حديث اليوم - 11 فبراير
Hayvan Vs. İle İlgili Teferruat
• Bir köle gelerek Hz. Peygamber (sav)'a hicret etmek üzere biat etti, Resulullah (sav) onun köle oldugunu sezemedi. Arkadan efendisi onu aramaya geldi. Resulullah (sav) ona: "Onu bana sat" buyurdu ve köleyi iki siyah köle mukabilinde satin aldi."
Ravi: Cabir
Kaynak: Müslim, Musakat 123, (1602); Tirmizi, Siyer 36, (1596); Ebu Davud, Büyu 17, (3358); Nesai, Bey'a 66,
• Hz. Peygamber (sav) raviye, kendisine bir ordu hazirlamasini emretmistir. Mevcut develer (askerlere) yetmedi. Bunun üzerine Resulullah (sav) (devesi olmayanlar için, bilhere) hazine develerinden ödenmek üzere deve te'min etmesini emretti. (Böylece Abdullah) zekat yoluyla hazineye gelecek develerden iki adedi karsiliginda bir deve temin ediyordu."
Ravi: Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 16, (3357)
• Anlattigina göre, "devesini yirmi küçük deve mukabilinde veresiye olarak satmistir"
Ravi: Ali Ibnu Ebi Talib
Kaynak: Muvatta, Büyu 59, (2, 652)
• Ibnu Ömer, saticinin zimmetinde bulunan bir binek devesini, Rebeze'de bulunan dört küçük deve mukabilinde satin almistir." (Buhari, bu hadisi bab basliginda senetsiz olarak kaydetmistir)
Ravi: Ibnu Ömer
Kaynak: Buhari, Büyu 108; Muvatta, Büyu 60, (2, 652)
• Resulullah (sav) söyle buyurdular: "Iki hayvan, veresiye olarak bir hayvana mukabil satilamaz. Pesin satilirsa bunda bir beis yok."
Ravi: Cabir
Kaynak: Tirmizi, Büyu 21, (1238); Ibnu Mace, Ticarat 56
• Hz. Peygamber (sav) hayvanin hayvanla veresiye satisini yasaklamistir." (Tirmizi, hadisin sahih oldugunu belirtmistir.)
Ravi: Semüre Ibnu Cündeb
Kaynak: Tirmizi, Büyu 21, (1237); Ebu Davud, Büyu 15; Nesai, Büyu, 65, (7, 292); Ibnu Mace, Ticarat 56, (227
• Said Ibnu'l-Müseyyeb derdi ki: "Hayvanda riba yoktur. Hz. Peygamber (sav) hayvan satisini üç hususta yasakladi: el-Mezamin, el-Melakih ve Habelu'l-habele. Mezamin: Disi devenin karnindaki yavru demektir. Melakih: Erkek devenin belinde bulunan (ve disiyi dölleyen) sey demektir. Habelu'l-habele: "Hamile develerin hamile kalmasi) yani, disi develerin karnindaki ceninin doguracagi yavrunun satimi. (Imam Malik, bu tabirleri, yukaridaki gibi açiklamistir. Ancak garib kelimeleri açiklayan lugatci ve fakihler nezdinde, mezamin ve melakih kelimeleri aksi manalari ifade etmektedir.)
Ravi: Ibnu Sihab
Kaynak: Muvatta, Büyu 63, (2,654)
• Imam Malik'e ulastigina göre, bir adam Ibnu Ömer (ra)'e gelerek: "Ben birisine bir borç verdim. Bana, bunu daha üstün bir sekilde iadesini sart kostum" dedi ve hükmünü sordu, Ibnu Ömer (ra): "Bu ribadir" diye cevap verdi ve su açiklamada bulundu: "Borç verme isi üç sekilde cereyan eder. 1- Borç vardir, bunu vermekle sadece Allah'in rizasini düsünürsün. Karsiliginda sana riza-yi ilahi vardir. 2- Borç vardir, bununla arkadasini memnun etmek istersin. 3- Borç vardir, temiz bir malla pis bir sey almak için bu borcu verirsin. Iste bu ribadir." Adam: "Öyleyse bana ne emredersiniz, ey Ebu Abdirrahman?" diye sordu. Ibnu Ömer su açiklamada bulundu: "Akdi yirtmani tavsiye ederim. Borçlu, verdigin miktari aynen iade öderse alirsin, Verdiginden daha az iade eder, sen de alirsan sevap kazanirsin. Eger sana, daha iyi birseyi gönül hoslugu ile verirse, bu sana bir tesekkürdür, böylece tesekkürünü ifade ediyor demektir. Sana ayrica, ona vade tanidigin için sevap vardir."
Ravi:
Kaynak: Muvatta, Büyu 92, (2, 681-682)
• Ibnu Ömer (ra) bir miktar borç para aldi. Bunu sahibine daha iyi bir sekilde ödedi. Borç veren adam: "Bu verdigimden efdaldir (fazladir) diyerek almak istemedi. Ibnu Ömer adama: "Biliyorum, ancak için bu sekilde rahat edecek" dedi.
Ravi: Mücahid
Kaynak: Muvatta, Büyu 90, (2, 681)
• Ibnu Ömer (ra)'e, "belli bir vade ile bir baskasinda alacagi bulunan adam, parasini daha çabuk alabilmek için bir kismindan vaz geçecek olsa?" diye sordular. Ibnu Ömer bunu hos görmedi ve bu davranisi yasakladi."
Ravi: Salim
Kaynak: Muvatta, Büyu 82, (2, 672)
• Ben, bilahere ödenmek üzere Dar-i Nahle ehline bez sattim. Bir müddet sonra Küfe'ye gitmek istedim. Borçlular bana gelerek fiyattan biraz inmem halinde pesin ödeyeceklerini söylediler. Bunu Zeyd Ibnu Sabit'e sordum. Bana: "Hayir, bu isi yapmana cevaz veremem, bunu (ribayi) ne senin yemeni, ne de (satin alanlara) yedirmeni emredemem" dedi.
Ravi: Ubeyd Ibnu Ebi Salih
Kaynak: Muvatta, Büyu 81, (2,671)
• Zeyd Ibnu Erkam (ra)'in Ümmü Veled'i (çocuk dogurmus cariyesi), Hz. Aise (ra)'ye ugradi ve dedi ki: "Zeyd'in bir cariyesini el-Ata'ya sekiz yüz dirheme sattim. Sonra ayni cariyeyi ondan, ödeme zamani dolmazdan önce alti yüz dirheme satin aldim. Ayrica ben kendisine, bunu satacak olursan senden ben satin alacagim diye sart kosmustum." Hz. Aise (ra): "Sart kosman da uygunsuz, satin alman da uygunsuz olmus. Zeyd Ibnu Erkam'a söyle ki, bu is sebebiyle tevbe etmezse, Resulullah (sav)'la birlikte yaptigi cihadi iptal etmistir" dedi. Kadin: "Zeyd ne yapti ki (böyle hükmediyorsun?)" diye sorunca Hz. Aise cevap olarak su ayeti okudu: "Kime Rabb'inden bir ögüt gelir de faizcilikten geri durursa, geçmisi kendisinedir, onun isi Allah'a aittir..." (Bakara, 275). Ashab'tan pek çogu hayatta oldugu halde, kimse bu hükümden dolayi Hz. Aise'yi reddetmedi.
Ravi: Ümmü Yunus
Kaynak: Rezin
• Cenab-i Hakk'in terketmeyenler için harb etmeye izin verdigi riba, cahiliye devrinde iki sekilde cereyan ederdi: 1- Bir kimsenin diger bir kimsede, vadeli bir alacagi bulunurdu. Vade dolunca alacakli: "Ödeyecek misin yoksa faizlesin mi?" derdi. Borçlu öderse öbürü alirdi. Ödemezse, ölçeklenen, tartilan, ekilen veya sayilan çesitten ise alacak katlanirdi. 2- Yasla ölçülen bir mal ise, daha üst mertebeye kaydirilir, vade de uzatilirdi. Islam gelince Cenab-i Hakk su ayeti indirdi: "Ey iman edenler! Allah'tan sakinin, inanmissaniz faizden arta kalan hesaptan vazgeçin. Böyle yapmazsaniz, bunun Allah'a ve Peygamberine karsi açilmis bir savas oldugunu bilin. Eger tevbe ederseniz sermayeniz sizindir. Böylece haksizlik etmemis ve haksizliga ugramamis olursunuz" (Bakara 278-279).
Ravi: Zeyd Ibnu Eslem
Kaynak: Rezin
•