Cahiliye devrinde görülen ilk kasame hadisesi, biz Beni Hasim içinde cereyan etmisti. Beni Hasim'den (Amr Ibnu Alkame Ibni'l-Muttalib Ibni Abdi Menaf adinda) bir erkegi, Kureys'in bir baska koluna mensup (Hidas Ibnu Abdillah Ibni Ebi Kays el-Amiri adinda) bir...
• Cahiliye devrinde görülen ilk kasame hadisesi, biz Beni Hasim içinde cereyan etmisti. Beni Hasim'den (Amr Ibnu Alkame Ibni'l-Muttalib Ibni Abdi Menaf adinda) bir erkegi, Kureys'in bir baska koluna mensup (Hidas Ibnu Abdillah Ibni Ebi Kays el-Amiri adinda) bir adam ücretle tutmustu. (Amr) develerle birlikte (ihdasla) yola çikti. Beni Hasim'den bir kimse ona ugradi. Bu adamin deri çuvallarinin ipi kopmustu. "Bana yardim et, ip ver de su çuvallarima baglayayim, develer ürkmesin!" dedi, o da ona bir ip verdi ve onunla çuvallari bagladi. Konakladiklari vakit bir tanesi hariç bütün develer baglandi. Onu ücretle tutan patron: "Bu deve niye baglanmadi?" diye sordu ve efendi hizmetçiye bir sopa firlatti. Megerse onun eceli bu degnekte imis. (Adam yaralanir, fakat daha ölmeden) Yemenli bir zat kendisine ugrar. Yemenliye sorar: "Sen hacc mevsiminde Mekke'de hazir bulunur musun?" Adam: "Bazan bulunurum, bazan bulunmam" der. Yarali ona: "Benim için bir elçilik yapar misin?" diye ilave eder. Adam: "Evet yapar (istediginizi duyururum)" der. Yarali: "Sen hacc mevsiminde hazir bulundugun zaman: "Ey Kureysliler!" diye bagir. Sana "Buyur!" ettikleri vakit: "Ey Hasimogullari!" de!.. Onlar: "Buyur!" edince Ebu Talib'i sor. Ona: Beni falancanin bir ip sebebiyle öldürdügünü haber ver!" der. Bunu söyledikten sonra o isçi vefat eder. Onu ücretle tutan patron, (Mekke'ye) dönünce Ebu Talib yanina gelerek (öleni) sorup: "Arkadasimiza ne oldu?" der. O da: "Hastalandi, (tedavisi için) elimizden geleni yaptik. (Ama maalesef) öldü, defin isini de ben üzerime aldim!" diye cevap verir. Ebu Talib: "O, senin bu alakani hak etmisti" der. Aradan bir müddet geçer. Sonra ölen ücretlinin vasiyette bulundugu Yemenli zat hacc mevsiminde gelir ve: "Ey KureysIiler!" diye seslenir. (Kureysliler toplanip): "iste biz Kureyslileriz!" derler. Bu sefer adam: "Ey Hasimogullari!" der. Onlar: "iste biz Beni Hasimiz!" derler. Adam bu sefer de: "Ey Ebu Talib!" der. Kendisine: "iste su Ebu Talib'tir!" derler. Adam: "Bana falan kimse, size bir elçilik (yapmami, bir haber) teblig etmemi söylemisti. O da su: Onu falan kimse bir ip yüzünden öldürmüs" der. Bunun üzerine Ebu Talib ona gidip: "Bizden üç seyden birini seç: istersen yüz deve öde, zira sen bizim adamimizi öldürdün. (Bu iddiamizi inkar edecek olursan), dilersen, kavminden elli kisi senin öldürmedigine dair yemin etsinler. Bunlara itiraz edecek olursan, biz de seni onun sebebiyle öldürecegiz!" der. Adam kavmine gelip durumu haber verir. "Yemin edelim!" derler. Onlardan bir erkege nikahli olup, dogum da yapmis olan Beni Hasimli bir kadin gelip: "Ey Ebu Talib! Benim su oglumu o elli kisiden bir adam yerine tutmam, fakat ona (yeminlerinin yaptirildigi Ka'be rüknü ile Makam-i Ibrahim arasinda) yemin ettirilmemesini talep ediyorum!" der. Ebu Talib bu kadinin diledigi sekilde hareket eder. Derken onlardan bir baska adam gelir ve: "Ey Ebu Talib! Sen yüz deveye bedel elli kisinin yemin etmesini diledin. Bu durumda her adama iki deve düsüyor. Al su iki deveyi benim hesabima kabul et, yeminlerin yapildigi yerde bana yemin ettirme!" der. Ebu Talib bu iki deveyi kabul eder. Kirk sekiz kisi de gelip yemin ederler. Ibnu Abbas (ra) der ki: "Nefsimi kudret eliyle tutan Zat-i Zülcelal'e yemin olsun, yeminleri üzerinden bir yil geçmeden o kirk sekiz kisiden hiçbir kimildayan göz kalmadi (hepsi helak oldu)." Ravi: Ibnu Abbas Kaynak: Buhari, Menakibu'l-Ensar 26; Nesai, Kasame 1, (8,2,4) • Ebu Seleme Ibnu Abdirrahman ve Süleyman Ibnu Yesar, Resulullah (sav)'in bir sahabisinden naklen anlatiyor: "Resulullah (sav), kasameyi cahiliye devrindeki sekliyle takrir edip kabul etti. Hatta, Hayber Yahudileri aleyhine dava ettikleri bir ölü için Ensar'dan bir kisim insanlar arasinda kasameye hükmetti." Ravi: Ebu Seleme Ibnu Abdirrahman ve Süleyman Ibnu Yesar Kaynak: Müslim, Kasame 8, (1670); Nesai, Kasame 2, (8, 5) • Abdullah Ibnu Sehl ve Muhayyisa Ibnu Mes'ud Hayber'e gittiler. O günlerde Hayber'le sulh yapilmisti. Onlar (hususi isleri için) birbirlerinden ayrildilar. Muhayyisa, Abdullah Ibnu Sehl'e rastladi; kan revan içindeydi, son nefeslerini verdi. Muhayyisa, arkadasini orada defnetti ve Medine'ye döndü. Mes'ud'un iki oglu Muhayyisa ve Huvayyisa, Abdurrahman Ibnu Sehl ile birlikte (durumu haber vermek üzere) Resulullah (sav)'in yanina gittiler. Yasça hepsinin küçügü olan Abdurrahman konusmaya basladi. Resulullah (sav): "Büyügü büyükle, büyügü büyükle!" diyerek, müdahele etti. Bunun üzerine o sustu, öbürleri anlattilar. Aleyhissalatu vesselam: "Elli yemin yapip arkadasinizin diyetini hak etmek ister misiniz?" buyurdular. Onlar; "Nasil yemin ederiz, ne sahid olduk, ne de gördük!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Yahudiler elli yeminle sizi tebrie etsinler mi?" buyurdular. Onlar: "Biz kafir insanlann yeminine nasil itibar ederiz?" dediler. Resulullah (sav) onlarin bu halleri üzerine, adamin diyetini kendi nezdinden ödedi. Ravi: Sehl Ibnu Ebi Hasme Kaynak: Buhari, Diyat 22, Sulh 7, Cizye 12, Edeb 89, Ahkam 38; Müslim, Kasame 1, (1669); Muvatta, Kasame 1, • Muhayyisa'nin küçük oglu Hayber'in kapisi önünde maktul bulundu. Resulullah (sav): "Öldüren hakkinda iki sahid bul, katili sana ipiyle teslim edeyim!" buyurdu. Muhayyisa: "Ey Allah'in Resulü! Biz nereden iki sahid bulalim? Zira onlarin kapilari önünde katledildi" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Öyleyse elli kere kasame yemini edersin" buyurdular. Muhayyisa: "Ey Allah'in Resulü dedi, ben bilmedigim bir kimse hakkinda nasil yemin ederim?" Aleyhissalatu vesselam: "Onlardan elli kasame yemini talep edersin" buyurdular. Muhayyisa: "Ey Allah'in Resulü! Onlar Yahudidir, biz onlara nasil yemin teklif ederiz?" dedi. Bunun üzerine ölenin diyetini Aleyhissalatu vesselam onlara (Yahudilere) hükmetti ve yarisiyla onlara yardimda bulundu. Ravi: Amr Ibnu Suayb an ebihi an ceddihi Kaynak: Nesai, Kasame 4, (8,12) • Tarikinden anlatildigina göre, "Resulullah (sav), Liyyetü'l-Bahre nam mevkiin kenarinda yer alan Bahretu'r-Ruga'da meskun Beni Nadr Ibni Malik kabilesinden bir adami kasame yoluyla öldür(t)dü ve: "Katil de maktul de kendilerinden!" buyurdu. Ravi: Amr Ibnu Suayb an ebihi an ceddihi Kaynak: Ebu Davud, Diyat 8, (4522) •