الأرشيف

KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ

واجهة أرشيف عميقة لموضوع أحاديث KIYAMET VE KIYAMETLE İLGİLİ MESELELER BÖLÜMÜ.

Kıyamet Alametleri

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat-i Zülcelal'e yemin ederim! Meryem oglu Isa'nin, araniza (bu seriatle hükmedecek) adaletli bir hakim olarak inecegi, istavrozlari kirip, hinzirlari öldürecegi, cizyeyi (Ehl-i Kitap'tan) kaldiracagi...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat-i Zülcelal'e yemin ederim! Meryem oglu Isa'nin, araniza (bu seriatle hükmedecek) adaletli bir hakim olarak inecegi, istavrozlari kirip, hinzirlari öldürecegi, cizyeyi (Ehl-i Kitap'tan) kaldiracagi vakit yakindir. O zaman, mal öylesine artar ki, kimse onu kabul etmez; tek bir secde, dünya ve içindekilerin tamamindan daha hayirli olur." Sonra Ebu Hureyre der ki: "Dilerseniz su ayeti okuyun. (Mealen): "Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölümünden önce O'nun (Isa'nin) hak peygamber olduguna iman etmesin. Kiyamet gününde ise Isa onlar aleyhine sahitlik edecektir" (Nisa 159). Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Büyu 102, Mezalim 31, Enbiya 49; Müslim, Iman 242, (155); Ebu Davud, Melahim 14, (4324); Tir • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ümmetimden bir grup, hak için muzaffer sekilde mücadeleye kiyamet gününe kadar devam edecektir. O zaman Isa Ibnu Meryem de iner. Bu Müslümanlarin reisi: "Gel bize namaz kildir!" der. Fakat Hz. Isa aleyhisselam: "Hayir!" der, "Allah'in bu ümmete bir ikrami olarak siz birbirinize emirsiniz!" Ravi: Cabir Kaynak: Müslim, Iman 247 • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dünyanin tek günlük ömrü bile kalmis olsa Allah o günü uzatip, benden bir kimseyi o günde gönderecek." Ibnu Mes'ud: "Resulullah yahut da söyle buyurmustu der: "...Ehl-i beytimden birisi, ki bu zatin ismi benim ismime uyar, babasinin ismi de babamin ismine uyar. Bu zat, yeryüzünü, eskiden cevr ve zulümle dolu olmasinin aksine- adalet ve hakkaniyetle doldurur." Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Ebu Davud, Mehdi 1, (4282); Tirmizi, Fiten 52, (2231, 2232) • Resululah (sav) buyurdular ki: "Mehdi benim zürriyetimden, kizim Fatima'nin evladlarindandir." Ravi: Ümmü Seleme Kaynak: Ebu Davud, Mehdi 1, (4284) • Ali (ra), oglu Hasan (ra)'a bakti ve: "Bu oglum, Resulullah (ra)'in tesmiye buyurdugu üzere Seyyid'dir. Bunun sulbünden peygamberinizin adini tasiyan biri çikacak. Ahlaki yönüyle peygamberinize benzeyecek; yaratilisi yönüyle ona benzemeyecek" dedi ve sonra da yeryüzünü adaletle dolduracagina dair gelen kissayi anlatti. Ravi: Ebu Ishak Kaynak: Ebu Davud, Mehdi 1, (4290) •
Deccal Hakkında

Sa'bi'nin, Fatima Bintu Kays (ra)'dan nakline göre Fatima söyle anlatmistir: "Resulullah (sav) buyurdular ki "Temimu'd-Dari Hiristiyan bir kimse idi. Gelip biat etti ve Müslüman oldu. O, benim Mesih Deccal'den anlattigima uygun olan bir rivayette bulundu. Bana...

• Sa'bi'nin, Fatima Bintu Kays (ra)'dan nakline göre Fatima söyle anlatmistir: "Resulullah (sav) buyurdular ki "Temimu'd-Dari Hiristiyan bir kimse idi. Gelip biat etti ve Müslüman oldu. O, benim Mesih Deccal'den anlattigima uygun olan bir rivayette bulundu. Bana anlattigina göre. Temim, bir gemiye binip denize açilmistir. Yaninda Lahm ve Cüzam kabilelerinden otuz kisi vardi. (Hava sartlari iyi olmadigi için) onlarla denizin dalgalari bir ay kadar oynadi. Sonunda günesin battigi esnada denizde bir adaya yanastilar. Geminin kayiklarina binerek adaya çiktilar. Derken karsilarina çok tüylü killi bir hayvan çikti. Bunlar, tüylerinin çoklugundan hayvanin bas tarafi neresi, arka tarafi neresi anlayamadilar. (Saskin saskin): "Sen necisin, neyin nesisin?" dediler. O cevap verdi: "Ben cessaseyim!" "Cessase nedir?" denildi. "Ey cemaat! Su manastira kadar gelin! Içinde bir adam var, o sizin haberinize müstaktir!" dedi. O, böylece bir adamdan söz edince, biz onun bir seytan olmasindan korktuk. Hemen kosarak manastira girdik. Içeride bir adam vardi; hilkatçe gördüklerimizin en irisiydi ve elleri boynuna, dizlerinden topuklarina demirle siki sekilde baglanmisti. "Vah sana! Kimsin sen?" "Benim haberimi alabilmissiniz. Simdi siz kimsiniz, bana söyleyin!" dedi. Arkadaslarim: "Biz bir grup Arabiz. Bir gemideydik, denizin coskun bir anina rastladik. Dalgalar bizi bir ay oynatip oyaladi. Sonra su adaya yaklastik, sandallara binip adaya çiktik. Tüylü ve çok killi bir hayvanla karsilastik. Tüyünün çoklugundan basi ne taraf, arkasi ne taraf anlayamadik. "Vah sana, nesin sen?" dedik. "Ben cessaseyim!" dedi. Biz: "Cessase de ne?" dedik. "Manastirdaki su adama gelin, o sizin haberinize pek müstaktir!" dedi. Biz de kosarak sana geldik. Biz onun bir seytan olmadigindan emin olmadigimiz için korktuk" dedik. Adam: "Bana Beysan hurmaligindan haber verin!" dedi. Biz: "Onun neyinden haber soruyorsun ?" dedik. "Ben onun agacindan soruyorum, meyve veriyor mu?" dedi. "Evet!" dedik. "Öyleyse meyve vermeme zamani yakindir!" dedi. "Bana Taberiya gölünden haber verin!" dedi. "Onun nesinden haber istiyorsun?" dedik. "Onun suyunun çekilmesi yakindir!" dedi. "Bana Zuger gözesinden haber verin!" dedi. "Sen onun neyinden haber istiyorsun?" dedik. "Gözede su var midir? Orada su var midir?" dedi. "Evet, onun çok suyu vardir! Sahipleri onun suyu ile ziraat yapiyorlar!" dedik. "Ümmilerin peygamberlerinden bana haber verin. O ne yapti?" dedi. "O Mekke'den çikip Yesrib'e (Medine'ye) yerlesti" dedik. "Araplar O'nunla mukatele etti mi?" dedi. Biz: "Evet!" dedik. "Onlara karsi ne yapti?" dedi. Biz de, (onu ezmek için) pesine düsen Araplara galebe çaldigini, Araplarin kendisine itaat ettiklerini haber verdik. (O da bize): "Bu, onlarin itaat etmeleri, kendileri için daha hayirlidir. Ben simdi size kendimi tanitayim: Ben Mesih Deccal'im. Çikis için bana izin verilme zamani yakindir. O zaman çikip yeryüzünde dolasacagim. Kirk gün içinde ugramadigim karye (köy) kalmayacak. Mekke ile Taybe (Medine) hariç. Bu iki sehir bana haramdir. Onlardan birine her ne vakit girmek istersem, elinde yalin kiliç bir melek beni karsilar, benim oraya girmeme mani olur. Onlarin her bir geçidinde bir melek vardir, onlari korur!"dedi." Sonra Resulullah (sav) çubuguyla minbere dürterek: "Bu Taybe'dir! Bu Taybe'dir! Bu Taybe'dir! Ben bunu size anlattim degil mi?" buyurdular. Halk da: "Evet!" diye karsilik verdi. Bunun üzerine (sav): "Temimi'd-Dari'nin rivayetinin benim size ondan (Mesih Deccal'dan) Mekke ve Medine'den anlattigima muvafik düsmesi hosuma gitti. Bilesiniz o Sam denizinde veya Yemen denizindedir. Hayir dogu tarafindadir. Evet o dogu tarafinda zuhur edecektir. O dogu tarafindan zuhur edecektir!" buyurdu ve eliyle dogu tarafina isaret etti." Ravi: Fatima Bintu Kays Kaynak: Müslim, Fiten 119, (2942); Ebu Davud, Melahim 16, (4325, 4326); Tirmizi, Fiten 66, (2254) • Resulullah (sav) bize Deccal üzerine uzun bir hadis rivayet etti. Bize anlattiklari meyaninda söyle de demisti: "Deccal, Medine geçitlerine girmesi kendisine haram kilinmis olarak çikacak. Derken (Medine civarindaki) bazi ekimsiz yerlere kadar gelir. O gün insanlarin en hayirlisi olan -Veya en hayirlilarindan- bir kimse onun karsisina çikar ve: "Sen Resulullah (sav)'in bize haber verdigi Deccal'sin!" der. Oradakiler: "Hayir!" derler. Deccal onu öldürür ve sonra diriltir. Dirilttigi zaman adam. "Allah'a yemin olsun. Senin hakkinda hiçbir vakit bugünkünden daha basiretli olmamistim!" der. Deccal onu tekrar öldüreyim mi di(yerek öldürmek isteye)cek, fakat musallat edilmeyecek." Ravi: Ebu Saidi'l-Hudri Kaynak: Buhari, Fiten 27, Fedailu'l-Medine 9; Müslim, Fiten 112, (2938) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Deccal çiktigi vakit beraberinde su ve ates vardir. Ancak halkin ates olarak gördügü tatli sudur; halkin su olarak gördügü ise yakici bir atestir. Sizden kim o güne ererse, halkin ates olarak gördügüm düs(meyi kabul et)sin. Çünkü o, tatli soguk sudur." Ravi: Huzeyfe Kaynak: Buhari, Fiten 26, Enbiya 50; Müslim, Fiten 105, (2935); Ebu Davud, Melahim 14, (4315) • Anlattigina göre, Aleyhissalatu vesselam'a Deccal'den sormustur. Aleyhissalatu vesselam da su cevabi vermistir: "O (Deccal) çiktigi gün (aynen bir insan gibidir) yemek yer. Ben size, onun hakkinda, benden önceki peygamberlerden hiçbirinin kendi ümmetine anlatmadigi hususlari anlatacagim: Onun sag gözü meshedilmistir (görmez), pörtlektir, göz hadakasi yoktur, sanki hadakasi çevrim içinde bir balgam gibidir. Sol gözü de inciden bir yildiz gibidir. Onun beraberinde sanki cennet ve atesin birer misli vardir. Ancak hakikatta atesi cennet, suyu da atestir. Haberiniz olsun! Onun yaninda iki kisi vardir; köy halkini inzar ederler. Bu ikisi köyden çikinca Deccal'in ashabindan ilki oraya girer." [Rezin tahric etmistir. Hadisin kaynagi yok ise de, hadiste yer alan mefhumlarin sahidleri Sahiheyn ve diger kaynaklarda çogunluk itibariyle gelmistir.] Ravi: Ebu Saidi'l-Hudri Kaynak: Rezin • Resulullah (sav) Veda hacci sirasinda (bir ara): "Halk susup dinlesin!" buyurdular. Sonra Allah'a hamd ve senada bulunup, arkadan Mesih ve Deccal'den uzun uzun söz ettiler ve buyurdular ki: "Allah'in gönderdigi her peygamber, ümmetini onunla inzar etti. Nuh aleyhisselam ümmetini onunla inzar etti, ondan sonra gelen peygamberler de. O, sizin aranizda çikacak. Onun hali sizden gizli kalmayacak. Rabbinizin tek gözlü olmadigi size kapali degildir. O ise sag gözü kör birisidir. Onun gözü sanki (salkimdan) disa firlamis bir üzüm danesi gibidir. [Iki közünün arasinda ke-fe-re yani kafir yazilmis olacaktir. Bunu her müslüman okuyacaktir.] Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Fiten 27; Müslim, Fiten 100-103, (169-2933) •
İbnu Sayyad Hakkında

Cabir Ibnu Abdillah (ra), Ibnu Sayyad'in Deccal oldugu hususunda yemin ederdi. Ben: "Sen Allah'a yemin de ediyorsun ha!" dedim. Bana su cevabi verdi: "(Nasil etmeyeyim?) Ömer Ibnul-Hattab (ra)'in, Resulullah (sav)'in yaninda Ibnu Sayyad'in Deccal oldugu...

• Cabir Ibnu Abdillah (ra), Ibnu Sayyad'in Deccal oldugu hususunda yemin ederdi. Ben: "Sen Allah'a yemin de ediyorsun ha!" dedim. Bana su cevabi verdi: "(Nasil etmeyeyim?) Ömer Ibnul-Hattab (ra)'in, Resulullah (sav)'in yaninda Ibnu Sayyad'in Deccal oldugu hususunda yemin ettigini isittim. Buna ragmen Aleyhissalatu vesselam kendisini reddetmemisti." Ravi: Muhammed Ibnu'l-Münkedir Kaynak: Buhari, I'tisam 23; Müslim, Fiten 94, (4929); Ebu Davud, Melahim 16, (4331) • Ömer Inu'l-Hattab (ra), Ashab'tan bir grup içerisinde Resulullah (sav)'la birlikte Ibnu Sayyad'a dogru gittiler, Onu, Beni Megale satosunun yaninda çocuklarla oynar buldular. O siralarda buluga yaklasmis durumdaydi. Ibnu Sayyad, Aleyhissalatu vesselam, eliyle sirtina vuruncaya kadar (onlarin geldigini) hissetmedi. Aleyhissalatu vesselam, omuzuna vurup: "Benim Allah'in resulü olduguma sehadet ediyor musun?" diye sordu. Ibnu Sayyad ona bakip: "Sehadet ederim ki, sen ümmilerin peygamberisin!" dedi. Ibnu Sayyad da Resulullah'a: "Sen, benim Allah'in resulü olduguma sehadet eder misin?" dedi. Aleyhissalatu vesselam onu reddetti ve: "Ben Allah'a ve O'nun resullerine iman ettim!" buyurdu ve sonra sordu: "Pekiyi, ne görüyorsun?" "Bana bir dogru sözlü (sadik), bir de yalanci (kazib) gelmektedir" diye cevap verdi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Sana bu is karistirildi! (Sidki kizb; kizbi sidk ile karistiriyorsun)" buyurdular. Sonra da Aleyhissalatu vesselam ona: "Ben senin için (içimde) bir sey sakladim (bil bakalim!)" dedi. Ibnu Sayyad: "O dumandir" diye cevap verdi. Aleyhissalatu vesselam: "Sus! Sen kendi kadrini hiçbir vakit asamayacaksin!" buyurdular. Bunun üzerine Hz. Ömer (ra): "Ey Allah'in Resulü! Bana müsaade büyürün sunun boynunu vurayim!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da: "Eger (Deccal) bu ise, sen ona musallat edilecek degilsin, eger bu Deccal degilse onu öldürmekte sana bir hayir yok!" buyurdular. [Tirmizi, "Ben senin için (içimde) bir sey sakladim (bil bakalim!)" sözünden sonra su ibareyi ilave etti: "Onun için (içinde) "O halde semanin ap asikar bir duman getirecegi günü gözetle (Habibim)" (Duhan 10) ayetini gizlemisti."] Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Cenaiz 80, Sehadat 3, Cihad 178, Edeb 97; Müslim, Fiten 85, 96, (2924, 2930); Ebu Davud, Meh • Ibnu Sayyad, Harre Savasi sirasinda kaybedildi. Ravi: Cabir Kaynak: Ebu Davud, Melahim 16, (4332) •
Kıyamet Öncesi Fitneler

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ayakkabilari kildan bir kavimle savasmadikça kiyamet kopmaz. Siz, yüzleri kilifli kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunlari yassi olan bir kavmle savasmadikça kiyamet kopmaz." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Cihad 95, 96,...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ayakkabilari kildan bir kavimle savasmadikça kiyamet kopmaz. Siz, yüzleri kilifli kalkanlar gibi, gözleri küçük, burunlari yassi olan bir kavmle savasmadikça kiyamet kopmaz." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Cihad 95, 96, Menakib 25; Müslim, Fiten 62, (2912); Ebu Davud, Melahim 9, (4303, 4304); Tirm • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Rumlar, A'mak ve Dabik nam mahallere inmedikçek kiyamet kopmaz. Onlara karsi Medine'den bir ordu çikar. Bunlar o gün arz ehlinin en hayirlilaridir. Bu ordunun askerleri savasmak üzere saf saf düzen alinca, Rumlar: "Bizden esir edilenlerle aramizdan çekilin de onlari öldürelim!" derler. Müslümanlar da: "Hayir! Vallahi sizinle, kardeslerimizin arasindan çekilmeyiz" derler. Bunun üzerine (Müslümanlar) onlarla harb eder. Bunlardan üçte biri inhizama ugrar. Allah ebediyen bunlarin tevbesini kabul etmez. Üçte biri katledilir, bunlar Allah indinde sehitlerin en faziletlileridir. Üçte biri de muzaffer olur. Bunlar ebediyen fitneye düsmezler. Bunlar Istanbul'u da fethederler. (Fetihten sonra) bunlar, kiliçlarini zeytin agacina asmis ganimet taksim ederken, seytan aralarinda söyle bir nida atar: "Mesih Deccal, ailelerinizde sizin yerinizi aldi!" Bunun üzerine, çikarlar. Ancak bu haber batildir. Sam'a geldiklerinde (Deccal) çikar. Bunlar savas için hazirlik yapip saflari tanzim ederken, namaz için ikamet okunur. Derken Isa Ibnu Meryem iner ve onlara gitmek ister. Allah'in düsmani, Hz. Isa'yi görünce, tipki tuzun suda erimesi gibi, erir de erir. Eger birakacak olsa, (kendi kendine) helak oluncaya kadar eriyecekti. Ancak Allah onu kudret eliyle öldürür; öyle ki onlara, harbesindeki kanini gösterir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Müslim, Fiten 34, (2897) • Resulullah (sav) (bir gün): "Bir tarafi karada bir tarafi da denizde olan bir sehir isittiniz mi?" diye sordular. Oradakiler: "Evet!" deyince, söyle buyurdular: "Ishakogullarindan yetmis bin kisi bu sehre sefer tertiplemedikçe kiyamet kopmaz. Askerler sehre gelince konaklarlar. Ancak silahla savasmazlar, tek bir ok dahi atmazlar. "Lailahe illallahu vallahu ekber!" derler. Bunun üzerine sehrin kara tarafi düser. Sonra askerleri ikinci kere, "Lailahe illallahu vallahu ekber" derler, sehrin diger tarafi da düser. Sonra tekrar "Lailahe illallahu vallahu ekber!" derler. Bu sefer onlara (kapilar) açilir. Oradan sehre girerler ve sehrin ganimetini toplarlar. Ganimetleri aralarinda taksim ederlerken, yanlarina bir münadi gelip: "Deccal çikti!" diye bagirir. Askerler her seyi birakip geri dönerler." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Müslim, Fiten 78, (2920) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yahudilerle savasacak ve onlari öldüreceksiniz. Öyle ki tas dahi: "Ey Müslüman, iste Yahudi, arkamda (saklandi), gel, öldür onu!" diyecek." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Cihad 94, Menakib 25; Müslim, Fiten 79, (2921); Tirmizi, Fiten 56, (2237) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Müslümanlardan iki grup aralarinda savasmadikça kiyamet kopmaz. Bunlar aralarinda büyük bir savas yaparlar, fakat davalari birdir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Fiten 24, Menakib 25, Istitabe 8; Müslim, Iman 248, (157), Fiten 17, (157) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun! Imaminizi öldürmedikçe, kiliçlarinizi birbirinize kullanmadikça, dünyaniza serirleriniz varis olmadikça kiyamet kopmaz." Ravi: Huzeyfe Kaynak: Tirmizi, Fiten 9, (2171) • Resulullah (sav): "Herc atmadikça kiyamet kopmaz!" buyurmuslardi. (Yanindakiler): "Herc nedir ey Allah'in Resulü?" diye sordular. "Öldürmek! Öldürmek!" buyurdular. Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Müslim, Fiten 18, (157) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet kopmazdan önce gece karanligin parçalari gibi fitneler olacak. (O vakit) kisi mümin olarak sabaha erer de kafir olarak aksama kavusur. Mü'min olarak aksama erer, kafir olarak sabaha kavusur. Birçok kimseler azicik bir dünyalik mukabilinde dinlerini satarlar." Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Fiten 30, (2196) •
Resulullah (sav)'dan Sonra Kıyamet Yakındır

Resulullah (sav): "Ben kiyamet söyle yakin oldugu halde gönderildim!" buyurdular ve sehadet parmagiyla orta parmagini yanyana gösterdiler. Ravi: Sehl Ibnu Sa'd Kaynak: Buhari, Rikak 39, Tefsir, Naziat 1, Talak 25; Müslim, Fiten 132, (2950)

• Resulullah (sav): "Ben kiyamet söyle yakin oldugu halde gönderildim!" buyurdular ve sehadet parmagiyla orta parmagini yanyana gösterdiler. Ravi: Sehl Ibnu Sa'd Kaynak: Buhari, Rikak 39, Tefsir, Naziat 1, Talak 25; Müslim, Fiten 132, (2950) • Resulullah (sav): "Ben kiyametin kopacagi ayni saatte gönderildim. Ancak, sunun sunu geçmesi gibi ben kiyamet saatini geçip biraz evvel geldim!" buyurdular ve orta parmagi ile sehadet parmagini gösterdiler. Ravi: Müstevrid Ibnu Seddad el-Fihri Kaynak: Tirmizi, Fiten 39, (2214) •
Kıyametten Önce Bir Ateşin Çıkması

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hicaz bölgesinden bir ates çikmadikça kiyamet kopmaz. Bu ates Busra'daki develerin boyunlarini aydinlatacaktir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Fiten 24; Müslim, Fiten 42, (2902)

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hicaz bölgesinden bir ates çikmadikça kiyamet kopmaz. Bu ates Busra'daki develerin boyunlarini aydinlatacaktir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Fiten 24; Müslim, Fiten 42, (2902) • Resulullah (sav): "Kiyametten önce, Hadramevt'ten -veya Hadramevt denizinden- bir ates çikacak, insanlari toplayacak" buyurmuslardi. (Orada bulunanlar): "Ey Allah'in Resulü (o güne ulasirsak) ne yapmamizi emredersiniz?" diye sordular. "Size Sam('i yani Suriye'ye gitmenizi) tavsiye ederim" buyurdular. Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Tirmizi, Fiten 42, (2218) •
Muasırların Ömrü

Ebu'z-Zübeyr, Hz. Cabir (ra)'den naklediyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bugün dogmus (canli olan) hiçbir nefis yoktur ki, yüz sene sonra ölmemis olsun." (Ravi der ki): "Bununla ömrün kisalmasi kastedilmistir." Ravi: Cabir Kaynak: Müslim,...

• Ebu'z-Zübeyr, Hz. Cabir (ra)'den naklediyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bugün dogmus (canli olan) hiçbir nefis yoktur ki, yüz sene sonra ölmemis olsun." (Ravi der ki): "Bununla ömrün kisalmasi kastedilmistir." Ravi: Cabir Kaynak: Müslim, Fezailu's-Sahabe 218, (2538); Tirmizi, Fiten 64, (2251) • Bir adam Resulullah (sav)'a: "Kiyamet ne zaman kopacak?" diye sormustu. Aleyhissalatu vesselam bir müddet sükuttan sonra yaninda duran Ezd-i Senue kabilesine mensup bir çocuga bakip: "Bu delikanli pir-i fani olmadan önce kiyametiniz kopacaktir!" buyurdular. Hz. Enes (ra) der ki: "Çocuk o gün benim akranim idi." Ravi: Enes Kaynak: Müslim, Fiten 138, (2953) •
Yalancıların Zuhuru

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Otuz kadar yalanci deccaller çikmadikça kiyamet kopmaz. Bunlardan her biri Allah'in elçisi oldugunu zanneder." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Fiten 43, (2219); Ebu Davud, Melahim 16 (4333, 4334, 4335)

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Otuz kadar yalanci deccaller çikmadikça kiyamet kopmaz. Bunlardan her biri Allah'in elçisi oldugunu zanneder." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Fiten 43, (2219); Ebu Davud, Melahim 16 (4333, 4334, 4335) •
Güneşin Batıdan Doğması

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Günes, battigi yerden dogmadikça kiyamet kopmaz. Batidan dogunca, insanlar görür ve hepsi de iman eder. Ancak, daha önce inanmamis veya imanin sevkiyle hayir kazanamamis olan hiç kimseye bu iman fayda saglamaz." Ravi: Ebu...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Günes, battigi yerden dogmadikça kiyamet kopmaz. Batidan dogunca, insanlar görür ve hepsi de iman eder. Ancak, daha önce inanmamis veya imanin sevkiyle hayir kazanamamis olan hiç kimseye bu iman fayda saglamaz." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Rikak 39, Istiska 27, Zekat 9; Müslim, Iman 248, (157); Ebu Davud, Melahim 12, (4312) • Günes battigi sirada Mescid'e girmistim. Resulullah (sav) bana: "Ey Ebu Zerr!" buyurdular. "Su (günes batinca) nereye gidiyor, biliyor musun?" "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dedim. "O, Rabbinden secde etmek için izin istemeye gider. Ona izin verilir ve sanki kendisine söyle denir: "Git geldigin yerden tekrar dog." O da battigi yerden dogar." Sonra (Ebu Zerr dedi ki: Aleyhissalatu vesselam söyle kiraat etti:... (Yasin 38). (Ebu Zerr ilaveten dedi ki: "Bu Ibnu Mes'ud kiraatidir." Ravi: Ebu Zerr Kaynak: Buhari, Tefsir, Ya-sin 1, Bed'u'l-Halk 4, Tevhid 22, 23; Müslim, Iman 250, (159); Tirmizi, Tefsir, Y •
Kıyametin Muhtelif Alametleri

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ruhumu kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun ki, vahsi hayvanlar insanlarla konusmadikça, kisiye kamçisinin ucundaki mesin, ayakkabisinin bagi konusmadikça, kendisinden sonra ehlinin ne yaptigini dizi haber...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ruhumu kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun ki, vahsi hayvanlar insanlarla konusmadikça, kisiye kamçisinin ucundaki mesin, ayakkabisinin bagi konusmadikça, kendisinden sonra ehlinin ne yaptigini dizi haber vermedikçe kiyamet kopmaz." Ravi: Ebu Said Kaynak: Tirmizi, Fiten 19, (2182) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Devs kabilesinin kadinlarinin kiçlari, Zü'l-halasa putunun etrafinda titremedikçe kiyamet kopmaz. Zü'l-halasa, Devsiilerin cahiliye devrinde tapindiklari [Tebale'deki] puttur." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Fiten 23; Müslim, Fiten 51, (2906) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Insanlarin dünyaca en bahtiyarini adi oglu adiler teskil etmedikçe kiyamet kopmaz." Ravi: Huzeyfe Kaynak: Tirmizi, Fiten 37, (2210) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet Allah Allah diyen bir kimsenin üzerine kopmayacaktir." Ravi: Enes Kaynak: Müslim, Iman 234, (148); Tirmizi, Fiten 35, (2208) • Resulullah (sav), yanindaki cemaate konusurken, bir adam gelerek: "(Ey Allah'in Resulü!) Kiyamet ne zaman kopacak?" dedi. Aleyhissalatu vesselam konusmasina devam etti, sözlerini bitirdigi vakit: "Sual sahibi nerede?" buyurdular: Adam: "Iste buradayim ey Allah'in Resulü!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Emanet zayi edildigi vakit kiyameti bekleyin!" buyurdular. Adam: "Emanet nasil zayi edilir?" diye sordu. Efendimiz: "Is, ehil olmayana tevdi edildi mi kiyameti bekleyin." buyurdular. Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Ilm 2, Rikak 35 • Sahiheyn'de gelen bir diger rivayette: "Kahtan'dan, insanlari degnegiyle idare eden bir adam çikmadikça kiyamet kopmaz" buyrulmustur. Ravi: Kaynak: Buhari, Fiten 23, Menakib 7; Müslim, Fiten 60, (2910) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Firat nehri altin bir dag üzerinden açilmadikça kiyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savasirlar. Yüz kisiden doksan dokuzu öldürülür. Onlardan her biri: "Herhalde savasi ben kazanacagim" der." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Fiten 24; Müslim, Fiten 29, (2894); Ebu Davud, Melahim 13, (4313, 4314); Tirmizi, Cennet 26, • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zaman yakinlasmadikça kiyamet kopmaz. Bu yakinlasma öyle olur ki, bir yil bir ay gibi, ay bir hafta gibi, hafta da bir gün gibi, gün saat gibi, saat de bir çira tutusmasi gibi (kisa) olur." Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Zühd 24, (2333) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri ipekten daha yumusak bir rüzgari Yemen'den gönderir. Bu rüzgar, kalbinde zerre mikter iman bulunan hiç kimseyi hariç tutmadan hepsinin ruhunu kabzeder." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Müslim, Iman 185, (117) • Resulullah (sav): "Kiyamet sadece serir insanlarin üzerine kopacaktir!" buyurdular. Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Müslim, Fiten 131, (2949) • Abdullah Ibnu Havale el-Ezdi (ra)'nin yanina indim. Bana: "Resulullah (sav) bizi, ganimet alalim diye yaya olarak gönderdi. Biz de döndük ve hiçbir ganimet elde edemedik. Yorgunlugumuzu yüzlerimizden anlayip aramizda dogrularak: "Ey Allah'im, onlari bana tevkil etme; ben onlari üzerime almaktan acizim! Onlari kendilerine de tevkil etme, bu isten kendileri de acizdirler. Onlari diger insanlara da tevkil etme kendilerini onlara tercih ederler!" buyurdular. Sonra elini basimin üstüne koydu ve: "Ey Ibnu Havale! Hilafetin (Medine'den) Arz-i Mukaddese'ye (Suriye'ye) indigini görürsen, bil ki artik zelzeleler, kederler, büyük hadiseler yakindir. O gün kiyamet, insanlara, su elimin, basina olan yakinligindan daha yakindir" buyurdu. Ravi: Ibnu Zugb el-Eyadi Kaynak: Ebu Davud, Cihad 37, (2535) • Istanbul'un fethi kiyamet aninda olacaktir. Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Fiten 25, (2240) • Resulullah (sav) (bir gün): "Ümmetim on bes seyi yapmaya baslayinca ona büyük belanin gelmesi vacib olur" buyurmuslardi. (Yanindakiler): "Ey Allah'in Resulü! Bunlar nelerdir?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam saydi: 1- Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya ugramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasinda) tedavül eden bir meta haline gelirse. 2- Emanet (edilen seyleri emanet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar) ganimet (mali yerini tutup, yagmalayip nefislerine helal) kildiklari zaman. 3- Zekat (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telakki ettikleri zaman. 4- Kisi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadinina itaat ettigi; 5- Babasindan uzaklasip ahbabina yaklastigi; 6- Mescidlerde (riza-yi ilahi gözetmeyen husumet, alis-veris, eglence ve siyasata vs. müteallik) sesler yükseldigi zaman. 7- Kavme, onlarin en alçagi (erzel) reis oldugu; 8- (Devlet otoritesinin yetersizligi sebebiyle tedhis ve zulümle insanlari sindiren zorba) kisiye zarari dokunmasin diye hürmet ettigi; 9- Ipek (haram bilinmeyip erkekler tarafindan) giyildigi; 10- (San'at, bale, konser gibi çesitli adlar altinda; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çesitli vasitalarla yaygin sekilde) sarkici kadinlar ve çalgi aletleri edinildigi; 11- Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çesitli ithamlar ve bahanelerle) hakaret ettigi zaman artik kizil rüzgari, [(zelzeleyi), yere batisi (hasfi) veya suret degistirmeyi (meshi) veya gökten tas yagmasini, (hazfi)] bekleyin." Ravi: Ali Kaynak: Tirmizi, Fiten 39, (2211) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Çikis itibariyle, kiyamet alametlerinin ilki günesin battigi yerden dogmasi, kusluk vakti insanlara dabbetu'l-arzin çikmasidir. Bunlardan hangisi önce çikarsa, digeri de onun hemen pesindedir." Ravi: Ibnu Amr Ibnu'l-As Kaynak: Müslim, Fiten 118, (2941); Ebu Davud, Melahim 12, (4310) • Resulullah (sav) (birgün): "Beytu'l Makdis'in imari Yesrib'in harabidir. Yesrib'in harabi melhamenin (savasin) çikmasidir. Melhame Istanbul'un fethidir, Istanbul'un fethi Deccal'in çikmasidir!" buyurdular. Sonra elini (Resulullah), konusmakta oldugu kimsenin (yani Hz. Muaz'in) dizine vurdular ve: "Bu söyledigim kesinlikle hakikattir. Tipki senin burada oturman hak oldugu gibi" buyurdular." Hz. Muaz burada kendisini kasdetmektedir. [Yani Aleyhissalatu vesselam'in konustugu ve dizine elini vurdugu kimse Muaz Ibnu Cebel (ra)'dir.]" Ravi: Muaz Ibnu Cebel Kaynak: Ebu Davud, Melahim 3, (4294) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Melhame ile Medine'nin fethi arasinda alti yil vardir. Yedinci yilda da Mesih Deccal çikar." Ravi: Abdullah Ibnu Büsr Kaynak: Ebu Davud, Melahim 4, (4296); Ibnu Mace, Fiten 35, (4093) •
Kıyametin Ahvali - Sur'a Üflenmesi Ve Neşr

Resulullah (sav): "Surun sahibi (Israfil aleyhisselam), sur denen borusunu agzina dayamis, yüzünü çevirmis, kulagini dikmis, üfleme emrini beklerken ben nasil tereffühle (dünya nimetlerinden) istifade edebilirim?" buyurmuslardi. Bu, sanki ashabina çok agir...

• Resulullah (sav): "Surun sahibi (Israfil aleyhisselam), sur denen borusunu agzina dayamis, yüzünü çevirmis, kulagini dikmis, üfleme emrini beklerken ben nasil tereffühle (dünya nimetlerinden) istifade edebilirim?" buyurmuslardi. Bu, sanki ashabina çok agir gelmisti: "Peki biz ne yapalim -veya ne diyelim- ey Allah'in Resulü?" diye sordular. Onlara: "Hasbünallah ve ni'mel-vekil (Allah bize yeter, o ne güzel vekildir!), Allah'a tevekkül ettik, -belki de "tevekkülümüz Allah'adir!" demisti- deyiniz!" diye emir buyurdular. Ravi: Ebu Said Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 9, (2433) • Resulullah (sav)'a sur'dan sorulmustu: "Bu, içine üflenen bir boynuzdur!" diye cevap verdi. Ravi: Ibnu Amr Ibni'l-As Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 24, (4742); Tirmizi, Kiyamet 9, (2432) • Resulullah (sav): "Iki sur arasmda kirk vardir!" buyurmustur. Bunun üzerine oradakiler: "Ey Ebu Hureyre! Kirk gün mü?" diye sordular. Fakat o: "Birsey diyemem!" cevabini verdi. Tekrar: "Kirk ay mi?" dediler. O yine: "Bir sey diyemem!" cevabini verdi. "Kirk yil mi?" dediler. O yine: "Bir sey diyemem!" cevabini verdi ve (Resulullah'in hadisine devam etti.) "Sonra Allah semadan su indirecek ve insanlar yerden sebze biter gibi bitecekler, insanda bir kemik hariç hepsi çürür. Bu çürümeyen, acbu'z-zeneb denen kuyruk sokumu kemigidir. Kiyamet günü yeniden yaratilis bundan terkib edilecektir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Tefsir, Zümer 3, Amme 1; Müslim, Fiten 141, (2955); Muvatta, Cenaiz 48, (1, 239); Ebu Davud, • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü'minin ruhu, cennet agacinda beslenen bir kus olur. Yeniden dirilme gününde Allah onu cesedine döndürünceye kadar orada beslenir." Ravi: Ka'b Ibnu Malik Kaynak: Muvatta, Cenaiz 49, (1, 240); Nesai, Cenaiz 117 (4,108); Ibnu Mace, Zühd 32, (4271) • Ey Allah'in Resulü dedim, "Allah, mahlukati nasil iade eder, (yeniden diriltir)? Bunun dünyadaki örnegi nedir?" "Sen dedi, hiç kavminin üzerinde yasadigi vadiden kurak mevsimde geçmedin mi? Sonra bir kere de her tarafin yemyesil ügründügü münbit mevsimde ugramadin mi?" Ben "Elbette!" deyince: "Iste bu, (yeniden) yaratmasina Allah'in delilidir. Allah, ölüleri de böyle diriltecektir!" buyurdular. [Rezin tahric etmistir. Bu hadis Ahmed Ibnu Hanbel'in Müsned'inde biraz farkli lafizlarla rivayet edilmistir (4, 11).] Ravi: Ebu Rezin el-Ukayli Kaynak: Rezin • O boru öttürülünce (Müddessir 8) ayeti ile ilgili olarak dedi ki: "Bu, surdur. Surede geçen racife, birinci nefha (üfleme), radife de ikinci nefhadir." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Rikak 43 (muallak olarak) • Resulullah (sav) (bir gün bize) Sahib-i Sur'u (Israfil'i) zikretti ve dedi ki: "Saginda Cibril, solunda da Mikail aleyhimusselam var." [Rezin tahric etmistir.] Ravi: Ebu Said Kaynak: Ebu Davud, Hurufve'l-Kiraat 1, (3999) •
Kıyamet Ahvali - Haşr

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü insanlar beyaz, bembeyaz, has unun çöregi gibi bir yerde toplanacaklar. Orada hiç kimsenin bir isareti (evi, bagi vs.) olmayacak." Ravi: Süheyl Ibnu Sa'd Kaynak: Buhari, Rikak 44; Müslim, Münafikun 28, (2790)

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü insanlar beyaz, bembeyaz, has unun çöregi gibi bir yerde toplanacaklar. Orada hiç kimsenin bir isareti (evi, bagi vs.) olmayacak." Ravi: Süheyl Ibnu Sa'd Kaynak: Buhari, Rikak 44; Müslim, Münafikun 28, (2790) • Resulullah (sav): "Sizler Allah'a yalinayak, bedenleriniz çiplak ve kabuklu (sünnet edilmemis) olarak hasr olunacaksiniz!" buyurdular." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Rikak 45, Enbiya 8, 44, Tefsir, Maide 14, 15, Tefsir, Enbiya 2; Müslim, Cennet 57, (2860); T • Resulullah (sav) va'z etmek üzere aramizda dogruldu ve dedi ki: "Ey insanlar! Sizler (kiyamet günü) Allah'in yaninda yalinayak, çiplak ve kabuklu olarak toplanacaksiniz. [Sonra su ayeti okudu:] "Ilk yaratisa nasil basladi isek, üzerimizde hak bir vaad olarak yine onu iade edecegiz..." (Enbiya 104). Haberiniz olsun! Kiyamet günü mahlukattan ilk giydirilecek Ibrahim aleyhisselam'dir. Haberiniz olsun, o gün ümmetimden bazi kimseler getirilir ve sol tarafa alinirlar. Bunun üzerine ben: "Ey Rabbim! Bunlar ashabimdir!" derim. Bana: "Sen bilmiyorsun, bunlar senden sonra neler yaptilar" denilir. Ben salih kul (Isa)'nin dedigi gibi diyecegim: "Ben içlerinde bulundugum müddetçe üzerlerinde bir kontrolcü idim. Fakat vakta ki sen beni (içlerinden) aldin, üstlerinde nigehban yalniz sen oldun. (Zaten) sen (her zaman) her seye hakkiyla sahidsin. Eger kendilerine azab edersen süphe yok ki onlar senin kullarindir. Eger onlari affedersen mutlak galib ve yegane hüküm ve hikmet sahibi olan da hakikaten sensin sen." [Maide (117-118).] Resulullah (sav) devamla dedi ki: "Bunun üzerine bana: "Onlar, sen aralarindan ayrildigin günden beri, dinden yüz çevirmeye hiç ara vermediler!" denilecek." Bir rivayette su ziyade var: "Ben: "Rahmetten uzak olsunlar, rahmetten uzak olsunlar!" derim." Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Buhari, Rikak 45, Enbiya 8, 44, Tefsir, Maide 14, 15, Tefsir, Enbiya 2; Müslim, Cennet 57, (2860); T • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü insanlar üç sinif olarak hasrolunurlar: Yayalar sinifi; Binekliler sinifi; Yüzü üstü sürünenler sinifi." Aleyhissalatu vesselam'a soruldu: "Ey Allah'in Resulü! Bunlar yüzleri üzerine nasil yürürler?" Su cevabi verdiler: "Onlari ayaklari üzerine yürüten Zat-i Zülcelal, yüzleri üzerine yürütmeye de kadirdir. Ancak bilesiniz, bu yüzleri üstü yürüyenler, önlerine çikan her engele, her dikene karsi kendilerini yüzleriyle korumaya çalisirlar." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Beni Israil (Isra), 3141 • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Insanlar kiyamet günü üç hal üzere hasrolunurlar: 1) Istekliler, korkanlar, 2) Iki kisi bir deve üzerinde olanlar, üç kisi bir deve üzerinde olanlar, dört kisi bir deve üzerinde olanlar, on kisi bir deve üzerinde olanlar. 3) Geri kalanlari, atese tapanlar. Cehennem, onlarin kaylüle yaptigi yerde onlarla kaylüle yapar, geceledikleri yerde onlarla birlikte geceler, onlarin sabahladiklari yerde onlarla sabahlar, onlarin aksamladiklari yerde onlarla beraber aksamlar." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Rikak 48; Müslim, Cennet 59 (2861); Nesai, Cenaiz 118, (4, 115, 116) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Insanlar kiyamet günü öylesine ter akitirlar ki, bu terler yerin içinde yetmis zira'lik derinlige kadar iner ve bu ter (yer üstünde de birikerek insanlari konusamaz hale getirmek üzere agizlarina) gem vurur ve kulaklarina kadar ulasir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Rikak 47; Müslim, Cennet 61, (2863) •
Kıyamet Ahvali - Hesap Ve Kullar Arasında Hükmün V

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kimin üzerinde kardesine karsi irz veya baska bir sey sebebiyle hak varsa, dinar ve dirhemin bulunmadigi [kiyamet (ve hesaplasmanin olacagi)] gün gelmezden önce daha burada iken helallessin. Aksi takdirde o gün, salih bir ameli...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kimin üzerinde kardesine karsi irz veya baska bir sey sebebiyle hak varsa, dinar ve dirhemin bulunmadigi [kiyamet (ve hesaplasmanin olacagi)] gün gelmezden önce daha burada iken helallessin. Aksi takdirde o gün, salih bir ameli varsa, o zulmü nisbetinde kendinden alinir. Eger hasenati yoksa, arkadasinin günahindan alinir, kendisine yüklenir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Mezalim 10, Rikak 48; Tirmizi, Kiyamet 2, (2421) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü hak sahiplerine haklarini mutlaka eda edeceksiniz. Öyle ki kabis (boynuzsuz) koyun için, boynuzlu koyundan kisas alinacak, tasa (niye bir baska) tas üzerine yüklenip kaldigindan; adamin adami niye yaraladigindan sorulacak." (Ebu Hureyre) der ki: "Biz sunu da isitirdik: "Kiyamet günü, kisiyi tanimadigi birisi yakalar ve der ki: "Sen beni hata ve münker islerken görüyordun, fakat ondan men etmiyordun!" ["Boynuzlu koyun..." tabirinden gerisi Rezin'in ziyadesidir.] Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Müslim, Birr 6, (2582); Tirmizi, Kiyamet 2, (2422) • Resulullah (sav) "Ahirette kimin hesabi münakasa edilirse, azaba maruz kalacak demektir!" buyurmuslardi. Ben: "Nasil olur? Allah Teala hazretleri (mealen): "O vakit kimin kitabi sag eline verilirse; kolay bir hesabla muhasebe edilecek ve ehline sevinçli olarak dönecek" (Insikak 7-9) buyurmadi mi, (bu hesap münakasasi degil mi)?" dedim. "Hayir! buyurdular, bu (münakasa degil) arzdir. Kiyamet günü hesaba çekilen herkes mutlaka helak olmus demektir!" Ravi: Aise Kaynak: Buhari, Ilm 35, Tefsir, Insikak 1, Rikak 49; Müslim, Cennet 80, (2876); Ebu Davud, Cenaiz 3, (3093); • Medine'ye geldim ve: "Ey Allahim! Bana salih bir arkadas nasib et!" diye dua ettim. Derken Ebu Hureyre (ra)'nin yanma oturdum. Kendisine: "Ben, Allah'a bana salih bir arkadas nasip etmesi için dua ettim. Bana, Resulullah'tan isittigin bir hadis söyle! Olur ki Allah Teala hazretleri ondan faydalanmami nasib eder!" dedim. Bunun üzerine dedi ki: "Ben, Resulullah (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Kiyamet günü, kisi amelleri arasinda önce namazin hesabini verecek. Bu hesap güzel olursa kurtulusa erdi demektir. Bu hesap bozuk olursa, hüsrana düstü demektir. Eger farzinda eksiklik çikarsa Rab Teala hazretleri: "Bakin, kulumun (defterinde yazilmis) nafilesi var mi?" buyurur. Böylece, farzin eksikleri nafile (namazlari) ile tamamlanir. Sonra, bu tarzda olmak üzere diger amelleri hesaptan geçirilir." Ravi: Hureys Ibnu Kabisa Kaynak: Tirmizi, Salat 305, (413); Nesai, Salat 9, (1232) • (Ravi der ki) Bana ulastigina göre, (kiyamet günü), kulun ilk bakilacak ameli namazdir. Eger namazi kabul edilirse, geri kalan amellerine bakilir. Eger namazi kabul edilmezse diger amellerinin hiçbirine bakilmaz. Ravi: Yahya Ibnu Said Kaynak: Muvatta, Kasru's-Salat 89, (1, 173) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü, insanlar arasinda hükmedilecek ilk sey kandir." Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Buhari, Diyat 1, Rikak 48; Müslim, Kasame 28, (1678); Tirmizi, Diyat 8, (1396); Nesai, Tahrim 2, (7, • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü, dört seyden sual edilmedikçe, kulun ayaklari [Rabbinin huzurundan] ayrilamaz: Ömrünü nerede harcadigindan; Ne amelde bulundugundan; Malini nerede kazandigindan ve nereye harcadigindan; Vücudunu nerede çürüttügünden." Ravi: Ebu Berze Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 1, (2419) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü kul (hesap vermek üzere huzur-u ilahiye) getirilir. Allah Teala hazretleri: "Ben sana kulak, göz, mal ve evlat vermedim mi? Sana hayvanlari ve ekimi musahhar kilmadim mi? Seni bunlara bas olmak, onlardan istifade etmek üzere serbest birakmadim mi? Acaba, benimle bugünkü su karsilasmani hiç düsündün mü ?" diye soracak. Kul da: "Hayir" diyecek. Allah Teala hazretleri: "Öyleyse bugün ben de seni unutacagim, tipki senin (dünyada) beni unuttugun gibi!" buyuracak. Ravi: Ebu Said ve Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 7, (2430) • (Ashab, Resulullah'a): "Ey Allah'in Resulü! Kiyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: "Bulutsuz bir günde, ögle vaktinde günesi görme hususunda bir itisip kakismaniz olur mu?" diye sordu. Ashab: "Hayir!" deyince: "Bulutsuz (dolunayli) gecede ayi görmekte itisip kakismaniz olur mu?" diye tekrar sordu. Ashab yine: "Hayir!" deyince: "Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun, Rabbinizi görme hususunda da hiçbir itisip kakismaniz olmayacak. Tipki günes ve ayi görmede itisip kakismaniz olmadigi gibi. Böylece kul, Rabbiyle karsi karsiya gelecek. Rabb Teala: "Ey filan! Ben sana ikram etmedim mi? Seni efendi yapmadim mi? Sana zevce vermedim mi? Ati, deveyi sana musahhar (hizmetçi) kilmadim mi? Reislik yapmana, ganimet malindan dörtte bir almana müsaade etmedim mi ?" diye soracak. Kul: "Evet ey Rabbim!" diyecek. Rab Teala: "Benimle karsilasacagini hiç düsünmedin mi?" diyecek. Kul bu soruya: "Hayir!" karsiligini verecek. Rab Teala da: "Öyleyse simdi de ben seni unutuyorum. Tipki (dünyada) sen beni unuttugun gibi!" diyecek. Sonra ikinci kul Allah'in karsisina çikar. Rab Teala ona da ayni seyleri söyler. Sonra üçüncüye de birinciye söylediklerinin aynisini söyler. Kul: "Evet! ey Rabbim!" der. Rab Teala da: "Benimle karsilasacagini hiç aklindan geçirdin mi?" diye sorar. Kul: "Ey Rabbim, sana, kitaplarina ve peygamberlerine inandim. Namaz kildim, oruç tuttum, sadaka verdim!" der ve elinden geldigince (Hak Teala hakkinda) hayir senada bulunur. Rab Teala: "Bu hususta lehine sehadet edecek biri var mi?" diye soracak. Kul: "Hayir, yok!" diyecek. Rab Teala: "Simdi senin aleyhine bir sahit gönderilecek!" der. Kul kendi kendine: "Benim aleyhime sahidlik yapacak da kim?" diye içinden düsünür. Kulun agzi mühürlenir. Uyluguna: "Haydi konus!" denir. Uylugu , eti, kemigi konusup, onun amelini, haber verirler. Bu, onun kendisi için bir özür aramamasi içindir. Bu kimse, Allah'in gadabina ugrayan münafiktir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Müslim, Zühd 16, (2968) • Ibnu'l-Müseyyeb, Ata Ibnu Zeyd el-Leysi, Ebu Hureyre (ra)'den naklen anlatiyor: "Insanlar Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a: "Ey Allah'in Resulü! Kiyamet günü Rabbimizi görecek miyiz?" diye sordular. O da: "Siz bulutsuz dolunay gecesinde ayi görmekten süpheye düser misiniz?" diye sordu. Onlar; "Hayir! Ey Allah'in Resulü!" diye cevap verdiler. Aleyhissalatu vesselam: "Bulutsuz bir günde günesi görmekten süphe eder misiniz?" diye tekrar sordu. Ashab yine: "Hayir!" cevabim verdiler. Bunun üzerine: "Sunu bilin ki, siz Rabbinizi de böyle göreceksiniz. Kiyamet günü, insanlar hasrolunurlar. (Rab Teala): "Kim (Benden baska) bir seye tapiyor idiyse ona tabi olsun!" buyurur. Onlardan bir kismi günese, bir kismi aya, bir kismi da putlara tabi olurlar. Orada, münafiklariyla birlikte bu ümmet kalir. Allah onlara [tanimadiklari bir surette] yaklasir. "Ben sizin Rabbinizim!" buyurur. Oradakiler: "[Senden Allah'a siginiriz] Biz, Rabbimiz bize gelinceye kadar bu yerdeyiz! Rabbimiz gelince biz onu taniriz!" derler. Derken Rableri [onlarin taniyacagi surette] gelir. "Ben Rabbinizim!" der. Onlarda: "Sen Rabbimizsin!" derler. Rab Teala onlari (cennete) davet eder. Cehennemin üzerine sirat kurulur. Peygamberler arasinda, ümmetiyle sirattan ilk geçen ben olurum. O gün peygamberler disinda kimse konusmaz. Peygamberlerin o günkü kelami da: "Allahümme sellim, Allahümme sellim (Ey Rahimiz selamet ver, ey Rabbimiz selamet ver!" olacak. Cehennemde, deve dikeninin dikenleri gibi kancalar var. Deve dikeninin dikenlerini gördünüz mü?" diye sordu. Ashab: "Evet!" deyince Aleyhissalatu vesselam devam etti: "Iste o kancalar, tipki deve dikeninin dikenleri gibidir. Ancak, onlarin büyüklügü ne kadardir, Allah'tan baska kimse bilmez, insanlari (kötü) amelleri sebebiyle kapar. Insanlarin bir kismi (kötü) ameli sebebiyle helak olur. Bir kismi da atesin içine yikilir, sonra kurtulur. Allah, ates ehlinden kurtarmak istediklerine rahmet etmeyi irade edince, ates ehlinden Allah'a ibadet etmis olanlari, atesten çikarmalari için meleklere emreder. Melekler bu kimseleri, secde izleriyle tanirlar. Çünkü Allah Teala hazretleri secde mahallinin yakilmasini atese haram etmistir. Onlar böylece atesten çikarlar. Hepsi de atesten kavrulmus vaziyettedir. Üzerlerine hayat suyu dökülür. Selin getirdigi milli topraktan habbelerin (filiz açip) bitmesigibi, suyun degdigi yerler yeniden bitecek. Rab Teala, sonra, kullar arasindaki hükmünü tamamlayacak. Derken cennetle cehennem arasinda bir kul kalacak. Bu, cennete girmede cehennemliklerin sonuncusudur. Yüzü cehenneme dogru ilerlerken: "Ey Rabbim! Yüzümü ates tarafindan çevir! Kokusu beni perisan etti, alevi de beni kavurdu" diye yalvaracak. Allah Teala'ya, kendisine dua etmesini diledigi kadar duada bulunacak. Sonra Allah Teala hazretleri: "Ben bu istedigini versem, bundan baskasini da ister misin?" diye soracak. Adam: "izzet ve celaline yemin olsun hayir! Bundan baskasini istemem!" diyecek ve istemeyecegi hususunda Allah'a ahd u misakta bulunacak. (Allah), bunun üzerine yüzünü atesten çevirecek. Adam yüzüyle cennete yönelince ve onun güzelligini görünce, Allah'in diledigi bir müddet susacak. Sonra (dayanamayip): "Ey Rabbim! Beni cennetin kapisia yaklastir!" diyecek. Allah Teala hazretleri: "Sen bana istemis oldugundan baska bir talepte bulunmayacagina dair ahd u misakta bulunmadin mi? Ey ademoglu yazik sana! Sen ne dönekmissin!" diyecek. Adam: "Ey Rabbim! Mahlukatin en bedbahti ben olmayayim!" diyecek. Rab Teala: "Sana bu istedigin verilse, acaba baska bir sey istemeyecek misin?" der. Adam: "Hayir! Izzetine ve celaline yemin olsun hayir! Baska bir sey istemeyecegim!" diyecek. Rabbi de onu mazur addedecek. Çünkü o, sabredilemeyecek bir seyler görmüstür. Adam, Rabbine, istedigi ahd u misakta bulunur. (Rabbi de) onu cennetin kapisin yaklastirir. Kapiya yaklasip onun güzelligini ve içindeki taravet ve süruru görünce, Allah'in diledigi kadar sesini keser. (Fakat daha fazla dayanamayip atilir): "Ey Rabbim! Beni cennete koy!" der. Rab Teala: "Ey ademoglu yazik sana! Sen ne dönekmissin! Sana verilenlerin disinda bir sey istemeyecegine dair bana ahd u misak vermedin mi?" diyecek. Adam: "Ey Rabbim! Beni mahlukatin en bedbahti yapma!" diyecek. Allah onun bu haline gülecek. Sonra ona cennete girmesi için izin verecek ve: "Dile (ne dilersen!)" diyecek. Adam dileyecek. Öyle ki, hiçbir arzusu kalmayacak. Allah yine de: "Sunlari sunlari da iste!" deyip, istemesi gereken seyleri zikredecek. Böylece istenecek seyler bilince Allah Teala hazretleri: "Bütün bunlar, bir misliyle sana verilmistir!" buyuracak." Ebu Said der ki: "Resulullah (sav)'in: "Bütün bunlar, on misliyle birlikte sana verilmistir!" dedigini isittim." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Rikak 52, Ezan 129, Tevhid 24; Müslim, Iman 299, (182); Tirmizi, Cennet 20, (2560) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü insanlar üç kere Allah'a arzedilirler: Ilk iki arzedilmede cidal ve özür beyani vardir. Ama üçüncü arzedilme esnasinda ellerde sahifeler uçusur, kimisi sag eliyle, kimisi de sol eliyle alir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 5, (2427) • Bir adam bana: "(Kiyamet günü Allah'in kisiye hususi) hitabi hakkinda ne isittin?" diye sordu. Su cevabi verdim: "Resulullah (sav)'in: "Mü'min Rabbine yaklastirilir. Öyle ki, (Allah onun) üzerine himayesini indirir ve günahlarini itiraf ettirir. Ona sorar: "Su su günahlarini biliyor musun?" Mü'min kul, iki kere: "Evet ey Rabbim, biliyorum!" der. Rab Teala da: "Dünyada iken bunlari örterek seni teshir etmemistim. Bugün de onlari senden affediyorum!" buyurur. Sonra ona hasenat defteri verilir. Amma, kafirlere ve münafiklara gelince, bunlarla ilgili olarak, bütün mahlukatin huzurunda: "Bunlar Allah namina yalan söylemisler (böylece büyük bir zulümde bulunmuslardir). Haberiniz olsun! Allah'in laneti zalimleredir" diye nida olunur" dedigini isittim." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Mezalim 2, Tefsir, Hud 4, Edeb 60, Tevhid 36; Müslim, Tevbe 52, (2768) • Bir adam gelerek: "Ey Allah'in Resulü! Benim kölelerim var, bana yalan söylüyorlar ve bana ihanet ediyorlar, bana isyan ediyorlar. Ben de onlara setmediyor ve dövüyorum. Onlar yüzünden (Allah yaninda) durumum ne olacak?" diye sordu. Resulullah (sav): "Kiyamet günü onlar, sana olan ihanetleri, isyanlari ve yalanlari sebebiyle muhasebe olacaktir. Senin onlara verdigin ceza ise, eger cezan onlarin günahlari nisbetinde ise, basabastir; ne lehine ne de aleyhine olur. Eger onlara verdigin ceza günahlarindan az ise bu senin için bir fazilet olur. Eger onlara verdigin ceza günahlarindan çok olursa, bu fazla kisim sebebiyle onlar lehine sana kisas yapilir" buyurdular. Bunun üzerine adam huzurdan çekildi, aglamaya ve dövünmeye basladi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam dedi ki: "Sen Allah'in kitabini okumuyor musun? (Bak ne diyor!) (Mealen): "Biz kiyamet gününe mahsus adalet terazileri koyacagiz. Artik hiçbir kimse hiçbir seyle haksizliga ugratilmayacaktir. (O sey) bir hardal tanesi kadar bile olsa, onu getiririz (mizana koyariz). Hesapçilar olarak da biz yeteriz" (Enbiya 47). Adam tekrar: "Allah'a yemin olsun, ey Allah'in Resulü! Ben hem kendim ve hem de onlar için, ayrilmalarindan daha hayirli bir sey göremiyorum. Seni sahid kiliyorum, hepsi hürdür, (azat ettim)" dedi. Ravi: Aise Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Enbiya, (3163) • Resulullah (sav) (bir gün) güldüler ve: "Neye güldügümü biliyor musunuz?" buyurdular. Biz: "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dedik. "Kulun Rabbine olan hitabindan!" buyurdular ve söyle devam ettiler: "Kul söyle der: "Ey Rabbim, sen beni zulümden korumadin mi?" Rab Teala: "Evet korudum" buyurur. Kul da: "Fakat ben bugün, kendime, kendimden baska bir kimsenin sahid olmasini asla istemiyorum" der. Rab Teala: "Bugün sana tek sahid olarak nefsin, çok sahid olarak da kiramen katibin kafidir" buyurur." Resulullah devamla dedi ki: "Agzina mühür vurulur ve diger organlarina: "Konus!" denilir. Onlar adamin amelini haber verirler. Sonra konusma hususunda serbest birakilir. Adam organlarina: "Yaziklar olsun size! Buradan defolun! Ben sizin için mücadele etmistim" der." Ravi: Enes Kaynak: Müslim, Zühd 17, (2969) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Aziz ve celil olan Allah [kiyamet günü], ümmetimden bir adami mahlukatin üstünden seçer ve onun için doksan dokuz büyük defter açar. Her defter, gözün alabildigi kadar büyüktür. Rab Teala adama sorar: "Bu defterde yazili olanlardan bir sey inkar ediyor musun? Muhafiz katiplerim (olmadik seyler yazarak sana) zulmetmisler mi?" Kul: "Ey Rabbim! Hayir! (Hepsi dogrudur!)" der. Rab Teala sorar: "(Bunlari yapmada beyan edecegin) bir özrün var mi?" Kul der: "Hayir! Ey Rabbim!" Aziz ve celil olan Allah: "Evet! Senin bizim yanimizda (makbul, büyük) bir de hasenen var. Bugün sana zulüm yapmayacagiz!" buyurur. Hemen bir etiket çikarilir. Uzerinde "Eshedü en la ilahe illallah ve eshedü enne Muhammeden resulallah (sehadet ederim ki Allah'tan baska ilah yoktur ve sehadet ederim ki Muhammed Allah'in elçisidir)" yazilidir. Sonra, Rabb Teala der: "Agirligini (yani amellerinin agirligini) hazirla!" Kul sorar: "Ey Rabbim! Bu defterlerin yanindaki bu etiket de ne?" Rabb Teala der: "Sana zulmedilmeyecek! Hemen defterler Mizan'in bir kefesine konur, etiket de diger kefesine. Tartilirlar. Sonunda defterler hafif kalir, etiket agir basar. Esasen Allah'in ismi yaninda hiçbir sey agir olamaz." Ravi: Ibnu Amr Ibni'l-As Kaynak: Tirmizi, Iman 17, (2641) • Ey Allah'in Resulü dendi, "biz cahiliye devrinde yaptiklarimizdan hesaba çekilecek miyiz?" Su cevabi verdiler: "Müslüman olduktan sonra iyi olana, cahiliye devrinde yaptiklarindan sorulmayacaktir. Kötü amel isleyene, hem Islam'daki ameli hem de önceki ameli sebebiyle hesap sorulacaktir." Ravi: Ebu Mes'ud el-Bedri Kaynak: Buhari, Istitabe 1; Müslim, Iman 189, (120) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimseyi (küfür veya günah gibi) bir seye çagiran hiç kimse yok ki kiyamet günü, o çagirdigi seyle birlikte tevkif edilmemis olsun. Mutlaka onunla ayrilmaz sekilde beraberdir. Bir adam bir adami (bir seye) davet etmis olsa dahi!" Sonra su ayeti okudu, (mealen): "Onlari hapsedin, çünkü onlar mes'uldürler" (Saffat 24). Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Saffat, (3226) •
Kevser Havzı'nın Mizan'ın Ve Sırat Köprüsü'nün Evs

Ey Allah'in Resulü dedim, "Kevser havzinin kaplari nedir?" Su cevabi lütfettiler: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun, onun kaplari açik ve karanlik bir gecede gökteki yildizlardan daha çoktur. Cennetin kaplarindan kim içerse artik...

• Ey Allah'in Resulü dedim, "Kevser havzinin kaplari nedir?" Su cevabi lütfettiler: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun, onun kaplari açik ve karanlik bir gecede gökteki yildizlardan daha çoktur. Cennetin kaplarindan kim içerse artik ömrünün sonuna kadar hiç susamaz. Havzin cennetten çikan iki olugu gürül gürül akar. Genisligi uzunluguna denktir. Bu da Amman'dan Eyle'ye olan mesafe kadardir. Suyu sütten daha beyaz, baldan daha tatlidir." Ravi: Ebu Zerr Kaynak: Müslim, Fezail 36,1 (2300); Tirmizi, Kiyamet 16, (2447) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her peygamberin bir havzi vardir. Ümmeti oraya su almaya gelir. Peygamberlerin her biri, hangisinin suya geleni çok diye övünürler. Su almaya gelen ümmeti en çok olan peygamberin ben olacagimi ümid ediyorum." Ravi: Semüre Ibnu Cündeb Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 15, (2445) • Resulullah (sav)'a "Kevser nedir?" diye sorulmustu. "Cennette bir nehirdir. Allah onu bana verdi. O, sütten daha beyaz, baldan daha tatlidir. Onda (nehirde) bir kus vardir, boynu deve boynuna benzer!" buyurdular. Hz. Ömer atilarak: "Öyleyse o müreffehtir!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da: "Onu yiyen, ondan da müreffehtir!" buyurdular. Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 15, (2445) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ben havza ilk geleniniz olacagim!" Ravi: Cündüb Kaynak: Buhari, Rikak 53; Müslim, Fezail 25, (2289) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ben havzin basina sizden önce gelecegim. Bana sizden bazi kimseler yükseltilip (gösterilecek). O kadar ki, egilsem onlari tutarim. Ama hemen geri çekilecekler. "Ey Rabbim! bunlar benim ashabim!" derim. Ama bana: "Senden sonra bunlarin ne bid'alar yaptiklarini sen bilmezsin!" denilir. Ben de: "Dini benden sonra degistirenler rahmetten uzak olsun, rahmetten uzak olsun!" derim." Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Buhari, Rikak 53, Fiten 1; Müslim, Fezail 32, (2297) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ümmetim havzin basinda yanima gelecek. Ben, tipki devesinden baskasinin devesini kovan bir kimse gibi, hauzimdan (bazi) insanlari kovarim!" Yanindakiler: "Ey Allah'in Resulü! Bizi taniyacak misiniz?" dediler. "Evet" buyurdu. "Sizin, baskasinda olmayan bir alametiniz olacak. Sizler yanima alin ve abdest uzuvlarinda, abdestin eseri olan bir nurla geleceksiniz. Ancak sizden bir grup benden engellenecek, onlar bana ulasamayacaklar. Ben: "Ey Rabbim onlar benim ashabim, onlar benim ashabim!" diyecegim. Ama bir melek bana cevap verip: "Senden sonra onlar ne bid'alar ortaya çikardilar biliyor musun?" diyecek." [Bir diger rivayette söyle buyrulmustur: "Havuzum Eyle ile Aden arasinaki mesafeden daha genistir. Onun rengi kardan daha beyaz, baldan daha tatlidir. Onun masrabalari yildizlardan daha çoktur."] Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Müslim, Taharet 37, (247) • Resulullah buyurdular ki: "Siz (ashabim), havzin basinda yanima gelenlerin yüz bin cüzünden sadece bir cüzünü teskil edeceksiniz!" Yezid'e: "O gün siz ne kadardiniz?" diye soruldu da: "Yedi yüz veya sekiz yüz kadardik!" diye cevap verdi. Ravi: Yezid Ibnu Erkam Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 26, (4746) • (Bir gün), "ey Allah'in Resulü! Kiyamet günü bana sefaat edin!" dedim. "Insaallah yapacagim!" buyurdular. Ben tekrar: "Sizi nerede arayip bulayim?" dedim. "Beni ilk aradigin zaman, sirat üzerinde ara!" buyurdular. "Size (orada) rastlayamazsam?" dedim. "Mizan'in yaninda beni ara!" buyurdular. "Orada da size rastlayamazsam?" dedim. "Öyeyse beni havzin yaninda ara! Zira ben üç meukinin disina çikmam!" buyurdular. Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 10, (2435) • Atesi hatirlayip agladim. Resulullah (sav): "Niye agliyorsun?" diye sordu. "Cehennemi hatirladim da onun için agladim! Siz, kiyamet günü, ailenizi hatirlayacak misiniz?" dedim. "Üç yerde kimse kimseyi hatirlamaz: Mizan yaninda; tartisi agir mi geldi hafif mi ögreninceye kadar, sahifelerin uçustugu zaman; kendi defterini nereye düsecek, ögreninceye kadar: Sagina mi soluna mi; yoksa arkasina mi? Siratin yaninda; cehennemin iki yakasi ortasina kurulunca; bunu geçinceye kadar." Ravi: Aise Kaynak: Ebu Davud, Sünen 28, (4755) •
Şefaat Hakkında

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her peygamberin müstecab (Allah'in kabul edecegi) bir duasi vardir. Her peygamber o duayi yapmada acele etti. Ben ise bu duami kiyamet gününde, ümmetime sefaat olarak kullanmak üzere sakladim (kullanmayi ahirete biraktim). Ona...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her peygamberin müstecab (Allah'in kabul edecegi) bir duasi vardir. Her peygamber o duayi yapmada acele etti. Ben ise bu duami kiyamet gününde, ümmetime sefaat olarak kullanmak üzere sakladim (kullanmayi ahirete biraktim). Ona insaallah, ümmetimin sirk kosmadan ölenleri nail olacaktir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Da'avat 1, Tevhid 31; Müslim, Iman 334, (198); Muvatta, Kur'an 26, (1, 212); Tirmizi, Daavat • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sefaatim, ümmetimden büyük günah sahipleri içindir." [Tirmizi, su ziyadeyi kaydeder: "Hz. Cabir (ra) dedi ki: "Kebair (büyük günah) ehli olmayanin sefaate ne ihtiyaci var!"] Ravi: Cabir Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 12, (2437); Ebu Davud, Sünnet 23, (4739); Ibnu Mace, Zühd 37, (4310) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet gününde, insanlar birbirlerine girecekler. Hz. Adem aleyhisselam'a gelip: "Evlatlarina sefaat et!" diye talepte bulunacaklar. O ise: "Benim sefaat yetkim yok. Siz Ibrahim aleyhisselam'a gidin! Çünkü o Halilullah'tir" diyecek. Insanlar Hz. Ibrahim'e gidecekler. Ancak o da: "Ben yetkili degilim! Ancak Hz. Isa'ya gidin. Çünkü o Ruhullah'tir ve O'nun kelamidir!" diyecek. Bunun üzerine O'na gidecekler. O da: "Ben buna yetkili degilim. Lakin Muhammed (sav)'e gidin!" diyecek. Böylece bana gelecekler. Ben onlara: "Ben sefaate yetkiliyim!" diyecegim. Gidip Rabbimin huzuruna çikmak için izin talep edecegim. Bana izin verilecek. Önünde durup, Allah'in ilham edecegi ve su anda muktedir olamayacagim hamdlerle Allah'a medh u senada bulunacak, sonra da Rabbime secdeye kapanacagim. Rabb Teala: "Ey Muhammed! Basini kaldir! Diledigini söyle, söyledigine kulak verilecek. Ne arzu ediyorsan iste, talebin yerine gelecektir! Sefaatte bulun, sefaatin kabul edilecektir!" buyuracak. Ben de: "Ey Rabbim! Ümmetimi, ümmetimi istiyorum!" diyecegim. Rab Teala: "(Çabuk onlarin yanina) git! Kimlerin kalbinde bugday veya arpa denesi kadar iman varsa onlari atesten çikar!" diyecek. Ben de gidip bunu yapacagim! Sonra Rabbime dönüp, önceki hamd u senalarla hamd ve senalarda bulunacagim, secdeye kapanacagim. Bana, öncekinin aynisi söylenecek. Ben de: "Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyecegim. Bana yine: "Var, kimlerin kalbinde hardal danesi kadar iman varsa onlari da atesten çikar!" denilecek. Ben derhal gidip bunu da yapacak ve Rabbimin yanina dönecegim. Önceki yaptigim gibi yapacagim. Bana, evvelki gibi: "Basini kaldir!" denilecek. Ben de kaldirip: "Ey Rabbim! Ümmetim! Ümmetim!" diyecegim. Bana yine: "Var, kalbinde hardal danesinden daha az miktarda imani olanlari da atesten çikar!" denilecek. Ben gidip bunu da yapacagim. Sonra dördüncü sefer Rabbime dönecek, o hamdlerle hamd u senada bulunacagim, sonra secdeye kapanacagim. Bana: "Ey Muhammedi Basini kaldir ve (diledigini) söyle, sana kulak verilecektir! Dile, talebin verilecektir! Sefaat et, sefaatin kabul edilecektir!" denilecek. Ben de: "Ey Rabbim! Bana Lailahe illallah diyenlere sefaat etmem için izin ver!" diyecegim. Rabb Teala: "Bu hususta yetkin yok! -veya: Bu hususta sana izin yok!- Lakin izzetim, celalim, kibriyam ve azametim hakki için lailahe illallah diyenleri de atesten çikaracagim!" buyuracak." Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Tevhid 36, 19, 37, Tefsir, Bakara 1, Rikak 51; Müslim, Iman 322, (193) • Biz bir davette Resulullah ile beraberdik. Ona sofrada hayvanin ön budu(ndan bir parça) ikram edildi. Bud hosuna giderdi. Ondan bir parça isirdi ve: "Ben kiyamet günü ademoglunun efendisiyim! Acaba bunun neden oldugunu biliyor musunuz? (Açiklayayim): "Allah o gün, öncekileri ve sonrakileri tek bir düzlükle toplar. Bakan onlara bakar, çagiran onlari isitir. Günes onlara yaklasir. Gam ve sikinti, insanlarin tahammül edemeyecekleri ve takat getiremeyecekleri dereceye ulasir. Öyle ki insanlar: "içinde bulundugumuz su hali görmüyor musunuz, sizlere sefaat edecek birini görmüyor musunuz?" demeye baslarlar. Birbirlerine: "Babaniz Adem var!" derler ve ona gelerek: "Ey Adem! Sen insanlarin babasisin. Allah seni kendi eliyle yaratti, kendi ruhundan sana üfledi. [Bütün isimleri sana ögretti]. Meleklerine senin önünde secde ettirdi. Seni cennete yerlestirdi. [Allah katinda itibarin, makamin var.] Rabbin nezdinde bizim için sefaatte bulunmaz misin? Bizim su halimizi, basimiza su geleni görmüyor musun?" derler. Adem aleyhisselam da: "Bugün Rabbim çok öfkelidir, daha önce bu kadar öfkelenmedi. Bundan sonra da böylesine öfkelenmeyecek. (Esasen sefaate benim yüzüm yok, çünkü, cennette iken, Allah) beni o agaca yaklasmaktan men etmisti. Ben, bu yasaga asi oldum. [Ben cennette iken isledigim günah sebebiyle cennetten çikarildim. Bugün günahlarim affedilirse bu bana yeter]. Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden baskasina gidin. Nuh aleyhisselam'a gidin!" diyecek. Insanlar Nuh aleyhisselam'a gelecekler: "Ey Nuh! sen yeryüzü ahalisine gönderilen resullerin ilkisin. Allah seni çok sükreden bir kul (abden seküra) diye isimlendirdi. Içinde bulundugumuz su hali görmüyor musun? Basimiza gelenleri görmüyor musun? Rabbin nezdinde bizim için sefaatte bulunmaz misin?" diyecekler. Nuh aleyhisselam da söyle diyecek: "Bugün Rabbim çok öfkelidir. Daha önce hiç bu kadar öfkelenmedi, bundan sonra da böylesine öfkelenmeyecek! Benim bir dua hakkim vardi. Ben onu kavmimin aleyhine (beddua olarak) yaptim. Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden baskasina gidin. Ibrahim aleyhisselam'a gidin!" diyecek. Insanlar Ibrahim aleyhisselam'a gelecekler: "Ey Ibrahim! Sen Allah'in peygamberi ve arz ahalisi içinde yegane Halilisin. Bize Rabbin nezdinde sefaat et! Içinde bulundugumuz su hali görmüyor musun?" diyecekler. Ibrahim aleyhisselam onlara: "Rabbim bugün çok öfkeli. Bundan önce bu kadar öfkelenmemisti, bundan sonra da bu kadar öfkelenmeyecek. (Sefaat etmeye kendimde yüz de bulamiyorum. Çünkü ben) üç kere yalan söyledim!" deyip, bu yalanlarini birer birer sayacak. Sonra sözlerine söyle devam edecek: "Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden baskasina gidin! Musa aleyhisselam'a gidin!" Insanlar, Hz. Musa aleyhisselam'a gelecekler ve: "Ey Musa! Sen Allah'in peygamberisin. Allah seni, risaletiyle ve hususi kelamiyla insanlardan üstün kildi. Bize Allah nezdinde sefaatte bulun! Içinde bulundugumuz hali görmüyor musun?" diyecekler. Hz. Musa da: "Bugün Rabbim çok öfkelidir. Daha önce böylesine öfkelenmedi, bundan sonra da böylesine öfkelenmeyecek. (Esasen Rabbim nezdinde sefaate yüzüm de yok. Çünkü) ben, öldürülmesi ile emrolunmadigim bir cana kiydim. [...Bugün ben magfirete mazhar olursam bu bana yeterlidir.] Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden baskasina gidin! Hz. Isa aleyhisselam'a gidin!" diyecek. Insanlar Hz. Isa'ya gelecekler ve: "Ey Isa, sen Allah'in peygamberisin ve Meryem'e attigi bir kelamisin ve kendinden bir ruhsun. Üstelik sen besikte iken insanlara konusmustun. Rabbin nezdinde bize sefaat et! Içinde bulundugumuz su hali görmüyor musun?" diyecekler! Hz. Isa aleyhisselam da: "Bugün Rabbim çok öfkeli. Daha önce bu kadar öfkelenmedi, bundan böyle de hiç bu kadar öfkelenmeyecek!" diyecek. -Hz. Isa sahsiyla ilgili bir günah zikretmeksizin- ( Bir baska rivayette): ["Beni, Allah'tan ayri bir ilah edindiler. Bugün bana magfiret edilirse bu bana yeter."] Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden baskasina gidin! Muhammed aleyhissalati vesselam'a gidin!" diyecek. Insanlar Muhammed (sav)'e gelecekler, bir diger rivayette: "Bana gelirler!" denmistir- ve: "Ey Muhammed! Sen Allah'in peygamberisin, bütün peygamberlerin sonuncususun. Allah senin geçmis, gelecek bütün günahlarini magfiret buyurdu. Bize Rabbin nezdinde sefaatte bulun. Su içinde bulundugumuz hali görmüyor musun?" diyecekler. Bunun üzerine ben Ars'in altina gidecegim. Rabbim için secdeye kapanacagim. Derken Allah, benden önce hiç kimseye açmadigi medh u senalari benim için açacak [Ben onlarla Rabbime medh u senalarda bulunacagim]. Sonra: "Ey Muhammed basini kaldir ve iste! (Istedigin) sana verilecek! Sefaat talep et! Sefaatin yerine getirilecek!" denilecek. Ben de basimi kaldiracagim ve: "Ey Rabbim ümmetim! Ey Rabbim ümmetim! Ey Rabbim ümmetim!" diyecegim. Bunun üzerine: "Ey Muhammed! Ümmetinden, üzerinde hesap olmayanlari cennet kapilarindan sagdaki kapidan içeri al! Esasen onlar diger kapilarda da insanlara ortaktirlar!" denilecek." Resulullah sonra söyle buyurdular: "Nefsim kudret elinde olan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun. Cennet kapisinin kanatlarindan iki kanadinin arasindaki mesafe Mekke ile Hacer arasindaki veya Mekke ile Busra arasindaki mesafe kadardir." Hz. Ibrahim aleyhisselam'in kissasiyla ilgili bir rivayette su ziyade var: [Hz. Ibrahim, (insanlar, sefaat etmesi için kendine geldikleri zaman, Allah'a sefaat talebinde bulunmasina mani olan üç günahi olarak yildizlar hakkinda sarfettigi "Iste bu Rabbim" (En'am 76) sözünü, atalarinin putlari hakkinda sarfettigi "Belki de bu (putlari kirma) isini onlarin en büyügü yapmistir" (Enbiya 63) sözünü ve bir de: "Ben gerçekten hastayim" (Saffat 89) sözünü zikretti."] Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Enbiya 3, 8, Tefsir, Beni Israil 5; Müslim, Iman 327, (194); Tirmizi, Kiyamet 11, (2436) • Haricilerin görüslerinden biri içime islemisti, haccetmek, sonra da (propaganda yapmak üzere) insanlarin karsisina çikmak arzusuya, kalabalik bir grup içerisinde yola çiktik. Medine'ye ugradik. Orada Cabir Ibnu Abdillah (ra), insanlara hadis rivayet ediyordu. Bir ara cehennemlikleri zikretti. Ben: "Ey Resulullah'in arkadasi! Sen ne konusuyorsun? Halbuki Allah Teala hazretleri: "(Ey Rabbim!) Atese kimi atarsan mutlaka onu rezil rüsvay edersin" (Al-i imran 192); "Atesten her çikmak isteyislerinde oraya geri çevrilirler" (Secde 20) buyurmaktadir" dedim. Hz. Cabir: "Sen Kur'an'i okuyor musun?" dedi. Ben de: "Evet!" dedim. "Öyleyse onun evvelini oku! Çünkü o, küffar hakkindadir!" dedi ve sonra ilave etti: "Sen, Allah'in Muhammed (sav)'i diriltecegi makam-i mahmudu isittin mi?" "Evet!" dedim. Dedi ki: "O, Muhammed (sav)'e mahsus mahmud makamdir. Allah Teala hazretleri o makamin hatirina, cehennemden çikaracaklarini çikarir!" (Hz. Cabir) sonra, sirat köprüsünün konulusunu ve üzerinden insanlarin geçisini tavsif etti. Biz: "Bu ihtiyarin, Aleyhissalatu vesselam hakkinda yalan söyleyecegini mi zannedersiniz?" dedik ve Haricilikten rücu ettik. Hayir! Vallahi bizden bir kisiden baska, Haricilikte kalan olmadi. Ravi: Yezid Ibnu Süheyb el-Fakir Kaynak: Müslim, Iman 320, (191) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü, cehennemliklerin, dünyada en müreffeh olani getirilerek atese bir kere batirilacak. Sonra: "Ey ademoglu, denilecek. (Cehennemde) hiç nimet gördün mü? Sana hiç hayir ugradi mi ?" "Hayir! Ey Rabbim, vallahi hayir!" diyecek. Sonra cennetliklerden dünyada en fakir olan getirilecek. O da cennete bir sokulup, çikarilacak ve kendisine: "Ey ademoglu (cennette) hiç fakirlik gördün mü, hiç sikinti çektin mi?" denilecek. Oda: "Hayir! Vallahi ya Rabbi! Basimdan hiç fakirlik geçmedi, hiçbir sikinti çekmedim" diyecek." Ravi: Enes Kaynak: Müslim, Münafikun 55, (2807) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri azabi en hafif olan cehennemlige: "Eger dünya her seyiyle senin olsaydi, su azabdan kurtulmaya bedel, fidye olarak verir miydin?" diye soracak. Adam: "Evet!" diyecek. Rabb Teala bunun üzerine: "Sen daha Hz. Adem'in sulbünde iken ben senden bundan daha hafifini istemis: "Bana hiçbir seyi ortak kilma da seni atese sokmayayim, cennete koyayim" demistim. Sen buna yanasmadin, sirke girdin" buyuracak." Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Rikak 51, 49, Enbiya 1; Müslim, Münafikun 51, (2805) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennetlikler cennette, cehennemlikler de cehennemde olduklari zaman ölüm getirilir. Cennetle cehennemin arasina konup orada kesilir. Sonra bir münadi nida eder: "Ey ehl-i cennet! Artik ebediyet var, ölüm yok! Ey ehl-i nar! Artik ebediyet var, ölüm yok! Cennetliklerin süruru bununla daha da artar. Cehennemliklerin de hüznü artar." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Rikak 50, 51; Müslim, Cennet 43, (2850) •
Cennet Ve Cehennem

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri ferman etti ki: "Ben Azimu's-San, salih kullarim için gözlerin görmedigi, kulaklarin isitmedigi ve insanin hayal ve hatirindan hiç geçmeyen nimetler hazirladim." Ebu Hureyre ilaveten dedi ki: "Dilerseniz...

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri ferman etti ki: "Ben Azimu's-San, salih kullarim için gözlerin görmedigi, kulaklarin isitmedigi ve insanin hayal ve hatirindan hiç geçmeyen nimetler hazirladim." Ebu Hureyre ilaveten dedi ki: "Dilerseniz su ayet-i kerimeyi okuyun, (Mealen): "Yaptiklarina karsilik Allah katinda onlar için göz aydinligi olacak ne mükafaatlarin saklandigini kimse bilemez" (Secde 17). Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Bed'ül-Halk 8, Tefsir Secde 1, Tevhid 35; Müslim, Cennet 2, (2824); Tirmizi, Tefsir, (3195) • Buhari, bir diger rivayetinde su ziyadeyi kaydeder: "Sehl Ibnu Sa'd anlatiyor -deyip, hadisin aynisini kaydettikten sonra- der ki: "Muhammed Ibnu Ka'b dedi ki: "Onlar Allah için ameli gizli tuttular. Allah da onlarin sevabini gizli tuttu. Kullar yanina gelince onlari nimete bogacak." Hadis, bu muhtevada olarak Buhari'de mevcut degildir. Hakim'in el- Müstedrek'inde mevcuttur (413-414) Ravi: Sehl Ibnu Sa'd Kaynak: • Ey Allah'in Resulü! dedim, "insanlar neden yaratildi?" "Sudan!" buyurdular. "Ya cennet?" dedim, "o neden insa edildi?" "Gümüs tugladan ve altin tugladan! Harci da kokulu misk. Cennetin çakillari inci ve yakuttan, topragi da za'ferandir. Ona giren nimete mazhar olur, eziyet görmez, ebediyet kazanir, ölümle karsilasmaz. Elbisesi eskimez, gençligi kaybolmaz." Aleyhissalatu vesselam sözlerine söyle devam buyurdular: "Üç kisi vardir dualari reddedilmez (mutlaka kabul edilir): Adil imam (devlet baskani), iftarini yaptigi zaman oruçlu, zulme ugrayanin duasi. Allah, (mazlumun) duasini bulutlarin fevkine çikarir ve onlara sema kapilari açilir ve Allah Teala hazretleri: "Izzetime yemin olsun! Vakti uzasa da, duani mutlaka kabul edecegim!" buyurur." Ravi: Sehl Ibnu Sa'd Kaynak: Tirmizi, Cennet 2, (2528) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Gümüsten iki cennet vardir. Kaplari ve içinde bulunan diger seyleri de gümüstendir. Altindan iki cennet vardir, kaplari ve içlerinde bulunan diger esyalari da hep altindandir. Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasinda Allah'in veçhindeki ridau'l-kibriyadan (büyüklük perdesinden) baska bir sey yoktur." Ravi: Ebu Musa Kaynak: Buhari, Tefsir, Rahman 1, 2, Bedu'l-Halk 8, Tevhid 24; Müslim, Iman 180, (296); Tirmizi, Cennet 3, ( • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette, mü'min için, içi bos tek bir inciden bir çadir vardir. -Bir rivayette- genisligi altmis mildir. Her kösesinde bir refikasi bulunur, hiçbiri digerini görmez, mü'min bunlarin herbirini dolasir." Ravi: Ebu Musa Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 8, Tefsir, Rahman 1, 2, Tevhid 24; Müslim, Cennet 23, (2838); Tirmizi, Cennet 3 • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette yüz derece vardir. Her iki derece arasinda yüz yil(lik yürüme mesafesi) vardir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Cennet 4, (2531) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette yüz derece vardir. Her bir derecenin diger derece ile arasi, sema ile arz arasi kadar genistir. Firdevs bunlarin en yukarida olanidir. Cennetin dört nehri buradan çikar. Bunun üstünde Ars vardir. Allah'tan cennet istediginiz vakit Firdevs'i isteyin." Ravi: Ubade Ibnu's-Samit Kaynak: Tirmizi, Cennet 4, (2533) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette yüz derece vardir. Bütün alemler bunlardan birinin içinde toplansalar, hepsini de kusatir, istiab eder." Ravi: Ebu Said Kaynak: Tirmizi, Cennet 4, (2534) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette bir agaç vardir ki, binekli bir kimse yüz yil gölgesinde yürüse onu katedemez. Istersiniz su ayeti okuyun: "Daimi gölgededirler, çaglayip duran su baslarindadirlar" (Vakia 30-31)." Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Vakia, (3289), Cennet 1, (2528) • Cennette hiçbir agaç yoktur ki gövdesi, altindan olmasin. Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Cennet 1, (2527) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette, yay kadar bir yer, günesin üzerine dogdugu veya battigi seyden (dünyadan) daha hayirlidir." [Tirmizi, Hz. Enes'ten su ziyadede bulunmustur: "Sizden birinizin yayi kadar veya kamçisi kadar cennetteki bir yer, dünya ve içindekilerden daha hayirlidir. Cennet ehlinden bir kadin, arz ehline görünecek olsa, dünya ve içindekileri aydinlatir, arzla sema arasini güzel koku ile doldururdu, onun basörtüsü dünya ve içindekilerden daha hayirlidir."] Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Bed'ül-Halk 8, Tefsir, Vaki'a 1; Müslim, Cennet 6, (2826); Tirmizi, Cennet 1, (2525) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette olan seyden bir tirnagin azalttigi miktar, semavat ve dünya arasinda dört ciheti de tezyin etmis olarak görünürdü. Eger cennet ehlinden bir adam dünya ehline zuhur etse ve bilezikleri görünse o(nun savki) günesin ziyasini bastirirdi, tipki günesin, yildizlarin ziyasini bastirmasi gibi." Ravi: Sa'd Ibnu Ebi Vakkas Kaynak: Tirmizi, Cennet 7, (2541) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sidretü'l-Münteha'ya çikarildim. Orada dört nehir gördüm: Iki nehir zahirdi, iki nehir de batin. Zahir olan iki nehir Nil ve Firat nehirleriydi. Batin olanlarda cennetin iki nehri idi." Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Esribe 12; Müslim, Iman 264, (164) • Bir adam Resulullah (sav)'a: "Cennette at var mi?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da: "Allah Teala hazretleri seni cennete koydugu takdirde, kizil yakuttan bir at üzerinde orada dolasmak isteyecek olsan, o seni istedigin her yere uçuracaktir" buyurdular. Bunun üzerine diger biri de: "Cennette deve var mi?" diye sordu. Ama buna Aleyhissalatu vesselam öncekine söyledigi gibi söylemedi. Söyle buyurdular: "Eger Allah seni cennete koyarsa, orada caninin her çektigi, gözünün her hoslandigi sey bulunacaktir." Ravi: Büreyde Kaynak: Tirmizi, Cennet 11, (2546) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette siyah gözlülerin (hurilerin) toplanma yerleri vardir. Orada, benzerini mahlukatin hiç isitmedigi güzel bir sesle sarki okurlar ve söyle söylerler: "Bizler ebedileriz, hiç ölmeyiz! Bizler nimetlere mazhariz, fakr bilmeyiz! Rabbimizdan raziyiz, mükedder olmayiz! Kendisinin oldugumuz beylerimize ne mutlu!" Ravi: Ali Kaynak: Tirmizi, Cennet 24, (2567) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin bir çarsisi vardir. Her cuma oraya gelirler. Derken kuzey rüzgari eser, elbiselerini ve yüzlerini oksar. Bunun tesiriyle hüsün ve cemalleri artar. Böylece ailelerine, daha da güzellesmis olarak dönerler. Hanimlari: "Vallahi, bizden ayrildiktan sonra sizin cemal ve güzelliginiz artmis!" derler. Erkekler de: "Sizler de, Allah'a kasem olsun, bizden sonra çok daha güzellesmissiniz!" derler." Ravi: Enes Kaynak: Müslim, Cennet 13, (2833) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennette bir çarsi vardir. Ancak orada ne alis, ne de satis vardir. Sadece erkek ve kadin suretleri vardir. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o surete girer." Ravi: Ali Kaynak: Tirmizi, Cennet 15, (2553) • Resulullah (sav): "Yaktiginiz ates var ya, bu cehennem atesinin yetmis cüzünden bir cüzdür!" buyurmusta. (Yanindakiler): "Zaten bu ates, vallahi (asileri cezalandirmaya ahirette) yeterliydi" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Cehennem atesi öbürüne altmis dokuz kat üstün kilindi. Her bir kat'in harareti, bunun mislindedir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 10; Müslim, Cennet 29, (2843); Muvatta, Cehennem 1, (2, 994); Tirmizi, Cehennem • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennem atesi bin yil yakildi. Öyle ki kipkirmizi oldu. Sonra bin yil daha yakildi, öyle ki beyazlasti. Sonra bin yil daha yakildi. Simdi o siyah ve karanliktir." [Metin Tirmizi'ye aittir.] Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Cehennem 8, (2594); Muvatta, Cehennem 2, (2, 994) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennemi kusatan surun dört (ayri) duvari vardir. Her duvarin kalinligi kirk yillik yürüme mesafesi kadardir." Ravi: Ebu Saidi'l-Hudri Kaynak: Tirmizi, Cehenmem 4, (2587) • Utbe Ibnu Gazvan (ra), Basra'da minberde (hutbe esnasinda) dedi ki: "Resulullah (sav) bize söyle buyurmuslardi: "Cehennemin kiyisindan büyük bir tas birakildi. Bu tas yetmis yil asagi dogru düstü de henüz dibe ulasmadi." (Utbe Ibnu Gazvan, devamla) der ki: "Hz. Ömer (ra): "Atesi çok zikredip hatirlayin. Zira onun harareti pek siddetlidir; derinligi çok fazladir, çengelleri demirdendir" buyurdu." Ravi: Hasan Basri Kaynak: Tirmizi, Cehennem 2, (2578) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Veyl, cehennemde bir vadidir. Kafir orada, kirk yil batar da dibine ulasamaz." Ravi: Ebu Said el-Hudri Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Enbiya, (3164) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Eger zakkumdan, dünyaya tek damla damlatilacak olsa, bu dünya ehlinin yiyeceklerini ifsad ederdi. Öyleyse, yiyecek ve içecegi zakkumdan cehennemligin hali ne olur (anlayin)!" Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Tirmizi, Cehennem 4, (2588) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennem, Rabbine sikayet ederek: "Ey Rabbim! Bir parçam diger bir parçami yemektedir" dedi. Bunun üzerine, Allah Teala hazretleri ona, iki nefes almaya izin verdi; Bir nefes kista, bir nefes de yazda. (Yazdaki nefesi) sizin rastladiginiz en siddetli sicaktir. (Kistaki nefesi de) sizin rastladiginiz en siddetli (soguk olan) zemherirdir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Bed'u'l-halk 10; Müslim, Mescaid 185, (617); Tirmizi, Cehennem 9 (2595) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü, atesten bir parça, boyun seklinde uzanir. Bunun, gören iki gözü, isiten iki kulagi, konusan iki dili vardir. Der ki: "Ben üç takim (insani cezalandirmak) için vazifelendirildim: Allah'la birlikte bir baska ilaha dua eden kimse, bile bile zulmeden cebbar, tasvirciler." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Cehennem 1, (2577) • Resulullah (sav) buyurdular ki: Kiyamet günü cehennem, yetmis bin yulari oldugu halde getirilir. Her yularinda, onu çeken yetmis bin melek vardir." Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Müslim, Cennet 29, (2842); Tirmizi, Cehennem 1, (2576) • Ibnu Abbas (ra) bana: "Cehennemin genisligi ne kadardir, biliyor musun?" diye sordu. Ben: "Hayir!" deyince: "Dogru, Allah'a yemin olsun, bilemezsin!" dedi ve ilave etti: "Bana Hz. Aise (ra) dedi ki: Resulullah (sav)'a: "Kiyamet günü arz toptan O'nun bir kabzasidir (tam tasarrufundadir). Gökler de O'nun sag eliyle dürülmüslerdir" (Zümer 67) ayetinden sormus ve: "Bu sirada insanlar nerede olurlar [ey Allah'in Resulü]" demistim. Aleyhissalatu vesselam: "Cehennem köprüsünde!" cevabini verdi." Ravi: Mücahid Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Zümer, (3242) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri cenneti yarattigi zaman Cibril aleyhisselam'a: "Git ona bir bak!" buyurdular. O da gidip cennete bakti ve: "[Ey Rabbim!] Senin izzetine yemin olsun, onu isitip de ona girmeyen kalmayacak, herkes ona girecek!" dedi. (Allah Teala hazretleri) cennetin etrafini mekruhlarla çevirdi. Sonra: "Hele git ona bir daha bak!" buyurdu. Cebrail gidip ona bir daha bakti. Sonra da: "Korkarim, ona hiç kimse girmeyecek!" dedi. Cehennemi yaratinca, Cebrail'e: "Git, bir de, suna bak!" buyurdu. O da gidip ona bakti ve: "Izzetine yemin olsun, isitenlerden kimse ona girmeyecektir!" dedi. Allah Teala hazretleri de onun etrafini sehvetlerle kusatti. Sonra da: "Git ona bir kere daha bak!" dedi. O da gidip ona bakti. Döndügü zaman: "Izzetine yemin olsun, tek bir kisi kalmayip herkesin ona gireceginden korkuyorum!" dedi." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 25, (4744); Tirmizi, Cennet 21, (2563); Nesai, Eyman 3, (7, 3) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennetin etrafi mekarihle (nefsin hoslanmadigi seylerle) sarilmistir. Cehennemin etrafi da sehevi (nefsin arzuladigi, cazip) seylerle sarilmistir." [Sahiheyn'de, Ebu Hureyre'den bu rivayet aynen gelmistir.] Ravi: Enes Kaynak: • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennem, içerisine asiler atildikça: "Daha var mi?" demekten geri durmaz. Bu hal, Rabbu'l-Izze'nin cehennemin üzerine ayagini koyup, iki yakasini dürüp birlestirmesine kadar devam eder. Iste o zaman cehennem: "Yeter, yeter. Izzet ve keremine yemin olsun yeter!" der. Cennette fazlalik devam eder. Allah, ona mahsus yeni bir halk yaratir ve bunlari cennetin fazla kismina yerlestirir." Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Tefsir, Kaf 1, Eyman 12, Tevhid 7; Müslim, Cennet 37, (2848); Tirmizi, Tefsir, Kaf (3268) •
Cennetlikler Ve Cehennemlikler

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehli, gurfelerde kalanlari seyrederler, tipki gökteki yildizlari seyretmeniz gibi." Ravi: Sehl Ibnu Sa'd Kaynak: Buhari, Rikak 51; Müslim, Cennet 10, (2830)

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehli, gurfelerde kalanlari seyrederler, tipki gökteki yildizlari seyretmeniz gibi." Ravi: Sehl Ibnu Sa'd Kaynak: Buhari, Rikak 51; Müslim, Cennet 10, (2830) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehli gurfelerde kalanlari (ehl-i guraf) görürler. Tipki, ufukta dogudan batiya giden inci gibi parlak yildizlari gördügünüz gibi. Aralarindaki fazilet farki, (gurfe ehlini) böyle yukarida gösterir." Bunun üzerine Ashab: "Ey Allah'in Resulü! Bu söylediginiz, peygamberlerin makami olmali, baskalari oraya ulasamamali!" dedi. Ancak Aleyhissalatu vesselam: "Hayir! Ruhumu kudret dinde, tutan Zat'a yemin olsun! Gurfelerde kalanlar (peygamberler degiller), Allah'a inanip peygamberleri tasdik eden kimselerdir" buyurdular. Ravi: Ebu Said Kaynak: Buhari, Bed'u'l-Halk 8; Müslim, Cennet 11, (2831) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete ilk girecek zümre, dolunay gecesindeki ay suretindedir. Onu takip eden zümre, parlaklik yönüyle gökteki en büyük yildiz gibidir. Cennetlikler bevletmezler, büyük abdest de bozmazlar, tükürmezler, sümkürmezler de. Taraklari altindandir, terleri misktir. Buhurdanlari öd agacindan, zevceleri kara gözlü hurilerden olacak. Onlar atalari Adem'in yaratilisi üzere, altmis zira' boyunda tek bir adam suretinde olacaklar." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 8, Enbiya 1; Müslim, Cennet 15, (2834); Tirmizi, Cennet 7, (2540) • Resulullah (sav): "Cennet ehli cennette yerler ve içerler. Ancak tükürmezler, küçük ve büyük abdest bozmazlar, sümkürmezler de!" buyurmustu. Ashab: "Peki yedikleri ne olur?" diye sordular. Aleyhissalatu vesselam: "Gegirmek ve misk sizintisi gibi ter! Onlara tipki nefes ilham olundugu gibi tesbih ve tahmid ilham olunur." Ravi: Cabir Kaynak: Müslim, Cennet 18, (3835); Ebu Davud, Sünnet 23, (4741) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yasi ne olursa olsun, otuz yasinda bir kimse olarak cennete girer ve artik bu yas ebediyen degismez. Cehennemlikler için de durum böyledir." Ravi: Ebu Said el-Hudri Kaynak: Tirmizi, Cennet 23, (2565) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin vücudu kilsiz, yüzü sakalsiz, gözleri sürmelidir, gençlikleri zail olmaz, elbiseleri eskimez." [Tirmizi'nin, bir rivayetinde su ziyade var: "Cennetliklerin baslarinda taçlar vardir. Taçtaki tek bir inci, mesrik ile magrib arasini aydinlatir."] Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Cennet 8, (2542) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin çocugu olmaz, (orada dogum yoktur)." Ravi: Ebu Rezin el-Ukayli Kaynak: Tirmizi, Cennet 23, (2566) • Resulullah (sav): "Mü'mine cennette su su kadar (kadinla) cima gücü verilir!" buyurmuslardi. Kendisine: "Ey Allah'in Resulü! Buna takat getirebilir mi?" diye soruldu. "Yüz (kisinin) gücü verilir! (Böyle olunca takat getirir!)" buyurdular. Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Cennet 6, (2539) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü arz, tek bir çörek olacak. Cebbar (olan Allah Teala hazretleri), onu, cennetliklere azik olarak elinde çevirecektir, tipki sizin sefer sirasinda çöreginizi çevirdiginiz gibi!" Bu sirada bir Yahudi gelerek: "Ey Ebu'l-Kasim! Rahman (olan) Allah seni mübarek kilsin! Kiyamet günü cennet ehlinin (istah açici) ikrami ne olacak haber vereyim mi?" dedi. Efendimiz: "Söyle bakalim!" buyurdular. Adam, tipki Aleyhissalatu vesselam'in söyledigi gibi: "Arz, tek bir çörek olur!" dedi. Resulullah (sav) bize baktilar. Sonra azi disleri görününceye kadar tebessüm buyurdular ve: "Peki cennet ehlinin katiklarini sana haber vereyim mi?" dediler. Adam: "Buyurun!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Balam ve nun!" buyurdular. Adam: "Bu nedir?" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Öküz ve baliktir. Bunlarin cigerlerinin kenarindan yetmis bin kisi yer" buyurdular. Ravi: el-Hudri Kaynak: Buhari, Rikak 44; Müslim, Münfikun 30, (2792) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinden derecesi en düsük olanin seksen bin hizmetçisi, yetmis iki zevcesi vardir. Onun için inciden, zebercedden ve yakuttan bir çadir kurulur. Bu çadir, Cabiye'den San'a'ya kadar uzanan bir büyüklüktedir." Ravi: el-Hudri Kaynak: Tirmizi, Cennet 23, (2565) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ehlinin mertebece en düsük olani o kimsedir ki: "Bahçelerine, zevcelerine, nimetlerine, hizmetçilerine, koltuklarina bakar. Bunlar bin yillik yürüme mesafesini doldururlar. Cennetliklerin Allah nezdinde en kiymetli olanlari ise, Vech-i Ilahiye sabah ve aksam nazar ederler." Resulullah (sav) sonra su ayeti okudu. (Mealen): "Yüzler vardir, o gün ter ü tazedir, Rablerini görecektir" (Kiyamet 22-23). Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Tirmizi, Cennet 17, (2556), Tefsir, Kiyamet (3327) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hz. Musa aleyhisselam Rabbine sordu: "Derece itibariyle cennet ehlinin en düsügü nasildir? "Rab Teala buyurdu: "O, cennet ehli cennete dahil edildikten sonra gelecek olan bir adamdir ki kendisine: "Cennete gir!" denilir. Adam; "Ey Rabbim nasil gireyim. Herkes yerlerine yerlesti, mekanlarini tuttu!" der. Ona söyle denilir: "Sana dünya meliklerinden birinin mülkü kadar mülk verilmesine razi misin?" "Rabbim, raziyim!" der. Rab Teala: "Sana bu verilmistir. Onun misli, onun misli, onun misli, onun misli de." Adam besincide: "Ey Rabbim razi oldum (yeter)!" der. Rab Teala: "Bu sana verildi, on misli daha verildi. Ayrica gönlün her ne isterse, gözün neden zevk alirsa, sana hep verilmistir!" buyurur. Adam: "Rabbim razi oldum (yeter)" der. (Hz. Musa sormaya devam eder): Ta derecesi en üstün olan (nasildir)?" "Iste irade ettiklerim bunlardi. Onlarin keramet fidanlarini kendi elimde diktim ve üzerlerine mühür vurdum. Onlara hazirladigimi, ne bir göz görmüs ne bir kulak isitmistir, hiçbir beser kalbine de hutur etmemistir." Ravi: Mugire Ibnu Su'be Kaynak: Müslim, Iman 312, (189); Tirmizi, Tefsir, Secde, (3196) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri cennet ehline: "Ey cennet ahalisi!" diye seslenir. Onlar: "Ey Rabbimiz buyur! Emrine amadeyiz! Hayir senin elindedir!" derler. Rab Teala: "Razi oldunuz mu?" diye sorar. Onlar: "Ey Rabbimiz! Razi olmamak ne haddimize! Sen bize mahlukatindan bir baskasina vermedigin nimetler verdin!" Rab Teala: "Ben sizlere bundan daha fazlasini vereyim mi?" der. Onlar: "Bu verdiklerinden daha üstün ne olabilir?" derler. Rab Teala: "Size rizami helal kildim. Artik, size ebediyyen gadab etmeyecegim!" buyururlar." Ravi: Ebu Said el-Hudri Kaynak: Buhari, Rikak 51, Tevhid 38; Müslim, Cennet 9, (2829); Tirmizi, Cennet 18, (2558) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bana cennete giren ilk üç kisi arzedildi. Bunlardan biri sehid, biri iffetli olan (ve azla yetinerek) iffetini koruyan, biri de Allah'a ibadetini güzel yapan ve efendilerine hayirhah olan bir köle idi." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Fezailu'l-Cihad l3, (1642) • Resulullah (sav): "Size cennet ehlini haber vereyim mi?" buyurdular. Ashab: "Evet ey Allah'in Resulü!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Herbir biçare addedilen zayif kimsedir. Bu kimse, bir hususta Allah'a yemin etse, Allah onun diledigini yerine getirerek tebrie eder ve hanis kilmaz" buyurdu ve tekrar sordu: "Size cehennem ehlini haber vereyim mi?" Bunlar kaba, cimri ve kibirli kimselerdir." Ravi: Harise Ibnu Vehb Kaynak: Buhari, Tefsir, Nun 1, Edeb 61, Eyman 9; Müslim, Cennet 46, (2853); Tirmizi, Cehennem 13, (2608) • Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer." Ravi: Harise Ibnu Vehb Kaynak: Ebu Davud, Edeb 8, (4801) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennemliklerin azab cihetiyle en hafif olani, ayaginda atesten bir nalin ve nalin bagi olan kimsedir ki, ayagindakiler sebebiyle, tipki tencerenin kaynamasi gibi, basinda dimagi kaynar. Öyle tahammülfersa bir azab duyar ki, azabca insanlarin en hafifi oldugu halde, kendinden siddetli azab çeken olmadigini zanneder." Ravi: Nu'man Ibnu Besir Kaynak: Buhari, Rikak 8; Müslim, Iman 363 (213); Tirmizi, Cehennem 12, (2607) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "(Cehennemlikler derece derecedir.) Bir kismi vardir, ates onlari topuguna kadar yakalar, bir kismi vardir, dizlerine kadar yakalar, bir kismi vardir kemere kadar yakalar, bir kismi vardir köprücük kemigine kadar yakalar." Ravi: Semüre Ibnu Cündeb Kaynak: Müslim, Cennet 33, (2845) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehennem ehline açlik musallat edilir. Bu, içinde bulunduklari azaba esit dereceye ulasir. Açliga karsi yardim talep ederler. Onlara besleyici olmayan ve açligi gidermeyen dari' (denen dikenli bir ot) verilir. Tekrar yiyecek isterler, bu sefer de bogazda tikanip kalan bir yiyecekle imdat edilir. (Bu da bogazlarinda takilir kalir, ne ileri geçer, en de geri gelir). Derken dünyada iken, bu durumda, bir içecekle takilan lokmalari kaydirdiklarini hatirlarlar ve bir içecek talep ederler. Kendilerine demir kancalar bulunan kaplarda kaynar sular verilir. Bu kaplar, yüzlerine yaklastirilinca, yüzlerini daglayip atar. Su karinlarina girince içlerini param parça eder. Bu sefer de: "Cehennemin bekçilerini çagirin, ola ki azabimizi biraz hafifletir!" derler. Onlari çagirirlar. Onlar gelince: "Size peygamberleriniz bu halleri açiklayan haberleri getirmemis miydi?" derler. Onlar: "Evet getirmisti (ama dinlemedik)" derler. Bunun üzerine, bekçiler: "Siz isteyin durun! Kafirlerin istekleri (burada) bosadir!" derler" (Gafir 50). Cehennemlikler bekçilerden ümidi kesince: "(Cehenneme müvekkel melek) Malik'i çagirin!" derler. (Malik gelince): "Ey Malik (söyle de) Rabbin bizim hakkimizda ölüme hükmetsin!" derler. Malik de onlara: "Hayir! (Siz burada canli olarak ebedi) kalicilarsiniz!" diye cevap verecek" (Zuhruf 77). (Hadisin ravilerinden) A'mes rahimehullah der ki: "Bana bildirildi ki, cehennemliklerin Malik'e yalvarmalari ile Malik'in onlara verdigi cevap arasinda bin yillik zaman geçecektir. Cehennemlikler, bu sefer aralarinda: "Rabbinize dua edin sizin için O'ndan daha hayirli kimse yok!" diyecekler ve elbirlik söyle yakaracaklar: "Ey Rabbimiz, bedbahtligimiz bize galebe çalmisti, biz gerçekten sapitmis kimselerdik. Ey Rabbimiz bizi bundan çikar. Eger (yine) küfre dönersek artik hiç süphesiz ki zalimlerden oluruz" (Mü'minun 106-107). Rab Teala, onlara: "Cehennemin içine yikilip gidin! Bana bir sey söylemeyin!" diyecek" (Mü'minun 108). Resulullah devamla dedi ki: "Bu cevap üzerine, cehennem ehli her çesit hayirdan ümidlerini keserler; hiçkirmaya, nedamet etmeye, dövünüp yirtinmaya baslarlar." Ravi: Ebu'd-Derda Kaynak: Tirmizi, Cehennem 5, (2589) • Resulullah (sav) buyurdular ki: Cehennemliklerin tepelerine kaynar su dökülür. Bu su, vücudlarinin içine nüfuz eder, öyle ki karinlarina kadar ulasir; içlerinde ne var ne yok, söker atar ve ayaklarini delip, geçer. Bu hadise "Bununla karinlarinin içinde ne varsa hepsi ve derileri eritilecektir" (Hacc 20) ayetinde zikri geçen) eritme (es-Sahru) hadisesidir. Sonra (eriyen cesedleri) eski haline iade edilir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Cehennem 4, (2586) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kafirin cehennemdeki bir azi disi Uhud dagi kadardir. Derisinin kalinligi da üç gecelik yol mesafesidir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Müslim, Cennet 44, (2851); Tirmizi, Cehennem 3, (2580, 2581, 2582) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kafir, bir iki fersah uzunlugundaki dilini kiyamet günü yerde sürür, (Mevkifte) insanlar onun üzerine basarlar." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Tirmizi, Cehennem 3, (2583) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü ilk çagirilacak olan, Hz. Adem'dir. Hak Teala hazretleri: "Buyur ey Rabbim, emrindeyim!" der. Rabb Teala: "Zürriyetinden cehenneme gidecekleri ayir!" emreder. Adem: "Ey Rabbim ne miktarini ayirayim?" diye sorar. Rabb Teala: "Her yüzden doksan dokuzunu!" ferman buyurur." (Ashab bu esnada atilip): "Ey Allah'in Resulü! Bizden geriye ne kaldi?" derler. Aleyhissalatu vesselam: "Benim ümmetim, diger ümmetler yaninda siyah öküzün basindaki beyaz tüy gibi (az)dir!" buyurdular. Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Rikak 45 • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hz. Ibrahim aleyhisselam, kiyamet günü, babasi Azer'i [yüzü] üzerinde bir siyahlik ve toz toprak oldugu halde görür. Babasina: "Ben sana dünyada iken, "Bana asi olma!" demedim mi?" der. Babasi ona: "Iste bugün ben artik sana asi olmayacagim!" der. Bunun üzerine Ibrahim aleyhisselam: "Ey Rabbim! Sen yeniden diriltme gününde beni rüsvay etmeyecegini vaadetmistin. Rahmetten uzak babamin halinden daha rüsvay edici baska ne var?" diye yakarir. Allah Teala hazretleri: "Ben cenneti kafirlere haram kildim!" cevabinda bulunur. Sonra söyle nida edilir: "Ey Ibrahim, ayaklarinin altinda ne var, biliyor musun?" Ibrahim yere bakar ve kana bulanmis bir sirtlan görür. Derhal ayaklarindan tutulup atese atilir. (Iste bu, Ibrahim'in babasidir, o çirkin surete sokulmustur)." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Enbiya 8, Tefsir, Suara 1 • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennet ve cehennem, aralarinda (ihtilaf ederek Allah nezdinde ) dava açtilar. Cehennem: "Ben, mütekebbirler (dünyada büyüklük taslayanlar) ve mütecebbirler (zorbalik yapanlar) için tercih edildim!" diye dövündü. Cennet ise: "[Ey Rabbim!] Bana niçin sadece zayiflar ve (insanlar nazarinda) düsük olanlar, (hakir görülenler) girer?" dedi. Allah Teala hazretleri önce cennete hitap etti: "Sen benim rahmetimsin. Kullarimdan dilediklerime rahmetini seninle ulastiracagim!" Sonra da cehenneme hitap etti: "Sen de benim azabimsin. Kullarimdan diledigim! seninle azablandiracagim!" (Her ikisine yönelerek): "Ikiniz(in de vazifesi var! Ikiniz de) dolacaksiniz!" buyurdu. Ancak cehennem, bir türlü dolmak bilmedi. Allah Teala da ayagini üzerine basti. Derken cehennem: "Yeter! yeter!" diye inledi. Bu suretle dolmus olan cehennemin agzi birbirine kavustu. Allah mahlukatindan hiçbir ferde asla zulmetmez. Cennete gelince, Allah yeni mahlukat yaratarak onu dolduracaktir." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Buhari, Tefsir, Kaf 1, Tevhid 25; Müslim, Cennet 35, (2846); Tirmizi, Cennet 22, (2564) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hakkiyla cehennemlik olan cehennemlikler var ya, onlar cehennemde ne ölürler ne de yasarlar. Lakin günahlari -yahut hatalari denmistir- sebebiyle atese duçar olan bir kisim kimseler vardir ki, ates onlari tamamen öldürür. Yanip kömür olduktan sonra, kendilerine sefaat edilme izni verilir. Böylece grup grup getirilirler ve cennet nehirlerine dagitilirlar. Sonra: "Ey cennet ehli! Bunlarin üzerlerine su dökün" denilir. Bunlar, sel yataginda biten bir ot gibi yeniden biterler." Ravi: Ebu Said Kaynak: Müslim, Iman 306, (185) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mü'minler cehennemden kurtarilip, cennetle cehennem arasindaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sirada, aralarinda dünyada geçmis olan haksizliklar kisas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandiktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun, onlardan herbiri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir." Ravi: Ebu Said Kaynak: Buhari, Mezalim 1, Rikak 48 • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Muhammed (sav)'in sefaati ile, bir kisim insanlar cehennemden çikacak, cennete girecektir. Bunlara cehennemlikler denecektir." Ravi: Imran Ibnu Husayn Kaynak: Buhari, Rikak 513; Ebu Davud, Sünnet 23, (4740); Tirmizi, Cehennem 10, (2603) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cehenneme giren iki kisinin oradaki bagirtilari siddetlenecek. Allah Teala hazretleri: "Çikarin bunlari!" buyuracak. Onlara: "Niçin bagiriyorsunuz?" diye soracak. Onlar: "Bize merhamet edesin diye böyle yaptik!" diyecekler. Rab Teala: "Benim size rahmetim, gidip kendinizi atese atmaniz seklindedir!" buyuracak. Onlar gidecekler. Biri kendisini atese atacak. Allah da atesi ona soguk ve selametli kilacak. Digeri kalkar fakat kendini atese atamaz. Allah Teala hazretleri: "Arkadasinin attigi gibi, seni de kendini atmaktan alikoyan nedir?" diye sorar. Adam: "Ey Rabbim, beni ondan çikardiktan sonra oraya bir kere daha göndermeyecegini ümid ediyorum!" der. Allah Teala hazretleri: "Haydi ümidini verdim!" der. Ikisi de Allah'in rahmetiyle cennete sokulurlar." Ravi: Ebu Hureyre Kaynak: Tirmizi, Cehennem 10, (2602) • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan aglar. Ates de arada sirada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve: "Senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teala hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç kimseye vermedigi seyi verdi!" der. Derken ona bir agaç gösterilir. "Ya Rabbi!" der, "beni su agaca yaklastir da altinda gölgeleneyim, suyundan içeyim." Allah Teala hazretleri: "Ey ademoglu! Diledigini versem benden baska bir sey istemezsin degil mi?" der. Adam: "Ey Rabbim, ondan baska bir sey istemeyecegim!" der ve baska bir sey istemeyecegine dair söz verir. Rabbi de onun özrünü kabul eder. Çünkü o, sabredemeyecegi seyi görmüstür. Onu agaca yaklastirir. Adamcagiz, onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra adama, evvelkinden daha güzel bir agaç daha gösterilir. Dayanamayip: "Ey Rabbim! Beni suna yaklastir, gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, artik senden baska bir sey istemeyecegim!" der. Allah Teala: "Ey ademoglu! Bana öncekinden baskasini istememeye söz vermemis miydin? Ben seni yaklastiracak olsam baska seyler isteyeceksin!" der. Adam, baska sey istemeyecegi hususunda söz verir. Rabbi de onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyecegi seyi görmüstür. Adami ona yaklastirir. Adam onun gölgesinde gölgelenir, suyundan içer. Sonra ona cennetin kapisinin yaninda bir agaç yükseltilir. Bu agaç diger ikisinden daha güzeldir. Adam yine: "Ey Rabbim! Beni suna yaklastir da gölgesinde gölgeleneyim, suyundan içeyim, senden baska bir sey istemiyorum!" der. Rab Teala: "Ey ademoglu! Sen, ondan baska bir sey istemeyecegine dair bana söz vermemis miydin?" der. Adam: "Evet, Rabbim! Senden, baska bir sey istemeyecegim!" der. Rabbi onu mazur görür. Çünkü o, sabredemeyecegi bir sey görmüstür. Onu bu agaca yaklastirir. Adam ona yaklastirilinca cennet ehlinin seslerini isitir. (Dayanamayip): "Ey Rabbim! Beni cennete sok!" der. Rab Teala: "Ey ademoglu! Beni senden kurtaracak sey nedir! Dünya kadarini ve beraberinde mislini versem razi olur musun!" der. Adam: "Ey Rabbim! Benimle istihza mi ediyorsun? Sen ki Alemlerin Rabbisin!"der." Ibnu Mes'ud bu noktada güldü ve: "Niye güldügümü sormuyor musunuz?" dedi. "Niye güldün söyle!" dediler. "Resulullah (asa) da böyle gülmüstü. "Niye güldünüz?" diye soruldu da: "Rabbülalemin'in, adamin "Sen ki Alemlerin Rabbisin, benimle istihza mi ediyorsun?" demesine gülmesine gülüyorum!" dedi. Allah Teala hazretleri: "Ben seninle istihza etmiyorum. Lakin ben, Azimüssan diledigimi yapmaya kadirim!" buyurdular." Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Müslim, Iman 310, (187) •
Rü'yetullah - Allah'ın Görülmesi

Resulullah (sav) bir dolunay gecesi, aya bakti ve: "Siz su ayi gördügünüz gibi, Rabbinizi de böyle perdesiz göreceksiniz ve O'nu görmede bir sikisikliga düsmeyeceksiniz (herkes rahatça görecek). Artik, günesin dogma ve batmasindan önce hiç bir namaz hususunda...

• Resulullah (sav) bir dolunay gecesi, aya bakti ve: "Siz su ayi gördügünüz gibi, Rabbinizi de böyle perdesiz göreceksiniz ve O'nu görmede bir sikisikliga düsmeyeceksiniz (herkes rahatça görecek). Artik, günesin dogma ve batmasindan önce hiç bir namaz hususunda size galebe çalinmamasina gücünüz yeterse bunu yapin (namazlari vaktinde kilin, vaktini geçirmeyin)." Cerir der ki: "Resulullah, sonra su ayeti okudu: "Rabbini günesin dogmasindan ve batmasindan önce hamd ile tesbih et!"(Ta-ha 130). Ravi: Cerir Ibnu Abdillah Kaynak: Buhari, Mevakitu's-Salat 6, 26, Tefsir, Kaf 1, Tevhid 24; Müslim, Mesacid 211, (633); Ebu Davud, Sün • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cennetlikler cennete girince Allah Teala hazretleri: "Bir sey daha istiyorsaniz söyleyin, onu da ilaveten vereyim!" buyurur. Cennetlikler: "Sen bizim yüzlerimizi ak etmedin mi? Sen bizi cennete koymadin mi? Sen bizi cehennemden kurtarmadin mi (daha ne isteyecegiz?)" derler. Derken perde açilir. Onlara, yüce Rablerine bakmaktan daha sevimli bir sey verilmemistir." Süheyb der ki: "Resulullah bu sözlerinden sonra su ayeti tilavet buyurdular. (Mealen): "Iyi is, güzel amel yapanlara, daha güzel iyilik bir de ziyade vardir" (Yunus 26). Ravi: Süheyb Kaynak: Müslim, Iman 297, (181); Tirmizi, Cennet 16, (2555) • Resulullah (sav)'a: "Sen Rab Teala'ni hiç gördün mü?" diye sordum. "Nurdur, ben O'nu nasil görürüm" buyurdular. Ravi: Ebu Zerr Kaynak: Müslim, Iman 291, (178); Tirmizi, Tefsir, Necm, (3278) • Hz. Aise (ra)'ye dedim ki: "Ey annecigim! Muhammed (sav) Rabbini gördü mü?" Bu soru üzerine: "Söyledigin sözden tüylerim ürperdi. Senin üç hatali sözden haberin yok mu? Kim onlari sana söylerse yalan söylemis olur. Söyle ki: Kim sana: "Muhammed Rabbini gördü" derse yalan söylemis olur. (Hz. Aise bu noktada, sözüne delil olarak) su ayeti okudu. (Mealen): "Onu gözler idrak edemez, O ise gözleri idrak eder" (En'am 103). Devamla dedi ki: "Kim sana derse ki Muhammed yarin olacak seyi bilir, yalan söylemistir. Zira ayet-i kerimede (mealen): "Hiçbir nefis yarin ne kesbedecegini bilemez" (Lokman 34) buyrulmustur. Kim sana Muhammed'in vahiyden bir sey gizledigini söylerse o da yalan söylemistir. Çünkü ayet-i kerimede (mealen): "Ey Peygamber! Sana Rabbinden her indirileni teblig et. Sayet bunu yapmazsan Allah'in risaletini teblig etmis olmazsin" (Maide 67) buyrulmustur. Lakin Resulullah (sav) Cibril'i (suret-i asliyesinde) iki sefer görmüstür." Ravi: Mesruk Kaynak: Buhari, Tefsir, Maide 7, Bed'ü'l-Halk 6, Tefsir, Necm 1, Tevhid 4; Müslim, Iman, 287, (177); Tirmizi •
اكتشف المزيد

صفحات روحية يومية أخرى