki de Hicr'da demisti- yatiyordum, -bir rivayette su ziyade var: Uyku ile uyaniklik arasinda idim- Derken bana biri geldi, suradan suraya kadar (gögsümü) yardi. -Bu sözüyle bogaz çukurundan kil biten yere kadar olan kismi kasdetti.- Kalbimi çikardi. Sonra bana, içerisi imanla [ve hikmetle] dolu, altindan bir kap getirildi. Kalbim [çikarilip su ve zemzem ile] yikandi. Sonra içerisi (imanla) doldurulup tekrar yerine kondu. Sonra merkepten büyük katirdan küçük beyaz bir hayvan getirildi. Bu Burak'ti. Ön ayagini gözünün gittigi en son noktaya koyarak yol aliyordu. Ben onun üzerine bindirilmistim. Böylece Cibril aleyhisselam beni götürdü. Dünya semasina kadar geldik. Kapinin açilmasini istedi. "Gelen kim?" denildi. "Cibril!" dedi. "Beraberindeki kim?" denildi. "Muhammed (sav)!" dedi. "O'na Miraç daveti gönderildi mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hos gelmisler! Bu gelis ne iyi gelistir!" denildi. Derken kapi açildi. Kapidan geçince, orada Hz. Adem aleyhiselam'i gördüm. "Bu babaniz Adem'dir! Selam ver O'na!" dendi. Ben de selam verdim. Selamima mukabele etti. Sonra bana: "Salih evlad hos gelmis, salih peygamber hos gelmis!" dedi. Sonra Hz. Cebrail beni yükseltti ve ikinci semaya geldik. Kapiyi çaldi. "Bu gelen kim?" denildi. "Ben Cibril'im!" dedi. "Beraberindeki kim?" denildi. "Muhammed!" dedi. "O'na Miraç daveti gönderildi mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hos gelmisler! Bu gelis ne iyi gelis!" dediler. Derken bize kapi açildi. Içeri girince, Hz. Yahya ve Hz. Isa aleyhimasselam ile karsilastim. Onlar teyze ogullariydi. Hz.Cebrail: "Bunlar Hz. Yahya ve Hz. Isa'dirlar, onlara selam ver!" dedi. Ben de selam verdim. Onlar da selamima mukabelede bulundular. Sonra: "Hos geldin salih kardes, hos geldin salih peygamber" dediler. Sonra Cebrail beni üçüncü semaya çikardi. Kapiyi çaldi. "Bu gelen kim ?" denildi. "Cibril'im!" dedi. "Yanindaki kim?" denildi. "Muhammed'dir!" dedi. "O'na Miraç daveti gitti mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hos gelmisler! Bu gelis ne iyi gelis!" denildi. Kapi bize açildi. Içeri girince Hz. Yusuf aleyhiselam'la karsilastik. Cebrail: "Bu Yusuf tur! O'na selam ver!" dedi. Ben de selam verdim. Selamima mukabele etti. Sonra: "Salih kardes hos gelmis, salih peygamber hos gelmis!" dedi. Sonra Cebrail beni dördüncü semaya çikardi. Kapiyi çaldi. "Bu gelen kim ?" denildi. "Cibril'im!" dedi. "Beraberindeki kim?" denildi. "Muhammed!" dedi. "Ona Miraç davetiyesi indi mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hos gelmisler! Bu gelis ne iyi gelis!" dediler. Kapi açildi, içeri girdigimizde, Hz. Idris aleyhisselam ile karsilastik. Hz. Cebrail: "Bu Idris'tir, O'na selam ver!" dedi. Ben selam verdim. O da selamma mukabele etti. Sonra bana: "Salih kardes hos geldin, salih peygamber hos geldin!" dedi. Sonra Hz. Cebrail beni yükseltti. Besinci semaya geldik. Kapiyi çaldi. "Kim bu gelen ?" denildi. "Ben Cibril'im!" dedi. "Beraberindeki kim ?" denildi. "Muhammed!" dedi. "O'na Miraç daveti indirildi mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hos gelmisler! Bu gelis ne iyi gelis!" denildi. Kapi açildi, içeri girince, Harun aleyhisselam ile karsilastik. Cebrail aleyhisselam: "Bu Harun aleyhisselam'dir. O'na selam veri" dedi. Ben selam verdim, o da selamima mukabelede bulundu ve: "Salih kardes hos geldin, salih peygamber hos geldin!" dedi. Sonra Cebrail beni yükseltti ve altinci semaya geldik. Kapiyi çaldi. "Bu gelen kim?" denildi. "Ben Cibril!" dedi. "Beraberindeki kim?" denildi. "Muhammed!" dedi. "O'na Miraç daveti indirildi mi?" denildi. "Evet!" dedi. "Hos gelmisler! Bu gelis ne iyi gelis!" denildi, içeri girince, Hz. Ibrahim aleyhisselam ile karsilastik. Cebrail: "Bu baban Ibrahim'dir, O'na selam ver!" dedi. Ben selam verdim. O da selamima mukabele etti. Sonra: "Salih oglum hos geldin, salih peygamber hos geldin!" dedi. Sonra Sidretü'l-Münteha'ya çikarildim. Bunun meyveleri (Yemen'in) hecer testileri gibi iri idi, yapraklari da fil kulaklari gibiydi. Cebrail aleyhisselam bana: "Iste bu Sidretü'l-Münteha'dir!" dedi. Burada dört nehir vardir: Ikisi batini nehir, ikisi zahiri nehir. "Bunlar nedir, ey Cibril?" diye sordum. Hz. Cebrail: "Su iki batini nehir cennetin iki nehridir. Zahiri olanlarin biri Nil, digeri Firat'tir!" dedi. Sonra bana el-Beytü'l-Ma'mur yükseltildi. Sonra bana bir kapta sarap, bir kapta süt, bir kapta da bal getirildi. Ben süt aldim. Cebrail aleyhisselam: "Bu (aldigin), fitrat(a uygun olan)dir, sen ve ümmetin bu fitrat (yaratilis) üzeresiniz!" dedi. Resulullah devamla dedi ki: "Sonra bana, her günde elli vakit olmak üzere namaz farz kilindi. Oradan geri döndüm. Hz. Musa aleyhisselam'a ugradim. Bana: "Ne ile emrolundun?" dedi. "Gece ve gündüzde elli vakit namazla!" dedim. "Ümmetin, her gün elli vakit namaza muktedir olamaz. Vallahi ben, senden önce insanlari tecrübe ettim. Beni Israil'e muamelelerin en siddetlisini uyguladim (muvaffak olamadim). Sen çabuk Rabbine dön, bunda ümmetine hafifletme talep et!" dedi. Ben de hemen döndüm (hafifletme istedim, Rabbim) benden on vakit namaz indirdi. Musa aleyhisselam'a tekrar ugradim. Yine: "Ne ile emrolundum ?" dedi. "Benden on vakit namazi kaldirdi!" dedim. "Rabbine dön! Ümmetin için daha da azaltmasini iste!" dedi. Ben döndüm. Rabbim benden on vakit daha kaldirdi. Dönüste yine Musa aleyhisselam'a ugradim. Ayni seyi söyledi. Ben, bes vakitle emrolunmama kadar bu sekilde Hz. Musa ile Rabbim arasinda gidip gelmeye devam ettim. Bu sonuncu defa da Hz. Musa'ya ugradim. Yine: "Ne ile emredildin ?" dedi. "Her gün bes vakit namazla!" dedim. "Senin ümmetin her gün bes vakit namaza da takat getiremez. Rabbine dön, hafifletme talep et!" dedi. "Rabbimden çok istedim. Artik utaniyorum, daha da hafifletmesini isteyemem! Ben bes vakte raziyim. Allah'in emrine teslim oluyorum!" dedim. Musa aleyhisselam'i geçer geçmez bir münadi (Allah adina) nida etti: "Farzini kesinlestirdim, kullarimdan hafiflettim de!" [Bir rivayette su ziyade geldi: "Namazlar (günde) bestir. Ve onlar ellidir de. Indimde hüküm degismez artik!"]
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 6, Enbiya 22, 43, Menakibu'l-Ensar 42; Müslim, Iman 264 (164); Tirmizi, Tefsir
• Nesai'nin bir rivayetinde söyle gelmistir: "Resulullah (sav), bes vakit namazla gönderilince, Hz. Musa aleyhisselam kendisine: "Rabbine dön! Daha da azaltmasini talep et. Çünkü, Beni Israil'e iki namaz farz etmisti, onlari kilmadilar!" dedi. Bunun üzerine aziz ve celil olan Rabbime tekrar dönüp daha da hafifletmesini istedim. Rabb Teala su cevabi verdi: "Semavat ve arzi yarattigim zaman ben sana ve ümmetine elli vakit namaz yazmistim. Öyleyse elli olan bestir. Sen ve ümmetin bunlari kilin!" Böylece anladim ki, bu bes vakit namaz Rabbim Teala'dan kesin bir emirdir. Hemen Hz. Musa'ya döndüm. O yine "Dön!" dedi. Fakat ben, artik geri dönmedim."
Ravi:
Kaynak: Nesai, Salat 1, (1, 223-224)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kureys beni tekzib ettigi vakit, Hicr'da dogruldum. Allah Teala hazretleri Beytu'l-Makdis'i bana tecelli ettirdi. Ben onlara onun alametlerini birer birer haber vermeye basladim. Ben Beytu'l-Makdis'e bakiyor hem de haber veriyordum."
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Menakibu'l-Ensar 41, Tefsir, Isra 3; Müslim, Iman 276, (170); Tirmizi, Tefsir, Beni Israil,
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Isra gecesinde Hz. Musa'ya ugradim. Kirmizi kum tepesinin yanindaki kabrinde namaz kiliyordu."
Ravi: Enes
Kaynak: Müslim, Fezail 164, (2375); Nesai, Kiyamu'l-Leyl 16, (3, 215)
•
Resulullah (sav)'ın Gaybdan Haber Vermesi
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kisra ölünce, ondan sonra baska kisra yoktur. Kayser de öldü mü ondan sonra kayser yoktur. Nefsimi kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun, siz her ikisinin de hazinelerini Allah yolunda harcayacaksiniz."
Ravi: Cabir...
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kisra ölünce, ondan sonra baska kisra yoktur. Kayser de öldü mü ondan sonra kayser yoktur. Nefsimi kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun, siz her ikisinin de hazinelerini Allah yolunda harcayacaksiniz."
Ravi: Cabir Ibnu Semüre
Kaynak: Buhari, Menakib 25, Humus 8, Eyman 3; Müslim, Fiten 77, (2919)
• Ben Resulullah (sav)'in yaninda iken bir adam geldi ve fakirlikten sikayet etti. Derken biri daha gelip, o da yol kesilmesinden sikayet etti. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Adiyy," dedi, "sen Hire sehrini gördün mü?" "Hayir görmedim, ancak isittim!" dedim. Bunun üzerine: "Eger ömrün biraz uzarsa, devesine binen bir kadinin Hire'den (tek basina) kalkip Ka'be'yi tavaf edecegini mutlaka göreceksin. O bu seyahatini yaparken Allah'tan baska hiçbir seyden korkmayacak!" Adiyy der ki: "Içimden, kendi kendime, "memlekete dehset saçan Tayy eskiyalari nereye gidecek?" dedim. Resulullah sözlerine devam etti; "Eger ömrün olursa Kisra'nin hazinelerinin de fethedildigini göreceksin!" Kisra Ibnu Hürmüz mü?" diye araya girdim. "Evet Ibnu Hürmüz olan Kisra!" buyurdu ve devam etti: "Eger hayatin uzarsa mutlaka göreceksin: Kisi eli altin veya gümüs parayla dolu oldugu halde bunu tasadduk etmek üzere fakir arayacak fakat kendinden onu kabul edecek bir tek adam bulamayacak. Her biriniz, mutlaka bir gün gelecek aranizda herhangi bir perde, bir tercüman olmaksizin Allah'la karsilasacaksiniz. O zaman Allah Teala hazretleri: "Sana teblig getiren bir peygamber göndermedim mi?" diye soracak. Muhatabi: "Evet gönderdin!" diyecek. Rabb Teala: "Ben sana mal vermedim mi, ikram etmedim mi?" diye soracak, kul: "Evet! Ey Rabbim verdin" deyip sagina bakacak, cehennemden baska bir sey görmeyecek, soluna bakacak cehennemden baska bir sey görmeyecek. Adiyy der ki: "Resulullah (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Bir hurmanin yarisi da olsa onu sadaka olarak vererek atesten korunun! Kim yarim hurma bulamazsa güzel bir sözle korunsun!" Yine Adiyy (ra) dedi ki: "Ben Hire'den kalkip, Beytullah'i tavaf eden ve Allah'tan baska kimseden korkmayan yasli kadini gördüm. Kisra Ibnu Hürmüz'ün hazinelerini fethedenler arasinda ben bizzat bulundum. Eger sizlerin ömrü uzun olursa mutlaka, Ebu'l-Kasim (sav)'in su söyledigini de göreceksiniz: "Kisi, eli altin veya gümüsle dolu olarak çikacak, onu kendinden (sadaka olarak) kabul edecek adam bulamayacak."
Ravi: Adiyy Ibnu Hatim
Kaynak: Buhari, Menakib 25
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizler Misir'i fethedeceksiniz. Orasi (paraya) "kirat" denilen yerdir. Oranin halkina hayir tavsiye edin. Onlarin bir zimmet, bir de rahim (hakki) vardir."
Ravi: Ebu Zerr
Kaynak: Müslim, Fezailu's-Sahabe 226, (2543)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri yeryüzünü benim için dürüp topladi, ben de dogusunu da batisini da gördüm. Ümmetimin mülkü, bana gösterilen yerlere kadar uzanacaktir. Bana iki hazine verildi: Kirmizi ve beyaz hazineler. Ben Rabbimden, ümmetimi umumi bir kitlikla helak etmemesini, ümmetime kendi nefislerinden baska bir düsman musallat edip çogunlugu helak etmelerine meydan vermemesini talep ettim. Rabbim Teala hazretleri bu isteklerime söyle cevap verdiler: "Ey Muhammed! Bir hüküm verdim mi artik o geri alinmaz. Ben senin ümmetine "Onlari umumi bir kitlikla helak etmeyecegim, kendileri disinda, çogunu helak edecek bir düsman da musallat etmeyecegim, hatta yeryüzünün her tarafinda bulunanlar, onlar aleyhinde toplansalar da. Ama kendi aralarinda birbirlerini helak edecekler."
Ravi: Sevban
Kaynak: Müslim, Fiten 19, (2889); Tirmizi, Fiten 14, (2177); Ebu Davud, Fiten 1, (4252)
• Resulullah (sav) bir gün: "Haliniz var mi'?" diye sordular. "Bizde hali da nasil olsun?" dedim. "Surasi muhakkak ki o da olacak!" buyurdular. Nitekim dedigi gibi oldu. Gün geldi ben hanimima (israf ve mekruh addettigim için): "Su halini benden bari uzak tut!" diye çikistigim vakit: "Resulullah (sav): "Sizlerin de halilari olacak!" dememis miydi? diye karsilik verdi.
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Menakib 25, Nikah 62; Müslim, Libas 39; Ebu Davud, Libas 45, (4145); Tirmizi, Edeb 26, (2775
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Muhakkak ki, Allah bu ümmet için, her yüz senenin basinda, kendisine dini tecdid edecek kimse(ler) gönderecektir."
Ravi: Ebu Hureyre
Kaynak: Ebu Davud, Melahim 1, (4391)
• Resulullah (sav) aramizda dogrulup, o günden kiyamete kadar olacak her seyden bahsetti. Onu belleyen belledi ve unutan da unuttu. Su arkadaslarim da bunu bilirler. (Resulullah'in haber verdigi ve fakat) unutmus oldugum o seylerden biri vukua gelip görünce, öylesine canli hatirliyorum ki, tipki, kisinin gördügü bir sahsin yüzünü, o sahis kaybolunca hatirlamadigi halde bilahare karsilasinca hemen taniyivermesi gibi.
Ravi: Huzeyfe
Kaynak: Buhari, Kader 4; Müslim, Fiten 23, (2891); Ebu Davud, Fiten 1, (4240)
• Resulullah (sav), kiyamete kadar gelecek her seyi bana haber verdi. Onlardan her ne varsa Aleyhissalatu vesselam'a sordum. Sadece "Medine halkini Medine'den kim çikaracak?" bunu sormadim.
Ravi: Huzeyfe
Kaynak: Müslim, Fiten 24, (2891)
• Resulullah (sav) bir gün bize sabah namazini kildirip minbere çikti. Ögle vakti girinceye kadar hitap etti. Sonra minberden inip namaz kildi. Tekrar minbere çikip ikindi vakti girinceye kadar bize hitap etti. Inip ikindiyi kildi, sonra tekrar minbere çikti, günes batincaya kadar bize konustu. Bu konusmalarda kiyamet gunüne kadar olacak (hadisati) bize haber verdi. Bunlari en iyi bilenimiz, en belleyisli olanimizdir.
Ravi: Amr Ibnu Ahtab el Ensari
Kaynak: Müslim, Fiten 25, (2892)
• Hayber fethedildigi zaman, Resulullah (sav)'a zehir katilmis bir koyun (kizartmasi) hediye edildi. AJeyhissalatu vesselam: "Yahudilerden burada olanlari bana toplayin!" emrettiler ve derhal toplanip getirildiler. "Size bir sey sorsam dogru söyleyecek misiniz?" buyurdu. Onlar: "Evet!" deyince: "Babaniz kimdir?" buyurdu. "Falancadir!" dediler. "Yalan söylediniz, bilakis babaniz falandir!" buyurdu. "Dogru söyledin!" dediler. "Önceki gibi bana dogru söyleyecek misiniz?" diye tekrar sordu. "Evet! Zaten biz sana yalan söylesek sen onu anlayacaksin, tipki babamiz hakkindakini anladigin gibi" dediler. "Cehennem ehli kimdir?" dedi. "Biz orada az kalacagiz. Orada bize siz halef olacaksiniz!" dediler. "Defolun! Vallahi biz ebediyen size cehennemde halef olmayacagiz!" buyurdu. Sonra da: "Size bir sey sorsam bana dogru söyleyecek misiniz?" buyurdu. "Evet!" dediler. "Bu koyuna zehir koydunuz mu, koymadiniz wi?"dedi. "Evet, koyduk!" dediler. "Pekiyi bunu niye yaptiniz?" buyurdu. "Yalanci (bir peygamber) isen, senden kurtulmayi arzu ettik. Hakiki bir peygamber isen, bu zehir sana asla zarar vermez!" dediler.
Ravi: Ebu Hureyre
Kaynak: Buhari, Cizye 7
• Resulullah (sav)'in hanimlarindan bazilari: "Ey Allah'in Resulü! Hangimiz sana daha çabuk kavusacak?" diye sordular. O da: "Kolu en uzun olaniniz!" diye cevap verdi. Onlar da bir karis alip kollarini ölçtüler. En uzun kollusu Sevde idi. Bilahare anladik ki, kolunun uzunlugu(ndan murad) sadaka imis. Zaten o sadaka vermeyi severdi. Ilk önce o, Aleyhissalatu vesselam'a kavusmustu.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Zekat 11; Nesai, Zekat 59, (5, 66, 67)
• Müslim'in diger bir rivayeti söyledir: "Bana kavusmada en çabugunuz kolu en uzun olaninizdir!" Hz. Aise devamla der ki: "Kol yönüyle kim daha uzun diye uzunluk ölçüsmesi yaptilar. En uzunumuz Zeyneb [Bintu Cahs] idi. Çünkü o, eliyle çalisir ve kazandigini sadaka olarak fukaraya verirdi."
Ravi: Aise
Kaynak: Müslim, Fezailü's-Sahabe 101, (2452)
• Hz. Ali (ra)'yi dinledim. Demisti ki: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Maveraunnehir'den bir adam çikacak, ona el-Haris Harras (çiftli) [el-Haris Ibnu Harras] denecek. (Ordusunun) önünde Mansur denen bir adam olacak. Bu zat Al-i Muhammed için (maliyla, hazineleriyle, silahiyla zemin) hazirlayacak, hilafeti mümkün kilacaktir. Tipki Kureys'in Resulullah (sav)'a mümkün kildigi gibi. Ona yardimci olmak her Müslümana vacib olmustur -veya ona icabet etmesi vacip olmustur dedi.-"
Ravi: Hilal Ibnu Amr
Kaynak: Ebu Davud, Mehdi 1, (2452)
• Ebu Sehm (ra) dedi ki: "Bana [Medine'de] bir kadin ugramisti. Bögründen tuttum, sonra saldim. Sabahleyin Aleyhissalatu vesselam halktan biat almaya basladi. Yanina ben de gittim. "Dün kadini tutan degil misin sen?" diye sordular. "Evet! Ama bir daha yapmayacagim ey Allah'in Resulü!" dedim. Benim biatimi da aldi." [Rezin tahric etmistir. Hadis, Ahmed Ibnu Hanbel'in Müsned'inde mevcuttur (5, 293)]
Ravi: Ibnu Ebi Kesir
Kaynak: Rezin
•
Cansızların Resulullah (sav)'la Konuşmaları
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Resulullah (sav)'a Mekke'de idim. Beraberce bir tarafina gitmistik. O'nun karsisina çikan her agaç, her dag O'na selam veriyor ve: "Allah'in selami üzerine olsun ey Allah'in Resulü!" diyordu.
Ravi: Ali
Kaynak: Tirmizi, Menakib 8, (3630)
• Resulullah (sav)'a Mekke'de idim. Beraberce bir tarafina gitmistik. O'nun karsisina çikan her agaç, her dag O'na selam veriyor ve: "Allah'in selami üzerine olsun ey Allah'in Resulü!" diyordu.
Ravi: Ali
Kaynak: Tirmizi, Menakib 8, (3630)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mekke'de bir tas var, peygamberlik geldigi zaman günler boyu bana selam verdi, su anda o tasi biliyorum."
Ravi: Cabir Ibnu Semüre
Kaynak: Müslim, Fezail 2, (2277); Tirmizi, Menakib 7, (3628)
• Bir bedevi gelerek Aleyhissalatu vesselam'a: Senin Allah elçisi oldugunu ne ile bileyim?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Hurma agacindan su salkimi çagirmamla. O benim Allah'in elçisi olduguma sehadet eder!" dedi ve onu çagirdi. Salkim, agaçtan inmeye basladi. Resulullah (sav)'in yanina düstü ve: "Selam senin üzerine olsun ey Allah'in Resulü!" dedi. Sonra Aleyhissalatu vesselam ona; "Haydi yerine dön!" emrettiler. Salkim, yerine döndü ve eski yerine kaynadi. Bedevi (bu manzara karsisinda) Müslüman oldu."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Menakib 9, (3632)
• Babam merhumu dinledim. Diyordu ki: "Mesruk'a sordum: "Kur'an dinledikleri gece, cinleri(n geldigini) Resulullah (sav)'a kim haber verdi?" Bana su cevabi verdi: "Baban, yani Ibnu Mes'ud bana bildirdi ki: "Onlarin yani cinlerin geldigini bir agaç haber verdi."
Ravi: Ma'n Ibnu Abdirrahman
Kaynak: Buhari, Menakibu'l-Ensar 32; Müslim, Salat 153, (450)
• Resulullah (sav) bir hurma kütügüne dayanarak hitapta bulun(ur)du. (Duyulan ihtiyaç üzerine) ona bir minber yaptilar, onun üzerinde hutbe vermeye basladi. Hurma kütügü (Aleyhissalatu vesselam'in kendisini terketmesi üzerine) bir deve inleyisi gibi inleyip aglamaya basladi. Bunun üzerine Resulullah (sav) minberden inip kütügü meshedip oksadi. Kütük inlemeyi birakip sükunet buldu.
Ravi: Enes
Kaynak: Tirmizi, Menakib 9, (3631)
•
Yiyecek Ve İçeceklerin Artıp Bereketlenmesi
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Resulullah (sav)'i ikindi namazinin vakti girince gördüm. Halk abdest alacak su ariyordu, bulamadilar. Resulullah (sav)'a abdest suyu getirildi. Hemen elini içine koydu ve halka ondan abdest almalarini emretti. Enes der ki: "Ben suyun parmaklarinin altindan...
• Resulullah (sav)'i ikindi namazinin vakti girince gördüm. Halk abdest alacak su ariyordu, bulamadilar. Resulullah (sav)'a abdest suyu getirildi. Hemen elini içine koydu ve halka ondan abdest almalarini emretti. Enes der ki: "Ben suyun parmaklarinin altindan kaynadigini gördüm. Halk en sonuncuya varincaya kadar abdestini aldi."
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Vüdu 32, Menakib 25; Müslim, Fezail 5, (2279); Muvatta, Taharet 32, (1, 32); Nesai, Taharet
• Hudeybiye günü, halk usandi, Aleyhissalatu vesselam'a geldiler. Resulullah'in önünde deriden mamul bir su kabi vardi, abdest aldi. Halk ona dogru sokuldu. Bunun üzerine: "Neyiniz var?" diye sordu. "Yanimizda abdest almaya ve içmeye önünüzdekinden baska suyumuz kalmadi!" dediler. Aleyhissalatu vesselam, derhal ellerini kaba koydu. Derken parmaklarinin arasindan su kaynamaya basladi, tipki gözelerin kaynamasi gibiydi. Hepimiz ondan içtik." Hz. Cabir'e: "O gün kaç kisiydiniz?" denildi. "Eger, biz yüz bin de olsak su yetecekti, ama biz bin bes yüz kisi idik." cevabini verdi.
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Menakib 25, Megazi 35, Tefsir Feth 5, Esribe 31; Müslim, Imaret 67, (1856)
• Siz Fetih deyince Mekke'nin fethini anliyorsunuz. Evet Mekke'nin fethi bir fetihtir. Ancak biz sahabiler, fetih deyince, Hudeybiye günündeki Bey'atu'r-Ridvan'i anlardik. Biz o zaman, Aleyhissalatu vesselam'in yaninda bin dört yüz kisi idik. Hudeybiye bir kuyu(nun adi)dir. Biz o kuyunun suyunu tamamen aldik, tek damla birakmadik. Bu durum Aleyhissalatu vesselam'a ulasmisti. Derhal kuyunun yanina geldi, kenarina oturup bir kap su istedi. Elini yikadi, agzina su alip [kuyuya püskürttü] ve dua etti. Sonra suyu kuyuya döktü. ["Onu bir müddet terkedin" dedi.] Biz kuyuyu terkedip biraz uzaklastik. Az sonra kuyu bize ve bineklerimize yetecek kadar su saldi.
Ravi: Bera
Kaynak: Buhari, Enbiya 25, Megazi, 35
• Biz Resulullah (sav)'in mucizelerini bereket addederdik, siz ise onlari bir korkutma vesilesi sayiyorsunuz. Biz Resulullah (sav)'la birlikte bir seferde bulunuyorduk. Suyumuz azaldi. "Bana (bir parça) artik su arayin!" buyurdular, içerisinde azicik su bulunan bir kap getirdiler. Aleyhissalatu vesselam elini içine soktu ve: "Haydi temiz, mübarek suya gelin. Bereket Allah Teala hazretlerindendir!" buyurdular. Yemin olsun, suyun parmaklarinin arasindan kaynadigini gördüm. Vallahi biz, yenmekte olan taamin tesbihini isitirdik.
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Buhari, Menakib 25; Tirmizi, Menakib 14, (3637); Nesai, Taharet 61, (1, 60)
• Biz Resulullah (sav)'la beraber bir seferde idik. Derken bir ara halkin azigi tükendi. Bineklerinden bazisini kesmek istediler. Hz. Ömer (ra), (Aleyhissalatu vesselam'a müracaat ederek): "Ey Allah'in Resulü! Ben cemaatin geri kalan yiyeceklerini toplasam da sen onlar üzerine - bereketlenmeleri için- dua ediversen daha iyi olur, (bineklerimizi kesmeyiz)!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da öyle hareket etti. Bugdayi olan bugdayini, hurmasi olan hurmasini, (hurma) çekirdegi olan da çekirdegini getirdi. "Çekirdekle ne yapiyorlardi?" diye sorulunca açikladi: "Halk onu emiyor, üzerine de su içiyorlardi. Resulullah dua buyurdu, (taam öylesine bereketlendi ki) herkes azik kaplarini yiyecekle doldurdu. Aleyhissalatu vesselam bu ilahi ikram karsisinda: "Sehadet ederim ki Allah'tan baska ilah yoktur ve ben O'nun resulüyüm. Bu iki kaziyede süpheyi düsmeden Allah'a kavusan cennete gidecektir" buyurdu."
Ravi: Ebu Hureyre
Kaynak: Müslim, Iman 44, (27)
• Hendek'in kazilmasi sirasindaydi. Aleyhissalatu vesselam'in çok aciktigini gördüm. Hanimima gelerek: "Yaninda yiyecek bir sey var mi, Aleyhissalatu vesselam'i çok acikmis gördüm" dedim. Içerisinde bir sa' kadar arpa bulunan bir dagarcik çikardi. Bizim evcillesmis bir koyuncugumuz vardi. Zevcem koyunu kesti, arpayi da ögüttü. Ben isimi bitirinceye kadar o da bitirdi. Koyunu onun çömlegine parçaladim. Sonra Ayhissalatu vesselamin yanina döndüm. Hanimim: "Sakin beni Resulullah (sav)'a karsi mahcup etmeyesin!" dedi. Ben Aleyhissalatu vesselam ve beraberindekilerin yanina geldim ve gizlice: "Ey Allah'in Resulü! Bir hayvancigimiz vardi kestik, evde bulunan bir sa' kadar arpayi da ögüttük. Haydi siz ve beraberinizdekiler bize buyurun!" dedim. Ama Resulullah yüksek sesle: "Ey Hendek halki! Ca'bir size ziyafet hazirlamis! Haydi buyurun!" diye bagirdi. (Bana da): "Ben gelinceye kadar tencereyi ocaktan indirmeyin, hamurunuzu da ekmek yapmayin!" buyurdular. Ben (eve) geldim. Halktan önce Resulullah (sav) geldi. Ben hanimima ugramistim. Bana: "Yaptigini gördün mü, (beni mahcup edeceksin), alacagin olsun" dedi. Ben de: "Senin söyledigini yaptim" dedim. Hemen hamuru çikardim. Aleyhissalatu vesselam içine tükrügünden koydu ve bereketle dua etti, sonra tencereye yöneldi, ona da tükrük koyup bereketle dua etti. Sonra zevceme: "Ekmek yapacak bir kadin çagir, seninle ekmek yapsin! Tencereden de kepçeyle al, onu ocaktan indirme!" diye talimat verdi. Gelenler bin kadardi. Allah'a yemin olsun hepsi de (doyuncaya kadar) yedi ve sofradan ayrildi. Tenceremiz, oldugu gibi kayniyordu. Hamurumuz ise, ekmek yapiliyor oldugu halde aynen (eksiksiz) duruyordu.
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Megazi 29, Cihad 188; Müslim, Esribe 141, (2039)
• Bir gün, elimde birkaç hurma oldugu halde, Hz. Peygamber (sav)'in yanina geldim ve: "Ey Allah'in Resulü, sunlara bereketle bir, dua ediverin!" dedim. Hemen onlari biraraya getirip, sonra onlarin bereketi için bana dua etti. Sonra: "Bunlari al, su erzak kabina koy. Her ne zaman bundan bir sey almak isteyince, elini içine daldir ve al. Sakin, içindekileri döküp dagitma!" buyurdular. Ben de öyle yaptim. Ben bundan su su kadar vask miktarinda Allah yolunda tasaddukta bulundum. Ayrica biz ondan hem kendimiz yedik hem de baskalarina yedirdik. Onu belimden hiç ayirmadim. Bu hal, Hz. Osman'in sehid edildigi güne kadar devam etti. O zaman koptu. (Rezin su ilavede bulundu: "Ve düstü, buna çok üzüldüm.)"
Ravi: Ebu Hureyre
Kaynak: Tirmizi, Menakib (3838)
•
Resulullah (sav)'ın Duasının Makbul Olması
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) Ka'be'nin yaninda namaz kilarken, Ebu Cehl ve arkadaslari da orada oturuyordu. Bir gün öncesi bir deve kesilmisti. Ebu Cehl arkadaslarina: "Falan ailenin kestigi devenin iskembesini kim getirip, secdeye gidince Muhammed'in omuzlari arasina...
• Resulullah (sav) Ka'be'nin yaninda namaz kilarken, Ebu Cehl ve arkadaslari da orada oturuyordu. Bir gün öncesi bir deve kesilmisti. Ebu Cehl arkadaslarina: "Falan ailenin kestigi devenin iskembesini kim getirip, secdeye gidince Muhammed'in omuzlari arasina birakacak?" dedi. Oradakilerin en bedbahti firlayip, iskembeyi kaptigi gibi, Aleyhissalatu vesselam secdeye kapaninca iki omuzu arasina birakti. Buna hepsi güldüler, (keyflerinden) birbirlerinin üzerine egilmeye basladilar. Ben (biraz uzaklarinda) ayakta durmus onlara bakiyordum. Eger bir destekcim olsaydi onu sirtindan atardim. Resulullah secdede idi, basini kaldirmiyordu. Derken biri kalkip Hz. Fatima (ra)'ya haber verdi. O, henüz küçük bir kizcagizdi, geldi, iskembeyi sirtindan yere atti. Sonra onlara yönelip, hakaretler savurdu. Aleyhissalatu vesselam namazini tamamlayinca, sesini yükseltti ve hepsine bedduada bulundu. Resulullah dua etti mi üç kere tekrar ederdi, bir sey isteyince de üç kere isterdi. Namazi bitince: "Allah'im, Kureys(in helakini) sana havale ediyorum!" dedi ve üç kere tekrar etti. Resulullah'in sesi kulaklarina gelince onlardan gülme gitti. Duasindan korkuya düstüler, [Beddua edince bu onlara çok agir geldi. Zira onlar bu beldede yapilan dualarin kabul edildigini biliyorlardi.] Sonra Resulullah: "Ey Allah'im, Ebu Cehl Ibnu Hisam'in, Utbe Ibnu Rebia'nin, Seybt Ibnu Rebia'nin, Velid Ibnu Utbe'nin, Ümeyye Ibnu Halef'in, Utbe Ibnu Ebi Muayt'in helaklerini sana havale ediyorum" dedi. Bir yedinciyi de zikretmisti, aklimda tutamadim. Muhammed'i hak ile gönderen Zat-i Zülcelal'e yemin olsun, Resulullah'in ismen zikrettigi bu adamlari, Bedir günü hep yerlere serilmis gördüm. Bunlar, sonra da kuyuya, Bedir kuyusuna sürüklenip atildilar.
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Buhari, Vüdu 69, Salat 109, Cihad 98, Cizye 21, Menakibu'l-Ensar 29, Megazi 7; Müslim, Cihad 107, (1
• Anlattigina göre, babasi öldügü zaman bir Yahudiye otuz vask borç birakti. Hz. Cabir (ra) Yahudiden, bu borcun ödenmesi için biraz müddet talep etti. Ancak Yahudi, te'hir kabul etmedi. Hz. Cabir Aleyhissalatu vesselam'a gelerek, Yahudi nezdinde sefaatçi olmasini talep etti. Resulullah (sav), (bu otuz vasklik) borca bedel bir hurmaligin meyvesini almasi için konustu. Yahudi kabul etmedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam hurmaliga girdi, içerisinde yürüdü. Sonra Cabir (ra)'e "Hurmayi kes, ona borcunu (tamamiyla) öde!" buyurdu. Cabir hurmayi kesti, Yahudiye otuz vask borcunu ödedi. Geriye on yedi vask hurma da artti: Cabir, durumu haber vermek üzere Resulullah (sav)'a gitti. Aleyhissalatu vesselam ikindiyi kiliyordu. Namazi bitince fazlaligi haber verdi. "Bunu Ömer Ibnu'l-Hattab'a haber ver" buyurdular. Ben de gidip ona söyledim. Ömer: "Ben, Resulullah (sav) içinde yürüyünce hurmada bereket hasil olacagini anlamistim" dedi.
Ravi: Cabir Ibnu Abdillah
Kaynak: Buhari, Büyu 51, Istikraz 8, 9, 18, Sulh 13, Vesaya 36, Menakib 25, Megazi 18; Nesai, Vesaya 4, (6,2
• Ben müsrike annemi Islam'a davet ediyordum, fakat hep imtina ediyordu. Bir gün yine davette bulunmustum, bana Resulullah (sav) hakkinda hosuma gitmeyen sözler isittirdi. Aglayarak Aleyhissalatu vesselam'a gittim. "Niye agliyorsun?" diye sordu. "Ey Allah'in Resulü" dedim, "annemi Islam'a davet ediyordum, hep bana imtina etti. Bugün de ayni davette bulundum, bu sefer sizin hakkinizda hosuma gitmeyen sözler sarfetti. Ebu Hureyre'nin annesine hidayet vermesi için Allah'a dua ediverin!" dedim. Bu talebim üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Allahim! Ebu Hureyre'nin annesine hidayet et!" buyurdular. Ben, Aleyhissalatu vesselam'in duasina sevinerek huzurlarindan ayrildim. Anneme geldigim zaman, kapiya yöneldim. Kapi kapaliydi. Annem ayak seslerimi isitti: "Ebu Hureyre! Yerinde dur (içeri girme)!" diye seslendi. Ben su siriltilarini isittim, yikaniyordu. Yikandi, entarisini giydi, alelacele basörtüsünü koydu ve kapiyi açti. Sehadet ederim ki Allah'tan baska ilah yoktur. Sehadet ederim ki Muhammed Allah'in elçisidir!" diyordu. Ben hemen Resulullah (sav)'a döndüm. Sevinçten agliyordum. "Ey Allah'in Resulü! Müjde! dedim. Allah senin duani kabul buyurdu. Ebu Hureyre'nin annesine hidayet nasip etti!" Aleyhissalatu vesselam Allah'a hamdetti ve hayirli sözler söyledi.
Ravi: Ebu Hureyre
Kaynak: Müslim, Fezailu's-Sahabe 158, (2491)
• Resulullah (sav) eliyle yüzümü oksadi ve bana dua etti. Urve der ki: "Ben onu yüz yirmi sene kadar yasadiktan sonra gördüm, yüzünde sayilabilecek kadar sayida beyaz kil vardi."
Ravi: Ebu Zeyd Ibnu Ahtab
Kaynak: Tirmizi, Menakib 10, (3633)
• Ben, Seleme Ibnu'l Ekva (ra)'in bacaginda bir darbe izi gördüm. "Bu da ne?" diye sordum. Su açiklamayi yapti: "Bana Hayber günü isabet etmisti. Halk: "Seleme isabet aldi" diye bagirdi. Sonra Resulullah'a götürüldüm. O yara üzerine üç kere nefes etti. Su ana kadar hiç aci duymadim!
Ravi: Yezid Ibnu Ebi Ubeyd
Kaynak: Ebu Davud, Tibb 19, (3894)
•
Resulullah (sav)'ın Ezadan Korunması
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
(Bir gün) Ebu Cehl: "Muhammed, aranizda, hala yüzünü topraga sürtüyor mu?" dedi. "Evet" cevabini alinca: "Lat ve Uzza'ya yemin olsun! Onu böyle yaparken görürsem boynuna ayaklarimla basacagim -veya: Ben de O'nun yüzünü yere batiracagim-" dedi. Sonra bir gün,...
• (Bir gün) Ebu Cehl: "Muhammed, aranizda, hala yüzünü topraga sürtüyor mu?" dedi. "Evet" cevabini alinca: "Lat ve Uzza'ya yemin olsun! Onu böyle yaparken görürsem boynuna ayaklarimla basacagim -veya: Ben de O'nun yüzünü yere batiracagim-" dedi. Sonra bir gün, Resulullah (sav) namaz kilarken boynuna basmak üzere yaklasti. Fakat birdenbire O'nu birakip geri döndügünü ve elleriyle korundugunu gördüler. "Sana ne oldu?" dediler. "Benimle onun arasinda atesten bir hendek, korkunç bir sey ve birtakim kanatlar var!" cevabini verdi. Resulullah (sav) da; "Eger bana yaklassaydi melekler onu uzuv uzuv kapip parçalayacakti!" buyurdu. Bunun üzerine Allah Teala hazretleri su ayeti inzal buyurdu. (Mealen): "Fakat insan, kendisini ihtiyaçtan uzak görünce azginlasir. Dönüs ancak Rabbinedir. Allah'in kulunu namaz kilmaktan alikoyani gördün mü? Gördün mü o kafiri? Eger o dogru yol üzerinde olsa yahut kötülükten sakinmayi tavsiye etse daha hayirli olmaz miydi? Gördün mü o kafiri? Eger o yalanlayip haktan yüz çeverirse, Allah'in kendisini gördügünü bilmez mi? Andolsun ki, eger o inkar ve isyanina son vermezse, biz onu alnindan yakalayip cehenneme sürükleriz. Zira o, pek yalanci ve günahkar bir alindir. O kavmini yardima çagirsin. Biz de zebanileri çagiracagiz. Hayir sen ona aldirma, secde et ve Rabbine yaklas" (Alak 6-19).
Ravi: Ebu Hureyre
Kaynak:
• Resulullah (sav) ile birlikte Necid istikametine gazveye çiktik. Resulullah'a ögle vakti, sik agaçli bir vadide yetistik. Derken Aleyhissalatu vesselam bir agacin altina indi. Kilincini da dallardan birine asti. Askerler vadi içerisinde dagilip agaçlarin gölgelerine sigindilar. Resulullah (sav) (bizi çagirdi. Yanina gelince, anlatti): "Ben uyurken yanima bir adam geldi, kilincimi aldi. Derken derhal uyandim. Herif tepemde dikilmisti, elinde de kinindan siyrilmis kilinç vardi. "Seni benden kim kurtarabilir?" dedi. "Allah!" cevabini verdim. Derhal kilinci kinina soktu. Iste o, su oturan adamdir?" buyurdular. Aleyhissalatu vesselam (sav) adama dokunmadi. O, kavminin lideri idi. Resulullah (sav) affedince, adamlarinin yanina döndü. Ayrilirken; "Allah'a yemin olsun size karsi harb eden bir kavimle beraber olmayacagim!" dedi.
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Cihad 87, 84, Megazi 31, 32; Müslim, Müsafirin 311, (843)
•
Resulullah (sav)'a Sorulanlar
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Resulullah (sav)'a Yahudilerden bir alim geldi. "Ey Muhammed, Allah'in selami üzerine olsun!" dedi. Bunu der demez adami öyle bir ittim ki, nerdeyse yere yikilayazdi. "Beni niye ittin?" dedi. "Niye ey Allah'in Resulü! demiyorsun?" dedim. "Ben O'nu, ailesinin...
• Resulullah (sav)'a Yahudilerden bir alim geldi. "Ey Muhammed, Allah'in selami üzerine olsun!" dedi. Bunu der demez adami öyle bir ittim ki, nerdeyse yere yikilayazdi. "Beni niye ittin?" dedi. "Niye ey Allah'in Resulü! demiyorsun?" dedim. "Ben O'nu, ailesinin kendine koydugu isimle çagiriyorum!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Ailemin bana koydugu isim hakikaten Muhammed'dir!" buyurdu. Adam: "Size bir sey sormaya geldim" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Sana söyledigim takdirde isine yarayacak mi?"dedi. Adam: "Kulaklarimla dinlerim!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Sor!" buyurdular. Adam: "Kiyamet günü, yer ve gökler baska bir yer ve gök olup kilik degistirdigi zaman, insanlar nerede olacaklar?" dedi. Resulullah: "Köprünün (siratin) önünde, karanlikta" buyurdular. Adam: "Köprüyü ilk geçen kim olacak?" dedi. "Muhacirlerin fakirleridir" buyurdu. "Cennete girince onlara ne armagan edilecek?" dedi. "Balik cigerinin ziyadesi!" buyurdu. "Bunun arkasindan ne yiyecekler?" dedi. "Onlara cennetin etrafinda atlayan cennet öküzü kesilecek!" buyurdular. "Bunun üstüne ne içecekler?" dedi. "Selsebil denen cennetteki bir gözenin suyundan" buyurdular. Adam; "Dogru söyledin!" dedi ve ilave etti: "Ben sana bir peygamber veya bir veya iki kisiden baska hiç kimsenin bilemeyecegi bir sey sormak için geldim" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Söyledigim takdirde sana faydasi olacak mi?" buyurdular. "Kulaklarimla dinlerim" dedi. "Sor!" buyurdular, "Sana çocuktan soracagim" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Erkegin suyu beyazdir. Kadinin suyu ise saridir. Ikisi birlesir ve erkegin menisi kadinin menisine üstün gelirse Allah'in izniyle çocuk erkek olur. Kadinin menisi erkegin menisine üstün gelirse çocuk Allah'in izniyle kiz olur" buyurdular. Yahudi: "Vallahi dogru söyledin! Sen gerçekten hak peygambersin" dedi ve ayrildi. Resulullah (sav): "Bu adam bana soracagini sordu. Ben bunlardan birsey bilmiyordum. Taki ki Allah onlari bana bildirdi" buyurdular."
Ravi: Sevban
Kaynak: Müslim, Hayz 34, (3l5)
•
Müteferrik Mucizeler
PEYGAMBERLİK BÖLÜMÜ
Ay, Resulullah (sav) zamaninda iki parçaya bölündü. Aleyhissalatu vesselam bunun üzerine; "Sahid olun!" buyurdu.
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Buhari, Menakib 27, Menakibu'l-Ensar 36, Tefsir, Ihterebetu's-Sa'a 36; Müslim, Münafikun 44, (2800);
• Ay, Resulullah (sav) zamaninda iki parçaya bölündü. Aleyhissalatu vesselam bunun üzerine; "Sahid olun!" buyurdu.
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Buhari, Menakib 27, Menakibu'l-Ensar 36, Tefsir, Ihterebetu's-Sa'a 36; Müslim, Münafikun 44, (2800);
• Bir diger rivayette "...Biz Mina'da Resulullah (sav) ile beraberken, ay iki parçaya ayrildi. Bir parçasi dagin arkasinda, bir parçasi dagin önünde idi. Bize: "Sahid olun!" buyurdu."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Buhari, Menakib 27, Menakibu'l-Ensar 36, Tefsir, Ihterebetu's-Sa'a 36; Müslim, Münafikun 44, (2800);
• Ey Allah'in Resulü! dedim. "Uhud'dan daha kötü bir gün yasadin mi?" "Senin kavminden neler çektim neler. Onlardan en kötü hal Akabe günü basima geldi. O zaman kendimi Ibnu Abdiyalil Ibni Abdi Külal'e arzetmistim. Teklif ettigim seye müsbet cevap vermedi. Ben de üzgün vaziyette yüzümün dogrultusunda yürüdüm. Karnu's-Sedlib nam mevkide kendime gelebildim ve basimi kaldirdim. Baktim ki, bir bulut bana gölge yapiyor. Bir de ne göreyim, bulutun içerisinde Cibril aleyhisselam! Bana bagirdi ve: "Allah Teala hazretleri, kavminin sana neler söyledigini, seni nasil reddettigini isitti. Sana daglar melegini gönderdi, ta ki kavmin hakkinda diledigini emredesin!" dedi. Bunun üzerine daglar(a müekkel) melek bana seslenip, selam verdikten sonra: "Ey Muhammedi Allah Teala hazretleri, kavminin sana söyledigi sözü isitti. Ben daglar melegiyim. Allah beni sana diledigini emretmen için gönderdi. Öyleyse haydi ne dilersen dile! Eger üzerlerine iki ahseb'i kapamami dilersen kapayayim!" dedi." Aleyhissalatu vesselam: "Hayir! Bilakis, Allah'in onlarin sulbünden Allah'a ihlasla ibadet edip hiçbir seyi ortak kosmayacak kimseler çikarmasini dilerim" dedi.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 6, Tevhid 9; Müslim, Cihad 111, (1795)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cinlerden bir ifrit, dün aksam, namazimi bozdurmak için üzerime atildi. Allah ona galebe çalmama imkan verdi. Ben de onu bogazindan yakaladim. Hatta onu, mescidin direklerinden birine baglamayi arzu ettim, ta ki sabah olunca hepiniz onu göresiniz. Ancak, kardesim Süleyman aleyhisselam'in su sözünü hatirladim: "...Ve benden sonra kimseye nasib olmayacak bir mülkü bana ihsan et" (Sad 35). Allah da ne hor ne hakir olarak geri çevirdi."
Ravi: Ebu Hureyre
Kaynak: Buhari, Salat 75, Amel fi's-Salat 10, Bed'ül-Halk 11, Enbiya 40, Tefsir, Sad; Müslim, Mesacid 39, (5
•