الأرشيف

أرشيف الأحاديث

أرشيف أحاديث مرقّم مبني على قاعدة بيانات الأحاديث الحالية.

Fussilet Suresi

Kabe'nin yaninda ikisi Sakifli, biri de Kureysli veya ikisi Kureysli biri Sakifli üç kisi biraraya geldi. Bunlar göbek yaglari fazla, anlayislari kit kimselerdi. Birisi: "Ne konustugumuzu Allah isitiyor mudur, ne dersiniz?" diye bir laf atti. Bir digeri:...

• Kabe'nin yaninda ikisi Sakifli, biri de Kureysli veya ikisi Kureysli biri Sakifli üç kisi biraraya geldi. Bunlar göbek yaglari fazla, anlayislari kit kimselerdi. Birisi: "Ne konustugumuzu Allah isitiyor mudur, ne dersiniz?" diye bir laf atti. Bir digeri: "Sesli konusursak isitir, gizli konusursak isitmez olmali" dedi. Üçüncü de: "Sesli konusmamizi isitiyorsa, gizli konusmamizi da isitiyordur." dedi. Bunun üzerine su ayet nazil oldu: "Siz, ne kulaklariniz, ne gözleriniz, ne de derileriniz kendi aleyhinize sahicilik eder diye (düsünüp) sakinmadiniz. Bilakis Allah yapmakta oduklarinizin birçogunu bilmez sandiniz. Rabbinize karsi beslediginiz su zanniniz (yok mu?) Iste sizi o helak etti. Bu yüzden hüsrana düsenlerden oldunuz" (Fussilet, 22-23). Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Buhari, Ha-mim Secde (Fussilet) 1, 2, Tevhid 41; Müslim, Sifatu'l-Münafikun 5; Tirmizi, Tefsir, Ha-m • Resulullah (sav): "Rabbimiz Allah'tir deyip de sonra dogru yolda gidenler var ya! Onlarin üzerlerine "Korkmayin tasalanmayin, vaadolundugunuz cennetle sevinin!" diye diye melekler inecektir.." (Fussilet, 30) mealindeki ayeti okudu ve söyle buyurdu: "Insanlar, bunu hep söylediler. Ancak, sonradan ekserisi küfre düstü, kim bu söz üzere ölürse, o kimse istikameti dogru olanlardandir." Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Ha-Mim, Secde (Fussilet) (3247) • Ne (her) iyilik, ne de (her) kötülük bir olmaz. Sen (kötülügü) en güzel yol ne ise onunla önle. O zaman görürsün ki, seninle arasinda düsmanlik bulunan kimse bile, sanki yakin dost(un olmus)tur. Bu (en güzel haslete), sabredenlerden baskasi kavusturulmaz. Buna büyük bir hisseye malik olandan gayrisi eristirilmez (Fussilet, 34-35) ayetiyle ilgili olarak su açiklamayi yapti: "(Ayette kastedilen en iyi yol) öfke anindaki sabir, kötülüge maruz kalindigi andaki aftir. Insanlar bunlari yaptiklari takdirde, Allah onlari korur, düsmanlari da kendilerine egilir. Sanki samimi dost olur." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Tefsir, Ha-mim, es-Secde (Fussilet) 1 •
Şura (Ha-Mim-Ayn-Sin-Kaf) Suresi

Anlattigina göre, kendisine: "Ey Muhammed de ki: "Ben sizden (teblig hizmetine) mukabil yakinlara sevgiden baska bir ücret istemem" (Ha-mim-Ayn-Sin-Kaf (Sura, 23) ayetinde geçen "yakinlar" hususunda soruldu. Said Ibnu Cübeyr atilarak: "Al-i Muhammed'in...

• Anlattigina göre, kendisine: "Ey Muhammed de ki: "Ben sizden (teblig hizmetine) mukabil yakinlara sevgiden baska bir ücret istemem" (Ha-mim-Ayn-Sin-Kaf (Sura, 23) ayetinde geçen "yakinlar" hususunda soruldu. Said Ibnu Cübeyr atilarak: "Al-i Muhammed'in yakinlari" diye cevap verdi, Ibnu Abbas (ra): "Acele ettin, Kureys'in her koluna mutlaka Resulullah (sav)'in bir akrabaligi var, ondan maksad "Sizin, aramizdaki akrabaligin hakkini vermenizi dilerim" demesidir" der. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Tefsir, Ha-Mim-Ayn-Sin-Kaf (Sura) 1; Tirmizi, Tefsir, Sura, (3248) •
Zuhruf Suresi

Eger (bütün) insanlar (küfre imrenecek) bir tek ümmet haline gelmeyecek olsalardi o çok esirgeyen (Allah)'a küfreden kimselerin evlerinin tavanlarini, üstünden çikacaklari merdivenleri, odalarinin kapilarini, üzerine yaslanacaklari tahtlari hep gümüsten...

• Eger (bütün) insanlar (küfre imrenecek) bir tek ümmet haline gelmeyecek olsalardi o çok esirgeyen (Allah)'a küfreden kimselerin evlerinin tavanlarini, üstünden çikacaklari merdivenleri, odalarinin kapilarini, üzerine yaslanacaklari tahtlari hep gümüsten yapardik! (Zuhruf, 33-34) ayeti hakkinda su açiklamayi yapti: Yani: "insanlarin tamamini küffar kilmayacak olsam, küffarin evlerine gümüsten tavan, gümüsten merdiven, gümüsten tahtlar yapardim." (Hadis muallaktir) Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Tefsir, Zuhruf 1 •
Duhan Suresi

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim geceleyin Duhan suresini okursa, yetmis bin melek kendisine istigfar ettigi halde sabaha erer." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 8, (2890)

• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim geceleyin Duhan suresini okursa, yetmis bin melek kendisine istigfar ettigi halde sabaha erer." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 8, (2890) • Bir diger rivayetinde söyle denir: "Ha-mim ed-Duhan suresini cum'a gecesinde kim okursa magfirete mazhar olur." Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 8, (2891) • Ibnu Mes'ud (ra)'un yaninda oturuyorduk, o da aramizda yatmis vaziyette idi. Kendisine bir adam geldi ve: Ey Ebu Abdirrahman! Bir kissaci (Kinde kapilari yaninda), Duhan mucizesi gelerek kafirlerin nefislerini alip götürecegini, mü'minlerin ondan nezle seklinde (çok hafif müteessir olarak) geçistirecegini anlatiyor" dedi. Bunun üzerine Ibnu Mes'ud (ra) kizarak oturdu ve sunlari söyledi: "Ey insanlar Allah'tan korkun. Içinizden bir seyler bilenler bildiklerini söylesin. Bilmeyenler de, "Allahu a'lem (Allah bilir)" desin. Zira birinizin bilmedigi bir sey için "Allah bilir" demesi en büyük ilimdir. Zira Allahu Teala Resul-i Ekrem (sav) için söyle buyurmustur: "Ben bu hizmetim için sizden bir ücret istemiyorum, kendiliginden bir sey teklif edenlerden de degilim, de!" (Sad, 86). Süphesiz, Hz. Peygamber (sav) insanlarda bir gerileme gördügü zaman: "Rabbim, Hz. Yusuf un yedi (senesi) gibi yedi (kitlik) senesi ver" diye bedduada bulunmustu. Bu beddua üzerine Mekkeli müsrikleri öyle bir kitlik yakalamisti ki her seyi silip süpürmüs, açliktan iaselerin derilerini bile yemek zorunda kalmislardi. Onlardan biri semaya bakinca, duman gibi birseyler görür olmustu. Bu durum karsisinda, (Mekkelilerin lideri olan Ebu Süfyan) Hz. Peygamber (sav)'e müracaat ederek: "Ey Muhammed, sen Allah'a taat ve yakinlarina yardim emrederek geldin. Kavmin helak oldu. Onlar için Allah'a dua et!" dedi. Bunun üzerine Cenab-i Hakk su ayeti indirdi: "Gögün, insanlari bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çikaracagi günü bekle. Bu can yakan bir azabtir. Insanlar: "Rabbimiz bu azabi bizden kaldir, dogrusu artik biz inananlariz" derler. Nerede onlarda ögüt almak? Kendilerine gerçegi açiklayan bir peygamber gelmisti ve ondan yüz çevirmisler "belletilmis bir deli" demislerdir Biz sizden azabi az süre için kaldiracagiz, siz yine de eski inkarciliginiza döneceksiniz" (Duhan, 10-15). Abdullah Ibnu Mes'ud söyle dedi: "Haklarinda: "Onlari çarptikça çarpacagimiz gün intikamimizi mutlaka aliriz" (Duhan 16) buyurulanlardan hiç ahiret azabi kaldirilir mi?" Ayette geçen batsa (çarptikça çarpma), Bedir Savasi'dir. Ravi: Mesruk Kaynak: Buhari, Tefsir, Ha-mim ed-Duhan (Duhan) 1, Istiska 2, 13, Tefsir, Yusuf 4, Rum, Sad; Müslim, Sifatu' • Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir mü'min için mutlaka (semadan) iki kapi vardir: Birinden ameli yükselir, digerinden de rizki iner. Bu mü'min ölünce, her iki kapi da aglarlar. Su ayet bu duruma isaret eder: "Ne gök ne yer onlarin üzerine aglamadi..." (Duhan 29). Ravi: Enes Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Duhan, (3252) • Dogrusu günahkarlarin yiyecegi zakkum agacidir. Karinlarinda, suyun kaynamasi gibi kaynayan erimis maden gibidir (Duhan, 43-46) ayetinde geçen mühl (erimis maden) tabiri hakkinda su açiklamayi yapti: "Resulullah (sav) buyurdu ki: "Bu (mühl) sivi yagin dibine çöken tortu gibidir, adamin yüzüne yaklastirilinca, yüzünün derisi derhal içine düser." Ravi: Ebu Sa'id Kaynak: Tirmizi, Sifatu Cehennem 4, (2584-2587), Tefsir, Sail (Mearic) 3319) •
Ahkaf Suresi

Hz.Muaviye (ra) Mervan'i Hicaz'a vali tayin etmisti. Bu valiligi sirasinda hutbe okudu ve hutbede Yezid Ibnu Muaviye'nin ismini zikretmeye basladi. Maksadi, babasi (Hz. Muaviye)den sonra ona biat etmekti. Abdurrahman Ibnu Ebi Bekr, ona birseyler söyledi. (Bu...

• Hz.Muaviye (ra) Mervan'i Hicaz'a vali tayin etmisti. Bu valiligi sirasinda hutbe okudu ve hutbede Yezid Ibnu Muaviye'nin ismini zikretmeye basladi. Maksadi, babasi (Hz. Muaviye)den sonra ona biat etmekti. Abdurrahman Ibnu Ebi Bekr, ona birseyler söyledi. (Bu söze kizan) Mervan: "Yakalayin sunu!" emretti, (Abdurrahman hemen kaçip) Hz. Aise (radiyallahu anha)'nin odasina girdi. Böylece onu yakalayamadilar. Bunun üzerine Mervan sunu söyledi: "Bu var ya, hakkinda su ayet inen kimsedir: (Mealen): "Ana ve babasina: "Öf size, benden evvel nice nice nesiller gelip geçtigi halde beni (tekrar diriltilip kabrimden) çikarilacagimla mi tehdid ediyorsunuz? diyen (adam yok mu) anasi, babasi Allah'a yalvarirlar. (Ona): "Yazik sana. Iman et. Allah'in va'di hiç süphesiz haktir" (derler). O ise: "Bu (dediginiz) evvelkilerin masallarindan baskasi degildir" der." (Ahkaf, 17). Hz. Aise (ra) perde gerisinden Mervan'a su cevabi verdi: "Cenab-i Hakk, Kur'an-i Kerim'de bizimle ilgili olarak, (münafiklarin iftirasindan) beraetimi haber veren Nur süresindeki ayetlerden baska hiçbir sey inzal buyurmamistir." Ravi: Yusuf Ibnu Mahik Kaynak: Buhari, Tefsir, Ahkaf 1 • Ibni Mes'ud (ra)'a dedim ki: "Sizden kimse, cin gecesinde Hz. Peygamber (sav)'a refakat etti mi?" "Hayir, dedi, bizden kimse ona refakat etmedi. Ancak bir gece O'nunla (sav) beraberdik. Bir ara onu kaybettik. Kendisini vadilerde ve dag yollarinda aradik. Bulamayinca: "Yoksa uçurulmus veya kaçirilmis olmasin?" dedik. Böylece, geçirilmesi mümkün en kötü bir gece geçirdik. Sabah olunca, bir de baktik ki Hira tarafindan geliyor. "Ey Allah'in Resulü, biz seni kaybettik, çok aradik ve bulamadik. Bu sebeple geçirilmesi mümkün en fena bir gece geçirdik" dedik. "Bana cinlerin davetçisi geldi. Beraber gittik. Onlara Kur'an-i Kerim'i okudum" buyurdular. Sonra bizi götürerek cinlerin izlerini, ateslerinin kalintilarini bize gösterdi. Cinler kendisine yiyeceklerini sormuslar. O da: "Elinize geçen, üzerine Allah'in ismi zikredilmis her kemik, olabildigi kadar bol etli olarak sizindir. Her deve ve at mayisi da hayvanlarinizin yemidir" buyurmuslar. Sonra Resulullah (sav) bize su tenbihte bulundu: "Sakin bu iki seyle (kemik ve kuru hayvan mayisi) abdest bozduktan sonra istinca etmeyin, çünkü onlar (cinni olan) din kardeslerinizin yiyecekleridir." Ravi: Alkame Kaynak: Müslim, Salat 150 (450); Tirmizi, Tefsir, Ahkaf, (3254); Ebu Davud, Taharet 42, (85) •
Fetih Suresi

Ey muhammed! Dogrusu biz sana apaçik bir zafer saglamisizdir. Allah böylece senin geçmis ve gelecek günahlarini bagislar, sana olan nimetini tamamlar, seni dogru yola eristirir (Feth, 1-2) ayetleri Hudeybiye dönüsü Hz. Peygamber (sav)'e nazil oldu. Ayette...

• Ey muhammed! Dogrusu biz sana apaçik bir zafer saglamisizdir. Allah böylece senin geçmis ve gelecek günahlarini bagislar, sana olan nimetini tamamlar, seni dogru yola eristirir (Feth, 1-2) ayetleri Hudeybiye dönüsü Hz. Peygamber (sav)'e nazil oldu. Ayette geçen "apaçik zafer (Feth-i Mübin)" Hudeybiye zaferidir. Ayet inince: "Ey Allah'in Resulü, ne mutlu, kutlu olsun, saadetli olsun, Allah Teala hazretleri senin için ne yapacagini sana açikladi. Acaba bize ne yapacak?" dediler, bunun üzerine su ayet indi: "Iman eden erkek ve kadinlari, içinde ebedi kalacaklari, içlerinde irmaklar akan cennetlere koyar, onlarin kötülüklerini örter, Allah katinda büyük kurtulus iste budur" (Feth, 5). Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Megazi 35, Tefsir, Feth 1; Müslim, Cihad 97 (1786); Tirmizi, Tefsir, Feth (3259) • Sabah namazi sirasinda Ten'im dagindan seksen kisi Resulullah (sav)'in üzerine geldiler. Niyetleri onu öldürmekti. Yakalandilar. Hz. Peygamber (sav) onlari serbest birakti. Bunun üzerine su ayet indi. (mealen): "Sizi onlara üstün kildiktan sonra, Mekke bölgesinde, onlarin ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan geri tutan, savasi önleyen O'dur..." (Feth, 24). Ravi: Enes Kaynak: Müslim, Cihad 133 (1808); Tirmizi, Tefsir, Fetih (3260); Ebu Davud, Cihad 130, (2677) • Allah, peygamberine ve inananlara huzur indirdi. Onlarin takva sözünü tutmalarini sagladi (Feth, 26) ayetinde geçen "takva sözü"nden, Lailahe Illallah'in kastedildigini Hz. Peygamber (sav)'den isittigini söylemistir. Ravi: Übey Ibnu Ka'b Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Feth, (3261) •
Hucurat Suresi

Beni Temim kabilesinden binekli bir grup Hz. Peygamber (sav)'in yanina geldiler. Hz. Ebu Bekir: "Ka'ka' Ibnu Ma'bed (ra)'i bunlara emir tayin etmesini, Hz. Ömer (ra) de Akra Ibnu'l-Habis'i emir tayin etmesini Hz. Peygamber (sav)'e söylediler. Hz. Ebu Bekir,...

• Beni Temim kabilesinden binekli bir grup Hz. Peygamber (sav)'in yanina geldiler. Hz. Ebu Bekir: "Ka'ka' Ibnu Ma'bed (ra)'i bunlara emir tayin etmesini, Hz. Ömer (ra) de Akra Ibnu'l-Habis'i emir tayin etmesini Hz. Peygamber (sav)'e söylediler. Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer'e çikisti ve: "Sen bana muhalefet etmek istiyorsun!" dedi. Hz. Ömer (ra): "Asla sana muhalefet etmeyi düsünmedim!" dedi. Aralarinda ithamlasma oldu ve sesleri yükseldi. Bunun üzerine su ayet nazil oldu. (Mealen): "Ey iman edenler, Allah'in ve Resulünün huzurunda (sözde ve iste) öne geçmeyin, Allah'tan korkun. Çünkü Allah hakkiyla isiten, (her seyi) bilendir.. Ey iman edenler, seslerinizi Peygamberin sesinden yüksek çikarmayin. Ona, sözle birbirinize bagirdiginiz gibi bagirmayin ki siz farkina varmadan amelleriniz bosa gidiverir." (Hucurat, 1-2). Ravi: Abdullah Ibnu'z-Zübeyr Kaynak: Buhari, Tefsir, Hucurat 1, 2, Megazi 67, I'tisam 5; Tirmizi, Tefsir Hucurat (3262); Nesai, Kaza' 6, • Hücrelerin arkasindan sana ünleyenler, herhalde ekserisi akli ermiyenlerdir... (Hucurat, 4) mealindeki ayetle ilgili olarak su açiklamayi yapti: "Bir adam kalkip: "Ya Resulallah, benim övmem bir yüceltme yermem de alçaltmadir" dedi, Resulullah (sav): "Böyle yapmak Allah'a aittir" cevabini verdi." Ravi: Bera Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Hucurat, (3264); Ebu Davud, Edeb 71/4926) • Ebu Said el-Hudri (ra): "Bilin ki, içinizde Allah'in Peygamberi bulunmaktadir. Eger O, birçok islerde size uymus olsaydi süphesiz kötü duruma düserdiniz. Ama Allah size imani sevdirmis, onu gönüllerinize güzel göstermis; küfrü, fiski ve isyani da size igrenç göstermistir..." (Hucurat, 7-8) mealindeki ayeti okudu ve söyle söyledi: "Iste bu kendisine vahyolunan peygamberinizdir (sav). Peygamberin uymasi melhuz olan kimseler de -ki ayette "size uymus olsaydi" diye zikredilenler- sizlerin en hayirli imamlariniz olan Ashab'dir. Dünkü durum öyle olunca bugün haliniz nedir?" Ravi: Ebu Nadra Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Hucura, (3265) • Bir ayet, biz Beni Selime hakkinda nazil oldu. Söyle ki: "Hz. Peygamber (sav) bize geldigi vakit herkesin mutlaka iki veya üç adi vardi. Resulullah (sav) bu adlarindan biriyle: "Ey falan!" diye bir kimseyi çagirinca kendisine: "Ey Allah'in Resulü! O, bu isimle çagirilinca, kizar" diye ikaz ediyorlardi. Iste bu durum üzerine su ayet indi: "Ey iman edenler, bir kavm diger bir kavm ile alay etmesin. Olur ki (alay edilenler Allah indinde) kendilerinden (yani alay edenlerden) daha hayirlidir. Kadinlar da kadinlari (eglenceye almasin). Olur ki onlar (eglenceye alinanlar) kendilerinden daha hayirlidir. Kendi kendinizi ayiplamayin. Birbirinizi kötü lakaplarla çagirmayin, imandan sonra fasiklik ne kötü addir. Kim (Allah'in yasak ettigi seylerden) tevbe etmezse, onlar zalimlerin ta kendileridir" (Hucurat, 11). Ravi: Ebu Cebire Ibnu'd-Dahhak Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Hucurat (3264); Ebu Davud, Edeb 71, (4926) • Ey insanlar! Dogrusu biz, sizleri bir erkekle bir kadindan yarattik. Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki, birbirinizi kolayca taniyasiniz.. (Hucurat, 13) ayetinde geçen suub'u "büyük kabileler", kabil'i de kabilenin alt bölümü olan boylar olarak açiklamistir. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: •
Kaf Suresi

Gecenin bir cüz'ünde ve secdelerin arkalarinda da onu tesbih et mealindeki ayette geçen "secdelerin arkalarinda" tabiriyle ilgili olarak: "Cenab-i Hakk, tesbihi, bütün namazlarin ardindan yapmayi emretmektedir" demistir. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari,...

• Gecenin bir cüz'ünde ve secdelerin arkalarinda da onu tesbih et mealindeki ayette geçen "secdelerin arkalarinda" tabiriyle ilgili olarak: "Cenab-i Hakk, tesbihi, bütün namazlarin ardindan yapmayi emretmektedir" demistir. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Tefsir, Kaf 2 •
Zariyat Suresi

Onlar gecenin (ancak) az bir kisminda uyurlardi (Zariyat, 17) mealindeki ayet hakkinda su açiklamayi yapti: "Onlar aksamla yatsi arasinda namaz kilarlardir." Bir rivayette su ziyade var: "Böylece yanlari yataklarindan uzaklasir" (Secde, 16). Ravi: Enes Kaynak:...

• Onlar gecenin (ancak) az bir kisminda uyurlardi (Zariyat, 17) mealindeki ayet hakkinda su açiklamayi yapti: "Onlar aksamla yatsi arasinda namaz kilarlardir." Bir rivayette su ziyade var: "Böylece yanlari yataklarindan uzaklasir" (Secde, 16). Ravi: Enes Kaynak: Ebu Davud,Salat 312, (1322) •
Tur Suresi

Hz. Peygamber (sav)'den naklettigine göre, Resulullah Beytu'l-Ma'mur'a her gün yetmis bin melaikenin girdigini görmüstür. Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Bed'ül-Halk 6

• Hz. Peygamber (sav)'den naklettigine göre, Resulullah Beytu'l-Ma'mur'a her gün yetmis bin melaikenin girdigini görmüstür. Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Buhari, Bed'ül-Halk 6 • Hz. Peygamber (sav): "Gecenin bir kisminda ve yildizlarin batisindan sonra dahi tesbih et" (Tur, 49) ayetinde geçen "yildizlarin batisindan sonra" kilinacak namazin (idbare's-sücud), sabahin farzindan önce kilinan iki rekat; (Kaf suresinde geçen) idbare's-sücud ile de aksamin farzindan sonra kilinan iki rek'at oldugunu söylemistir. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Tür, (3271) •
Necm Suresi

Necm suresinde geçen, "Iki yay kadar, yahud daha yakin oldu"; keza, "Onun gördügünü kalb yalan çikarmadi", keza, "Andolsun ki, O, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kismini görmüstür" (Necm, 9, 11, 18) ayetlerinde Hz. Peygamber (sav)'in Cibril (a.s.)'i alti...

• Necm suresinde geçen, "Iki yay kadar, yahud daha yakin oldu"; keza, "Onun gördügünü kalb yalan çikarmadi", keza, "Andolsun ki, O, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kismini görmüstür" (Necm, 9, 11, 18) ayetlerinde Hz. Peygamber (sav)'in Cibril (a.s.)'i alti yüz kanadiyla gördügüne isaret bulundugunu söylemistir. Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Buhari, Tefsir, Necm 1, Bed'ü'l-Halk 6; Müslim, Iman 280-282 (174); Tirmizi, Tefsir, Necm (3279) • Müslim merhum bir rivayetinde: "Resulullah (sav), Cebrail'i asli suretinde gördü" demistir. Ravi: Kaynak: • Ibnu Abbas: "Muhammed Rabbini gördü" der. Ikrime (kendisine): "Allah, Kur'an-i Kerim'de (mealen): "Gözler onu idrak edemez" (En'am, 103) demiyor mu?" diye sorunca: "Amma da yaptin, bu görme isi, Cenab-i Hakk kendi nuru ile tecelli ettigi zaman bunu göremez demektir. Resulullah (sav) ise Rabbini iki sefer görmüstür" açiklamasini yapar. Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Müslim, Iman 284, (176); Tirmizi, Tefsir, Necm (3275, 3276, 3277) • Ibnu Abbas (ra), Arafat'ta Ka'b'la karsilasti. Ka'b'a birseyle sordu. Bunun üzerine Ka'b öyle bir tekbir getirdi ki, daglarda yankilar yapti, Ibnu Abbas (ra) dedi ki; "Biz Beni Hasim'deniz!" Ka'b da: "Allah rü'yeti ile kelamini Muhammed ile Musa (a.s.) arasinda taksim etti. Musa'ya Allah iki kere konustu. Muhammed (sav) de Mirac'da Allah'i iki kere gördü." Mesruk der ki: "Hz. Aise (ra)'nin yanina girdim ve "Muhammed Rabbini gördü mü?" diye sordum. Bana: "Öyle bir sey söyledin ki, (korkudan) tüylerim kabardi (diken diken oldu)" dedi. "Agir olun, (hemen reddetmeyin) deyip su mealdeki ayeti okudum: "Andolsun ki O, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kismini görmüstür" (Necm, 18). Buna su cevabi verdi: "Bu ayet seni nereye götürmüs? (Ayeti anlamakta hata etmissin, Ayette Resulullah (sav)'in gördügü belirtilen sey) Cibril (a.s.)'dir. Sana kim: "Muhammed Rabbini görmüstür" derse veya "Emredildigi tebligattan bir sey gizlemistir" derse veya "Allah'in gayb ilan ettigi su bes seyi bildigini söylerse: "Kiyametin ilmi süphesiz ki Allah'in nezdindedir. Yagmuru O indirir. Rahimlerde olani O bilir. Hiçbir kimse yarin ne kazanacagini bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde ölecegini bilmez..." (Lokman, 34) bil ki en büyük iftira ve yalanda bulunmustur. Resulullah (sav)'in, ayette bahsedilen rü'yeti Cebrail'le ilgilidir. Efendimiz'in gördügü sey, Cebrail'dir. Resulullah (sav) Cebrail (a.s.)'i alti yüz kanadiyla fitri suretinde ancak iki defa görmüstür: Bir defasinda Sidretü'l-Münteha'da, bir defasinda da (Mekke'nin asagisinda) Ciyad denilen yerde, ufku (her cihetiyle semayi) kaplamis vaziyette." Ravi: Sa'bi Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Necm (3274); Buhari, Tefsir, Maide 7, Bed'ül-Halk 6, Tevhid 4; Müslim, Iman 287, (1 • Allah'i birakip taptiginiz Lat'in, Uzza'nin ve (bunlarin) üçüncüsü olan diger Menat'in (herhangi bir sey hakkinda zerrece kudretleri var mi? Bize haber verin) (Necm, 19-20) mealindeki ayet hakkinda su açiklamayi yapti: "Lat (Kabe'yi ziyarete gelen) hacilara (yag ile) sevik (denen yiyecegi) karip hazirlayan bir adamdi." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Tefsir, Necm 2 • Ebu Hüreyre (ra)'nin su rivayete temas ettigi seyden Lemem'e daha ziyade benziyenini görmedim: "Resulullah (sav) buyurdu ki: "Allah ademogluna zinadan nasibini yazmistir. Bu mutlaka ona ulasacaktir: "Gözlerin zinasi nazardir, dilin zinasi konusmaktir. Nefis de temenni eder ve istah duyar, Ferc de bunu tasdik veya tekzib eder." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Isti'zan 12, Kader 9; Müslim, Kader 20, (2657); Ebu Davud, Nikah 44, (2152) • (O güzel hareket edenler), lemem hariç olmak üzere günahin büyüklerinden ve fuhuslardan kaçinanlardir (Necm, 32) mealindeki ayni ayet hakkinda Resulullah (sav)'in söyle buyurdugunu rivayet etmistir: "Ey Rabbim, sen affedicisin, hepsini affet, küçük günah islemeyen kulun yoktur." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Necm, (3280) •
Kamer Suresi

Kureys müsrikleri, Hz. Peygamber (sav)'le kader mevzuunda tartismak için geldiler. Bunun üzerine su ayet nazil oldu (mealen): "O gün onlar yüzleri üstünde sürüklenirler. (Onlara) "tadin cehennemin dokunusunu" (denilir). Süphesiz ki biz, herseyi bir takdir ile...

• Kureys müsrikleri, Hz. Peygamber (sav)'le kader mevzuunda tartismak için geldiler. Bunun üzerine su ayet nazil oldu (mealen): "O gün onlar yüzleri üstünde sürüklenirler. (Onlara) "tadin cehennemin dokunusunu" (denilir). Süphesiz ki biz, herseyi bir takdir ile yarattik" (Kamer, 48-49). Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Müslim, Kader 19, (2656); Tirmizi, Kader 19, (2158), Tefsir, Kamer, (3286); Ibnu Mace, Mukaddime 10, •
Rahman Suresi

Resulullah (sav) bir gün, Ashabinin huzuruna çikti ve Rahman suresini bastan sona okudu. Hepsi de sükut ettiler. Bunun üzerine: "Ben bu sureyi cinlere de okudum, onlar sizden daha güzel karsilik verdiler. Söyle ki: "Cenab'i Hakk'in: "Rabbinizin hangi ni'metini...

• Resulullah (sav) bir gün, Ashabinin huzuruna çikti ve Rahman suresini bastan sona okudu. Hepsi de sükut ettiler. Bunun üzerine: "Ben bu sureyi cinlere de okudum, onlar sizden daha güzel karsilik verdiler. Söyle ki: "Cenab'i Hakk'in: "Rabbinizin hangi ni'metini tekzib edersiniz?" kavl-i seriflerini her okuyusumda söyle diyorlardi: "Ey Rabbimiz, biz ni'metlerinden hiçbir seyi tekzib edemeyiz, bütün hamdler sanadir." Ravi: Cabir Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Rahman, (3287) •
Vakıa Suresi

Resulullah (sav) söyle söyledi: "Kim her gece Vakia suresini okursa ona fakirlik gelmez. Müsebbihat'da, (Sebbeha veya Yüsebbihu ile baslayan surelerde) bir ayet vardir, (sevabca) bin ayete bedeldir." (Rezin'in ilavesidir) Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Rezin

• Resulullah (sav) söyle söyledi: "Kim her gece Vakia suresini okursa ona fakirlik gelmez. Müsebbihat'da, (Sebbeha veya Yüsebbihu ile baslayan surelerde) bir ayet vardir, (sevabca) bin ayete bedeldir." (Rezin'in ilavesidir) Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Rezin • (Sagcilar)... ve kadri yükseltilmis döseklerdedirler (Vakia, 34) mealindeki ayet hakkinda, Resulullah (sav)'in sunu söyledigini nakleder: "Bunlarin yüksekligi sema ile arz arasindaki mesafe kadardir, ikisi arasindaki uzaklik ise bes yüz yillik yürüme mesafesidir." Ravi: Ebu Said el-Hudri Kaynak: Tirmizi, Sifatu'l-Cenne 8, (2543) • Biz ceylan gözlüleri, defterleri sagindan verilenler için yeniden yaratmisizdir. Onlari bakire, eslerine düskün ve hepsini bir yasta kilmisizdir. (Vakia, 35-38) mealindeki ayet hakkinda su açiklamayi yapti: "Ayette mevzubahis olan yeniden diriltilenler arasinda dünyada iken ihtiyarlayip, gözlerinin feri kaçip çapaklanmis pek yasli kadinlar da var." Ravi: Enes Kaynak: • Hz. Resalullah (sav)'in Amr Ibnu Hazm (ra)'a yazdigi mektupta: "Kur'an'a sadece temiz olanlar dokunsun" emri de vardi. Ravi: Abdullah Ibnu Ebi Bekr Ibni Amr Ibni Hazm Kaynak: Muvatta, Kur'an 1, (1, 199) • Resulullah (sav) zamaninda halk yagmura kavustu. Bunun üzerine Resulullah (sav): "Insanlar bugün iki grup halinde sabaha erdiler, bir grubu kafir, bir grubu mü'mindir" dedi. Ve söyle açikladi: "Bazilari: "Bu yagmur Allah'in bir rahmetidir" derken, diger bazisi: "Falan falan yildizin uguru dogru çikti" dedi. Bunun üzerine su Ayet nazil oldu: "Hayir (hakikatler kafirlerin dedikleri gibi degildir), iste yildizlarin düstügü yerlere and ediyorum ki, hakikaten bu, eger bilirseniz büyük bir anddir. Muhakkak o, elbette çok serefli bir Kur'an'dir ki siyanet edilmis bir kitapta (yazili)dir. Ona tam bir surette temizlenmis olanlardan baskasi el süremez. O alemlerin Rabbinden indirilmedir. Simdi siz bu kelami mi hor görücülersiniz? Rizkiniza (sükür edeceginize) siz behemahal tekzibe mi kalkisirsiniz?" (Vakia, 75-82). Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Müslim, Iman 127, (73) • Rizkiniza (sükredeceginize) siz behemahal tekzibe mi kalkisirsiniz? (Vakia, 82) mealindeki ayetle ilgili olarak Hz. Peygamber (sav)'in söyle dedigini rivayet etmistir: Siz Cenab-i Hakk'in size verdigi sükür makaminda, "falanca falanca yildizin batisi veya falanca falanca yildizin dogusu sayesinde yagmura kavustuk" diyorsunuz. Ravi: Ali Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Vaki'a, (3291) •
Hadid Suresi

Müslüman olmamizla Cenab-i Hakk'in bizi, "Iman edenlerin gönüllerinin Allah'i zikretmek üzere yumusamasi ve ondan gelen hakikate baglanmasi zamani daha gelmedi mi? Onlar, daha evvel kendilerine kitap verilip de üzerlerinden uzun zaman geçmis, artik kalbleri...

• Müslüman olmamizla Cenab-i Hakk'in bizi, "Iman edenlerin gönüllerinin Allah'i zikretmek üzere yumusamasi ve ondan gelen hakikate baglanmasi zamani daha gelmedi mi? Onlar, daha evvel kendilerine kitap verilip de üzerlerinden uzun zaman geçmis, artik kalbleri kararmis bulunanlar gibi oLmasinlar. Onlardan birçogu fasiklardi" (Hadid, 16) mealindeki ayetle azarlamasi arasinda dört yillik zaman mevcuttur. Ravi: Ibnu Mes'ud Kaynak: Müslim, Tefsir 24, (3027) • Yeryüzünü, öldükten sonra Allah'in tekrar dirilttigini bilin, akledersiniz diye size delillerimizi açikladik (Hadid, 17) mealindeki ayetle ilgili olarak söyle buyurdu: "Allah kalbleri kasavet ve katiliktan sonra yumusatir, (tevhid hususunda) mutmain ve (Rabbine) yönelmis kilar. Ölmüs kalpleri ilimle, hikmetle diriltir (Ayet bu manayi ders vermektedir). Arzin yagmurla diriltilmesi zaten gözle görülen bir durumdur." (Rezin'in ilavesidir. ed-Dürrü'l-Mensur Ibnu'l-Mübarek'in rivayeti olarak kaydetmektedir (6, 175)) Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Rezin • Hz. Isa (a.s.)'dan sonra bir kisim melikler Tevrat ve Incil'i tahrif ettiler. Aralarinda mü'min olanlar da vardi, bunlar Tevrat ve Incil'i okuyorlardi. (Müminlerin okuduklarindan rahatsiz olan) bazilari, meliklerine söyle dediler: "Bunlarin bize yaptigi hakaretten daha agir hakaret, savurduklari küfürden daha galiz küfür görmedik. Kitapta, "Allah'in indirdigi ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendisidirler" (Maide, 44) diye okuyup, kitaptan gösterdikleri ayetlerle bizi yaptigimiz islerden dolayi kiniyorlar (kafir, fasik oldunuz diyorlar.) Onlari çagirip uyarin, bizim okudugumuz gibi okusunlar, bizim inandigimiz gibi inansinlar." Melik onlari çagirip topladi, ya ölümü ya da tahrif edilmis haliyle Tevrat ve Incil'i okumaktan birini tercih etmelerini teklif etti. Onlar: "Istediginiz bu mu? bizi birakin (bir düsünelim)!" dediler. Sonra bunlardan bir kismi: "Bize bir kule insa edin, bizi içine tikin, yiyecek ve içecegimizi çekebilecegimiz (ip gibi) bir seyler de verin, böylece bizden size hakaret sayilacak bir sey ulasmamis olur" dedi. Diger bir kismi da: "Birakin bizi basimizi alip gidelim. Yeryüzünde dolasir, vahsi hayvanlar gibi yer içeriz. Bizi kendi memleketinizde (faaliyet yapar) bulursaniz öldürürsünüz" dedi. Bir grup da: "Bize issiz bir arazinin ortasinda evler insa ediverin. Biz orada kendi basimiza kuyular açip ziraat yapalim, sizinle hiç konusmayalim, sizlere ugramiyalim da!" dedi. Bunlarin her kabilede samimi yakinlari vardi. Isteklerini kabul ettiler (ve öldürmediler). Cenab-i Hakk (onlarin kalbine, su ayette temas buyurdugu) ruhbaniyeti inzal buyurdu: "Üzerlerine bizim gerekli kilmadigimiz fakat kendilerinin güya Allah'in rizasini kazanmak için ortaya attiklari rahbaniyete bile geregi gibi riayet etmediler, içlerinde inanmis olan kimselere ecirlerini verdik. Ama çogu yoldan çikmislardir" (Hadid, 27). Geri kalanlar da söyle dediler: "Falancalarin ibadet ettigi gibi biz de ibadet edelim. Falancalarin yeryüzünde dolastigi gibi biz de dolasalim, falancalarin edindigi gibi biz de evler edinelim." Bunlar sirkleri üzerine devam eden kimselerdi. Bunlar kendilerine uyduklari (diger) kimselerin imanlarini da bilmiyorlardi. Hz. Peygamber (sav)'a nübüvvet geldigi zaman, bu ruhbanlardan pek az kimse kalmisti. Bu kisi, mabedinden indi, seyyah olup dolasan bir kisi seyahatinden döndü, bir kisi de manastirindan çikti. Bunlar gelip iman ettiler ve tasdikte bulundular. (Bütün Ehl-i Kitap hakkinda) Cenab-i Hakk söyle buyurdu: "Ey iman edenler, Allah'tan korkun. Onun peygamberine de iman edin ki, (Allah) size rahmetinden iki kat nasib versin" (Hadid, 28). Burada zikri geçen iki kat nasibden biri: Hz. Isa (a.s.)'ya Incil'e ve Tevrat'a olan imanlari sebebiyledir, digeri de Hz. Muhammed (sav)'e olan imanlari ve onu tasdikleri sebebiyledir. (Ayet söyle devam ediyor): "Sizin için yardimiyla yürüyeceginiz bir nur lutfetsin" (Hadid, 28). Bu nurdan maksad Kur'an ve Hz. Peygamber (sav)'e ittiba etmeleridir. Vahiy söyle devam ediyor: "Ehl-i Kitap, hakikaten Allah'in fazl (u kerem)inden hiçbir seye nail olamayacaklarini, muhakkak bütün inayetin Allah'in elinde bulundugunu, onu (ancak) dileyecegi kimselere verecegini bilmedikleri için mi (küfürde inad ediyorlar? Halbuki bunu pekala biliyorlar da). Allah büyük fazl-u kerem sahibidir" (Hadid, 29). Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Nesai, Kada 12, (8,231) •
Mücadele Suresi

Hamd o Allah'a dir ki, bütün sesleri isitir. Israrci (mücadeleci) kadin Havle, Hz.Peygamber (sav)'i evinin yaninda buldu. Resulullah (sav)'a birseyler söylüyordu. Ama ne söyledigini isitmiyordum. Cenab-i Hakk su ayeti indirdi: "(Habibim) Zevci hakkinda seninle...

• Hamd o Allah'a dir ki, bütün sesleri isitir. Israrci (mücadeleci) kadin Havle, Hz.Peygamber (sav)'i evinin yaninda buldu. Resulullah (sav)'a birseyler söylüyordu. Ama ne söyledigini isitmiyordum. Cenab-i Hakk su ayeti indirdi: "(Habibim) Zevci hakkinda seninle diresip duran (nihayet halinden) Allah'a sikayet etmekte olan (kadin)in sözünü umuldugu veçhile Allah dinlemistir. Allah sizin konusmanizi zaten isitiyordu. Çünkü Allah hakkiyla isitici, kemaliyle görücüdür" (Mücadele 1). Ravi: Aise Kaynak: Buhari, Tevhid 9; Nesai, Talak 33, (6, 168); Ibnu Mace, Talak 25, (2063) • Kocam Evs Ibnu's-Samit bana ziharda bulunmustu. Derhal Hz. Peygamber (sav)'e sikayete geldim. Resulullah (sav)'a durumu arzedince bana: "Allah'tan kork, o senin amcaoglundur" diye onun hakkinda beni iknaya çalisiyordu. Ben israrima devam ettim. Derken ayet nazil oldu, "(Habibim) zevci hakkinda seninle diresip duran (nihayet halinden) Allah'a sikayet etmekte olan kadinin sözünü umdugu veçhile Allah dinlemistir..." (Mücadele, 1). Vahiy üzerine Resulullah (sav): "Kocan bir köle azad eder" buyurdu. Ben: "Onun kölesi yok!" dedim. Resulullah (sav): "Öyleyse ard arda iki ay oruç tutar" dedi. Ben tekrar: "Ey Allah'in Resulü, kocam çok yaslidir, oruca tahammül edemez!" dedim. "Öyleyse",dedi, "altmis fakir doyursun!" "Onun elinde", dedim, "sadaka olarak verecek hiçbir seyi yok, (nasil altmis fakir doyuracak?)" "Öyleyse," dedi, "ona ben yardim edeyim. Su bir arak hurmayi al götür!" "Ey Allah'in Resulü", dedim, "diger bir arak'i da ben verip ona yardim edeyim." "Güzel söyledin", dedi, "git bunlarla ona bedel altmis fakiri doyur. Sonra da (eski nikahinla) amcaogluna dön!" Ravi bir arakin altmis sa' miktarinda bir ölçek oldugunu belirtti. Ravi: Havle bintu Malik Ibni Sa'lebe Kaynak: Ebu Davud, Talak 17, (2214) • Ey iman edenler, siz Peygambere mahrem bir sey arzetmek istediginiz vakit bu mahrem konusmanizdan evvel sadaka verin. Bu sizin için daha hayirli, daha temizdir. Fakat bulamazsaniz süphe yok ki Allah çok magfiret edici, çok esirgeyicidir (Mücadele, 12) mealindeki ayet nazil oldugu zaman Hz. Resulullah (sav) bana: "(Bu sadakanin) bir dinar olmasina ne dersin?" diye sordu. Ben: "Bu miktar çoktur, takat getiremezler" dedim. "Yarim dinara ne dersin?" dedi. "Ona da takat getiremezler" dedim. "Öyleyse ne kadar olsun?" dedi. "Bir kil (agirliginda altin) miktari" dedim. "Sen de pek parasizsin!" dedi. Bunun üzerine su ayet indi: "Mahrem konusmanizdan evvel sadakalar vereceginizden korktunuz mu? Çünkü iste yapmadiniz. (Bununla beraber) Allah sizin tövbelerinizi kabul etti. O halde namazi kilin. Zekati verin. Allah ve Peygamberine (diger emirlerinde de) itaat edin. Allah ne yaparsaniz hakkiyla haberdardir" (Mücadele, 13). Hz. Ali (ra) der ki: "Allah, benim sebebimle bu ümmetin mükellefiyetini hafifletti." Ravi: Ali Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Mücadele, (3297) • Bu ayet ile benden baskasi amel etmedi. (Rezin'in ilavesidir, Ibnu Kesir kaydetmistir (4, 326)) Ravi: Ali Kaynak: Rezin •
Haşr Suresi

Resulullah (a) buyurdular ki: "Kim sabaha erdigi zaman üç kere "Euzubillahi's-semi'il-alim mine's-seytani'r-racim" der ve Hasr suresinden üç ayet okursa, Allah onun için yetmis bin melegi vekil tayin eder de onlar, aksam oluncaya kadar kendisine rahmet...

• Resulullah (a) buyurdular ki: "Kim sabaha erdigi zaman üç kere "Euzubillahi's-semi'il-alim mine's-seytani'r-racim" der ve Hasr suresinden üç ayet okursa, Allah onun için yetmis bin melegi vekil tayin eder de onlar, aksam oluncaya kadar kendisine rahmet okurlar. Sayet o gün ölecek olsa sehid olarak ölür. Aksam vaktinde ayni sekilde okuyacak olsa (keza sabaha kadar ayni seyler sözkonusudur). Ravi: Ma'kil Ibnu Yesar Kaynak: Tirmizi, Fedfailu'l-Kur'An 22, (2923) • Resulullah (sav) Beni Nadir'in hurmaligini yaktirdi ve kestirdi. Burasi (Medine'de Yahudilerin ikamet ettikleri yer olan) Büveyra (denen mevki) idi. Vak'a üzerine su ayet indi: "Herhangi bir hurma agacini kestiniz, yahud kökleri üstünde dikili biraktinizsa (hep) Allah'in izniyledir. (Bu izin de) fasiklari rüsvay edecegi için (verilmis)dir" (Hasr, 5). Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Buhari, Tefsir, Hasr 2, Hars ve Müzara'a 6, Cihad 154, Megazi 14; Müslim, Cihad 139, (746); Tirmizi, • ...O, bunlarin yüreklerine korku düsürdü. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle hem müminlerin elleriyle harap ediyorlardi, iste ey akil ve basiret sahipleri bundan ibret alin (Hasr, 2) mealindeki ayet, Hz. Peygamber (sav) tarafindan Medine'den sürülen Yahudiler hakkinda nazil oldu. Hz. Peygamber (sav) mallarindan (silah hariç), sadece develerinin tasiyabilecegi kadarini götürmelerine izin vermisti. Onlar, evlerinin esiklerinden, kapilarindan ve diger ahsap kisimlarindan tutup yikiyorlardi. Beni Nadir'in hurmaligi hassaten Resul-i Ekrem'in idi, O'na bunu Cenab-i Hakk tahsis etmistir. (Rezin'in ilavesidir. Bu rivayetin manasinda uzunca bir rivayeti, Ebu Davud tahric etmistir. [(Harac, 23, (3004).]) Ravi: Ka'b Kaynak: Rezin • Allah'in onlarin mallarindan Peygamberine verdigi fey'e gelince, siz bunun üzerine ne ata ne deveye binip kosmadiniz... ayeti hakkinda sunu söyledi; "Resulullah (s)a Fedek ahalisi ve ismen belirttigi ancak su anda hatirlayamadigim köylerle sulh yapti. Bu esnada (Hayber'in geri kalan köylerinde yasayan) ahaliyi muhasara etmisti. Bu (muhasara altindaki)ler, Hz. Peygamber (sav)'e sulh için heyet gönderdiler. Ayette geçen"Siz bunun üzerine ne ata ne de deveye binip kosmadiniz" demek, "Siz savasmadiniz" demektir. Zühri der ki: Benu'n Nadir münhasiran Resulullah (sav)'a ait idi. Çünkü orayi zorla fethetmediler, anlasarak fethettiler. Bu sebeple Hz. Peygamber (sav) buradan elde edilen ganimeti sadece Muhacirler arasinda taksim etti. Ondan Ensar'dan olanlara, ihtiyaç sahibi iki kisi hariç, kimseye bir sey vermedi." Ravi: Ibnu Ömer Kaynak: Ebu Davud, Haraç 19, (2971) • Beni Nadir'in emvali, Cenab-i Hakk'in Resulüne (sav) fey' kildigi, üzerine at ve deve kosulmayan (yani savassiz elde edilen) mallardandi. Ureyne köyleri, Fedek, tipki (Kureyza ve Nadir'in emvali gibi) sirf Resulullah (sav)'a ait yerlerdi. Resulullah (sav) buralardan elde edilen gelirlerden ailesinin bir yillik nafakasini ayirirdi. Geri kalani da Allah yolunda hazirlik olmak üzere silah ve binek için sarfederdi. (Nitekim ayette söyle buyrulmustur): "Allah'in (fethedilen diger küffar) memleketleri ahalisinden Peygamberine verdigi fey'i, Allah'a, Peygamberine, hisimlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalanlara aittir. Ta ki bu mallar içinizden yalniz zenginler arasinda dolasan bir devlet olmasin..." (Hasr, 7). (Hz. Peygamber (sav)'e intikal eden) bu pay, bu sayilanlara ve ayrica "evlerinden ve mallarindan çikarilmis olan fakirlere, onlardan önce (Medine'yi) yurt ve iman evi edinmis olan kimselere, kendilerinden sonra gelenlere aittir. Bu ayet, (kiyamete kadar gelecek) mü'minlerin tamamina samildir. Tek istisnayi köle olarak sahih olduklariniz teskil ediyor. Köleleriniz disindaki her Müslüman bu payda hisse ve hak sahibidir. Ravi: Ömer Kaynak: Ebu Davud, Haraç 19, (2965, 2966) • Kendilerinde fakirlik ve ihtiyaç olsa bile (onlari, Muhacirleri) öz canlarindan daha üstün tutarlar.. (Hasr, 9) mealindeki ayetle ilgili olarak su açiklamayi yapti: "Ensar'dan birinin evine misafir geldi ve geceyi yaninda geçirdi. Ev sahibinin evinde kendisinin ve çocuklarinin yiyeceginden baska yiyecek bir sey yoklu. Hanimina: "Çocuklari uyut, isigi söndur ve mevcut yiyecegi misafire yaklastir" diye emretti. Bunun üzerine ayet indi. Ravi: Ebu Hüreyre Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Hasr, (3301) • Ehl-i Kitaptan o kafir kardeslerine: Andolsun, eger siz yurtlarinizdan çikarilirsaniz biz de muhakkak sizinle beraber çikariz, sizin aleyhinizde hiçbir kimseye ebedi taat etmeyiniz. Eger sizinle harp ederlerse muhakkak ve muhakkak biz, size yardim ederiz" diyen o münafiklari görmedin mi? Halbuki Allah sahidlik eder ki, onlar hakikaten ve katiyyen yalancidirlar" (Hasr, 11), mealindeki ayette zikri geçen kimsenin münafiklarin basi Abdullah Ibnu Übey oldugunu, bu sözü Beni Nadir Yahudilerini Hz. Peygamber (sav)''in Medine'den çikarmak istedigi zaman, onlari Hz. Peygamber (sav)'e karsi tahrik etmek için söyledigini belirtir. (Rezin'in ilavesidir.) Ravi: Enes Kaynak: Rezin •
Mumtahine Suresi

Resulullah (sav) kadinlarla biati (elle musafaha etmeden) sözle yapiyor ve su ayette belirtilen sartlari kosuyordu: "Allah'a hiçbir seyi es tutmamalari, hirsizlik yapmamalari, zina etmemeleri, evlatlarini öldürmemeleri, elleriyle ayaklari arasinda bir iftira...

• Resulullah (sav) kadinlarla biati (elle musafaha etmeden) sözle yapiyor ve su ayette belirtilen sartlari kosuyordu: "Allah'a hiçbir seyi es tutmamalari, hirsizlik yapmamalari, zina etmemeleri, evlatlarini öldürmemeleri, elleriyle ayaklari arasinda bir iftira düzüp getirmemeleri, (emredilecek) herhangi bir iyilik hususunda sana asi olmamalari.." (Mümtahine, 12). Hz.Peygamber (sav) eli, malik olmadigi hiçbir kadinin eline asla degmedi. Kadinlar, bu sartlari kendi sözleri ile ikrar edince, Hz. Peygamber (sav), "Artik gidin, sizinle biat ettik" derdi (ve musafahada bulunmadan onlarla biatini tamamlardi). Hayir, Allah'a yemin olsun, asla onun eli hiçbir kadinin eline degmedi. Fakat kadinlarla sözle biat akdi yapti. Ravi: Aise Kaynak: Buhari, Tefsir, Mümtahine 2, Talak 20, Ahkam 49; Müslim, Imarat 88 (1866); Tirmizi, Tefsir, Mümtahin • (Kadinlar biatiyla ilgili Ayette geçen), "Herhangi bir iyilik hususunda sana asi olmasinlar" sarti hakkinda sunu söylemistir: "Bu, Allah'in kadinlara kosmus bulundugu bir sarttir." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Tefsir, Mümtahine 3 •
اكتشف المزيد

صفحات روحية يومية أخرى