İstiaze
DUA BÖLÜMÜ
Hz. Peygamber (sav) söyle istiaze ederlerdi: "Allah'im! Aczden, tembellikten, korkakliktan, düskünlük derecesine varan ihtiyarliktan, cimrilikten sana siginirim. Keza, kabir azabindan sana siginirim. Hayat ve ölüm fitnesinden sana siginirim."
Ravi:...
• Hz. Peygamber (sav) söyle istiaze ederlerdi: "Allah'im! Aczden, tembellikten, korkakliktan, düskünlük derecesine varan ihtiyarliktan, cimrilikten sana siginirim. Keza, kabir azabindan sana siginirim. Hayat ve ölüm fitnesinden sana siginirim."
Ravi: Enes
Kaynak: Buhari, Da'avat 38, 40, 42, Cihad 25; Müslim, Zikr 52, (2706); Tirmizi, Da'avat 71, (3480, 3481); Eb
• Hz. Peygamber (sav) su duayi okurlardi: "Allah'im! Cüzzamdan, barastan (alaten), delilikten ve hastaliklarin kötüsünden sana siginirim."
Ravi: Enes
Kaynak: Ebu Davud, Salat 367, (1554); Nesai, Istiaze 36, (8, 271)
• Resulullah (sav) su duayi okurlardi: "Allah'im, husu duymaz bir kalbten sana siginirim, dinlenmeyen bir duadan sana siginirim, doymak bilmeyen bir nefisten, faydasi olmayan bir ilimden, bu dört seyden sana siginirim."
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As
Kaynak: Tirmizi, Da'avat 69, (3478); Nesai, Istiaze 2, (8, 255)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Belanin ezmesinden, helakin gelmesinden, kötü kazadan, düsmanlarin samatasindan Allah'a istiaze edin."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Kader 13, Da'avat 28; Müslim, Zikr 53, (2707); Nesai, Istiaze 34, (8, 269, 270)
• Resulullah (sav) söyle dua ederdi: "Allahim, sikak ve nifaktan ve kötü ahlaktan sana siginirim." (Bir rivayette söyle denmistir: "Allahim! Açliktan sana siginirim, çünkü o pek fena yatak arkadasidir. Hiyanetten de sana siginirim, çünkü o ne kötü huydur.")
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Ebu Davud, Salat 367, (1546); Nesai, Istiaze 21, (8, 264)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mirac gecesi cinlerden bir ifrit gördüm. Elinde atesten bir sule oldugu halde beni takip ediyordu. Nazarimi her atisimda onu görüyordum. Cibril (as) bana: "Istersen sana bir dua ögreteyim, onu okursan, sulesi söner ve agzinin üstüne düser" dedi." Resulullah (sav): "Pekala!" dedi. Cibril (as) de "Sunu oku!" buyurdu: "Allah'in kerim olan rizasi için, eksiksiz, mükemmel kelimatullah hakki için -ki hiç kimse muttaki olsun, facir olsun onu asip daha güzelini söyleyemez- (bela olarak) semadan inen, semaya yükselen, (ve ceza gerektiren) serlerden, yeryüzünde yarattigi serden, yer(in altin)dan çikan serden, gece ve gündüz fitnelerinden, gece ve gündüz gelen musibetlerden Allah'a siginirim. Ey Rahman, hayir getiren hadiseler hariç."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Muvatta, Si'r 10, (2, 950, 951)
•
İstiğfar; Tesbih; Tehlil; Tekbir; Tahmid Ve Havkal
DUA BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Iki haslet -veya iki hallet - vardir ki onlari Müslüman bir kimse (devam üzere) söyleyecek olursa mutlaka cennete girer. Bu iki sey kolaydir. Kim onlarla amel ederse, azdir da... Her (farz) namazdan sonra on kere tesbih...
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Iki haslet -veya iki hallet - vardir ki onlari Müslüman bir kimse (devam üzere) söyleyecek olursa mutlaka cennete girer. Bu iki sey kolaydir. Kim onlarla amel ederse, azdir da... Her (farz) namazdan sonra on kere tesbih (sübhanallah), on kere tahmid (elhamdülillah), on kere tekbir (Allahu ekber) söylemekten ibarettir." (Abdullah der ki:) "Ben Resulullah (sav)'in bunlari söylerken parmaklariyla saydigini gördüm. Resulullah devamla buyurdular: "Bunlar bes vakit itibariyle toplam olarak dilde yüzellidir. Mizanda bin bes yüzdür, "ikinci haslet" ise yataga girince Allah'a yüz kere tesbih, tekbir ve tahmid'de bulunmanizdir. Bu da lisanda yüzdür, mizanda bindir. (Her ikisi toplam iki bin bes yüz eder.)" Resulullah (sav) sözlerine söyle bir soru ile devam etti: "Hanginiz bir günde, gece ve gündüz iki bin bes yüz günah isler?" "Bunlari niye söylemiyelim ey Allah'in Resulü?" dediler. Su cevabi verdi: "Seytan, namazda iken her birinize gelir: "Sunu sunu hatirla" der, ve namazdan çikincaya kadar devam eder. (Bu hatirlatmalarin neticesi olarak) kisi bu tesbihati terk bile eder. Kisi yatagina girince de seytan ona gelir, (zikir yapmasina imkan vermeden) uyutmaya çalisir ve uyutur da."
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As
Kaynak: Tirmizi, Da'avat 25, (3407); Ebu Davud, Edeb 209, (5065); Nesai, Sehv 90, (3, 74)
• Bir adam gelerek- "Ey Allah'in Resulü!" dedi, "ben Kur'an'dan bir parça seçip alamiyorum. Bana kifayet edecek bir seyi siz bana ögretseniz!" "Öyleyse," buyurdu, "Sübhanallah velhamdülülah, ve lailahe illallah, vallahu ekber, vela havle vela kuvvete illa biliah. (Allah'im seni tenzih ederim, hamdler sana mahsustur. Allah'tan baska ilah yoktur, Allah en büyüktür, güç kuvvet Allah'tandir) de!" "Ey Allah'in Resulü!" dedi, "bu zikir Allah içindir. (O'nu senadir), kendim için dua olarak ne söyleyeyim?" "Söyle dua et: "Allahim bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rizik ver!" Adam (dinleyip, kalkinca) ellerini sikip göstererek: "Söyle (simsiki belledim!)" dedi, Resulullah (sav), bunun üzerine: "Iste bu adam iki elini de hayirla doldurdu!" buyurdu. (Hadis Ebu Davud'da tam olarak, Nesai'de kismi olarak rivayet edilmistir)
Ravi: Ibnu Ebi Evfa
Kaynak: Ebu Davud, Salat 139, (832); Nesai, Iftitah 32, (2, 143)
• Resulullah (sav) ölümünden önce su dualari çok tekrar ederdi: "Sübhanallahi ve bihamdihi, estagfirullahe ve etubu ileyh. (Allahim seni hamdinle tesbih ederim, magfiretini diler, günahlarima tevbe ederim.)" Ben kendisinden bunun sebebini sordum. Su açiklamayi yapti: "Rabbim bana bildirdi ki, ben ümmetim hakkinda bir alamet görecegim. Ben onu görünce Sübhanallahi ve bihamdihi, estagfirullahe ve etubu ileyh zikrini artirdim. Bu gördügüm, iza cae nasrullahi ve'l-fethu... süresidir."
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Tefsir, Nasr, Ezan 123,139, Megazi 50; Müslim, Salat 220, (484)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sübhanallahi, velhamdu lillahi, veld ilahe illallahu vallahu ekber (Allah'i tesbih ederim, hamdler Allah'adir, Allah'tan, baska ilah yoktur. Allah en büyüktür) demem, bana, üzerine günesin dogdugu seyden (dünyadan) daha sevgilidir."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Zikr 32, (2696); Tirmizi, Da'avat 139, (3591)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mirac sirasinda Ibrahim (as)'le karsilastim. Bana: "Ey Muhammed, ümmetine benden selam söyle. Ve haber ver ki: Cennetin topragi temiz, suyu tatlidir. Burasi (suyu tutacak sekilde) düz ve bostur. Oraya atilacak tohum da sübhanallah, velhamdülillah, ve lailahe illallah, vallahu ekber cümlesidir."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Tirmizi, Da'avat 60, (3458)
• Ebu Bekri's-Siddik'in azadlisi Yüseyre (ra) -ki ilk muhacirlerden idi- anlatiyor: "Resulullah (sav) bize dedi ki: "Size tesbih, tehlil, takdis, tekbir çekmenizi tavsiye ederim. Bunlari parmaklarla sayin. Zira parmaklar (Kiyamet günü nelerde kullanildiklarindan) suale maruz kalacaklar ve konusturulacaklardir."
Ravi: Yüseyre
Kaynak: Tirmizi, Da'avat 131, (3577); Ebu Davud, Salat 359, (1501)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Istigfar eden kimse günde yetmis kere de tevbesinden dönse günahta musir sayilmaz."
Ravi: Ebu Bekri's-Siddik
Kaynak: Tirmizi, Da'avat 119, (3554); Ebu Davud, Salat 361, (1514)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Surasi muhakkak ki, bazan kalbime gaflet çöker. Ancak ben Allah'a günde yüz sefer istigfar eder (affimi dilerim)."
Ravi: el-Egarru'l-Müzeni
Kaynak: Müslim, Zikr 41, (2702); Ebu Davud, Salat 361, (1515)
• Resulullah (sav)'in söyle dedigini nakletmistir: "Ey insanlar! Rabbinize tevbe edin. Allah'a kasem olsun ben Rabbim Tebarek ve Teala hazretlerine günde yüz kere tevbe ederim."
Ravi: Egarru'l-Müzeni
Kaynak: Müslim, Zikr 42, (2702)
• Resulullah (sav)'i isittim, demisti ki: "Allah'a kasem olsun, ben günde Allah'a yetmis kere istigfar ediyorum, teubede bulunuyorum."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Da'avat 3; Tirmizi, Tefsir, Muhammed, (3255)
• Hazreti Ali'yi dinledim, söyle demisti: "Resulullah (sav)'dan bir hadis dinledim mi, Allah Teala hazretlerinin faydalanmami diledigi kadar ondan istifade ediyordum. Sayet bir adam O'andan hadis rivayet edecek olsa (gerçekten duydun mu diye) yemin ettiriyordum. Yemin edince onu tasdik edip rivayetini kabul ediyordum." Hz. Ebu Bekri's-Siddik (ra) bana su hadisi rivayet etti ve bu rivayetinde Ebu Bekir dogru söyledi: "Resulullah (sav)'i dinledim, demisti ki: "Günah isleyip arkasindan kalkip abdest alarak iki rek'at namaz kilan sonra da Allah Teala hazretlerine tevbe eden her insan mutlaka magfiret olunur." Sonra da su ayeti okudu. (Mealen): "Onlar fena bir sey yaptiklarinda veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'i zikrederler, günahlarinin bagislanmasini dilerler. Günahlari Allah'tan baska bagislayan kim vardir? (Al-i Imran 135).
Ravi: Esma Ibnu'l-Hakem el-Fezari
Kaynak: Tirmizi, Tefsir Al-i Imran, (3009); Ebu Davud, Salat 361, (1521); Ibnu Mace, Ikametu's-Salat 193, (1
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim: "La ilahe Illallahu vahdehu la'serike leh, lehul mülkü ve lehu'l-hamdü ve hum ala külli sey'in kadir" duasini bir günde yüz kere söylerse, kendisine on köle azad etmis gibi sevab verilir, ayrica lehine yüz sevab yazilir ve yüz günahi da silinir. Bu, ayrica üç gün aksama kadar onu seytana karsi muhafaza eder. Bundan daha fazlasini okumayan hiçbir kimse, o adaminkinden daha efdal bir amel de getiremez. Kim de bir günde yüz kere "Sübhanallahi ve bihamdihi" derse hatalari dökülür, hatta denizin köpügü kadar (çok) olsa bile."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Da'avat 54, Bed'ü'l-Halk 11; Müslim, Zikr 28, (2691); Muvatta, Kur'an 20, (1, 209); Tirmizi,
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim çarsiya girince La ilahe illallahu vahdehu la serike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü yuhyi ve yümitü ve hüve hayyün la yemütü bi-yedihi'l-hayr ve hüve ala külli sey'in kadir. (Allah'tan baska ilah yoktur, tekdir, ortagi yoktur, mülk ve hamd ona aittir. Hayati O verir, ölümü de O verir. Kendisi hayatlardir, ölümsüzdür. Hayirlar O'nun elindedir. O her seye kadirdir) duasini okursa Allah ona bir milyon sevab yazar, bir milyon da günah affeder ve mertebesini bir milyon derece yüceltir." (Bir rivayette, üçüncü mükafaata bedel, "Onun için cennette bir kösk yapar" denmistir)
Ravi: Ömer
Kaynak: Tirmizi, Da'avat 36, (3424)
• Anlattigina göre, "Resulullah (sav) efendimiz bir gün sabah namazini kilinca, daha kendisi namazgahinda iken, erkenden yanindan çikmis, gitmis, kusluktan sonra Cüveyriyye (ayni yerinde zikrederek) otururken geri gelmis ve: "Birakip gittigim halde duruyorsun (hiç yerinden kimildamadin galiba?)" diye sormustur. "Evet" cevabi üzerine sunu söylemistir: "Ben senden ayrildiktan sonra dört kelime(lik bir dua)yi üç kere okudum. Eger bunlardan hasil olan sevab tartilacak olsa, senin burada sabahtan beri okudugun dualarin sevabinin agirligina denk olur. O dua sudur: "Sübhanallahi ve bihamdihi adede halkihi ve rida nefsihi ve zinete arsihi ve midade kelimatihi. (Allah'i mahlukati sayisinca, nefsinin rizasinca, arsinin agirliginca, kelimelerinin adedince tesbih (noksanliklardan tenzih) ederim."
Ravi: Cüveyriyye
Kaynak: Müslim, Zikr 79, (2726); Tirmizi, Da'avat 117, (3550); Ebu Davud, Salat 359, (1503); Nesai, Sehv, 93
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Iki kelime vardir, bunlar dile hafif, terazide agir, Rahman'a da sevgilidirler: Sübhanallahi ve bihamdihi, Sübhanallahi'l-azim (Allahim seni hamdinle tesbih ederim, yüce Allahim seni tenzih ederim) kelimeleridir."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Da'avat 65, Eyman 19, Tevhid 58; Müslim, Zikr 31, (2694); Tirmizi, Da'avat 61, (3463)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "La havle ve la kuvvete illa billah. (Güç de kuvvet de ancak Allah'tandir) sözünü çok tekrar edin." Mekhul dedi ki: "Kim bunu der ve sonra da: "Allah (in gazabin) dan ancak O (nun rahmeti)'na iltica etmekle kurtulusa erilebilir" derse, Allah ondan yetmis çesit zarari kaldirir ki bunlarin en hafifi fakirliktir."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Tirmizi, Da'avat 141, (3596)
•
Resulullah (sav)'a Salavat
DUA BÖLÜMÜ
Biz Sa'd Ibnu Ubade'nin meclisinde otururken Resulullah (sav) yanimiza geldi. Kendisine, Besir Ibnu Sa'd: "Ey Allah'in Resulü! Bize Allah Teala Hazretleri, sana salat okumamizi emretti. Sana nasil salat okuyabiliriz?" diye sordu. Efendimiz su cevab verdi:...
• Biz Sa'd Ibnu Ubade'nin meclisinde otururken Resulullah (sav) yanimiza geldi. Kendisine, Besir Ibnu Sa'd: "Ey Allah'in Resulü! Bize Allah Teala Hazretleri, sana salat okumamizi emretti. Sana nasil salat okuyabiliriz?" diye sordu. Efendimiz su cevab verdi: "Söyle söyleyin "Allahümme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed, kema salleyte ala Ibrahime ve barik ala Muhammedin ve ala al-i Muhammedin kema barekte ala al-i Ibrahime inneke hamidun mecid (Allah'im! Muhammed'e ve Muhammed'in aline rahmet kil tipki Ibrahim'e rahmet kildigin gibi. Muhammed'i ve Muhammed'in alini mübarek kil. Tipki Ibrahim'in alini mübarek kildigin gibi." (Resulullah ilaveten sunu söyledi): "Selam da bildiginiz gibi olacak" [Tirmizi disindaki Kütüb-i Sitte kitaplarinda, Ebu Humeyd es-Saidi (ra)'den gelen bir rivayet söyle: "Ashab sordu: "Ey Allah'in Resulü sana nasil salat okuyalim?" Resulullah (sav): "Söyle söyleyin," dedi: "Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ezvacihi ve zürriyyetihi kema salleyte ala Ibrahime ve barik ala Muhammedin ve ala ezvacihi ve zürriyyetihi kema barekte ala Ibrahime inneke hamidun mecid (Allahim! Muhammed'i zevcelerine ve zürriyetine rahmet kil, tipki Ibrahim'e rahmet kildigin gibi, Muhammed'i zevcelerini ve zürriyetini mübarek kil, tipki Ibrahim'i mübarek kildigin gibi. Sen övülmeye layiksin? serefi yücesin)." Ka'b Ibnu Ucre'den gelen bir rivayet de söyle: "Resulullah (sav) yanimiza gelmisti: "Ey Allah'in Resulü," dedik, "sana nasil selam verecegimizi ögrendik. Ama, sana nasil salat okuyacagiz (bilmiyoruz)?" "Söyle söyleyin!" dedi: "Allahümme salli ala Muhammed'in ve ala al-i Muhammedin kema salleyte ala Ibrahime inneke hamidun mecid, Allahümme barik ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed, kema barekte ala ali Ibrahime inneke hamidun mecid."]
Ravi: Ebu Mes'ud el Bedri
Kaynak: Buhari, Da'avat 33, Enbiya 8; Müslim, Salat 65, 66, 69 (406, 407); Muvatta, Kasru's-Salat 66, 67, (1
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bana (bir kere) salat okursa Allah da ona on salat okur ve on günahini affeder, (mertebesini) on derece yükseltir." (Yine Nesai'de Ebu Talha (ra)'dan gelen bir rivayet söyle: "Bir gün Resulullah (sav), yüzünde bir sevinç oldugu halde geldi. Kendisine: "Yüzünüzde bir sevinç görüyoruz!" dedik. "Bana melek geldi ve su müjdeyi verdi: "Ey Muhammed! Rabbin diyor ki: "Sana salavat okuyan herkese benim on rahmette bulunmam, selam okuyan herkese de benim on selam okumam sana (ikram olarak) yetmez mi?")
Ravi: Enes
Kaynak: Nesai, Sehv 55, (3, 50)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kiyamet günü bana insanlarin en yakini, bana en çok salavat okuyandir." (Yine Tirmizi'de Hz. Ali (ra)'den kaydedilen bir rivayette söyle denir: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Gerçek cimri, yaninda zikrim geçtigi halde bana salavat okumayandir.")
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Tirmizi, Salat 357, (484), Da'avat 110, (3540)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Yeryüzünde Allah'in seyyah melekleri vardir. Onlar ümmetimin selamini (aninda) bana teblig ederler."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Nesai, Sehv 46, (3, 43)
•
Nefsin (Şahsın) Diyeti
DİYET BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim hataen öldürülürse, diyeti yüz devedir; bunlardan otuzu bintü mehaz (iki yasina girmis disi deve), otuzu bintü lebün (üç yasina girmis disi deve), otuzu hikka (dört yasina girmis disi deve), on tane de ibnu lebundur (üç...
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim hataen öldürülürse, diyeti yüz devedir; bunlardan otuzu bintü mehaz (iki yasina girmis disi deve), otuzu bintü lebün (üç yasina girmis disi deve), otuzu hikka (dört yasina girmis disi deve), on tane de ibnu lebundur (üç yasina girmis erkek deve)." (Tirmizi'nin rivayetinde söyle denir: "Kim taammüden (kasitla) öldürürse, öldürülenin velilerine teslim edilir, dilerlerse öldürürler, dilerlerse diyet alirlar. Bu 30 hikka (dört yasina giren disi deve): 30 cezea (bes yasina girmis disi deve); 40 aded halife (hamile deve) dir. Ayrica ne üzerine sulh yaptiysalar bu da onlarindir, Bu, diyetin siddetini artirmaktir.")
Ravi: Amr Ibnu Suayb (an ebihi an ceddihi)
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 18, (4541); Tirmizi, Diyat 1, (1387); Nesai, Kasame 30, (8, 43)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hataen öldürmede diyet olarak yirmi hikka, yirmi cezea, yirmi bintu mehaz, yirmi bintu lebün ve yirmi benu lebun vardir."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 18, (4545); Tirmizi, Diyat 1, (1386); Nesai, Kasame, 32, (8, 43-44)
• Sibhul amd'in diyeti üç kisimdir. 33 adet hikka, 33 adet cezea, 34 adet seniyye-bazil arasi devedir. (Seniyye alti yasina, bazil de dokuz yasina basmis deveye denir. Yine Hz. Ali (ra) sunu da rivayet etmistir: "Hataen öldürmede diyet dört kisimdir: 25 hikka, 25 cezea, 25 bintu lebun, 25 bintu mehaz." (Abdullah Ibnu Amr Ibni'i-As (ra)'in Ebu Davud ve Nesai'de merfu olarak kaydedilen bir rivayetinde söyle denmistir: "(Cürüm sirasinda) kamçi ve degnek kullanildigi müddetçe hata, sibhu'l amd'dir.")
Ravi: Ali
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 19, 20, (4651, 4553, 4547, 4665); Nesai, Kasame 42 (8, 40); Ibnu Mace, Diyat 5, (26
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kadinin diyeti, erkegin diyetine, diyetin üçte bir miktarina kadar esittir."
Ravi: Amr Ibnu Suayb (an ebihi an ceddihi)
Kaynak: Nesai, Kasame 34, (8, 44, 45)
• Resulullah (sav) öldürülen mükateb hakkinda, azad edilen miktarinca hür diyetine göre, geri kalan kismi için de köle diyetine göre hesaplanmasina hükmetti. (Metin, Nesai'nin metnidir)
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 22, (4581); Nesai, Kasame 36, (8, 46, 46); Tirmizi, Büyu, 35, (1259)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Muahedin diyeti hür kimsenin diyetinin yarisidir."
Ravi: Amr Ibnu Suayb (an ebihi an ceddihi)
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 23, (4583)
• Resulullah (sav) Beni Amir'den iki kisinin diyetini, Müslümanlarin diyet miktarina göre ödedi. (Müslümanlar tarafindan hataen öldürülen) bu iki kisi ile Resulullah (sav)'in muahedesi (antlasmasi) vardi.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Diyat 12, (1404)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ehl-i zimmetin diyeti, Müslümanlarin diyetinin yarisidir. Ehl-i zimmet de Yahudi ve Hiristiyanlardir."
Ravi: Amr Ibnu Suayb (an ebihi an ceddihi)
Kaynak: Nesai, Kasame 36, (8,45)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kafirin diyeti, mü'minin diyetinin yarisidir."
Ravi: Amr Ibnu Suayb (an ebihi an ceddihi)
Kaynak: Tirmizi, Diyat 17, (1413)
•
Uzuvların Ve Yaraların Diyeti
DİYET BÖLÜMÜ
Zeyd Ibnu Sabit (ra) derdi ki: "Göz yerinde kalir, fakat nuru sönerse diyeti yüz dinardir."
Ravi: Süleyman Ibnu Yesar
Kaynak: Muvatta, Ukul 9, (2,857)
• Zeyd Ibnu Sabit (ra) derdi ki: "Göz yerinde kalir, fakat nuru sönerse diyeti yüz dinardir."
Ravi: Süleyman Ibnu Yesar
Kaynak: Muvatta, Ukul 9, (2,857)
• Resulullah (sav) yerinde sabit kalarak kör olan göz hakkinda diyetin üçte birine hükmetti. (Nesai'nin rivayetinde söyledir: "Resulullah; yerinde sabit duran kör gözün kapanmasi halinde diyetinin üçte birine hükmeti.")
Ravi: Amr Ibnu Suayb (an ebihi an ceddihi)
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 20, (4663); Nesai, Kasame 41, (8,55, 56)
• Resulullah (sav) "Dislerin diyeti beser dinardir." buyurdu.
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 20, (4563); Nesai, Kasame 41, (8,55)
• Ömer Ibnu'l Hattab (ra) her azi dis için bir deveye hükmetti. Hz. Muaviye (ra) ise her azi dis için bes deveye hükmetti."
Ravi: Ibnu'l Müseyyeb
Kaynak: Muvatta, Ukul 7,(2,861)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Su ve su -yani serçe parmakla bas parmak- diyette esittirler." (Tirmizi'nin rivayetinde su ziyade mevcuttur: "Iki elin parmaklariyla iki ayagin parmaklari da esittir. Her bir parmagin diyeti on devedir." Nesai'deki ziyade söyledir: "Parmaklar hakkinda diyet, onar onardir.")
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Diyat 20; Tirmizi, Diyat 4, (1391, 1392); Ebu Davud, Diyat 20, (4558); Nesai, Kasame 42, (8,
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Muziha olan yaralarin diyeti beser devedir."
Ravi: Amr Ibnu Suayb (an ebihi an ceddihi)
Kaynak: Tirmizi, Diyat 3, (1390); Ebu Davud, Diyat 20, (4566); Nesai, Kasame 43, (8, 57)
•
Nefis Ve Uzuvlar Hakkında Muhtelif Hadisler
DİYET BÖLÜMÜ
Abdullah Ibnu Ebi Bekr Ibni Muhammedi Ibni Amr Ibni Hazm, babasindan naklen anlatiyor: "Resulullah (sav)'in Ibnu Hazm'a diyetler hakkinda yazdigi talimatta su hususlar da vardi: "Nefis için (diyet olarak) yüz deve, burun tamamiyle koparilacak olursa diyet-i...
• Abdullah Ibnu Ebi Bekr Ibni Muhammedi Ibni Amr Ibni Hazm, babasindan naklen anlatiyor: "Resulullah (sav)'in Ibnu Hazm'a diyetler hakkinda yazdigi talimatta su hususlar da vardi: "Nefis için (diyet olarak) yüz deve, burun tamamiyle koparilacak olursa diyet-i kamile, me'mume (denen ve beyin zarina kadar ulasan yara) için diyetin üçte biri, caife (denen karin veya basin bosluguna ulasan yara) için de bunun kadar; göz için elli, ayak için de elli, vücudda bulunan her parmak için on deve, her dis için bes, muziha (denen ve kemige ulasan yara) için bes deve (lik diyet vardir)." [Nesai'nin bir rivayetinde su ibare yer alir: "Nefis için diyet-i kamile; burun tamamen koparilmis ise diyet-i kamile, dil için diyet-i kamile, iki dudak için diyet-i kamile, sulb (bel kemiginin kirilip kisinin kamburlasmasi) için diyet-i kamile iki yumurta (husye) için diyet-i kamile, zeker (erkek tenasül uzvu) için diyet-i kamile, sulb (bel kemiginin kirilip kisinin kamburlasmasi) için diyet-i kamile, iki göz için diyet-i kamile, bir ayak için diyet-i kamilenin yarisi, me'mume (beyin zarina ulasan yara) için diyet-i kamilenin üçte biri, caife (bas veya karin bosluguna ulasan yara) için diyet-i kamilenin üçte biri, münekkile (küçük kemik çikan yara) için on bes deve, el veya ayak parmaklarindan her biri için on deve, (her bir) dis için bes deve, muziha (kemige ulasan yara) için bes deve (diyet olarak verilir). Erkek, kadina karsi öldürülür, altini olanlardan (diyet-i kamile olarak) bin dinar alinir."]
Ravi: Abdullah Ibnu Ebi Bekr
Kaynak: Muvatta, Ukul 1, (2, 849); Nesai, Kasame 44, (8, 57, 60)
• Resulullah (sav) hatanin diyetini, köylerde yasayanlar için dört yüz dinar olarak veya buna denk kiymette gümüs olarak degerlendirir, bunu da develerin fiyatlarini esas alarak tesbit ederdi. (Söz gelimi) develer pahalaninca (diyetin dinar ve dirhem miktarinda) yükseltme yapar, develerin kiymeti düsünce de (diyetin dinar ve dirhem miktarinda) indirme yapardi. (Hataen islenince cinayetlerin diyeti Resulullah (sav) zamaninda dört yüz dinarla sekiz yüz dinar arasina ulasti. Bunun gümüs nevinden muadili sekiz bin dirhem idi. Sigir besleyenlere (diyet olarak) iki yüz sigir hükmetti. Diyetini davar cinsinden vermek isteyene iki bin davara hükmetmistir. Resulullah (sav) buyurdular ki: "Diyet, öldürülenin varisleri arasinda yakinlik derecelerine göre, (yani Kur'an'da belirtilen nisbet üzere, diger tereke mallari gibi) taksim edilir. (Ashabu'l-feraiz'den) artan olursa asabe (denen akraba)ya geçer. Resulullah (sav) uzuvlar hakkinda, daha önce geçtigi sekilde hükmetti."
Ravi: Amr Ibnu Suayb (an ebihi an ceddihi)
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 20, (4564); Nesai, Kasame 30, (8, 42, 43)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Parmaklar diyette esit degerdedir. Disler de aralarinda esittirler. Köpek disi, azi disi esittir. Bunlar öbürlerine diyet meselesinde denktirler."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 20, (4659, 4560, 4561)
• Resulullah (sav) yerinde sabit duran (bakar) kör gözün (cinayet sebebiyle) kapanmasi halinde, diyetinin, normal diyetinin üçte biri olacagina hükmetti. Keza sakat elin kesilmesi halinde, diyetinin normal diyetinin üçte biri kadar olacagina, siyahlasmis disin (cinayet sebebiyle) düsmesi halinde, normal diyetinin üçte biri olacagina hükmetti." [Ebu Davud "bu rivayetin sadece gözle ilgili kismini- önceki rivayetin ayni babinda), Nesai'de tam olarak tahric etmistir. (Hadis 1910 numarada geçti).]
Ravi: Amr Ibnu Suayb (an ebihi an ceddihi)
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 20, (4663); Nesai, Kasame 41, (8,55, 56)
•
Ceninin Diyeti
DİYET BÖLÜMÜ
Hüzeyl kabilesinden iki kadin birbirleriyle kavga ettiler. Biri digerine bir tas atarak kadini da, karnindaki yavruyu da öldürdü. Dava Hz. Peygamber (sav)'e geldi. Efendimiz, ceninin diyetini bir gurre olarak hükme bagladi. Gurre kadin veya erkek bir köle...
• Hüzeyl kabilesinden iki kadin birbirleriyle kavga ettiler. Biri digerine bir tas atarak kadini da, karnindaki yavruyu da öldürdü. Dava Hz. Peygamber (sav)'e geldi. Efendimiz, ceninin diyetini bir gurre olarak hükme bagladi. Gurre kadin veya erkek bir köle demektir." Ebu Davud'un bir rivayetinde (4577. hadis) su ziyade vardir: "... veya katir veya ata hükmetti. Kadinin diyetini akilesi üzerine hükmetti. Kadina çocuklari ve onlarla birlikte olanlar varis oldular."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Diyat 25, Tibb 46, Feraiz 11; Müslim, Kasame 34, (1681); Muvatta, Ukul 5, (2, 855); Tirmizi,
•
Diyetin Kıymeti
DİYET BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) zamaninda diyet-i kamilenin kiymeti sekiz bin dirhem idi. Ehl-i Kitab'in diyeti de o gün, Müslümanlarin diyetinin yarisina denkti. Bu durum Hz. Ömer (ra)'in halife olmasina kadar devam etti. Halife olunca bir hutbesinde "Artik deve pahalandi"...
• Resulullah (sav) zamaninda diyet-i kamilenin kiymeti sekiz bin dirhem idi. Ehl-i Kitab'in diyeti de o gün, Müslümanlarin diyetinin yarisina denkti. Bu durum Hz. Ömer (ra)'in halife olmasina kadar devam etti. Halife olunca bir hutbesinde "Artik deve pahalandi" dedi ve diyeti altin sahiplerine bin dinar, gümüs sahiplerine on iki bin dirhem, sigir sahiplerine iki yüz sigir, davar sahiplerine iki bin koyun, elbise sahiplerine de iki yüz takim elbise olarak tesbit etti. Ehl-i zimmetin diyetini, (Hz. Peygamber devrinde ne idiyse) oldugu gibi birakti, hiçbir yükseltme yapmadi.
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 18, (4642)
•
Diyetlerle İlgili Hükümler
DİYET BÖLÜMÜ
Ziyad Ibnu Sa'd Ibni Dumeyre es-Sülemi (an ebihi an ceddihi) (ra) -ki bunlar (Sa'd ve Dumeyre) Resulullah (sav) ile birlikte Huneyn'e katilmislardi- anlatiyor: "Muhallem Ibnu Cessame el-Leysi, Müslüman olduktan sonra Esca' kabilesinden birisini öldürmüstü. Bu,...
• Ziyad Ibnu Sa'd Ibni Dumeyre es-Sülemi (an ebihi an ceddihi) (ra) -ki bunlar (Sa'd ve Dumeyre) Resulullah (sav) ile birlikte Huneyn'e katilmislardi- anlatiyor: "Muhallem Ibnu Cessame el-Leysi, Müslüman olduktan sonra Esca' kabilesinden birisini öldürmüstü. Bu, Hz. Peygamber (sav)'in hüküm verdigi ilk diyet vak'asi oldu. Uyeyne öldürülen Escai'nin katli hususunda ileri geri konustu. Çünkü (Uyeyne) kendisi de Gatafanli idi. Akra Ibnu Habis de Muhallem'in taraftari (olarak müdafaa için) konustu, çünkü o da Hindeften idi. Derken (münakasa ilerledi) sesler yükselmeye basladi, tartisma ve bagirip çagirmalar artti, Resulullah (sav) müdahale ederek, "Ey Uyeyne, diyet kabul etmez misin?" diye sordu. "Hayir! Vallahi harb ve izdirabtan benim kadinlarima ulastirilan, onun kadinlarina ulasmadikça kabul etmiyorum!" cevabini verdi. Sonra bagirmalar yükseldi, tartisma ve bagirip çagirmalar artti. Resulullah (sav) tekrar araya girip: "Ey Uyeyne, diyet kabul etmez misin?" dedi. Uyeyne önceki sözlerini aynen tekrar etti. Bu hal, Beni Leys'ten üzerinde silah ve elinde de deriden mamul bir kalkan bulunan Mukeytil adinda birinin kalkip, "Ey Allah'in Resulü! Bunun (Muhallem'in) Islam'in basinda yaptigi su cinayete misal olarak, su içmek üzere havuzun basina kosan koyun sürüsünü gösterebilecegim. Sürünün ilk gelenlerine (öldürülmek veya uzaklastirilmak üzere tas veya ok) atilir, arkadan gelenler de korkarak kaçarlar. Bugün hüküm koy yarin degistir!" demesine kadar devam etti. Resulullah (sav) bunun üzerine (Muhallem'e dönüp) hemen su hükmü verdi. "Derhal huzurumuzda elli deve vereceksin, elli deve de Medine'ye dönüsümüzde vereceksin!" Bu vak'a Resulullah (sav)'in seferlerinin birinde cereyan etmisti. Muhallem uzun boylu, esmer birisi idi, cemaatin kenarinda bulunuyordu. O ölümden kurtuluncaya kadar halk oradan ayrilmadi. Resulullah'in (bu nihai hükmünden sonra) önüne, iki gözünden de yaslar akar vaziyette oturdu ve: "Ey Allah'in Resulü! Ben size ulasan cinayeti islemis bulunuyorum. Ben Allah'a tevbe ettim. Sen de benim için ey Allah'in Resulü, Allah'tan magrifet dileyiver!" dedi. Resulullah (sav) yüksek sesle: "Sen onu Islam'in basinda silahinla mi öldürdün! Allah'im, Muhallem'i magrifet etme!" dedi. Ebu Seleme su ilavede bulunur: "Muhallem göz yaslarini ridasinin ucuyla silerek kalkti." Ibnu Ishak der ki: "Muhallem'in kavmi, Resulullah (sav)'in daha sonra onun için Allah'a istigfar ediverdigine inaniyorlardi."
Ravi: Ziyad Ibnu Sa'd
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 3, (4503)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Diyet aldiktan sonra (katili) öldüren kimseyi asla affetmem."
Ravi: Cabir
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 5, (4507)
• Beni Müdlic'ten Katade adinda bir adam, ogluna bir kiliç firlatti. O da bacagina isabet etti. Yaradan fasilasiz kan kaybi oldu ve oglan öldü. Süraka Ibnu Cu'sum Hz. Ömer (ra)'e gelip durumu haber verdi. Hz. Ömer: "Kudeyd suyuna yüz yirmi deve hazirla, ben oraya gelecegim" dedi. Ömer (ra) oraya gelince bu develerden otuz hikka (dört yasina giren disi deve), otuz cezea (bes yasina girmis disi deve) ve kirk halife (hamile deve) aldi. Ve sordu: "Maktulün kardesi nerede?" "Iste benim!" dedi. "Al bunlari! Zira Hz. Peygamber (sav) söyle buyurmustu: "Katile (ne diyetten, ne mirastan) hiç bir hisse yoktur."
Ravi: Amr Ibnu Suayb
Kaynak: Muvatta, Ukul 10, (2, 867)
• Huzeyl kabilesinden iki kadin, biri digerini öldürmüstü. Bunlardan her ikisinin kocasi ve birer oglu vardi. Resulullah (sav) efendimiz maktülenin diyetini ödeme isini, kafilenin (öldüren kadinin) akilesine yükledi, kocasini ve oglunu bu külfetten uzak tuttu. Çünkü bu ikisi Huzeyl'den degillerdi. Maktülenin akilesi, "ölenin mirasi da bize aittir" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Hayir! Mirasi, kocasina ve ogluna aittir!" buyurdu."
Ravi: Cabir
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 21, (4575)
• Resulullah (sav) Ebu Cehm Ibnu Huzeyfe'yi zekat tahsildari olarak gönderdi. Adamin biri sadaka ödeme meselesinde onunla inatlasti. Ebu Cehm (ra) de adama vurup basindan yaraladi. Hemen Hz. Peygamber (sav)'e gelip: "Ey Allah'in Resulü, kisas istiyoruz" dediler. Resulullah onlara: "Size su su miktar diyet vereyim!" dedi ise de razi olmadilar. Resulullah (sav) miktarini daha da artirarak: "Size su su miktar diyet vereyim" dedi. Onlar yine razi olmadi. Hz. Peygamber (daha da artirarak): "Size su su kadar diyet vereyim" dedi. Bu sefer razi oldular. Bunun üzerine aleyhissalatu vesselam Efendimiz: "Ben bu aksam halka konusup, onlara razi oldugunuzu bildirecegim!" dedi. "Pekala" dediler. Resulullah (sav) hitabesinde: "Bu Leysliler bana kisas talebiyle geldiler. Ben onlara (kisasa bedel) su su miktar diyet teklif ettim, onlar da razi oldular, siz de razi misiniz?" diye sordu. Fakat berikiler: "Hayir, razi degiliz!" dediler. Muhacirun onlara kizip üzerlerine yürüdü. Resulullah (sav) onlara dokunmamalarini emretti. Muhacirun da ileri gitmekten vazgeçti. Sonra onlari çagirip, onlara verdigini artirdi ve sordu: "Razi oldunuz mu?" "Evet" dediler. Resulullah tekrar: "Ben halka hitap edip, razi oldugunuzu bildirecegim" dedi. Onlar: "Pekala?" dediler. Resulullah halki çagirarak: "Razi misin?" diye sordu. "Evet raziyiz!" dediler."
Ravi: Aise
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 13, (4534); Nesai, Kasame 24, (8,35)
• Hilal Ibnu Sirac Ibni Müccaa (an ebihi an ceddihi) tarikinden anlattigina göre: "(Ceddi Müccaa) Hz. Peygamber (sav)'e gelerek Beni Zühl kabilesine mensup Benu Sedus tarafindan öldürülmüs olan kardesinin diyetini taleb etti. Resulullah (sav) ona: "Eger ben bir müsrik için diyete hükmetseydim kardesin için hükmederdim. Fakat ben sana (diyet degil, bunun yerini tutacak) bir bedel vereyim" dedi ve ona, aleyhissalatu vesselam, Beni Zühl müsriklerinden elde edilecek ilk humustan yüz deve verecegine dair (senet) yazdi. (Müccaa bu yüz deveden) bir miktarini almisti. (Tamamini almadan) Beni Zühl kabilesi Müslüman oldu. Bilahare Müccaa geri kalan develeri Hz. Ebu Bekr (ra)'den taleb etmek üzere, ona geldi. Resulullah (sav)'in borç senedini gösterdi. Hz. Ebu Bekir (ra) kendisine Yemame'den gelecek zekattan ödenmek üzere on iki bin sa', yani dört bin sa' bugday, dört bin sa' arpa, dört bin sa' hurma yazdi. Resulullah'in verdigi yazida (borç senedinde) sunlar yaziliydi: "Bismillahirrahmanirrahim. Bu Peygamber Muhammed (sav)'den Beni Süleymii Müccaa Ibnu Mürare'ye (verilmis bir borç) senedidir. Ben kendisine (öldürülen) kardesine bedel olarak. Beni Zülh müsriklerinden gelecek ilk humustan yüz deve verecegim."
Ravi: Hilal Ibnu Sirac
Kaynak: Ebu Davud, Harac 20, (2990)
• Resulullah (sav) her kabileye bir diyet yazdi. Hiçbir azadliya kendini azad edenden baska bir Müslümam kendine mevla ittihaz etmesi, asil azad edenin izni olmadan helal degildir.
Ravi: Cabir
Kaynak: Nesai, Kasame 38, (8,52)
• (Diyete istirakte) tatbikat (sünnet) söyledir: Akile amden yapilan öldürmelerin diyetine (hukuken) istirak etmez. Gönül rizasiyla ederse o baska. Keza, akileye az da olsa çok da olsa kölenin bedelinden yüklenmez. Kölenin bedeli, ne miktara balig olursa olsun, ona, mali olarak tasarruf edenedir. Çünkü o, su hadise binaen ticaret mallarindan bir ticaret malidir: Amden öldürenin diyetine sulhen tesbit edilen diyete; itiraf yolayla sübut bulan cinayete terettüp eden (diyete); islenen bir cinayete terettüp eden ers'e (diyete) ve kölenin bedeline akile istirak etmez, kendi arzusu ile istirak ederse o baska." (Keza bir baska) tatbikat dahi söyledir: "Kisi hataen hanimini yaralarsa, diyet öder, fakat kisas yapilmaz. Ancak kadina amden ulasan (kötülügü sebebiyle) kisas yapilir." Bana ulastigina göre, Hz. Ömer (ra) buyurmustur ki: "Kadin, nefsinin üçte birine ulasan ve asan yaralamalar amden oldugu takdirde, erkekten kisas isteyebilir." [Rezin ilavesidir]
Ravi: Ibnu Sihab
Kaynak: Rezin
• Büzaha heyeti Hz. Ebu Bekir es-Siddik (ra)'a gelip sulh istediler. Hz. Ebu Bekir onlari yerlerinden yurtlarindan edecek harp ile, rezil rüsvay edecek sulh arasinda muhayyer birakti. Heyet mensuplari: "Yerden yurttan edecegi (mücliyyeyi) anladik, rezil-rüsvay edecek (muhziye) ne demektir?" diye sordular. "Sizden silahlari ve binekleri alacagiz. Sizin mal ve mülkünüzden elimize geçenleri ganimet yapacagiz, bizden ele geçirdiklerinizi bize iade edeceksiniz, bizden öldürdüklerinizin (diyetini) borçlanacaksiniz, sizin ölüleriniz cehennemlik olacak (onlar için herhangi bir ödeme yapmayacagiz). Allah Resulü'nün halifesine ve muhacirlerine sizi mazur kilmalarina sebep olacak bir durum (iyi hal) gösterinceye kadar kabileleri, develerin pesini takib etmeye birakacak (onlara karismayacak)siniz." Hz. Ebu Bekir (ra) bu söylediklerini heyet mensuplarina teklif olarak arzetti. Hz. Ömer (ra) söz alip sunu söyledi: "Bahsettigin "yerden -yurttan edecek savas ve rezil- rüsvay edecek sulh" sözün var ya! Ne güzel de söyledin. Ya su, "Sizden ele geçirdiklerimizi ganimet yapacagiz, bizden ele geçirdiklerinizi iade edeceksiniz!" sözün var ya! Ne güzel söyledin. "Bizden öldürdükleriniz için borçlanacaksiniz, sizin ölüleriniz cehennemlik" sözüne gelince, bizim ölülerimiz Allah'in emri üzerine savastilar ve öldürüldüler, onlarin ecirleri Allah'in üzerinedir, onlar için diyet yoktur." Heyet, Hz. Ömer (ra)'in söyledigi sartlar üzere beyat yapti. (Bu rivayeti tam olarak Serefüddin el-Barizi zikretti. Rivayeti tahric edene nisbet etmedi. Bu rivayeti Camiul Kebir müellifi zikretmedi. Ancak Buhari, rivayetten sadece Hz. Ebu Bekir (ra)'in su sözünü kaydetti: "Allah Resulü'nün halifesine ve Muhacirlere sizi mazur kilmalarina sebep olacak bir durum gösterinceye kadar kabileleri develerin pesini takib etmeye birakacak, (onlara karismayacaksiniz." Bu kisim Kitabu'l Ahkam'in sonunda senetsiz olarak mevcuttur, gerisi yoktur.)
Ravi: Tarik Ibnu Sihab
Kaynak:
•
Borç Ve Ödeme Adabına Dair
BORÇ VE ÖDEME ADABI BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allahu Teala nazarinda, bir kulun Allah tarafindan yasaklanan kebirelerden sonra, beraberinde getirebilecegi en büyük günahlardan biri, kisinin ödenecek karsilik birakmadan üzerinde borç oldugu halde ölmesidir."
Ravi: Ebu...
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allahu Teala nazarinda, bir kulun Allah tarafindan yasaklanan kebirelerden sonra, beraberinde getirebilecegi en büyük günahlardan biri, kisinin ödenecek karsilik birakmadan üzerinde borç oldugu halde ölmesidir."
Ravi: Ebu Musa
Kaynak: Ebu Davud, Buyu 9, (3342)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim, ödemek arzusu ile insanlarin malini alir ise, Allah (onun borcunu) ona bedel eda eder. Kim de telef etmek niyetiyle halkin malini alirsa Allah onu telef eder."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Istikraz 2
• Meymune (ra) fazlaca borca giriyordu. Ailesi bu meselede müdahale edip ayipladilar. Su cevabi verdi: Borcu birakmayacagim. Ben dostum ve can yoldasim aleyhissalatu vesselam'i söyle söylerken dinledim: "Bir borçla borçlanan bir kimsenin ödeme niyetinde oldugunu Allah bilince, onun borcunu Allah mutlaka dünyada iken öder."
Ravi: Imran Ibnu Huzeyfe
Kaynak: Nesai, Buyu 99, (7, 315); Ibnu Mace, Sadakat 10, (2408)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Borcunu ödeyebilecek durumda olan zengin kimsenin ödemeyi geçiktirmesi zulümdür. Biriniz bir zengine havale olunursa (havaleyi kabul etsin)."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Istikraz 12, Havalat 1, 2; Müslim, Müsakat 33, (1664); Muvatta, Buyu 84, (2, 674); Ebu Davud
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zenginin borcunu savsaklamasi, haysiyetinin ihlal edilmesini ve cezalandirilmasini helal kilar." Ibnu'l-Mübarek der ki: "Irzini helal kilar", kendisine kaba davranilir demektir. "Cezalandirilmasi" da, hapsedilmesidir."
Ravi: es-Serrid
Kaynak: Ebu Davud, Akdiye 29, (3628); Nesai, Buyu 100, (7, 316); Ibnu Mace, Sadakat 18, (2427); Buhari, (bab
• Resulullah (sav) kapida yüksek sesle münakasa edenlerin gürültülerini isitti. Bunlardan biri, digerinden borç indirmesini taleb ediyor, bir hususta da merhametli olmasini istiyor. Öbürü de: "Vallahi yapmam!" diyordu. Resulullah (sav) yanlarina gitti ve: "Hanginiz, hayir yapmamak üzere Allah adina yemin etti?" dedi. Birisi: "Benim ey Allah'in Resulü! (Borç indirimi ile, merhametli davranmadan) hangisini dilerse onun olsun (teklifini kabul ettim)" dedi.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Sulh 10; Müslim, Müsakat 19, (1557)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden önce yasayanlardan bir tüccar vardi. Halka borç verirdi. Borçlulari arasinda fakir görürse hizmetçilerine: "Onun borcundan vazgeçiverin, böylece Allah'in da bizim günahlarimizdan vazgeçecegini umariz" derdi. Allah da onun günahlarindan vazgeçti."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Sulh 10; Müslim, Müsakat 19, (1557); Nesai, Buyu 104, (7, 318)
• Diger bir rivayette söyle gelmistir: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam hiç hayir amelde bulunmadi. Ancak halka borç verir ve borcunu toplayan elçisine: "Kolay ödeyecekten (zenginden) al, zor ödeyecekten (fakirden) alma, vazgeç. Ola ki Allah da bizim günahlarimizdan vazgeçer" derdi. Allahu Teala hazretleri bunun üzerine: "Haydi senin günahlarindan vazgeçtim" buyurdu."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Buyu 18, Enbiya 50; Müslim, Müsakat 31, (1562); Nesai, Buyu 104, (7, 318)
• Anlattigina göre, Ebu Katade, bir boçlusunu (para taleb etmek üzere) aramisti. O, kendisinden gizlendi. Bilahare adami buldu. Ancak: "Dardayim" dedi. Bunun üzerine: "Allah'a yemin eder misin?" diye sordu. Borçlu: "Vallahi" diye yemin etti. Ebu Katade: "Ben Resulullah (sav)'in, "Kim Allah'in kendisini kiyamet gününün sikintisindan kurtarmasini isterse darda olana nefes aldirsin veya tamamen bagislayiversin" dedigini isittim" dedi.
Ravi: Ebu Katade
Kaynak: Müslim, Kasame 32, (1563)
• Resulullah (sav)'da bir adamin (parasi ödenmemis) bir devesi vardi. Borcunu istemeye geldi. Bu sirada kaba sözler sarfetti, hatta Ashabtan bazilari haddini bildirmek istedi. Ancak Resulullah (sav) buna meydan vermeyip: "Birakin onu! Hak sahibinin konusma hakki vardir" buyurdu, sonra da: "Devesini verin!" diye emretti, (ilgililer) devesini aradilarsa da bulamadilar. Fakat onunkinden daha degerli bir deve buldular. Aleyhissaltu vesselam Efendimiz: "Bunu verin" dedi. Adam: "Bana borcunu tam ödedin, Allah da sana ödesin" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "En hayirliniz, borcunu en iyi ödeyendir!" buyurdu.
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Istikraz, 4, 6, 7, 13, Vekalet 5, 6, Hibe 23, 25; Müslim, Müsakat 118-122, (1600-1601); Tirm
• Resulullah (sav)'a namazini kildirivermesi için bir adamin cenazesi getirildi. Aleyhissalatu vesselam: "Onun üzerinde borç var, arkadasinizin namazini siz kilin!" buyurdu. Ben: "(Borç) benim üzerime olsun, ey Allah'in Resulü" dedim. "Sadakatle mi?" dedi. "Sadakatle!" dedim. Bunun üzerine cenazenin namazini kildi."
Ravi: Ebu Katade
Kaynak: Tirmizi, Cenaiz 69, (1069); Nesai, Cenaiz 67, (4, 65)
•
Kitabu'z Zikr'e Dair
KİTABU'Z ZİKR
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'in, yollarda dolasip zikredenleri arastiran melekleri vardir. Allahu Teala'yi zikreden bir cemaate rastlarlarsa, birbirlerini "Aradiginiza gelin!" diye çagirirlar. (Hepsi gelip) onlari kanatlariyla kusatarak dünya...
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'in, yollarda dolasip zikredenleri arastiran melekleri vardir. Allahu Teala'yi zikreden bir cemaate rastlarlarsa, birbirlerini "Aradiginiza gelin!" diye çagirirlar. (Hepsi gelip) onlari kanatlariyla kusatarak dünya semasina kadar arayi doldururlar. Allah, -onlari en iyi bilen oldugu halde- meleklere sorar: "Kullarim ne diyorlar?" "Seni tesbih ediyorlar, sana tekbir okuyorlar, sana tahmid okuyorlar. Sana ta'zim (temcid) ediyorlar" derler. Rabb Teala sormaya devam eder: "Onlar beni gördüler mi?" "Hayir!" derler. "Ya görselerdi ne yaparlardi?" "Eger seni görselerdi ibadette çok daha ileri giderler; çok daha fazla ta'zim, çok daha fazla tesbihde bulunurlardi" derler. Allah tekrar sorar: "Onlar ne istiyorlar?" "Senden," derler, "cennet istiyorlar" "Cenneti gördüler mi?" der, "Hayir ey Rabbimiz." derler. "Ya görselerdi ne yaparlardi?" der. "Eger görselerdi," derler, "cennet için daha çok hirs gösterirler, onu daha israrla isterler, ona daha çok ragbet gösterirlerdi." Allah Teala sormaya devam eder: "Neden istiaze ediyorlar?" "Cehennemden istiaze ediyorlar" derler. "Onu gördüler mi?" der. "Hayir Rabbimiz, görmediler" derler. "Ya görselerdi ne yaparlardi?" der. "Eger cehennemi görselerdi ondan daha siddetli kaçarlar, daha siddetli korkarlardi" derler. Bunun üzerine Rabb Teala sunu söyler: "Sizi sahid kiliyorum, onlari affettim!" Resulullah (sav) sözüne devamla sunu anlatti: "Onlardan bir melek der ki: "Bunlarin arasinda falanca günahkar kul dahi var. Bu onlardan degil. O baska bir maksadla ugramisti, oturuverdi." Allah Teala: "Onu da affettim, onlar öyle bir cemaat ki onlarla oturanlar da onlar sayesinde bedbaht olmazlar" buyurur.
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Da'avat 66; Müslim, Zikr 25, (2689); Tirmizi, Da'avat 140, (3595)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir yere oturur ve orada Allah'i zikretmez (ve hiç zikretmeden kalkar) ise Allah'tan ona bir noksanlik vardir. Kim bir yere yatar, orada Allah'i zikretmezse, ona Allah'tan bir noksanlik vardir. Kim bir müddet yürür ve bu esnada Allah'i zikretmezse, Allah'tan ona bir noksanlik vardir." [Hadisin metni Ebu Davud'a aittir. Sondaki ziyade Ibnu Hibban'in Mevarid'inden alinmadir (2319)]
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 31, (4866), 107, (6059); Tirmizi, Da'avat 8, (3377)
• Ben sehadet ederim ki Ebu Hüreyre ve Ebu Said (ra) Resulullah (sav)'in söyle söyledigine sehadet ettiler: "Bir cemaat oturup Allah'i zikrederse, mutlaka melekler etraflarini sarar, Allah'in rahmeti onlari bürür, üstlerine sekine iner ve Allah onlari yaninda bulunan (büyük melek)lere anar."
Ravi: Ebu Müslim el-Egarr
Kaynak: Müslim, Zikr 39, (2700); Tirmizi, Da'avat 7, (3375)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Içerisinde Allah zikredilen evlerin misali ile içerisinde Allah zikredilmeyen evlerin misali, diri ile ölünün misali gibidir."
Ravi: Ebu Musa
Kaynak: Buhari, Da'avat 66; Müslim, Salatu'l-Müsafirin 211, (779)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri diyor ki: "Kulum, hakkimda nasil bir zan yürütürse ben öyleyimdir. O, beni zikredince ben onunla beraberim, O beni içinden geçirirse, ben de onu içimden geçiririm. O, beni bir cemaat içerisinde anarsa, ben de onu, onunkinden daha hayirli bir cemaatte anarim. O, bana bir karis yaklasirsa ben ona bir arsin yaklasirim. O bana bir arsin yaklasirsa, ben ona bir kulaç yaklasirim. O bana yürüyerek gelirse ben ona kosarak giderim."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Tevhid 50; Müslim, Zikr 2, (2675); Tirmizi, Da'avat 142, (3598)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim yatagina temiz (abdestli) olarak girer ve uyku basincaya kadar Allah'i zikrederse gecenin herhangi bir saatinde uyanip da Allah'tan dünya veya ahiret hayirlarindan bir sey isterse Allah Teala, istedigini mutlaka ona verir."
Ravi: Ebu Ümame
Kaynak: Tirmizi, Da'avat 100, (3525)
• Kul, kendini Allah'in azabindan kurtarmada zikrullahtan daha müessir bir ameli islememistir.
Ravi: Muaz Ibnu Cebel
Kaynak: Muvatta, Kur'an 24, (1, 211); Tirmizi, Da'avat 6, (3374); Ibnu Mace, Edeb 53, (3790)
•
Kesim Adabı Ve Yasakları
ZEBAİH (KESİMLER) BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) buyurdu ki: "Allah Teala hazretleri, her seyde iyiligi emretmistir. Öyleyse öldürdügünüz zaman öldürmeyi iyi yapin. Kesecek olursaniz kesmeyi iyi yapin. Biçagin agzini bileyin. Hayvana (zahmet vermeyin) rahat ettirin."
Ravi: Seddad Ibnu...
• Resulullah (sav) buyurdu ki: "Allah Teala hazretleri, her seyde iyiligi emretmistir. Öyleyse öldürdügünüz zaman öldürmeyi iyi yapin. Kesecek olursaniz kesmeyi iyi yapin. Biçagin agzini bileyin. Hayvana (zahmet vermeyin) rahat ettirin."
Ravi: Seddad Ibnu Evs
Kaynak: Müslim, Sayd 57, (1955); Tirmizi, Diyat 14, (1409); Ebu Davud, Edahi 12, (2815); Nesai, Dahaya 22, (
• Resulullah (sav) seytan kurbanindan (serita) men etti. " Dendi ki serita, bogazindan sadece deri kisminin kesilip, boyun damari kesilmeden ölmeye terkedilen (kurbanlik) hayvandir."
Ravi: Ebu Hüreyre ve Ibnu Abbas
Kaynak: Ebu Davud, Edahi 17, (2826)
• (Hayvani keserken) besmele çekmeyi bir kimse unutmussa bunun bir mahzuru yoktur. Ancak kasden terketmis ise, kesilen yenilmez." [Rezin'in ilavesidir]
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Rezin
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Haksiz yere bir kus veya daha küçük bir hayvan öldüren insana Allah mutlaka onun hesabini soracaktir." Kendisine: "Onun hakki da nedir?" diye sorulunca: "Onu keser ve yer. Basini kesip atmaz!" diye cevap verdi.
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Nesai, Sayd 34, (7,239)
• Resulullah (sav) Medine'ye geldigi zaman, Medineliler, (diri olan) devenin hörgücünü kesiyorlar ve koyunlarin da kuyruklarini kopariyorlar ve bunlari yiyorlardi. Bu durum üzerine Resulullah (sav): "Hayvan diri iken ondan her ne kesilmis ise, bu meyte (iase) hükmündedir, yenilmez." dedi.
Ravi: Ebu Vakid
Kaynak: Tirmizi, Et'ime 4, (1480); Ebu Davud, Sayd 3, (2858); Ibnu Mace, Sayd 8, (3216)
•
Kesiş Şekli Ve Yeri
ZEBAİH (KESİMLER) BÖLÜMÜ
Ebu'l Usera Üsame Ibnu Malik Ibnu Kahtam babasindan anlatiyor: "Ey Allah'in Resulü," dedim, "kesme isi sadece bogazdan ve girtlaktan (lebbe) degil midir, (hayvanin baska yerinden de olur mu?)" Su cevabi verdi: "(Mizragini hayvanin) dizine saplarsan sana o da...
• Ebu'l Usera Üsame Ibnu Malik Ibnu Kahtam babasindan anlatiyor: "Ey Allah'in Resulü," dedim, "kesme isi sadece bogazdan ve girtlaktan (lebbe) degil midir, (hayvanin baska yerinden de olur mu?)" Su cevabi verdi: "(Mizragini hayvanin) dizine saplarsan sana o da kifayet eder." (Tirmizi: "Bu, zaruret haline mahsustur" der. Ebu Davud da: "Bu, (yüksekten) düsen bir hayvanin kesimiyle ilgilidir" demistir)
Ravi: Ebu'l Usera Üsame
Kaynak: Tirmizi, Et'ime 5, (1481); Ebu Davud, Edahi 16, (2825); Nesai, Dahaya 25, (7, 228)
• Elinde (tasarrufunda) oldugu halde (normal kesisten) seni aciz birakan sey av gibidir." (Yine Ibnu Abbas), kuyuya düsen bir deve hakkinda: "Neresinden gücün yeterse kes!" demistir. Hz. Ali, Ibnu Ömer ve Hz. Aise (ra) de bu görüste idiler. Ibnu Abbas, Ibnu Ömer ve Enes (ra): "Bogazdan kesmeye baslayinca (acele sebebiyle) basi kopuverse bunda bir beis yok. Ancak, ense tarafindan kesilmisse yenmez, bas kopsa da kopmasa da farketmez" demistir.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Zebaih 23, (Bir babin basliginda zikretmistir)
• Resulullah (sav)'a sorularak dendi ki: "Biz deve, sigir ve davari karinlarinda cenin oldugu halde bogazliyoruz. Cenini yiyelim mi, atalim mi?" Su cevabi verdi: "Dilerseniz yiyin. Zira onlarin tezkiyesi (temiz ve helal olmalari) annelerinin tezkiyesine tabidir."
Ravi: El-Hudri
Kaynak: Ebu Davud, Edahi 18, (2827); Tirmizi, Et'ime 2,(1476)
• Bir deve kesildigi zaman karnindaki yavrunun tezkiyesi, devenin tezkiyesine tabidir, yeter ki yavrunun hilkati (bütün uzuvlarinin çikmasiyla) tamamlanmis, tüyleri de bitmis olsun. Yavru annenin karnindan çikinca (yine de hemen) kesilir, ta ki içteki kan çiksin."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Muvatta, Zebaih 8, (2,490)
•
Kesme Aleti
ZEBAİH (KESİMLER) BÖLÜMÜ
Bir seferde Resulullah (sav) ile birlikte idik. (Bu esnada) bir deve huysuzluk edip kaçti. Pesine düstüler. Ama takipçileri yordu. Bir adam deveye bir ok gönderdi. Derken Allah (cc) onu durdurdu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz: "Bu hayvanlarin kaçkinlari...
• Bir seferde Resulullah (sav) ile birlikte idik. (Bu esnada) bir deve huysuzluk edip kaçti. Pesine düstüler. Ama takipçileri yordu. Bir adam deveye bir ok gönderdi. Derken Allah (cc) onu durdurdu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz: "Bu hayvanlarin kaçkinlari var, tipki vahsi kaçkinlar gibi. Onlardan biri size galebe çalacak olursa, ona böyle davranin!" dedi. Ben; "Ey Allah'in Resulü, biz yarin düsmanla karsilasacagiz, yanimizda (hayvan kesecek) bir biçagimiz yok. (Hin-i hacette) kamisla keselim mi?" diye sordum. Bana: "Bolca kani akitilan ve üzerine Allah'in ismi zikredilenin etini yeyiniz. Dis ve tirnak(la kesmek caiz) degildir. Size (bunun sebebini) söyleyecegim; "Dis kemiktir, tirnak ise, Habeslilerin biçagidir."
Ravi: Rafi' Ibnu Hadic
Kaynak: Buhari, Sirket 3, 16, Cihad 191, Zebaih 15, 18, 20, 23, 36, 37; Müslim, Edahi 21, (1968); Tirmizi, A
• Ka'b Ibnu Malik (ra) bir oglundan, Ibnu Ömer'e anlatirken sunlari isitmistir: "Babasi kendisine haber vermistir ki: Davar güden cariyeleri, bir koyunun ölmek üzere oldugunu görmüs, derhal bir tas kirarak, onunla koyunu kesmistir. Babasi ailesine: "Ondan yemeyin. Resulullah (sav)'a sorayim" demis ve sormustur. Resulullah (sav) yemelerini emretmistir."
Ravi: Nafi'
Kaynak: Buhari, Zebaih 18,19, Vekalet 4; Muvatta, Zebaih 4, (2, 489)
• Kavmimden biri bir veya iki tavsan avladi. Bunlari tasla kesti. Resulullah (sav)'dan soruncaya kadar asti. Efendimiz (sav) yemesini emretti."
Ravi: Cabir
Kaynak: Tirmizi, Zebaih 1, (1472)
• Beni Hariseli bir adamdan rivayet eder ki: "Bu zat bir sagmal deveyi gütmekte iken ölmek üzere oldugunu farkeder. Beraberinde, hayvani kesebilecek bir sey de bulamaz. Eline geçirdigi bir kazigi devenin ümmügüne saplar, kanini akitir. Sonra durumu Resulullah (sav)'a haber verir. Efendimiz yemesini söyler."
Ravi: Ata Ibnu Yesar
Kaynak: Muvatta, Zebaih 3, (2, 489); Ebu Davud, Edahi 16, (1823); Nesai, Dahaya 19, (7, 226)
• Bir kurt bir koyunu dislemisti, derhal keskin bir tasla kestiler. Resulullah (sav) yenmesine ruhsat verdi.
Ravi: Zeyd Ibnu Sabit
Kaynak: Nesai, Dahaya 18, (7,225)
•
Yenmesi Yasak Olan Kesilmişler
ZEBAİH (KESİMLER) BÖLÜMÜ
Resulullah (sav)'a soruldu: "Halk bize et getiriyor, kesilirken besmele çekilip çekilmedigini bilmiyoruz, ne yapalim?" "Siz besmele çekin, yiyin!" cevabini verdi.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Sayd 21, Büyu 5, Tevhid 13; Muvatta, Zebaih 1, (2, 488); Ebu Davud,...
• Resulullah (sav)'a soruldu: "Halk bize et getiriyor, kesilirken besmele çekilip çekilmedigini bilmiyoruz, ne yapalim?" "Siz besmele çekin, yiyin!" cevabini verdi.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Sayd 21, Büyu 5, Tevhid 13; Muvatta, Zebaih 1, (2, 488); Ebu Davud, Edahi 19, (2829); Nesai,
• Resulullah (sav) mücesseme'nin yenmesini yasakladi, Mücesseme ok atislarinda hedef olarak kullanilan hayvandir. Keza halisanin yenmesini de yasakladi. Halisa, kurdun kaçirdigi, fakat ondan kurtarilan hayvandir." [Bir rivayetin "Ok atislarina hedef olarak kullanilan hayvan" ibaresine kadar olan kismi Tirmizi'de gelmistir. Gerisi Rezin'in ilavesidir. Bu ziyade kisim yine Tirmizi'nin 1474 numarada kayitli Ibraz hadisinde mevcuttur.]
Ravi: Ebu'd Derda
Kaynak: Tirmizi, Et'ime 1, (1473).
• Arap Hiristiyanlarinin kestiklerini yemekte bir beis yoktur. Ancak, Allah'tan baska birisinin adini andigini isitirsen o zaman kestigini yeme. Isitmemis isen, (bu durumda vehimlenme), çünkü Allah, onlarin küfrünü bildigi halde kestiklerini helal kilmistir." Hz. Ali'den de bu manada rivayet yapilmistir. [Rezin ilavesidir. Bu ilave rivayet, Buhari'nin Kitabu'z-Zebaih'de 22. babta bab basliginda kaydedilmistir]
Ravi: Zühri
Kaynak: Rezin
•
Dünyanın Zemmi Ve Kötülenmesi
DÜNYANIN VE BAZI YERLERİNİN ZEMMEDİLMESİ BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) minbere oturdu, biz de etrafinda yerlerimizi aldik. Buyurdular ki: "Sizin için korktugum seylerden biri, dünyanin süs ve güzelliklerinin sizlere açilmasidir!" Bir adam (araya girerek söze karisti ve): "Yani (nail olacagimiz) hayir, ser mi...
• Resulullah (sav) minbere oturdu, biz de etrafinda yerlerimizi aldik. Buyurdular ki: "Sizin için korktugum seylerden biri, dünyanin süs ve güzelliklerinin sizlere açilmasidir!" Bir adam (araya girerek söze karisti ve): "Yani (nail olacagimiz) hayir, ser mi getirecek?" dedi. Resulullah (sav) bu soru üzerine sükut etti. (Adama: "Sana ne oluyor da Resulullah'in sözünü kesip, onunla konusmaya kalkiyorsun? O sana konusmuyor ki!" diye payliyanlar oldu). Gördük ki, kendisine vahiy gelmekte. Derken vahiy hali açilmis, yüzündeki terleri silmekte idi. "Su soru soran nerede?" diye söze basladi. Ve sanki adami (sorusu sebebiyle) takdir ediyor gibiydi: Sözlerine söyle devam etti: "Muhakkak ki, hayir, ser getirmez. Ancak derenin bitirdikleri arasinda, ya çatlatarak öldüren ya da ölüme yaklastiran bitki de var. Yalniz yesil ot yiyen hayvanlar müstesna, Zira bunlar yeyip bögürleri sisince günese karsi dururlar. (Gevis getirirler), akitirlar ve rahatça def'i hacet yaparlar, sonra tekrar dönüp yayilirlar. Süphesiz ki, bu mal hostur, tatlidir. Ondan fakire, yetime ve yolcuya veren bu malin Müslüman sahibi en iyi (insan)dir. Bunu haketmeden alan, yedigi halde doymayan kimse gibidir, O mal, kiyamet günü aleyhinde sahidlik yapacaktir."
Ravi: Ebu Said
Kaynak: Buhari, Zekat 47, Cuma 28, Cihad 37, Rikak 7; Müslim Zekat 123, (1052); Nesai, Zekat 81, (5. 90)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dünya tatli ve hostur. Allah sizi ona varis kilacak ve nasil hareket edeceginize bakacaktir. Öyleyse dünyadan sakinin, kadindan da sakinin! Zira Beni Israil'in ilk fitnesi kadin yüzünden çikmistir." (Müslim'in bir rivayetinde: "Kendinden sonra erkeklere, kadindan daha zararli bir fitne birakmadim" buyurulmustur.")
Ravi: Ebu Said
Kaynak: Müslim, Zikr 99, (2742); Tirmizi, Fiten 26, (2192); Ibnu Mace, Fiten 19, (4000)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dünya mel'undur, içindekiler de mel'undur, ancak zikrullah ve zikrullah'a yardimci olanlarla alim veya müteallim hariç"
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Tirmizi, Zühd 14, (2323); Ibnu Mace, Zühd 3, (4112)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Dünya, mü'mine hapishane, kafire cennettir."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Zühd 1, (2956); Tirmizi, Zühd 16, (2325)
• Dünya sevgisi her çesit hatali davranislarin basidir. Bir seye olan sevgin seni kör ve sagir yapar. [Rezin ilavesidir. Beyhaki Suabul-Iman'da kaydetmistir. Hadisin ikinci yarisi Ebu Davud'da tahric edilmistir. (Edep 125, (5150).]
Ravi: Enes
Kaynak: Rezin
• Resulullah (sav)'in yanina girmistir. Onu bir hasir örgünün üzerinde uyumus buldum. Hasir, (vücudunun açik olan) yan taraflarinda izler birakmisti. "Ey Allah'in Resulü dedim, sana bir yaygi te'min etsek de hasirin üstüne sersek, onun sertligine karsi sizi korusa!" "Ben kim, dünya kim. Dünya ile benim misalim, bir agacin altinda gölgelenir sonra terkedip giden yolcunun misali gibidir." (Tirmizi hadisin sahih oldugunu söyledi)
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Tirmizi, Zühd 44, (2378)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Eger dünya Allah nazarinda sivri sinegin kanadi kadar bir deger tasisaydi tek bir kafire ondan bir yudum su içirmezdi."
Ravi: Sehl Ibnu Sa'd
Kaynak: Tirmizi, Zühd 13, (2321); Ibnu Mace, Zühd 11, (2410)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah bir kulu sevdi mi, onu dünyadan korur. Tipki sizden birinin hastasina suyu yasaklamasi gibi."
Ravi: Katade Ibnu Nu'man
Kaynak: Tirmizi, Tibb 1, (2037)
• Dünya arkasini dönmüs gidiyor, ahiret ise yönelmis geliyor. Bunlardan her ikisinin de kendine has evlatlari var. Sizler ahiretin evlatlari olun. Sakin dünyanin evlatlari olmayin. Zira bugün amel var hesap yok, yarin ise hesap var amel yok." [Rezin tahric etmistik. Buhari, muallak (senetsiz) olarak kaydetmistir. (Rikak 4)]
Ravi: Ali
Kaynak: Rezin
•
Yeryüzünde Bazı Yerlerin Zemmi
DÜNYANIN VE BAZI YERLERİNİN ZEMMEDİLMESİ BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) Hicr'a ugradigi zaman: "Nefislerini zulmedenlerin meskenlerine girerken onlarin maruz kaldigi musibetin size de gelmesi korkusuyla aglayarak girin!" dedi. Sonra basini (ridasiyla) örtüp yürüyüsünü hizlandirdi ve vadiyi geçinceye kadar bu hiz...
• Resulullah (sav) Hicr'a ugradigi zaman: "Nefislerini zulmedenlerin meskenlerine girerken onlarin maruz kaldigi musibetin size de gelmesi korkusuyla aglayarak girin!" dedi. Sonra basini (ridasiyla) örtüp yürüyüsünü hizlandirdi ve vadiyi geçinceye kadar bu hiz üzere devam etti."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Enbiya 7, Mesacid 53, Megazi 80, Tefsir, Hicr 2; Müslim, Zühd 38-40, (2980)
• Halk, Resulullah (sav) ile birlikte Hicr'a Semud kavminin yurduna inince, kuyularindan su aldilar ve onunla hamurlari develere yem yapmalarini emretti, ayrica, Hz. Salih (as)'in devesinin su içtigi kuyudan su almalarini emretti
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Enbiya 17; Müslim, Zühd 40, (2981)
• Resulullah (sav) bana: "Ey Enes," dedi, "insanlar yurtlar ediniyor. Bu yurtlardan biri Basra ve Busayra diye tesmiye edilmektedir. Eger sen oraya ugrar veya ona girersen, oranin çorak (tuzlu) arazisinden, gemilerin yanastigi limanindan, çarsisindan, ümerasinin kapilarindan sakinasin! Sana oranin günese açik yerlerini (daglari) tavsiye ederim. Zira orada hasf (yere batma), kazf ve zelzele olacak. Bir kavim de normal sekilde aksama erdigi halde, sabaha maymun ve hinzirlar olarak çikacak."
Ravi: Enes
Kaynak: Ebu Davud, Melahim 10, (4307)
• Imam Malik'e ulastigina göre, Hz. Ömer (ra) Irak'a çikmak istemisti. Ka'bu'l-Ahbar kendisine dedi ki: "Ey mü'minlerin emiri! Çikma, zira sihrin -veya serrin- onda dokuzu oradadir. Cinlerin fasiklari da oradadir. Devasiz hastalik da oradadir." (Malik der ki): "Bununla dini helaki kasteder." (Imam Malik, bunu belag (senetsiz) olarak rivayet etmistir)
Ravi:
Kaynak: Muvatta, Isti'zan 30, (2, 975)
•
Merhametli Olmaya Teşvik
RAHMET BÖLÜMÜ
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karsi merhametli olun ki, semada bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalik bagi) Rahman'dan bir bagdir. Kim bunu korursa Allah onunla...
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karsi merhametli olun ki, semada bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalik bagi) Rahman'dan bir bagdir. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bagi) kurar, kim de koparirsa, Allah da ondan (rahmet bagini) koparir."
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As
Kaynak: Tirmizi, Birr 16, (1925); Ebu Davud, Edeb 66, (4941)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz."
Ravi: Cerir
Kaynak: Buhari, Tevhid 2, Edeb 27; Müslim, Fedail 66, (2319); Tirmizi, Birr 16, (1923)
• Resulullah (sav) söyle buyurmustur: "Merhamet, ancak saki'mn (ebedi hüsrana ugrayanin) kalbinden çikarilabilir."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Tirmizi, Birr 16, (1924); Ebu Davud, Edeb 66, (4942)
• Resulullah (sav) (bir gün), Hasan Ibnu Ali (ra)'yi öpmüs idi. Bu sirada yaninda bulunan Akra' Ibnu Habis, (sanki bunu tuhaf karsiladi ve:) "Benim on tane çocugum var. Fakat onlardan hiçbirini öpmedim" dedi, Resulullah (sav) ona bakip: "Merhamet etmeyene merhamet edilmez" buyurdu. [Rezin ilave etti: "(Resulullah (sav) sunu da söyledi:) "Allah siz(in kalbiniz)den merhameti çikardi ise ben ne yapabilirim?"]
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Buhari, Edeb 18; Müslim, Fedail 65, (2318); Tirmizi, Birr 12, (1912); Ebu Davud, Edeb 156, (5218)
•