Hadith of the Day - 6 October
Diyetlerle İlgili Hükümler
• Ziyad Ibnu Sa'd Ibni Dumeyre es-Sülemi (an ebihi an ceddihi) (ra) -ki bunlar (Sa'd ve Dumeyre) Resulullah (sav) ile birlikte Huneyn'e katilmislardi- anlatiyor: "Muhallem Ibnu Cessame el-Leysi, Müslüman olduktan sonra Esca' kabilesinden birisini öldürmüstü. Bu, Hz. Peygamber (sav)'in hüküm verdigi ilk diyet vak'asi oldu. Uyeyne öldürülen Escai'nin katli hususunda ileri geri konustu. Çünkü (Uyeyne) kendisi de Gatafanli idi. Akra Ibnu Habis de Muhallem'in taraftari (olarak müdafaa için) konustu, çünkü o da Hindeften idi. Derken (münakasa ilerledi) sesler yükselmeye basladi, tartisma ve bagirip çagirmalar artti, Resulullah (sav) müdahale ederek, "Ey Uyeyne, diyet kabul etmez misin?" diye sordu. "Hayir! Vallahi harb ve izdirabtan benim kadinlarima ulastirilan, onun kadinlarina ulasmadikça kabul etmiyorum!" cevabini verdi. Sonra bagirmalar yükseldi, tartisma ve bagirip çagirmalar artti. Resulullah (sav) tekrar araya girip: "Ey Uyeyne, diyet kabul etmez misin?" dedi. Uyeyne önceki sözlerini aynen tekrar etti. Bu hal, Beni Leys'ten üzerinde silah ve elinde de deriden mamul bir kalkan bulunan Mukeytil adinda birinin kalkip, "Ey Allah'in Resulü! Bunun (Muhallem'in) Islam'in basinda yaptigi su cinayete misal olarak, su içmek üzere havuzun basina kosan koyun sürüsünü gösterebilecegim. Sürünün ilk gelenlerine (öldürülmek veya uzaklastirilmak üzere tas veya ok) atilir, arkadan gelenler de korkarak kaçarlar. Bugün hüküm koy yarin degistir!" demesine kadar devam etti. Resulullah (sav) bunun üzerine (Muhallem'e dönüp) hemen su hükmü verdi. "Derhal huzurumuzda elli deve vereceksin, elli deve de Medine'ye dönüsümüzde vereceksin!" Bu vak'a Resulullah (sav)'in seferlerinin birinde cereyan etmisti. Muhallem uzun boylu, esmer birisi idi, cemaatin kenarinda bulunuyordu. O ölümden kurtuluncaya kadar halk oradan ayrilmadi. Resulullah'in (bu nihai hükmünden sonra) önüne, iki gözünden de yaslar akar vaziyette oturdu ve: "Ey Allah'in Resulü! Ben size ulasan cinayeti islemis bulunuyorum. Ben Allah'a tevbe ettim. Sen de benim için ey Allah'in Resulü, Allah'tan magrifet dileyiver!" dedi. Resulullah (sav) yüksek sesle: "Sen onu Islam'in basinda silahinla mi öldürdün! Allah'im, Muhallem'i magrifet etme!" dedi. Ebu Seleme su ilavede bulunur: "Muhallem göz yaslarini ridasinin ucuyla silerek kalkti." Ibnu Ishak der ki: "Muhallem'in kavmi, Resulullah (sav)'in daha sonra onun için Allah'a istigfar ediverdigine inaniyorlardi."
Ravi: Ziyad Ibnu Sa'd
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 3, (4503)
• Resulullah (sav) buyurdular ki: "Diyet aldiktan sonra (katili) öldüren kimseyi asla affetmem."
Ravi: Cabir
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 5, (4507)
• Beni Müdlic'ten Katade adinda bir adam, ogluna bir kiliç firlatti. O da bacagina isabet etti. Yaradan fasilasiz kan kaybi oldu ve oglan öldü. Süraka Ibnu Cu'sum Hz. Ömer (ra)'e gelip durumu haber verdi. Hz. Ömer: "Kudeyd suyuna yüz yirmi deve hazirla, ben oraya gelecegim" dedi. Ömer (ra) oraya gelince bu develerden otuz hikka (dört yasina giren disi deve), otuz cezea (bes yasina girmis disi deve) ve kirk halife (hamile deve) aldi. Ve sordu: "Maktulün kardesi nerede?" "Iste benim!" dedi. "Al bunlari! Zira Hz. Peygamber (sav) söyle buyurmustu: "Katile (ne diyetten, ne mirastan) hiç bir hisse yoktur."
Ravi: Amr Ibnu Suayb
Kaynak: Muvatta, Ukul 10, (2, 867)
• Huzeyl kabilesinden iki kadin, biri digerini öldürmüstü. Bunlardan her ikisinin kocasi ve birer oglu vardi. Resulullah (sav) efendimiz maktülenin diyetini ödeme isini, kafilenin (öldüren kadinin) akilesine yükledi, kocasini ve oglunu bu külfetten uzak tuttu. Çünkü bu ikisi Huzeyl'den degillerdi. Maktülenin akilesi, "ölenin mirasi da bize aittir" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Hayir! Mirasi, kocasina ve ogluna aittir!" buyurdu."
Ravi: Cabir
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 21, (4575)
• Resulullah (sav) Ebu Cehm Ibnu Huzeyfe'yi zekat tahsildari olarak gönderdi. Adamin biri sadaka ödeme meselesinde onunla inatlasti. Ebu Cehm (ra) de adama vurup basindan yaraladi. Hemen Hz. Peygamber (sav)'e gelip: "Ey Allah'in Resulü, kisas istiyoruz" dediler. Resulullah onlara: "Size su su miktar diyet vereyim!" dedi ise de razi olmadilar. Resulullah (sav) miktarini daha da artirarak: "Size su su miktar diyet vereyim" dedi. Onlar yine razi olmadi. Hz. Peygamber (daha da artirarak): "Size su su kadar diyet vereyim" dedi. Bu sefer razi oldular. Bunun üzerine aleyhissalatu vesselam Efendimiz: "Ben bu aksam halka konusup, onlara razi oldugunuzu bildirecegim!" dedi. "Pekala" dediler. Resulullah (sav) hitabesinde: "Bu Leysliler bana kisas talebiyle geldiler. Ben onlara (kisasa bedel) su su miktar diyet teklif ettim, onlar da razi oldular, siz de razi misiniz?" diye sordu. Fakat berikiler: "Hayir, razi degiliz!" dediler. Muhacirun onlara kizip üzerlerine yürüdü. Resulullah (sav) onlara dokunmamalarini emretti. Muhacirun da ileri gitmekten vazgeçti. Sonra onlari çagirip, onlara verdigini artirdi ve sordu: "Razi oldunuz mu?" "Evet" dediler. Resulullah tekrar: "Ben halka hitap edip, razi oldugunuzu bildirecegim" dedi. Onlar: "Pekala?" dediler. Resulullah halki çagirarak: "Razi misin?" diye sordu. "Evet raziyiz!" dediler."
Ravi: Aise
Kaynak: Ebu Davud, Diyat 13, (4534); Nesai, Kasame 24, (8,35)
• Hilal Ibnu Sirac Ibni Müccaa (an ebihi an ceddihi) tarikinden anlattigina göre: "(Ceddi Müccaa) Hz. Peygamber (sav)'e gelerek Beni Zühl kabilesine mensup Benu Sedus tarafindan öldürülmüs olan kardesinin diyetini taleb etti. Resulullah (sav) ona: "Eger ben bir müsrik için diyete hükmetseydim kardesin için hükmederdim. Fakat ben sana (diyet degil, bunun yerini tutacak) bir bedel vereyim" dedi ve ona, aleyhissalatu vesselam, Beni Zühl müsriklerinden elde edilecek ilk humustan yüz deve verecegine dair (senet) yazdi. (Müccaa bu yüz deveden) bir miktarini almisti. (Tamamini almadan) Beni Zühl kabilesi Müslüman oldu. Bilahare Müccaa geri kalan develeri Hz. Ebu Bekr (ra)'den taleb etmek üzere, ona geldi. Resulullah (sav)'in borç senedini gösterdi. Hz. Ebu Bekir (ra) kendisine Yemame'den gelecek zekattan ödenmek üzere on iki bin sa', yani dört bin sa' bugday, dört bin sa' arpa, dört bin sa' hurma yazdi. Resulullah'in verdigi yazida (borç senedinde) sunlar yaziliydi: "Bismillahirrahmanirrahim. Bu Peygamber Muhammed (sav)'den Beni Süleymii Müccaa Ibnu Mürare'ye (verilmis bir borç) senedidir. Ben kendisine (öldürülen) kardesine bedel olarak. Beni Zülh müsriklerinden gelecek ilk humustan yüz deve verecegim."
Ravi: Hilal Ibnu Sirac
Kaynak: Ebu Davud, Harac 20, (2990)
• Resulullah (sav) her kabileye bir diyet yazdi. Hiçbir azadliya kendini azad edenden baska bir Müslümam kendine mevla ittihaz etmesi, asil azad edenin izni olmadan helal degildir.
Ravi: Cabir
Kaynak: Nesai, Kasame 38, (8,52)
• (Diyete istirakte) tatbikat (sünnet) söyledir: Akile amden yapilan öldürmelerin diyetine (hukuken) istirak etmez. Gönül rizasiyla ederse o baska. Keza, akileye az da olsa çok da olsa kölenin bedelinden yüklenmez. Kölenin bedeli, ne miktara balig olursa olsun, ona, mali olarak tasarruf edenedir. Çünkü o, su hadise binaen ticaret mallarindan bir ticaret malidir: Amden öldürenin diyetine sulhen tesbit edilen diyete; itiraf yolayla sübut bulan cinayete terettüp eden (diyete); islenen bir cinayete terettüp eden ers'e (diyete) ve kölenin bedeline akile istirak etmez, kendi arzusu ile istirak ederse o baska." (Keza bir baska) tatbikat dahi söyledir: "Kisi hataen hanimini yaralarsa, diyet öder, fakat kisas yapilmaz. Ancak kadina amden ulasan (kötülügü sebebiyle) kisas yapilir." Bana ulastigina göre, Hz. Ömer (ra) buyurmustur ki: "Kadin, nefsinin üçte birine ulasan ve asan yaralamalar amden oldugu takdirde, erkekten kisas isteyebilir." [Rezin ilavesidir]
Ravi: Ibnu Sihab
Kaynak: Rezin
• Büzaha heyeti Hz. Ebu Bekir es-Siddik (ra)'a gelip sulh istediler. Hz. Ebu Bekir onlari yerlerinden yurtlarindan edecek harp ile, rezil rüsvay edecek sulh arasinda muhayyer birakti. Heyet mensuplari: "Yerden yurttan edecegi (mücliyyeyi) anladik, rezil-rüsvay edecek (muhziye) ne demektir?" diye sordular. "Sizden silahlari ve binekleri alacagiz. Sizin mal ve mülkünüzden elimize geçenleri ganimet yapacagiz, bizden ele geçirdiklerinizi bize iade edeceksiniz, bizden öldürdüklerinizin (diyetini) borçlanacaksiniz, sizin ölüleriniz cehennemlik olacak (onlar için herhangi bir ödeme yapmayacagiz). Allah Resulü'nün halifesine ve muhacirlerine sizi mazur kilmalarina sebep olacak bir durum (iyi hal) gösterinceye kadar kabileleri, develerin pesini takib etmeye birakacak (onlara karismayacak)siniz." Hz. Ebu Bekir (ra) bu söylediklerini heyet mensuplarina teklif olarak arzetti. Hz. Ömer (ra) söz alip sunu söyledi: "Bahsettigin "yerden -yurttan edecek savas ve rezil- rüsvay edecek sulh" sözün var ya! Ne güzel de söyledin. Ya su, "Sizden ele geçirdiklerimizi ganimet yapacagiz, bizden ele geçirdiklerinizi iade edeceksiniz!" sözün var ya! Ne güzel söyledin. "Bizden öldürdükleriniz için borçlanacaksiniz, sizin ölüleriniz cehennemlik" sözüne gelince, bizim ölülerimiz Allah'in emri üzerine savastilar ve öldürüldüler, onlarin ecirleri Allah'in üzerinedir, onlar için diyet yoktur." Heyet, Hz. Ömer (ra)'in söyledigi sartlar üzere beyat yapti. (Bu rivayeti tam olarak Serefüddin el-Barizi zikretti. Rivayeti tahric edene nisbet etmedi. Bu rivayeti Camiul Kebir müellifi zikretmedi. Ancak Buhari, rivayetten sadece Hz. Ebu Bekir (ra)'in su sözünü kaydetti: "Allah Resulü'nün halifesine ve Muhacirlere sizi mazur kilmalarina sebep olacak bir durum gösterinceye kadar kabileleri develerin pesini takib etmeye birakacak, (onlara karismayacaksiniz." Bu kisim Kitabu'l Ahkam'in sonunda senetsiz olarak mevcuttur, gerisi yoktur.)
Ravi: Tarik Ibnu Sihab
Kaynak:
•