Archive

Borç Duası

Long-tail archive surface for the Borç Duası dua category.

Ebu Saîd el-Hudrî (r.a.) anlatıyor: Hz. Peygamber (asm) Efendimiz bir gün mescide girince, Ensar’dan Ebu Ümame (r.a.) isimli zatla karşılaşır. Peygamberimiz ona: “Ey Ebu Ümame, niçin seni namaz vakti dışında da mescidde oturmuş görüyorum?” diye sorar. “Peşimi bırakmayan bir sıkıntı ve borçlar sebebiyle ey Allah’ın Resulü.” diye cevap verir. Bunun üzerine Hz. Peygamber (asm) Efendimiz: “Sana bazı kelimeler öğreteyim mi? Bunları okursan, Allah senden sıkıntıyı giderir ve borcunu öder.” diye buyurur. “Evet, ey Allah’ın Resulü, öğret.” der. “Öyleyse akşama çıktın mı sabaha erdin mi şu duayı oku” buyurur:

"Allâhümme innî e‘ûzü bike mine’l-hemmi ve’l-hazeni ve e‘ûzü bike mine’l‘aczi ve’l-keseli ve e‘ûzü bike mine’l-cübni ve’l-buhli ve e‘ûzü bike min ğalebeti’d-deyni ve kahri’r ricâli."

اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَقَهْرِ الرِّجَالِ

"Allah'ım! Üzüntüden ve kederden sana sığınırım. Acizlikten ve tembellikten sana sığınırım, korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım. Borcun galebe çalmasından ve insanların kahrından sana sığınırım."

Borçlu olan kimsenin borçlarından kurtulması için okuyacağı

“Sana bir dua öğreteyim mi ki, onunla dua edersen dağ kadar borcun olsa Allah onu ödemeye muvaffak kılar. De ki ey Muâz:

(Allahümme Malikel’mülki tu’til’mülke men teşaü ve tenziul’mülke mimmen teşaü ve tüizzü men teşaü ve tüzillü men teşaü bi’yedikel’hayr, inneke ala külli şey’in kadir.) Rahmened’dünya vel’ahireti tuğdihe men teşeü ve temneuhe men teşeü irhamnî rahmeten tuğninî bihe an rahmti men sivek.

(“Ey mülkün mâliki olan Allahım! Sen mülkü dilediğine verirsin, mülkü dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini azîz kılarsın, dilediğini zelîl kılarsın. Hayır senin elindedir. Muhakkak sen herşeye kadirsin.” Al-i İmran sûresi, 26) “Ey dünyâ ve âhiretin Rahmanı! Sen onları dilediğine verirsin, dilediğine vermezsin. Beni, senden başkasının acımasından müstağnî kılacak bir rahmet ile bana rahmet eyle.” (Heysemî, X, 186)