Haşr Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Resulullah (a) buyurdular ki: "Kim sabaha erdigi zaman üç kere "Euzubillahi's-semi'il-alim mine's-seytani'r-racim" der ve Hasr suresinden üç ayet okursa, Allah onun için yetmis bin melegi vekil tayin eder de onlar, aksam oluncaya kadar kendisine rahmet...
• Resulullah (a) buyurdular ki: "Kim sabaha erdigi zaman üç kere "Euzubillahi's-semi'il-alim mine's-seytani'r-racim" der ve Hasr suresinden üç ayet okursa, Allah onun için yetmis bin melegi vekil tayin eder de onlar, aksam oluncaya kadar kendisine rahmet okurlar. Sayet o gün ölecek olsa sehid olarak ölür. Aksam vaktinde ayni sekilde okuyacak olsa (keza sabaha kadar ayni seyler sözkonusudur).
Ravi: Ma'kil Ibnu Yesar
Kaynak: Tirmizi, Fedfailu'l-Kur'An 22, (2923)
• Resulullah (sav) Beni Nadir'in hurmaligini yaktirdi ve kestirdi. Burasi (Medine'de Yahudilerin ikamet ettikleri yer olan) Büveyra (denen mevki) idi. Vak'a üzerine su ayet indi: "Herhangi bir hurma agacini kestiniz, yahud kökleri üstünde dikili biraktinizsa (hep) Allah'in izniyledir. (Bu izin de) fasiklari rüsvay edecegi için (verilmis)dir" (Hasr, 5).
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Tefsir, Hasr 2, Hars ve Müzara'a 6, Cihad 154, Megazi 14; Müslim, Cihad 139, (746); Tirmizi,
• ...O, bunlarin yüreklerine korku düsürdü. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle hem müminlerin elleriyle harap ediyorlardi, iste ey akil ve basiret sahipleri bundan ibret alin (Hasr, 2) mealindeki ayet, Hz. Peygamber (sav) tarafindan Medine'den sürülen Yahudiler hakkinda nazil oldu. Hz. Peygamber (sav) mallarindan (silah hariç), sadece develerinin tasiyabilecegi kadarini götürmelerine izin vermisti. Onlar, evlerinin esiklerinden, kapilarindan ve diger ahsap kisimlarindan tutup yikiyorlardi. Beni Nadir'in hurmaligi hassaten Resul-i Ekrem'in idi, O'na bunu Cenab-i Hakk tahsis etmistir. (Rezin'in ilavesidir. Bu rivayetin manasinda uzunca bir rivayeti, Ebu Davud tahric etmistir. [(Harac, 23, (3004).])
Ravi: Ka'b
Kaynak: Rezin
• Allah'in onlarin mallarindan Peygamberine verdigi fey'e gelince, siz bunun üzerine ne ata ne deveye binip kosmadiniz... ayeti hakkinda sunu söyledi; "Resulullah (s)a Fedek ahalisi ve ismen belirttigi ancak su anda hatirlayamadigim köylerle sulh yapti. Bu esnada (Hayber'in geri kalan köylerinde yasayan) ahaliyi muhasara etmisti. Bu (muhasara altindaki)ler, Hz. Peygamber (sav)'e sulh için heyet gönderdiler. Ayette geçen"Siz bunun üzerine ne ata ne de deveye binip kosmadiniz" demek, "Siz savasmadiniz" demektir. Zühri der ki: Benu'n Nadir münhasiran Resulullah (sav)'a ait idi. Çünkü orayi zorla fethetmediler, anlasarak fethettiler. Bu sebeple Hz. Peygamber (sav) buradan elde edilen ganimeti sadece Muhacirler arasinda taksim etti. Ondan Ensar'dan olanlara, ihtiyaç sahibi iki kisi hariç, kimseye bir sey vermedi."
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Ebu Davud, Haraç 19, (2971)
• Beni Nadir'in emvali, Cenab-i Hakk'in Resulüne (sav) fey' kildigi, üzerine at ve deve kosulmayan (yani savassiz elde edilen) mallardandi. Ureyne köyleri, Fedek, tipki (Kureyza ve Nadir'in emvali gibi) sirf Resulullah (sav)'a ait yerlerdi. Resulullah (sav) buralardan elde edilen gelirlerden ailesinin bir yillik nafakasini ayirirdi. Geri kalani da Allah yolunda hazirlik olmak üzere silah ve binek için sarfederdi. (Nitekim ayette söyle buyrulmustur): "Allah'in (fethedilen diger küffar) memleketleri ahalisinden Peygamberine verdigi fey'i, Allah'a, Peygamberine, hisimlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalanlara aittir. Ta ki bu mallar içinizden yalniz zenginler arasinda dolasan bir devlet olmasin..." (Hasr, 7). (Hz. Peygamber (sav)'e intikal eden) bu pay, bu sayilanlara ve ayrica "evlerinden ve mallarindan çikarilmis olan fakirlere, onlardan önce (Medine'yi) yurt ve iman evi edinmis olan kimselere, kendilerinden sonra gelenlere aittir. Bu ayet, (kiyamete kadar gelecek) mü'minlerin tamamina samildir. Tek istisnayi köle olarak sahih olduklariniz teskil ediyor. Köleleriniz disindaki her Müslüman bu payda hisse ve hak sahibidir.
Ravi: Ömer
Kaynak: Ebu Davud, Haraç 19, (2965, 2966)
• Kendilerinde fakirlik ve ihtiyaç olsa bile (onlari, Muhacirleri) öz canlarindan daha üstün tutarlar.. (Hasr, 9) mealindeki ayetle ilgili olarak su açiklamayi yapti: "Ensar'dan birinin evine misafir geldi ve geceyi yaninda geçirdi. Ev sahibinin evinde kendisinin ve çocuklarinin yiyeceginden baska yiyecek bir sey yoklu. Hanimina: "Çocuklari uyut, isigi söndur ve mevcut yiyecegi misafire yaklastir" diye emretti. Bunun üzerine ayet indi.
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Hasr, (3301)
• Ehl-i Kitaptan o kafir kardeslerine: Andolsun, eger siz yurtlarinizdan çikarilirsaniz biz de muhakkak sizinle beraber çikariz, sizin aleyhinizde hiçbir kimseye ebedi taat etmeyiniz. Eger sizinle harp ederlerse muhakkak ve muhakkak biz, size yardim ederiz" diyen o münafiklari görmedin mi? Halbuki Allah sahidlik eder ki, onlar hakikaten ve katiyyen yalancidirlar" (Hasr, 11), mealindeki ayette zikri geçen kimsenin münafiklarin basi Abdullah Ibnu Übey oldugunu, bu sözü Beni Nadir Yahudilerini Hz. Peygamber (sav)''in Medine'den çikarmak istedigi zaman, onlari Hz. Peygamber (sav)'e karsi tahrik etmek için söyledigini belirtir. (Rezin'in ilavesidir.)
Ravi: Enes
Kaynak: Rezin
•
Mumtahine Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Resulullah (sav) kadinlarla biati (elle musafaha etmeden) sözle yapiyor ve su ayette belirtilen sartlari kosuyordu: "Allah'a hiçbir seyi es tutmamalari, hirsizlik yapmamalari, zina etmemeleri, evlatlarini öldürmemeleri, elleriyle ayaklari arasinda bir iftira...
• Resulullah (sav) kadinlarla biati (elle musafaha etmeden) sözle yapiyor ve su ayette belirtilen sartlari kosuyordu: "Allah'a hiçbir seyi es tutmamalari, hirsizlik yapmamalari, zina etmemeleri, evlatlarini öldürmemeleri, elleriyle ayaklari arasinda bir iftira düzüp getirmemeleri, (emredilecek) herhangi bir iyilik hususunda sana asi olmamalari.." (Mümtahine, 12). Hz.Peygamber (sav) eli, malik olmadigi hiçbir kadinin eline asla degmedi. Kadinlar, bu sartlari kendi sözleri ile ikrar edince, Hz. Peygamber (sav), "Artik gidin, sizinle biat ettik" derdi (ve musafahada bulunmadan onlarla biatini tamamlardi). Hayir, Allah'a yemin olsun, asla onun eli hiçbir kadinin eline degmedi. Fakat kadinlarla sözle biat akdi yapti.
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Tefsir, Mümtahine 2, Talak 20, Ahkam 49; Müslim, Imarat 88 (1866); Tirmizi, Tefsir, Mümtahin
• (Kadinlar biatiyla ilgili Ayette geçen), "Herhangi bir iyilik hususunda sana asi olmasinlar" sarti hakkinda sunu söylemistir: "Bu, Allah'in kadinlara kosmus bulundugu bir sarttir."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Tefsir, Mümtahine 3
•
Saff Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Kendi aralarinda müzakere eden bir grup Ashabin arasinda oturuyordum. "Keske", diyorlardi "Allah nazarinda hangi amelin daha muteber oldugunu bilsek de onu yapsak." Bunun üzerine su mealdeki ayet nazil oldu: "Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'i...
• Kendi aralarinda müzakere eden bir grup Ashabin arasinda oturuyordum. "Keske", diyorlardi "Allah nazarinda hangi amelin daha muteber oldugunu bilsek de onu yapsak." Bunun üzerine su mealdeki ayet nazil oldu: "Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'i tesbih ve tenzih etmektedir. O, galib-i mutlaktir, yegane hüküm ve hikmet sahibidir. Ey iman edenler, yapamayacaginiz seyi niçin söylersiniz? Yapamayacaginizi söylemeniz, en siddetli bir bugzu (davet etmis olmak) bakimindan Allah indinde büyüdü" (Saff, 1-3). Resulullah (sav) yanimiza gelerek vahyi okudu.
Ravi: Abdullah Ibnu Selam
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, (3306)
•
Cum'a Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Biz Hz. Peygamber (sav)'le birlikte namaz kilarken yiyecek maddesi tasiyan bir kervan geldi. Cemaatte bulunanlar, (camiyi birakip) kervani karsilamaya kostular. Camide on iki kisi kaldi. Hz. Ebu Bekir ve Ömer (ra) kalanlar arasindaydi. Bu durum üzerine su Ayet...
• Biz Hz. Peygamber (sav)'le birlikte namaz kilarken yiyecek maddesi tasiyan bir kervan geldi. Cemaatte bulunanlar, (camiyi birakip) kervani karsilamaya kostular. Camide on iki kisi kaldi. Hz. Ebu Bekir ve Ömer (ra) kalanlar arasindaydi. Bu durum üzerine su Ayet nazil oldu. (mealen): "Onlar bir ticaret, yahud bir oyun, bir eglence gördükleri zaman ona yönelip dagildilar. Seni ayakta biraktilar. De ki: Allah nezdindeki (sevab, mü'minler için) eglenceden de, ticaretten de hayirlidir. Allah, rizik verenlerin en hayirlisidir" (Cum'a, 11).
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Tefsir, Cum'a 2, Büyu 6, Cum'a 38; Müslim, Cum'a 36, (863); Tirmizi, Tefsir, Cum'a, (3308)
•
Münafikun Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
...Medine'ye dönersek, serefli kimseler alçaklari and olsun ki, oradan çikaracaktir (Münafikün, 8) mealindeki ayet hakkinda su açiklamayi yapmistir: "Bunu söyleyen (meshur münafik) Abdullah Ibnu Übey Ibni Selül'dür."
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Tefsir,...
• ...Medine'ye dönersek, serefli kimseler alçaklari and olsun ki, oradan çikaracaktir (Münafikün, 8) mealindeki ayet hakkinda su açiklamayi yapmistir: "Bunu söyleyen (meshur münafik) Abdullah Ibnu Übey Ibni Selül'dür."
Ravi: Cabir
Kaynak: Buhari, Tefsir, Münafikun 5, 7; Müslim, Birr 62, (2584); Tirmizi, Tefsir, Münafikun, (2312)
• Bir sefer esnasinda Hz. Peygamber (sav)'le beraber çikmistik. Bir ara bütün askerler sikintiya düstü. Übey Ibnu Selül (firsattan istifade) söyle dedi: "Resulullah'in yanindakilere infak etmeyin de etrafindan dagilsinlar." Ayrica sunu da ilave etti: "Hele Medine'ye bir dönelim, aziz olanlar, zelil olanlari oradan sürüp çikaracaktir." Ben hemen gelip bu sözleri Hz. Peygamber'e haber verdim. Resulullah (sav) Übey Ibnu Selül'e adam göndererek yanina çagirdi ve "Böyle mi söyledin?" diye sordu, Ibnu Selül, böyle bir davranisa yer vermedigine dair yemin etti. (Orada bulunanlar bu söze inanarak): "Zeyd, Resulullah (sav)'a yalan söyledi" dediler. Bu sözlerine çok üzüldüm. Öyle ki, Cenab-i Hakk beni tasdiken su vahyi indirdi: "(Ey Muhammed) münafiklar sana gelince, "Senin, süphesiz Allah'in peygamberi olduguna sehadet ederiz" derler. Allah, senin kendisinin peygamberi oldugunu bilir, bunun yaninda münafiklarin yalanci olduklarini da bilir..." (Münafikün, 1). (Zeyd) der ki: "Sonra Hz. Peygamber (sav), (onlara: "özür dileyin de) sizin için Allah'tan magfiret taleb edeyim" dedi ise de baslarini çevirip gittiler." Zeyd Ibnu Erkam (ra), "..Onlar tipki siralanmis kof kütük gibidirler..." (Münafikun, 4) mealindeki ayetle ilgili olarak da su açiklamayi yapti: "Münafiklar yakisikli kimselerdi."
Ravi: Zeyd Ibnu Erkam
Kaynak: Buhari, Tefsir, Münafikun 1, 2; Müslim, Sifatu'l-Münafikun 1, (2772); Tirmizi, Tefsir, Münafikun, (3
• Bir keresinde, "kimin haccedecek kadar veya zekat farz olacak kadar mali olur da bu farzlari ifa etmezse, ölüm sirasinda geri dönüs (rec'a) taleb eder" buyurmus da, bir adam kendisine: "Ey Ibnu Abbas, Allah'tan kork, geri dönüsü küffar taleb edecektir" dedi. Ibnu Abbas (ra): "Ben size bu hususta ayet okuyayim" dedi ve su ayeti okudu: "Ey iman edenler, sizi ne mallariniz, ne evlatlariniz Allah'in zikrinden alikoymasin. Kim bunu yaparsa iste onlar hüsrana ugrayanlarin ta kendileridir. Herhangi birinize ölüm gelip de: "Ey Rabbim, beni yakin bir müddete kadar geciktirseydin de sadaka verip dursaydim, iyi adamlardan olsaydim" diyeceginden evvel size rizik olarak verdigimizden (Allah yolunda) harcayin. Halbuki Allah hiçbir kimseyi eceli gelince, asla geri birakmaz. Allah ne yaparsaniz, hakkiyla haberdardir" (Münafikun 9-11) Adam tekrar: "Zekat vermeyi gerekli kilan miktar nedir?" diye sordu. Ibnu Abbas (ra): "Mal iki yüz (dirheme) ulasir ve geçerse." Adam: "Pekala, hacci gerekli kilan sey nedir?" diye sordu, Ibnu Abbas: "Azik ve binek!" cevabini verdi.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Münafikun, (3313)
•
Tegabün Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Alkame hazretlerinin Ibnu Mes'ud (ra)'dan naklettigine göre, Ibnu Mes'ud, "...Kim Allah'a iman ederse (Allah) onun kalbini dogruya götürür.." (Tegabün, 11) mealindeki ayetle ilgili olarak su açiklamayi yapmistir: "Bunlar kisinin maruz kaldigi musibetlerdir....
• Alkame hazretlerinin Ibnu Mes'ud (ra)'dan naklettigine göre, Ibnu Mes'ud, "...Kim Allah'a iman ederse (Allah) onun kalbini dogruya götürür.." (Tegabün, 11) mealindeki ayetle ilgili olarak su açiklamayi yapmistir: "Bunlar kisinin maruz kaldigi musibetlerdir. Inanan kisi, (Allah'in lütfü ve keremi ile) bu musibetlerin Allah'tan oldugunu bilir, Allah'in takdirine teslimiyet gösterip, razi olur (ve sabreder)."
Ravi: Ibnu Mes'ud
Kaynak: Buhari, Tefsir, Tegabün 1
• Ey iman edenler, eslerinizin evlatlarinizin içinde hakikaten size düsman olanlar da vardir. O halde onlardan sakinin. (Tegabün 14) mealindeki ayet hakkinda su açiklamayi yapti: "Bu hitaba maruz kalan kimseler bir kisim Mekkeli erkeklerdir. Bunlar, hicret ederek Hz. Peygamber (sav)'e gelmek isterler, fakat kadin ve çocuklari kendilerini terketmelerini istemeyerek hicretlerine mümanaat etmislerdir. Bu kimseler bilahare hicret edip gelince, halkin, din hususunda çok sey ögrenmis oldugunu görürler. Bunun üzerine (kendilerinin önceden hicret etmelerine mani olan) zevce ye evlatlarini cezalandirmak istediler. Bu hal karsisinda Cenab-i Hakk mezkur ayeti inzal buyurdu."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Tegabün, (3314)
•
Talak Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Ey Peygamber! Kadinlari bosayacaginizda, onlari, iddetlerini gözeterek bosayin.. (Talak 1) mealindeki ayeti, "...iddetlerinin önünde bosayin" diyerek kiraat etmistir (okumustur). (Imam Malik der ki: "Bununla, her temizlik devresinde bir kere bosamasi...
• Ey Peygamber! Kadinlari bosayacaginizda, onlari, iddetlerini gözeterek bosayin.. (Talak 1) mealindeki ayeti, "...iddetlerinin önünde bosayin" diyerek kiraat etmistir (okumustur). (Imam Malik der ki: "Bununla, her temizlik devresinde bir kere bosamasi gerektigini kastedmistir.")
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Muvatta, Talak 79, (2, 687); Müslim, Talak 14, (1471)
•
Tahrim Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Hz. Peygamber (sav) bali ve tatli seyleri severdi. Ayrica, ikindi namazlarini kildiktan sonra (hergün) kadinlarini teker teker ziyaret eder, herbirine yaklasir (sohbette bulunurdu.) Bu ziyaretlerinin birinde Hz. Hafsa (ra)'nin yanina girmisti. Bu defa onun...
• Hz. Peygamber (sav) bali ve tatli seyleri severdi. Ayrica, ikindi namazlarini kildiktan sonra (hergün) kadinlarini teker teker ziyaret eder, herbirine yaklasir (sohbette bulunurdu.) Bu ziyaretlerinin birinde Hz. Hafsa (ra)'nin yanina girmisti. Bu defa onun yaninda, her zamanki kaldigi mutad müddetten fazla kaldi. Ben bunu kiskanarak sebebini (Resulullah'in diger hanimlarindan) sordum. Bana: "Yakinlarindan bir kadin Hafsa'ya bir okka (Taif) bali hediye etti, Resulullah (ra)'a ondan serbet yapip ikram etmis olmali, (o da serbet hatirina sohbetini biraz uzatmistir)" dediler. Ben: "Öyleyse, kasem olsun biz de ona mutlaka bir hile kurmaliyiz!" dedim. Sevde (ra)'e: "(Hafsa'dan sonra sira senin) O girince sana yaklasacak. Sana yaklasinca O'na: "Ey Allah'in Resulü! Sen megafih mi yedin?" diyeceksin. (Ben biliyorum ki, o sana:) "Hayir! "diyecek. O zaman sen de: "Öyleyse senden bumuma gelen bu koku da ne?" diyeceksin." Bir rivayette Hz. Aise su açiklamayi yapar: "Resulullah (sav) kendisinde kötü bir koku hissedilmesine tahammül edemez, buna çok üzülürdü (Bu sebeple gerçegi itiraf ederek) muhakkak "Hafsa bana bal serbeti ikram etti" diyecek. O zaman sen kendisine "Demek ki ari, balini urfut agacindan almis" diyeceksin. (Senden sonra bana ugradigi zaman) ben de böyle hareket edip ayni seyleri söyleyecegim. Ey Safiyye, sana ugradigi zaman sen de ayni seyleri söyle! dedim." Hz. Aise anlatmaya devam etti: "Sevde (bilahere bana) dedi ki: "Kendinden baska ilah bulunmayan Allah'a kasem olsun, bana tenbih ettigin seyleri, Resulullah (sav) kapidan görünür görünmez, senden korktugum için (unutmadan) hemen söylemek istedim." Ne ise, Resulullah (sav) kendisine yaklasinca Sevde: "Ey Allah'in Resulü megafir mi yediniz?" der: "Hayir!" cevabini alir. Bunun üzerine aralarinda su konusma geçer: "Öyleyse bu koku da ne?" "Hafsa bana bal serbeti ikram etti." "Demek ki ari urfut yemis." Hz. Aise (ra) anlatmaya devam ediyor: "Resulullah (sav) bana ugrayinca ben de ayni seyleri söyledim. Keza, Safiyye (ra)'ye ugrayinca o da ayni seyleri söyledi. Müteakiben Resulullah (sav) Hafsa (ra)'nin yanina girince: "Ey Allah'in Resulü sana o serbetten ikram edeyim mi?" diye sorar. Hz. Peygamber (sav): "Hayir, ihtiyacim yok!" cevabini verir. (Bu durumu isittigi zaman) Sevde (ra): "Allah'a kasem olsun bali ona haram ettik!" dedi. Ben kendisine: "Sus, (sesini çikarma)" dedim."
Ravi: Aise
Kaynak: Buhari, Talak 8, Nikah 103, Edirne 32, Esribe 10, 15, Tib 4, Hiyel 5; Müslim, Talak 20, (1474); Ebu
• Bir baska rivayette Resulullah (sav): "Zeyneb Bintu Cahs'in yaninda bal serbeti içtim, artik bir daha onu içmeyecegim" der ve su ayet nazil olur: "Ey Peygamber , sen zevcelerinin hosnudlugunu arayarak, Allah'in sana helal kildigi seyi niçin kendine haram ediyorsun? (Bununla beraber üzülme) Allah çok magfiret edici, çok esirgeyicidir. Allah, yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz kilmistir. Allah sizin yardimcinizdir. Ve O, hakkiyle bilendir, tam hüküm ve hikmet sahibidir. Hani Peygamber, zevcelerinden birine gizli bir söz söylemisti. Bunun üzerine o (zevce) bunu haber verip de Allah da ona bunu açiklayinca (peygamber) bunun ancak bir kismim bildirmis, bir kismindan da vazgeçmisti. Artik bunu kendisine söyleyince o (zevce) "Bunu sana kim haber verdi?" dedi. (Peygamber de), "Bana her seyi bilen, her seyden haberdar olan (Allah) haber verdi" dedi. Eger her ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz (ne ala, çünkü) hakikaten sizin kalpleriniz kaymistir, (yok) onun aleyhinde birbirinize arka verirseniz, hiç süphesiz Allah bizzat onun yardimcisidir, Cebrail de mü'minlerin salih olanlari da. Bunlarin ardindan bütün melekler de (ona) yardimcidir." (Tahrim 1-4). (Ayet-i kerimede geçen:) "Eger her ikiniz de Allah'a tevbe ederseniz" ibaresinde kastedilen iki sahis Hz. Hafsa ve Hz. Aise (ra) dir. (Yine ayet-i kerimede geçen:) "Hani peygamber, zevcelerinen birine gizli bir söz söylemisti..." ibaresinde zikri geçen gizli söz, Resulullah'in: "Bal serbeti içitim, artik bir daha içmeyecegim, bu hususta yemin de ettim, ancak bunu bir baskasina açma" seklindeki sözleridir."
Ravi:
Kaynak:
• Resulullah (sav)'in zaman zaman birlestigi bir cariyesi vardi. Hz. Aise ve Hz. Hafsa (ra) (cariyeye temasini önlemek için) pesini birakmadilar. Sonunda Resulullah (sav) bu cariyeyi nefsine haram etti. Bunun üzerine: "Ey Peygamber, sen zevcelerinin hosnudlugunu arayarak, Allah'in sana helal kildigi seyi niçin kendine haram ediyorsun?..." diye baslayan Tahrim süresi nazil oldu."
Ravi: Enes
Kaynak: Nesai, Isretu'n-Nisa, 4, (7, 71)
•
Mülk Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kur'an-i Kerim'de otuz ayetlik (sani yüce) bir süre vardir. Bu süre (kendisini okuyan) kimseye (kiyamet günü) sefaat eder ve Allah'in onu affetmesini saglar. Bu süre Tebarekellezi bi-Yedihi'l'Mülk'dür" (Ebu Davud'daki...
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kur'an-i Kerim'de otuz ayetlik (sani yüce) bir süre vardir. Bu süre (kendisini okuyan) kimseye (kiyamet günü) sefaat eder ve Allah'in onu affetmesini saglar. Bu süre Tebarekellezi bi-Yedihi'l'Mülk'dür" (Ebu Davud'daki rivayette: "(Okumak suretiyle) arkadasligini kazanan kimseye sure sefaat eder" denilmistir.)
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Ebu Davud, Salat 327, (1400) (veya Ramazan 10); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 9, (2893)
• Tirmizi'de, Ibnu Abbas'tan gelen bir diger rivayette, Ibnu Abbas (ra) Resulullah (sav)'in söyle dedigini belirtir: "Bu süre (kabir azabina, veya kabir azabina sebep olan günahlara karsi) engeldir, bu süre kurtulus sebebidir, kisiyi kabir azabindan kurtarir." (Rezin sunu ilave etmistir: "Ibni Sihab demistir ki: "Humeyd Ibnu Abdirrahman'in bana haber verdigine göre, Resulullah söyle buyurmustur: "Mülk suresi, kabirde, arkadasi yerine mücadele eder (ve onu azabtan korur))
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 9, (2892)
•
Nun (Kalem) Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Pek kaba, bir de kulagi kesik (Kalem 13) mealindeki ayet hakkinda su açiklamayi yapmistir: "Burada zikredilen kimse Kureys'ten bir adamdir, onun kulaginda, koyun kulagindaki kesiklik gibi bir kesiklik vardi."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Tefsir, Nun...
• Pek kaba, bir de kulagi kesik (Kalem 13) mealindeki ayet hakkinda su açiklamayi yapmistir: "Burada zikredilen kimse Kureys'ten bir adamdir, onun kulaginda, koyun kulagindaki kesiklik gibi bir kesiklik vardi."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Tefsir, Nun vel-Kalem 1
• Resulullah (sav)'i dinledim, "Baldirlarin açilacagi, kendilerinin secdeye davet edilecegi gün..." (Kalem 42) mealindeki ayetle ilgili olarak söyle diyordu: "Rabbimiz baldirini açar, her mü'min erkek ve her mü'min kadin O'na secde eder. Dünyada iken kendisine riya ve gösteris olarak secde edenler geri kalirlar. Onlar da secde etmeye kalkarlar, ancak sirtlari bükülmeyen yekpare bir tabakaya dönüsür (ve secde edemezler)."
Ravi: Ebu Said
Kaynak: Buhari, Tefsir, Nun vel-Kalem 2, Tefsir, Nisa 8, Tevhid 24; Müslim, Iman 302, (183)
•
Nuh Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Nuh (a.s.) kavminde mevcut olan putlar sonradan Araplara intikal etmistir. Söyle ki: Vedd adindaki put Devmetu'l-Cendel'de idi ve Kelb kabilesine aitti. Süva' adindaki put Hüzeyl'in idi. Yegüs adindaki put Murad kabilesine aitti. Sonra Benu Gutayf'in oldu,...
• Nuh (a.s.) kavminde mevcut olan putlar sonradan Araplara intikal etmistir. Söyle ki: Vedd adindaki put Devmetu'l-Cendel'de idi ve Kelb kabilesine aitti. Süva' adindaki put Hüzeyl'in idi. Yegüs adindaki put Murad kabilesine aitti. Sonra Benu Gutayf'in oldu, Sebe'ye yakin Curf nam mevkideydi. Yeuk, Hamedan'a aitti. Nesr, Himyer'in, Al-i Zi'l-Kela'in idi. Bu put isimleri aslinda Nuh kavmindeki salih kimselere aitti. Seytan bu salihler ölünce kavimlerine su telkini yapti: "Salih kisilerinizin oturmus olduklari yerlere (onlarin hatirasina dikitler dikin ve bunlara onlarin isimlerini verin". Halk bu telkine uyup, söyleneni yapti. Bidayette tapinma yoktu. Ancak ne zaman ki bunlar helak olup gittiler ve haklarindaki bilgi de unutuldu, bu putlara tapinmaya basladilar."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Tefsir, Nuh 1
•
Cin Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Hz. Peygamber (sav), cinlere Kur'an okumadigi gibi, onlari görmedi de. Resulullah (sav) bir grup ashabiyla Ukaz panayirina gitmek niyetiyle yola çikti. Bu esnada, seytanlarla, semadan gelen haber arasina engel konmus idi. (Bundan dolayi, mutad olarak semadan...
• Hz. Peygamber (sav), cinlere Kur'an okumadigi gibi, onlari görmedi de. Resulullah (sav) bir grup ashabiyla Ukaz panayirina gitmek niyetiyle yola çikti. Bu esnada, seytanlarla, semadan gelen haber arasina engel konmus idi. (Bundan dolayi, mutad olarak semadan haber getiren) seytanlar üzerine sahablar gönderildi. Böylece seytanlar kavimlerine (eli bos ve habersiz) döndüler. Kavmi: "Ne var, niye (bos) döndünüz?" diye sordular. Onlar: "Bizimle semavi haber arasina mania kondu, üzerimize sahablar gönderildi. (Biz de kaçip geri geldik)" dediler. "Bu, dediler, yeni zuhur eden bir sey sebebiyle olmali, arzin dogusunu ve batisini dolasin, (bu engel hakkinda bir haber getirin)." (Yeryüzünü taramak üzere gruplar halinde yola çiktilar. Bunlardan Tihame tarafina giden bir grup, (Ukaz panayirina giderken yolda ashabiyla sabah namazi kilmakta olan Hz. Peygamber (sav)'e (Nehle denen yerde) rastladi. Kur'an-i Kerim'in tilavetini duyunca durup kulak kabarttilar. "Bizimle semavi haber arasina engel olan sey iste bu!" deyip kavimlerine döndüler. Onlara söyle dediler: "Biz hakiki hayranlik veren bir Kur'an dinledik ki o, Hakk'a ve dogruya götürüyor. Bundan dolayi biz de ona iman ettik. Rabbimize (bundan sonra) hiçbir seyi asla ortak tutmayacagiz.." (Cin 1-2) Bunun üzerine Cenab-i Hakk Peygamberine (sav) vahyederek durumu bildirdi: "(Habibim) de ki: Bana su hakikatler vahyolunmustur: "Cinden bir zümre (benim Kur'an okuyusumu) dinlemis de (söyle) söylemisler: "Bize, hakiki hayranlik veren bir Kur'an dinledik ki o, Hakk'a ve dogruya götürüyor..." (Cin 1... Cin'in Sözü 15. ayette biter).
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Tefsir, Cinn 1, Ezan 105; Müslim, Salat 149, (449); Tirmizi, Tefsir, Cinn, (3320)
•
Müzemmil Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Müzzemmil suresinde geçen: "Ey (esvabina) bürünen (habibim), gecenin birazi hariç olmak üzere kalk, yarisi miktarinca, yahud ondan birazini eksilt. Yahut (o yarinin) üzerine (ilave edip) artir. Kur'an'i da açik açik tane tane oku..." (Müzzemmil 1-4) ayetleri...
• Müzzemmil suresinde geçen: "Ey (esvabina) bürünen (habibim), gecenin birazi hariç olmak üzere kalk, yarisi miktarinca, yahud ondan birazini eksilt. Yahut (o yarinin) üzerine (ilave edip) artir. Kur'an'i da açik açik tane tane oku..." (Müzzemmil 1-4) ayetleri hakkinda su açiklamayi yapti: Bu ayeti, ayni surede yer alan: "...O, buna sizin takat getiremiyeceginizi bildigi için size karsi (ruhsat canibine) döndü. Artik Kur'an'dan kolay geleni okuyun..." (Müzzemmil 20) müteakip bir ayet neshetti." Ibnu Abbas (ra) devamla, surede geçen: "Süphesiz gece kalkisi daha tesirli ve o zaman okumak daha elverislidir" (6. ayet) mealindeki ayette geçen, "gece kalkisi"ndan murad, gecenin evvelidir. Böylece mana su oluyor: "Gecenin evvelinde kalkmak, gece namazi olarak Allah'in size farz kildigi ibadeti yerine getirmenize daha elverislidir." Bunun sebebi sudur: Insan bir kere uyudu mu, ne zaman uyanacagini bilemez. "Süphesiz gece kalkisi daha tesirli ve o zaman okumak daha elverislidir" ayetinde geçen "okumak daha elverislidir'den maksada gelince, "Kur'an'i anlamak, Kur'an'da fikih sahibi olmak" demektir. Ibnu Abbas, "Gündüzleyin seni uzun uzun alikoyacak isler var" (7. ayet) mealindeki ayeti de, "Kur'an okumaktan çokça uzak kalmak" seklinde anlamistir.
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Ebu Davud, Salat 306, (1304)
• Bir baska rivayette söyle denir: Müzzemmil suresinin bas tarafi indigi zaman mü'minler, Ramazan ayindaki kalkislari gibi geceleri kalkarlardi. Bu hal surenin (ruhsat getiren) son kismi nazil oluncaya kadar devam etti." (Ebu Davud'un bazi tanzimlerinde bu hadisler Kiyamu'l-Leyl basligi altinda kaydedilmistir.)
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Ebu Davud, Salat 206, (1305)
•
Müddessir Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Resulullah (sav), Müddessir suresinin, "Onu sarp bir yokusa sardiracagim" mealindeki 17. ayetinde geçen "sarp yokus" kelimesini "Atesten bir dagdir, kafir ona yetmis yilda çikar, çiktiktan sonra tekrar yetmis yilda cehenneme geri iner. Böylece cehennemde...
• Resulullah (sav), Müddessir suresinin, "Onu sarp bir yokusa sardiracagim" mealindeki 17. ayetinde geçen "sarp yokus" kelimesini "Atesten bir dagdir, kafir ona yetmis yilda çikar, çiktiktan sonra tekrar yetmis yilda cehenneme geri iner. Böylece cehennemde ebediyyen azab çeker" diye açiklamistir."
Ravi: Ebu Said
Kaynak:
• Yahudilerden bir kismi, Hz. Peygamber (sav)'in bazi ashabina: "Peygamberiniz, cehennem bekçilerinin sayisini biliyor mu?" diye sordular. Onlar: "Simdilik bilmiyoruz, kendisinden soralim!" diye cevap verdiler. Içlerinden biri Hz. Peygamber (sav)'e gelerek: "Ey Muhammed! Bugün ashabina galebe çalindi" dedi. Resulullah (sav): "Ne ile, nasil galebe çaldilar?" diye sordu. "Yahudiler," dedi, onlara: "Peygamberiniz cehennem bekçilerinin sayisini biliyor mu?" diye sordu. "Peki ne cevap verdiler?" "Simdilik bilmiyoruz, peygamberimizden soralim" dediler. Hz. Peygamber (sav): "Bir kavme bilmedigi sey sorulursa, onlar da: "Bilmiyoruz, peygamberimize soralim deseler bu onlara galebe çalmak mi sayilir hiç? Fakat Yahudiler peygamberlerine (olmayacak sey sormuslar): "Bize açiktan açiga Allah'i göster!" demislerdi. O Allah düsmanlarini bana getirin. Ben de onlara cennetin beyaz topragindan sarayim." dedi. Yahudiler geldiler ve: "Ey Ebu'l-Kasim, cehennemin bekçileri kaç tanedir?" dediler. Hz. Peygamber (sav) parmaklariyla bir on, bir de dokuz göstererek "19" dedi. "Evet!" dediler. Resulullah (sav) da onlara: "Pekala cennetin topragi nasildir?" diye sordu. Bir ara sustular. Sonra: "Ey Ebu'l-Kasim, bize sen söyle!" dediler. Resulullah (sav): " Beyaz undan yapilmis ekmektir."
Ravi: Cabir
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Müddessir, (3324)
• Müddessir suresinin 56. ayetinde geçen, "O, kendisinden korkulmaya daha layik, bagislamaya daha ehildir" ifadesini Hz. Peygamber (sav)'in söyle tefsir ettigini belirtir: "Cenab-i Hakk (burada) buyuruyor ki: "Ben korkulmaya layigim, kim benden korkarsa, kendine bir baska ilah edinmesin, onu affetmeye de ben ehilim, (bir baskasi affedemez)"
Ravi: Enes
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Müddessir, (3325); Ibnu Mace, Zühd 35, (4299)
•
Kıyamet Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Ey Muhammed! Cebrail sana Kur'an okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme (sadece dinle) (Kiyamet 16) mealindeki ayet hakkinda su açiklamayi yapti: "Hz. Peygamber (sav) vahiy geldigi zaman büyük bir siddet (ve agirlik) hissederdi. Bunun...
• Ey Muhammed! Cebrail sana Kur'an okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme (sadece dinle) (Kiyamet 16) mealindeki ayet hakkinda su açiklamayi yapti: "Hz. Peygamber (sav) vahiy geldigi zaman büyük bir siddet (ve agirlik) hissederdi. Bunun tesiriyle dudaklarini kimildatirdi. Bunun üzerine su ayet indi. (mealen): "(Ey Muhammed, Cebrail sana Kur'an okurken acele edip onunla beraber söyleme (sadece dinle). Onu toplamak ve okutmak bize aittir" (Kiyamet 16). Ibnu Abbas devamla der ki: "Ayette geçen "onun toplanmasi" tabirinden murad "(yeni nazil olan) ayetin Hz. Peygamber (sav)'in kalbinde toplanmasi, yerlesmesi, sonra da Hz. Peygamber (sav) tarafindan okunmasidir." "Biz vahyi okudugumuz zaman, sen onun kiraatine uy" (18. ayet) ayetinde de, "Dinle ve sus, sonra onu sana biz okuturuz" denmektedir. Bu vahiyden sonra, Cibril (a.s.) vahiyle gelince, sadece dinlerdi. Cibril gidince yeni gelen vahyi, kendisine nasil okunmus ise, öylece okurdu."
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Buhari, Tefsir, Kiyamet 1, 2, Bed'ü'l-Vahy 4, Fedailu'l-Kur'an 28, Tevhid43; Müslim, Salat 147, (448
•
Mürselat Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Mürselat suresinde geçen: "O (ates), her biri sanki bir kasr (büyüklügünde) kivilcim atar" (32. ayet) mealindeki ayet hakkinda sunu söyledi: "Biz kis için üç zira' boyunda veya daha küçük odun toplar, bunlara: "kasr" derdik. Ibnu Abbas: Müteakiben gelen ......
• Mürselat suresinde geçen: "O (ates), her biri sanki bir kasr (büyüklügünde) kivilcim atar" (32. ayet) mealindeki ayet hakkinda sunu söyledi: "Biz kis için üç zira' boyunda veya daha küçük odun toplar, bunlara: "kasr" derdik. Ibnu Abbas: Müteakiben gelen ... ayetinde geçen ... kelimesini de "Gemi halatlaridir, (kuvvetli olmalari için) insanlarin belleri kalinligina ulasacak kadar kat kat edilmis kalin halatlar" diye açiklamistir.
Ravi: Ibnu Abbds
Kaynak: Buhari, Tefsir, Mürselat 2
•
Amme Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Amme suresinde geçen "(Müttakiler için)... dolu kadehler (vardir)" (34. ayet) ayetini "mütemadiyen dolu kalan" diye açiklamistir.
Ravi: Ikrime
Kaynak: Buhari, Menakibu'l-Ensar, 26
• Amme suresinde geçen "(Müttakiler için)... dolu kadehler (vardir)" (34. ayet) ayetini "mütemadiyen dolu kalan" diye açiklamistir.
Ravi: Ikrime
Kaynak: Buhari, Menakibu'l-Ensar, 26
•
Abese Suresi
TEFSİR BÖLÜMÜ - ESBAB-I NÜZULE DAİR
Hz. Aise (ra) buyurdu ki; Abese ve Tevella suresi ama olan Ibnu Ümm-i Mektum hakkinda nazil oldu. Söyle ki: Bir gün Hz. Peygamber (sav)'in yanina geldi ve: "Ey Allah'in Resulü beni irsad et" diye talebde bulunmaya basladi. O sira Resulullah (sav)'in yaninda...
• Hz. Aise (ra) buyurdu ki; Abese ve Tevella suresi ama olan Ibnu Ümm-i Mektum hakkinda nazil oldu. Söyle ki: Bir gün Hz. Peygamber (sav)'in yanina geldi ve: "Ey Allah'in Resulü beni irsad et" diye talebde bulunmaya basladi. O sira Resulullah (sav)'in yaninda müsriklerin büyüklerinden biri vardi, Ibnu Ümm-i Mektum'a cevap vermedi, o israr edince ondan yüzünü çeviriyor, öbürüne yöneliyor ve: "(Tevhid üzerine) söylediklerimde bir beis görüyor musun?" diye soruyordu. Müsrik: "Hayir!" diye cevap vermisti. Iste sure bunun üzerine indi."
Ravi: Urve
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Abese, (3328); Muvatta, Kur'an 4, (1, 203)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizler kiyamet günü ayakkabisiz, çiplak ve sünnetsiz olarak hasir meydaninda toplanacaksiniz." Bu açiklama üzerine bir kadin sordu: "(Bu durumda) birbirimizin avret yerlerini görmez miyiz?" Resulullah (sav) (Abese suresinde geçen bir ayetle cevap verdi): "Ey kadin! "O gün herkesin kendine yeter derdi vardir" (37. Ayet).
Ravi: Ibnu Abbas
Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Abese, (3329)
•