İman ve İslam'ın Fazileti
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdular: "Kim Allah'tan baska ilah olmadigina Allah'in bir ve seriksiz olduguna ve Muhammed'in onun kulu ve Resulü (elçisi) olduguna, keza Hz. Isa'nin da Allah'in kulu ve elçisi olup, Hz. Meryem'e attigi bir kelimesi ve kendinden...
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdular: "Kim Allah'tan baska ilah olmadigina Allah'in bir ve seriksiz olduguna ve Muhammed'in onun kulu ve Resulü (elçisi) olduguna, keza Hz. Isa'nin da Allah'in kulu ve elçisi olup, Hz. Meryem'e attigi bir kelimesi ve kendinden bir ruh olduguna, keza cennet ve cehennemin hak olduguna sehadet ederse, her ne amel üzere olursa olsun Allah onu cennetine koyacaktir."
Ravi: Ubade Ibnus-Samit el-Ensari
Kaynak: Buhari, Enbiya 47; Müslim, Iman 46, (28); Tirmizi, Iman 17, (2640)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdular: "Kalbinde zerre miktari iman bulunan kimse atesten çikacaktir." Ebu Said der ki: "Kim (bu ihbarin ifade ettigi hakikatten) süpheye düserse su ayeti okusun: "Allah süphesiz zerre kadar haksizlik yapmaz..." (Nisa, 40).
Ravi: Ebu Sa'id Ibnu Malik
Kaynak: Tirmizi, Sifatu Cehennem 10, (2601)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdular: "Kim: 'Rab olarak Allah'i, din olarak Islam'i, Resul olarak Hz. Muhammed'i seçtim (ve onlardan memnun kaldim)' derse cennet ona vacib olur".
Ravi: Ebu Sa'id ibnu Malik
Kaynak: Ebu Davud, Salat 361, (1529)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdular: "Bir kul Islam'a girer ve bunda samimi olursa, daha önce yaptigi bütün hayirlari Allah, lehine yazar, islemis oldugu bütün (erleri de affeder. Müslüman olduktan sonra yaptiklari da su sekilde muamele görür: Yaptigi her hayir için en az on misli olmak üzere yediyüz misline kadar sevap yazilir. Isledigi her bir ser için de, -Allah affetmedigi takdirde- bir günah yazilir."
Ravi: Ebu Sa'id ibnu Malik
Kaynak: Buhari, (hadisi talik olarak kaydeder), Iman 31; Nesai, Iman 10, (8, 105)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Sizden biri içiyle disiyla Müslüman olursa, yaptigi herbir hayir en az on mislinden, yedi yüz misline kadar sevabiyla yazilir. Isledigi her bir günah da sadece misliyle yazilir. Bu hal, Allah'a kavusuncaya kadar böyle devam eder."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Iman 31; Müslim, Iman 205, (129)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Kimin (hayatta söyledigi) en son sözü La ilahe illallah olursa cennete gider"
Ravi: Muaz ibnu Cebel el-Ensari
Kaynak: Ebu Davud, Cenaiz 20, (3116)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Bana Cebrail aleyhisselam gelerek "Ümmetinden kim Allah'a herhangi bir seyi ortak kilmadan (sirk kosmadan) ölürse cennete girer" müjdesini verdi" dedi. Ben (hayretle) "zina ve hirsizlik yapsa da mi?" diye sordum. "Hirsizlik da etse, zina da yapsa" cevabini verdi. Ben tekrar: "Yani hirsizlik ve zina yapsa da ha!" dedim. "Evet", dedi, "hirsizlik da etse, zina da yapsa!" Hz. Peygamber (sav) dördüncü kerresinde ilave etti :"Ebu Zerr patlasa da cennete girecektir."
Ravi: Ebu Zerr (Cündeb ibnu Cünade el-Gifari)
Kaynak: Buhari, Tevhid 33; Müslim, Iman 153, (94); Tirmizi, Iman 18, (2646)
• Hz.Peygamber (sav) buyurdular ki: "Iki sey vardir gerekli kilicidir!" Bir zat: Ey Allah'in Rasulü! Gerekli kilan bu iki seyden maksad nedir? diye sordu: Hz. Peygamber (sav): "Kim Allah'a herhangi bir seyi ortak kilmis olarak ölürse bu kimse atese girecektir. Kim de Allah'a hiçbir seyi ortak kilmadan ölürse o da cennete girecektir" cevabini verdi"
Ravi: Cabir Ibnu Abdullah el-Ensari
Kaynak: Müslim, Iman 151, (93)
• Hz. Peygamber (sav) "Ey Allah'in Resulü, kiyamet günü senin sefaatinle en ziyade saadete erecek olan kimdir?" diye sormustum. Bana: "Hadis'e karsi sende olan aski görünce, bu hususta senden önce bana bir baskasinin sualde bulunmayacagini tahmin etmistim" açiklamasini yaptiktan sonra su cevabi verdi: "Kiyamet günü benim sefaatimle en ziyade saadete erecek olan kimse, samimi olarak ve içinden gelerek "La ilahe illallah" diyen kimsedir"
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Ilm 34, Rikak 50
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdular: "Mü'min kisinin durumu ne kadar sasirticidir! Zira her isi onun için bir hayirdir. Bu durum, sadece mü'mine hastir, baskasina degil: Ona memnun olacagi birsey gelse sükreder, bu ise hayirdir; bir zarar gelse sabreder, bu da hayirdir".
Ravi: Süheyb Ibnu Sinan
Kaynak: Müslim, Zühd 64, (2999)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Muhammed'in nefsini kudret eliyle tutan zata yemin ederim ki, bu ümmetten her kim -Yahudi olsun, Hristiyan olsun - beni isitir, sonra da bana gönderilenlere inanmadan ölecek olursa mutlaka cehennem ehlinden olacaktir"
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Iman 240, (153)
• Hz. Peygamber (sav)'a "La ilahe illallah cennetin anahtari degil mi?" dendi de: "Evet, öyledir ama dissiz anahtar olur mu? Disleri olan anahtarin varsa kapin açilir, yoksa kapali kalir, açilmaz" cevabini verdi.
Ravi: Vehb Ibnu Münebbih
Kaynak: Buhari, Cenaiz 1
•
İmanın Hakikati
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Bir adam kendisine: Gazveye çikmiyor musun?" diye sorar. Abdullah su cevabi verir: "Ben Hz. Peygamber (sav)'i isittim, söyle buyurmustu: "Islam bes esas üzerine bina edilmistir: Allah'tan baska ilah olmadigina ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduguna...
• Bir adam kendisine: Gazveye çikmiyor musun?" diye sorar. Abdullah su cevabi verir: "Ben Hz. Peygamber (sav)'i isittim, söyle buyurmustu: "Islam bes esas üzerine bina edilmistir: Allah'tan baska ilah olmadigina ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduguna sehadet etmek, namaz kilmak, oruç tutmak, Kabe'ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak"
Ravi: Abdullah Ibnu Ömer Ibni'l-Hattab
Kaynak: Buhari, Iman 1; Müslim, Iman 22 (...); Nesai, Iman 13, (9, 107-108); Tirmizi, Iman 3, (2612)
• Basra'da kader üzerine ilk söz eden kimse Mabed el-Cüheni idi. Ben ve Humeyd ibnu Abdirrahman el-Himyeri, hac veya umre vesilesiyle beraberce yola çiktik. Aramizda konusarak, Ashab'tan biriyle karsilasmayi temenni ettik. Maksadimiz, ondan kader hakkinda su heriflerin ettikleri laflar hususunda soru sormakti. Cenab-i Hakk, bizzat Mescid-i Nebevi'nin içinde Abdullah Ibnu Ömer (ra)'la karsilasmayi nasib etti. Birimiz sag, obürümüz sol tarafindan olmak üzere ikimiz de Abdullah (ra)'a sokuldu. Arkadasimin sözü bana biraktigini tahmin ederek, konusmaya basladim: Ey Ebu Abdirrahman, bizim taraflarda bazi kimseler zuhur etti. Bunlar Kur'an-i Kerim'i okuyorlar. Ve çok ince meseleler bulup çikarmaya çalisiyorlar," Onlarin durumlarini beyan sadedinde sunu da ilave ettim: "Bunlar, "kader yoktur, hersey hadistir ve Allah önceden bunlari bilmek iddiasindalar." Abdullah (radiyallahu anh): Onlarla tekrar karsilasirsan, haber ver ki ben onlardan beriyim, onlar da benden beridirler" Abdullah Ibnu Ömer sozünü yeminle de te'kid ederek söyle tamamladi: "Allah'a kasem olsun, onlardan birinin Uhud dagi kadar altini olsa ve hepsini de hayir yolunda harcasa kadere inanmadikça, Allah onun hayrini kabul etmez! Sonra Abdullah dedi ki: Babam Ömer Ibnul-Hattab (ra) bana sunu anlatti: "Ben Hz. Peygamber (sav) yaninda oturuyordum. Derken elbisesi bembeyaz, saçlari simsiyah bir adam yanimiza çikageldi. Üzerinde, yolculuga delalet eder hiçbir belirti yoktu. Üstelik içimizden kimse onu tanimiyordu da. Gelip Hz. Peygamber (sav)'in önüne oturup dizlerini dizlerine dayadi. Ellerini bacaklarinin üstüne hürmetle koyduktan sonra sormaya basladi: Ey Muhammed! Bana Islam hakkinda bilgi ver! Hz. Peygamber (sav) açikladi: "Islam, Allah'tan baska ilah olmadigina, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduguna sehadet etmen, namaz kilman, zekat vermen, Ramazan orucu tutman, gücün yettigi takdirde Beytullah'a haccetmendir." Yabanci:"Dogru söyledin" diye tasdik etti. Biz hem sorup hem de söyleneni tasdik etmesine hayret ettik. Sonra tekrar sordu: "Bana iman hakkinda bilgi ver?" Hz. Peygamber (sav) açikladi. "Allah'a, meleklerine, kitablarina, peygamberlerine, ahiret gününe inanmandir. Kadere yani hayir ve serrin Allah'tan olduguna da inanmandir." Yabanci yine: "Dogru söyledin!" diye tasdik etti? Sonra tekrar sordu: "Bana ihsan hakkinda bilgi ver?" Hz. Peygamber (sav) açikladi: "Ihsan Allah'i sanki gözlerinle görüyormussun gibi Allah'a ibadet etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görüyor." Adam tekrar sordu: "Bana kiyamet(in ne zaman kopacagi) hakkinda bilgi ver?" Hz. Peygamber (sav) bu sefer: "Kiyamet hakkinda kendisinden sorulan, sorandan daha fazla birsey bilmiyor!" karsiligini verdi. Yabanci: "Öyleyse kiyametin alametinden haber ver!" dedi. Hz. Peygamber (sav) su açiklamayi yapti: "Köle kadinlarin efendilerini dogurmalari, yalin ayak, üstü çiplak, fakir (Müslim'in rivayetinde fakir kelimesi yoktur) davar çobanlarinin yüksek binalar yapmada yaristiklarini görmendir." Bu söz üzerine yabanci çikti gitti. Ben epeyce bir müddet kaldim. (Bu ifade Müslim'deki rivayete uygundur. Diger kitaplarda "Ben üç gece sonra Hz. Peygamber (sav)'la karsilastim" seklindedir) Hz. Peygamber (sav) Ey Ömer, sual soran bu zatin kim oldugunu biliyor musun? dedi. Ben: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" deyince su açiklamayi yapti: "Bu, Cebrail aleyhisselamdi. Size dininizi ögretmeye geldi."
Ravi: Yahya Ibnu Yagmur
Kaynak: Müslim, Iman 1, (8); Nesai, Iman 6, (8, 101); Ebu Davud, Sünnet 17 (4695); Tirmizi, Iman 4, (2613)
• Biz mescidde Hz. Peygamber (sav)'le birlikte otururken, devesine binmis olarak bir adam girdi ve mescidin avlusuna devesini ihip bagladiktan sonra: "Muhammed hanginizdir?" diye sordu. Biz; "Dayanmakta olan su beyaz kimse" diye gösterdik. (Nesdi'deki Ebu Hüreyre (ra) rivayetinde: "Su dayanmakta olan hafif kirmiziya çalan renkteki kimse" diye tasvir mevcuttur) Adam: "Ey Abdulmuttalib'in oglu!" diye seslendi. Resulullah (sav): "Buyur seni dinliyorum" dedi. Adam: "Sana birseyler soracagim. Sorularimda asiri gidebilirim, sakin bana darilmayasin" dedi. Hz. Peygamber (sav): "Haydi istedigini sor!" Adam: "Rabbin ve senden öncekilerin Rabbi adina soruyorum: Seni bütün insanlara peygamber olarak Allah mi gönderdi?" Hz. Peygamber (sav): "Kasem olsun evet!" Adam: "Allahu Teala adina soruyorum: Gece ve gündüz bes vakit namaz kilmani sana Allah mi emretti?" Hz. Peygamber (sav): "Allah'a kasem olsun evet!" Adam: "Allah adina soruyorum, senenin su ayinda oruç tutmani sana Allah mi emretti? Hz. Peygamber (sav): "Allah'a kasem olsun evet!" Adam: "Allahu Teala adina soruyorum: Bu sadakayi zenginlerimizden alip fakirlerimize dagitmani Allah mi sana emretti?" Hz. Peygamber (sav): "Allah'a kasem olsun evet!" Bu soru-cevaptan sonra adam sunu söyledi: "Getirdiklerine inandim. Ben geride kalan kabilemin elçisiyim. Adim: Dimam Ibnu Sa'lebe'dir, Benu Sa'd Ibni Bekr'in kardesiyim." (Bunu Bes Kitap rivayet etmistir. Metin Buhari'den alinmistir). Müslim'in rivayetinde söyle denir: "Bir adam geldi ve söyle dedi: "Bize senin gönderdigin elçi geldi ve iddia etti ki sen Allah tarafindan gönderildigine inanmaktasin." Hz. Peygamber (sav): "Dogru söylemis" dedi. Adam tekrar: "Öyleyse semayi kim yaratti?" Hz. Peygamber (sav): "Allah" dedi. Adam: "Peki bu daglari kim dikti ve içindekileri kim koydu?" dedi. Hz. Peygamber (sav): "Allah!" dedi. Adam: "Peki semayi yaratan, arzi yaratan ve daglari diken zat adina söyler misin, seni peygamber olarak gönderen Allah midir? Hz. Peygamber (sav): "Evet!" dedi. Adam: "Elçin iddia ediyor ki biz gece ve gündüz bes vakit namaz kilmaliyiz, bu dogru mudur?" Hz. Peygamber (sav): "Dogru söylemistir!" Adam: "Seni gönderen adina dogru söyle. Bunu sana Allah mi emretti?" Hz. Peygamber (sav): "Evet!" dedi. Adam sonra zekati, arkasindan orucu, daha sonra da hacci zikretti ve bu sekilde sordu. Ravi der ki: Hz. Peygamber (sav) de her sualde "Dogru söylemis" diye cevap veriyordu. Adam (son olarak) sordu: "Seni gönderen adina dogru söyle. Bunu sana Allah mi emretti?" Hz. Peygamber (sav): "Evet" dedi. Adam sonra geri döndü ve ayrilirken sunu söyledi: "Seni hakla gönderen Zat'a kasem olsun, bunlar üzerine hiç bir sey ilave etmem, bunlari eksiltmem de." Hz. Peygamber (sav): "Bu kimse sözünde durursa cennetliktir!" buyurdu.
Ravi: Enes Ibnu Malik
Kaynak: Buhari, Ilm 6; Müslim, Iman 10, (12); Tirmizi, Zekat 2, (619); Nesai, Siyam 1, (4, 120); Ebu Davud,
• Hz. Peygamber (sav)'a Necid ahalisinden bir adam geldi. Saçlari karisikti. Kulagimiza sesinin miriltisi geliyordu, ancak ne dedigini anlayamiyorduk. Hz. Peygamber (sav)'e iyice yaklasinca gördük ki, Islam'dan soruyormus. Hz. Peygamber (sav): "Gece ve gündüzde bes vakit namaz" demisti ki adam tekrar sordu: "Bu bes disinda bir borcum var mi?" Hz. Peygamber (sav): "Hayir ancak istersen nafile kilarsin" dedi. Hz. Peygamber (sav): "Ramazan orucu da var" deyince adam: Bunun disinda oruç var mi? diye sordu. Hz. Peygamber (sav): "Hayir! Ancak dilersen nafile tutarsin" dedi. Hz. Peygamber (sav) ona zekati hatirlatti. Adam: "Zekat disinda borcum var mi?" dedi. Hz. Peygamber (sav): "Hayir, ama nafile verirsen o baska!" dedi. Adam geri döndü ve gider ayak: "Bunlara ilave yapmayacagim gibi noksan da tutmayacagim" dedi. Hz. Peygamber (sav) da: "Sözünde durursa kurtulusa ermistir" buyurdu. Veya "Sözünde durursa cennetliktir" buyurdu. Ebu Davud'da. "Kasem olsun kurtulusa erer, yeter ki sözünde dursun" seklinde te'kidli olarak gelmistir.
Ravi: Talha Ibnu Ubeydillah
Kaynak: Buhari, Iman 34; Müslim, Iman 8, (11); Nesai, Siyam, 1, (4, 120); Ebu Davud, Salat 1, (391); Muvatta
• Bir kadin, kendisine küpte yapilan sira (nebiz) hakkinda sordu. Kadina su cevabi verdi: "Abdulkays kabilesinin heyeti Hz. Peygamber (sav)'e geldigi vakit: "Bu gelenler kimdir?" diye sordu. "Rebialilar" diye kendilerini tanittilar. Hz. Peygamber (sav): "Merhaba, hos geldiniz, insaallah bu ziyaretten memnun kalir, pisman olmazsiniz" buyurdu. Misafirler: "Biz uzak bir yerden geliyoruz. Sizinle bizim aramizda su kafir Mudarlilar var. Bu sebeple, size ancak haram ayinda ugrayabiliyoruz. Öyle ise, bize kesin, açik bir amel emret, onu geride biraktiklarimiza da ögretelim. Ve bizi cennete götürsün" dediler. Hz. Peygamber (sav) de onlara dört emir ve dört yasakta bulundu: Önce tek olan Allah Teala'ya imani emretti ve sordu: "Iman nedir biliyor musunuz?" "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dediler. Açikladi: Allah'tan baska ilah olmadigina, Muhammed'in Allah'in kulu ve elçisi olduguna sehadet etmek, namaz kilmak, zekat vermek. Ramazan orucu tutmak, harpte elde edilen ganimetten beste birini ödemenizdir." Resulullah (sav) onlara su kaplari (sira yapmada) kullanmalarini yasakladi: Hantem (topraktan mamul küp), dübba (su kabagindan yapilmis testiler), nakir hurma kökünden ayrilan çanak, müzeffet - veya mukayyer - (içi ziftle - katranla - cilalanmis kap).
Ravi: Abdullah Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Iman 40, Ilm 25, Mevakitu's-Salat 2, Zekat 1, Farzu'l-Hums 2, Mevakib 4, Megazi 69, Edeb 98,
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdu: "Kisi dört seye inanmadikça mü'min olmus sayilmaz: Allah'tan baska ilah olmadigina ve benim Allah'in kulu ve elçisi Muhammed olduguma, beni (bütün insanlara) hakla göndermis bulunduguna sehadet etmek, ölüme inanmak, tekrar dirilmeye inanmak, kadere inanmak"
Ravi: Ali
Kaynak: Tirmizi, Kader 10, (2146)
• Ey Allah'in Resulü, dedim, "annem bana, kendisi adina mü'mine bir cariye azad etmenü vasiyet etti. Benim yanimda, Sudanli (nübi) siyah bir cariye var, onu azad edeyim mi?" Hz. Peygamber (sav): "Çagir, onu (göreyim)" dedi. Çagirdim ve geldi. Cariyeye sordu: "Rabbin kim?" Cariye: "Allah!" dedi, tekrar sordu: "Ben kimim?" Cariye: "Allah'in elçisisin!" cevabini verince Hz. Peygamber (sav): "Bunu azad et, zira mü'minedir" buyurdu.
Ravi: es-Serrid Ibnu's-Süueyd es-Sakafi
Kaynak: Ebu Davud, Eyman 19 (3283); Nesai, Vesaya 8, (6, 251)
• Hz. Peygamber (sav)'e gelip: "Bir cariyem var, çoban olarak çalistiriyor, koyunlarimi otlatiyordum. Yakinlarda bir koyunumu yitirdi. Ne oldu? diye sorunca, kurt kapti dedi. Koyunun kaybolmasina üzüldüm. Insanligim icabi cariyenin suratina bir tokat vurdum. Bu davranisimin kefareti olarak bir köle azad etmeyi adadim. Onu azad edebilir miyim?" diye sordum. Hz. Peygamber (sav) cariyeye: "Allah nerede?" diye sordu O: "Göktedir" deyince, "Pekala ben kimim? dedi. Cariye: "Sen Allah'in Resulüsün" cevabini verince, Hz. Peygamber (sav) bana yönelerek: "Bunu azad et, zira mü'minedir" buyurdu.
Ravi: Muaviye Ibnul-Hakem es-Sülemi
Kaynak: Müslim, Mesacid 33, (537); Muvatta, Itk 8, (2, 776); Nesai, Sehv 20 (3, 18); Ebu Davud, Eyman, 19 (3
• Hz. Peygamber (sav)'in söyle söyledigim isittim: "Imanin tadini, Rabb olarak Allah'i, din olarak Islam'i, peygamber olarak Muhammed'i seçip razi olanlar duyar"
Ravi: Abbas Ibnu Abdilmuttalib
Kaynak: Müslim, Iman 56, (34); Tirmizi, Iman 10, (2625)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdu: "Üç sey vardir. Kim onlari yaparsa imanin tadini alir: Sadece Allah'a kulluk eden, Allah'tan baska ilah olmadigini bilen, her yil gönül hosluguyla zekatini veren! Zekatini da yasli, uyuzlu, hasta, degersiz, küçük hayvanlardan vermez, aksine mallarinin orta hallilerinden verir. Zira Cenab-i Hakk ne en iyisinden vermenizi emretmistir, ne de en adisinden olana razi olmustur."
Ravi: Abdullah Ibnu Muaviye el'Gaziri
Kaynak: Ebu Davud, Zekat 4, (1582)
• Babasi tarikiyle dedesinden sunu rivayet ediyor: "Dedim ki: Ey Allah'in Resulü, ben sana gelirken, seni ve dinini benimsemiyecegim diye sunlarin (ellerinin parmaklarim göstererek) adedinden fazla yemin ettim. Megerse, Allah ve Resulünün ögrettigi disinda hiçbir sey anlamayan bir kimseymisim. Simdi Allah rizasi için senden soruyorum. Allah seninle bizlere ne gönderdi?" Hz. Peygamber (sav): "Islam'i" dedi. "Pekala, dedim, Islam'in alametleri nedir?" Su cevabi verdi: "Kendimi Allah'a teslim ettim, baska seyleri terkettim" demen, namaz kilman, zekat vermendir. Her Müslüman bir baska Müslümana haramdir. Iki Müslüman birbiriyle kardestir ve birbirlerine yardimcidirlar. Bir kimse Müslüman olduktan sonra müsrikleri terkedip, Müslümanlara karismadikça hiçbir ameli (Allah katinda) makbul degildir."
Ravi: Behz Ibnu Hakim Ibni Muaviye Ibni Hayde el-Kuseyri
Kaynak: Nesai, Zekat 72, (5, 82)
• Ey Allah'in Resulü, bana Islam hakkinda öyle bir bilgi ver ki, bana yetsin ve sizden baska kimseye Islam'dan sormaya hacet birakmasin dedim. Su cevabi verdi: "Allah'a inandim de, sonra da dogru ol" buyurdu.
Ravi: Süfyan Ibnu Abdillah es-Sakafi
Kaynak: Müslim, Iman 62, (38)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Kim bizim namazimizi kilar, bizim kiblemize yönelir, bizim kestigimizi yerse iste o, Müslümandir". (Hadisi Nesai tahric etmistir. Ancak, Buhari, Ebu Davud ve Tirmizi tarafindan da rivayet edilmis olan uzunca bir hadisin bir parçasidir. Bak: Tirmizi, Iman 2, (2611); Ebu Davud, Cihad 104, (2641))
Ravi: Enes
Kaynak: Nesai, Iman 9, (8, 105); Buhari, Salat 28
•
Mecaz Hakkında
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Iman, yetmis küsur - bir rivayette de altmis küsur - subedir. Haya imandan bir subedir." Bir rivayette su ziyade vardir: "Bu subelerden en üstünü "La ilfihe illallah" sözüdür, en asagi mertebede olani da yolda bulunan rahatsiz...
• Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Iman, yetmis küsur - bir rivayette de altmis küsur - subedir. Haya imandan bir subedir." Bir rivayette su ziyade vardir: "Bu subelerden en üstünü "La ilfihe illallah" sözüdür, en asagi mertebede olani da yolda bulunan rahatsiz edici bir seyi kenara çikarmaktir."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Iman 3; Müslim, Iman 57-38, (35-36); Ebu Davud, Sünnet 15, (4676); Tirmizi, Iman 6, (2617);
• Resulullah (sav)'in söyle buyurdugunu anlatiyor: "Üç haslet vardir. Bunlar kimde varsa imanin tadim duyar: Allah ve Resulünü bu ikisi disinda kalan herseyden ve herkesten daha çok sevmek, bir kulu sirf Allah rizasi için sevmek, Allah, imansizliktan kurtarip Islam'i nasib ettikten sonra tekrar küfre, inançsizliga düsmekten, atese atilmaktan korktugu gibi korkmak." (Nesai'nin kaydettigi bir diger rivayette "bu ikisi disinda kalan" tabirinden sonra su ziyade vardir: "Allah için sevmek, Allah için bugzetmek.")
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Iman 9, 14, Ikrah 1; Müslim, Iman 67, (43); Tirmizi, Iman 10, (2626); Nesai, Iman 3, (8, 96)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurmustur: "Sizden biri, beni, babasindan, evladindan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmis sayilmaz." (Nesai'nin bir rivayetinde "... malindan ve ailesinden daha sevgili..." denmektedir.)
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Iman 8; Müslim, Iman70, (44); Nesai, Iman 19, (8,114, 115)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurmustur: "Sizden biri, kendi için sevdigini kardesi için de sevmedikçe gerçek imana eremez." (Nesai'nin rivayetinde "...hayir seylerden" ziyadesi mevcuttur.)
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Iman 6; Müslim, Iman 71, (45); Nesai, Iman 19, (3, 115); Tirmizi, Sifatu'l-Kiyamet 60, (3517
• Hz. Peygamber (sav)'in söyle dedigim rivayet ediyor: "Kim Allah için sever, Allah için bugzeder, Allah için verir, Allah için vermezse imanim kemale erdirmistir"
Ravi: Ebu Ümame
Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 16, (4681)
• Hz. Peygamber (sav)'in söyle dedigini rivayet etmistir: "Müslüman, diger Müslümanlarin elinden ve dilinden zarar görmedigi kimsedir. Mü'min de, halkin, can ve mallarini kendisine karsi emniyette bildikleri kimsedir."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Tirmizi, Iman 12, (2629); Nesai, Iman 8, (8,104, 105)
• Resulullah (sav)'in söyle dedigini rivayet etmistir: "Müslüman, diger Müslümanlarin elinden ve dilinden zarar görmedikleri kimsedir. Muhacir de Allah'in yasakladigi seyi terkedendir."
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As
Kaynak: Buhari, Iman 4; Müslim, Iman 64, (40); Ebu Davud, Cihad 2, (2481); Nesai, Iman 9, (8,105)
• Hz. Peygamber (sav)'in söyle dedigini rivayet etti: "Bir kimsenin mescide alakasini görürseniz, onun mü'min olduguna sehadet edin, zira Cenab-i Hakk söyle buyuruyor: "Allah'in mescidlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inananlar imar ederler" (Tevbe 18)
Ravi: Ebu Saidi'l-Hudri
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Süre 2, (3092)
• Resulullah (sav) dedi ki: "Üç sey vardir ki imanin aslindandir: 1. Lailahe illallah diyene saldirmamak: Isledigi herhangi bir günahi sebebiyle bu kimseyi tekfir etme, herhangi bir ameli sebebiyle de Islam'dan disari atma. 2. Cihad, bu Allah'in beni peygamber olarak gönderdigi günden, bu ümmetin Deccal'e karsi savasacak en son ferdine kadar cereyan edecektir, onu, ne imamin zalim olmasi, ne de adil olmasi ortadan kaldiramayacaktir. 3. "Kadere iman".
Ravi: Enes
Kaynak: Ebu Davud, Cihad 35, (2532)
• Hz. Peygamber (sav)'in ashabindan bir kismi ona sordular: "Bazilarimizin aklindan bir kisim vesveseler geçiyor, normalde bunu söylemenin günah olacagina kaniyiz." Hz. Peygamber (sav): "Gerçekten böyle bir korku duyuyor musunuz?" diye sordu. Oradakiler Evet! deyince: "Iste bu (korku) imandan gelir (vesvese zarar vermez) dedi." Diger bir rivayette: "(Seytanin) hilesini vesveseye dönüstüren Allah'a hamdolsun" demistir. (Müslim'in Ibnu Mes'ud (ra)'dan kaydettigi bir rivayet söyledir: "Dediler ki: "Ey Allah'in Resulü, bazilarimiz içinden öyle sesler isitiyor ki, onu (bilerek) söylemektense kömür kesilinceye kadar yanmayi veya gökten yere atilmayi tercih eder. (Bu vesveseler bize zarar verir mi?)". Hz. Peygamber (sav): "Hayir bu (korkunuz) gerçek imanin ifadesidir" cevabini verdi.")
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Iman 209 (132); Ebu Davud, Edeb 118 (5110)
•
Kelime-i Şehadet Ve Onun Dil İle İkrarının Hükmü
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Hz. Peygamber (sav) söyle buyurmustur: "Ben, insanlar Allah'tan baska ilahin olmadigina, Muhammed'in de Allah'in elçisi olduguna sehadet edinceye, namaz kilincaya, zekat verinceye kadar onlarla savas etmekle emrolundum. Bunlari yaptilar mi, kanlarini,...
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurmustur: "Ben, insanlar Allah'tan baska ilahin olmadigina, Muhammed'in de Allah'in elçisi olduguna sehadet edinceye, namaz kilincaya, zekat verinceye kadar onlarla savas etmekle emrolundum. Bunlari yaptilar mi, kanlarini, mallarini bana karsi korumus (emniyet altina almis) olurlar. Islam'in hakki hariç. Artik (samimi olup olmadiklarina dair) durumlari Allah'a kalmistir" (Müslim'deki rivayette "Islam'in hakki hariç" ibaresi mevcut degildir.)
Ravi: Ibn-i Ömer
Kaynak: Buhari, Iman 17; Müslim, Iman 36, (22)
• Hz. Peygamber (sav) ashabiyla otururken bir adam gelerek gizlice bir seyler fisildadi. Ne gibi bir sir tevdi etmisti bilmiyorduk. Nihayet Hz. Peygamber (sav) onu açikladi. Megerse o zat, münafiklardan birini öldürmek için izin istiyormus. Adama: "Peki o Allah'tan baska ilah olmadigina ve Muhammed'in Allah'in elçisi bulunduguna sehadet etmiyor mu?" diye sordu. Adam: "Hayir o sehddeti ikrar etmiyor" dedi. Hz. Peygamber (sav): "Namaz kiliyor mu2" diye sordu. Adam: "Hayir namaz da kilmiyor" deyince, Hz. Peygamber (sav): "Allah'in öldürmekten beni men ettigi kimseler iste böyleler!" buyurdu.
Ravi: Ubeydullah Ibnu Adiy Ibnu'l-Hiyar
Kaynak: Muvatta,Kasru's-Salat 84, (1, 171)
• Resulullah (sav)'in söyle söyledigini haber verdi: "Kim Lailahe illallah der ve Allah'tan baska mabudlari reddederse, Allah onun malini ve kanini haram kilar. (Samimi olup olmadigi) meselesi Allah'a aittir." (Yine Müslim'in bir baska rivayeti "Kim Allah'i birlerse" diye baslar ve yukaridaki sekilde devam eder (38. hadis).)
Ravi: Tarik el-Esca'i
Kaynak: Müslim, Iman, 37, (23)
•
Biat Ahkamı
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Biz, bir seferinde Hz. Peygamber (sav) ile ayni cemaatte beraber oturuyorduk ki: "Allah'a hiçbir sey ortak kosmamak, hirsizlik yapmamak, zina fazihasini islememek, Allah'in haram ettigi cana mesru bir sebep olmaksizin kiymamak sartlari üzerine bana biat edin"...
• Biz, bir seferinde Hz. Peygamber (sav) ile ayni cemaatte beraber oturuyorduk ki: "Allah'a hiçbir sey ortak kosmamak, hirsizlik yapmamak, zina fazihasini islememek, Allah'in haram ettigi cana mesru bir sebep olmaksizin kiymamak sartlari üzerine bana biat edin" buyurdu. Bir diger rivayette "...Çocuklarinizi öldürmemek, halde ve istikbalde iftirada bulunmamak, mesru dairedeki emirlerde - ne bana ne de vazifelilere - isyan etmemek üzere biat edin. Kim verecegi bu sözlere sadik kalir, ahdine vefa gösterirse karsiligini Allah'tan alacaktir. Kim de bu yasaklardan birini isleyecek olursa artik isi Allah'a kalmistir, dilerse affeder, dilerse azab verir, ceza - landirir" buyurdu. Biz de bu sartlarla biat ettik." Nesai, bir baska rivayette "karsiligini Allah'tan alacaktir" ifadesinden sonra su ziyadeyi kaydeder: "Kim bunlardan birini isler, sonra da dünyada cezalandirilirsa, çektigi bu ceza onun için kefaret ve o günahtan temizlenme olur." Buhari, Müslim, Muvatta ve Nesai'de gelen bir diger rivayette su ifade mevcuttur: "Hz. Peygamber (sav)'e zor durumlarda olsun, kolay durumlarda olsun, hos sartlarda olsun nahos sartlarda olsun, aleyhimize kayirmalarin yapilip, hakkimizin çignendigi hallerde olsun itaat etmek, idareyi elinde tutanlara karsi iktidar kavgasi yapmamak, nerede olursak olalim hakki söylemek, Allah'in emrini yerine getirmede kinayanlarin kinamalarindan korkmamak üzere biat ettim." Bir baska rivayette su ifadeye rastlanmaktadir: "...Iktidar sahibine karsi onda, Allah'in kitabinda gelmis bulunan bir delil sebebiyle te'vil götürmeyen açik bir küfür görülmedikçe iktidar kavgasi yapmamak..."
Ravi: Ubadetu'bnu's-Samit
Kaynak: Buhari, Iman 11; Müslim, Hudud 41, (1709); Nesai, Bey'a 17, (7, 148); Tirmizi, Hudud 12, (1439)
• Biz Hz. Peygamber (sav)'in huzurunda 7 veya 8 veyahut da 9 kisiydik. "Allah Resulü'ne biat etmiyor musunuz?" dedi. Ellerimizi uzatarak: "Hangi sartlara uymak üzere biat edecegiz ey Allah'in Resulü?" dedik. Su cevabi verdi: "Allah'a ibadet etmek ve O'na hiçbir seyi ortak kosmamak, bes vakit namazi kilmak (verilen emirlere) kulak verip itaat etmek - ve bu sirada gizli bir kelime fisildayarak devamla - "Halktan hiçbir sey istemeyin" buyurdu. Avf Ibnu Malik ilaveten der ki, Hz. Peygamber (sav)'i benimle dinleyen o cemaatten öylelerini biliyorum ki, bineginin üzerinde iken kazara kamçisi düsse kimseye "Sunu bana verir misin?" diye talebde bulunmaz (iner kendisi alir)di"
Ravi: Avf Ibnu Malik el-Esca'i
Kaynak: Müslim, Zekat 108, (1043); Ebu Davud, Zekat 27, (1642); Nesai, Salat, 5, (1, 229); Ibnu Mace, Cihad
• Biz Hz. Peygamber (sav)'e kulak vermek ve itaat etmek sartiyla biat ederken "Gücünüzün yettigi seylerde" diyordu.
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Ahkam 42; Müslim, Imaret 90, (1867); Nesai, Bey'at 18, (7, 148); Tirmizi, Siyer 37, (1597);
• Ensar'dan bir grup kadinla Hz. Peygamber (sav)'e gelip kendisine: "Allah'a hiçbir seyi ortak kosmamak, çalmamak, zina etmemek, çocuklarimizi öldürmemek, halde ve istikbalde iftira atmamak, sana mesru emirlerinde isyan etmemek sartlari üzerine biat ediyoruz" dedik. Hemen ilave etti: "Gücünüzün yettigi ve takatinizin kafi geldigi seylerde." Biz: "Allah ve Resulü bize karsi bizden daha merhametlidir, haydi biat edelim" dedik. Süfyan merhum der ki: Kadinlar, biati (erkekler gibi) musafaha ederek yapmayi kastedmislerdi. Hz. Peygamber (sav): "Ben kadinlarla musafaha etmem, benim yüz kadina toptan söyledigim söz her kadin için ayri ayri söylenmis yerine geçer" buyurdu.
Ravi: Ümeyme bintu Rukayka
Kaynak: Muvatta, Bey'a 2, (2, 982); Tirmizi, Siyer 37, (1597)
•
İman Ve İslama Dair Muhtelif Ahkamlar
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Hz. Peygamber (sav)'le birlikte Veda hacci'nda bulundum. Orada Hz. Peygamber (sav) irad ettigi hutbede önce Allah Teala'ya hamd-ü sena, hatirlatma ve tavsiyelerden sonra söyle devam etti: "Hangi gün (bu günden) daha (mukaddes ve) haramdir? Bu soruyu üç kere...
• Hz. Peygamber (sav)'le birlikte Veda hacci'nda bulundum. Orada Hz. Peygamber (sav) irad ettigi hutbede önce Allah Teala'ya hamd-ü sena, hatirlatma ve tavsiyelerden sonra söyle devam etti: "Hangi gün (bu günden) daha (mukaddes ve) haramdir? Bu soruyu üç kere tekrarladi. Cemaat: "el-Haccu'l-Ekber günü" diye cevap verdi. Resulullah (sav) devam etti: "öyle ise bilin ki, kanlariniz, mallariniz, irzlariniz, birbirinize, bu ayinizda, bu beldenizde su gününüz nasil haramsa öylece haramdir, mukaddestir. Bilin ki herkesin cinayetinden kendisi sorumludur. Hiçbir babanin cinayetinden oglu sorumlu tutulmaz. Haberiniz olsun ki, Müslüman, Müslümanin kardesidir. Bu sebeple, bir Müslümana, bizzat kendisi helal kilmadikça kardesinin hiçbir seyi helal degildir. Bilin ki cahiliye devrinden kalan bütün faizler mülgadir, terkedilecek ve alinmayacak. Faize verilen paranin sadece sermaye kismini yani aslini alacaksiniz, - böylece ne zulüm ve haksizlik etmis ne de zulme ve haksizliga ugramis olacaksiniz - Abbas Ibnu Abdi'l-Muttalib'in faizi hariç. Zira onun tamami mülgadir, terkedilmistir. Haberiniz olsun ki, cahiliye devrinden kalan bütün kanlar da terkedilmistir (intikam pesine düsülmeyecek). Ilga ettigim ilk cahiliye kani da el-Haris Ibnu Abdi'l-Muttalib'in kanidir. Haris, Benu Leys'ten tuttugu bir süt anneye bebegini emzirtiyordu. Çocugu Hüzeyl adinda birisi (bir kavga sirasinda attigi bir tasla kazaen) öldürmüstü. Sakin ha, kadinlara da iyi muamele yapin. Çünkü onlar yaninizda esir durumundadir. Onlara iyi muamelenin disinda (terketmek dövmek gibi) bir baska sey yapmak hakkina sahip degilsiniz. Ancak açik bir çirkinlikte bulunulursa o hariç. Çirkin is yapmalari halinde, önce yataklarini ayirin, (yine de devam edecek olurlarsa) yaralamiyacak sekilde dövün. Bundan sonra itaat ederlerse, (onlarin yaptigina ayirma-dövme gibi muamelelere) zulmen devam etmek için bir yol (bir bahane) aramayin. Bilin ki, sizin kadinlariniz üzerinde bazi haklariniz var. Kadinlarinizin da sizler üzerinde bazi haklari vardir. Kadinlariniz üzerindeki haklariniz istemediginiz kimselere yataginizi çignetmemeleri, evlerinize hoslanmadiklarinizin girmesine izin vermemeleridir. (Onlarin sizdeki haklari ise) yiyecek ve giyeceklerinde iyi davranmanizdir. Haberiniz olsun, seytan su beldenizde kendisine ebediyen tapilmayacagini idrak etmistir. Fakat, sizin önemsemediginiz seylerde ona itaat devam edecek, bunlar da onu memnun kilacak (menfi neticeler hasil edecek)tir.
Ravi: Amr Ibnu Ebi'l-Ahvas
Kaynak: Tirmizi, Fiten 2, (2610), Tefsir 2, (3087); Müslim, Hacc, 194, (1218)
• Hz. Peygamber(sav) Veda Hacci'nda sunu söylediler: "(Ey ahali) hangi ayin hürmetçe daha ileri oldugunu biliyor musunuz?" Halk: "Su içinde bulundugumuz ay degil mi?" dedi. Resulullah (sav): "Peki, hangi bölgenin hürmetçe daha önde oldugunu biliyor musunuz?" diye sordu. Halk: "Su yerler degil mi?" cevabini verdi. Resulullah (sav) tekrar: "Pekala hangi günün hürmetçe daha üstün oldugunu biliyor musunuz? dedi. Halk: "Su içinde bulundugumuz gün degil mi?" diye cevap verdi. Bunun üzerine Resulullah (sav) sözlerine söyle devam etti: "Öyleyse bilin ki Allah Teala, sizlere, mesru sebep disinda kanlarinizi, mallarinizi, irzlarinizi haram kilmistir, tipki su beldede, su ayda su günümüzü haram kildigi gibi." Hz. Peygamber (sav) bundan sonra üç sefer tekrar ederek sordu: "Duydunuz mu, teblig ettim mi?" Halk her defasinda "Evet" cevabini verdi. Resulullah (sav) sözlerini söyle tamamladi: "Sakin ha! Benden sonra tekrar küfre dönüp birbirinizin boyunlarini vurmaya kalkmayin!"
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Hudud 9, Riyat 2, Hacc 132, Megazi 77 ,Fiten 8, Edeb 43; Müslim, Iman 120 (66); Ebu Davud, S
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdu: "Zaman, döne döne Allah'in arz ve semavati yarattigi gündeki düzenini tekrar buldu. Sene on iki aydir. Bunlardan dördü haram aydir. Haram aylar da üç tanesi pes pese gelir: "Zül-kade, Zü'l-hicce ve Muharrem. Bir de Cumadi ve Saban aylari arasinda yer alan Mudarlilar'in Receb'i." Resulullah (sav) sordu: "Bu ay hangi aydir?" Biz: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" dedik. Bir müddet sustu. Biz ayin ismini degistirecek zannettik. Ancak sunu söylediler: "Bu Zi'l-hicce degil mi?" "Evet!" karsiligini verdik. Devam etti: "Peki burasi neresidir?" Biz: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" cevabini verdik. Yine sustu ve bu bölgenin ismini degistirecek vehmine kapildik. "Burasi haram bölge degil mi?" dedi. "Evet" dedik. "Içinde bulundugunuz gün nedir?" diye tekrar sordu, biz yine: "Allah ve Resulü daha iyi bilir" dedik. Tekrar sustu ve biz yine günün ismini degistirecek zannina düsmüstük ki: "Kurban günü degil mi?" dedi. "Evet" cevabimiz üzerine sözüne devam etti: "Bilin ki, kanlariniz, mallariniz ve irzlariniz birbirinize kesinlikle haramdir, tipki bu yerde, bu ayda su gününüzün haram olmasi gibi. Rabbinize kavustugunuz zaman sizi yaptiklarinizdan hesaba çekecek. Sakin benden sonra birbirinizin boyunlarini vuran kafirler olmayin. Bu söylediklerimi duyanlar, duymayanlara ulastirsunlar. Bazan söz kendisine ulastirilan kimse, ulastirilan sözü bizzat dinleyenden daha iyi beller." Resulullah (sav) sonra sunu ekledi: "Teblig ettim mi, teblig ettim mi?" Üç defa tekrarladi. "Evet" cevabimiz üzerine: "Ya Rabbi sahid ol!" dedi. Müslim'in rivayetinde su ziyade var: "Sonra Hz. Peygamber (sav) beyazi galebe çalan alaca iki koyuna yöneldi ve onlari kesti. Sonra da koyunun bir parçasini alip aramizda taksim etti." Rezin, rivayetin arasina sunu ilave eder: "Üç sey vardir, bir mü'minin kalbi onlara karsi ebediyen ihanet etmez; ameli sirf Allah için yapmak, idareyi elinde tutana karsi hayirhah olmak, Müslümanlarin cemaatine katilmak, çünkü onlarin dualari cemaate dahil olanlarin hepsini içine alir." Ibnu'l-Esir: "Bu ziyadeyi ana kitaplarda (Kütüb-i Sitte) görmedim" der.
Ravi: Ebu Bekre Nufey'u'bnu'l-Haris es-Sakafi
Kaynak: Buhari, Hacc 132, Edahi 5, Tefsir, Berae 8, Bed'i'l-Halk 2, Fiten 8, Ilm 9; Müslim, Kasame 29, (1679
• Hz. Peygamber (sav): "Her çocuk fitrat üzerine dogar" buyurdu ve sonra da "Su ayeti okuyun" dedi: "Allah'in yaratilista verdigi fitrat..." (Rum; 30). Sonra Resulullah (sav) sözünü söyle tamamladi: "Çocugu anne ve babasi Yahudilestirir veya Hiristiyanlastirir veya Mecusilestirir. Tipki hayvanin dogurunca, azalari tam olarak yavru dogurmasi gibi. Siz kesmezden önce, kulagi kesik olarak dogmus hayvana rastlar misiniz?" Dinleyenler: "Ey Allah'in Resulü, küçükken ölenler hakkinda ne dersiniz (cennetlik mi, cehennemlik mi?) diye sordular. Hz. Peygamber (sav) su cevabi verdi: "(Yasasalardi) nasil bir amel isleyeceklerdi Allah daha iyi bilir." Bir baska rivayette: "Dogan hiçbir çocuk yoktur ki, konusmaya baslayincaya kadar su din üzere olmasin" buyurulmustur.
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Cengiz 80, 93; Müslim, Kader 22, (2658); Muvatta, Cenaiz, 52, (1, 241); Tirmizi, Kader 5, (2
•
İman Ve İslama Giren Müteferrik Hadisler
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Mü'min, mütemadiyen rüzgarin egici tesirine maruz bir bitkiye benzer. Mü'min, devamli belalarla basbasadir. Münafigin misali de çam agacidir. Kesilip kaldirilincaya kadar hiç irgalanmaz."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Marda...
• Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Mü'min, mütemadiyen rüzgarin egici tesirine maruz bir bitkiye benzer. Mü'min, devamli belalarla basbasadir. Münafigin misali de çam agacidir. Kesilip kaldirilincaya kadar hiç irgalanmaz."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Marda 1; Tirmizi, Emsal 4, (2870); Müslim, Sifatu'l-Münafikün 86, (2809)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurmustu: "Mü'min, yapragini hiç dökmeyen yesil bir agaca benzer." Halk falanca agaç, fismekanca agaç diye taliminde bulundular, (fakat isabet ettiremediler). Ben, "Bu, hurma agacidir" demek istedim, ancak (yasim küçük oldugu için) utandim. Sonra Hz. Peygamber (sav): Bu hurma agacidir" diye açikladi.
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Ilm 4, Edeb 79; Müslim, Sifatu'l-Münafikün 64, (2811)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Allah, bize iki tarafinda iki ev bulunan bir dogru yolu misal veriyor. - Bir rivayette iki ev degil "iki sur" denmistir. - Bu evlerin açik olan kapilari vardir. Kapilarin üzerine de perdeler çekilmistir. Biri yolun basinda, biri de onun yukarisinda durmus iki davetçi (gelip geçenlere) su daveti okuyorlar: "Allah cennete çagirir, diledigini dogru yola eristirir" (Yunus, 25). Yolun iki yakasindaki kapilar ise Allah'in hududu (yani yasaklari) dur. Hiç kimse perdeyi açmadan bu yasaklara düsmez. Kisinin yukarisindaki davetçi, Rabbisinin vaiz'idir."
Ravi: Nevvas Ibnu Sem'an
Kaynak: Tirmizi, Emsal 1, (2863)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdu: "Islam garib olarak basladi, tekrar basladigi gibi garib hale dönecektir. Gariblere ne mutlu!"
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Iman 232, (145); Tirmizi, Iman 13 (2631)
•
Kur'an Ve Hadise Uymaya Dair
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Imam Malik'e ulastigina göre, Hz. Peygamber (sav) sunu söylemistir: "Size iki sey birakiyorum. Bunlara uydugunuz müddetçe asla sapitmayacaksiniz: Allah'in Kitab'i ve Resulünün Sünneti."
Ravi: Imam Malik
Kaynak: Muvatta, Kader 3, (2, 899)
• Imam Malik'e ulastigina göre, Hz. Peygamber (sav) sunu söylemistir: "Size iki sey birakiyorum. Bunlara uydugunuz müddetçe asla sapitmayacaksiniz: Allah'in Kitab'i ve Resulünün Sünneti."
Ravi: Imam Malik
Kaynak: Muvatta, Kader 3, (2, 899)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Size, uydugunuz takdirde benden sonra asla sapitmayacaginiz iki sey birakiyorum. Bunlardan biri digerinden daha büyüktür. Bu, Allah'in Kitabi'dir. Semadan arza uzatilmis bir ip durumundadir. (Digeri de) kendi neslim, Ehl-i Beytim'dir. Bu iki sey, cennette Kevser havuzunun basinda bana gelip (hakkinizda bilgi verinceye kadar) birbirlerinden ayrilmayacaklardir. Öyleyse bunlar hakkinda, ardimdan bana nasil bir halef olacaginizi siz düsünün."
Ravi: Yezid Ibnu Erkam
Kaynak: Tirmizi, Menakib 77, (3790)
• Bir gün Resulullah (sav) bize namaz kildirdi. Sonra yüzünü cemaate çevirerek çok belig, çok manidar bir vaazda bulundu. Öyle ki dinleyenlerin gözleri yasla, kalpleri de heyecanla doldu. Cemaatten biri: "Ey Allah'in Resulü, sanki bu, bir veda konusmasidir, bize ne tavsiye ediyorsunuz?" dedi. "Size, buyurdu, Allah'a karsi takvada bulunmanizi, basinizda Habesli bir köle olsa bile emirlerini dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Zira, sizden hayatta kalanlar benden sonra nice ihtilaflar görecek. Öyle ise size sünnetimi ve hidayet üzere olan Hülefa-i Rasidin'in sünnetini hatirlatirim, bunlara uyun ve dört elle sarilin. Sonradan çikarilan seylere karsi da son derece dikkatli ve uyanik olun. Zira (sünnette bulunana zit olarak) her yeni çikarilan sey bir bid'attir, her bid'at de dalalettir, sapikliktir."
Ravi: Irbaz Ibnu Sariye
Kaynak: Tirmizi, Ilim 16, (2678); Ebu Davud, Sünne 6, (4607)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Haberiniz olsun, rahat koltugunda otururken kendisine benim bir hadisim ulastigi zaman kisinin: "Bizimle sizin aranizda Allah'in kitabi vardir. Onda nelere helal denmisse onlari helal biliriz. Nelere de haram denmisse onlari haram addederiz" diyecegi zaman yakindir. Bilin ki, Resulullah (sav)'in haram kildiklari da tipki Allah'in haram ettikleri gibidir." (Ebu Davud'un rivayetinin bas kisminda su ziyade vardir: "Haberiniz olsun, bana Kitap ve bir o kadar da (sünnet) verildi." Ebu Davud'un rivayetinin sonunda su ziyade de mevcuttur: "Haberiniz olsun (Kur'an'da zikri geçmiyen) ehli esegin eti de size helal degildir, vahsi hayvanlardan parçalayici disi (köpek disi) olanlar, keza muahedeli olanlarin yitikleri de haramdir. Ancak esya sahibi, ihtiyaci olmadigi için, kasden terketmisse o müstesna. Bir kimse bir kavme ugradigi zaman, ona ikram etmek, o kavme vazife olur. Sayet ikram etmezlerse, o kimse, hakettigi ikramin mislince onlari cezalandirir.")
Ravi: Mikdam Ibnu Ma'dikerib
Kaynak: Ebu Davud, Sünne, 6, (4604); Tirmizi, Ilm 60, (2666); Ibnu Mace, Mukaddime 2, (12)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurdular: "Allah'in benimle gönderdigi ilim ve hidayetin misali, bir araziye düsen yagmur gibidir. (Bilindigi üzere), bazi araziler var, tabiati güzeldir, suyu kabul eder, bol bitki ve ot yetistirir. Bir kisim arazi var, münbit degildir, ot bitirmez, ama suyu tutar. Onun tuttugu su ile Cenab-i Hakk insanlari yararlandirir: Bu sudan kendileri içerler, hayvanlarim sularlar ve ziraat yaparlar. Diger bir araziye daha isabet eder ki, bu ne su tutar ne ot bitirir. Bu temsilin biri Allah'in dininde ilim sahibi kilinana delalet eder, böylesini Allah benimle göndermis oldugu hidayetten yararlandirir; yani hem ögrenir, hem ögretir. Temsilden biri de, buna iltifat etmeyen Allah'in benimle gönderdigi hidayeti hiç kabul etmeyen kimseye delalet eder."
Ravi: Ebu Musa Abdullah Ibnu Kays el-Es'ari
Kaynak: Buhari, Ilm 20; Müslim, Fedail 15, (2282)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Benim misalimle Cenab-i Hakk'in benimle göndermis bulundugu seyin misali su adamin misali gibidir: "Bir adam kendi kavmine gelip: "Ben gözlerimle düsman ordusunu gördüm, tehlikeyi haber veriyorum, tedbir alin!" der. Kavminden bir kismi tavsiyesine uyup, geceleyin, telasa düsmeden oradan uzaklasir. Bir kismi da bu haberciyi yalanlar ve yerinden ayrilmaz. Ancak sabahleyin ordu onlari yakalar ve imha eder. Iste bu temsil bana itaat edip getirdiklerime uyanlarla, bana isyan edip Cenab-i Hakk'tan getirdiklerimi tekzip edip yalanlayanlari göstermektedir."
Ravi: Ebu Musa Abdullah Ibnu Kays el-Es'ari
Kaynak: Buhari, Rikak 26; Müslim, Fezail 15, (2283)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Benim misalimle sizin misaliniz, su temsile benzer: Bir adam var ates yakmis. Ates etrafi aydinlatinca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydinligi seven bir kisim hayvanlar bu atese kendilerini atmaya baslarlar. Adamcagiz onlari kurtarmaya (mani olmaya) çalisir. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla atese atilirlar. Ben (tipki o adam gibi) atese düsmememiz için belinizden yakaliyorum, ancak siz atese atese kosuyorsunuz."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Rikak 26, Enbiya 40; Müslim, Fezfiil 17, (2284); Tirmizi, Emsal 7, (2877)
• Söyle buyurdugu rivayet edilmistir: "Muhakkak ki, en güzel söz Allah'in kitabidir. En güzel yol da Muhammed (sav)'in yoludur. Islerin en kötüsü de dine aykiri olarak sonradan çikarilanidir. Size vade dilen mutlaka yerine gelecektir. Siz Allah'i aciz birakamazsiniz."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Buhari, I'tisam 2, Edeb 70
• Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Kim su dine uymayan bir sey uyduracak olursa, bu, merduddur kabul edilemez." (Bir rivayette de söyle denmektedir: "Bizim sünnetimize uymayan bir amel isleyenin yaptigi amel de merduddur.")
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, I'tisam 5, Büyu 60, Sulh 5; Müslim, Akdiye 18 (1718); Ebu Davud, Sünnet 6, (4606)
• Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Kim cemaati(imiz)den bir karis uzaklasirsa (kendini dine baglayan) Islam bagini boynundan çikarip atmis olur."
Ravi: Ebu Zerr
Kaynak: Ebu Davud, Sünne 30, (4758); Tirmizi, Emsal 3, (2867)
• Söyle demistir: "Daha önce hükmettiginiz sekilde hükmedin. Zira ben (kargasaya, nizaya götürecek) muhalefeti sevmem, ta ki halk tek bir cemaat teskil etsinler veya arkadaslarimin öldügü gibi ben de öleyim." Ibnu Sirin merhum, Hz. Ali (ra)'den yapilan rivayetlerin çogunun uydurma ve yalan oldugu görüsünde idi.
Ravi: Ali
Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Ashab 9
• Söyle demistir: Hz. Peygamber (sav) devrinde mevcut olan seylerden (kelime-i sehadet disinda) hiçbirini artik göremiyorum." Kendisine "namazi da mi?" diye itiraz edilince: "Namaza da ne yaptiginizi bilmiyor musunuz, (ögleyi aksama yakin kilmadiniz mi)? cevabini verir.
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Mevakit 7; Tirmizi, Kiyamet 17, (2449)
• Rivayet edildigine göre bir gün kendisi çarsiya ugrar ve: "Mescidde Resulullah (sav)'in mirasi taksim edilirken ben sizleri burada görüyorum (Bu ne biçim is, siz de kosun)" buyurur. Herkes mescide kosusur, bir sey göremeyince: "Taksim edilen bir sey göremedik, sadece bazdan Kur'an okuyordu" derler. O cevabi yapistirir, "iyi ya, Resulullah (sav)'in mirasi zaten bu degil mi?" Heysemi, Mecma'u'z-Zevaid'de, Taberani'nin el-Mu'ce'mu'l-Evsat'indan nakleder (1, 123, 124)
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Rezin merhum tahric etmistir
• Rivayet edildigine göre, söyle buyurmustur: "Bir yol takip etmek isteyen, bu yolu, ölmüs olanlarin yolundan seçsin. Zira hayatta onlarin fitnesinden emin olunamaz, ölmüs olanlar ise Hz. Peygamber (sav)'in Ashabidirlar. Onlar bu ümmetin en efdalidir. Kalpçe en temizleri, ilimce en derinleri, amelce en ihlaslilari yine onlardir. Allah, Hz. Peygamber (sav)'in sohbeti ve dininin yerlesmesi için onlari seçmistir, öyleyse sizler onlarin üstünlügünü idrak edin, onlarin yolundan gidin, elinizden geldikçe onlarin ahlakini ve yasayis tarzlarini kendinize örnek kilin. Zira onlar en dogru yolda idiler." Ibnu Abdilberr, Cami'ul-Beyani'l-ilm ve Fadlihi'de kaydetmistir 2, 9
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Rezin merhum tahric etmistir
• Rivayet edildigine göre söyle buyurmustur: "Kim Allah'in Kitabini ögrenir ve sonra da onda bulunanlara uyarsa, Allah onu, dünyada dalaletten çikarip dogru yola sevkeder, ahirette de kötü hesabtan korur."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Rezin merhum tahric etmistir
• Rivayet edilir ki, söyle buyurmustur: "Gecesi gündüz gibi olan çok aydinlik bir seriat üzere terkedildiniz. Çöldeki bedevilerin ve mahalle mekteplerindeki çocuklarin dini üzere olun. (Ayet ve hadisten ögretilenleri oldugu gibi takib edin, kendinizden katip karistirmadan taklid edin.) Bunun benzerini merfu olarak Ahmed Ibnu Hanbel (Müsned 4, 126) ve Ibnu Mace (Sünen, Mukaddime 6, (43)) rivayet etmislerdir.
Ravi: Ömer Ibnu'l-Hattab
Kaynak: Rezin merhum tahric etmistir
• Söyle buyurmustur: "Sizler genis bir caddeye birakildiniz. Bu, üzerinde Ümmü'l-Kitap olan (yani Allah'in kesin hükümlü ayetleriyle istikameti teshil edilmis) bir yoldur."
Ravi: Ali
Kaynak: Rezin merhum tahric etmistir
•
Amelde İtidal
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Hz. Peygamber (sav)'in zevce-i paklerinin hane-i saadetlerine bir gurub erkek gelerek Resulullah (sav)'in (evdeki) ibadetinden sordular. Kendilerine sorduklari husus açiklaninca sanki bunu az bularak: "Resulullah (sav) kim, biz kimiz? Allah O'nun geçmis ve...
• Hz. Peygamber (sav)'in zevce-i paklerinin hane-i saadetlerine bir gurub erkek gelerek Resulullah (sav)'in (evdeki) ibadetinden sordular. Kendilerine sorduklari husus açiklaninca sanki bunu az bularak: "Resulullah (sav) kim, biz kimiz? Allah O'nun geçmis ve gelecek bütün günahlarim affetmistir (bu sebeple O'na az ibadet de yeter) dediler, içlerinden biri: "Ben artik hayatim boyunca her gece namaz kilacagim" dedi. Ikincisi: "Ben de hayatimca hep oruç tutacagim, hiç bir gün terketmeyecegim" dedi. Üçüncüsü de: "Kadinlari ebediyen terkedip, onlara hiç temas etmeyecegim" dedi. (Bilahere durumdan haberdar olan) Hz. Peygamber (sav) onlari bularak: "Sizler böyle böyle söylemissiniz. Halbuki Allah'a yemin olsun Allah'tan en çok korkaniniz ve yasaklarindan en ziyade kaçinaniniz benim. Fakat buna ragmen, bazan oruç tutar, bazan yerim; namaz kilarim, uyurum da; kadinlarla beraber de olurum (Benim sünnetim budur), kim sünnetimi begenmezse benden degildir" buyurdu.
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Nikah 1; Müslim, Nikah 5, (1401); Nesai, Nikah 4, (6, 60)
• Hz. Peygamber (sav), ruhsat ifade eden bir amelde bulunmustu. Bazilarinin bundan kaçindiklarini isitti. Bunun üzerine Resulullah (sav) bir hutbe okudu: Adeti veçhile Cenab-i Hakk'a hamd ve senada bulunduktan sonra söyle buyurdu: "Allah için söyleyin, bazilari benim yaptigim seyi begenmeyip kaçiniyorlarmis, dogru mudur bu? Allah'a yeminle söylüyorum, ben Allah'i onlardan çok daha iyi biliyorum. Allah'tan duydugum korku da onlarin duyduklarindan çok daha fazladir."
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, I'tisam 5, Edeb 72; Müslim, Fedfiil
• Resulullah (sav) Osman Ibnu Maz'ün'u çagirtarak "Sen sünnetimi begenmiyor musun?" diye sordu. "Hayir, ey Allah'in Resulü dedi, kasem olsun hayir! Aksine, aradigim sey senin sünnetindir!" Resulullah (sav) bunun üzerine söyle buyurdu: "Bil ki, ben, hem uyurum, hem namaz kilarim; oruç da tutarim, kadinlarla evlenirim de, Ey Osman, Allah'tan kork, zira ehlinin senin üzerinde hakki var, misafirin senin üzerinde hakki var, nefsinin senin üzerinde hakki var. Öyle ise bazan oruç tut, bazan ye. Namaz da kil, uykunu da al."
Ravi: Aise
Kaynak: Ebu Davud, Salat 317 (1369)
• Hz. Peygamber (sav)'e benim "Hayatta kaldigim müddetçe vallahi gündüzleri oruç tutacagim geceleri de namaz kilacagim" dedigim haber verilmis. Beni çagirtarak,: "Sen böyle böyle söylemissin dogru mu?" dedi. "Annem babam sana feda olsun, evet böyle söyledim ey Allah'in Resulü" dedim. "Iyi ama, dedi, sen buna güç yetiremezsin, bazan oruç tut, bazan ye; gece kalk, uyu da. Ayda üç gün tut (bu yeter), zira hayirli isleri Allah on misliyle kabul ederek ücret veriyor. Bu üç gün, aynen yil orucu yerine geçer" buyurdu. Ben: "Söylediginizden daha fazlasina güç yetiririm" dedim. "Öyleyse," dedi, "bir gün oruç tut, iki gün ye" Ben tekrar "Bundan baskasina da güç yetiririm" dedim. "Öyleyse," dedi, "bir gün tut, bir gün ye. Bu Hz. Davud aleyhisselam'in orucudur. Bu en kiymetli oruçtur - veya en efdal oruçtur.-" Ben yine: "Ben bundan daha fazlasina güç yetiririm" dedim. Resulullah (sav): "Bundan efdali yoktur" buyurdu.
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As
Kaynak: Buhari, Savm 54, 55. 56, 57, 58, 59, Teheccüt 7, 19, Enbiya 37, Fed'ilul-kur'an 34, Nikah 89, Edeb 8
• Hz. Peygamber (sav)'in bir hasiri vardi, geceleri perde yapip gerisinde namaz kilardi, gündüzleri de yayip üzerine otururdu. Halk da Resulullah (sav)'in yanina dönüp (gelip) aynen onun gibi namaz kilmaya basladilar. Sayi gittikçe artti. Bunun üzerine Resulullah (sav) onlara yönelerek sunu söyledi: "Ey insanlar, takat getireceginiz isleri yapin. Zira siz (dua etmekten) usanmadikça Allah da sevap yazmaktan usanmaz. Allah'a en hos gelen amel, az da olsa devamli olanidir." Ravi der ki: Muhammed (sav)'in ailesi bir is yapinca onu sabit kilardi (artik terketmez devamli yapardi). Buhari'nin Ebu Hüreyre (ra)'den yaptigi bir rivayette: "Orta yolu tutun, güzele yakin olani arayin, sabah vaktinde, aksam vaktinde, bir miktar da gecenin son kisminda yürüyün (ibadet edin), agir agir hedefe varabilirsiniz. Unutmayin ki sizden hiç kimseye, yaptigi amel, cenneti kazandirmayacaktir" buyurdu. "Sen de mi (amelinle cennete gidemiyeceksin) ey Allah'in Resulü?" dediler "Evet, ben de", dedi, "Allah affi ve rahmeti ile muamele etmezse ben de!" Buhari ve Nesai'de gelen bir baska rivayette: "Bu din kolayliktir. Kimse (asiri gayretle) dini geçmeye çalismasin, (basa çikamaz, yine de yapamadigi eksiklikleri kalir ve) galibiyet dinde kalir" buyrulmustur.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Iman 16-29, Ezan 81, Rikak 18; Müslim, Salat 283, (782); Muvatta, Salatu'l-Leyl 4, (1, 118);
• Resulullah (sav) söyle buyurdu: "Kolaylastirin, zorlastirmayin ve müjdeleyin." Bir rivayette de: "...Isindirin, nefret ettirmeyin..." buyrulmustur.
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Ilm 12, Edeb 80; Müslim, Cihad 6, 7, (1732-1733)
• Sehl ve babasi beraberce Hz. Enes (ra)'in yanina girerler. Enes'i yolcu namazi kiliyormuscasina çok hafif bir namaz kiliyor bulurlar. Selam verip namazdan çikinca: "Allah sana magfiret buyursun bu kildigin namaz farz mi yoksa nafile miydi? dedik. "Farz namazdi. Bu (eksiksiz) Hz. Peygamber (sav)'in namaz tarzidir. Bilerek hiç bir degisiklik de yapmadim" dedi ve ilave etti: Resulullah (sav) buyurdu ki: "(Yil orucu, her gece teheccüt, kadinlari terk gibi kararlarla) kendinize zorluk çikarmayin, zorluga ugrarsiniz. Zira (geçmiste) bir kavim (bir kisim zahmetli islere azmederek) kendisini zora atti. Allah da zorluklarini artirdi. Manastir ve kiliselerdekiler bunlarin bekayasidir." "Onlar, üzerlerine, bizim farz kilmadigimiz, fakat, güya Allah'in rizasini kazanmak için kendilerinin koyduklari ruhbaniyete bile geregi gibi riayet etmediler" (Hadid, 27).
Ravi: Sehl Ibnu Ebi Ümame
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 52, (4904)
• Hz. Peygamber (sav) mescide girmisti ki, iki direk arasina gerilmis bir ip gördü. "Bu da ne?" diye sordu. Bu, Zeyneb (ra)'in ipidir. Namaz kilarken uykusu gelince buna takiliyor (ip onun düsmesini önlüyor)" dediler. Hz. Peygamber (sav): "Hayir (olmaz öyle sey) çözün ipi. Sevkiniz varken namaz kilin, uykunuz gelince de yatin" emretti.
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Teheccüd 18; Müslim, Müsafirin 219, (784); Ebu Davud, Salat, 308, (1312); Nesai, Kiyamu'l-Le
• Yanimda Beni Esed kabilesinden bir kadin vardi. Bu sirada Hz. Peygamber (sav) içeri girdi ve: "Bu kimdir?" buyurdu. "Falancadir, geceleri hiç uyumaz, (ibadet yapar)" dedim. Resulullah (sav): "Sus, yeter! Size, takat getirebileceginiz amel yarasir. Siz (ibadet yapmaktan) usanmadikça, Allah da (sevab vermekten) usanmaz. Allah'a en hos gelen dini amel, kisinin devamli olarak yaptigi ameldir" buyurdu.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Iman 32, Teheccüd 18; Müslim, Salatu'l-Musafirin 220-221 (785); Muvatta, Salatu'l-Leyl 4, (1
• Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Her seyin bir sevki vardir. Her sevkin de bittigi bir zaman vardir. (Yapacagi ise karsi bu sevki) duyan kisi isini yaparken mutedil hareket eder ve bu itidali devam ettirirse, muvaffak olacagini ümid edin, (çünkü bu sekilde takibine devam edebilir). Sayet (asiriliga düserek dikkat çekmis ve) parmakla gösterilecek hale gelmisse, ona itibar edip (salihlerden) saymayin."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Tirmizi, Kiyamet 21, (2455)
• Resulullah (sav) Selman'la Ebu'd-Derda (ra)'yi kardeslemisti. Selman bir defasinda Ebu'd-Derda'yi ziyaret etti. Evde, Ebu'd'Derda'nin hanimini düsük bir kiyafet içinde buldu. "Bu halin ne?" diye sordu, kadin: "Kardesiniz, Ebu'd-Derda'nin dünya ile alakasi kalmadi" diye açikladi. Ebu'd-Derda geldi ve Selman (ra)'a yemek getirerek: "Buyur, ye!" dedi ve ilave etti: "Ben orucum!" Selman: "Hayir sen yemezsen ben de yemem" dedi. Beraber yediler. Aksam olunca Ebu'd-Derda (Selman'dan gece namazi için müsaade istediyse de, Selman: "Uyu" dedi. Beraber uyudular. Bir müddet sonra Ebu'd-Derda namaza kalkmak istedi. Selman tekrar: "Uyu!" dedi. Uyudular. Gecenin sonuna dogru Selman "Simdi kalk!" dedi. Kalkip beraber namaz kildilar. Sonra Selman su nasihatta bulundu: "Senin üzerinde Rabbinin hakki var, nefsinin hakki var, ehlinin de hakki var. Her hak sahibine hakkini ver." Ertesi gün Ebu'd Derda, durumu Hz. Peygamber (sav)'e anlatti. Resulullah (sav) "Selman dogru söylemis" buyurdu.
Ravi: Ebu Cuheyfe
Kaynak: Buhari, Edeb 86, Savm 51, Teheccüd 15; Tirmizi, Zühd 64 (2415)
• Birgün Hz. Ebu Bekir (ra)'la karsilastik. Bana: "Nasilsin?" diye sordu. "Hanzala münafik oldu" dedim. "Sübhanallah, sen neler söylüyorsun?" diye sasirdi. Ben açikladim: "Hz. Peygamber (sav)'in huzurunda oldugumuz sirada bize cennet ve cehennemden söz edilir, sanki gözlerimizle görmüs gibi oluruz. Oradan ayrilip çoluk çocugumuza, bag bahçemize karisinca çoklukla unutup gidiyoruz". Hz. Ebu Bekir (ra) de: "Allah'a yemin olsun ben de ayni seyi hissediyorum" dedi. Beraberce Hz. Peygamber (sav)'e gittik ve bu durumu açtik. Bize: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat-i Zülcelal'e kasem olsun siz, benim yanimdaki hali disarda da devam ettirip (cennet ve cehennemi) hatirlama isini koruyabilseniz melekler sizinle yataklarinizda, yollarda müsafaha ederdi. Fakat ey Hanzala, bazan öyle bazan böyle olmasi normaldir (münafiklik degildir)" dedi ve (son cümleyi üç kere tekrarladi."
Ravi: Hanzala Ibnu'r-Rebi el-Esedi
Kaynak: Müslim, Tevbe 12, (2750); Tirmizi, Kiyamet 60, (2516)
• Imam Malik'in kaydettigine göre Hz. Aise (ra) yatsidan sonra ailesine birini yollayarak: "(Bos sözleri keserek) yazici melekleri rahatlatmak istemez misiniz?" diye haber gönderdi."
Ravi: Imam Malik
Kaynak: Muvatta, Kelam 9, (2, 987)
• Hz. Peygamber (sav)'e azadli bir cariyenin geceleri namaz, gündüzleri de oruçla geçirdigi haber verilince söyle buyurur: "Her çalisanda bir sevk mevcuttur, her sevkin de bir sonu vardir. Kimin sevkinin sonu sünnetimde kalirsa dogru yoldadir. Kim de hata eder (sünnetimin haricinde kalir) ise o da sapitmistir."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Rezin merhum tahric etmistir
• Resulullah (sav) söyle buyurdu: "Islerin en hayirlisi orta ve itidal üzere olanidir." (el-Makasidu'l-Hasene bu rivayeti Ibnu's-Sem'ani'nin Zeylü Tarihi'l-Bagdad'da kaydettigini, senedinde meçhul ravinin yer aldigini belirtir)
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Rezin merhum tahric etmistir
•
Kitabu'ul Emanet
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Hz. Peygamber (sav), bize iki hadis irad buyurmustu. Ben bunlardan birini gördüm, digerini de bekliyorum. Buyurmustu ki: Emanet (din, adalet duygulari) insanlarin kalplerinin derinliklerine (yaratilislarinda, fitri meyiller olarak) konmustur. Sonradan Kur'an-i...
• Hz. Peygamber (sav), bize iki hadis irad buyurmustu. Ben bunlardan birini gördüm, digerini de bekliyorum. Buyurmustu ki: Emanet (din, adalet duygulari) insanlarin kalplerinin derinliklerine (yaratilislarinda, fitri meyiller olarak) konmustur. Sonradan Kur'an-i Kerim indi, (Insanlar kalplerine konmus olan bu fitri temayüllerin) Kur'an ve hadiste te'yidini buldular. Resulullah (sav) bize bu emanetin kalplerden kalkmasindan da bahsetti ve buyurdu ki: "Kisi uykuda imis gibi farkinda olmadan kalbinden emanet alinir. Geride, benek izi gibi bir iz kalir. Sonra ikinci sefer, yine uykuda imiscesine, kisi farkinda olmadan kalbindeki emanet duygusundan bir miktar daha alinir. Bunun da, kalpte bir kabarcik izi gibi bir izi kalir, yani söyle ki, ayagin üzerinden bir kor parçasini yuvarlayacak olsan degdigi yerleri kabarmis görürsün. Ne var ki, içinde ise yarar bir sey yoktur. Sonra Hz. Peygamber (sav) bir çakil tanesi aldi, onu ayagniin üzerinde yuvarladi. (Ve sözüne davam etti:) "(Emanet bu sekilde peyder pey azalmaya devam eder, o hale gelinir ki artik) alis verise giden insanlarda (itimad, güven, dogruluk ve) emanet tamamen kaybolur. Hatta dürüstler 'Falanca kabilede dürüst insanlar varmis' diye parmakla gösterirler. Bazan da, kalbinde zerre miktar iman olmayan bir kimsenin "ne civanmerd, ne kibar, ne akilli kisi" diye övüldügü olur." (Huzeyfe devam etti:) "Ben öyle günler gördüm ki, hanginizle alis veris yaptigima aldirmazdim. Muhatabim Müslüman idiyse, bana karsi hile yapmasina dindarligi mani olurdu. Muhatabim Yahudi veya Hiristiyan idiyse, onu da, amiri(nden validen gelen korku ve disiplin) bana hile yapmaktan alikoyardi. Fakat bugün sizden sadece falanca falanca ile (gönül huzuruyla) alis veris yapabilirim."
Ravi: Huzeyfetu'bnu'l-Yeman
Kaynak: Buhari, Rikak 35, Fiten 13; Müslim, Iman 230, (143); Tirmizi, Fiten 17, (2180); Ibnu Mace, Fiten 27,
• Resulullah (sav) buyurdu ki: "Emanet kaybedilince kiyameti bekleyin." "Emanet nasil kaybolur?" diye sordular. "Isler ehil olmayanlara teslim edilince" diye cevapladi.
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Rikak 35, Ilm 2
• Hz. Peygamber (sav)'in su sözünü rivayet etmistir: "Sana emanet birakanin emanetini geri ver. Sana ihanet edene ihanet etme."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 81, (3534); Tirmizi, Büyu 38, (1264)
• Hz. Peygamber (sav) söyle buyurmustur: "Emin bir Müslüman mal muhafizi olsa ve vazifesini dürüstlükle yapsa, söyle ki, kendisine (sadaka vs. nevinden) emredileni gönül hosluguyla eksiksiz ve tam olarak yerine verse, sadakayi veren iki kisiden biri olur." (Nesai, hadisin basinda su ziyadeyi kaydetti: "Mü'min kisi, diger mü'mine karsi duvar gibidir, birbirlerini takviye ederler")
Ravi: Ebu Musa
Kaynak: Buhari, Zekat 25, Vekalet 16, Icare 1; Müslim, Zekat 79 (1023); Ebu Davud, Zekat 43, (1684); Nesai,
•
Emr-i Bi'l Ma'ruf Ve Nehy-i Ani'l-Münker Bölümü
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Bayram hutbesini okuma isini namazdan öne alanin ilki Mervan'dir. O, bu ise tevessül edince cemaatten birisi ayaga kalkarak: "Yanlis is yapiyorsun, namazin hutbeden önce kilinmasi gerekir" dedi. Mervan: "Artik o usul terkedildi" diyerek devam etmek istedi. Ebu...
• Bayram hutbesini okuma isini namazdan öne alanin ilki Mervan'dir. O, bu ise tevessül edince cemaatten birisi ayaga kalkarak: "Yanlis is yapiyorsun, namazin hutbeden önce kilinmasi gerekir" dedi. Mervan: "Artik o usul terkedildi" diyerek devam etmek istedi. Ebu Saidu'l-Hudri ortaya atilarak: "Bu adam, üzerine düsen uyarma vazifesini yapti. Zira ben Hz. Peygamber (sav)'in söyle söyledigim isittim: "Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayip) onu eliyle düzeltsin. Buna gücü yetmezse lisaniyla düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle bugzetsin. Bu kadari imanin en zayif mertebesidir." (Tirmizi'nin rivayetinde söyle denir: "Bir adam kalkarak ey Mervan sünnete muhalefet ettin..." dedi. Ebu Davud su ziyadeyi kaydeder: "Sen bayram gününde minberi (musallaya) çikardin. Halbuki daha önce bayramda minber çikarilmazdi. Bir de hutbeyi namazda öne aldin."
Ravi: Tarik Ibnu Sihab
Kaynak: Müslim, Iman 78 (49); Ebu Davud, Salatu'l-Iydeyn 248 (1140), Melahim 17, (4340); Tirmizi, Fiten 11 (
• Resulullah (sav) söyle buyurdu: "Benden önce Allah'in gönderdigi her peygamberin mutlaka ümmetinden havarileri ve arkadaslari olmustur. Bunlar onun sünnetiyle amel ederler emirlerini de yerine getirirlerdi. Sonra, bu peygamberlerin ardindan öylesi kötüler zuhur etmisti ki, yapmadiklarini söyleyip, kendilerine emredilmeyeni de yapmislardir. Kim bu güruhla eliyle mücahede ederse mü'mindir. Kim onunla diliyle mücahede ederse o da mü'mindir. Kim de onlarla kalbiyle mücahede ederse o da mü'mindir. Bunun gerisine, artik zerre miktar iman yoktur.
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Müslim, Iman 80, (50)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: "Israilogullari bir kisim günahlar islemeye baslayinca alimleri onlari bu islerden menettiler. Ancak onlar dinlemediler, vazgeçmediler. Zamanla alimler de onlarla oturmaya, dayanismaya ve beraber içmeye basladilar. Allah da bunun üzerine, berikinin dalaletini öbürüne katarak, biriyle digerinin küfrünü artirdi. "Davud'un ve Meryem oglu Isa'nin diliyle onlari lanetledi..." (Maide, 78) Sonra, ayakta bulunan Resulullah (sav) oturarak sözünü tamamladi: "Hayir, nefsimi kudret elinde tutan Zat'a yemin ederim, onlari hak adina kötülüklerden men etmezseniz (siz de rizaya eremezsiniz)".
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Ebu Davud, Melahim 17, (4336); Tirmizi, Tefsir, Maide (8050); Ibnu Mace, Fiten 20, (4006)
• Hz. Ebu Bekir (ra) Cenab-i Hakk'a hamd ve senadan sonra buyurdu ki: "Ey insanlar! Sizler su ayeti okuyor ve fakat yanlis anliyorsunuz: "Ey iman edenler, siz kendinize bakin. Dogru yolda iseniz sapitan kimse size zarar veremez" (Maide, 105). Biz Hz. Peygamber (sav)'in: "Insanlar, zalimi görüp elinden tutmazlarsa, Allah'in, hepsine ulasacak umumi bir bela göndermesi yakindir" dedigini isittik." Keza ben, Resulullah (sav)'in: "Içlerinde kötülükler islenen bir cemiyet, bu kötülükleri bertaraf edecek güçte oldugu halde, seyirci kalir, müdahale etmezse, Allah'in hepsini saran umumi bir bela göndermesi yakindir" dedigini isittim.
Ravi: Kays Ibnu Ebi Hazim
Kaynak: Ebu Davud, Melahim 17, (4338); Tirmizi, Tefsir, Maide (3059), Fiten 8 (2169); Ibnu Mace, Fiten 20 (4
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Nefsimi kudret elinde tutan Zat'a kasem olsun, ya ma'rufu emreder ve münkerden de yasaklarsiniz veya Allah'in katindan umumi bir bela göndermesi yakindir. O zaman yalvar yakar olursunuz da duaniz kabul edilmez."
Ravi: Huzeyfe
Kaynak: Tirmizi, Fiten 9, (2170)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Sizler yardim görecek, ganimetler elde edecek ve birçok memleketleri fethedeceksiniz. Sizden kim bu vakte ererse, Allah'tan çekinsin, ma'rufu emredip, münkerden de nehyetsin. Kim de bile bile bana yalan nisbet ederse, atesteki yerini hazirlasin."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Tirmizi, Fiten 70, (2258)
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Yeryüzünde bir kötülük islendigi vakit, ona sahid olan bunu takbih ederse (kötü oldugunu te'yid ederse), o kötülügü görmemis gibi zararindan kurtulur. O kötülüge sahid olmadigi halde, isittigi zaman memnun kalan kimse, sanki sahid olmus gibi manen zarar görür."
Ravi: Urs Ibnu Amire el-Kindi
Kaynak: Ebu Davud, Melahim 17, (4345)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zalim sultanin yaninda gerçegi söylemek en büyük cihaddandir."
Ravi: Ebu Said
Kaynak: Ebu Davud, Melahim 17, (4344); Tirmizi 13, (2175); Ibnu Mace, Fiten 20, (4011)
•
İ'tikaf
İMAN VE İSLAM HAKKINDA
Resulullah (sav) vefat edinceye kadar Ramazanin son on gününde i'tikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesini Ramazanin son on gününde arayin". Resulullah (sav)'dan sonra, zevceleri de i'tikafa girdiler.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Fadlu Leyletü'l-Kadr 3, I'tikaf...
• Resulullah (sav) vefat edinceye kadar Ramazanin son on gününde i'tikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesini Ramazanin son on gününde arayin". Resulullah (sav)'dan sonra, zevceleri de i'tikafa girdiler.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Fadlu Leyletü'l-Kadr 3, I'tikaf 1, 14; Müslim, I'tikaf 5, (1172); Muvatta, I'tikaf 7, (1, 31
• Biz Hz. Peygamber (sav)'le birlikte Ramazanin orta on gününde i'tikafa girdik, yirminci günün sabahi olanca esyalarimizi (evlerimize) tasidik. Resulullah (sav) (bir hutbe irad etti ve) sonra sunu söyledi: "I'tikafa girmis olanlar, i'tikaf mahallerine dönsünler. Zira bu gece bana Kadir gecesinin hangi gece oldugu gösterilmisti, sonra unutturuldu. Siz, son onda ve tek gecelerde arayin. Ayrica bu gece kendimi su ve çamur içinde secde eder gördüm," Resulullah (sav) i'tikaf mahalline dönünce, o günün sonuna dogru hava bozdu. Mescid o siralarda (üzeri dallarla örtülmüs) çardak seklindeydi. Hz. Peygamber (sav)'in burnu ve burun yumusagi üzerinde su ve çamur bulasigini gördüm. Bu gece 21. gece idi.
Ravi: Ebu Said
Kaynak: Buhari, Fadlu Leyleti'l-Kadr 2, 3, I'tikaf 1, 9, 13; Müslim, Siyam 213, (1167)
• Hz. Peygamber (sav) her Ramazanda on gün i'tikafa girerdi. Vefat ettigi yilda ise yirmi gün i'tikafa girdi."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, I'tikaf 17; Ebu Davud, Savm 78, (2466); Ibnu Mace, Siyam 58 (1769)
• Hz. Peygamber (sav) Ramazanin son on gününde i'tikafa girerlerdi. Fakat bir sene (seferde oldugu için) i'tikafa girmedi, müteakip yil yirmi gün i'tikat yapti.
Ravi: Enes ve Übey Ibnu Ka'b
Kaynak: Ebu Davud, Savm 77, (2463); Tirmizi, Savm 79, (803); Ibnu Mace, Siyam 58, (1770)
• Hz. Peygamber (sav) mescitte i'tikafda oldugu sirada, kendisi de hayizken, Resulullah (sav)'in saçlarini taramistir. Bu hizmeti yaparken kendisi odasinda ayrilmamis; Resulullah (sav) basini ona uzatmistir. Hz. Peygamber (sav) i'tikafda iken, (büyük veya küçük abdest bozmak gibi) zaruri bir ihtiyaç olmadikça odaya girmezdi. Ebu Davud'da su ziyade var: Resulullah (sav) itikafda iken hastaya ugrar, oyalanmadan halini sorar geçerdi. Hz. Aise buyurdu ki: "Aslinda, mütekif için sünnet olani, hasta ziyaretine gitmemesi, cenaze merasimine katilmamasi, kadina temas etmemesi, kadinin tenine tenini degdirmemesi, zaruri ihtiyaç disinda çikmamasidir. Oruçsuz itikaf yoktur. Keza cuma kilinan mescid disinda da itikaf yoktur.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Hayz 2, I'tikaf 2, 3, 4, 19, Libas 76; Müslim, Hayz 6-7 (297); Muvatta, I'tikaf 3 (1, 312);
• Hz. Peygamber (sav)'in zevcelerinden biri, müstehaza (hayzli olmadigi halde hastalik sebebiyle kani akan kadinin durumu) haliyle Resulullah (sav)'la birlikte itikafa girdi. Öyle ki, kadin, kani ve elbisesinde sari lekeyi de görüyor bu halde de namaz kiliyordu. Kanin siddetli akmasi halinde (kirletmeyi önlemek için) altina legen koydugu oluyordu."
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Hayz 10, I'tikaf 10; Ebu Davud, Savm 81, (2476)
• Safiyye (ra) buyurdu ki: "Hz. Peygamber (sav) i'tikafta iken ziyaret maksadiyla geceleyin yanina ugradim. Bir müddet konustuk. Sonra geri dönmek üzere kalktim. Ugurlamak üzere de o kalkti. Kapiya kadar gelmisti ki, Ensar'dan iki kisi oradan geçiyordu. Hz. Peygamber (sav)'i görünce hizlandilar. Resulullah (sav): "Agir olun dedi, su yanimdaki Huyey'in kizi Safiyye'dir." Onlar "Subhanallah, dediler bu da ne demek ey Allah'in Resulü" Hz. Peygamber (sav): "Seytan, insana, damarlardaki kan gibi nüfuz eder. Ben, onun kalplerinize bir kötülük atmasindan korkarim" buyurdu."
Ravi: Ali Ibnu'l-Hüseyn
Kaynak: Buhari, I'tikaf 8, 11, 18 Farzu'l-Humus 4, Bed'u'l-Halk 11, Edeb 121, Ahkam 21; Müslim, Selam 23-25
• Babam Ömer (ra) cahiliye devrinde iken geceleyin i'tikafa girmek üzere nezretmisti (adamisti). (Hatta Mescid-i Haram'da bir gün i'tikaf yapmayi adamisti diye de rivayet edilir). Durumu Hz. Peygamber (sav)'den sordu. Resulullah (sav) "Nezrini yerine getir" buyurdu."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, I'tikaf 5, 15, 16, Humus 19, Megazi 54, Eyman 29; Müslim, Eyman 27, (1656); Tirmizi, Nüzur 1
•
İhya'ul Mevat
İHYA'UL MEVAT BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) buyurdular ki; "Sahibi olmayan bir araziyi kim ihya ederse, bu araziyi herkesten ziyade o hak kazanir." Urvetu'bnu Zübeyr "Hz. Ömer (ra) halife iken bu hadisin hükmünü tatbik etti" dedi.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Hars 15
• Resulullah (sav) buyurdular ki; "Sahibi olmayan bir araziyi kim ihya ederse, bu araziyi herkesten ziyade o hak kazanir." Urvetu'bnu Zübeyr "Hz. Ömer (ra) halife iken bu hadisin hükmünü tatbik etti" dedi.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Hars 15
• Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Kim ölü bir araziyi ihya ederse, burasi onun olur. Baskasinin arazisine izinsiz agaç dikene hiçbir hak taninmaz. Ebu Davud'da su ziyade var: Urve (ra) dedi ki: "Sehadet ederim ki, Hz. Peygamber (sav) suna hükmetti; Arz, Allah'in arzidir, insanlar da Allah'in kullaridir. Kim bir ölü araziyi (mevat) ihya ederse, bu yere, o, herkesten ziyade hak sahibi olur. Bu hükmü Resulullah (sav)'dan bize, ondan namazi getirenler getirdi."
Ravi: Urvetu'bnu Zübeyr
Kaynak: Muvatta, Akdiye 26, (2, 743); Tirmizi, Ahkam 38, (1379); Ebu Davud, Haraç 37, (3073)
• Bana bu hadisi rivayet eden kimse sunu da anlatti: Iki kisi Hz. Peygamber (sav)'a müracaat ederek aralarindaki ihtilafi arzettiler: Bunlardan biri, digerinin arazisine hurma agaci dikmisti. Resulullah (sav): "Tarla, eski sahibine aittir, agaç diken de diktiklerini tarlada söksun" diye hükmetti. Ben agaçlarin köklerine baltalarla vuruldugunu gördüm. Agaçlar boylu boslu tam haldeydiler, hepsi de tarladan söküldüler.
Ravi: Urve
Kaynak: Ebu Davud, Haraç 37, (3074)
• Resulullah (sav) dedi ki: "Mevat (ölü) bir araziyi kim bir duvarla çevrelerse, burasi onun olur." Rezin, Said Ibnu Zeyd (ra)'den su ziyadeyi kaydetti: Resulullah (sav) dedi ki: "Sahibi bir arazinin bakimindan aciz kalarak helak olmaya terkedince biri gelip bu araziyi ihya öderse, arazi kendinin olur."
Ravi: Semuratu'bnu Cündüb
Kaynak: Ebu Davud, Haraç 37, (3077)
•
İla
İLA BÖLÜMÜ
Hz. Peygamber (sav)'i bir at yere atmisti. Resulullah (sav)'in (sag) tarafi veya (sag) omuzu ezildi. Bu O'na ayakta duramayacak kadar izdirab verdi. O siralarda hanimlarini da bir ay müddetle terketti. Bu esnada, hurma kütügünden yapilmis bir merdivenle...
• Hz. Peygamber (sav)'i bir at yere atmisti. Resulullah (sav)'in (sag) tarafi veya (sag) omuzu ezildi. Bu O'na ayakta duramayacak kadar izdirab verdi. O siralarda hanimlarini da bir ay müddetle terketti. Bu esnada, hurma kütügünden yapilmis bir merdivenle çikilan tenezzüh odasina (mesrübe) çekildi. Ashab (ra) kendisine "geçmis olsun" ziyaretine geliyorlardi. Resulullah (sav) oturarak namaz kilardi, onlar ise ayakta durarak namaza uymuslardi. Selami verince söyle dedi: "Imam, kendisine uyulmak için vardir, öyle ise ayakta namaz kildiriyorsa siz de ayakta kilin, sayet oturarak kildiriyorsa siz de oturarak kilin, imam rükuya varmadan rükuya gitmeyin, o basini kaldirmadan siz de kaldirmayin." Ravi der ki: "Hz. Peygamber (sav) ayin 29'unda mesrübeden indi. Ashab: "Ey Allah'in Resulü, sen bir aylik bir müddet için ila'ya (ayri kalmaya) karar vermistin" dediler. Onlara: "Bu ay yirmi dokuz gündür" cevabini verdi." (Buhari ve Müslim'de Ümmü Seleme'den gelen bir rivayette: "Bu ay yirmi dokuz çekiyor" buyurmustur. Müslim'de Cabir (ra)'den kaydedilen bir rivayette: "Sonra iki elini üç sefer uzatti, ikisinde her iki elinin bütün parmaklariyla, sonuncu kerede sadece dokuz parmagiyla isaret etmisti" diye yirmi dokuzu gösterdigi açiklanir. (Siyam 24))
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Salat 18, Ezan 51, 82, 128, Sifatu's-Salat 83,128, Savm 11, Mezalim 25, Nikah 91, Talak 21,
• Kadinlarina yaklasmamaya yemin edenler için dört ay beklemek vardir. Eger erkekler (o müddet içinde kefaret yaparak zevcelerine) dönerlerse süphe yok ki Allah cidden gafur ve rahimdir..." (Bakara, 226) ayetinin açiklamasi ile alakali olarak) söyle demistir: " Ayette zikretilen dört ay geçtikten sonra ya rücu etmek veya bosamak üzere zevç tevkif olunur, ila yapan fiilen bosamayinca (bu müddetin dolmasiyla) bosanma husule gelmez." (Bu görüs, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Ebu'd-Derda ve Hz. Aise (ra)'den ve Ashab'tan on iki kisiden de rivayet edilmistir. Buhari'nin bir baska rivayetinde Ibnu Ömer demistir ki: "Cenab-i Hakk'in ayette zikrettigi ila, dört aylik müddet disinda hiç kimseye helal olmaz. Bu müdded dolunca ya tatlilikla hanimini tutar veya, Allah'in emrettigi sekilde bosamaya karar verir, (ila müddetini uzatarak kocanin ayrica birde bosanmasini beklemek gibi üçüncü bir yola sülük edilemez.)")
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Talak 21; Muvatta, Talak 19, (2, 557)
• Bir kimse hanimina yaklasmamaya yemin ederse (ila'ya karar verirse), bundan bosanma hasil olmaz. Dört aylik müddet geçince, ila yapan koca tevkif olunur, ya bosar ya da kefaret ödeyerek rücu eder." Imam Malik der ki: "Bir kimse, çocugu sütten kesilinceye kadar hanimina yaklasmamaya yemin edecek olsa, bu ila yemini sayilmaz. Bana Hz. Aise'den ulasan bir rivayete göre, bu durumdan kendisine soruldugu vakit bunun ila olmadigini belirtmistir."
Ravi: Ali
Kaynak: Muvatta, Talak 17, (2,556)
• Hz. Peygamber (sav) hanimlarina yaklasmamaya yemin etti (ila karari verdi) ve (bal yemeyi de kendi kendine) haram etti. Böylece helal olan bir seyi kendisine haram kilmisti. Sonra kefaret karsiliginda yeminini bozdu
Ravi: Aise
Kaynak: Tirmizi, Talak 21, (1201)
•
Makbul Ve Mekruh İsimler
İSİM VE KÜNYE BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) buyurdu ki: "Sizler kiyamet günü isimlerinizle ve babalarinizin isimleriyle çagirilacaksiniz öyleyse isimlerinizi güzel yapin"
Ravi: Ebu'd-Derda
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 69, (4948)
• Resulullah (sav) buyurdu ki: "Sizler kiyamet günü isimlerinizle ve babalarinizin isimleriyle çagirilacaksiniz öyleyse isimlerinizi güzel yapin"
Ravi: Ebu'd-Derda
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 69, (4948)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'in en ziyade sevdigi isimler Abdullah ve Abdurrahman'dir."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Müslim, Adab, 2, (2132); Ebu Davud, Edeb 69, (4949); Tirmizi, Edeb 64, (2835)
• Resullullah (sav) buyurdular ki: "Peygamberlerin isimleriyle isimlenin. Allah'in çok sevdigi isimler Abdullah, Abdurrahman'dir. En sadik olanlari da Haris ve Hemmam isimleridir. En çirkinleri de Harb ve Mürre isimleridir." (Metin Ebu Davud'a aittir, Nesai'de muhtasar olarak kaydedilmistir [Hayl 3 (6, 218, 219)])
Ravi: Ebu Vehb el-Cüsemi
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 69, (4950)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah katinda en düsük (ahna') isim Melikü'l-emlak (mülklerin maliki) ismidir. Allah'tan baska Malik yoktur." Süfyan merhum dedi ki: Sahan Sah bunun örnegidir. Ahmed Ibnu Hanbel merhum dedi ki: "Ebu Amr merhum'a, ahna' ne demek diye sordum, bana "en düsük" diye cevap verdi." Müslim'in bir diger rivayetinde söyle buyrulmustur: "Kiyamet günü, Allah'in en ziyade kizacagi en kötü kimse, adi Melikü'l-emlak (Sehinsah) olan kimsedir. Allah'tan baska Malik yoktur." (Adab 21)
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Edeb 114; Müslim, Edeb 20, (2143); Ebu Davud, Edeb 70, (4961); Tirmizi, Edeb 65, (2839)
• Hz. Peygamber (sav) Ya'la, Bereket, Eflah, Yesar, Nafi' ve benzeri isimlerin kullanilmasini yasaklamayi arzu etmisti. Sonra onun bu mevzuda sükut ettigini gördüm. Sonra da yasaklamadan vefat etti." Ebu Davud'un rivayetinde su ziyade mevcuttur: "...Zira kisi "Bereket burada mi?" diye sorar da "hayir yok!" diye cevap verirler. (Hadisin metni Müslim'e aittir)
Ravi: Cabir
Kaynak: Müslim, Adab 13, (2138); Ebu Davud, Edeb, 70, (4960)
• Hz. Ömer (ra), bir oglunu Ebu Isa künyesini kullandigi için dövdü. Öte yandan Mugire Ibnu Su'be (ra), Ebu Isa künyesini kullaniyordu. Hz. Ömer (ra) ona "Ebu Abdillah künyesini kullanman sana yetmez mi?" dedi. Mugire: "Bana Ebu Isa künyesini takan Hz. Peygamber (sav)'dir" cevabini verilice, Hz. Ömer: "Hz. Peygamer (sav)'in geçmis gelecek bütün günahlari affedilmistir. Biz ise bundan böyle sikintidayiz" dedi. Ölünceye kadar Mugire'yi "Ebu Abdillah" diye künyeledi.
Ravi: Eslem (Ömer (ra)'in azadli kölesi)
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 72, (4963)
• Hz. Peygamber (sav) bol sütlü bir deve hakkinda: "Bunu kim sagacak?" diye sordu. Bir adam ayaga kalkmisti ki Hz. Peygamber (sav) "Ismin ne?" dedi. Adam: "Mürre (aci)!" deyince, ona; "Otur!" dedi. Hz. Peygamber (sav) tekrar "Bunu kim sagiverecek?" diye sordu. Bir baskasi ayaga kalkti, ben sagacagim diyecekti. Hz. Peygamber (sav) ona da: "ismin nedir?" diye sordu. Adam: "Harb" diye cevap verdi. Ona da "Otur" dedi. Resulullah (sav): "Bu deveyi kim bize sagiverecek?" diye sormaya devam etti. Bir adam daha kalkti. Ona da ismini sordu. "Ya'is (yasiyor!)" cevabini alinca ona: "Sen sag" diyerek müsaade etti."
Ravi: Yahya Ibnu Sa'id
Kaynak: Muvatta, Isti'zan 24 (2, 973)
•
Resulullah (sav)'ın İsim Koyduğu Kimseler
İSİM VE KÜNYE BÖLÜMÜ
Hz. Peygamber (sav) Fatima (ra) annemizin evine ugramisti. Hz. Ali (ra)'yi evde bulamayina: "Amca oglun nerede?" diye sordu. Fatima (ra): "Aramizda bir sekerlenme oldu. Bunun üzerine bana kizdi ve çekip gitti" dedi. Resulullah (sav) birine: "Hele bir arayiver...
• Hz. Peygamber (sav) Fatima (ra) annemizin evine ugramisti. Hz. Ali (ra)'yi evde bulamayina: "Amca oglun nerede?" diye sordu. Fatima (ra): "Aramizda bir sekerlenme oldu. Bunun üzerine bana kizdi ve çekip gitti" dedi. Resulullah (sav) birine: "Hele bir arayiver nereye gitmis" diye emretti. "Mescidde yatiyor!" diye haber verince, Resulullah (a.s.) yanina gitti. Hz. Ali (ra) gerçekten yatiyordu ve üzerinden ridasi düsmüs, (bu sebeple) topraga bulanmisti, Resulullah (sav), kalk ey Ebu Turab, kalk ev Ebu Turab (yani Toprak babasi) diye seslendi. Sehl der ki: Hz. Ali (ra)'nin en çok sevdigi ismi bu isimdi.
Ravi: Sehl Ibnu Sa'd es-Saidi
Kaynak: Buhari, Salat 58, Fadaili'l,Ashab 9, Edeb 113, Isti'zan 40; Müslim, Fedailu's-Sahabe 38, (2409)
• Mekke'de Abdullah Ibnu Zübeyr (ra)'e hamile kalmistim. Dogum yaklasmisti ki, Mekke'yi terkettim ve Medine'ye geldim, Kuba'ya indim. Abdullah'i orada dünyaya getirdim. Dogunca, bebegi alip Resulullah (sav)'a götürdüm, kucagina biraktim. Resulullah (sav) bir hurma istedi, agzinda çigneyerek ezdikten sonra, tükrügünden çocugun agzina birakti. Abdullah'in midesine ilk inen sey Resulullah (sav)'in mübarek tükrükleri idi. Sonra (yumusattigi o) hurma ile çocugun damagim ogdu, hakkinda bereketle dua etti ve Abdullah ismini verdi. Müslüman aileden ilk dogan çocuk bu idi. (Medine'de bütün Müslümanlar) onun dogumuna çok sevindiler. Çünkü "Yahudiler size sihir yaptilar, asla dogum yapamayacaksiniz" diye bir sayia çikarilmisti."
Ravi: Esma Bintu Ebi Bekr
Kaynak: Buhari, Menakibu'l-Ensar 45, Akika 1; Müslim, Adab 26, (2146)
• Bir oglum dogmustu. Hemen Resulullah (sav)'a getirdim, Ibrahim ismini verip bir hurma ile tahnikde bulundu. Sonra da "Mübarek olsun" diye dua buyurdu ve çocugu bana geri verdi. Bu çocuk, Ebu Musa'nin en büyük evladi idi.
Ravi: Ebu Musa
Kaynak: Buhari, Akika 1; Müslim, Adab 24, (2145)
• Abdullah Ibnu Ebi Talha'yi dogdugu zaman Resulullah (sav)'a götürdüm. Bebek bir bez içerisinde idi. Vardigimizda Resulullah (sav) devesine katran sürüyordu. "Beraberinde hurma da getirdin mi?" diye sordu, "Evet" dedim ve birkaç tane hurma verdim. Onlari agzinda çignedi, sonra çocugun agzini açti. Agzina tükrügü püskürttü. Bebek, yalamaya basladi. Bunun üzerine Resulullah (sav) "Ensar'in hurma sevgisine bakin (dogar dogmaz basliyor)" diye latife etti ve çocugu Abdullah diye isimledi. (Hadisin metni; Müslim'deki metindir.)
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Cenaiz 42, Akika 1; Müslim, Adab 22, (2144); Ebu Davud, Edeb 69, (4951)
• Ey Allah'in Rasülü, dedim, arkadaslarimdan her birisinin bir künyesi var, (benim yok). Dedi ki: "Oglum Abdullah Ibnu Zübeyr ile künyelen." (Aise, "Ümmü Abdillah (Abdullah'in annesi)" diye künye almisti) (Rezin merhum: "Teyze anne gibidir" ilavesini kaydetmistir)
Ravi: Aise
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 78, (4970)
•
Resulullah (sav)'ın Değiştirdiği İsimler
İSİM VE KÜNYE BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) çirkin isimleri degistirirdi" buyurmustur.
Ravi: Hz. Aise
Kaynak: Tirmizi, Edeb 66, (2841)
• Resulullah (sav) çirkin isimleri degistirirdi" buyurmustur.
Ravi: Hz. Aise
Kaynak: Tirmizi, Edeb 66, (2841)
• Zeyneb Bintu Ebi Seleme'nin ismi Berre idi. "Nefsini tezkiye ediyor" denildi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) onu Zeyneb diye isimleridirdi."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Edeb 108; Müslim, Edeb 17, (2141)
• Cüveyriye Bintu'l-Haris'in ismi Berre idi, Resulullah (sav) onun ismini Cüveyriye diye degistirdi. Zira, Resulullah (sav) "Berre'nin yanindan çikti" denmesini sevmiyordu.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Müslim, Edeb 16, (2140)
• (Babasindan naklediyor:) Hz. Peygamber (sav), kavmimin beni Ebu'l-Hakem diye künyelediklerini isitmisti. Beni çagirtarak: "Hakem olan Allah'tir, hüküm de O'nadir, öyle ise, sen nasil Ebu'l-Hakem künyesini tasirsin?" dedi. Ben açikladim: "Kavmim bir meselede anlasmazliga düsünce bana gelirler, ben hükme baglarim. Her iki taraf da verdigim hükme razi olurlar." Resulullah (sav): "Bu ne güzel sey?" buyurdu ve "Çocuklarindan neler var?" diye sordu. Ben: "Süreyh, Müslim, Abdullah var" dedim. Resulullah (sav): "En büyügü hangisi?" dedi. "Sureyh" dedim. "Öyleyse", buyurdu, "sen Ebu Süreyh'sin"
Ravi: Sureyh Ibnu Hani
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 70, (4955); Nesai, Kada 7, (8, 226-227)
• (Amcasi Üsame Ibnu Ahdari'den rivayet ediyor:) Ahdari diyor ki: "Ismi Asram olan bir adam vardi. Resulullah (sav) ona: "Ismin nedir?" diye sordu. Adam "Asram" diye cevap verdi. Resulullah (sav): "Hayir sen Zür'a'sin" buyurdu.
Ravi: Besir Ibnu Meymun
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 70, (4954)
• (Babasi vasitasiyla dedesinden naklediyor:) Dedem, Resulullah (sav)'a ugramisti. "Ismin ne?" diye sordu. "Hazn (sert yer)" diye cevap verdi. Resulullah (sav): "Hayir sen Sehl'sin" dedi. Müseyyeb: "Olamaz, babamin verdigi bir ismi degistiremem" dedi. Ibnu'l-Müseyyeb ilave ediyor: "O günden sonra aramizda kabalik devam etti gitti." Ebu Davud'un rivayetinde söyle demistir: ".... Hayir sehl ezilir ve hakir tutulur." Ebu Davud merhum der ki: "Resulullah (sav) Asi, Aziz, Atele (siddet, sertlik), Seytan, Hakem, Gurab (karga), Habbab, Sihab isimlerini degistirdL Sihab'i Hisam, Harb'i Silm (sulh), Muzdaci'l (yatan) Münbais (kalkan) yapti. Afire (çorak) adini tasiyan bir araziyi de Hadire (yesillik) diye, Si'bu'd Dalalet'i (sapiklik geçidi) Si'bu'l-Hüda diye isimledi. Benu'z-Zinye'yi Benu'r-Rüsd olarak degistirdi."
Ravi: Said Ibnu'l-Müseyyeb
Kaynak: Buhari, Edeb 107-108; Ebu Davud, Edeb 70, (4956)
• Hz. Peygamber (sav) Asiye (isyankar, itaatsiz kadin) ismini degistirip, Cemile (güzel kadin) yapti.
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Müslim, Edeb 14, (2139); Tirmizi, Edeb 66, (2840); Ebu Davud, Edeb 70, (4952)
• Hz. Ömer'le karsilastim. Bana "Sen kimsin?" diye sordu. "Mesruk Ibnu'l-Ecda" dedim. Dedi ki: "Ben Resulullah (sav)'in ecda seytandir" dedigini isittim."
Ravi: Mesruk
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 70, (4957)
• el-Münzir Ibnu Ebi Üseyd dogdugu zaman Resulullah (sav)'a getirilmisti. Çocugu kucagina aldi ve: "Ismi nedir?" diye sordu, "Ismi falandir" diye ne konmussa söylendi. Resulullah (sav): "Hayir! Bunun ismi Münzir olacak" dedi ve o gün çocuga Münzir ismini koydu.
Ravi: Sehl Ibnu Sa'd
Kaynak: Buhari, Edeb 108; Müslim, Edeb 29, (2149)
•
Resulullah (sav)'ın İsim Ve Künyesini Alma Hakkınd
İSİM VE KÜNYE BÖLÜMÜ
Bir gün Resulullah (sav) Baki'de idi. Kulagina bir ses geldi: "Ey Ebu'l Kasim!" diyordu. Basini sese dogru çevirdi. Seslenen adam: "Ey Allah'in Resulü seni kastedmedim, ben falancayi çagirdim" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav): "Ismimi isim olarak koyun,...
• Bir gün Resulullah (sav) Baki'de idi. Kulagina bir ses geldi: "Ey Ebu'l Kasim!" diyordu. Basini sese dogru çevirdi. Seslenen adam: "Ey Allah'in Resulü seni kastedmedim, ben falancayi çagirdim" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav): "Ismimi isim olarak koyun, fakat künyemi kendinize künye yapmayin!" buyurdu.
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Menakib 20, Edeb 106; Müslim, Adab 1 (2131); Tirmizi, Edeb 68, (2844)
• Bizden birinin bir oglu oldu. Ismini Kasim koydu. Kendisine: "Sana Ebu'l Kasim künyesini vermeyiz. Bu künye ile seni sereflendirip memnun etmeyiz" dedik. Hz. Peygamber (sav)'a gelerek durumu arzetti. Resulullah (sav) bunun üzerine: "Oglunun adi Abdurrahmandir" dedi. Bir rivayette su ziyade var: "Ismimi isim olarak koyun, fakat künyemi künye yapmayin. Zira ben Kasim (taksim edici) kilindim. Aranizda taksim ederim." Ebu Davud'un bir rivayetinde söyle buyrulmustur: "Kim benim ismimi almissa, künyem ile künyelenmesin. Kim de künyem ile künyelenmisse, ismimle isimlenmesin."
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Edeb 105, 106, 109, Menakib 20; Müslim, Adab 2, (2133); Ebu Davud, Edeb 74 (4965); Tirmizi,
• Bir kadin gelerek "Ey Allah'in Resulü, ben bir oglan dünyaya getirdim. Muhammed diye isim, Ebu'l-Kasim diye de künye verdim. Bana, sizin bu durumda hoslanmadiginiz söylendi,dogru mu?" diye sordu. Resulullah (sav): "Ismimi helal, künyemi haram kilan sey de ne?" veya "Künyemi haram kilip ismimi helal kilan sey de ne?" diyerek reddetti.
Ravi: Aise
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 76, (4968)
•