Fiyat Kızıştırmaya Dair
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) efendimiz buyurdular ki: "(Alici olmadiginiz halde, fiyatlari kizistirmak için) müsteri ile saticinin aralarina girmeyin."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Büyu 58; Müslim, Büyu 11, (1515), Nikah 52 (1413); Ebu Davud, Büyu 46, (3438);...
• Resulullah (sav) efendimiz buyurdular ki: "(Alici olmadiginiz halde, fiyatlari kizistirmak için) müsteri ile saticinin aralarina girmeyin."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Büyu 58; Müslim, Büyu 11, (1515), Nikah 52 (1413); Ebu Davud, Büyu 46, (3438); Tirmizi, Büyu
• Hz. Peygamber (sav) müsteri kizistirmayi yasakladi. (Imam Malik su ilavede bulunur: "Kizistirma (necs): Aslinda alici olmadigin halde, (araya girerek) mala degerinden fazla fiyat vermendir. Böylece (gerçekten almak isteyen) bir baskasi, seni takiben mala daha fazla fiyat vererek aldanir.")
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Büyu 60; Müslim, Büyu 13, (1216); Muvatta, Büyu 97, (2, 684); Ibnu Mace, Ticarat 14 (2173);
• Müsteri kizistiran, riba yemis haindir. Bu is, batil bir aldatmadir, helal degildir." (Buhari bunu senetsiz olarak ve sahabe sözü seklinde rivayet etmistir.)
Ravi: Ibnu Ebi Evfa
Kaynak: Buhari, Büyu 60
•
Şartlar Ve İstisna Hakkında
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Ravi, hanimindan bir cariye satin alir. Ancak karisi bir sart kosarak der ki: "Sayet cariyeyi satacak olursan, satin aldigin fiyatla ben alacagim". Bu hususta Hz. Ömer (ra)'e sordum. Bana: "Cariyeye yaklasma. Onda baska birisi için sart var" dedi.
Ravi: Ibnu...
• Ravi, hanimindan bir cariye satin alir. Ancak karisi bir sart kosarak der ki: "Sayet cariyeyi satacak olursan, satin aldigin fiyatla ben alacagim". Bu hususta Hz. Ömer (ra)'e sordum. Bana: "Cariyeye yaklasma. Onda baska birisi için sart var" dedi.
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Muvatta, Büyu 5, (2, 616)
• Amr Ibnu Suayb Ibni Muhammed Ibni Abdillah Ibni Amr Ibn'il-As babasi tarikiyle ceddi Abdullah'tan rivayet ettigine göre, "Hz. Peygamber (sav), bey'u'l-urban'i yasaklamistir." (Imam Malik bey'ul-urban'i söyle tarifeder: "Kisinin bir köle veya cariyeyi satin alip veya bir hayvani kiralayip, sonra satan veya kiralayan kimseye: "Sana su kadar dirhem veya dinar veriyorum,su sartla ki, ben bu mali satin alir veya senden kiraladigim hayvana binersem sana vermis oldugum para, malin bedelinden veya hayvanin kirasindan sayilacaktir. Sayet mali almaktan, veya hayvani kiralamaktan vazgeçersem, sana önceden vermis oldugum para senin olsun" der.)
Ravi: Amr Ibnu Suayb
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 69, (3502); Muvatta, Büyu 1, (2, 609); Ibnu Mace, Ticarat 22, (2192)
• Dedesi Muhammed Ibnu Amr, el-Efrak adindaki baginin meyvesini dört bin dirheme satti. Bundan sekiz yüz dirheme (tekabül eden) hurmayi müstesna kildi.
Ravi: Abdullah Ibnu Ebi Bekr
Kaynak: Muvatta, Büyu 18, (2, 622)
• Imam Malik (ra)'e ulastigina göre, Hz. Peygamber (sav) satisi ve selefi yasaklamistir. Imam Malik bunu söyle açiklar: "Bu, bir kimsenin digerine söyle demesidir: "Senin malini su su fiyata aliyorum ancak bir sartla sen de benden sunu ve sunu selef suretiyle satin alacaksin". Bu çesit bir muamele caiz degildir."
Ravi:
Kaynak: Muvatta, Büyu 69, (2, 657)
• Hz. Peygamber (sav)'la birlikte gazveye katildim. Ben su tasimada kullandigimiz devemizin üzerinde giderken Resulullah (sav) bana kavustu. Devem yorgundu ve bu yüzden gerilerden yürüyordu. Durumu görünce Hz. Peygamber (sav) de geride kalarak deveyi sürdü ve ona dua buyurdu. Bunun üzerine bütün develerin önünden gitmeye basladi. Bana: "Deveni nasil görüyorsun?" diye sordu. "Çok iyi görüyorum, bereketiniz degdi" dedim. "Onu bana satar misin?" buyurdu. Ben utandim, bundan baska su tasiyan devemiz yoktu. Yine de "evet" dedim ve Medine'ye varincaya kadar sirti benim olmak sartiyla deveyi kendilerine sattim. Ona: "Ey Allah'in Rasülü yeni evliyim" diyerek izin istedim. Bana izin verdiler. Bunun üzerine, Medine'ye gelince beni dayim karsiladi. Deveden sordu. Deve ile ilgili yaptiklarimi anlatinca beni ayipladi. Izin istedigim sirada Hz. Peygamber (sav): "Bakire ile mi, dulla mi evlendin?" diye sormustu. Ben "dul biriyle" dedim. "Niye bakire ile degil, o seninle sen de onunla sakalasirdiniz" buyurdu. Ben: "Ey Allah'in Resulü, babam vefat etti. Bir çok kiz kardesim var, hepsi de küçük. Onlarla ayni yasta, onlarin terbiyeleriyle mesgul olamayacak, onlara bakamiyacak çok genç biriyle evlenmeyi uygun bulmadim. Bu sebeple onlara bakip terbiyelerini yapacak bir dulla evlendim" dedim. Resulullah (sav) Medine'ye gelince deveyi vermek üzere yanlarina gittim. Bana parasini verdi ve deveyi de iade etti.
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Cihad 49, 113, Vekalet 8, Mesacid 59, Büyu 34, Istikraz 1, 7, Mezalim 26, Hibe 23, Sürut 4,
• Bir diger rivayette söyle gelmistir: "Resulullah (sav): "Deveyi bana bir okiyye'ye sat" dedi. Ben; "Hayir" dedim. Resulullah (sav) israr ederek: 'Onu bana bir okiyye'ye sat" dedi, ben de sattim fakat evime kavusuncaya kadar binme sartini kostum. Medine'ye gelince, teslim etmek üzere deveyi Resulullah (sav)'a getirdim. Bana parasini hemen ödedi. Ben oradan ayrildim. Arkamdan birini göndererek: "Esasen senin devene müsteri degilim, sen deveni geri al artik, o yine senin olsun" dedi. Bir diger rivayette: "Resulullah (sav) hayvanin sirtini Medine'ye kadar bana iade etti" denir. Bir diger rivayette: "Medineye kadar sirti senin" denir. Bir diger rivayette: "...Medine'ye kadar sirtini sart kildi" ifadesi vardir. Buhari der ki: "Sart kilma ifadesi rivayetlerin çogunda yer alir. Sahih olan da budur." Bir diger rivayette: "Deveyi, dört dinara (sattim)" denir. Bu, dinarin on dirhem hesabindan bir okiyye yapar. Diger bir rivayette "Bir okiyye altin'a" denir. Diger bir rivayette "ikiyüz dirheme" denir. Bir diger rivayette "Dört okiyye'ye" denir. Bir diger rivayette "Yirmi dinara" denir. Bir diger rivayette: "Medine'ye geldigin zaman dikkatli ol hanimin hayizli olabilir" buyurdu. Bu rivayette "Aksam vakti Medine'ye geldim. Mescide ugradim. Resulullah (sav) orada mescidin kapisinda buldum. Bana "Simdi mi geldin?" diye sordu. "Evet!" dedim. Bana: "Deveni birak, içeri gir, iki rek'at namaz kil!" buyurdu. Ben hemen girdim, namaz kildim ve döndüm. Hz. Bilal'e emrederek bana bir okiyye tartmasini söyledi. Bilal derhal tartti ve biraz da fazla koydu" denir. Bir diger rivayette Cabir (ra) der ki: "(Evimize) girmek için gittigim zaman, Resulullah (sav) söyle uyardi: "Biraz agir olun, evlere geceleyin girelim. Böylece, saçi basi daginik olanlar taranir, gurbette kocasi olanlar etek trasi olurlar."
Ravi: Cabir
Kaynak:
• Müslim'in bir diger rivayetinde söyle gelmistir. Resulullah (sav): "Bana su deveyi sat" buyurdu. Ben: "Hayir satmam, size bagisliyorum, deve sizin olsun ey Allah'in Resulü" dedim. "Olmaz, bagis kabul etmem, sat onu bana" buyurdu. Ben: (öyleyse, dedim, bir adama bir okiyye miktarinda altin borcum var, ona mukabil deveyi size sattim" dedim. Resulullah (sav): "Aldim onu, ancak sen yükünü Medine'ye kadar onun üzerinde götür" dedi. Medine'ye gelince, Hz. Bilal (ra)'e: "Cabir'e bir okiyye altin ver, biraz da fazla olsun" emretti. Bilal bu söz üzerine bir kirat fazla tartti. Kendi kendime: "Resulullah (sav)'in bana verdigi fazla miktari yanimdan hiç ayirmayacagim" dedim. Harra harbinde, Samlilar tarafindan yagma edilinceye kadar, kesemin dibinde duruyordu.
Ravi: Cabir
Kaynak:
• Yine Müslim'den gelen bir baska rivayet söyledir: Resulullah (sav) "Bana, deveyi su, su bedele sat, Allah da seni magfiret buyursun, olmaz mi?" dedi. Ben cevaben: "Elbette, o sizin olsun" dedim. Resulullah (sav) bir taraftan miktari artirmaya devam ediyor bir taraftan da: "Allah Teala sana magfiret buyursun" diyordu. Bu sözü üç kere tekrar etti.
Ravi: Cabir
Kaynak:
• Bir diger rivayette söyle denir: Resulullah (sav) bana: "Allah'in adiyla bin" dedi. Medine'ye geldigimiz zaman Resulullah (sav)'in ashabindan bazi gruplarla birlikte mescide girdi. Ben de mescide girip, devemi kapinin yanindaki tas döseli kisma bagladim. Resulullah (sav)'a "iste deveniz" diye haber verdim. Mescidden çikti. Deveye yaklasti ve "Deve, devemizdir" buyurdu. Sonra birkaç okiyye altin gönderip: "Bunu Cabir'e verin" dedi. Sonra bana: "Parayi aldin mi?" diye sordu. "Evet" dedim. Bunun üzerine: "Para da, deve de senindir" buyurdu (ve deveyi de geri verdi.)
Ravi: Cabir
Kaynak:
• Berire, mukatebe borcunu ödeme hususunda yardimci olmasi için kendisine (Hz. Aise'ye) ugramisti. O ana kadar borcundan herhangi bir sey ödememis bulunuyordu. Hz. Aise, Berire'ye "Ailene dön, senin mukatebe borcunu ödememi istiyorlarsa bir sartla yaparim: Senin üzerindeki vela hakki bana geçmeli" dedi. Berire dönüp, ailesine durumu anlatti. Onlar kabul etmediler ve: "Sana bir iyiik yapmak isterse yapsin, karismayiz, ancak vela'n bize aittir" dediler. Hz. Aise (ra) bunun üzerine, durumu Hz. Peygamber (sav)'e arzetti. Resulullah (sav) ona: "Sen satin al, sonra da azad et. Vela hakki, azad edene aittir" buyurdu. Bunu söyledikten sonra Resulullah (sav) ayaga kalkarak su hitabede bulundu: "Insanlara ne oluyor ki, alis-verislerinde Kitabullah'ta bulunmayan sartlari kosuyorlar? Kitabullah'ta olmayan bir sart kosana bu helal olmaz. Böyle biri yüz sart da kosacak olsa, Allah'in sarti daha dogru,daha saglamdir."
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Mesacid 70, Zekat 61, Büyu 67, 73, Itk 10, Mekatib 2, 3, 4, 5, Hibe 7, Surut 3, 10, 13, 17,
• Resulullah (sav) söyle söylemistir: "(Berire'yi) önce satin al sonra da azad et. (Onu satan efendilerini de birak, bir ise yaramiyacak olan) istedikleri sarti kossunlar". Aise Berire'yi satin alip, azad etti. Berire'nin ailesi, vela hakkinin kendilerine ait olmasi sartini kostu. Bunun üzerine Resulullah (sav), su açiklamayi yapti: "(Olmaz öyle sey!) Vela hakki azad edene aittir. Satanlar yüz sartta kossalar (batildir!)."
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Surut 10
• Resulullah (sav) iki giyim ve iki de alis-veris tarzini yasakladi. Yasaklanan satis tarzlari: Mülamese ve münübezedir. Mülamese, digerinin elbisesine gündüz veya gece, eliyle sadece degmesi, elbiseyi altüst ederek iyice görmemesi (ve bu kadarla satis akdininin tamamlanmasidir). Münabeze ise, kisinin elbisesini öbürüne atmasi, öbürünün de kendi elbisesini ona atmasi ve bu atismanin da, elbiseye bakip razi olmadan satis sayilmasidir. Yasaklanan iki giyinmeden biri, istimalu's-samma'dir; bu da kisinin elbisesini omuzlaridnan biri üzerine koyup, sarinmasi, diger giyinme omuzunu açikta elbisesiz birakmasidir. Yasaklanan diger giyinme tarzi ihtiba'dir. Bu da oturmakta olan bir kimsenin elbisesine sarinmasi, bu esnada fercini örten baska bir sey olmamasidir."
Ravi: Ebu Said el-Hudri
Kaynak: Buhari, Libas 20, 21, Salat 10, Savm 66, Büyu 62, 63, Isti'zan 42; Müslim, Büyu 3, (1512); Ebu Davud
• Nesai'nin bir rivayetinde su açiklama yapilir: "Münabeze; saticinin; "Bu elbiseyi sana atarsam satis tamam olmustur" demesidir. Mülamese de elbiseyi açip, evirip çevirmeden elini degmesi ve degince de satis muamelesinin tamam olmasidir," Nesai'de Ibnu Ömer (ra)'den: "Bu, cahiliye ehlinin, alis-veriste basvurduklari bir tarzdi" açiklamasi yer alir.
Ravi:
Kaynak:
•
Bey'u'l-Garar Ve Diğerleri Hakkında
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Hz. Peygamber (sav) bey'u'l-garar ve bey'u'l-hasati yasakladi."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Büyu 4, (513); Ebu Davud, Büyu 25, (3376); Tirmizi, Büyu 17, (1230); Nesai, Büyu 27 (7, 262)
• Hz. Peygamber (sav) bey'u'l-garar ve bey'u'l-hasati yasakladi."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Büyu 4, (513); Ebu Davud, Büyu 25, (3376); Tirmizi, Büyu 17, (1230); Nesai, Büyu 27 (7, 262)
• Halk öyle çetin devirler yasayacak ki, o zaman zenginler, kendilerine emredilmedigi halde, cimriliklerinden, ellerindekileri çok siki tutacaklar. Cenab-i Hakk: "Aranizdaki fazileti unutmayin" buyurmaktadir (Bakara 237). Resulullah (sav) da sunlari yasaklamistir: Bey'u'l-muzdar'i, bey'u'l-garar'i, (meçhulün satisi) ve salahi ortaya çikmadan meyve satisini."
Ravi: Ali
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 26 (3382)
• Hz. Peygamber (sav): "Köylü adina sehirli satis yapmasin" dedi ve ilave etti: "Birakin insanlari, Allah birinin sebebiyle digerini riziklandirsin" buyurdu.
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Büyu 58, 64, 67, 69, 70, 71, Icare 14, Surüt 8; Müslim, Büyu 11, 12, 18-21, (1515, 1520-1523
• Resulullah (sav) ana baba bir kardes bile olsa sehirlinin köylü adina satis yapmasini menetti."
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Büyu 68, Müslim, Büyu 19, (1521); Nesai, Büyu 18, (7, 256); Ibnu Mace, Ticarat 16, (2177)
• Ebu Davud ve Nesai'den gelen bir baska rivayette söyle buyurulur; "Sehirlinin köylü adina satis yapmasi yasaktir, sehirli köylünün kardesi veya babasi bile olsa." Ebu Davud'un Hz. Enes (ra) yaptigi bir baska rivayet su ziyadeyi ihtiva eder: Söyle denirdi: "Sehirli köylü yerine satmasin." Bu özlü, cami bir sözdür "Sehirli köylü için hiçbir sey satmasin, köylü adina safin da almasin" demektir.
Ravi: Enes
Kaynak:
• Hz. Peygamber (sav) söyle emrettiler: "Saticilar mallarini çarsiya indirmezden önce yolda karsilayip alis-veris yapmayin." (Tirmizi ve Muvatta disindakilerde tahric edilmistir.) Ebu Davud hadisin bas kisminda su ziyadeye yer verir: Birbirinizin alis-verisine karsi alis-veris yapmayin. (Pazara giden) mali yolda karsilamayin.
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak:
• Hz. Peygamber (sav) saticinin malini övmesini ve daha pazara varmadan malin yolda satin alinmasini veya sehirlinin köylü adina satis yapmasini yasakladi" buyrulur. (Bir baska rivayette de sadece "malin daha pazara varmadan satin alinmasini yasakladi" denmektedir.)
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Büyu 71; Müslim, Büyu 15, (1518); Ebu Davud, Icare 45 (3436); Nesai, Büyu 18, (7, 257); Ibnu
• Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Pazara binerek (uzaktan) gelenleri yolda karsilamayin. Sehirli, köylü adina alim-satim yapmasin." Tavus, Ibnu Abbas (ra)'tan sordu: "Sehirli köylü adina alim-satim yapmasin" sözünden maksat nedir? Ibnu Abbas: "Onun adina simsarlik yapmasin (yani ücret mukabili alim-satim islemini yapmasin)."
Ravi: Ibnu Abba
Kaynak: Ebu Davud, Icare 47, (3439)
• Resulullah (sav), celeb malin pazara gelmeden önce karsilanmasini yasakladi. Kim onu yolda karsilar ve satin alirsa, malin sahibi pazara gelince muhayyerdir (satistan vazgeçebilir).
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Büyu 71; Müslim, Büyu 17, (1619); Tirmizi, Büyu 12, (1221); Nesai, Büyu 18, (7, 257); Ebu Da
• Resulullah (sav) bir satista iki satisi yasakladi.
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak:
• Ebu Davud'da gelen rivayet söyledir: "Bir satista iki satis yapan kimseye en düsük olani (helal)dir. Aksi halde ribadir."
Ravi:
Kaynak: Ebu Davud, Icare 55, (3461); Muvatta, Büyu 72, (2, 663); Nesai, Büyu 73 (7, 395-396); Tirmizi, Büyu
• Imam Malik (ra)'ten anlatildigina göre ona su durum ulasmistir: "Adamin biri diger birisine: "Bana su deveyi pesin parayla sat, ben de sana vade ile satayim" der. Adam bu tarz alis-veris hakkinda Ibnu Ömer'e sorar, Ibnu Ömer hoslanmaz ve adami bu isten nehyeder."
Ravi:
Kaynak: Muvatta, Büyu 73, (2,663)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurmustur: "Birinizin satisi üzerine baskaniz satis yapmasin."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Büyu 58, 64, 70, 71, Surüt 8, Nikah 46; Müslim, Nikah 49, (1412), Büyu 7, 8, 11, (1412), Bir
• Nesai'den gelen bir rivayette de söyle buyurulmustur: "Kisi, kardesi, satin alma isini kesinlige kavusturuncaya veya, tamamen vazgeçinceye kadar araya girip alis-veriste bulunmasin."
Ravi:
Kaynak:
• Resulullah (sav) sehirlinin köylü adina alis-veris yapmasini, alici olmadigi halde alici imis gibi görünüp yüksek fiyat vererek fiyat artirmayi, iki kimsenin baslattigi alis-veris muamelesi kesinlik kazanip tamamlanmadan bir baskasinin ayni mal üzerinde alis-verise girismesini, bir kiz istetilmis iken ona talib olmayi, bir kadinin, -kiz kardesinin kabindakini almak için- kocasina onu bosamasini taleb etmesini yasakladi."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Büyu 58, 70, 71, Surut 8, 11; Müslim, Nikah 38, 39, 51, 52, (1408-1413), Büyu 12, (1515); Ti
• Ebu Davud'dan gelen bir baska rivayette söye denmistir: "Deve ve davarin sütunu memesinde bekletmeyin. Kim böyle (memede sütü bekletilmis) bir hayvani satin alirsa, sagdiktan sonra muhayyerdir: Memnun kalirsa hayvani alikor, memnun kalmazsa hayvani iade eder ve (sagdigi süte karsilik olmak üzere) bir sa' hurma verir."
Ravi:
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 48 (3493)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Pazara gitmekte olan mali önceden karsilamayin. Hayvanlarin sütunu memelerinde (günlerce bekleterek) biriktirmeyin. Bir birinize karsi (müsteriyi kizistirmak için alici olmadiginiz halde, yüksek fiyat vererek) malin degerini artirmayin."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Büyu 41 (1268)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdular: "Hem veresiye hem satis helal olmaz. Bir satista iki sart da helal degildir. Zimmette olmayanin kari yoktur. Yaninda bulunmayan malin satisi yoktur." (Tirmizi, hadisin sahih oldugunu söyledi)
Ravi: Abdullah Ibnu Amri'bni'l-As
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 70, (3503); Tirmizi, Büyu 19, (1234); Nesai, Büyu 60, 71, 72 (7, 288, 295); Ibnu Mac
• Resulullah (sav) miktari bilinmeyen kuru hurma yiginini, miktari belli kuru hurma ile satmayi yasakladi.
Ravi: Cabir
Kaynak: Müslim, Büyu 42, (1530); Nesai, Büyu 37, 38, (2, 269, 270)
• Nesai'nin bir diger rivayetinde söyle denmistir: "Yiyecek yigini, yiyecek yigini mukabilinde satilmaz. Yiyecek yigini, miktari belli yiyecek mukabilinde satilmaz."
Ravi:
Kaynak:
• Resulullah (sav)'i dinledim, diyordu ki: "Kim çocuguyla annesi arasini ayirirsa kiyamet günü Allah (celle celaluhu) sevdikleriyle onun arasini ayirir."
Ravi: Ebu Eyyüb
Kaynak: Tirmizi, Büyu 52, (1283), Siyer 17, (1566)
• (Sats sebebiyle cariye bir) anne ile çocugunun arasi ayirmisti. Resulullah (sav) bunu yasakladi ve satisi bozdu.
Ravi: Ali
Kaynak: Ebu Davud, Büyu, Cihad 133, (2696); Ibnu Mace, Ticarat 46, (2249)
• Hz. Peygamber (sav) bana, kardes iki köle hediye etti. Bunlardan birini sattim. Resulullah (sav) bir ara sordu: "Köleler ne yapiyorlar?" Ben durumu söyledim. Bunun üzerine bana: "Satisi boz, satisi boz" buyurdu.
Ravi: Ali
Kaynak: Tirmizi, Büyu 52, (1284); Ibnu Mace, 46, (2249)
•
Riba'nın Zemmine Dair
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) ribayi (faizi) yiyene de, yedirene de lanet etti." (Ebu Davud ve Tirmizi'nin rivayetlerinde su ziyade vardir: "(Faiz muamelesine) sahitlik edenlere de bu muameleyi yazana da...")
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Müslim, Müsakat 25, (1579); Ebu Davud,...
• Resulullah (sav) ribayi (faizi) yiyene de, yedirene de lanet etti." (Ebu Davud ve Tirmizi'nin rivayetlerinde su ziyade vardir: "(Faiz muamelesine) sahitlik edenlere de bu muameleyi yazana da...")
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Müslim, Müsakat 25, (1579); Ebu Davud, Büyu 4, (3333); Tirmizi, Büyu 2, (1206); Ibnu Mace, Ticarat 5
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Insanlar öyle bir devre ulasacak ki, o zamanda riba yemeyen kalmayacak. Öyle ki, (dogrudan) yemeyene buhari ulasacak." Bir rivayette "...tozu ulasacak" denir.
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 3, (3331); Nesai, Büyu 2, (7, 243); Ibnu Mace, Ticarat 58, (2278)
• Hz. Peygamber (sav)'i Veda Hacci sirasinda dinledim, söyle diyordu: "Haberiniz olsun, cahiliye devrindeki bütün ribalar kaldirilmistir, ödenmeyecektir. Sadece verdiginiz ana parayi alacaksiniz. Böylece ne zulmetmis olacaksiniz ne de zulme ugramis olacaksiniz. Haberiniz olsun cahiliye devrindeki bütün kan davalari kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi da el-Haris Ibnu Abdilmuttalib'in kan davasidir. Bu kimse, Benü Leys'te süt anadaydi. Hüzeyl onu öldürmüstü. Resulullah (sav): Yarabbi teblig ettim mi? dedi. Cemaat: Evet teblig ettin dediler ve üç kere tekrarladilar. Resulullah (sav): Ya Rabbi sahid ol! dedi ve üç kere tekrar etti." (Hattabi der ki: "Ebu Davud, hadisi su sekilde, yani "Haris Ibnu Abdilmuttalib'in kan davasi..." diye rivayet etmistir. Halbuki diger kitaplarda: Rebi'a Ibnu'l-Haris Ibni Abdilmuttalib'in kan davasi seklinde rivayet edilmistir.)
Ravi: Amr Ibnu'l-Ahvas
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 5, (3334)
•
Riba İle İlgili Hükümler
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Altin altinla pesin olmazsa ribadir. Bugday bugdayla pesin satilmazsa ribadir. Arpa arpayla pesin satilmazsa ribadir. Kuru hurma kuru hurmayla pesin satilmazsa ribadir." (Metin, Sahiheyn'in metnidir. Buhari'nin bir rivayetinde,...
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Altin altinla pesin olmazsa ribadir. Bugday bugdayla pesin satilmazsa ribadir. Arpa arpayla pesin satilmazsa ribadir. Kuru hurma kuru hurmayla pesin satilmazsa ribadir." (Metin, Sahiheyn'in metnidir. Buhari'nin bir rivayetinde, "verik (yani basilmis dirhem) verikle, altin altinla.." seklinde gelmistir.)
Ravi: Ömer Ibnu'l-Hattab
Kaynak: Buhari, Büyu 54, 74, 76; Müslim, Musakat 79, (1586); Ebu Davud, Büyu 12, (3348); Ibnu Mace, Ticarat
• Resulullah (sav) zamaninda bize bayagi hurma veriliyordu. Bu muhtelif cins kuru hurmanin bir karisimi idi. Bu bayagi hurmanin iki ölçegini bir ölçek iyi hurma mukabilinde satiyorduk. Bu tarz Hz. Peygamber (sav)'in kulagina ulasinca söyle buyurdu: "Iki ölçek hurmaya bir ölçek hurma, iki ölçek bugdaya bir ölçek bugday iki dirheme bir dirhem olmaz."
Ravi: Ebu Said
Kaynak: Buhari, Büyu 21; Müslim, Müsakat 98, (1594, 1595, 1596); Tirmizi, Büyu 23, (1241); Nesai, Büyu 41, 5
• Bir rivayette de söyle gelmistir: Hz. Bilal (ra), Resulullah (sav)'a, (iyi cins bir hurma olan) berni hurmasi getirmisti. "Bu nereden?" diye sordu. Bilal (ra): "Bizde adi hurma vardi. Resulullah (sav)'in yemesi için ondan iki ölçek vererek bundan bir ölçek satin aldik" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav): "Eyvah! Bu ribanin ta kendisi, eyvah bu ribanin ta kendisi, sakin öyle yapma. Sayet iyi hurma satin almak istersen elindekini ayrica sat. Sonra onun parasiyla iyi hurmayi satin al" dedi.
Ravi:
Kaynak: Buhari, Vekalet 11; Müslim, Müsakat 96, (1594); Nesai, Büyu 41, (7, 271-272)
• Sahiheyn'de yer alan bir rivayette söyle gelmistir: Dinar dinarla, dirhem dirhemle basa bas misliyle degistirilmelidir. Kim fazla verir veya fazla alirsa ribaya girmis olur. Hadisi rivayet eden ravi der ki: "Ben dedim ki; Ibnu Abbas (ra) bunu söylemez. Ebu Said der ki: Ibnu Abbas (ra)'a sordum: Sen bunu Resulullah (sav)'dan mi isittin, Kitabullah'ta mi gördün? Bana su cevabi verdi: Bunun ikisini de söylemiyorum. Siz, Resulullah (sav)'i benden daha iyi tanirsiniz. Ancak bana Üsame Ibnu Zeyd (ra) haber verdi ki, Resulullah (sav): "Sadece veresiye satista riba vardir" buyurmustur.
Ravi:
Kaynak: Müslim, Müsakat 101, (1596)
• Müslim'in bir diger rivayeti söyledir: "Altin altinla, gümüs gümüsle, bugday bugdayla, arpa arpayla, hurma hurma ile, tuz tuzla basbasa misliyle, pesin olarak satilir. Kim artirir veya artirilmasini taleb ederse ribaya girmistir. Bu iste alan da veren de birdir." Yine Müslim'de Ebu Hüreyre'nin bir rivayetinde "cinsleri farkli ise müstesna" denir.
Ravi:
Kaynak: Müslim, Müsakat 82, (1584)
• Rivayetinde (su ziyade) ifade edilmistir: "...Bu çesitler farkli oldugu takdirde pesin ise dilediginiz gibi satin." Bu hadisi, Buhari hariç, Bes Kitap rivayet etmistir.
Ravi: Ubadetu'bnu Samit
Kaynak: Müslim, Müsakat 81, (1587); Ebu Davud, Büyu 12, (3349-3350); Tirmizi, Büyu 23, (1240); Nesai, Büyu 4
• Zeyd Ibnu Erkam ve el-Berd Ibnu Azib (ra)'e sarftan (yani altinla gümüsü cinsi cinsine satmaktan) sordum, ikisi de su cevabi verdi: "Resulullah (sav) altinin gümüs mukabilinde veresiye satilmasini yasakladi."
Ravi: Ebu'l-Minhal
Kaynak: Buhari, Büyu 80, 8, Sirket 10, Menakibu'l-Ensar 50; Müslim, Müsakat 87, (1589); Nesai, Büyu 49, (7,
• Resulullah (sav)'a Hayber'de bulundugu sirada altin ve boncuklarla yapilmis bir gerdanlik getirildi. Bu satilik ganimet mallardandi. Resulullah (sav) altinlarin boncuklardan ayrilmasini emretti. Derhal gerdanligin altin kismi ile boncuk kismi birbirinden ayrildi. Sonra Hz. Peygamber (sav): "Altin, altina mukabil, tartisi tartisina satilsin" buyurdular. (Buhari hariç Bes Kitap tahric etti.)
Ravi: Fadale Ibnu Ubeyd
Kaynak: Müslim, Müsakat 89, (1591); Tirmizi, Büyu 32, (1255); Ebu Davud, Büyu 13, (3351-3353); Nesai, Büyu 4
• Müslim'de gelen diger bir rivayette Hanes es-San'ani der ki: "Biz Fadale ile bir gazvede beraberdik. Derken bana ve arkadaslarima ganimetten bir gerdanlik isabet etti. Gerdanlik altin, gümüs ve kiymetli taslardan yapilmisti. Ben bunu satin almak isteyerek, Fadale'ye sordum. Bana söyle cevap verdi: Bunun altinini ayir, bir kefeye koy. Kendi altinini da bir kefeye koy. Sonra sakin misli mislinden fazla birsey alma! Zira ben Resulullah (sav)'in söyle buyurdugunu isittim: "Kim Allah'a ve ahiret gününe iman ederse sakin misli mislinden fazla bir sey almasin."
Ravi:
Kaynak: Müslim, Büyu 91, (1591)
• Resulullah (sav), gümüsün gümüse basa bas olmayan satisini yasakladi. Bize altin mukabilinde diledigimiz sekilde gümüs ve gümüs mukabilinde diledigimiz sekilde altin satin almayi emretti." Müslim'in ziyadesinde "..Bir adam "pesin mi?" diye sordu. Ebu Bekre: "Ben böyle isittim" cevabini verdi. Sahiheyn ve Nesai rivayet etmistir.
Ravi: Ebu Bekre
Kaynak: Buhari, Büyu 81, 77; Müslim, Müsakat, 88, (1590); Nesai, Büyu, 50 (7, 280-281)
• Resulullah (sav) Hayber'in fethi sirasinda iki Sa'd'a (Sa'd Ibnu Ebi Vakkas ve Sa'd Ibnu Ubade), ganimet malindan altin veya gümüs bir kabi satmalarini emretti. Onlar, her üç (birim)'i ayni dört (birim) mukabilinde, veya her dört (birim)'i üç (birim) ayni mukabilinde sattilar. Resulullah (sav) onlara: "Siz riba yaptiniz, geri verin" emretti."
Ravi: Yahya Ibnu Sala
Kaynak: Muvatta, Büyu 28 (2, 632)
• Ben Ibnu Ömer (ra)'la beraberdim.Ona bir kuyumcu gelerek: "Ey Ebu Abdirrahman! Ben altin isliyor ve bunu kendi agirligindan fazla altinla satiyorum. Böylece ona harcayacagim el emegi miktarinda fiyatini artiriyorum" dedi. Ibnu Ömer (ra) onu bu isten yasakladi. Kuyumcu ayni meseleyi tekrar tekrar söyledi. Her seferinde Ibnu Ömer (ra) onu bu isten yasakladi ve son olarak da sunu söyledi: "Dinar dinarla, dirhem dirhemle satilir. Aralarinda fazlalik olamaz. Bu, Peygamberimizin bize vasiyetidir, biz de size vasiyet ediyoruz (teblig edip duruyoruz)." Bu rivayet Muvatta'da tam olarak gelmistir. Nesai ise sadece Hz. Peygamber (sav)'in sözünü kaydeder.
Ravi: Mücahid
Kaynak: Muvatta, Büyu 31, (2, 633); Nesai, Büyu 46, (7, 278)
• Hz. Muaviye (ra) altin veya gümüsten mamul bir su kabini, agirligindan daha fazla bir fiyatla satmisti. Kendisine Ebu'd-Derda (ra): "Ben Hz. Peygamber (sav)'in bu çesit alis-verisi yasakladigini isittim. Resulullah (sav) bunlarin satisi misline misil olmali diye emretti" diye itiraz etti. Hz. Muaviye (ra): "Ben bunda bir beis görmüyorum" diye cevap verdi. Ebu'd-Derda (ra) öfkelendi ve: "Muaviye'yi kinamada bana yardim edecek biri yok mu? Ben ona Hz. Peygamber (sav)'den haber veriyorum, o bana sahsi reyinden söz ediyor. Senin bulundugun diyarda yasamak bana haram olsun!" diye söylendi. Ebu'd-Derda bunun üzerine orayi terkederek Hz. Ömer (ra)'in yanina geldi. Durumu oldugu gibi ona anlatti. Hz. Ömer (ra) Hz. Muaviye (ra)'ye bir mektup yazarak bu çesit satisi (altinin altinla satilmasi), misli misline ve agirligina denk olarak yapmasini emretti.
Ravi: Ata Ibnu Yesar
Kaynak: Muvatta, Büyu 33 (2, 634); Nesai, Büyu 47, (7, 279)
• Resulullah (sav): "Riba veresiyededir" buyurdu.(Diger bir rivayette: "Pesin alis-verislerde (cinsler farkli ise fazlalik sebebiyle) riba olmaz" buyurulmustur.)
Ravi: Üsame Ibnu Zeyd
Kaynak: Buhari, Büyu 40; Müslim, Büyu 102, (1596); Nesai, Büyu 50, (7, 281)
• Ben dinarla deve satiyor, dinar yerine gümüs aliyordum. Bazanda gümüsle satiyor, onun yerine dinar aliyordum. Bu durumu Resulullah (sav)'e arzederek hükmünü sordum. "O andaki (ayni meclisteki) kiymetiyle olunca bunda bir beis yok" buyurdu."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Tirmizi, Büyu 24, (1242); Ebu Davud, Büyu 14 (3354-3355); Nesai, Büyu 50, (7, 281-282); Ibnu Mace, T
• Ebu Davud'un bir rivayetinde söyle gelmistir: "...o günün fiyatiyla almanda bir beis yoktur, yeter ki aranizda (henüz ödenmeyen) bir miktar oldugu halde birbirinizden ayrilmis olmayasiniz."
Ravi:
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 14, (3354, 3355)
• Anlattigina göre, kölesine, bir sa' bugday vererek pazara yollar ve: "Bunu sat, parasiyla arpa satin al der. Köle gider. Onu vererek bir sa'dan bir miktar fazla arpa satin alir. Köle dönünce, Ma'mer (ra) ona "Niye böyle yaptin? Çabuk git ve geri ver. Misli misline denk al. Zira ben, Resulullah (sav)'i isittim, söyle diyordu: "Yiyecek yiyecekle misli misline denk olmalidir." O zaman yiyecegimiz arpa idi. Kendisine "Ama bu arpa onun misli degildir" dendi ise de: "Ben arpanin bugdaya benzemesinden korkarim" cevabini verdi.
Ravi: Ma'mer Ibnu Abdillah Ibni Nafi
Kaynak: Müslim, Müsakat 93, (1592)
• Imam Malik'e ulastigina göre, Süleyman Ibnu Yesar demistir ki; "Sa'd Ibnu Ebi Vakkas'in merkebinin yemi bitmistL Kölesine: "Ailene ait bugdaydan bir miktar götür, ona mukabil arpa satin al, sakin mislinden fazla almayasin" dedi.
Ravi:
Kaynak: Muvatta, Büyu 50,52, (2,645)
• Ebu Ayyasin - ki ismi Zeyd'dir - anlattigina göre: "Sa'd Ibnu Ebi Vakkas (ra)'a, beyaz bugday mukabilinde kabuksuz arpa satin almanin hükmünü sorar. Sa'd (ra) kendisine: "Hangisi daha kiymetli? diye sorar. Zeyd: "Beyaz bugday" der. Sa'd onu bu isten men eder ve der ki: "Ben Resulullah (sav)'i kuru hurmayi taze hurma mukabilinde satin alma hakkinda soruldugu zaman isitmistim. Resulullah (sav) bunu sorana: "Taze hurma kuruyanca agirligini kaybeder mi?" dedi. Adam "evet" cevabini verince, Resulullah (sav) onu bu isten men etmisti."
Ravi: Ebu Ayyasin
Kaynak: Tirmizi, Büyu 14, (1225); Ebu Davud, Büyu 18, (3359); Muvatta, Büyu 22, (2, 624); Nesai, Büyu 36, (7
• Ebu Davud'un diger bir rivayetinde: "Hz. Peygamber (sav), taze hurmayi kuru hurma ile veresiye satmayi yasakladi" denir."
Ravi:
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 18, (3360)
•
Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Bir köle gelerek Hz. Peygamber (sav)'a hicret etmek üzere biat etti, Resulullah (sav) onun köle oldugunu sezemedi. Arkadan efendisi onu aramaya geldi. Resulullah (sav) ona: "Onu bana sat" buyurdu ve köleyi iki siyah köle mukabilinde satin aldi."
Ravi:...
• Bir köle gelerek Hz. Peygamber (sav)'a hicret etmek üzere biat etti, Resulullah (sav) onun köle oldugunu sezemedi. Arkadan efendisi onu aramaya geldi. Resulullah (sav) ona: "Onu bana sat" buyurdu ve köleyi iki siyah köle mukabilinde satin aldi."
Ravi: Cabir
Kaynak: Müslim, Musakat 123, (1602); Tirmizi, Siyer 36, (1596); Ebu Davud, Büyu 17, (3358); Nesai, Bey'a 66,
• Hz. Peygamber (sav) raviye, kendisine bir ordu hazirlamasini emretmistir. Mevcut develer (askerlere) yetmedi. Bunun üzerine Resulullah (sav) (devesi olmayanlar için, bilhere) hazine develerinden ödenmek üzere deve te'min etmesini emretti. (Böylece Abdullah) zekat yoluyla hazineye gelecek develerden iki adedi karsiliginda bir deve temin ediyordu."
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 16, (3357)
• Anlattigina göre, "devesini yirmi küçük deve mukabilinde veresiye olarak satmistir"
Ravi: Ali Ibnu Ebi Talib
Kaynak: Muvatta, Büyu 59, (2, 652)
• Ibnu Ömer, saticinin zimmetinde bulunan bir binek devesini, Rebeze'de bulunan dört küçük deve mukabilinde satin almistir." (Buhari, bu hadisi bab basliginda senetsiz olarak kaydetmistir)
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Büyu 108; Muvatta, Büyu 60, (2, 652)
• Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Iki hayvan, veresiye olarak bir hayvana mukabil satilamaz. Pesin satilirsa bunda bir beis yok."
Ravi: Cabir
Kaynak: Tirmizi, Büyu 21, (1238); Ibnu Mace, Ticarat 56
• Hz. Peygamber (sav) hayvanin hayvanla veresiye satisini yasaklamistir." (Tirmizi, hadisin sahih oldugunu belirtmistir.)
Ravi: Semüre Ibnu Cündeb
Kaynak: Tirmizi, Büyu 21, (1237); Ebu Davud, Büyu 15; Nesai, Büyu, 65, (7, 292); Ibnu Mace, Ticarat 56, (227
• Said Ibnu'l-Müseyyeb derdi ki: "Hayvanda riba yoktur. Hz. Peygamber (sav) hayvan satisini üç hususta yasakladi: el-Mezamin, el-Melakih ve Habelu'l-habele. Mezamin: Disi devenin karnindaki yavru demektir. Melakih: Erkek devenin belinde bulunan (ve disiyi dölleyen) sey demektir. Habelu'l-habele: "Hamile develerin hamile kalmasi) yani, disi develerin karnindaki ceninin doguracagi yavrunun satimi. (Imam Malik, bu tabirleri, yukaridaki gibi açiklamistir. Ancak garib kelimeleri açiklayan lugatci ve fakihler nezdinde, mezamin ve melakih kelimeleri aksi manalari ifade etmektedir.)
Ravi: Ibnu Sihab
Kaynak: Muvatta, Büyu 63, (2,654)
• Imam Malik'e ulastigina göre, bir adam Ibnu Ömer (ra)'e gelerek: "Ben birisine bir borç verdim. Bana, bunu daha üstün bir sekilde iadesini sart kostum" dedi ve hükmünü sordu, Ibnu Ömer (ra): "Bu ribadir" diye cevap verdi ve su açiklamada bulundu: "Borç verme isi üç sekilde cereyan eder. 1- Borç vardir, bunu vermekle sadece Allah'in rizasini düsünürsün. Karsiliginda sana riza-yi ilahi vardir. 2- Borç vardir, bununla arkadasini memnun etmek istersin. 3- Borç vardir, temiz bir malla pis bir sey almak için bu borcu verirsin. Iste bu ribadir." Adam: "Öyleyse bana ne emredersiniz, ey Ebu Abdirrahman?" diye sordu. Ibnu Ömer su açiklamada bulundu: "Akdi yirtmani tavsiye ederim. Borçlu, verdigin miktari aynen iade öderse alirsin, Verdiginden daha az iade eder, sen de alirsan sevap kazanirsin. Eger sana, daha iyi birseyi gönül hoslugu ile verirse, bu sana bir tesekkürdür, böylece tesekkürünü ifade ediyor demektir. Sana ayrica, ona vade tanidigin için sevap vardir."
Ravi:
Kaynak: Muvatta, Büyu 92, (2, 681-682)
• Ibnu Ömer (ra) bir miktar borç para aldi. Bunu sahibine daha iyi bir sekilde ödedi. Borç veren adam: "Bu verdigimden efdaldir (fazladir) diyerek almak istemedi. Ibnu Ömer adama: "Biliyorum, ancak için bu sekilde rahat edecek" dedi.
Ravi: Mücahid
Kaynak: Muvatta, Büyu 90, (2, 681)
• Ibnu Ömer (ra)'e, "belli bir vade ile bir baskasinda alacagi bulunan adam, parasini daha çabuk alabilmek için bir kismindan vaz geçecek olsa?" diye sordular. Ibnu Ömer bunu hos görmedi ve bu davranisi yasakladi."
Ravi: Salim
Kaynak: Muvatta, Büyu 82, (2, 672)
• Ben, bilahere ödenmek üzere Dar-i Nahle ehline bez sattim. Bir müddet sonra Küfe'ye gitmek istedim. Borçlular bana gelerek fiyattan biraz inmem halinde pesin ödeyeceklerini söylediler. Bunu Zeyd Ibnu Sabit'e sordum. Bana: "Hayir, bu isi yapmana cevaz veremem, bunu (ribayi) ne senin yemeni, ne de (satin alanlara) yedirmeni emredemem" dedi.
Ravi: Ubeyd Ibnu Ebi Salih
Kaynak: Muvatta, Büyu 81, (2,671)
• Zeyd Ibnu Erkam (ra)'in Ümmü Veled'i (çocuk dogurmus cariyesi), Hz. Aise (ra)'ye ugradi ve dedi ki: "Zeyd'in bir cariyesini el-Ata'ya sekiz yüz dirheme sattim. Sonra ayni cariyeyi ondan, ödeme zamani dolmazdan önce alti yüz dirheme satin aldim. Ayrica ben kendisine, bunu satacak olursan senden ben satin alacagim diye sart kosmustum." Hz. Aise (ra): "Sart kosman da uygunsuz, satin alman da uygunsuz olmus. Zeyd Ibnu Erkam'a söyle ki, bu is sebebiyle tevbe etmezse, Resulullah (sav)'la birlikte yaptigi cihadi iptal etmistir" dedi. Kadin: "Zeyd ne yapti ki (böyle hükmediyorsun?)" diye sorunca Hz. Aise cevap olarak su ayeti okudu: "Kime Rabb'inden bir ögüt gelir de faizcilikten geri durursa, geçmisi kendisinedir, onun isi Allah'a aittir..." (Bakara, 275). Ashab'tan pek çogu hayatta oldugu halde, kimse bu hükümden dolayi Hz. Aise'yi reddetmedi.
Ravi: Ümmü Yunus
Kaynak: Rezin
• Cenab-i Hakk'in terketmeyenler için harb etmeye izin verdigi riba, cahiliye devrinde iki sekilde cereyan ederdi: 1- Bir kimsenin diger bir kimsede, vadeli bir alacagi bulunurdu. Vade dolunca alacakli: "Ödeyecek misin yoksa faizlesin mi?" derdi. Borçlu öderse öbürü alirdi. Ödemezse, ölçeklenen, tartilan, ekilen veya sayilan çesitten ise alacak katlanirdi. 2- Yasla ölçülen bir mal ise, daha üst mertebeye kaydirilir, vade de uzatilirdi. Islam gelince Cenab-i Hakk su ayeti indirdi: "Ey iman edenler! Allah'tan sakinin, inanmissaniz faizden arta kalan hesaptan vazgeçin. Böyle yapmazsaniz, bunun Allah'a ve Peygamberine karsi açilmis bir savas oldugunu bilin. Eger tevbe ederseniz sermayeniz sizindir. Böylece haksizlik etmemis ve haksizliga ugramamis olursunuz" (Bakara 278-279).
Ravi: Zeyd Ibnu Eslem
Kaynak: Rezin
•
Muhayyerlik Hakkında
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Alis-veris yapanlar, birbirlerinden ayrilmadikça (akdi bozmakta) muhayyerdirler. Veya alis-veris yapanlardan biri digerine "muhayyersin" demisse yine muhayyerdir." Ravi, Resulullah (sav)'in belki de "Alis-veris yapanlardan biri...
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Alis-veris yapanlar, birbirlerinden ayrilmadikça (akdi bozmakta) muhayyerdirler. Veya alis-veris yapanlardan biri digerine "muhayyersin" demisse yine muhayyerdir." Ravi, Resulullah (sav)'in belki de "Alis-veris yapanlardan biri "muhayyerlik sarti üzere olsun demisse" seklinde buyurmus olacagindan süphe etmektedir.
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Büyu, 42, 43, 44, 46; Müslim, Büyu 45, 47, (1531); Tirmizi, Büyu 26, (1246); Ebu Davud, Büyu
• Sahiheyn'de gelen bir rivayette söyle buyurulmustur: "Iki kisi alis-veriste bulununca, onlar ayrilmadikça, veya biri digerini muhayyer birakmadikça her ikisi de muhayyerdir. Biri digerini muhayyer birakir da bu sartla alis-veris yaparlarsa artik akit kesinlesmistir. Alis-verisi yaptiktan sona ayrilirlar da ikisinden biri satistan vazgeçmezse yine satis kesinlesmistir."
Ravi:
Kaynak: Buhari, Büyu 45; Müslim, Büyu 44, (1531)
• Müslim'in bir diger rivayetinde söyle buyurulmustur: "Alis-veris yapan herhangi iki kisi arasinda, birbirlerinden ayrilmadikça akit kesinlesmis olmaz. Ancak muhayyerlik sartiyla yapilan satis müstesna."
Ravi:
Kaynak: Müslim, Büyu 46, (1531)
• Müslim'in bir diger rivayetinde Nafi' der ki: "Ibnu Ömer (ra) bir kimse ile alis-veris yapinca bu satisin bozulmasini istemedi mi kalkar biraz yürür, sonra geri dönerdi."
Ravi:
Kaynak: Müslim, Büyu 45, (1531)
• Tirmizi'nin bir rivayetinde söyle gelmistir: "Ibnu Ömer, bir alis-verisi oturarak yapmis ise, akdin kesinlesmesi için ayaga kalkardi.
Ravi:
Kaynak: Tirmizi, Büyu 26, (1245)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Alis-veris yapanlar birbirlerinden ayrilincaya kadar muhayyerdirler. Eger dogru söyler ve (her seyi) beyan ederlerse bu alis-verisleri her ikisi hakkinda da mübarek kilinir. Gerçegi gizlerler ve yalan söylerlerse, alis-verislerinin bereketi kalmaz."
Ravi: Hakim Ibnu Hizam
Kaynak: Buhari, Büyu 19, 22, 42, 44, 46; Müslim, Büyu 47, (1532); Ebu Davud, Büyu 53, (3459); Tirmizi, Büyu
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Alis-veris yapan iki taraf, birbirlerinden ayrilmadikça muhayyerdirler. Ancak, aralarinda muhayyerlik anlasmasi varsa bu müstesna. Bu durumda, "karsi taraf pisman olur da akdi bozar" korkusuyla birinin oradan ayrilmasi helal olmaz."
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l'As
Kaynak: Tirmizi, Büyu 26, (1247); Ebu Davud, Büyu 53, (3954); Nesai, Büyu 11, (7, 251-252)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Alis veris yapan her iki taraf da akitden memnun kalmadikça ayrilmasinlar."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 53, (3458); Tirmizi, Büyu 27, (1248)
• Resulullah (sav) bir bedeviyi, satistan sona muhayyer kildi. (Tirmizi hadisin sahih oldugunu söylemistir.)
Ravi: Cabir
Kaynak: Tirmizi, Büyu 27, (1249)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Alis-veris yapanlar ihtilafa düserlerse satanin sözü esas alinir. Müsteri muhayyer birakilir."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Muvatta, Büyu 80, (2, 671); Tirmizi, Büyu 43, (1270)
• Bir gazvede bulunduk. Bir yere indik. Bir arkadasimiz, bir köle karsiliginda bir at satti. O günün geri kalan kisminda ve geceleyin beraber kaldilar. Sabah olunca göç hazirligi yapildi. Adam kalkarak atini egerlemeye gitti. Bu satistan pisman olmustu. Öbürüne gidip akdi bozmak istedi. Fakat digeri kabul etmedi, ati vermeyi reddetti ve "Aramizda Resulullah (sav)'in ashabindan Ebu Berze hakem olsun" dedi. Ona gelip, durumu anlattilar. Ebu Berze: "Aranizda Resulullah (sav)'in hükmüyle hükmetmeme razi misiniz? Hz. Peygamber (sav) buyurmustu ki: "Alim-satim yapanlar, birbirlerinden ayrilmadikça muhayyerdirler." Ben sizi ayrilmis göremiyorum."
Ravi: Ebu'l-Vadi'
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 53, (3457)
•
Şuf'ay'a Dair Hadisler
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) taksim edilmedikçe her (akar) malda sufa hakki bulunduguna hükmetti. Araya sinirlar konup, yollar tayin edilince sufa hakki kalkar. (Bu hadisi Bes Kitap da tahric etmistir. Müslim'deki metin söyledir: "Henüz taksim edilmemis arazi, mesken,...
• Resulullah (sav) taksim edilmedikçe her (akar) malda sufa hakki bulunduguna hükmetti. Araya sinirlar konup, yollar tayin edilince sufa hakki kalkar. (Bu hadisi Bes Kitap da tahric etmistir. Müslim'deki metin söyledir: "Henüz taksim edilmemis arazi, mesken, bahçe gibi (akar nevinden) her ortaklikta sufa hakki vardir. (Ortaklarindan birinin) ortagina haber vermeden satmasi helal olmaz. Satmadan önce haber verir, ortagi satin alir veya terkeder. Ortagina haber vermeden satarsa, ortagi bu mala (ayni fiyat karsiliginda) hak sahibi olur.")
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Sufa 1, Büyu 96, 97, Hiyel 14, Sirket 8-9; Müslim, Müsakat 134 (1608); Nesai, Büyu 108, 109
• Ebu Davud ve Tirmizi'de gelen bir diger rivayet söyledir: "Komsu, komsusuna karsi sufa hakkina sahiptir. Ayni yoldan isliyorlarsa, komsu bulunmadigi takdirde, giyabinda satis yapmaz, bekler."
Ravi:
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 75, (3518); Tirmizi, Ahkam 33, (1369); Ibnu Mace, Sufa 2, (2494); Nesai, Büyu 80, (7
• Tirmizi'nin bir diger rivayetinde: "Evin komsusu eve bir baskasindan daha çok hak sahibidir" buyrulmustur.
Ravi:
Kaynak: Tirmizi, Ahkam 31, (1368), 33, (1370)
• Tirmizi'nin ve Ebu Davud'un Semure'den yaptiklari bir rivayete göre, Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "Evin komsusu komsunun evine veya tarlaya daha ziyade hak sahibidir."
Ravi:
Kaynak: Tirmizi, Ahkam 31, (1368); Ebu Davud, Büyu 75, (3518)
• Ebu Rafi (ra)'nin söyle söyledigini isitmistir: "Komsu, yakin komsusuna karsi daha çok hak sahibidir."
Ravi: Amr Ibnu's-Serid
Kaynak: Buhari, Sufa 2, Hiyel 14,15; Ebu Davud, Büyu 75, (3516); Nesai, Büyu 109, (7, 320)
• Bir adam, Hz. Peygamber (sav)'e: "Ey Allah'in Resulü, tarlam var, kimsenin bunda ne ortakligi ne de hissesi var, ancak komsum var" dedi. Hz. Peygamber (sav): "Komsu, yakin olan eve daha ziyade hak sahibidir" buyurdu.
Ravi: Amr Ibnu's-Serid
Kaynak: Nesai, Büyu 109, (7,320)
• Buyurdular ki: "Bir araziye sinirlar konacak olursa artik onda sufa hakki kalmaz, ne kuyunun suyunda sufa hakki ne de hurma agaçlarini telkih de (döllemede) sufa hakki kalmaz."
Ravi: Osman
Kaynak: Muvatta, Sufa 4, (7, 320)
•
Selem (Önceden Satma) Hakkında
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Hz. Peygamber (sav) Medine'ye geldiginde Medineliler, bir yillik, iki yillik hurma mahsulünü pesinen satarlardI. Resulullah (sav) onlara: "Hurmayi kim önceden satarsa ölçüsünü, tartisini belirterek, vadesini tayin ederek satsin" buyurdu. (Bunu Bes Kitap tahric...
• Hz. Peygamber (sav) Medine'ye geldiginde Medineliler, bir yillik, iki yillik hurma mahsulünü pesinen satarlardI. Resulullah (sav) onlara: "Hurmayi kim önceden satarsa ölçüsünü, tartisini belirterek, vadesini tayin ederek satsin" buyurdu. (Bunu Bes Kitap tahric etmistir. Buhari ve Ebu Davud'da gelen diger rivayetlerde aynisi ifade edilmis ve söyle bir farkliliga yer verilmistir: "...iki ve üç yillik...")
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Selem 1, 2, 7; Müslim, Müsakat 127, 128, (1604); Ebu Davud, Büyu 57, (3463); Tirmizi, Büyu 6
• Abdullah Ibnu Seddad Ibni'l-Had ve Ebu Bürde selef mevzuunda ihtilafa düstüler. Beni, Ibnu Ebi Evfa (ra)'a gönderdiler. Ben kendisine bu hususta sordum. Su cevabi verdi: "Biz Resulullah (sav), Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (ra) devirlerinde bugday, arpa, kuru üzüm ve kuru hurma hususlarinda selefte bulunurduk. Ben, Ibnu Ebza'ya da sordum. O da buna benzer bir cevap verdi."
Ravi: Muhammed Ibnu Ebi'l-Mücalid
Kaynak: Buhari, Selem 2, 3, 7; Ebu Davud, Büyu 57, (3464); Nesai, Büyu 62, (7, 290)
• Bir diger rivayette söyle gelmistir: "...Dedim ki: (siz selem adini) yaninda alacaginiz malin aslini bulunduran kimse ile mi yapardiniz?" Su cevabi verdi: Biz selem yaptigimiz kimseye o hususu sormazdik." (Ebu Davud'un rivayetinde su ziyade var: "(Selem akdini) alacagimiz mal elinde bulunmayan kimselerle yapardik.")
Ravi: Muhammed Ibnu Ebi'l-Mücalid
Kaynak: Buhari, Selem 3; Ebu Davud, Büyu 57, (3464)
• Hz. Peygamber (sav) dedi ki: "Kim bir yiyecek veya bir baska seyde selem akdi yapmissa, bu mali fiilen kabzetmedikçe baskasina satmasin."
Ravi: Ebu Said el-Hudri
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 59, (3468)
• Ibnu Ömer (ra)'e "hurmada selem yapilir mi?" diye sordum. Bana: "Resulullah (sav), meyvesi (yenmeye) salih oluncaya kadar hurmanin satilmasini yasakladi" cevabini verdi.
Ravi: Ebu'l-Bahteri
Kaynak: Buhari, Selem 3,4.
• Rivayetinde der ki: "...Ondan yeninceye, tartilincaya kadar..." Ben "Tartilmasi da ne dir?" diye sordum. Yaninda bulunan bir zat: "Miktari göz karari ile kabaca takdir edilebilinceye kadar" diye açikladi.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Selem 3, 4; Müslim, Büyu 55, (1537)
• Bir adam selem yoluyla (yani parasini pesin alarak, çikacak mahsulden verilmek üzere) bir agacin hurmasini satti. Fakat o yil o agaç hiç mahsul vermedi. Satici ile müsteri ihtilafa düserek davalarini Hz. Peygamber (sav)'e getirdiler. Resulullah (sav) saticiya: "Onun parasini nasil helal addedersin, parayi geri ver" dedi. Sonra sunu söyledi; "Hurma (yenmeye) salih oluncaya kadar onu selem yoluyla satmayin."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 58, (3467); Ibnu Mace, Ticarat 61, (2284); Muvatta, Büyu 21, (2, 644); Buhari, Selem
• Imam Malik, Ibnu Ömer'in sözü olarak sunu tahric etmistir: "Kisinin, bir baskasina selem yoluyla yiyecek satmasinda bir beis yoktur, yeter ki, yiyecek maddesinin fiyati belirlenmis, ödemenin zamani tayin edilmis olsun. Ancak (hasada) salahi ortaya çikmayan ekinde veya (yenmeye) salahi ortaya çikmayan hurmada selem olmaz." (Ibnu Ömer'in bu sözünü Buhari, bab basliginda senedsiz olarak kaydetmistir.)
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Muvatta, Büyu 94, (2,682); Buhari, Selem, 7
• Imam Malik'e ulastigina göre, bir adam, Hz. Ömer (ra)'e gelip baska bir memlekette ödemek sartiyla kendisiyle selem akdi yapan bir adamdan haber vererek bu akid hakkinda sormustur da, Hz. Ömer (ra) hosnutsuzluk izhar etmis ve: "Pekala, devenin kirasi nerede?" demistir.
Ravi:
Kaynak: Muvatta, Büyu 91, (2, 681)
• Imam Malik'e ulastigina göre, Ibnu Mes'ud (ra) söyle demistir: "Kim selem akdi yaparsa, sakin fazla alma sarti kosmasin. Bir avuç saman bile olsa bu fazlalik ribadir."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Muvatta, Büyu 94, (2,682)
•
İhtikar Ve Pahalandırmaya Dair Hadisler
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Ma'mer Ibnu Ebi Ma'mer - ki Ibnu Abdillah da denir ve Benu Adiyy Ibnu Ka'b'dan biridir - dedi ki: "Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Ihtikar yapan hatakar olmustur." Said Ibnu'l-Müseyyeb'e: "Ama sen de ihtikar yapiyorsun" dendi de: "Bu hadisi rivayet eden...
• Ma'mer Ibnu Ebi Ma'mer - ki Ibnu Abdillah da denir ve Benu Adiyy Ibnu Ka'b'dan biridir - dedi ki: "Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Ihtikar yapan hatakar olmustur." Said Ibnu'l-Müseyyeb'e: "Ama sen de ihtikar yapiyorsun" dendi de: "Bu hadisi rivayet eden Ma'mer de ihtikar yapiyordu" diye cevap verdi."
Ravi: Ibnu'l-Müseyyeb
Kaynak: Müslim, Müsakat 129, (1605); Ebu Davud, Büyu 49, (3447); Tirmizi, Büyu 40 (1267)
• Imam Malik diyor ki: "Bana ulastigina göre Hz. Ömer (ra) söyle demistir: "Bizim çarsimizda ihtikar olamaz. Yanlarinda fazla yiyecek maddesi bulunan bir kisim insanlar, bizim sahamiza Allah'in rizkindan inmis olan bir rizka yönelip, onu bize karsi saklayamazlar. Ancak kim, yaz, kis demeden zahmetlere katlanarak mal getirmis ise o Ömer'in misafiridir. Allah'in istedigi sekilde malini satsin, istedigi sekilde de saklasin."
Ravi: Ömer
Kaynak: Muvatta, Büyu 56, (2,651)
• Imam Malik'e ulastigina göre, Hz. Osman (ra) da ihtikar yapmayi yasaklamistir.
Ravi:
Kaynak: Muvatta, Büyu 56, (2, 651)
• Hz. Ömer (ra), pazara ugramisti. Orada Hatib Ibnu Ebi Belte'a'ya ugradi. Hatib'in (ucuz fiyatla) kuru üzüm sattigini görünce: "Ya fiyati (digerlerinin seviyesine yükseltirsin yahut pazarimizdan çeker gidersin" diye ihtar etti."
Ravi: Ibnu'l-Müseyyeb
Kaynak: Muvatta, Büyu 57, (2, 651)
• Bir adam gelerek: "Ey Allah'in Resulü, bizler için esyalara fiyat tesbit ediver" diye müracaatta bulundu. Hz. Peygamber (sav): "Hayir, fiyat koymayayim (rizka bolluk vermesi için) Allah'ima dua edeyim" cevabini verdi. Arkadan bir baskasi gelerek: (Ortaklik pahalandi, esyalarin) fiyatini bize siz tesbit ediverin" diye talebde bulununca, bu sefer: "Hayir rizki bollastirip, darlastiran Allah'tir. Ben hiçbir kimseye zulmetmemis olarak Allah'a kavusmak istiyorum" cevabini verdi.
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 51, (3450)
• Halk Hz. Peygamber (sav)'e müracaatla: "Ey Allah'in Resulü, fiyatlar yükseldi, bizim için fiyatlari siz tesbit edin" dediler. Resulullah (sav) onlara su cevabi verdi: "Fiyatlari koyan Allah'tir. Rizki veren, artirip eksilten de O'dur. Ben ise, hiç kimse benden ne kan ne de mal hususunda hak talebinde bulunmaz oldugu halde Allah'a kavusmami diliyorum." (Tirmizi hadisin sahih oldugunu söylemistir)
Ravi: Enes
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 51, (3451); Tirmizi, Büyu 73, (1314)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Pahalanmasi için, kim bir yiyecek maddesini kirk gün saklarsa, o, Allah'tan yüz çevirmistir, Allah da ondan yüz çevirmistir." Bu hadisi Ahmed Ibnu Hanbel Mesned'inde (2, 33) zikretmistir. Mecmau'z-Zevaid'de bunun ayrica Ebü Ya'lfi el-Mevsili'nin ve Bezzar'in Müsned'lerinde, Taberani'nin el-Mu'cemu'l- Evsat'inda tahric edildikleri belirtilir.
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak:
• Hz. Peygamber (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Ihtikar yapan kisi ne kötüdür. Allah fiyatlari ucuzlatsa üzülür, pahalandirirsa sevinir." Bu rivayet miskatu'l-Mesabih'de 2897 numarada Rezin'den olarak kaydedilmis, Beyhaki'nin Su'abu'l-Iman'indan alindigi belirtilmistir.
Ravi: Muaz
Kaynak: Rezin
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdu: "Sehirlerde yasayanlar, Allah yolunda hapsedilmis kimselerdir. Gidalarinda onlara ihtikar yapmayin, onlara fiyatlari yükseltmeyin, zira kim onlara bir gida maddesini kirk gün hapsetse, sonra da tamamini tasadduk etse yine de isledigi günahi affettiremez." Rezin'in ilavesidir. Münziri'nin et-Tergib ve't-Terhib'inde kaydedilmistir (3, 27).
Ravi: Ebu Ümame
Kaynak: Rezin
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurmuslardir: "Muhtekirler ve cana kiyanlar ayni derecede hasrolacaklar. Kim Müslümanlarin herhangi bir seydeki fiyatina müdahale ederek pahalandirirsa, kiyamet gününde atesin büyügünde cezalandirilmasi Allah'a vacib olmustur." Rezin'in ilavesidir. Münziri'nin et-Tergib ve't-Terhib'inde kaydedilmistir (3, 27).
Ravi: Ebu Hüreyre ve Hz. Ma'kil Ibnu Yesar
Kaynak: Rezin
• Buyurdu ki: "Pazara mal celbeden rizklanir, muhtekir mahrum birakilir. Kim mü'minlerin bir gidasini onlara karsi saklar, ihtikar yaparsa, Allah onu iflasa ve cüzzam hastaligina duçar eder"
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Ibnu Mace, Ticarat 6, (2153)
•
Ayıp Sebebiyle Malı Geri Vermeye Dair
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Bir adam bir köle satin aldi. Köle, Allah'in diledigi kadar (bir müddet) adamin yaninda ikamet etti. Sonra adam kölede bir kusur tesbit etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav)'e gelerek sikayette bulundu ve eski sahibine iade etti. Eski sahibi: "Ey Allah'in...
• Bir adam bir köle satin aldi. Köle, Allah'in diledigi kadar (bir müddet) adamin yaninda ikamet etti. Sonra adam kölede bir kusur tesbit etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav)'e gelerek sikayette bulundu ve eski sahibine iade etti. Eski sahibi: "Ey Allah'in Resulü, (yaninda kaldigi müddetçe) kölemi kullandi, ondan istifade etti" dedi. Resulullah (sav): "Harac (menfaat), zamin (kefil) olana aittir" buyurdu.
Ravi: Aise
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 71, (3508, 3509, 3510); Tirmizi, Büyu 53 (1285); Nesai, Büyu 16, (8,254-255); Ibnu M
• Nesai'nin bir rivayeti söyledir: Resulullah (sav) menfaatin, zamin olana aid olduguna hükmetti ve zamin olmayan kimsenin menfaat talebini yasakladi. Tirmizi hazretleri, "Menfaat, zamin olana aittir" sözünü söyle açikladi: "Burada zamin o kimsedir ki, bir köle satin alir, bir müddet onu hizmetlenir, sonra onda bir kusur tesbit eder ve bu sebeple köleyi saticisina iade eder. Bu durumda, köleden hasil olan menfaat müsteriye aittir. Zira köle, sayet helak olsaydi, müsterinin mali olarak helak olacakti. Buna benzeyen bütün meselelerde menfaat, zamin olana aittir."
Ravi:
Kaynak:
• Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kölenin müddeti üç gündür. Sayet müsteri, bir hastaliga rastlarsa, herhangi bir delil ibraz etmeden köleyi satana geri verir. Üç günden sonra hastaliga rastlarsa, bu hastaligin, satin aldigi zamana ait oldugu hususunda delil ibraz etmesi gerekir."
Ravi: Ukbe Ibnu Amir
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 72, (3506)
• Abdurrahman Ibnu Avf (ra), Asim Ibnu Adiy'den bir cariye almisti. Cariyenin evli oldugunu anladi ve derhal geri verdi."
Ravi: Ebu Seleme Ibnu Abdirrahman Ibni Avf
Kaynak: Muvatta, Büyu 8 (2,617)
• Anlattigina göre, kendisi, sekizyüz dirheme bir köle satar ve satarken "kusursuz" oldugunu söyler. Ancak, satin alan kimse bilahere: "Kölede bir hastalik var bana söylemedin" der. Ihtilaf Hz. Osman (ra)'a götürülür. Adam: "Kölede hastalik oldugu halde, haber vermeksizin bana satti" der. Abdullah (ra): "Ben onu kusursuz olarak sattim" der. Hz. Osman (ra) sattigi zaman kölede kusur oldugunu bilmedigine dair yemin etmesine hükmetti. Abdullah yemin etmekten imtina ederek, köleyi geri aldi. Köle yaninda sihhatine kavustu. Sonra onu yeniden satti ve bu sefer binbesyüz dirhem aldi.
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Muvatta, Büyu 4, (2, 613)
•
Ağacı Ve Köleyi Satmak
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Hz. Peygamber (sav)'in söyle söledigini isittim: "Kim döllemesi yapilmis bir hurmalik satarsa (bir baska rivayette satin alirsa) bunun meyvesi satana aittir. Satin alan kendisinin olacak diye sart kosmussa o hariç (bu durumda meyve müsterinindir). Kim de bir...
• Hz. Peygamber (sav)'in söyle söledigini isittim: "Kim döllemesi yapilmis bir hurmalik satarsa (bir baska rivayette satin alirsa) bunun meyvesi satana aittir. Satin alan kendisinin olacak diye sart kosmussa o hariç (bu durumda meyve müsterinindir). Kim de bir köle satarsa, kölenin mali satanindir, burada da satin alan "benim olacak" diye sart kosmussa o hariç, bu takdirde kölenin mali varsa müsterinin olur."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Büyu 90, 92, Sürb 17, Sürüt 2; Müslim, Büyu 77, (1543); Muvatta, Büyu 9 (2, 617); Tirmizi, B
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Bir din kardesine yemis satsan sonra da buna bir afet gelse, ondan bir sey alman sana helal olmaz. Kardesinin malini hakkin olmadigi halde nasil alirsin?" (Bir baska rivayette: "Resulullah (sav), afetle gelen zararin hesaptan düsülmesini emretti" demistir.)
Ravi: Cabir
Kaynak: Müslim, Müsakat 17, 14, (1554); Ebu Davud, Icare 24, (3574), 60, (3470)
•
Cimrilikle İlgili Bölüm
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Ben Kureys'ten bir grubla oturuyordum. Oradan Ebu Zerr (ra) geçti. Söyle diyordu: "Mal biriktirenleri, cehennem atesinde kizdinlan taslarla müjdele. Bu kizgin taslar onlarin her birinin memelerinin uçlarina konacak, ta kürek kemiklerinden çikacak; kürek...
• Ben Kureys'ten bir grubla oturuyordum. Oradan Ebu Zerr (ra) geçti. Söyle diyordu: "Mal biriktirenleri, cehennem atesinde kizdinlan taslarla müjdele. Bu kizgin taslar onlarin her birinin memelerinin uçlarina konacak, ta kürek kemiklerinden çikacak; kürek kemiklerine konacak, ta meme uçlarindan çikacak. (Böylece) çalkalanip duracaklar" dedi. Bu konusmayi dinleyenler baslarini indirdiler. Onlardan hiçbirinin bu adama cevap verdigini görmedim. Bunun üzerine adam dönüp gitti. Ben de pesinden onu takip ettim. Nihayet bir diregin dibine oturdu. "Bu adamlarin, senin kendisine söylediklerinden hoslanmadiklarini görüyorum" dedim. Su cevabi verdi: "Bunlarin hakikaten hiçbir seye akli ermiyor. Dostum Ebu'l-Kasim (sav) bir keresinde beni çagirdi. Yanina varinca bana: "Uhud'u görüyormusun?" dedi. "Evet görüyorum" dedim. Bunun üzerine: "Bunun kadar altinim olmasini istemem, (olsaydi) üç dinar müstesna hepsini infak ederdim" buyurdu. Ebu Zerr (ra) önceki sözünü te'kiden: "Bu (Kureysliler var ya) dünyayi topluyorlar hiçbir seye akillari ermiyor" dedi. Ben: "Seninle bu Kureysli kardeslerinin arasinda ne var ki, onlarin yanina ugramiyor, onlardan birsey almiyorsun?" dedim. Ebu Zerr: "Hayir! Rabbine yemin ederim, taa Allah ve Resulüne kavusuncaya kadar ben onlardan ne dünyalik isterim ne de kendilerine din namina bir sey sorarim" dedi. Ben tekrar: "Su ihsan meselesi hakkinda ne dersin?" dedim. "Sen onu al. Çünkü, bugün onda bir nafaka var. Ancak, bu ihsan dinin karsiliginda yapilirsa, birak alma" dedi.
Ravi: Ahnef Ibnu Kays
Kaynak: Buhari, Zekat 4; Müslim, Zekat 34, (992)
• Bir baska rivayette söyle denmistir: (Ebu Zerr (ra)'den naklen) Ben Resulullah (sav)'la beraber yürüyordum. O, Uhud dagina bakiyordu. Bir ara: "Evimde üç gece kalacak altinim olsun istemem. Ancak üzerimdeki bir borç sebebiyle tek dinari koruyabilir, geri kalanin da Allah'in kullarina söyle söyle dagitilmasini emrederdim" dedi ve elleriyle önüne, sagma soluna dagitma isareti yapti.
Ravi: Ahnef Ibnu Kays
Kaynak: Buhari, Zekat 4, Istikraz 3, Bed'u'l-Halk 6, Ist'izan 30, Rikak 13, 14; Müslim, Zekat 34 (992)
• Hz. Peygamber (sav) Kabe'nin gölgesinde otururken yanina geldim. Beni görünce: "Kabe'nin Rabbine kasem olsun onlar zararda" buyurdu. Ben: "Ey Allah'in Resulü, annem babam sana feda olsun, onlar kimlerdir?" dedim. Buyurdu ki: "Onlar malca çok olanlardir. Ancak -eliyle ön, arka, sag ve sol taraflarini göstererek- söyle söyle bol bol vermelerini emredenler müstesna" dedi ve hemen ilave etti: "Böyleleri ne kadar az! Sunu bilin ki, devesi, sigiri, davari olup da zekatini vermeyen her insan kiyamet günü, o mallari, mümkün olan en iri ve en semiz sekilde karsisina çikip, sirayla boynuzlariyla toslayacak, ayaklariyla çigneyecek. Sonuncusu da bu muameleyi yapinca birinci tekrar baslayacak. Bu hal, insanlar arasindaki hüküm bitinceye kadar devam edecek"
Ravi: Ebu Zerr
Kaynak: Müslim, Zekat, 301, (590); Buhari, Eyman 3, Zekat 43; Tirmizi, Zekat 1, (617); Nesai, Zekat 2, (5,10
• Bir gün Resulullah (sav) bize hitab ederek söyle buyurdular: "Sikilik huyundan kaçinin. Zira sizden önce gelip geçenler bu huy yüzünden helak oldular. Söyle ki: Bu huy onlara cimrilik emretti, onlar hemen cimrilesiverdiler, sila-i rahmi kesmelerini emretti, hemen sila-i rahmi kestiler, dogru yoldan çikmayi (fücur) emretti, hemen dogru yoldan çiktilar."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Ebu Davud, Zekat 46, (1698)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Iki haslet vardir ki bir mü'minde asla beraber bulunmazlar: Cimrilik ve kötü ahlak."
Ravi: Ebu Said el-Hudri
Kaynak: Tirmizi, Bir 41, (1963)
• Resulullah (sav)'i söyle derken isittim: "Her ümmet için bir fitne vardir, benim ümmetimin fitnesi de maldir."
Ravi: Ka'b Ibnu Iyaz
Kaynak: Tirmizi, Zühd 26, (2337)
• Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Çiftlik edinmeyin, dünyaya baglanir kalirsiniz."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Tirmizi, Zühd 20, (2329)
• Resulullah (sav) Elhakümü't-tekasür suresini okurken yanina geldim. Bana: "Insanoglu malim malim der. Halbuki ademoglunun yiyip tükettigi, giyip eskittigi ve sagliginda tasadduk edip gönderdiginden baska kendisinin olan neyi var? Gerisini ölümle terkeder ve insanlara birakir."
Ravi: Abdullah Ibnu's-Sihhir
Kaynak: Müslim, Zühd 3, 4, (2958); Nesai, Vesaya 1, (6, 238); Tirmizi, Tefsir, Tekasür, (3351)
• Resulullah (sav) söyle söyledi: "Altina tapanlar mel'undur, gümüse tapanlar melundur."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Tirmizi, Zühd 42, (2376)
• Resulullah (sav) bir keresinde, "Hanginiz, varisinin malini kendi malindan daha çok sever?" diye sordu. Cemaat: "Ey Allah'in Resul, içimizde, herkes kendi malini varisinin malindan daha çok sever" dediler. Bunun üzerine: "Öyleyse sunu bilin: Kisinin gerçek mali hayatinda gönderdigidir. Geriye koydugu da varislerinin malidir."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Buhari, Rikak 12; Nesai, Vesaya 1, (6, 237-238)
• Hz. Muaviye (ra) bir gün Ebu Hasim Ibnu Utbe'ye ugradi. Maksadi geçmis olsun ziyaretinde bulunmakti, çünkü Ebu Hasim hastaydi. Yanma varinca aglar buldu. "Ey dayicigim niye agliyorsun? Dayanamadigin bir agri veya dünyaya karsi bir hirs mi seni böyle aglatiyor?" diye sordu. Ebu Vail: "Hayir, asla bu sebeplerle aglamiyorum. Ne var ki, Resulullah (sav) bizden bir söz almisti, onu tutamadim (bu sebeple agliyorum)" dedi. Hz. Muaviye: "Neydi o?" diye sordu. "Ben," dedi, "Resulullah (sav)'i söyle söylerken dinlemistim: "Sizden birine, dünyalik olarak bir hizmetçi ve Allah yolunda cihadda kullanacagi bir binek edinecek kadar mal toplamasi yeterlidir." Halbuki bugün ben kendimi bundan daha çok mal toplamis görüyorum." (Rezin merhum su ilavede bulundu: "Ebu Hasim rahmet-i Rahman'a kavustugu zaman, geride biraktigi serveti hesaplandi, hepsi otuz dirhem kadardir. - Bu ziyadenin kaynagi bulunamamistir - )
Ravi: Ebu Vail
Kaynak: Tirmizi, Zühd 19, (2328); Nesai, Zinet 119, (8, 218-219); Ibnu Mace, Zühd 1, (4103)
•
Bina Bölümü
BEY (ALIM-SATIM) BÖLÜMÜ
Ben Resulullah (sav)'la beraber iken kendi elimle bir ev yapmistim. Bu ev beni yagmura karsi korumaya, günese karsi da gölgelemeye yetiyordu. Bunun insasinda Cenab-i Hakk'in mahlukatindan hiçbirinin yardimini da görmemistim.
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari,...
• Ben Resulullah (sav)'la beraber iken kendi elimle bir ev yapmistim. Bu ev beni yagmura karsi korumaya, günese karsi da gölgelemeye yetiyordu. Bunun insasinda Cenab-i Hakk'in mahlukatindan hiçbirinin yardimini da görmemistim.
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Istizan, 53; Ibnu Mace, Zühd 13, (4162)
• Bir baska rivayette: "Resulullah (sav)'in vefatindan beri tugla üzerine tugla da koymus degilim" der.
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Istizan, 53; Ibnu Mace, Zühd 13, (4162)
• Habbab Ibnu'l-Eret (ra)'e geçmis olsun ziyaretine geldik. Karnina tam yedi yerden dag vurmustu. Bize: "Bizden önce gelip geçen arkadaslarimiz var ya, dünya onlarin sevaplarindan hiçbir sey noksanlastirmadi. Biz ise onlardan sonra öyle dünyaliga erdik ki, koruyacak yer bulamayarak topraga (bina insaatina) yatirdik. Halbuki sikintili dönemde, (öyle anlar oldu ki) eger Resulullah (sav) yasaklamasaydi, ölmeyi temenni edecektik" dedi. Bir baska gelislerimizde Habbab'i kendine ait bir duvari insa ederken görmüstük de söyle buyurmustu: "Müslüman harcadigi her sey için sevaba erer, ancak su insaat isi hariç."
Ravi: Kays Ibnu Ebi Hazim
Kaynak: Buhari, Marda 19, Da'avat 30, Rikak 7, Temenni 6; Müslim, Zikr 12, (2681); Nesai, Cenaiz 2, (4, 3-4)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nafaka için harcananin hepsi Allah yolunda harcanmis gibidir, bina için harcanan müstesna, bunda hayir yoktur."
Ravi: Enes
Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 41, (2484)
• Bir gün Resulullah (sav) yaninda biz oldugumuz halde (gezintiye) çikti. Derken, etrafindaki binalara ragmen (daha yüksek oldugu için) sivrilen bir kubbe görmüstür "Bu da ne?" diye sordu. "Ensardan falancaya ait dendi. Resulullah (sav) sükut buyurdu, ancak binaya karsi içinden hosnutsuz olmustu. Bir müddet sonra, sahibi geldi. Hz. Peygamber (sav)'e cemaatin içinde selam verdi. Resulullah (sav) yüzünü çevirdi ve selamini almadi. Tekrar tekrar selam verdi ise de ayni sekilde davranarak selamini almadi. Adam anladi ki Resulullah (sav) kendisine kizgindir ve yüz çevirmektedir. Durumu arkadaslarina açarak: "Allah'a kasem olsun, Resulullah (sav)'in bakisini iyi bulmuyorum. Hakkimda ne olup bitti, bilemiyorum da" dedi. Kendisine: Gezinirken kubbeni gördü. "Bu kimin?" dedi. Sana ait oldugunu haber verdik" dediler. Adam hemen dönüp, kubbesini yikti, öyle ki yerle bir etti. Resulullah (sav) bir baska gün yine gezintiye çikti. Kubbeyi göremeyince: "Kubbeye ne oldu?" diye sordu. Kubbe sahibiyle olup biten gelismeler haber verildi. Bunun üzerine Resulullah (sav) "Bilin ki, zaruri olmayan her bina, sahibine bir vebaldir" buyurdu.
Ravi: Enes
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 169, (5237)
• Ben, ahsab evimi tamir için çamurlamakla mesguldüm. Resulullah (sav) bana ugradi ve: "Bu da ne Ey Abdullah?" buyurdu. Ben: "Evin tamiriyle mesgulüm" dedim. "Ölüm(ün gelmesi) ve bu ev(in yikilmasin)dan daha çabuktur" buyurdu. (Bir rivayette: "Ben emr-i Hakk'in gelmesini bun(un yikilmasin)dan daha çabuk görüyorum" buyurmustur)
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l'As
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 169, (5235), (5236); Tirmizi, Zühd, 25, (2336); Ibnu Mace, Zühd 13 (4160)
• Yiyecek istemek üzere Resulullah (sav)'a ugradik. Hz. Ömer (ra)'e seslenerek: "Ey Ömer git, istediklerini ver" emretti, Hz. Ömer bizi bir odaya çikardi. Hücresinden anahtari çikardi ve kapiyi açti.
Ravi: Dükeyn Ibnu Said el-Müzeni
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 170, (5238)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yol hususunda ihtilaf ederseniz genisligini yedi zira yapin."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Mezalim 29; Müslim, Müsakat 243, (1613); Tirmizi, Ahkam 20, (1355); Ebu Davud, Akdiye 31, (3
•
Tefsirden Sakınmaya Dair
TEFSİR BÖLÜMÜ - TEFSİRİN HÜKMÜ HAKKINDA
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Kitabullah hakkinda sahsi re'yi ile söz ederse, isabet bile etse hatadadir." (Rezin su ilavede bulunmustur: "Kim re'yi ile söz eder de hata ederse küfre düser.")
Ravi: Cündeb
Kaynak: Ebu Davud, Ilm, 5 (3652); Tirmizi,...
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Kitabullah hakkinda sahsi re'yi ile söz ederse, isabet bile etse hatadadir." (Rezin su ilavede bulunmustur: "Kim re'yi ile söz eder de hata ederse küfre düser.")
Ravi: Cündeb
Kaynak: Ebu Davud, Ilm, 5 (3652); Tirmizi, Tefsir 1, (2953)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Kur'an hakkinda ilme dayanmadan söz ederse atesteki yerini hazirlasin."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Tefsir 1, (2951)
• Yine Tirmizi'nin bir rivayetinde söyle buyrulmustur: "Benim hakkimda da bildiginiz disinda sözden kaçinin. Kim bana bile bile yalan nisbet ederse atesteki yerini hazirlasin. Kim de Kur'an hakkinda re'yi ile söz ederse atesteki yerini hazirlasin."
Ravi:
Kaynak: Tirmizi, Tefsir 1, (2952)
•
Kur'an'ın Faziletine Dair
TEFSİR BÖLÜMÜ - TEFSİRİN HÜKMÜ HAKKINDA
Mescide ugramistim, gördüm ki halk, zikri terkedip malayani konulara dalmis, konusuyor. Hz. Ali (ra)'ye çikip durumdan haberdar ettim. Bana: "Dogru mu söylüyorsun, öyle mi yapiyorlar?" dedi, Ben: "Ben Resulullah (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Haberiniz...
• Mescide ugramistim, gördüm ki halk, zikri terkedip malayani konulara dalmis, konusuyor. Hz. Ali (ra)'ye çikip durumdan haberdar ettim. Bana: "Dogru mu söylüyorsun, öyle mi yapiyorlar?" dedi, Ben: "Ben Resulullah (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Haberiniz olsun bir fitne çikacak!" Ben hemen sordum: "Bundan kurtulus yolu nedir Ey Allah'in Resulü?" Buyurdu ki: "Allah'in Kitabi (na uymak)dir. O'nda sizden önceki (milletlerin ahvaliyle ilgili) haber, sizden sonra (kiyamete kadar) gelecek fitneler ve kiyamet ahvali ile ilgili haberler mevcut. Ayrica sizin aranizda (iman-küfür, itaat-isyan, haram-helal vs. nevinden) cereyan edecek ahvalin de hükmü var. O, hak ile batili ayirdeden ölçüdür. O'nda hersey ciddidir, gayesiz bir kelam yoktur. Kim akilsizlik edip, O'na inanmaz ve O'nunla amel etmezse, Allah onu helak eder. Kim O'nun disinda hidayet ararsa Allah onu saptirir.O Allah'in saglam ipidir. O, hikmetli olan zikirdir, O dosdogru yoldur. O, kendine uyan hevalari koymaktan, kendisini (kiraat eden) delilleri iltibastan korur. Alimler ona doyamazlar. Onun çokça tekrari usanç vermez, tadim eksiltmez. Insani hayretlere düsüren mümtaz yönleri son bulmaz, tükenmez, O öyle bir kitaptir ki, cinler isittikleri zaman söyle demekten kendilerini alamadilar: "Biz, hiç duyulmadik bir tilavet dinledik. Bu dogruya götürmektedir, biz onun (Allah kelami olduguna) inandik" (Cin, 1). Kim ondan haber getirirse dogru söyler. Kim onunla amel ederse ücrete mazhar olur. Kim onunla hüküm verirse adaletle hükmeder. Kim ona çagrilirsa, dogru yola çagrilmis olur. Ey A'ver, bu güzel kelimeleri ögren."
Ravi: Haris el-A'ver
Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 14, 2908
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir grup, Kitabullah'i okuyup ondan ders almak üzere Allah'in evlerinden birinde bir araya gelecek olsalar, mutlaka üzerlerine sekinet iner ve onlari Allah'in rahmeti bürür. Melekler de kanatlariyla sararlar. Allah, onlari, yaninda bulunan yüce cemaatte anar."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Ebu Davud, Salat 349, 1455
• Resulullah (sav): "Sizden kim evine döndügü zaman üç adet gebe, iri, semiz deve bulmayi istemez?" diye sordu. "Hepimiz isteriz" diye cevap verdik, "öyle ise, buyurdu, kim namazda üç ayet okusa bu ona, üç iri ve semiz deveden daha hayirlidir"
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Salatu'l-Müsafirin, 250 (802)
• Biz Suffa'da iken Resulullah (sav) (disari) çikarak: "Hanginiz hergün hiç günah islemeden ve akrabalik baglarini da bozmadan Buthan'a veya Akik'e gidip oradan (zahmete ve masrafa girmeden) iki adet iri hörgüçlü disi deve tutup getirmeyi ister?" diye sordu. Biz: "Ey Allah'in Resulü bunu hepimiz isteriz" dedik. Hz. Peygamber (sav): "O halde birinizin mescide gidip orada Allah'in kitabindan iki ayeti ögrenmesi veya okumasi, kendisi için iki deveden daha hayirlidir. Üç ayet onun için üç deveden, dört ayet onun için dört deveden ve okunacak ayetler kendi sayilarinca deveden daha hayirlidir" buyurdular.
Ravi: Ukbetu'bnu Amir
Kaynak: Müslim, Salatu'l-Müsafirin 251; Ebu Davud, Salat 349,1456
• Hz. Peygamber (sav)'i dinledim, söyle diyordu: "Kur'an-i Kerim'den tek harf okuyana bile bir sevab vardir. Her hasene on misliyle (kayde geçer). Elif-Lam-Mim bir harftir demiyorum, Aksine elif bir harf, lam bir harf ve mim de bir harftir."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Tirmizi, Sevabul-Kur'an 16, 2912
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cenab-i Hakk, Kur'an-i Kerim'i (güzel bir sesle açiktan okuyan bir peygamere kulak ver(ip sevabi bol kil)digi kadar hiçbir seye kulak ver(ip mükafaat ihsan et)memistir"
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Tevhid 32, 52, Fedailul-Kur'an 19; Müslim, Müsafirin 232, 233, 234; Ebu Davud, Vitr 20; Tirm
• Buhari'nin bir rivayetinde Resulullah (sav) söyle buyurmaktadir: "Kur'an'i teganni etmeyen bizden degildir." (Sahabeden biri, bununla) açiktan okumayi kastediyor demistir.
Ravi:
Kaynak: Buhari, Tevhid, 32, 44
• Hz. Peygamber (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Allah, geceleyin Kur'an okuyan bir kula kulak verdigi kadar hiçbir seye kulak verip dinlemez. Allah'in rahmeti namazda oldugu müddetçe kulun basi üstüne saçilir. Kullar, ondan çiktigi andaki kadar hiçbir zaman Allah'a yaklasmis olmaz." (Ebu'n Nadr der ki: "Ondan" tabiriyle "Kur'an'dan" denmek istenmistir)
Ravi: Ebu Umame
Kaynak: Tirmizi, Sevabul-Kur'an, 17, 2913 (13)
• Resulullah (sav)'i dinledim söyle diyordu: "Kur'an'i cebren (açiktan) okuyan, sadakayi açiktan veren gibidir. Kur'an'i gizlice okuyan, sadakayi gizlice veren gibidir."
Ravi: Ukbe Ibnu Amir
Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 20, 2920; Ebu Davud, Salat 315, 1333; Nesai, Zekat 68
• Bir adam: "Ey Allah'in resulü, Allah'a hangi amel daha sevimlidir?" diye sordu. Resulullah (sav): "Yolculugu bitirince tekrar yola basliyan" cevabini verdi. "Yolculuga bitirip tekrar baslamak nedir?" diye ikinci sefer sorunca: "Kur'an'i basindan sonuna okur, bitirdikçe yeniden baslar" cevabini verdi.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Kiraat 4,2949
• Resulullah (sav), buyurdular ki: "Aziz ve celil olan Allah diyor ki: Kim, Kur'an-i Kerim'i okuma mesguliyeti sebebiyle benden istemekten geri kalirsa, ben ona, isteyenlere verdiginden fazlasini veririm."
Ravi: Ebu Said
Kaynak: Tirmizi, Sevabul-Kur'an 25, 2927
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Kur'an'i okur ve onunla amel ederse, kiyamet günü babasina bir taç giydirilir. Bu tacin isigi, günes dünyadaki herhangi bir evde bulundugu takdirde onun verecegi isiktan daha güzeldir, öyleyse, Kur'an'la bizzat amel edenin isigi nasil olacak, düsünebiliyor musunuz?"
Ravi: Sehl Ibnu Muaz el-Cuheni
Kaynak: Ebu Davud, Salat, 349,1453
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim Kur'an'i okur, ezberler, helal kildigi seyi helal kabul eder, haram kildigi seyi de haram kabul ederse Allah, o kimseyi cennete koyar. Ayrica hepsine cehennem sart olmus bulunan aliesinden on kisiye sefaatçi kilinir."
Ravi: Ali
Kaynak: Tirmizi, Sevabul-Kur'an 13,2907
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kur'an'i okuyup ona sahip çikan kimseye (ahirette): "Oku ve (cennetin derecelerine) yüksel, dünyada nasil agir agir okuyor idiysen öyle oku. Zira senin makamin, okudugun en son ayetin seviyesindedir" denir."
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As
Kaynak: Ebu Davud, Vitr, 20, 1464; Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 18, 2915; Ibnu Mace, Edeb 52, 3780
• Resulullah (sav) söyle buyurdu: "Kur'an'da mahir olan (hifzini ve okuyusunu güzel yapan), Sefere denilen kerim ve muti meleklerle beraber olacaktir. Kur'an'i kekeleyerek zorlukla okuyana iki sevap vardir."
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Tevhid 52; Müslim, Müsafirin 244; Ebu Davud, Vitr 14, (1454); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 13, (
• Anlattigina göre, geceleyin, (hurma harmaninda iken) Kur'an'dan Bakara suresini okuyordu. Hemen yakininda da ati bagli idi. Birden bire ati sahlandi. Bunun üzerine sükut ederek okumayi birakti. At da sükünete geldi. Üseyd tekrar okumaya baslayinca at yine sahlandi. Üseyd yine sükut edince at da sükünete erdi. Az sona yine okumaya baslayinca at da sahlanmaya basladi. Oglu Yahya, ata yakindi. Ona bir zarar vermesin diye attan uzaklastirmak için yanina gitti. Bir ara basini göge kaldirinca bir de ne görsün! Gökte semsiye gibi bir sey ve içerisinde kandilimsi nesneler var. Sabah olunca kosup gördüklerini Resulullah (sav)'a anlatti. Hz Peygamber (sav) kendisine: "O gördüklerin neydi bilir misin?" diye sordu. "Hayir!" cevabi üzerine açikladi: "Onlar melaike idi. Senin sesine gelmislerdi. Sen okumaya devam etseydin onlar seni sabaha kadar dinleyeceklerdi. Öyle ki, sabahleyin herkes onlari seyredebilecekti çünkü halktan gizlenmiyeceklerdi."
Ravi: Üseyd Ibnu Hudayr
Kaynak: Buhari, Fedailul-Kur'an 15; Müslim, Müsafirin 242, (796)
• Bir zat Kehf suresini okuyordu. Yaninda da iki uzun iple bagli olan ati duruyordu. Derken etrafini bir bulut kapladi. Ve bu bulut ona yaklasmaya basladi. At da bu durumdan huysuzlanmaya, ürkmeye koyuldu. Sabah olunca adam Resulullah (sav)'a gelip vak'ayi anlatti. Hz. Peygamber (sav) ona su açiklamada bulundu: "Bu sekinet idi, Kur'an için inmisti"
Ravi: el-Bera
Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Kur'an 11; Müslim, Müsafirin 240, 241, (795); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 6, 2887
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kur'an okuyan mü'minin misali portakal gibidir. Kokusu güzel tadi hostur. Kur'an okumayan mü'minin misali hurma gibidir. Tadi hostur fakat kokusu yoktur. Kur'an'i okuyan facir misali reyhan otu gibidir. Kokusu güzeldir, tadi acidir. Kur'an okumayan facirin misali Ebu Cehil karpuzu gibidir, tadi acidir, kokusu da yoktur."
Ravi: Ebu Musa
Kaynak: Buhari, Et'ime 30, Fedailu'l-Kur'an 17, 36, Tevhid 57; Müslim, Müsafirin 243; Ebu Davud, Edeb 19, 43
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizin en hayirliniz Kur'n'i Kerim'i ögrenen ve ögretendir."
Ravi: Osman
Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Kur'an 21; Tirmizi, Fedailu'l-Kur'an 15, 2909; Ebu Davud, Salat 349, 1452; Ibnu Ma
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hafizasinda Kur'an'dan hiçbir ezber bulunmayan kisi harab olmus bir ev gibidir." (Tirmizi hadisin sahih oldugunu söylemistir)
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Sevatbu'l-Kur'an 18, 2914
• Resulullah buyurdular ki: "Kur'an-i Kerim okuyan bir kimse sonradan (terkeder ve okumayi) unutursa kiyamet günü cüzzamli olarak Allah'a kavusur."
Ravi: Sa'd Ibnu Ubade
Kaynak: Ebu Davud, Vitr 21,1474
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ümmetime verilen ücretler bana arzedildi. Bunlar arasinda bir kimsenin mescidden kaldirip attigi bir çöp için verilmis olani da vardi. Keza ümmetimin isledigi günahlar da bana arzedildi. Bunlar arasinda, bir kimsenin lütf-i Ilahi olarak ögrenip de sonradan unuttugu bir sure veya ayet sebebiyle kazandigindan daha büyügünü görmedim"
Ravi: Enes
Kaynak: Ebu Davud, Salat 16, 461; Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 19, 2917
• Anlattigina göre, Imran, Kur'an okuyan, arkasindan da buna mukabil halktan dünyalik taleb eden birisine rastlamisti. "Inna lillahi ve inna ileyhi raci'un", deyip arkasindan su açiklamayi yapti: "Hz. Peygamber (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Kim Kur'an okursa (isteyecegini) Allah'tan istesin. Zira bir takim insanlar zuhur edecek, onlar Kur'an okuyup, okuduklari mukabilinde halktan (dünyalik) isteyecekler."
Ravi: Imran Ibnu Husayn
Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 20, 2918
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kur'an'in haram kildigi seyleri helal addeden kimse Kur'an'a inanmamistir."
Ravi: Süheyb
Kaynak: Tirmizi, Sevabul-Kur'an 20, 2919
• Resulullah (sav) düsman arazisine Kur'an-i Kerim'le birlikte askeri seferi yasakladi."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Cihad 129; Müslim, Imamet 92, 93, 94, (1869); Ebu Davud, Cihad 88, (2610); Ibnu Mace, Cihad
•
Fatiha Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Ben Mescid-i Nebevi'de namaz kiliyordum. Resulullah (sav) beni çagirdi. Fakat (namazda oldugum için) icabet edemedim. Sonra yanina gelerek: "Ey Allah'in Resulü namaz kiliyordum (bu sebeple cevap veremedim diye özür beyan ettim). Bana: "Allahu Teala Kitabinda:...
• Ben Mescid-i Nebevi'de namaz kiliyordum. Resulullah (sav) beni çagirdi. Fakat (namazda oldugum için) icabet edemedim. Sonra yanina gelerek: "Ey Allah'in Resulü namaz kiliyordum (bu sebeple cevap veremedim diye özür beyan ettim). Bana: "Allahu Teala Kitabinda: "Ey iman edenler, Allah ve Resulü sizi çagirdiklari zaman hemen icabet edin" buyurmuyor mu?" (Enfal, 24) dedi ve arkasindan ilave etti: "Sen mescidden çikmazdan önce, sana Kur'an-i Kerim'in (sevabca) en büyük süresini ögreteyim mi?" dedi ve elimden tuttu. Mescidden çikacagi sirada ben: "Sana en büyük sureyi ögretecegim" dememis miydiniz? dedim. Bana: "O sure Elhamdü lillahi Rabbi'l Alemin'dir (ki namazlarda tekrar tekrar okunan) yedi ayet (es-Seb'u'l-Mesani) ve bana verilen yüce Kur'an'dir" buyurdu.
Ravi: Ebu Said Ibnu'l-Mualla
Kaynak: Buhari, Tefsir 1; Nesai, Iftitah 26; Ebu Davud, Vitr 15
• Hz. Peygamber (sav), Ubey Ibnu Ka'b (ra)'a ugradi. O namaz kiliyordu... devamini yukandaki gibi aynen kaydetti. Ancak su ziyade var: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat-i Zü'l-Celal'e yemin ederim ki, Allah, Fatihanin bir mislini ne Tevrat'ta, ne Incil'de, ne Zebur'da, ne de Furkan'da indirmemistir. O (namazlarda) tekrarla okunan yedi ayet ve bana ihsan edilen yüce Kur'an'dir." (Tirmizi hadisin sahih oldugunu söylemistir. Nesai'nin yine Ebu Hüreyre'den yaptigi bir rivayette: "O (Fatiha süresi) benimle kulum arasinda taksim edilmistir. Kuluma istedigi verilmistir" ziyadesi vardir)
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 1, (2878)
• Cibril (a.s.), Hz. Peygamber (sav)'in yaninda otururken yukarida kapi sesine benzer bir ses isitti. Basini göge dogru kaldirdi. Cibril(a.s) dedi ki: "Iste gökten bir kapi açildi, bugüne kadar böyle bir kapi asla açilmamistir Derken oradan bir melek indi. Cibril (a.s.) tekrar konustu: "Iste arza bir melek indi, simdiye kadar bu melek hiç inmemistir. Melek selam verdi ve Hz. Peygamber (sav)'e: "Sana verilen iki nuru müjdeliyorum. Bunlar, senden önce baska hiçbir peygambere verilmemislerdi: Onlarin biri Fatiha Süresi, digeri de Bakara Süresi'nin son kismi. Onlardan okudugun her harfe mukabil sana mutlaka büyük sevap verilecektir" dedi.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Müslim, Müsafirin 254; Nesai, Iftihah 25.
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: (Fatiha'da geçen) el-magdub aleyhim (Allah'in gazabina ugrayanlar) Yahudilerdir, ed-dallin (sapitanlar) da Hiristiyanlar'dir"
Ravi: Adiyy Ibnu Hatim
Kaynak: Tirmizi, Tefsir 2, (2957)
•
Bakara Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Hz. Peygamber (sav)'i isittim, diyordu ki: "Kur'an-i Kerim'i okuyun. Zira Kur'an, kendini okuyanlara kiyamet günü sefaatçi olarak gelecektir." Zehraveyn'i yani Bakara ve Al-i Imran surelerini okuyun! Çünkü onlar kiyamet günü, iki bulut veya iki gölge veya saf...
• Hz. Peygamber (sav)'i isittim, diyordu ki: "Kur'an-i Kerim'i okuyun. Zira Kur'an, kendini okuyanlara kiyamet günü sefaatçi olarak gelecektir." Zehraveyn'i yani Bakara ve Al-i Imran surelerini okuyun! Çünkü onlar kiyamet günü, iki bulut veya iki gölge veya saf tutmus iki grup kus gibi gelecek, okuyucularini müdafaa edeceklerdir. Bakara suresini okuyun! Zira onu okumak berekettir. Terki ise pismanliktir. Onu tahsil etmeye sihirbazlar muktedir olamazlar." (Bir rivayette su ziyade mevcuttur: Bir rekatta, secdeden önce, bir kul onu okur, sonra da Allah'tan birsey isterse Allah istedigini mutlaka verir.")
Ravi: Ebu Ümame
Kaynak: Müslim, Müsafirin, 252, (804)
• Resulullah (sav) kalabalik bir askerin katildigi orduyu sefere çikardi. Askerlere Kur'an okumalarini tenbihledi. Ayrica teker teker görerek herbirine Kur'an'dan bildikleri yerleri okumalarini tenbihliyordu. Derken sira yasça en genç birisine gelmisti. Ona: "Kur'an'dan sen ne biliyorsun ey falanca?" diye sordu. Genç: "Ben," dedi, "falan falan sureleri ve bir de Bakara suresini biliyorum." Resulullah (sav): Yani sen Bakara'yi biliyor musun?" diye sordu. "Evet!" cevabi üzerine: "Haydi yürü, seni askerlere komutan tayin ettim" dedi. Askerlerin ileri gelenlerinden biri atilip: "Yemin olsun, Bakara'yi ezberlememe mani olan sey, hükümleriyle amel edememek korkusundan baska birsey degildir" dedi. Resulullah (sav) su tenbihte bulundu: "Kur'an'i ögrenin ve onu okuyun. Kur'an-i Kerim'in onu ögrenip okuyan ve onunla amel eden kimse için durumunu, içi agzina kadar misk dolu bir kutuya benzetebiliriz. Bu her tarata koku nesreder. Kur'an'i ögrendigi halde, ezberinde olmasina ragmen okumayip yatan kimse de agzi sikica baglanmis, hiç koku nesretmeyen misk kabi gibidir."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, 2879
• Resulullah (sav)'in söyle söyledigini isittim: "Kiyamet günü Kur'an-i Kerim ve ona dünyada iken sahip çikip onunla amel edenler getirilirler. Bu geliste. Bakara ve Al-i Imran süreleri Kur'an-i Kerim'in önünde yer alirlar." Resulullah (sav) bir iki sure için üç tesbihte bulundu ki, bir daha onlari unutmadim. Söyle demisti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarinda nur ve aydinlik olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almis saflar halinde iki kus sürüsü gibidirler."
Ravi: Nevvas Ibnu Sem'an
Kaynak: Müslim, Müsafirin 253, (305); Tirmizi. Sevabu'l-Kur'an 5, (2886)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Evlerinizi kabirlere çevirmeyin, içerisinde Bakara suresi okunan evden seytan kaçar."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Müsafirin, 212, (780); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2780)
• Müslim'in bir rivayetinde yukandaki hadise su ziyade yapilmistir: "Resulullah (sav) buyurdu ki: "Sizden biri mescidde namazi bitirdi mi, namazindan evine de bir pay ayirsin. Zira Cenab-i Hakk, namazlarindan evine de hayir yaratacaktir"
Ravi: Nevvas Ibnu Sem'an
Kaynak: Müslim, Misafirin 210, (778)
• Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Bakara Suresinin sonundaki iki ayeti geceleyin kim okursa o iki ayet ona kafi gelir."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Buhari, Megazi 12, Fedailu'l-Kur'an 10, 17, 37; Müslim, Müsafirin 255, 256, (807-808); Ebu Davud, Sa
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah, arz ve semavati yaratmazdan iki bin yil önce bir kitap yazdi. O kitaptan iki ayet indirip onlarla Bakara suresini sona erdirdi. Bu iki ayet bir evde üç gece okundu mu artik seytan ona yaklasamaz."
Ravi: Nu'man Ibnu Besir
Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l Kur'an 4, 2885.
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Beni Israil'e: "Kapidan secde ederek girin ve (dilegimiz günahlarimizin) dökülmesidir deyin, ta ki hatalariniz bagistansin" (Bakara 58) denildi. Ama onlar (emri degistirdiler de kapidan kiçlari üzerine sürünerek girdiler ve "kilin içinde bir tane" dediler."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Tefsir 1, (3015); Buhari, Enbiya 28, Tefsir, Sure 2, 5, 4, 7; Tirmizi, Tefsir, Bakara (2959)
• Biz karanlik bir gecede Resulullah (sav) ile birlikte bir seferde idik. Kible istikametini bilemedik. Herkes kendi istikametine yönelerek namazini kildi. Sabah olunca durumu Resulullah (sav)'a açtik. Bunun üzerine su ayet indi. "...Nereye yönelirseniz Allah'in yönü orasidir (Bakara, 115)."
Ravi: Amir Ibnu Rebi'a
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Bakara (2960), Salat 354, (345)
• Ömer Ibnu'l-Hattab (ra) Hz. Peygamber (sav)'e hitab ederek: "Ey Allah'in Resulü (tavaftan sonra kilinan iki rek'ati) Makam'in gerisinde kilsak (daha iyi olmaz mi?)" diye bir temennide bulunmustu, hemen su ayet nazil oldu: "Ibrahim'in makamini namazgah yapin..." (Bakara, 125).
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 9, Ahzab 8; Müslim, Fezailu's-Sahabe 2, (2399); Tirmizi, Tefsir, Bakara (2963
• Resulullah (sav) Medine'ye gelince, önce Ensar'dan olan ecdadinin -veya dayilarinin- yanina indi: O zaman namazlarini on alti veya on yedi ay boyunca Beytu'l-Makdis'e dogru kildi. Ancak kiblenin Kabe'ye dogru olmasini arzuluyordu. (Kabe'ye dogru) kildigi ilk namaz da ikindi namazi idi. Bu namazi Resulullah (sav)'la birlikte ashabtan bir grup kimse kilmisti. Bu namazi kilanlardan biri, oradan ayrilinca bir mescide rastladi. Cemaati namaz kiliyordu ve tam rükü halinde idiler. Adam onlara: "Sehadet ederim ki Hz. Peygamber (sav)'le Kabe'ye dogru namaz kildik" dedi. Cemaat olduklari yerde Kabe'ye yöneldiler. Müslümanlarin Beytu'l-Makdis'e dogru namaz kilmalari Yahudilere memnun ediyordu. Yüzler Kabeye dogru yönelince Yahudiler bundan hiç memnun kalmadilar. Arkadan hemen su mealdeki ayet nazil oldu: "Yüzünü göge çevirip durdugunu görüyoruz..." (Bakara, 144). Beyinsiz Yahudiler dedikoduya basladilar: "Uyageldikleri kibleyi niye degistirdiler?" De ki: "Dogu da bati da Allah'indir. Allah diledigini dogru yola hidayet eder" (Bakara, 144).
Ravi: el-Berd Ibnu'l-Azib
Kaynak: Buhari, Iman 30, Tefsir, Bakara 12, 18, Salat 31; Müslim, Mesacid 11, (525); Tirmizi, Bakara (2966),
• Müslim ve Ebu Davud'un Enes (radiyallahu anh)'ten rivayet ettikleri bir diger hadis söyledir: "Onlar Beytu'l-Makdis'e dogru yönelmis halde, sabah namazinin rüküunda iken, Beni Seleme'den bir adam kendilerine ugradi ve: "Kible istikameti Kabe'ye çevrildi" dedi. Bu sözünü iki kere tekrar etti. Cemaat rüküda iken Kabe'ye yöneldiler."
Ravi: Enes
Kaynak: Müslim, Mesacid 15, (527); Ebu Davud, Salat 206, (1045)
• Ayet-i kerimenin emriyle Hz. Peygamber (sav) kibleyi Kabe'ye yöneltince Müslümanlar sordular: "Ey Allah'in Resulü, Beytü'l-Makdis'e yönelerek namaz kilmis ve simdi ölmüs olan kardeslerimizin namazlari ne olacak?" Bunun üzerine Cenab-i Hakk su ayeti indirdi: "Senin yöneldigin istikameti, peygambere uyanlari, cayanlardan ayird etmek için kible yaptik. Dogrusu Allah'in yola koydugu kimselerden baskasina bu agir bir seydir. Allah imanlarinizi (ibadetlerinizi) bosa çikaracak degildir" (Bakara, 143).
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Ebu Davud, Salat 16 (4680); Tirmizi, Tefsir, Bakara (2968)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "(Kiyamet günü) Hz. Nuh (a.s.) ve ümmeti gelir. Cenab-i Hakk ona: "Teblig ettin, dinimi duyurdun mu?" diye sorar. Nuh (a.s.): "Evet, ey Rabbim" diye cevap verir. Rabb Teala bu sefer ümmetine sorar: "Nuh (a.s.) size teblig etmis miydi?" "Hayir!" bize peygamber gelmedi" derler. Rabb Teala Hz. Nuh (a.s.)'a yönelerek: "Söyledigin sey hususunda sana kim sahicilik edecek?" diye sorar. Nuh (a.s.): "Muhammed (sav) ve ümmeti!" der ve Muhammed (sav)'nin ümmeti: "Nuh tebligatta bulundu" diye sehadette bulunur. Bu duruma su ayet isaret eder: "Biz böylece sizleri vasat bir ümmet kildik, ta ki insanlara karsi sahidler olasiniz" (Bakara, 143).
Ravi: Ebu Said
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 13, Enbiya 3, I'tisam 19; Tirmizi, Tefsir, Bakara (2965); Ibnu Mace, Zühd 34,
• Tirmizi'nin rivayetinde su ziyade vardir: "(...Nuh kavmi): "Bize ne bir korkutucu, ne de baska biri, hiç kimse gelmedi" derler.
Ravi: Ebu Said
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Bakara (2965)
• Hz. Aise (ra)'ye su (mealdeki) ayet hakkinda sordum: "Süphesiz ki Safa ile Merve Allah'in seairlerindendir. Kim Kabe'yi hacceder veya ümre yaparsa, bu ikisini de tavaf etmesinde bir beis yoktur." (Bakara, 158). Dedim ki: "Kasem olsun (ayetten) Safa ve Merve'yi tavaf etmeyenlere de bir günah yoktur (manasi çikmaktadir). "Bana dedi ki: Ey kizkardesimoglu söyledigin ne kadar çirkin! Ayetin, senin te'vil ettigin manada olmasi için, "onlari tavaf etmeyene herhangi bir günah terettüp etmez" seklinde olmaliydi. Halbuki ayet Ensar hakkinda inmistir. Bunlar Müslüman olmazdan önce, Müsellel'deki azgin Menat'a tapiniyorlar, ona telbiye getiriyorlardi. Menat'a telbiye getirenler, Safa ile Merve arasinda tavaf etmekten çekiniyorlardi. Bunun üzerine Cenab-i Hakk: "Safa ve Merve Allah'in seairindendir..." ayetini indirdi. Aise (ra) sunu da söyledi: "Resulullah (sav) Safa ile Merve arasinda tavafta bulunmayi sünnet kildi. Bunu terketmek kimseye caiz olmaz." Zühri der ki: Ebu Bekr Ibnu Abdi'r-Rahman'a bu hadisi haber verdim. Bana sunu söyledi: "Ben bu bilgiyi (hadisi) duymamistim. Ben alimlerden bazilarini dinledim söyle diyorlardi: "Hz. Aise'nin Menat için telbiye getirenlerden haber verdikleri disinda kalan halkin tamami Safa ve Merve'yi tavaf ediyorlardi. Ne zaman ki Cenab-i Hakk Kur'an-i Kerim'de tavafindan bahsedip Safa ve Merve'den söz etmeyince: "Ey Allah'in Resulü! Biz Safa ve Merve'yi tavaf ediyorduk. Halbuki Cenab-i Hakk Kabe'nin tavafini emrediyor, Safa ve Merve'den bahsetmiyor, Safa ve Merve'yi tavaf etmemizde bize bir mahzur var mi?" dediler. Bunun üzerine Cenab-i Hakk: "Safa ve Merve Allah'in seairindendir. Öyle ise kim Beytullah'a hac yapar veya ümre ziyaretinde bulunursa Safa ve Merve'yi de tavaf etmesinde bir günah yoktur" ayetini indirdi. Ebu Bekr Ibnu Abdirrahman der ki: "Ben bu ayetin, (yukarda zikredilen) her iki grub hakkinda da inmis oldugunu görüyorum. Yani, hem cahiliye devrinde Safa ve Merve'yi tavaftan çekinenler hakkinda inmistir, hem de öncekileri tavaf ettikleri halde. Islam'dan sonra -Allah'in Kabe'yi tavaf etmeyi emretmis olmasina ragmen Safa ve Merve'yi zikretmemis olmasi sebebiyle- bunlari tavaftan çekinenler hakkinda inmistir. Safa ve Merve'nin de (Kur'an'da) zikri Kabe'yi tavaf emrinden sonra gelmistir.
Ravi: Urve Ibnu'z-Zübeyr
Kaynak: Buhari, Hacc 79, Umre 10, Tefsir, Bakara 21; Müslim, Hac, 260-263 (1277); Ebu Davud, Menasik 56, (39
• Buhari ve Müslim'den gelen bir rivayette söyle denir: "Ancak, Müslüman olmazdan önce Ensar ve bunlarla birlikte Gassan, Menat için telbiyede bulunurlar, Safa ile Merve arasinda tavaftan çekinirlerdi. Bu davranis onlara ecdad yadigari bir adet idi. Menat için ihrama giren Sofa ile Merve arasinda tavaf yapmazdi. Müslüman olunca bu hususta Hz. Peygamber (sav)'e sordular. Bunun üzerine Cenab-i Hakk "Safa ve Merve Allah'in seairindendir..." ayetini indirdi.
Ravi: Urve Ibnu'z-Zübeyr
Kaynak:
• Mücahid, Ibnu Abbas (ra)'tan rivayet ettigine göre sunu anlatmistir: "BenI Israil'de kisas vardi, fakat diyet yoktu. Cenab-i Hakk Muhammed ümmetine söyle buyurdu: "Öldürülenler hususunda size kisas farz kilinmistir. Hür hür ile, köle köle ile, kadin kadin ile kisas edilir. Öldüren, ölenin kardesi tarafindan affedilmisse, kendisine örfe uymak ve affedene güzellikle (diyet) Ödemek gerekir" (Bakara, 178). Buradaki "afv'dan maksad, amden öldürmelerde kisinin diyet almayi kabul etmesidir. "Örfe uygun ve affedene güzellikle ödemek"e gelince, bundan maksad (magdur tarafin) örfe uygun miktarda bir diyet istemesi, öbürünün de bunu güzellikle ödemesidir. Ayetin devamindaki: "Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir" ibaresi de, "sizden öncekilere farz kilinanlarda olmayan bir hafifletme" demektir, (çünkü onlara diyet imkani taninmamisti). Ayetin son kismi olan "Bundan sonra tecavüzde bulunana elim azab vardir" ibaresinden diyet almayi kabul etmesine ragmen (kan davasi güderek) katili öldüren kimse kastedilmektedir."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 23, Diyat 8; Nesai, Kasame 27, (8, 36,37)
• Ata'nin anlattigina göre, Ibnu Abbas (ra) su ayeti okurken dinlemistir: "Oruca dayanamayanlar, bir düskünü doyuracak kadar fidye verir" (Bakara, 184). Ibnu Abbas (ra) ayeti okuduktan sonra ilave etti: "Bu ayet, oruç tutmaya tahammül edemeyen yasli erkek ve yasli kadin hakkinda mensuh degildir. Onlar da her bir günün orucu yerine bir fakir doyururlar."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 25; Nesai, Siyam 63 (4, 190-191); Ebu Davud, Savm 3, (2318), Siyam 2, (2316)
• Ebu Davud merhumun bir rivayetinde su ziyade var: "Ibnu Abbas dedi ki: "Oruca dayanamayanlar, bir düskünü doyuracak kadar fidye verir" (Bakara, 184) ayeti su demektir: "Onlardan kim orucuna mukabil bir fakiri doyuracak kadar fidye vermek isterse fidye verir ve böylece orucunu tutmus sayilir." Cenab-i Hak buyurmustur: "Kim (vacib miktardan) daha fazla fidye verirse bu kendisi için daha hayirli olur. Orucu (yiyip de fidye vermek yerine) bizzat tutmaniz daha hayirlidir" (Bakara, 184). Sonra Cenab-i Hakk söyle buyurdu: "Sizden kim Ramazan ayina ulasirsa orucu tutsun. Kim de hasta olur veya yolcu bulunursa yedigi miktarda baska günlerde oruç tutar."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Ebu Davud, Savm 2 (2316)
• Yine Ebu Davud'un bir baska rivayetinde söyle denmektedir: "(Ramazan'da orucu yiyip, fidye ödemeye ruhsat veren ayet) hamile ve emzikli kadinlar için sabittir, mensuh degildir." Nesai'de rivayet söyledir: "Orucu tutmaya dayanamayanlar orucu kendilerine (tahammül edilmez) bir mesakkat addedenler için bir yoksula yetecek kadar fidye gerekir. Ayetin "Kim de hayir düsünerek (bir fakire yetecek miktardan fazlasini) verirse" hükmü mensuh degildir, bu onun için daha hayirlidir. (Fidye vermektense) oruç tutmaniz daha hayirlidir. Ayetteki ruhsat, oruca takat getiremeyen veya sifasiz hastaliga yakalananlar içindir."
Ravi:
Kaynak: Nesai, Siyam 63, (4,190-191)
• Oruca takat getiremeyenler, bir fakire yetecek kadar fidye vermesi gerekir ayeti indigi zaman orucu yiyip fidye verenler vardi. Bu hal müteakip ayetin inmesine kadar devam etti. Bu ayet öncekini neshetti. Yani asil hüküm sudur: "Kim Ramazan ayinda hazir bulunursa orucunu tutsun"
Ravi: Selemetu'bnu'l-Ekva
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 26; Müslim, Siyam 149 (1145); Ebu Davud, Savm 2 (2315); Tirmizi, Savm 75,
• Rivayetine göre oruca gücü yetmeyenin fidye vermesi geregini beyan eden ayeti "fidyetün taamu mesakine" seklinde (yani fakirlerin yiyecegi kadar fidye) okudu ve bu ayetin mensüh oldugunu söyledi."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 26
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dua, ibadettir", sonra su ayeti okudu: "Rabbiniz: Bana dua edin ki size icabet edeyim. Bana ibadet etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler var ya, alçalmis ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir" buyurmuslardir" (Mü'min, 60)
Ravi: Nu'man Ibnu Besir
Kaynak: Ebu Davud, Salat 358, (1479); Tirmizi, Tefsir 2, (2973, 3244), Daavat 2, (3369); Ibnu Mace, Dua 1, (
• Rezin su ilave rivayeti kaydetti: "Resulullah (sav)'a Ashabi (ra) sordular: Rabbimiz yakin midir, biz ona hafif sesle hitab edelim, uzaksa yüksek sesle taleblerimizi söyleyelim?" Bunun üzerine su ayet indi: "Kullarim sana benden sorarlarsa, (söyle ki) ben yakinim. Dua edenin duasina, bana dua ettigi takdirde icabet ederim" (Bakara, 186)
Ravi:
Kaynak: Rezin
• Ramazan orucu farz kilindigi vakit, Müslümanlar ay boyu kadinlara temas etmezler. Bazi kimseler bu meselede nefislerine itimad edemiyorlardi. Bunun üzerine su mealdeki ayet nazil oldu: "...Allah nefsinize güvenmiyeceginizi biliyordu. Bu sebeple tevbenizi kabul edip sizi affetti."(Bakara 187)
Ravi: Berd Ibnu Azib
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 27
• Buhari, Ebu Davud ve Tirmizi'nin bir rivayetinde de söyle gelmistir: "Ashab-i Muhammed (a.s.)'in (baslangiçta) durumu söyleydi: Bir kimse oruçlu iken, iftar vakti gelince, iftarini açmadan uyuyacak olsa, artik o gece yemedigi gibi ertesi günü de yiyemez, o günün aksamina kadar beklerdi. Kays Ibnu Sirma el-Ensari (ra) oruçlu oldugu bir günde iftar vakti girince hanimina gelerek yiyecek birsey olup olmadigini sordu. Kadin: "Hayir, yok!" ancak bekle, sana yiyecek ariyayim" dedi. Kays, gün boyu çalisan birisiydi, beklerken uyuyakaldi. Hanimi gelince bakti ki uyuyor: "Eyvah mahrum kaldin, yiyemiyeceksin" diye eseflendi. Ertesi gün, ögleye dogru Kays (ra) açliktan baygin düstü. Durumu Resulullah (sav)'a anlattilar. Bunun üzerine su ayet nazil oldu: "Oruç tuttugunuz günlerin gecesi kadinlariniza yaklasmaniz size helal kilindi" (Bakara, 187). Buna Müslümanlar fevkalede sevindiler. Arkadan, "Tanyerinde beyaz iplik, siyah iplikten sizce ayird edilinceye kadar yiyin için.." ayeti nazil oldu." Ayetin nüzülüne sebep olan zatin ismi Ebu Davud'da Sirma Ibnu Kays (ra)'dir. Nesai'de ise rivayet söyledir: "Ashab'tan biri aksam yemeginden önce uyursa, artik o gece ve ertesi gün günes batincaya kadar bir sey yiyip içmesi ona helal olmazdi. Bu durum su ayet nazil oluncaya kadar devam etti: "Tan yerinde beyaz iplik siyah iplikten, sizce ayird edilinceye kadar yiyin, için." Ravi der ki: "Bu ayet, Kays Ibnu Amr hakkinda nazil olmustur."
Ravi:
Kaynak: Buhari, Savm 15; Tirmizi, Tefsir 2, (2972); Ebu Davud, Savm 1, (2314); Nesai, Siyam 29, (4, 147-148)
• Beyaz iplik siyah iplikten, sizce ayrilincaya kadar yiyin için" ayeti indigi zaman "tan yerinde" kelimeleri henüz nazil olmamisti. Bir kisim insanlar, oruç tutacaklari zaman ayaklarina siyah ve beyaz (iplik) baglar, bunlar görülünceye kadar yiyip içmeye devam ederlerdi. Bunun üzerine Cenab-i Hakk "Tan yerinde" kelimelerini inzal buyurdu. O zaman herkes anladi ki burada beyaz ve siyah ipliklerden maksad gündüz ve gece imis."
Ravi: Sehl Ibnu Sa'd
Kaynak: Buhari, Savm 16, Tefsir, Bakara 2, 28; Müslim, Siyam 35, (1091)
• Adiy Ibnu Hatim (ra) biri siyah, biri beyaz iki köstek bagi aldi. Bir gece bunlara bakti fakat biri digerinden ayrilmiyordu. Sabah olunca durumu Resulullah (sav)'a söyle bildirdi: "Yastigimin altina biri siyah biri beyaz iki iplik koydum." Resulullah (sav) ona takildi: "Beyaz iplikle siyah iplik senin yastiginin altinda iseler yastigin çok genis olmali"
Ravi: Adiy Ibnu Hatim
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 28, Savm 16; Müslim, Siyam 33, (1090); Ebu Davud, Savm 17, (2349); Tirmizi
• Resulullah (sav)'a: "Ey Allah'in Resulü! Ayette geçen "beyaz ipligin siyah iplikten ayrilmasi" nedir, bunlar iki iplik degil mi?" diye sordum da bana: "Iki iplige bakti isen sen gerçekten kalin enselisin" dedi ve su açiklamayi yapti: "Hayir iki iplik degil, onun biri gecenin karanligi, digeri de gündüzün beyazligidir."
Ravi: Adiy Ibnu Hatim
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 28
• Ensar hac yapip da döndükleri zaman evlerine kapilarindan girmezlerdi. Onlardan biri hac dönüsü kapidan evine girdi. Fakat hemsehrileri onu bu davranisi sebebiyle kinadilar. Bunun üzerine su ayet nazil oldu: "Iyilik, evlere arkasindan girmeniz degildir. Kötülükten sakinan kimse(nin ameli) iyidir. Evlere kapilarindan girin" (Bakara, 189)
Ravi: Bera
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 29, Umre 18; Müslim, Tefsir, Nisa, (3026)
• Allah yolunda infak edin, kendinizi ellerinizle tehlikeye atmayin. Ihsanda bulunun. Allah ihsan edenleri sever (Bakara, 195) mealindeki ayetle ilgili olarak demistir ki: "Bu ayet infak ile alakali olarak nazil oldu."
Ravi: Huzeyfe
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2,31
• Medine'den gazve için yola çiktik. Niyetimiz Istanbul'du. Cemaatin basinda Abdurrahman Ibnu Halid Ibnil-Velid vardi. Rum askerleri sirtlarini sehrin surlarina yaslamis müdafaada idiler. Bizden biri tek basina düsmana saldiriya geçti. Halk: "Dur, dur! Lailale illallah, eliyle kendini tehlikeye atiyor!" diye bagristilar. Ebu Eyyub el-Ensari hazretleri (ra) atilarak "Ey Ensar toplulugu, bu ayet bizim hakkimizda indi. Cenab-i Hakk, Resulullah (sav)'a yardim edip, Islam galebe çalinca biz: "Artik islerimizin basinda kalip, onlari yoluna koyalim" dedik. Bunun üzerine Allah-u Teala bu ayeti indirdi. Yani "Ellerimizle kendimizi tehlikeye atmak" demek malin-mülkün basinda kalip onlari düzene koymak için cihadi terketmektir."
Ravi: Eslem Ibnu Imran
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Bakara 2, (2976); Ebu Davud, Cihad 23, (2512)
• Ka'b Ibnu Ucre (ra)'ye "Oruçtan yahut sadakadan yahut kurbandan bir fidye lazimdir" (Bakara, 196) mealindeki ayetten sordum. Dedi ki: "Basimda bitler kaynastigi halde Resulullah (sav)'a götürüldüm. Beni görünce: "Mesakkatin, bu gördügüm dereceye ulasacagini zannetmezdim. Bir koyun bulabilecek misin dedi. "Hayir" cevabini verdim. [Bunun üzerine su ayet nazil oldu: "...Içinizde hasta olan veya basindan rahatsiz varsa fidye olarak ya oruç tutmasi, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir..." (Bakara, 196) Resulullah (sav): "Üç gün oruç tut veya her fakire yarim sa' yiyecek vermek suretiyle alti fakiri doyur, basini tras et" dedi. Bu ayet hassaten benim hakkimda nazil oldu, ancak umumen hepimize samildir."
Ravi: Abdullah Ibnu Ma'kil
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 32, Megazi 35, Tibb 16; Müslim, Hacc 80, 85 (1201); Tirmizi, Tefsir, Bakar
• Ben hac sirasinda, ücret mukabili hizmet veren birisi idim. Bana: "Senin haccin hacc sayilmaz" dediler. Bilahere Ibnu Ömer (ra)'e rastladim. O'na: "Ben hacc sirasinda, ücretle hizmet veren birisiyim, halk bana: "Senin haccin hacc sayilmaz diyorlar" dedim, Ibnu Ömer (ra) "Ihrama girmiyor, telbiye okumuyor, tavafta bulunmuyor musun?" dedi: "Hepsini yapiyorum" diye cevap verdim. Cevabim üzerine su açiklamayi yapti: "Senin haccin hacc sayilir. Nitekim Resulullah (sav)'a bir adam gelmis, senin bana sorduguna yakin seyler sormustu. Resulullah (sav) sükut buyurdu ve adama cevap vermedi, Derken su ayet nazil oldu: "(Hacc mevsiminde, ticaret yaparak) Rabbinizden rizik istemenizde bir günah yoktur... (Bakara, 198). Bunun üzerine Resulullah (sav) o adami çagirtarak, ayeti okudu ve: "Haccin hacc sayilir" buyurdu."
Ravi: Ebu Ümame et'Temimi
Kaynak: Ebu Davud, Menasik 7, (1733)
• Ukaz, Mecenne ve Zülmecaz cahiliye devrinin panayirlari idi. Islam geldigi zaman halk, hac mevsiminde ticaret yapmayi günah addeder oldular. Bunun üzerine su ayet nazil oldu: "Hac mevsiminde Rabbinizden rizik taleb etmenizde sizin için bir günah yoktur." Ayeti Ibnu Abbas su sekilde okudu.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 34, Hacc 150, Büyu 1; Ebu Davud, Menasik 5, (1732), 7, (1734)
• Yemen ahalisi, hacca geliyorlar fakat beraberlerinde azik almiyorlardi. "Biz mütevekkil kimseleriz" diyorlardi. Mekke'ye gelince bu davranislarini halka sordular. Bunun üzerine Cenab-i Hakk su ayeti inzal buyurdu: "Aziklanin, ancak bilin ki, en hayirli azik takvadir" (Bakara, 197).
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Hacc 6; Ebu Davud, Menasik 4, (1730)
• Kisi ihramsiz olarak (yani Mekke'de ikamet edenler veya ümre için gelip, ümreden sonra ihrami çikaranlar) Beytullah'i ziyaret eder. Bu imkan, hacc niyetiyle ihram giymeye kadar devam eder. Arafat'a çikinca, kime deve, sigir veya davardan kurban müyesser olmussa, diledigini kurban eder. Bunlardan biri olmazsa, ona hacdaki, üç günün orucu terettüp eder. Bu günler, arefe gününden evvele ait olmalidir. Bu üç günün sonuncu günü arefe gününe tesadüf ederse, bunda bir günah yoktur. Sonra Arafat'da vakfe'ye gider ikindi namazindan aksam karanliginin gelmesine kadar vakfe'de kalir. Ibnu Abbas anlatmaya üslubu biraz degistirerek devam ediyor. Sonra Arafat'tan insanlar sökün edince, orayi terketsinler. Topluca geceyi geçirecekleri yere (Müzdelife'ye) gelsinler. Orada Allah'i çokça zikretsinler, sabah vakti girmezden önce bilhassa tekbir ve tehlili çok yapsinlar sonra buradan da topluca hareket etsinler. Çünkü (eskiden beri) herkes buradan hareket ederdi. Cenab-i Hakk: "Insanlarin toplu olarak sökün ettigi yerden siz de sökün edin, (eski yaptiklarinizdan) Allah'a af dileyin. Allah bagislar ve merhamet eder" (Bakara, 199). Seytan taslayincaya kadar akmaya (ve çok zikretmeye) devam edin.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 35
• Süheyb (ra) muhacir olarak Mekke'den yola çikti. Kureys'ten bazilari onu takibe basladilar. Bunun üzerine o da devesinden inerek sadaginda ne kadar ok varsa hepsini çikardi. Takipçilere: "Allah'a kasem olsun oklarimin hepsini alincaya kadar bana yetisemezsiniz. Sonra elimde durdukça kilicimi kullanacagim. Eger dilerseniz, size Mekke'de topraga gömdügüm malin yerini söyleyeyim, mukabilinde siz de beni serbest birakin, yoluma devam edeyim" dedi. Takipçiler teklifini kabul ettiler. (O da sag salim yoluna devam etti). Resulullah (sav)'in yanina varinca su ayet nazil oldu: "Insanlardan öyle kimse de vardir ki, Allah'in rizasini isteyerek nefsini satin alir..." (Bakara, 207). Hz. Peygamber (sav): "Ebu Yahya'nin alis-verisi karli oldu" der ve ayeti tilavet buyurur". (Rezin'in ilavesidir. Bagavi ve Ibnu Kesir tefsirlerinde senedsiz olarak kaydederler)
Ravi: Ibnu Müseyyeb
Kaynak: Rezin
• Cenab-i Hakk'in su sözleri nazil oldugu zaman: "Yetim rüsdüne erinceye kadar, onun malina o en güzel olanindan baska bir suretle yaklasmayin"; keza "Yetimlerin mallarini haksiz (ve haram) olarak yiyenler karinlarina ancak bir ates yemis olurlar. Onlar çilgin bir atese gireceklerdir" (Nisa, 10) yaninda yetim bulunanlar hemen gidip yetimlerin yiyecegini ve içecegini kendilerinin yiyip içeceklerinden ayirdilar. Yetime ait yiyecek ve içeceklerden bir sey artsa ona dokunulmuyor, yiyinceye veya kokusup bozuluncaya kadar saklaniyordu. Bu hal, bir kisim müskilatlara sebep oldu. Durum Resulullah (sav)'a arzedildi. Bunun üzerine su ayet nazil oldu: "Sana yetimleri sorarlar. De ki; "Onlari faydali ve iyi bir hale getirmek hayirlidir. Sayet kendileriyle bir arada yasarsaniz onlar sizin kardeslerinizdir" (Bakara, 220). Bu ayet üzerine yetimlerin yiyeceklerini ve içeceklerini kendi yiyecek ve içeceklerine karistirdilar."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Ebu Davud, Vesaya 7, (2871); Nesai, Vesaya 11, (6, 256-257)
• Ibnu Ömer (ra) Kur'an okudugu zaman, okuma isinden çikincaya kadar hiç konusmazdi. Bir gün ben (Mushafi, yüzünden takip ediverdim, o da ezberden) Bakara süresini okudu. Bir ayete gelince bana: "Bu ayet ne hakkinda indi biliyor musun?" diye sordu. Ben "Hayir" deyince: "Su, su mesele için" diye açikladi, sonra (okumaya) devam etti.
Ravi: Nafi
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 39
• Yahudiler: "Kadina arka istikametinden temas edilirse çocuk sasi dogar" derlerdi. Bunun üzerine: "Kadinlariniz sizin (evlad yetistiren) tarlanizdir. O halde tarlaniza dilediginiz gibi gelin" ayeti nazil oldu" (Bakara 223).
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 39; Müslim, Nikah 117 (1435); Ebu Davud, Nikah 46, (2163); Tirmizi, Tefsir
• Hz. Ömer (ra), Resulullah (sav)'a gelerek: "Ey Allah'in Resulü mahvoldum" buyurdu. Hz. Peygamber (sav): "Niye mahvoldun ne var?" diye sorunca açikladi: "Bu gece binegimi ters çevirdim (arka canibinden yanastim). "Resulullah (sav) hiçbir cevap vermedi. Cenab-i Hakk peygamberine su ayeti vahyetti: "Kadinlariniz sizin tarlalarinizdir. Tarlaniza istediginiz gibi gelin." Dübüründen ve hayiz halinde temastan kaçinmak sartiyla önden, arkadan, nasil istersen öyle gel.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Bakara 2, (2984)
• Allah, Ibnu Ömer (ra)'i magfiret buyursun, bir hususta yanilmisti. Su Ensariler putperestti ve ehl-i kitaptan Yahudilerle birlikte idiler. Ensar (Islam'dan önce) ilim yönüyle Yahudilerin kendilerinden üstün olduklarina inanirlardi. Bu sebeple onlarin birçok davranislarini aynen taklid ediyorlardi. Ehl-i kitaba has adetlerden biri de kadinlarina tek istikametten (yani ön cihetten) yanasirlardi. Bu, kadin için de en uygun tarzdi. Ensar toplulugu, bu adeti de Yahudilerden aynen almisti. Kureysliler ise, kadinlari hos olmayan sekilde açarlar, onlara arka cihetlerinden, ön cihetlerinden, sirt üstü yatmis vaziyette yanasirlardi. Medine'ye muhacir olarak Mekkeliler gelince onlardan bir erkek Medineli bir kizla evlendi. Erkek, kadina Kureys usulünce temas etmek istedi. Kadin buna müsaade etmedi. "Bizde kadina tek istikametten temas edilir, sen de öyle yap, aksi halde bana dokunma" dedi. Onlarin bu ihtilafi büyüdü ve herkes duydu. Öyle ki Resulullah (sav)'a da intikal etti. Bunun üzerine Cenab-i Hakk su ayeti inzal buyurdu: "Kadinlariniz (çocuk yetistirdiginiz) tarlanizdir. Tarlaya dilediginiz gibi gelin" (Bakara 223). "Diledigi gibi" den maksad (istikamet olarak) önlerinden, arkalarindan, sirt üstü yatmis olarak. Ancak bu gelis çocuk mahalline olacak."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Ebu Davud, Nikah 46, (2164)
• Resulullah (sav): "Kadinlariniz (çocuk yetistirdiginiz) tarlalarinizdir, tarlaniza dilediginiz gibi gelin" ayetiyle ilgili olarak söyle buyurdu: "Tek yoldan (ki o da çocuk yoludur) olmak kaydiyla dilediginiz sekilde temas kurun"
Ravi: Ümmü Seleme
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Bakara, (2983)
• Kur'an'daki: "Allah sizi (dil aliskanligi olarak maksadsiz yapilan) lagv yeminleriniz için muaheze etmez" ayeti kisinin sözünde sikça kullandigi, "vallahi evet", "billahi hayir" gibi yeminleri için nazil oldu." (Yukandaki metin Buhari'den alinmadir. Hadisi, Ebu Davud hem Hz. Peygamber (sav)'in sözü olarak hem de Hz. Aise (ra)'nin sözü olarak iki sekilde rivayet etmistir. Imam Malik Muvatta'da bu hadisle ilgili olarak sunu söyler: "Bu mevzuda isittigimin en güzeli sudur: "Ayette geçen "Lagv", bir kimsenin öyle bildigi için bir sey hakkinda yaptigi yemindir, ancak sonradan, o seyin, bildigi gibi olmadigini anlar. Bu durumda yaptigi yemin için kefaret gerekmez. Ancak bir kimse de çikip, günahkar ve yalanci oldugunu bile bile, birilerini memnun etmek veya bir mali ede etmek için yemin ederse bu öylesine büyük bir günahtir ki, bunun kefareti yoktur.")
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Eyman 14, Tefsir, Maide 8; Ebu Davud, Eyman 7, (3254); Muvatta, Eyman 9, (2, 477)
• Kur'an-i Kerim'deki "Kocalari, bekleme müddeti içinde barismak isterlerse onlari geri almaya (herkesten) çok layiktirlar" (Bakara 228) ayeti hakkinda sunu söyledi: "Erkek hanimini üç talakla da bosasa hanimini geri almaya herkesten daha çok hak sahibi idi. Ancak bu hüküm, Cenab-i Hakk'in su sözü ile neshedildi: "Bosanma iki defadir. Ya iyilikle tutma ya da iyilik yaparak birakmadir..." (Bakara, 229).
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Ebu Davud, Talak 10, (2195); Nesai, Talak 74, (6, 212)
• Cahiliye devrinde kisi hanimim bosar, iddeti sona ermeden geri almak isterse, alma hakkina sahipti. Bu sekilde bin kere bosayip geri dönebilirdi. (Bu hal bir adamin su hadisesine kadar devam etti.) Bir gün adam hanimini bosadi ve iddeti dolmak üzere iken hanimini geri aldi, sonra tekrar bosadi ve hanimina: "Allah'a kasem olsun seni evime almiyorum ve ebediyen baskasina da helal olmayacaksin" dedi. Kadin: "Bu nasil olur?" deyince, adam: "Seni bosuyorum, iddetin dolmadan tekrar geri alacagim ve bu böylece devam edip gidecek" dedi. Kadin Hz. Aise (ra)'ye gitti, durumu anlatti. Hz. Aise cevap vermedi. Resulullah (sav)'i bekledi. Gelince vak'ayi anlatti. Resulullah (sav) da cevap vermedi (vahiy bekledi). Cenab-i Hakk su ayeti inzal buyurdu: "Bosama iki defadir ya iyilikle tutma ya da iyilik yaparak birakmadir" (Bakara, 229). O günden itibaren insanlar bu yeni talaka yöneldiler, bosayan da bosamayan da. (Parantez içindeki açiklayici kisimlar Tirmizi'deki ziyadeden alinmistir)
Ravi: Urvetu'bnu'z-Zübeyr
Kaynak: Tirmizi, Talak 16, (1192); Muvatta, Talak 80, (2, 588)
• Benim bir kizkardesim vardi. Evlenmek için buna müracaat edenler oldu. Fakat kimseye müsbet cevap vermiyordum. Derken amcamin oglu istedi. Kizkardesimi ona nikahladim. Allah'in diledigi kadar bir müddet beraber yasadilar. Sonra amcam oglu onu talak-i ric'i ile bosadi. Ancak tekrar almadan terketti. Iddeti tamamlandi. Kiz kardesimle evlenmek isteyenler bana müracaat edince amcam oglu da, müracaat ederek tekrar almak istedi. Kendisine: "Daha önce de çok isteyenler oldu, kimseye vermedim, seni hepsine tercih ederek sana verdim, seninle evlendirdim. Sen onu talak-i ric'i ile bosadin. (Geri alma hakkin oldugu halde terkettin ve iddeti doldu. Baskalari istemeye gelince, sen de talib odun, taleble almak istiyorsun. Allah'ima kasem olsun onu asla sana vermeyecegim" dedim. Ma'kil der ki: Bunun üzerine benim hakkimda su ayet nazil oldu: "Kadinlari bosadiginiz zaman iddetlerini bitirdiler mi, aralarinda mesru bir surette anlastiklari takdirde, artik kendilerini kocalarina nikah etmelerine engel olmayin" (Bakara, 232). Yine Ma'kil ilave ediyor: "Ayet üzerine, yeminim için kefarette bulundum ve kiz kardesimi, eski kocasina nikahladim." Buhari'nin bir rivayetinde söyle denir: "Resulullah (sav) Ma'kil'i çagirdi, ayeti kendisine tilavet buyurdu. Bunun üzerine o, müskülpesendligi birakti ve Allah'in emrine boyun egdi" (Buhari, Talak 44)
Ravi: Ma'kil Ibnu Yesar
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 40, Talak 44; Ebu Davud, Nikah 21, (2087); Tirmizi, Tefsir, Bakara 2, (298
• Kur'an'in: "(Vefat iddeti bekleyen) kadinlari nikahla isteyeceginizi çitlatmanizda... üzerinize bir vebal yoktur" (Bakara 235) ayetinden maksadi, "Evlenmeyi arzu eden kisinin: "Ben nikahlanmak istiyorum, kadina ihtiyacim var, saliha bir kadina kavusmak istiyorum" demesidir" diye açiklamistir.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Nikah, 34
• Resulullah (sav) Hendek Savasi sirasinda "Allah onlarin evlerini ve kabirlerini atesle doldursun, bizim orta namazimiza mani oldvlar, günes batincaya kadar kilamadik" buyurdu. Bir rivayette: "Bizi, salat-i vusta olan ikindi namazindan ahkoydular" denir. Bir diger rivayette: "Sonra ikindiyi aksamla yatsi arasinda kildik" denir.
Ravi: Ali
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 2, 42, Cihad 98, Megazi 29, Daavat 58; Müslim, Mesacid 202-206, (627); Ebu Da
• Aise'nin azadlisi Ebu Yunus anlatiyor: "Hz. Aise (ra), kendisine bir mushaf yazmami emretti ve dedi ki: "Su ayete gelince bana haber ver: "Namazlara ve bilhassa orta namazina devam edin" (Bakara, 238). Yazarken bu ayete gelince ona haber verdim. Bana sunu imla ettirdi: "Namazlara ve orta namazina ve ikindi namazina devam edin ve Allah için yalvaranlar olarak eda edin" (Bakara, 238). Hz. Aise (ra): "Ben bunu Resulullah'dan isittim" dedi.
Ravi: Ebu Yunus
Kaynak: Müslim, Mesacid 207, (629); Ebu Davud, Salat 5, (410); Tirmizi, Tefsir, Bakara 2, (2986); Nesai, Sal
• Anlattigina göre, "Hz. Hafsa (ra)'ya bir mushaf yaziyormus. Hz. Hafsa (ra) kendisinden, önceki hadiste "(Ebu Yunus'tan) Hz. Aise'nin taleb ettigi hususu aynen taleb ettigini anlatmistir."
Ravi: Amr Ibnu Rafi
Kaynak: Muvatta, Cema'a 25, (1, 139)
• Bera Ibnu'l-Azib (ra)'ten naklettigine göre, demistir ki: "Önce su ayet nazil oldu: "Namazlara ve bilhassa ikindi namazina devam edin." Resulullah (sav) bunu bize Allah'in diledigi müddetçe okudu. Sonra Allah bunu nashetti ve su ayeti indirdi: "Namazlara ve bilhassa orta namazina devam edin." Sakik'in yaninda oturmakta olan bir zat kendisine: "öyle ise bu ikindi namazidir." Bera dedi ki: "Ben bu ayetin nasil nazil oldugunu, Allah'in nasil neshettigini sana haber verdim."
Ravi: Sakik Ibnu Utbe
Kaynak: Müslim, Mesacid 208, (630)
• Imam Malik (ra)'e ulastigina göre, Ali Ibnu Ebi Talib (ra)'e Ibnu Abbas (ra), Ku'an'da zikri geçen "orta namaz"a, (salatu'l-vusta) sabah namazi demislerdir. (Tirmizi, bu hadisi Ibnu Abbas ve Ibnu Ömer'den muallak (senetsiz) olarak zikretmistir.)
Ravi:
Kaynak: Muvatta, Cema'a 28, (1, 137); Tirmizi, Salat 133, (182)
• Zeyd Ibnu Sabit ve Hz. Aise (ra) "Orta namazi, öglen namazidir" derlerdi.
Ravi:
Kaynak: Muvatta, Cema'a 27, (1, 139); Tirmizi, Salat 133, (182); Ebu Davud, Salat 5, (411)
• Ebu Davud'un Zeyd (ra)'den kaydettigine göre, Hz. Resulullah (sav) ögle namazini zevalden sonra sicagin en siddetli oldugu saatte kilardi. Resulullah (sav)'in kildigi namazlar içinde ashabina en zor geleni bu namaz idi. Bunun üzerine su ayet nazil oldu: "Namazlara ve orta namazina devam edin." Zeyd devamla dedi ki: "(Orta namazi, öglen namazidir, zira) bundan önce iki namaz var (birisi geceden -yatsi-, digeri gündüzden -sabah-), ondan sonra da iki namaz var (biri gündüzden -ikindi- digeri geceden -aksam-)".
Ravi: Zeyd
Kaynak: Ebu Davud, Salat 5, (411)
• Hz. Osman (ra)'a, Bakara suresinde geçen: "Sizden zevceler (ini geride) birakip ölecek olanlar eslerinin (kendi evlerinden) çikarilmayarak yilina kadar faidelenmesini (bakilmasini) vasiyyet etsinler" (Bakara 240), ayeti diger bir ayetle (Bakara, 234) neshedildigi halde niçin bu mensuh ayeti de Kur'an-i Kerim'e yaziyorsunuz?" diye sordum. Bana su cevabi verdi: "Ey kardesim oglu bu ayeti terk mi edelim, (bunu mu söylüyorsun)? Hayir, ben hiçbir seyi yerinden oynatmam.
Ravi: Abdullah Ibnu'z-Zübeyr
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara, 2, 45
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdular: "Her seyin bir serefesi var. Kur'an-i Kerim'in serefesi de Bakara süresidir. Bu surede bir ayet vardir ki, Kur'an ayetlerinin efendisidir: Ayetü'l-Kürsi
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Tirmizi, Sevabul-Kur'an 2, (2881)
• Resulullah (sav) bana: "Ey Ebu'l-Münzir, Allah'in Kitabindan ezberinde bulunan hangi ayetin daha büyük oldugunu biliyor musun?" diye sordu. Ben: "O Allah ki, O'ndan baska ilah yoktur, O, Hayy'dir, Kayyum'dur (yani diridir her seye kiyam saglayandir) (Bakara, 225) -ki buna Ayet'ü'l-Kürsi denir- dedim. Gögsüme vurdu ve: "Ilim sana mübarek olsun ey Ebu'l-Münzir! dedi."
Ravi: Übey Ibnu Ka'b
Kaynak: Müslim, Müsafirin 258, (810); Ebu Davud, Vitr, 17, Salat 325, (1460)
• Resulullah (sav) beni Ramazan zekatini muhafazaya tayin etmisti. Derken kara bir adam gelerek zahireden avuç avuç almaya basladi. Ben derhal kendisini yakaladim ve: "Seni Resulullah (sav)'a çikaracagim" dedim. Bana: "Ben fakir ve muhtaç bir kimseyim, üstelik üzerimde bakmak zorunda oldugum çoluk-çocuk var, ihtiyaçlarim cidden çoktur, siddetlidir" dedi. Ben de onu saliverdim. Sabah olunca, Hz. Peygamber (sav): "Ey Ebu Hüreyre! Dün aksamki esirini ne yaptin?" diye sordu. Ben: "Ey Allah'in Resulü, bana siddetli ihtiyacindan ve çoluk-çocuktan dert yandi. Bunun üzerine ona aciyarak saliverdim" dedim. Resulullah (sav): "Ama o sana muhakkak yalan söyledi. Haberin olsun, o tekrar gelecek!" buyurdu. Bu sözünden anladim ki, herif tekrar gelecek. Binaenaleyh onu beklemeye basladim. Derken yine geldi ve zahireden avuçlamaya basladi. Ben de derhal yakaladim ve: "Seni mutlaka Resulullah (sav)'a çikaracagim" dedim. Yine yalvararak: "Beni birak, gerçekten çok muhtacim, üzerimde çoluk-çocuk var, bir daha yapmam" dedi. Ben yine acidim ve saliverdim. Ertesi gün Resulullah (sav): "Ey Ebu Hüreyre, dün geceki esirini ne yaptin?" diye sordu. Ben: "Ey Allah'in Resulü, bana ihtiyacindan çoluk-çocugundan dert yandi. Ben de acidim ve saliverdim" dedim. "Ama" dedi, Resulullah: "O yalan söyledi fakat yine gelecek." Üçüncü sefer yine gözetledim. Yine geldi ve zahireden avuç avuç almaya basladi. Onu yine yakalayip: "Seni mutlaka Hz. Peygamber (sav)'e götürecegim. Bu üçüncü gelisin, üstelik sikilmadan baska gelmeyecegim deyip yine de geliyorsun" dedim. Yine bana rica ederek söyle söyledi: "Birak beni, sana birkaç kelime ögreteyim de Allah onlarla sana fayda ulastirsin". Ben: "Nedir bu kelimeler söyle!" dedim. Bana dedi ki: "Yataga girdin mi Ayetü'l-Kürsi'yi sonuna kadar oku. Bunu yaparsan Allah senin üzerine muhafiz bir melek diker, sabah oluncaya kadar sana seytan yaklasamaz". Ben yine acidim ve serbest biraktim. Sabah oldu, Resulullah (sav): "Dün aksamki esirini ne yaptin?" diye sordu. Ben: "Ey Allah'in Resulü, bana birkaç kelime ögretecegini, bunlarla Allah'in bana faide ihsan buyuracagini söyledi, ben de kendisini yine serbest biraktim" dedim. Resul-i Ekrem (sav): "Neymis onlar?" dedi. Ben: "Efendim, dösegine uzandigin vakit Ayetü'l-Kürsi'yi basindan sonuna kadar oku. (Bunu okursan) Allah'in koyacagi bir muhafiz üzerinden eksik olmaz ve ta sabaha kadar seytan sana yaklasmaz!" dedi, cevabini verdim. Resulullah (sav) bunun üzerine: "(Bak hele!) o koyu bir yalanci oldugu halde, bu sefer dogru söylemis. Ey Ebu Hüreyre! Üç gecedir kiminle konustugunu biliyor musun?" dedi. Ben: "Hayir!" cevabini verdim. "O bir seytandi" buyurdular.
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Vekale 10
• Ravinin bir hücresi vardi ve içinde hurma bulunuyordu. Buraya bir gulyabani (cin) dadanmis gelip hurmadan aliyordu. Bu durumu Resulullah (sav)'a, açti. Resulullah (sav) kendisine: "Git, tekrar görecek olursan "Allah'in adiyla, Resulullah (sav)'a icabet et" dersin" buyurdu. Ebu Eyyub der ki: (Bekledim, tekrar gelince) yakaladim. Ancak, bir daha gelmeyecegine dair yemin etti, ben de saliverdim.Sonra Resulullah (sav)'la karsilastigimda Resulullah (sav): "Esirin ne oldu?" diye sordu. Ben: "Bir daha gelmeyecegine dair yemin etti (ben de biraktim)" dedim. Resulullah (sav): "O yalan söylemis, o yalana aliskindir" buyurdu. Ebu Eyyüb, bir baska sefer yine geldigini, yakalayinca gelmeyecegine dair yine yemin ettigini, yemini üzerine saliverdigini anlatir. Resulullah (sav) tekrar: "Esirin ne oldu?" diye sorar. "Gelmeyecegine dair yemin edince biraktim" der. Resulullah (sav): "Yalan söylemis, o zaten yalana aliskindir" buyurur. Ebu Eyyub (ra) üçüncü sefer yine yakalar ve: "Bu sefer seni birakmayacagim, mutlaka Resulullah (sav)'a kadar götürecegim" der. Bunun üzerine cin: "(Dinle beni) sana mühim bir sey hatirlatacagim: Ayet'ü'l-Kürsi var ya, onu evinde oku. O takdirde sana hiç ne seytan ne baskasi yaklasamaz" der. (Ebu Eyyub yine salar) ve Hz. Peygamber (sav)'e gelir. Resulullah (sav): "Esirin ne oldu?" diye sorar. Olup biteni haber verince: "(Hayret), yalanci oldugu halde bu sefer dogruyu söylemis" buyurur."
Ravi: Ebu Eyyüb
Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 3, (2883)
• Dinde zorlama yoktur (Bakara 256) ayeti Ensar hakkinda inmistir. Söyle ki: Medine'de çocugu yasamayip ölen kadinlar, "çocugum yasarsa Yahudi dini üzerine yetistirecegim" diye adakta bulunurdu. Benu Nadir Yahudileri Medine'den sürüldükleri vakit, bunlar arasinda Yahudilestirilmis çok sayida Ensar çocugu vardi. Ensariler: "Çocuklarimizi onlara terketmeyiz" dediler. Bunun üzerine Cenab-i Hakk: "Dinde zorlama yoktur, artik iman ile küfür apaçik meydana çikmistir..." (Bakara) ayetini inzal buyurdu.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Ebu Davud, Cihad 126, (2682)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hz. Ibrahim (a.s.)'in su sözleriyle ifade ettigi süpheyi yasamaya biz ondan daha layikiz: "Ey Rabbim ölüleri nasil diriltecegini bana göster" demis, (Allah: "Buna) inanmadin mi yoksa" demis, o da: "Inandim, fakat kalbimin, (gözümle görerek) yatismasi için (istedim, diye) söylemistir (Bakara, 260). Allah, Lut (a.s.)'a rahmetini bol kilsin, aslinda o çok muhkem bir kaleye siginmisti. Eger, Hz. Yusuf (a.s.)'un kaldigi müddetçe hapiste ben kalsaydim, davete icabet ederdim."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Enbiya 11, 15, 19, Tefsir, Yusuf 5, Tazir 9; Müslim, Iman 238, (151), Fedail 152, (151); Tir
• Tirmizi'nin bir rivayetinde Hz. Yusuf'la ilgili olarak Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "Kerim oglu Kerim oglu Kerim oglu Kerim; Ibrahimoglu Ishakoglu Yakuboglu Yusuftur. Ve ilave etti: "Sayet, hapiste onun yerine ben yatmis olsaydim da, sonunda bana elçi gelseydi, çikma hususunda hemen cevap verirdim." Resulullah (sav) arkadan su ayeti okudu: "Kendisine elçi gelince, "Efendine dön de ellerini kesen o kadinlarin zoru neydi kendisine sor" dedi. Resulullah (sav) devamla sunu söyledi: "Allah Teala'nin rahmeti Lut'a olsun, o aslinda çok saglam bir kaleye siginmista Allah ondan sonra, her peygamberi kavminden kalabalik bir cemaat içinde gönderdi."
Ravi:
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Yusuf, (3115)
• Ömer Ibnu'l-Hattab (ra) Resulullah (sav)'in ashabina sordu: "Su ayet kimin hakkinda nazil olmustur? "Sizden herhangi biri arzu eder mi ki, hurmalardan, üzümlerden kendisinin bir bahçesi olsun, altinda irmaklar aksin, orada kendisinin her çesit meyveleri bulunsun. Fakat ona ihtiyarlik çöksün, aciz ve küçük çocuklari da olsun, derken o bahçeye içinde bir ates bulunan bir bora isabet etsin de o, yaniversin?" (Bakara, 266). Cemaat: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" cevabini verdi. Hz. Ömer (ra) bu cevaba kizdi ve: "Biliyoruz veya bilmiyoruz" deyin dedi.Bunun üzerine Ibnu Abbas (sav): "Bu hususta içimden bir seyler geçiyor ey müminlerin emiri" dedi. Hz. Ömer (ra) ona: "Ey kardesimin oglu söyle onu, kendini küçük görme" dedi. Ibnu Abbas: "Bu, bir is için misal olarak verilmistir" deyince Hz. Ömer: "Hangi is için?" diye tekrar etti. Ibnu Abbas da: "Zengin bir kimsenin isi için, öyle ki bu zengin Allah'a da kulluk ve itaatini yerine getiriyordu. Sonra Allah ona seytani gönderdi. (Zengin onun igvasina kapilarak günahlar isledi ve sonunda bütün (salih) amellerini batirdi."
Ravi: Ubeyd Ibnu Umayr
Kaynak: Buhari, Tefsir,Bakara 47
• Igrenmeden alamayacaginiz pis seyleri vermeye kalkmayin.. (Bakara, 267) mealindeki ayet biz ensar hakkinda indi dedi ve anlatti: "Biz hurma yetistiren kimselerdik. Herkes, hurmasindan az veya çok olusuna göre tasadduk ederdi. Bu cümleden olarak, kisi bir iki hurma salkimi getirir onu mescide asardi. Mescidde kalan Ehl-i Suffa'nin yiyecegi yoktu. Bunlardan biri aciktigi zaman, salkima gelir, sopasiyla vurur, ondan bir miktar hurma düsürür ve yeredi. Hayri düsünmeyenlerden bazilari, içerisinde kalitesiz hurmalarin çokça bulundugu salkimlardan, bazilari kirik adi salkimlardan getirip asiyordu. Bunun üzerine Cenab-i Hakk su ayeti indirdi: "Ey iman edenler: Kazandiklarinizin temizlerinden ve size yerden çikardiklarimizdan sarfedin; igrenmeden alamiyacaginiz pis seyleri vermeye kalkmayin. Allah'in müstagni ve övülmeye layik oldugunu bilin." Resulullah (sav) ayeti söyle açikladilar: "Sizden biri, sadaka olarak verdigi seyin benzeri, kendisine verildigi takdirde onu istemeye istemeye, utanarak alacagi seyden almamasina dikkat etsin." Ibnu Abbas der ki: "Bundan sonra hepimiz, sahib oldugumuz seylerin iyilerinden verir olduk." Hadisi, Tirmizi rivayet eder ve sahih oldugunu belirtir (Tefsir, (2990). Hadisi ibnu Mace, Zekat'in 19, (1822)babinda kaydeder.
Ravi: Bera
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, 2990; Ibnu Mace, Zekat 19, (1822)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Seytan da, melek de insanogluna sokularak onun kalbine birtakim seyler atarlar. Seytanin isi kötülüge çagirmak, sonu fena ve zararli olan seylere tesvik etmek ve hakki yalanlamak, haktan uzaklastirmaktir. Melegin isi hak ve hayra, iyilige çagirmak ve kötülükten uzaklastirmaktir. Kim içinde hakka, hayira, iyilige çagiran bir ses duyarsa bilsin ki bu Allah'tandir ve hemen Allahu Teala'ya hamdetsin. Kim de içinde serr ve inkara çagiran bir fisilti duyarsa ondan uzaklassin ve hemen seytandan Allah'a siginsin." Resulullah (sav) bu sözlerine su mealdeki ayeti ekledi: "Seytan sizi fakir olacaksiniz diye korkutur, size cimriligi emreder.." (Bakara 268).
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, (2991)
• Abdullah Ibnu Ömer (ra): "Içinizdekini açiklasaniz da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve diledigini bagislar, diledigine azab eder, Allah her seye kadirdir." (Bakara 284) ayetinin müteakip ayet tarafindan neshedildigini söylemistir."
Ravi: Mervan el-Esfar
Kaynak: Buhari, Tefsir, Bakara 54, 55
• Cenab-i Hakk'in su mealdeki sözü nazil olunca: "Içinizdekini açiklasaniz da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve diledigini bagislar, diledigine azab eder..." (Bakara, 284) bu ihbar Sahabe (ra)'ye çok agir geldi. Resulullah (sav)'a geldiler, diz çöküp oturdular ve dediler ki: "Ey Allah'in elçisi, bize yapabilecegimiz isler emredildi: Namaz, oruç, cihad ve sadaka, bunlari yapiyoruz. Ama Cenab-i Hakk sana su ayeti inzal buyurdu. Onu yerine getirmemiz mümkün degil." Resulullah (sav) onlara: "Yani sizler de sizden önceki Yahudi ve Hiristiyanlar gibi "dinledik ama itaat etmiyoruz" mu demek istiyorsunuz? Hayir öyle degil söyle deyin: "Isittik itaat ettik. Ey Rabbimiz affini dileriz, dönüs sanadir." Ce-maat bunu okuyup, dilleri ona alisinca, bir müddet sonra Cenab-i Hakk su vahyi inzal buyurdu: "Peygamber ve inananlar, O'na Rabbi'nden indirilene inandi. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarina, peygamberlerine inandi. Peygamberleri arasinda hiçbirini ayirdetmeyiz, isittik, itaat ettik, Rabbimiz! Affini dileriz, dönüs sanadir" dediler (Bakara 285). Ashab bunu yapinca Allah, önceki ayeti neshetti ve su ayeti inzal buyurdu: "Allah kisiye ancak gücünün yetecegi kadar yükler; kazandigi iyilik lehine, ettigi kötülük de aleyhinedir. Rabbimiz! Eger unutacak veya yanilacak olursak bizi sorumlu tutma. (Resululah bu duayi yapinca Allah Teala hazretleri: Pekala, yaptim buyurmustur). Rabbimiz bizden öncekilere yükledigin gibi bize de agir yük yükleme! (Allah Teala hazretleri: Pekiyi, buyurmustur). Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmiyecegi seyi tasitma (Rabb Teala hazretleri: Pekiyi, dedi). Bizi affet, bizi bagisla, bize aci. Sen Mevlamizsin, kafirlere karsi bize yardim et (Rabb Teala buna da Pekiyi demistir).
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Iman 199, (125)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Allah Teala, ümmetim, içinden geçen fena seylerle amel etmedikçe veya onu konusmadikça o sey yüzünden ümmetimi hesaba çekmeyecektir."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Eyman Ve'n-Nüzür 15, Itk 6, Talak 11; Müslim, Iman 201, (127); Ebu Davud, Talak 15, (2209);
•